TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kestel

AGRONEWS - Kestel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kestel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da ahududu üretimi S.O.S veriyor Haber

Bursa'da ahududu üretimi S.O.S veriyor

Orman meyvelerinden olan, içerdiği mineral ve vitaminlerle birçok rahatsızlığa iyi gelen ahududu, bağışıklığı güçlendiriyor, potasyum içeriğiyle kan basıncını düşürüp kalp sağlığını destekliyor ve sağlıklı sindirime katkı sağlıyor. Göz sağlığına iyi gelen, cildi besleyen ve kan şekerini kontrol eden ahududu, TÜİK rakamlarına göre geçen yıl 7 bin ton civarında üretildi. TÜİK'e göre bu yıl da değişiklik olmadan 7 bin ton civarı üretim beklense de ülke üretiminin yüzde 85'ini üreten Bursa'nın Kestel ilçesindeki ağaçlar, çiftçiler ve ortaya çıkan verim böyle söylemiyor. Kestel Ziraat Odası Başkanı Eyüp Kılıç, Türkiye'nin böğürtlen ve ahududu üretiminde merkez konumunda olduklarını söyledi. Gözede gibi dağın eteklerinde kurulu kırsal mahallelerde çiftçilerin Türkiye'nin en kaliteli ahududu ve böğürtlenini ürettiğini vurgulayan Kılıç, özellikle ahududu üretiminde Türkiye'nin 85'inin Kestel'den karşılandığını aktardı. Bu yıl özellikle üretim merkezi olan Kestel'de rekolte sıkıntısı yaşandığına dikkati çeken Kılıç, şöyle konuştu: "Tonaj sıkıntımız var. Ahududu bölgemizde artık tükenmek üzere. Gen bozukluğu yaşadık. Yıprattık ahududuyu. Ağaçlarımız ve bahçelerimiz yoruldu eski verim yok artık. 5 ton yapa bahçemiz bir tona düştü. Ahududu ağaçlarının ıslah edilmesi gerekiyor. Bu yıl başlamasıyla bitmesi bir oldu hasadın. Yok çünkü, ağaçlar bomboştu. Yüzde 65-70 civarında kayıp var ve seneye bu kayıp daha fazla olacak." "Kravatlı adamlar televizyonda konuşuyor sabaha gelen yok" Avrupa ülkelerinde bu ıslah çalışmalarının çok iyi yapıldığını anlatan Kılıç, "Bölgeye göre ürün ıslah ediyorlar. Her şeyi çiftçiler olarak biz kendimiz yapıyoruz. Ben uzman ya da ziraat mühendisi değilim ki. Büyük kravatlı adamlar televizyona çıkıp konuşuyor sahaya gelen yok. Yüksek ziraat mühendislerinin köye gelip şunu yapalım dediğini duydunuz mu, ben duymadım." dedi. Ahududun bölgede yok olma tehlikesi yaşadığını dile getiren Kılıç, "Acilen ıslah edilmeli. Bölge çiftçisinin en önemli gelir kapısı çünkü." ifadesini kullandı. Yurt dışından özellikle Bosna Hersek ve Sırbistan'dan ürün geldiğini vurgulayan Kılıç, "Tüccarın bizden aldığını ürünün aynısına paketlenmiş olarak geliyor. Bu yıl üreticiden çıkış fiyatı 150 liradydı. Ama dışardan da bu fiyata getirdiler biz mücadele edemedik. Bir işçi en iyisi günde profesyonel olanı 25 kilo topluyor. Yevmiyesi 1500 lira. Günlük topladığından üreticiye ne kalıyor siz hesa edin" diye konuştu. Kılıç, Lütfiye Mahallesi'nin geçen yıl 250 ton ürün yaptığını belirterek, bu yıl 70 tonda kaldıklarını sözlerine ekledi.

