TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Konya

AGRONEWS - Konya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ayçiçek yağındaki verimle yağ fiyatları olumlu etkilenecek Haber

Ayçiçek yağındaki verimle yağ fiyatları olumlu etkilenecek

Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya, hasat sezonunda yaklaşık 6 milyon ton tahıl üretimiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Ayçiçeği ekimine çiftçilerin her geçen yıl daha fazla rağbet gösterdiği Konya Ovası, Türkiye'deki ayçiçek yağı üretiminin 200 bin tonluk kısmını karşılamaya başladı. "Vatandaşlarımız herhangi bir tereddüde olmasını gerektirecek bir sıkıntımız yok" Kurak geçen üretim sezonuna rağmen ayçiçeğinin sulu tarımla yetiştirilmesinden kaynaklı büyük bir sorunun olmadığına dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Türkiye'de toplam yağ üretimi 1 milyon 850 bin ton civarında. Bunun da yaklaşık olarak 200 bin ton civarında Konya bölgesinde üretim gerçekleşiyor. Bu da çok ciddi bir üretim miktarı. Konya bölgesi ayçiçek yağı üretiminde gerek yağ fabrikaları olsun, gerekse bunun tarımı olsun ciddi bir potansiyel sağlıyor. Konya bölgesindeki üretilen yağlarda şu an için herhangi bir sıkıntının oluşacağını düşünmüyoruz. Konya bölgesinde yetiştirilen ayçiçekler ağırlıklı olarak sulu alanlarda yetiştirildiği için, çok da hububat kadar rekolte kaybının olacağını tahmin etmiyoruz. İnşallah herhangi bir sıkıntı yaşamayız ama şunu söyleyebiliriz; üretilen ayçiçeklerindeki yağ oranları çok üst düzeyde kaliteli bir şekilde gerçekleşiyor. Vatandaşlarımızın herhangi bir tereddüde ve sıkıntıya girmelerini gerektirecek bir durum yok şu anda. İnşallah önümüzdeki dönemlerde ayçiçek hasatlarıyla beraber bu yağ fiyatlarına da olumlu bir şekilde yansır" dedi. "Sulu bölgelerimizde ayçiçek üretimiyle alakalı herhangi bir problemimiz yok" Konya bölgesi, yağlık ayçiçek üretiminde yaklaşık 600 bin dekar civarında bir üretim alanıan asahip olduğunu anlatan Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "İklimin kurak gitmesi, yağışların azalması, hububat üretiminde olduğu gibi yeşil mahsul dediğimiz, mısır, ayçiçek, şeker pancarı gibi ürünlerde de bir takım verim düşüklüklerine neden olacağını tahmin ediyoruz. Sulu bölgelerimizde ayçiçek üretimiyle alakalı herhangi bir problemimiz yok. Rekoltelerimizde bir problem olacağını düşünmüyoruz. Yalnız kıraç alanlarda ekilen bazı bölgelerimizde kıraç alanlarda ekilen ayçiçeklerde birtakım rekolte düşüklükleri olabilir. Burada çiftçilerimizin elinden geldiği kadar yaptığı uygulamalar da olsa tabii iklimin bunda çok büyük etkeni oluyor. İklim yağış olmayınca, kurak gidince maalesef ürünlerin rekoltelerinde de düşüşler yaşanabiliyor" şeklinde konuştu. "Ülkemizdeki yetiştirilen ayçiçekler tüketime yetecek seviyede" Herhangi bir kayıp oluşması durumunda Bakanlığın destekleme yapabileceğini dikkat çeken Kırkgöz, "Bu yıl bakanlığımız muhtemelen rekolte kaybı yaşanan ürünlerde ve çiftçilerin maliyetlerini kurtaramayacakları seviyede fiyat oluşması durumunda ekstra desteklemelere de girecek. Burada ayçiçek de bu şekilde bir desteklemenin yapılacağını düşünüyoruz. Bakanlığımızın bu konuda bir çalışma yürüttüğünü de biliyoruz. Bu son tüketiciye giden üründeki fiyatı çok etkileyeceğini düşünmüyoruz. Çünkü çiftçilerimizin maliyetin altında kalan üretimlerde bakanlığımızın yaptığı ekstra destekleme çiftçilerimizin maddi açıdan kurtaracak seviyeye ulaşmasına neden oluyor. Bu da son tüketiciye giden ayçiçek yağındaki fiyatı arttıracağını çok da düşünmüyoruz. Çünkü ülkemizdeki yetiştirilen ayçiçekler tüketime yetecek seviyede. Hatta dönem dönem ihracata da ayçiçek yağı gönderdiğimiz oluyor. Böylesi dönemlerde birtakım söylentiler çıkartılarak bazı kişilerin haksız kazanç sağlamasına neden olmakta. Şu anda ayçiçek hasatlarına çok az bir süre kalmış durumda. İlk önce Trakya bölgesindeki ayçiçekler hasat edilecek. Muhtemelen oralarda da verim düşüklükleri yaşanabilir ama bu nihai ürün olan ayçiçek yağına çok fazla etkileyeceğini düşünmüyoruz" diye konuştu.

