Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kredi

AGRONEWS - Kredi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kredi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor Haber

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor

ABD ve İsrail'in İran'a şubat sonunda saldırı başlatması ve İran'ın misilleme saldırılarıyla yaşanan gerilim, bölgenin özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve gübre piyasalarındaki merkezi rolü dolayısıyla tarım açısından da önem taşıyor. Enerjinin gübre üretimi ve taşımacılığında temel bir girdi olması nedeniyle, bölgedeki kesintiler ve artan risk algısı tarımsal girdi piyasalarında oynaklığa yol açıyor. Çatışma öncesinde 70-80 dolar seviyesinde seyreden petrolün 110 dolar bandına tırmandığı görülüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında bulunan motorinin ortalama fiyatının 5,5 doları geçmesi dikkati çekiyor. Bir yıl öncesine kıyasla da yüzde 50'den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor. Gübre fiyatları sert yükseliyor Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatı hızla yükseliyor. Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak amacıyla gübrede ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bir dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatının 750 doları bulduğu görülüyor. Öte yandan, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükselten Fitch Ratings, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın daha uzun sürmesinin yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor. Çiftçilerin manevra alanı daralıyor Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamalarının halihazırda başladığı dikkate alındığında, girdi fiyatlarının aniden yükselmesi, çiftçilerin manevra alanını daraltıyor. Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmesi ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi nedeniyle halihazırda zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor. Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabileceği belirtiliyor. Küresel gübre arzında Orta Doğu kritik rol oynuyor AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor. ABD gübrenin bir kısmında ithalata bağımlı ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor. ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese bile, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği ifade ediliyor. Avrupa tarım sektörüne yönelik plan üzerinde çalışıyor Avrupa Birliği'nde (AB) de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine çeşitli alanlarda destek sağlamak üzere adımlar atıyor. AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor. AB ülkeleri çeşitli önlemleri devreye alıyor İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıklarken, İtalya'da da çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor. Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor. Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.

Başvurular açıldı: Küçükbaş Hayvan Desteği rehberi Haber

Başvurular açıldı: Küçükbaş Hayvan Desteği rehberi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'ne başvurular başladı. Projeyle küçükbaş hayvan varlığının artırılması, kırsalda üretimin güçlendirilmesi, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin desteklenmesi, gençler ile kadınların üretime daha fazla katılımının sağlanması ve meraya dayalı üretimin daha karlı hale getirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanlar üreticilere verilecek. Projeye ilişkin merak edilen 10 soru ve cevapları şöyle: 1- Projeye kimler başvurabilecek? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler kapsamda bulunuyor. Projeye işletmesi olan veya olmayan herkes başvuruda bulunabilecek. Halen küçükbaş yetiştiriciliği yapanlarda 31 Aralık 2025 tarihli TÜRKVET verilerine göre en fazla 105 dişi anaç (450 gün ve üzeri yaştaki) küçükbaş hayvan olma şartı aranacak. 106 ve üzeri dişi anaç küçükbaş hayvanı olan işletmelerin başvuruları kabul edilmeyecek. İşletmesi olmadığı halde başvuruda bulunan ve hak sahibi olan kişiler, kendilerine TİGEM tarafından hayvan alımıyla ilgili bilgilendirme yapıldıktan sonra 5 iş günü içinde başvuruda bulundukları yerde istenilen kapasitede işletme açmak zorunda olacak. Aynı haneden sadece bir yetiştirici başvuru yapabilecek. 2- Başvurular nereye yapılacak? Proje başvuruları, hak sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il-ilçe tarım ve orman müdürlüklerine gerçekleştirilecek. 3- Kimlere öncelik tanınacak? Kadınlar ve gençler, engelliler, şehit yakınları ve gaziler, veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri ile birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyelerine öncelik verilecek. 4- Başvuruda hangi belgeler isteniyor? Hak sahiplerinden başvuru dilekçesi ve formu, nüfus cüzdanı fotokopisi talep edilecek. Öncelik tanınanlar arasında bulunulması durumunda da buna ilişkin belge istenecek. 5- Proje hangi yıllarda uygulanacak? Proje, hayvancılık yol haritasının hedefleri ve eylemleri kapsamında 2026-2028 döneminde uygulanacak. 3 yıllık program dahilinde 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verilmesi planlanıyor. 6- Proje kapsamında ne kadar küçükbaş hayvan verilecek? Hak sahiplerine 95 baş dişi ve 5 baş erkek olmak üzere 100 küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. Hayvanlar 1 yıllık TARSİM sigortası Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılarak teslim edilecek. 7- Küçükbaş hayvanlar için başka destek olacak mı? Hayvanların tesliminden sonraki aydan başlamak üzere 12 ay boyunca, üç ayda bir hayvan başına 150 lira olmak üzere 450 lira bakım ve besleme gideri bedeli ödenecek. 8- Proje kapsamında kredi kullanılabilecek mi? Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankasından yüzde 100 faiz indirimine kadar "temel hayvancılık kredisi" kullanabilecek. Geri ödemeler, 2 yıla kadar ödemesiz olmak üzere toplam 5 veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecek. 9- Hayvan teslimine ne zaman başlanacak? Başvurular 30 Nisan'a kadar yapılabilecek. TİGEM tarafından, puan sırasına göre hak sahipleri bilgilendirilerek bu yılın ikinci yarısından itibaren hayvanların teslimine başlanacak. 10- Küçükbaş hayvanların ırkları neye göre belirlenecek? Dağıtımlar, Türkiye'nin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak, yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacak.

