TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kktc

AGRONEWS - Kktc haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kktc haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Un sanayicileri Türkiye'nin un ihracatında bu yıl artış bekliyor Haber

Un sanayicileri Türkiye'nin un ihracatında bu yıl artış bekliyor

Tezcan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC), TUSAF tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Kongre ve Sergisi'nin kapanışında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin değirmencilik sektöründe dünyada önde gelen ülkelerden biri olduğunu söyledi. Türkiye'de üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Tezcan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda üretimin öneminin tüm dünyada daha iyi anlaşıldığını bildirdi. Tezcan, savaşla oluşan lojistik sektöründeki sıkıntıların tüm dünyayı etkilediğine dikkati çekerek, "Türkiye'de üretimin devam etmesinden dolayı biz çok şanslıydık. Toplumumuzu unsuz bırakmadık." diye konuştu. En çok un ihracatı Irak'a yapılıyor Türkiye'nin dünya un ihracatı şampiyonu olduğuna işaret eden Tezcan, "Bu ihracatı yapmak her zaman kolay olmuyor. Bazı zamanlar ürün bulamıyorsunuz. En zor zamanlarda biz dünyadan ürünü bulup un olarak dünya sofralarına ulaştırıyoruz. Gittiğimiz ülkelere de en iyi fiyatlı ve kaliteli unu götürüyoruz. Türk unu marka olarak kabul ediliyor." ifadelerini kullandı. Tezcan, en çok un ihracatı yapılan ülkenin Irak olduğu bilgisini vererek, bu ülkede un fabrikalarının kurulmaya çalışıldığını ancak Türkiye'deki unun kalitesine ulaşılamadığını anlattı. Türkiye'nin geçen yıl yaklaşık 1,5 milyar dolarlık un ihracatıyla rekor kırdığını anımsatan Tezcan, şunları kaydetti: "Türkiye yıllık 3 milyon ton civarında un ihracı yapmaktadır. Bu yıl 3 aylık un ihracatı rakamlarına baktığımızda, geçen yılla hemen hemen aynı düzeyde. Bu sene de geçen seneye göre un ihracatında bir miktar da olsa artış bekliyoruz. Lojistik süreçler lehimize gelişiyor, fiyat anlamında da avantajlı olacağımızı düşünüyoruz. Mevcut şartlarda büyük değişiklikler olmazsa un ihracatımız artarak devam edecektir." Tezcan, ülkede çok fazla buğday tohumu çeşidi üretildiğini, bu konuda sadeleştirmeye gidilebileceğini dile getirdi. Haluk Tezcan, TUSAF tarafından düzenlenen serginin sektöre olumlu katkılar sağladığını da ifade etti.

Artan yağışlar buğdayda rekolte beklentisini yükseltti Haber

Artan yağışlar buğdayda rekolte beklentisini yükseltti

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Taşpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) tarafından düzenlenen 17. Uluslararası Kongre ve Sergisi'nde, Türkiye Buğday Piyasaları ve Geleceğe Dönük Beklentiler konulu oturumda yaptığı konuşmada, küresel buğday üretiminin bu sene önceki yıla göre 1,5 milyon artışla 789,8 milyon tona ulaşacağının tahmin edildiğini vurguladı. Türkiye'de ise buğday ekiminden sonra 6 ay boyunca yağışların az seyrettiğine işaret eden Taşpınar, mart ayından sonra yağışların artarak devam ettiğini hatırlattı. Taşpınar, ilkbahar aylarının ülke genelinde yağışlı geçiyor olmasının rekolte beklentisine olumlu yansıdığının altını çizerek, şunları söyledi: "Bölgesel değerlendirmeler ışığında bu üretim sezonundaki rekoltenin, uzun yıllar ortalaması olan 20 milyon tona göre yüzde 3,75 artarak 20 milyon 750 bin ton olarak gerçekleşebileceğini tahmin ediyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisinin buğday alım fiyatlarının hem üreticiyi hem sanayiciyi hem de tüketiciyi gözeteceğinden bir şüphemiz yok. Daha önce açıklanan fiyatlar bu şekilde olmuştu. Hasat dönemi öncesinde çeşitli maliyet ve fiyat değerlendirmeleriyle üreticilerimizin kafalarını karıştırmanın bir faydası yoktur." Sürdürülebilir buğday üretimi için su yetersizliği olan havzalara dış havzalardan su getirme projelerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dikkati çeken Taşpınar, buğdayda gelir koruma sigortasının ülke çapında uygulanmasının üreticiye fayda sağlayacağını anlattı. Türkiye Ürün İhtisas Borsası Genel Müdürü Ali Kırali de geçen seneye oranla buğday üretiminde rahat bir sezona girildiğini belirtti. Buğdayın dünyada giderek daha kıymetli bir ürün haline geldiğine işaret eden Kırali, "Bu kadar kıymetli bir ürünün saklanması için lisanslı depoların kullanılması gerekli. Şu an depo kapasitelerimiz giderek artıyor." dedi.