Domates yetiştiricileri umutlu Haber

Domates yetiştiricileri umutlu

Geleneksel üretimden modern yöntemlere geçişin hız kazandığı ilçede, özellikle seracılık faaliyetleri sayesinde domates verimi dikkat çekici seviyelere ulaştı. Zor geçen sezonun ardından seralarında domates üretimine yönelen üreticiler; hem verim hem de ürün kalitesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek, yeniden toprakla buluşmanın ve ürününü yetiştirmenin sevincini yaşıyor. Hadim’e bağlı Yağcı Mahallesinde üreticilik yapan Fatma Adıgüzel, 2025 yılının zorlu geçtiğini söyledi. Sezon başında etkisini gösteren don olayı ve kuraklık nedeniyle tedirgin olduklarını belirten Adıgüzel, "Bu sene kirazımız üşüdü. Dondan dolayı hiçbir meyveden ürün alamadık. Millet epey zorluk çekti. Biz de böyle domates yetiştiriciliğinden kendimizi kalkındırmaya çalışıyoruz. Çok da iyi verim alıyoruz. Allah’a şükür bir şekilde kendimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Yapmak isteyenlere de tavsiye ederim. Bakımı biraz zor olsa da güzel verim alıyoruz. Seracılığın en güzel yanı don ve dolu gibi olaylardan fazla etkilenmiyor. Don olayından dolayı ortalıkta çok kıtlık oldu ama domates bizim umudumuz oldu. Domatesten kalkındık Allah’a çok şükürler olsun" dedi. Üreticilerden Mustafa Yerlikaya ise Aladağ Vadisinde seracılık ve ürün çeşitliliğinin artmaya başladığını belirterek, "Geçen yıl arkadaşlar ile otururken sera yapalım dediler ve düşündüm. İlk başta düşüncem serada erik yetiştirmekti. Sonra çileğe geçtik. Sonra çilekten de vazgeçtim, domates ek dediler. Diğer seracı arkadaşlara danıştım. Aladağ Vadisi içerisinde hemen hemen 50 adet sera vardır. Biz seramızı yüzde seksen hibe ile aldık. Domates ektik. Yılda 30 ton falan yetiştiriyoruz. Diğer seralarla 800-1000 tona yakın domates yetişiyor. Aladağ bölgesinde şu anda herkeste hemen hemen domates vardır. Ama biz bunu seraya çevirmek istiyoruz. Açıkta 50 sera varsa 150 tanede dışarıya eken vardır. Devletimiz destek verirse bu Aladağ bölgesini komple sera yaparsak Alanya bölgesi gibi güzelleştirebiliriz. Aladağ bölgesi daha sonrasında da gençlerimize daha etkili olur. Konya’dan gelen gençlerimiz var, ben Konya’dan geldim mesela. 2 yıl kaldım Konya’da. Beğenmedim köye geldim, köyde seracılığa devam ettim ve şuan memnunum. Köyden gidip Konya’da çalışanları bekliyorum köye. Köyde gerçekten hayat var ve özellikle sera konusunda herkesin sera yapmasını isterim. Don çok etkiledi kışın bütün meyvelerimiz üzüm, kiraz, elma, ayva hepsi dondan etkilendi, üşüdü. Sadece seralarda domates olunca ateş yaktık kurtardık" İfadelerini kullandı.