Yozgat’ta 40 Yıllık Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Video Galeri

Yozgat’ta 40 Yıllık Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği

Yozgat'ta yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan İbrahim Tamer, 40 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyor. Babası ile tartıştıktan sonra vadeli koyun ve kuzu alarak hayvancılığa başlayan ve yıllar içerisinde sürüsünü büyüten Tamer, zorlu kış şartlarına rağmen sürüsünü yaylıma çıkarıyor. Boğazlıyan ilçesinde yaşayan İbrahim Tamer, çocuk yaşlarında baba mesleği olan hayvancılıkla ilgilenmeye başladı. Sürüye çobanlık yapan Tamer, 1996 yılında babası ile tartışarak yollarını ayırdı. Sıfırdan başlamak isteyen Tamer, vade ile koyun ve kuzu satın aldı. Zaman içerisinde sürüsündeki hayvan sayısını artıran Tamer, yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan sahibi oldu. Kış şartlarına rağmen sürüsünün peşinden ayrılmayan İbrahim Tamer, hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekler için teşekkür etti. "Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız" Baba mesleği olan hayvancılığı yıllardır aynı heyecanla sürdüren İbrahim Tamer, 12 kardeş olduklarını ve hepsinin de tarımla uğraştığını söyledi. Tamer "1996 yılında dağda yaylaya gelmiştik. Çobanımızla koyun otlatıyorduk. Ben babamın koyunlarını aldım, ovaya indirdim. Babam da koyunları yayladan indirdiğim için kızdı, beni evden kovdu. Ondan sonra ben ayrıldım, sıfırdan başladım. Vadeli koyun, kuzu aldım. Bugünlere geldik. Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız. Hayvanı bırakıp eğlence merkezlerinde gezersen para kazanamazsın" dedi. "Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım" Hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekleri geçmiş ile kıyaslayan İbrahim Tamer, "Şimdiki devletin verdiği kredileri bize verseler daha çok zengin olurduk. Yüzde 45 faizle kredi çekiyorduk hayvancılıkta. Şimdi devlet 20-24 yaşında traktör, koyun, ahır desteği veriyor. Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım. Rahatım, sıhhatliyim, hastalığım yok, derdim yok. Yürüyorum, geziyorum, stresim yok. Bu işten zevk alarak yapıyorum. Tarımı, hayvancılığı seviyorum. 2-3 bin dönüm yer ekip biçiyorum. Hayvancılık evdeki çocuğa benzer. Bakarsan olur bakmazsan olmaz. İlacını, iğnesini ben yaparım" ifadelerine yer verdi.