Evine kadar ulaşan yangını gözyaşlarıyla anlattı Haber

Evine kadar ulaşan yangını gözyaşlarıyla anlattı

Bursa'nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde başlayan ve Osmangazi ilçesine bağlı Avdancık Köyü'ne kadar ulaşan orman yangını, ekiplerin gece boyunca süren yoğun çalışmaları sonucunda büyük oranda kontrol altına alındı. Yangın, rüzgarın etkisinin azalmasıyla birlikte durdurulabildi ancak bölgede hala zaman zaman alevlenmeler yaşanıyor. Ekipler, rüzgarın yeniden alevleri tetiklemesi ihtimaline karşı teyakkuzda bekliyor. Yangın, şu ana kadar 100 hektardan fazla alanı küle çevirirken, 3 köyde 485 hanede yaşayan bin 765 kişinin tahliyesine sebep oldu. Müdahale çalışmalarına orman, itfaiye ve belediye ekiplerinin yanı sıra köylüler de traktörleriyle destek verdi. Yangının yaşandığı Karahıdır Mahallesi sakinlerinden 69 yaşındaki Hüsamettin Akgül, yangının ilk anından itibaren yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Akgül, yangın sonrası yerleşim yerlerinin çevresine yangın yolları yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yangının başladığı anları anlatan Akgül, "TOKİ konutlarında oturan Ali arkadaşım beni saat 17.44'te aradı ve yangının başladığını söyledi. Bana fotoğraf attı. Biz de hemen köy kahvesinin önüne çıktık, tekbir getirmeye başladık. Köyümüzdeki hazır olan bütün traktörleri çıkardık. TOKİ'ye yangın müdahalesi için buradan su taşıdık. Yaklaşık 2-3 saat içinde yangın bizim köyümüze doğru sarktı. Komşu köylerden yardımlar geldi. Bütün traktör sahiplerinden Allah razı olsun. Bizim insanımızın birliği, beraberliği budur. Kendi köyümüzün traktörleri ilk yangın çıkan yere müdahale ederken, bizim köye doğru sarkan yangına da komşu köylerden traktörler geldi. Sayısını bilmiyorum ama 500'ü geçmiştir. Biz o traktörleri köy meydanından yangının köye doğru sarktığı yöne yönlendirdik. En son noktaya kadar gidip dönüş yapmalarını, ama gidiş-gelişte yolu tıkamamaları gerektiğini bizzat söyledik. Tankerlerini orada boşaltıp geri döndüler, tekrar su doldurup gittiler. Çok yoğun bir mücadele vardı" dedi. Yangının sabaha kadar sürdüğünü ve evlerin çok yakınlarına kadar geldiğini söyleyen Hüsamettin Akgül, "Yangın kısa sürede köyümüze kadar indi. O noktada yapabileceğimiz tek şey, traktörleri köyün etrafındaki sokaklara, evlere yakın yerlere sokmaktı. Evlerin etrafını ıslattık. Sabah baktığımızda bazı yerlerde yangın evlere 1 metreye kadar yaklaşmıştı, bazı yerlerde 20-50 metreye kadar. Ama Cenab-ı Hakk'ın lütfuyla yangın evlere dokunmadı. Evlerimizde hiçbir zarar yok. Çocuklarımızda, can kaybı yok. Gece saat 3'ten sonra yangının alevi bitti ama bu sefer de kozalakların patlaması başladı. Kozalaklar gökyüzünde yıldızlar gibi gezmeye başladı. 50, 100, 300 metre ileriye kadar sıçrıyordu. Ama Allah'a şükür, köyün içine gelmedi. Kozalaklar dağın kendi arasında dolaştı" diye konuştu. Bu yangının herkes için ders niteliğinde olduğunu ifade eden Akgül, "Bunu iyi okumak, ders almak lazım. İnsanlar birbirine düşman değil, sevecen olmalı. Her seferinde, köyümüzün etrafında çevre yolu gibi yangın yolları yapılması gerektiğini söyledim. Ama bu akşam, halkımız ve yöneticilerimiz buna ihtiyaç olduğunu anladı. Bu ihtiyaç duyulan bir şey. Bunu ülkemize ve dünyamıza duyuralım. Yerleşim yerlerine müdahale edebilmek çok önemli. Orman bile olsa, ilk müdahalenin yapılabileceği yerlerde yangın yolları açmamız gerekiyor. Çevre yolları gerekiyor. Traktörleri yangının geldiği en ücra köşelere yönlendirdik. Islatarak müdahale ettik bu bizi kurtardı. Rabb'imiz bizi kurtardı" ifadelerini kullandı.