Hadim kirazında zirai don ihracatı durdurdu Haber

Hadim kirazında zirai don ihracatı durdurdu

Konya'nın Toros Dağları eteklerindeki yüksek rakımlı ilçesi Hadim, bu yıl kiraz üretiminde tarihinin en zorlu sezonlarından birini yaşıyor. Aroması, iriliği ve uzun raf ömrüyle ün kazanan ve her yıl neredeyse tamamı yurt dışına ihraç edilen Hadim kirazı, bu sezon nisan ayında yaşanan zirai don nedeniyle ciddi zarar gördü. Üretimde yaşanan bu düşüş, ihracatı tamamen durma noktasına getirdi. Kirazın fiyatı ürün kalitesine göre ortalama 300-350 TL'den satılırken, çok üst kalite ürünler daha yüksek fiyata satılabiliyor. Nisan'daki don, tüm sezonu etkiledi Hadim ve çevresinde Nisan ayının ortalarında meydana gelen ani sıcaklık düşüşü, kiraz ağaçlarının çiçeklenme dönemine denk geldi. Özellikle gece saatlerinde yaşanan don olayı, çiçeklerin büyük bölümünün yanmasına yol açtı. Bu durum hem rekolteyi hem de ürün kalitesini ciddi şekilde etkiledi. Ziraat uzmanları, Hadim kirazında bu yıl bazı bahçelerde ürün kaybının yüzde 90'ı aştığını belirtirken, kalan ürünler hem miktar hem de kalite bakımından ihracat standartlarını karşılayamadığı için dış pazarlara gönderilemeyecek durumda kaldı. İhracat yapılamıyor, iç piyasa da sınırlı Hadim kirazının tamamına yakını her yıl Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilerek Türkiye ekonomisine ve bölge üreticisine önemli katkılar sağlıyordu. Ancak bu yıl, dış pazarlara yönelik hiçbir gönderim yapılamadı. İç piyasaya sunulan ürün miktarı da sınırlı olduğu için pazar hacminde büyük daralma yaşanıyor. Üreticiler, kiraz ağaçlarından bekledikleri geliri elde edememenin üzüntüsünü yaşıyor. "Kiraz alım merkezinde sessiz mevsim" Kiraz ihracatçısı Ali Akbalık, kiraz alım merkezinde sessizliğin hakim olduğunu söyledi. İlk defa böyle bir manzara ile karşılaştığını belirten Akbalık, "Bu sene Hadim'de dondan dolayı kiraz olmadı. Geçen sene üretim daha çoktu. Kiraz alım merkezine geçen sene 130-150 ton mal girerdi ama bu sene bu rakamlar yok. Durum böyle olunca fiyatlar tavan yaptı. Şu an biz 400 TL civarında kiraz alımı yapıyoruz. Yurt dışına ihracat bu sene burada yok. Tamamen iç piyasaya, Ankara, İstanbul, İzmir'e gönderiyoruz. Kiraz alım merkezinde günlük 10-15 ton kiraz alımı gerçekleşiyor. Geçen sene bu rakam 130-150 ton idi" dedi. "Dondan dolayı kirazlarda yüzde 90 kayıp oldu" Bir diğer ihracatçı Mustafa Ali Güven ise, "Yaklaşık 30 senedir Hadim ve köylerinden kiraz alımı yapıyoruz ama 2025 senesinde yurt dışına hiç ihracatımız yok. Dondan dolayı kirazlarda yüzde 90 kayıp oldu. Hadim ihracatta ülkeye katma değer sağlayan önemli bir merkezdi. Ama bu sene bir tane bile kiraz ihraç edemedik. 50 ihracatçı firmamız varsa bu sene Hadim'den hiç mal almadılar. İhracata gitmiyor, iç piyasa çalışıyoruz. Rekolte ve tonaj iyi olsa bu fiyatlarla üreticiye yansıması çok iyi" şeklinde konuştu.