Burdur, Tarım Yatırımlarıyla Son 23 Yılda 48 Milyar Lira Destek Aldı Haber

Burdur, Tarım Yatırımlarıyla Son 23 Yılda 48 Milyar Lira Destek Aldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur temasları kappsamında 6. Uluslararası Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri Törenine katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "İstiklal Marşımızın müellifi Mehmet Akif, milletimizin dini ve milli hislerine en güçlü şekilde tercüman olmuş, büyük şairimizdir. İstiklal Marşı için verilen para ödülünü kabul etmeyecek kadar da onurlu ve müstesna bir karakter sahibi olduğunu, gayet tabii hepimiz biliyoruz. İstiklal Marşı, bir ‘milli mutabakat metni' olarak milletimize inşallah ebediyen kılavuzluk edecektir. Burdur'dan Birinci Meclis'te ilk dönem milletvekili olan şairimizi, milletçe daima rahmetle ve saygıyla anmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Burdur'a son 23 yılda 48 milyar liralık destek verdik ve yatırım yaptık" Burdur Gölü Eylem Planını açıkladıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Burdur Gölü, sadece Burdur ve Isparta için değil, ülkemiz su kaynakları ve tabiat varlığını koruma açısından da çok önemli. Burdur da, ülkemiz tarımına verdiği katkı açısından, bizim için son derece kıymetli. Bunun için, şehrimize son 23 yılda 48 milyar liralık destek verdik ve yatırım yaptık. Su ve sulama alanında tam 218 tesisi hizmete aldık. Bu yıl içinde ise; Burdur merkez ilçesine hizmet verecek Aşağımüslümler Düğer Sulaması ile Yeşilova'ya hizmet verecek Gökçeyaka 1. ve 2. Kısım YAS Sulama Şebekesini tamamladık. Hayırlı, uğurlu olsun. Hizmete aldığımız bütün bu tesislerle yaklaşık 400 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Zirai gelire 3,1 milyar liralık katkı sağladık" dedi. Kırsal alan destekleri Kırsal kalkınma destekleri ve ORKÖY kapsamında hibe ve kredi vererek, yaklaşık 5 bin 781 projeyi desteklediklerini hatırlatan Bakan Yumaklı, "Malumunuz, şeker pancar üretiminin kentimizde ayrı bir yer var. Burdur Şeker Fabrikamız son 23 yılda Türkşeker'e ait fabrikalar içinde, en fazla yatırım yapılan fabrikalarımızdan biri oldu. Önümüzdeki süreçte daha fazla pancar üretimi için yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bakanlık olarak verdiğimiz destekler ve üreticilerimizin gayretleriyle, bitkisel üretim miktarımızı iki kat artırdık. Öte yandan Burdur, rezene ve kişniş üretiminde 1., çörekotu ve gül üretiminde 2., Adaçayı, iğde ve lavanta üretiminde 3. sıraya yükseldi. Yine, büyükbaş hayvan varlığımız yüzde 81, küçükbaş varlığımız yüzde 58 arttı. Yapılan bu çalışmalar ile Burdur'un tarımsal hasılasını 38 kat artışla yaklaşık 14,4 milyar liraya çıkardık" diye konuştu. 158 milyon fidan toprakla buluştu Son 23 yılda yaklaşık 158 milyon fidanı toprakla buluşturdukları Burdur için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "İl merkezi ve Bucak ilçe merkezinin içme suyu sorununu çözecek projelerin hazırlıklarına başladık. TKDK -IPARD çağrıları kapsamında; et, süt, meyve sebze, su ürünleri, yumurta işlemeye; süt toplama merkezlerine, peynir altı suyunun işlenmesine, soğuk hava depolarına yönelik gıda işleme alanındaki yatırımlara destek vereceğiz. Başvuruları 30 Aralık'tan itibaren almaya başlıyoruz. 2026 yılında ise; hayvancılık, gıda işleme ve ekonomik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi tedbirlerinde destek verilecek alanlarla ilgili çağrı takvimini 2026 yılı Mart ayında yayımlayacağız. Burdur'dan bu çağrıya katılımın yoğun olmasını bekliyoruz. Bütün bu müjdelerimizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. İnanıyorum ki yaptığımız çalışmalarla; Burdur'un tarım ve orman sektörü daha ileriye taşınacak. Hep birlikte el ele vererek, dayanışma içinde çalışarak, tarımsal üretimimizi daha verimli ve daha sürdürülebilir bir sektöre dönüştürmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz."