Un sektöründe teknolojik dönüşüm ve küresel riskler kongresi Haber

Un sektöründe teknolojik dönüşüm ve küresel riskler kongresi

TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin buğday ürünleri ihracatında dünyada lider konumda olduğunu hatırlattı. Türkiye'de buğday üretimini artırmak için ekim alanlarının artırılmasının yanında teknolojik gelişmelerinde takip edilmesi gerektiğinin altını çizen Tezcan, "İçinde bulunduğumuz yaklaşan hasat sezonu Çukurova bölgesinde başladı. Bölgeden gelen rakamlar oldukça umut verici. 2023 hasat sezonu şubat ayının sonuna kadar son 60 yılın en kurak aylarını görmüş olsa da mart ayında ortalamanın üzerindeki yağışlarla üreticilerimizin yüzleri güldü ve dolayısıyla rekolte beklentilerimiz yükseldi. Rekolte beklentimizin yükselmesiyle üretimin tüketimi geçmesini umutla beklemekteyiz. Ülkemiz buğdayda 20 milyon tonu geçen bir üretim gerçekleştirirse, kendi dengesini sağlamış olacaktır." ifadelerini kullandı. Tezcan, geçen yıl açıklanan buğday alım fiyatı ve prim desteğinin çiftçilere olumlu yansıdığına dikkati çekerek, "Devletimizin açıklayacağı bu sezonda geçerli olacak taban fiyatının da yaşanan ekonomik dalgalanmalardan çiftçimizi koruyacak ve biz sanayiciler için piyasa fiyatlarında dengeli bir unsur olacağını beklemekteyiz." dedi. Tezcan, kongrenin sektörün sorunlarının dile getirilip çözülmesi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Kongrede Türkiye buğday piyasaları ve geleceğe dönük beklentiler, tahıl piyasalarında taşımacılık, üretimde teknolojik dönüşümler ve küresel riskler, unlu mamuller gastronomisi, global tarımsal ürün piyasaları ve yeni ticaret dinamikleri, doğal afetlerin tarım ve gıda sistemine etkileri konulu seminerler düzenlenecek.

KKTC'deki  kuraklığa Türkiye'den getirilen su çare olacak Haber

KKTC'deki kuraklığa Türkiye'den getirilen su çare olacak

Bugüne kadar Türkiye'den getirilen sudan daha çok içme ve bireysel kullanımda faydalanıldığını belirten Oğuz, bu suyun tarım alanlarına verilmesi için projenin ilk kısmının tamamlandığını, Mesarya Ovası'ndaki tarım alanlarına ulaştırılması için iletim hattı inşaatına başlanacağını dile getirdi. KKTC'nin kurak iklime sahip olması nedeniyle Mesarya Ovası'nda sadece tarımsal kuraklığa dayanıklı tarım yapıldığına dikkati çeken Oğuz, "Türkiye'den getirilen suyun Mesarya Ovası'nda tarım arazileri ile buluşmasıyla birlikte, kuraklık sorunumuz ortadan kalkacak ve tarımsal ürün çeşidimiz artacak. Bunun yem üretimi ve meralardan dolayı hayvancılığa da olumlu etkisiyle süt ve peynir üretiminde de artış bekliyoruz. Anadolu'nun suyu KKTC'de kuraklığa çare olacak." diye konuştu. Oğuz, projenin ilk kısmının tamamlanmasıyla Güzelyurt'taki narenciye bahçelerinin suya kavuşacağını belirterek, Güzelyurt'tan Mesarya'ya 44 kilometre uzunluğundaki iletim hattıyla suyun ulaştırılmasının ardından 97 bin 200 dekar araziye ilk kez sulama suyu verileceğini söyledi. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Oğuz, tarımsal kuraklıktan dolayı KKTC çiftçisinin, mevsim şartlarına tamamen bağlı bir üretim yapma zorunluluğu bulunduğuna işaret ederek, 3 yılda tamamlanması planlanan proje ile üreticilerin mevsim şartlarına bağımlılığının azalacağı ve Ada genelinde tarımsal kuraklığın artık sona ereceğini vurguladı. "Tarımda can suyuna kavuşacağız" Türkiye'den deniz altından borularla KKTC'ye taşınan içme suyunun kendileri için çok önemli olduğuna dikkati çeken Oğuz, "Tarımda can suyuna kavuşacağız. Bu proje en az içme suyunun Ada'ya getirilmesi kadar önemli." dedi. Mesarya Ovası'ndaki tarım arazilerinin suya kavuşmasının devamında, KKTC'nin tarımsal üretiminin artmasıyla doğru orantılı olarak ülkenin tarım ürünleri ihracatının artacağına inandıklarını kaydeden Oğuz, aynı zamanda ithal ettikleri bazı tarım ürünlerinin azalmasıyla yurt dışına giden milyonlarca doların ülkede kalacağını dile getirdi. Oğuz, projenin tarım alanında yeni istihdama katkısı bulunduğunu ifade ederek, Anadolu'dan getirilen suyun verileceği Güzelyurt ve Mesarya Ovası'nda, meyve, sebze, yer fıstığı, zeytin, patates, narenciye, nar, enginar ve tahıl (arpa, buğday), yem bitkisi (yeşil ot, silajlık mısır, yonca) gibi tarımsal üretiminin ülkeye yaklaşık 468 milyon liralık ekonomik katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.