Konya'da Hadim kirazında hüzünlü hasat Haber

Konya'da Hadim kirazında hüzünlü hasat

Önceki yıllarda 2 ay boyunca devam eden hasat bu sene don olayı nedeniyle birçok bölgede gerçekleşemedi. Yüksek rakımlı bölgelerde ise rekolte yüzde 90 civarında düştü. 35 bin dekar alanda yetiştirilen, aroması, kalitesi ve tadıyla dikkat çeken Hadim kirazının yüzde 90'ı Avrupa ülkeleri başta olmak ihraç ediliyordu. Rekoltenin düşmesi nedeniyle birçok ihracatçı firmanın da gelmediği ilçede devam eden hasadın yakında tamamlanması bekleniyor. İlçeye bağlı Gezlevi Mahallesinde kiraz yetiştiriciliği yapan Fatma Bircan, yaptığı açıklamada, kiraz hasadında büyük düşüş yaşandığını söyledi. Bu durumun birçok üreticiyi olumsuz yönde etkilediğini belirten Bircan, "Kirazlarımız donduğu için bu yıl az ama daha değerli oldu. Fiyatı çok yüksek olduğu için hiç olmadığı kadar değerli oldu. Geçen yıllarda topladığımız 10 tondan bu seneki 1 ton kiraz daha fazla para ediyor. Toplaması da kolay. Değeri de yüksek. Bu durumdan bir yönüyle de memnun kaldık. Bu yıl da dinlenmemiz gerekiyor. Kiraz toplarken yoruluyor, usanıyorduk. Para falan umurumuzda olmuyor, değeri kalmıyordu" dedi. Kiraz üreticisi Şevket Maldar da hasadın ilk defa bu kadar düşük olduğu vurgulayarak, "Çiftçiyim, emekliyim. Bu yıl Karabük mevkiinde don dolayısıyla hasat çok az ama çok şükür bizim bahçede biraz var. Bugün hasada başladık, topluyoruz. İhracatçı firmalara veriyoruz. Allah vermiş, kirazımız var. Diğer komşulara nazaran bizim bahçede kiraz görünüyor. Nisan'ın 15'inde uzun süreli don olayı yaşandı. Eksi 15 dereceleri gördü. Ağaca su yürüdüğü vakte denk gelince gözleri üşüdü, çiçek açamadı. O yüzden kiraz az. Geçen yıl da rekolte düşüktü. 4 ton civarında hasat yaptık. Bu sene 1 tona yaklaşır. 700-800 kilo civarında tahmin ediyoruz. Alıcılar bahçeye gelip ziyaret ediyor. Fiyatlar ise 300-350 TL. arasında değişiyor. İkinci el 150 lira. Tonaj az olmasına rağmen fiyat yüksek olduğu için geçen seneden fazla almayı umuyoruz.