Antalya, Kesme Çiçek Sektöründe Sorunlar Masaya Yatırıldı Haber

Antalya, Kesme Çiçek Sektöründe Sorunlar Masaya Yatırıldı

ATB'nin düzenlediği Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı'nda kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar gündeme geldi. Kesme çiçekte maliyetlerin giderek arttığını belirten sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının düştüğünü, işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası (ATB), kesme çiçek sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek üzere sektör paydaşlarının katılımıyla Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Başkanı Ali Çandır başkanlığında, ATB 6. Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, ATB 6. Meslek Komitesi Üyeleri, sektör temsilcileri katıldı. Toplantıda, kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. "Kesme çiçek sektörünü geliştirmek için çalışıyoruz" Toplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, ATB 6. Meslek Komitesi üyelerinin talebi doğrultusunda toplantıyı düzenlediklerini belirtirken, toplantıda gündeme gelecek konuların, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini kaydetti. Çandır TÜİK'in bitkisel üretim tahminlerinde düşüş beklendiğini söylerken, tarım ürünlerindeki üretimin düşmesiyle zaten zor olan ekonominin daha da zorlaşacağını söyledi. Resmî Gazete'de yayımlanan kararla 2026 yılında kullandırılacak Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerinde limitler aynı kalırken faiz oranlarının artırıldığını belirten Çandır, "Bu konuda değişikliğe gidilmesi için gerekli temasları başlatacağız" dedi. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE Projelerini başarıyla tamamladıklarını kaydeden Çandır, "Son sekiz yılda 12 ülkede 16 program düzenledik. Kesme çiçek ihracatının geliştirilmesine yönelik son UR-GE programı kapsamında Kolombiya, İngiltere, Kuzey İrlanda, Kenya, Japonya ve Güney Kore'ye ziyaretler gerçekleştirdik. Gittiğimiz pazarlarda ticari bağlantılar gerçekleştirildi" diye konuştu. "İŞKUR iş birliğinde istihdam imkanı" ATB'nin ‘Tarıma Özel Sosyal Güvenlik' çalışması kapsamında tarımdaki işçi probleminin çözülmesini hedeflediklerini anlatan Ali Çandır, "Amacımız, sektörümüzün yapısına uygun, düşük maliyetli bir sosyal güvenlik sistemi geliştirmektir" dedi. Çandır, İŞKUR iş birliğiyle, kesme çiçek sektörüne yönelik 160 gün süren, pratik ve teorik eğitimleri içeren ve istihdam garantili meslek edindirme kursu programı düzenlenebileceğini anlatırken, sektörün talebi doğrultusunda eğitimlerin başlatılabileceğini kaydetti. Çandır, Antalya Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi fizibilite raporunun tamamladığını da söylerken, alanın tahsisinde sıkıntı olmaması durumunda uygulama aşamasına geçileceğini kaydetti. "İhracatta düşüş" Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, verilen kredi ve desteklerin tarım sektörün gözden çıkarıldığını gösterdiğini kaydetti. Kesme çiçeğin üretim maliyetleri artarken ihracat rakamlarında geriye gidildiğini söyleyen Yılmaz, "Geçen yıl 481 milyon dal çiçek ihraç etmişiz ama bu yıl yüzde 3 küçülme ile 451 milyon dal çiçek gönderebilmişiz" dedi. "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var" Kesme çiçek sektörünün sorunlarına değinen İsmail Yılmaz, "Maliyetlerimiz giderek artıyor ama satış fiyatımız istenilen düzeyde değil. Kesme çiçekte karlılığımızı yitirdik" dedi. Çalışacak eleman bulmakta zorlandıklarını belirten Yılmaz, "En büyük sıkıntılarımızdan biri işgücü. Gençleri bu sektöre çekmek zor" dedi. Organize tarım bölgesinin çiçekçilik sektörü için önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var. Sektörde pazarlamacı sorunu var. Farklı pazarlara açılamıyoruz. Finans konusu üretimde büyük sıkıntı. Önüne gelen saçma sapan fiyatlarla çiçek pazarlıyor" diye konuştu. Toplantıya katılan sektör temsilcileri, taleplerinin yanı sıra çiçek üretim, satış ve ihracatında yaşadıkları sorunları dile getirdi.