DSİ göl havzasından Haber

DSİ göl havzasından "çıkın" diyor çiftçiler 45 gün süre istiyor

Gölbaşı Gölü'ndeki su miktarı, son yıllarda yaşanan iklim değişikliğine bağlı kuraklığın etkisiyle düşerken, çekilme nedeniyle suyun kapladığı alan da azaldı. Suyun uzun yıllardır ulaşmadığı kısımda yer alan çalılıkla kaplı bölgeyi temizleyen Dudaklı çiftçileri, burada tarımsal üretime başladı. Suyu bağlı bulundukları kooperatiften sağlayan çiftçiler, yaklaşık 10 yıldır göl havzasında DSİ'den aldıkları izinle sebze üretiyor. Bu konuda haklarında yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatılan çiftçiler, açılan davada mahkemece suçsuz bulundular. Havzada üretim yapan çiftçiler adına konuşan Dudaklı sakinlerinden İsmail Esen, şu anda yaklaşık 100 dönümde marul, fasulye, maydonoz, dere otu gibi sebzelerin ekili olduğunu söyledi. DSİ'nin kendilerine geriye dönük kira bedeli çıkardığını ve ödeyeceklerini dile getiren Esen, şöyle konuştu: "Buralar çalılıktı ve uygunsuz insanlar geliyordu. Araçlarıyla gelenler oluyordu ve anlatamayacağımız kötü görüntüler. Biz çalılıkları temizledik. Bölgeyi daha sakin hale getirdik ve tarım yaptık. DSİ, 5 Mayıs'a kadar süre verdi. Ürünleri kaldırmazsak 5 Mayıs'ta makinelerle gelip ürünleri kaldıracaklar. Çok maliyet yaptık. Zirai dondan zaten meyve zararımız çok. Bir de bundan olursak çok zor durumda kalırız. Mesela marul 15 gün sonra kesime gelecek. Hasatı falan derken bir al. Fasulye için 45-50 gün gerekiyor." Ne devlete ne de DSİ'ye karşı olduklarını vurgulayan Esen, "Sadece zaman istiyoruz. Zaten buralara su gelmesi imkansız. 45-50 gün daha süre versinler. Ondan sonra bir daha buralara ekmeyiz. Yetişmiş ürün yazık olacak. 25 bin adet marul var. Şu anda kesilmez, yenmez. DSİ, 5 Mayıs'a buradaki tüm ürünü toprağa karıştıracak." dedi.

Kestel Belediyesi’ne ‘Tarımsal Üretimi Teşvik’ ödülü Haber

Kestel Belediyesi’ne ‘Tarımsal Üretimi Teşvik’ ödülü

Kestel Belediyesi, ‘Tarımsal üretimi teşvik’ ödülüne layık görüldü. Kestel Belediyesi ise hayata geçirdiği Türkiye’nin en ucuz ekmeği projesi, zirai drone ile gübreleme hizmeti, dijital toprak analizi ve kendi buğdayını üreten belediye projeleriyle ‘Tarımsal üretimi teşvik’ ödülüne layık görüldü. Ödülü alan Kestel Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Akın, "Kestel Belediyesi olarak çiftimizin, köylümüzün, üreticimizin ve tabi ki tüketicimizin her zaman yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, 2019 yılında göreve geldiğinde Kestel’de 400 gram ekmek 1 lira 25 kuruşa satılıyordu. Başkanımız göreve gelir gelmez bu ekmeğin fiyatını 1 liraya çekti. Şuan 2023 yılının son ayındayız ve 400 gram ekmek halen daha 1 liradan vatandaşlarımıza ulaşıyor. Bunu nasıl yapıyoruz, tabi ki bu işin bir ekonomik boyutu var. İlçemizde atıl ve kullanılmayan tarlaları değerlendirerek bin 50 dönüm alanda kendi buğdayımızı ektik ve un üretiyoruz. Bu un ile kendi ekmeğimizi yaparak günde 6 bin ekmeği 1 liradan sofralara ulaştırıyoruz. Bunun dışında Belediyemize kattığımız zirai drone ile çiftçilerimizin tarlalarında çok düşük temsili rakamlarda, gübreleme ve ilaçlama yapıyoruz. Traktör, yakıt, personel, işçi, fazla ilaç, fazla gübre ve zaman kaybı ile tarlalarda oluşan traktör zayiatının önüne geçiyoruz. Bunlar gibi tarımda dijitalleşme ve teknolojik tarıma ilişkin çok sayıda projemiz var” dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.