Bozkır'ın baraj ve göletleri yavru sazan balıkları ile buluştu Haber

Bozkır'ın baraj ve göletleri yavru sazan balıkları ile buluştu

Konya'nın Bozkır ilçesinde ticari ve sportif amaçlı balıkçılığın desteklenmesi, su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanılması ve kaynaklarımızın gelecek nesillere aktarılması için, su ürünleri kaynakları balıklandırılmaya devam ediliyor. Proje çerçevesinde Çağlayan Göletine 40 bin adet, Bozkır Barajına 187 bin 500 adet olmak üzere toplamda 227 bin 500 adet yavru sazan balığı, Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürü Halil Durmuş, Bozkır Ziraat Odası Başkanı Ali Öztürk ve Bozkır Kaymakamı Hasan Çimer tarafından bırakıldı. Balık bırakma töreninde açıklamalarda bulunan Bozkır Kaymakamı Hasan Çimer, "Çağlayan Göleti'mize yaklaşık 40 bin adet sazan yavrumuzu bıraktık. Bozkır Barajı'mıza da yaklaşık 180 bin adet sazan yavrumuzu bırakacağız. Bu şekilde iç sulardaki balıklandırma işlemimiz, Tarım ve Orman Bakanlığımız, ilçe tarım müdürlüğümüz ve aynı zamanda ziraat odası başkanlığımızın destekleriyle devam edecek. Bozkır İlçe Tarım Müdürümüzün verdiği bilgiye göre, bu bıraktığımız balıklardan yaklaşık 1 milyonluk bir yavrulama bekliyoruz. Ayrıca, Bozkır Barajımıza bırakacağımız 180 bin adet yavru sazan balığımızdan da yaklaşık 23 milyon bandında bir yavrulama bekliyoruz. İç sularımızdaki balık popülasyonunu artırdığımız takdirde, önümüzdeki süreçte kooperatifleşme ve üretim anlamında bölgemize ve bölge insanımıza ciddi katkılar sağlayacak. Bu çalışmayı hayata geçiren ilçe tarım müdürlüğümüze ve destek veren Bozkır Ziraat Odası Başkanlığımıza çok teşekkür ediyoruz. Umarız bereketli ve bolluk dolu bir sezon olur. Tüm üreticilerimize, balıkçılarımıza ve avcılarımıza güzel bir dönem diliyoruz. İç sularımızdaki balıklandırma çalışmalarını önemsiyoruz. İlçe tarım müdürlüğümüzün koordinasyonunda yürütülen bu tür çalışmalar, bölgemize büyük katkılar sunacaktır. Aynı zamanda, bölgemiz geniş bir avlanma alanına sahip. Dışarıdan, komşu ilçelerimizden ve diğer illerden gelen birçok avcımız var. Onlar için de buradaki avlanma mevsimi güzel geçecektir. Hepsine hayırlı, bereketli ve bolluk dolu bir sezon geçirmelerini diliyorum" dedi. Bozkır İlçe Tarım ve Orman Müdürü Halil Durmuş, "Bozkır ilçesindeki tüm göletlerde biyoçeşitliliğin korunması ve su ürünleri kaynaklarımızın gelecek nesillere aktarılabilmesi için av aracı, balık boyu, av zamanı ve yer yasaklarına uyulması suretiyle balık başta olmak üzere su ürünlerinin en az bir kez üremelerine imkân tanınması büyük önem arz etmektedir. Amatör amaçla avcılık yapan vatandaşlarımızın konu hakkında duyarlı olmalarını rica eder, göletlerimize bırakılan balıkların hayırlı, bereketli olmasını temenni ederiz" ifadelerini kullandı.