Şehirde Devlet Memurluğundan Köyde Hayvancılığa Haber

Şehirde Devlet Memurluğundan Köyde Hayvancılığa

KIRIKKALE (İHA) - İzmir’de yıllarca devlet memurluğu yaptıktan sonra emekli olan Dursun Kurnaz, şehir hayatını terk ederek memleketi Kırıkkale’nin Balışeyh ilçesine bağlı Yenili köyüne taşındı. Burada küçükbaş hayvancılığa yönelen Kurnaz, kamu bankasından düşük faizli kredi çekerek Halep keçisi yetiştiriciliğine başladı. Kırıkkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne başvurarak Kırsal Kalkınma Programı (KOP) kapsamında Portatif Barınak Projesi’nden yararlanan Kurnaz, küçükbaş hayvan çadırı desteği aldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne bağlı veterinerler de düzenli sağlık kontrolleri yaparak hayvanların bakımını denetlemeyi sürdürüyor. Kurnaz, yıllardır hayalini kurduğu işi yaptığını belirterek, "Bu işe heveslendim ve hayvancılığa adım attık. Eskiden beri merakım vardı, hayalimizi gerçekleştirdik. Devletimize hizmet ettik, emekli olduk. Sonrasında yine devletimize ve topluma hizmet etmeye devam ediyoruz; besicilik yaparak, üretim yaparak" dedi. Halep keçisinin yüksek yağ oranına sahip olduğunu ve et verimi açısından dünyada ilk sıralarda yer aldığını söyleyen Kurnaz, şu an 75 hayvanı olduğunu ve bunların yarısının yavruladığını belirtti. Hayvancılığın maliyetli bir iş olduğunu vurgulayan Kurnaz, "Devletin desteği olmadan bu işi yapmak mümkün olmaz. Devlet desteklediği için bu hayvanları alabildik" diye konuştu. Üretimi sürdürebilmek için yem ihtiyacını kendisinin karşıladığını belirten Kurnaz, "Dişi yavruları pazarlamayı düşünmüyorum, üretime devam edeceğim. Hayvancılık için araziye sahip olmak gerekiyor. Arpa, saman ve yemleri kendiniz karşılamalısınız. Ekstra bir araziniz yoksa ve her şeye para verirseniz, bu iş biraz zor olur. Arpa ektik, samanımız vardı. Bu sene yonca ekiyorum, silaj yapacağım. Hayvanların ihtiyaçlarının en az yüzde 50'sini karşılamak gerekiyor, yoksa maddi açıdan zorlanırsınız" dedi. HAYVANCILIĞI DESTEKLEYEN PROJELER SÜRÜYOR Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü Veteriner Hekim Mehmet Doğan, bölgedeki küçükbaş hayvan yetiştiricilerine yönelik projelerin devam ettiğini belirtti. Kırıkkale Valiliği ve İl Tarım Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen projeler kapsamında portatif çadır desteği, damızlık koç temini, yemlik ve suluk sağlanıyor. Ayrıca, aşılama çalışmaları, hayvan küpeleme işlemleri ve meralara sulak yapımı gibi projelerle hayvancılık desteklenmeye devam ediyor.

Bakan Yumaklı'dan Bal Üretimine Sıkı Denetim Vurgusu Haber

Bakan Yumaklı'dan Bal Üretimine Sıkı Denetim Vurgusu

KASTAMONU (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bal ve arı ürünleri dolum tesislerinde yalnızca bu ürünlerin işlenmesine izin verileceğini duyurdu. Yumaklı, "Bal üretiminde Türkiye, dünyada 2'nci. Buradaki potansiyeli görüp vatandaşımızın emeğine göz dikenlere hiçbir zaman göz açtırmayacağız" dedi. Bakan Yumaklı, Kastamonu'da düzenlenen AK Parti 8. Olağan Kongresi'nde konuştu. Kongrede AK Parti İl Koordinatörü İsmail Altınöz divan başkanı seçilirken, çok sayıda milletvekili ve partili kongreye katılım sağladı. Yumaklı, Türkiye Yüzyılı hedeflerine vurgu yaparak, "Türkiye Cumhuriyeti'nin 2'nci yüzyılında, Türkiye Yüzyılı'nda bütün hedeflerimizi, 22 yılda nasıl yaptıysak bundan sonra da gerçekleştirmiş olacağız" ifadelerini kullandı. Kastamonu’nun kalkınmadaki rolüne değinen Yumaklı, Devrekani Besi Organize Bölgesi çalışmalarının gelecek yıl tamamlanacağını ve Kastamonu'nun tarımsal hasılasının 24 kat artarak 14,2 milyar liraya ulaştığını belirtti. Ayrıca, ORKÖY programı kapsamında ülke genelinde 2 milyar 250 milyon TL’lik kredi sağlanacağını ve Kastamonu’da yaklaşık 500 aileye 150 milyon TL destek verileceğini duyurdu. Yumaklı, "Hizmet etmiş, ormanda çalışmış, emek sarf etmiş, ter dökmüş olan kardeşlerimizin emeklerinin bedeli olarak onlara 3 milyarın üzerinde bir gelir sağlanmış olacağız" dedi. BAL ÜRETİM TESİSLERİNDE BAŞKA ÜRÜNE İZİN VERİLMEYECEK Bal üretimiyle ilgili alınan tedbirler hakkında da konuşan Yumaklı, bal dolum tesislerinde başka ürünlerin üretilmesine izin verilmeyeceğini belirtti. Yumaklı, "2024 yılı içerisinde çok yoğun bir denetime başladık. Yakaladıklarımıza en ağır cezaları uyguladık, firma isimlerini ve markalarını afişe etmeye başladık. Bal da bunlardan bir tanesiydi. Son dönemde bu konu ile ilgili çok yoğun şikayet vardı. Yeni sisteme onları da dahil ettik. Bütün bir sektörü töhmet altında bırakmak doğru değil, ancak milletimizin gıdasına, gıdayı güvenilir olarak elde etme hakkına göz dikenlerin hiçbir zaman gözyaşlarına bakmayacağız, gereği neyse yapmaya devam edeceğiz" dedi. "Bal ile ilgili uygunsuzluk yakalanan yerlerde şunu gördük, bal paketleme tesislerinde başka ürünler de üretiliyordu. Gittiğimiz zaman ‘biz onu bal için kullanmayacağız, reçel yapıyorduk' gibi şeyler söylüyorlardı. Buradan bunun da duyurusunu da yapmış olalım, bal üretimi yapanların başka işlere iştirak etmelerine izin vermeyeceğiz" açıklamasını yaptı. Yumaklı ayrıca Kastamonu’da iki yeni bal ormanı oluşturulacağı müjdesini verdi.