Konya Ovası’nda Hasat Düşük Verimle Başladı Video Galeri

Konya Ovası’nda Hasat Düşük Verimle Başladı

Tahıl ambarı Konya Ovasında hububatta ilk olarak başlayan arpa hasadı devam ediyor. Arpanın ardından buğday hasadının başlayacağını belirten uzmanlar, kuralık nedeniyle verimlerin rekoltede yüzde 30 kadar düşüş beklediklerini söyledi. Türkiye'nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovasında arpa hasadı başladı. 38 bin 873 kilometrekare yüzölçümünün yüzde 47'si tarım arazisi olarak kullanılan Konya'da, kuraklık nedeniyle verimde ciddi oranda düşüşler meydana geldi. Hububat hasadının başladığını, verimin oldukça düşük seviyelerde olduğunu belirten Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Ülkemizin buğday deposu, Konya Ovasında hasatlarımız başladı. İlk arpa hasatları oluyor bu dönemde. Kıraç bölgelerde hasat yoğun bir şekilde yapılmakta. Yavaş yavaş sulu alanlarda da arpa hasatları başladı. Arkasından da buğday hasatları gerçekleşecek. Tabii kıraç alanlardaki verimlerimiz yağışların düşük olması, özellikle kış yağışını hemen hemen hiç alamamamızdan kaynaklı olarak çok düşük, hatta biçerdöver girmeyen tarlalarımız mevcut maalesef" dedi. "Dekardan 150 kilo, hatta 70 kilo civarına kadar hasatlar gerçekleşmekte" Kıraç alanlardaki verimlerin oldukça dip seviyelerde olduğuna dikkat çeken Burak Kırkgöz, "Konya Ovasının yüzde 70'e yakını kıraç, yüzde 30'a yakını da sulu alandan oluşuyor. Hububat alanlarında bu da tabii bizim bölgemizin, ovamızda birtakım düşüklüklere de neden olmakta. Bu dönemde kıraç alanlardaki verimlerimiz oldukça düşük. Bazı kıraç tarlalarda dekarından 150 kilo, hatta 70 kilolar civarına kadar hasatlar gerçekleşmekte. Tabii sulu alanlarda sulama imkanı olan çiftçilerimizin biraz daha avantajı bulunuyor. Bu alanlarda da yaklaşık 550 - 600 kilo civarında hasat gerçekleşiyor. Tabii Konya Ovası büyük bir kısmı kıraç olduğu için de verimlerimiz oldukça düşük olacak gibi tahmin ediyoruz. Ortalama 2 milyon 200 bin ton civarında buğday rekoltemiz varken, bu yıl muhtemelen 1 milyon 800 bin ton civarında buğday rekoltesi çıkacak gibi gözüküyor. Yine rekoltesini de söylemek gerekirse arpa rekoltesinde de aynı oranda bir düşüş söz konusu olacak. 1 milyon ton üzerinde bir rekoltemiz vardı önceki yıllarda, bu yıl da 800 bin ton civarında veya 900 bin ton civarında bir arpa hasadının gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Hasatları gerçekleştiren çiftçilerimizin bir yıllık emeğinin karşılığı maalesef olmamakta, burada bakanlığımızın destekleme çalışmasını yoğun bir şekilde yapmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. Sezonda geçerli hububat fiyatlarına değinen Kırkgöz, "Ürün fiyatları bu dönemde borsamızda yaklaşık olarak arpalar 11 buçuk lira, buğdaylarımız da 13 buçuk lira civarında bakanlığımızın açıkladığı fiyat doğrultusunda devam etmekte. Muhtemelen rekoltenin düşük olmasıyla birlikte arpa ve buğday fiyatlarında da yükselme bekliyoruz. Kapalı bir havza olan Konya Ovamızda kışın kar yağışını inşallah önümüzdeki yıl alırız. Eğer önümüzdeki yıl kar yağışını alamazsak bu önümüzdeki yılki mahsullerde de ciddi anlamda bir verim düşüklüğüne neden olacak" ifadelerini kullandı. "Seyahat halinde olanlar yol kenarlarında izmarit tarzında veya cam şişe gibi ürünleri kesinlikle dışarıya atmamaların Son olarak Başkan Burak Kırkgöz vatandaşlara seslenerek "Hasat bölgelerdeki yerlerde mahsullerin oldukça kuruduğunu da biliyoruz. Özellikle seyahat halinde olan insanların yol kenarlarında izmarit tarzında veya cam şişe gibi ürünleri kesinlikle dışarıya atmamalarını, özellikle arazinin yanından geçerken bu tarz yanıcı maddeleri kesinlikle araçlarından dışarıya atmamalarını da öneriyoruz. Çünkü çiftçimizin 1 yıllık emeği çok ciddi anlamda emekler harcayarak yetiştirdiği çok ciddi anlamda bedeller ödediği bu ürünleri bir anlık dalgınlıkla zayi edebiliyoruz. O yüzden buradan çiftçilerimizin dışında kent merkezinde yaşayan veya seyahat halinde olan vatandaşlarımızın bunlara dikkat etmesini de öneriyoruz" diye konuştu.

Konya’da zirai don erken ekilen pancarı ve meyve ağaçlarını vurdu Haber

Konya’da zirai don erken ekilen pancarı ve meyve ağaçlarını vurdu

Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, zirai don nedeniyle özellikle pancar ve çiçeklenmiş meyve ağaçlarında büyük kayıplar yaşandığını bildirdi. Erken ekilen pancarlar tamamen zarar gördü Kırkgöz, Konya’da etkili olan zirai donun sıfırın altında eksi 14 dereceye kadar düşerek tarım ürünlerine büyük zarar verdiğini belirtti. Erken ekilen pancarların tamamının don nedeniyle yok olduğunu söyleyen Kırkgöz, "Üreticilerimizi erken ekim konusunda sürekli uyardık. Ne yazık ki uyarılarımıza rağmen erken ekim yapan çiftçilerimizin pancarları tamamen gitti" dedi. Kırkgöz, zarar gören tarlaların ziraat mühendisleri eşliğinde kontrol edilerek zaman kaybetmeden yeniden ekime hazırlanması gerektiğini vurguladı. İhracatlık kirazda büyük kayıp Meyve ağaçlarında da ciddi kayıplar olduğunu aktaran Kırkgöz, özellikle Akşehir ilçesinde çiçeklenme dönemindeki kiraz ağaçlarının büyük zarar gördüğünü ifade etti. Badem, erik, kayısı ve elma ağaçlarında da benzer şekilde hasar oluştu. Kırkgöz, "Sadece 4-5 saat süren don, neredeyse bütün meyveyi aldı götürdü. Birkaç gün sürseydi ağaçların gövdesi bile zarar görebilirdi" dedi. "Bu yaz meyve az ve pahalı olacak" Üreticilerin zirai dona karşı ateş yakma gibi geleneksel yöntemlerle önlem almaya çalıştığını ancak bu yılki soğukların olağanüstü boyutta olduğunu söyleyen Kırkgöz, "Eksi 14 dereceye karşı yapacak bir şey kalmadı. Bu yaz meyveyi hem az hem de pahalı tüketeceğiz gibi görünüyor" diye konuştu. Hububatta durum daha iyi Hububat ekimlerinde ise ciddi bir zarar gözlenmediğini belirten Kırkgöz, çiftçilerin çoğunun geç ekim yaptığı için donun etkisinin sınırlı kaldığını ifade etti. "Bazı yaprak yanmaları var ama bitki besleme ile telafi edilebilir" dedi. Kırkgöz, afetlerden etkilenen üreticilerin mutlaka desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Konya Tarım Fuarı ziyaretçi rekoru kırdı Haber