Özel Sektörün Yurt Dışı Kredi Borcu 178,5 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Özel Sektörün Yurt Dışı Kredi Borcu 178,5 Milyar Dolara Ulaştı

İSTANBUL (İHA) - Eylül sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2023 yılı sonuna göre 14,3 milyar ABD doları artarak 178,5 milyar ABD dolarına ulaştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Eylül ayı Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri'ni açıkladı. Buna göre, 2023 yılı sonuna kıyasla, özel sektörün dış kredi borcu 14,3 milyar ABD doları artışla 178,5 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Vadeye göre yapılan incelemelerde, uzun vadeli kredi borcunun 10,2 milyar ABD doları artarak 165,2 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun ise 4,1 milyar ABD doları artarak 13,3 milyar ABD doları seviyesinde olduğu gözlendi. Eylül sonu itibarıyla, uzun vadeli kredi borcunun bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 1,7 milyar ABD doları artarak 18,4 milyar ABD doları, tahvil ihracı ile yapılan borçlanmalar ise 3,6 milyar ABD doları artışla 18,4 milyar ABD doları oldu. Bankacılık dışı finansal kuruluşların borçlanmaları 188 milyon ABD doları azalarak 1,1 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların borçlanmaları ise 2,2 milyar ABD doları artarak 12,9 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Kısa vadeli borçlar ise, bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 2,8 milyar ABD doları artarak 7,3 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların borçlanmaları ise 479 milyon ABD doları azalarak 1,1 milyar ABD doları oldu. Alacaklıya göre yapılan dağılım incelendiğinde, Eylül sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan uzun vadeli kredi borcu, bir önceki yıl sonuna göre 5,1 milyar ABD doları artarak 111,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli kredi borcu ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun 3,5 milyar ABD doları artışla 11,4 milyar ABD doları seviyesine yükseldiği gözlendi. Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 165,2 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 57,6’sının ABD doları, yüzde 35,0’ının Euro, yüzde 2,5’inin Türk lirası ve yüzde 4,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu, 13,3 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 43,8’inin ABD doları, yüzde 15,9’unun Euro, yüzde 35,3’ünün Türk lirası ve yüzde 5,0’ının diğer döviz cinslerinden oluştuğu gözlemlendi. Sektör bazında yapılan incelemede, Eylül sonu itibarıyla 165,2 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 37,6’sının finansal kuruluşlar, yüzde 62,4’ünün ise finansal olmayan kuruluşlar tarafından borçlandığı belirlendi. Aynı dönemde, 13,3 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 78,5’ini finansal kuruluşlar, yüzde 21,5’ini ise finansal olmayan kuruluşlar üstlendi. Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Eylül sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde yapılacak anapara geri ödemelerinin toplam 54,3 milyar ABD doları olduğu kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.