Konya Tarım Fuarı ziyaretçi rekoru kırdı

Tarım sektörünün kalbi Konya’da attı Konya Ticaret Odası Uluslararası Fuar Merkezi'nde bu yıl 21.'si düzenlenen Konya Tarım Fuarı, Türkiye’nin en büyük tarım fuarlarından biri olarak sektöre yön verdi. 79 ülkeden ve Türkiye’nin tüm illerinden gelen ziyaretçilerle 251 bini aşkın katılımcıya ulaşan fuar, tarım ve tarım makineleri sektöründeki en son yenilikleri sergiledi. 100 bin metrekarelik dev buluşma Fuar, 20 ülkeden 436 yerli ve yabancı firmanın katılımıyla 100 bin metrekarelik alanda gerçekleştirildi. Etkinlikte yeni ürün tanıtımları, yatırım fırsatları ve iş birlikleri ön plana çıktı. Yerli üreticilerin dünya pazarlarına açılmasına katkı sağlayan organizasyon, profesyonel alıcılarla üreticileri bir araya getirdi. 12 ülkeden bakanlık düzeyinde katılım Fuarı 12 farklı ülkeden tarım bakanları, bakan yardımcıları ve üst düzey temsilciler ziyaret etti. Bu diplomatik katılım, Türk tarım sektörünün uluslararası alandaki etkisini pekiştirdi. Etkinlik, Tarım ve Orman Bakanlığı, Konya Ticaret Odası ve İFAD iş birliğiyle düzenlendi. Öztürk: “Fuar Konya’nın marka değerini artırdı” Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, fuarın ticaret hacmi ve ihracata katkısıyla büyük bir başarıya imza attığını belirtti. Fuar süresince yerli ve yabancı alım heyetleriyle yapılan görüşmelerin yeni ihracat anlaşmalarının temelini oluşturduğunu söyledi. Öztürk, ayrıca fuarın Konya ekonomisine turizm, konaklama ve yeme-içme gibi alanlarda da canlılık kattığını vurguladı. Başarılı organizasyon için emeği geçen tüm kurum ve katılımcılara teşekkür eden Öztürk, fuarın sadece sektörel değil, kentsel gelişim açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Konya’da 318 Tonluk Nohut Tohumu Desteği Verildi Haber

Konya’da 318 Tonluk Nohut Tohumu Desteği Verildi

Konya’da 24 bin 500 dekar alan tarıma kazandırılıyor Türkiye’nin nohut üretiminde üçüncü sırada yer alan Konya’da üreticilere bu yıl 318 tonluk sertifikalı nohut tohumu desteği sağlandı. Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Beyşehir’de düzenlenen törende konuşan İl Müdürü Duran Seçen, bu destekle 24 bin 500 dekar nadas alanının tarıma kazandırılacağını belirtti. “Bir karış bile toprak boş kalmasın” Seçen, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında ülke genelinde ekilmeyen alan bırakılmamasının hedeflendiğini vurgulayarak, “Konya’da 3 milyon dekar nadas alanı var. Bu alanları değerlendirmek istiyoruz. Nohut gibi stratejik bir ürünün ekimini artırmayı amaçlıyoruz” dedi. Konya’da bu yıl 400 bin dekara yakın nohut ekimi yapılması ve 50 bin tonluk üretim bekleniyor. 318 ton tohum 23 ilçede dağıtılıyor Ahırlı’dan Seydişehir’e kadar Konya’nın 23 ilçesinde çiftçilere dağıtılan tohumların, bölgeye uygun ve sertifikalı olması üreticiler açısından önem taşıyor. Bu destekle, verimin artırılması ve sürdürülebilir tarım hedefleniyor. Beyşehir Gölü'nden sulama yapılamayacak Kurak geçen kış mevsimi nedeniyle Beyşehir Gölü’nün su seviyesi düşük kaldı. Beyşehir Kaymakamı Mehmet Kemal Akpınar, bu yıl gölden çevre ilçelere su verilemeyeceğini açıkladı. Akpınar, “Yağışlar umut verici olsa da su seviyesi hâlâ belirlenen eşiğin altında” dedi. Belediye Başkan Vekili Mustafa Balıklı da göldeki su miktarının yetersizliğine dikkat çekerek çiftçilerin sulama kaynakları konusunda dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Çiftçilere tohumlar teslim edildi Törenin sonunda destekten faydalanan çiftçilere sertifikalı nohut tohumları teslim edildi. Projenin hem verimliliğe hem de üreticilerin gelirine olumlu katkı sağlaması bekleniyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.