TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kumluca

AGRONEWS - Kumluca haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kumluca haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kumluca’da Hortum Hasarı, Çiftçilere Hızlı Destek Haber

Kumluca’da Hortum Hasarı, Çiftçilere Hızlı Destek

Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kumluca ilçesinde meydana gelen hortum afeti sonrası zarar gören çiftçilerin seralarında incelemelerde bulunarak hasar tespit çalışmaları gerçekleştirdi. Hızlı bir şekilde yürütülen çalışmaların ardından, hasar tespitleri tamamlanan vatandaşlara sera naylonu dağıtımı yapıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 29 Mart tarihinde Kumluca ilçesinde etkili olan hortumun ardından, seracılıkla ilgilenen vatandaşların üretim alanlarında oluşan zarara yönelik hasar tespit çalışmalarını bir gün sonra gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, hasar tespit çalışmalarını tamamladıkları vatandaşlara hızlı bir şekilde ulaşarak 31 Mart tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Kumluca İlçe Hizmetleri binası önünde sera naylonlarını teslim etti. "Zarar gören üreticilere hızlı bir şekilde ulaşıldı" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürlüğü'nde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Seyyit Emre Bilici, vatandaşlara hızlı bir şekilde ulaşarak yaralarını bir nebze olsun sarmayı amaçladıklarını ifade etti. Bilici, "29 Mart Pazar günü Kumluca ilçesinin Kasapçayırı ve Sarıkavak mahallelerinde hortumdan kaynaklanan afette birçok çiftçimizin seralarında zarar oluştu. Ertesi gün ekiplerimizle birlikte bölgeye gelerek bu iki mahallede hasar tespit çalışmalarını gerçekleştirdik. Tespitlerin ardından, bir gün içinde ekip arkadaşlarımızla birlikte vatandaşlarımıza hızlıca sera naylonlarını ulaştırdık. Umuyorum ki bundan sonra seracılıkla uğraşan üreticilerimiz bu tür afetlerle bir daha karşılaşmaz" dedi. Üreticilere sera naylonları teslim edildi Vatandaşlardan Mahmut Karakaya, "Pazar günü gece saat 03.00 sıralarında çok şiddetli bir hortum meydana geldi. Yağmurla birlikte ortalık adeta altüst oldu. Yaklaşık yarım saat sürdü. Sabah baktığımızda seralarımızın büyük zarar gördüğünü gördük. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri dün hasar tespiti için geldi, bugün ise sera naylonumuzu teslim aldık. Allah razı olsun" diye konuştu.

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor Haber

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. “TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ” Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. “TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ” Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu. “GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR” Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı. “ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM” Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir Haber

Antalya’da Sel Zararı 3 Milyar TL’ye Ulaşabilir

Antalya'da son dönemde art arda yaşanan sel, hortum ve fırtına nedeniyle birçok bölgede özellikle sera alanlarında büyük zarar oluştu. 14 bin hektar alanda zarar meydana geldiğini belirten Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, "Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. Antalya'nın örtü altı tarımın yoğun olduğu Kaş, Demre, Kumluca, Finike, Kemer, Serik, Aksu, Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi ilçelerinde geçen bir ayda çeşitli zamanlarda yaşanan şiddetli yağış, fırtına, hortum ve sel felaketleri nedeniyle ciddi miktarda zarar oluştu. Birçok seranın yıkıldığı ve plastik örtülerinin yırtıldığı felaket sonrasında hem seralar hem içindeki biber ve domates gibi ürünler zarar gördü. Ziraat Mühendisleri Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, seralar ve bahçelerde oluşan hasar boyutlarıyla ilgili çok hızlı çalışmalar yapıldığını belirterek, "Bir yandan tarım eksperleri, diğer yandan Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hasar tespiti çalışmalarına katıldı. Oldukça yaygın ve geniş bir sahada hasarımız var. Bunların bir kısmı sera, bir kısmı da açık. 2 bin 519 çiftçimizin 14 bin hektar alanında hasar belirlendi. Şu ana kadar hasar tespiti yapılan sera ve bahçelerdeki maddi zarar 1 milyar TL, 500 milyon TL de TARSİM ekiplerinin tespiti var. Bu 14 bin hektarlık alandaki hasar tespitleri henüz tamamlanmadı ve devam ediyor. Toplamda 3 milyar TL'yi bulacağını tahmin ediyoruz" dedi. “Bazı seralar girilebilecek halde değil” Sel basan seralara yoğun çamur nedeniyle girilemediğinden hasar tespitlerinin tamamlanamadığını aktaran Ebru Kaçın, "Ekipler sel, su baskını yaşanan seralarda hasar işlemlerini tamamlamadılar, gün veriyorlar. Çünkü bazı seralar girilebilecek halde değil henüz. Girdiğimiz zaman batabiliriz. O yüzden hasar çalışmasını sağlıklı yapabilmek adına TARSİM eksperleri hasarlarını henüz tamamlamadı. 20- 25 gün daha sürer. Tamamladıkları zaman ortaya daha net rakamlar çıkacaktır. Tabii il genelindeki bu zararın sebebi tek yağış değil, 3- 4 seferde çok yüksek miktarda yağış aldık" diye konuştu. Sele maruz kalan ürünler hastalandı Sel suları nedeniyle yoğun yağış alan seralardaki bitkilerin öldüğü ve hastalandığını kaydeden Ebru Kaçın, "Yoğun su baskını olan yerlerde patojenler bitkiyi etkiliyor ve hastalık başlıyor. Örneğin domateste kirpiklerine kadar çıkan bir hastalık zararı söz konusu. Bu ürünlerin artık pazar değeri oldukça düştü. İhracata gitme şansı hiç yok. Raf ömrünü kaybetti. Şu saatten sonra bu ürünler ancak salçalık olarak değerlendirilebilir" dedi. Su tahliye desteği talebi Sel felaketlerinde suların çok hızlı şekilde tahliyesinin önemli olduğuna işaret eden Kaçın, TARSİM'den sigortanın bir kısmının sel, su baskını hasarı gerçekleştikten sonra üreticiye bedel olarak ödenmesinin tekrar değerlendirilmesini istiyoruz. Çünkü sel, su baskını girdikten sonra bu suyun hızlı bir şekilde seradan ve alandan uzaklaştırılması gerekir. Bunun için üretici hızlı bir şekilde tekrar işçilik yapıyor. Pompa buluyor, bir şekilde o suyu, betonu kırıyor, bir şekilde o suyu oradan uzaklaştırıyor. Bunun için de TARSİM'den kapsamını geliştirmesini istiyoruz" diye konuştu. “Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü” Aksu ilçesi Karaçalı bölgesinde serada domates üretimi yapan çiftçi İsa Rüzgar, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı TARSİM sigortalı üretim yaptığını belirterek, "O gün sabah 07.00 sıralarında geldik. Seranın baş tarafı kanal, etrafı komple çevre betonu ve su yükselmeye başladı. Kanallarımız işlenmediği için su yükseldi. Önlem aldık, kapıların ağzını doldurduk, şişirdik. Su yükseldi de yükseldi. Bir süre sonra komple girdi. Betona kadar su çıktı. Ondan sonra 5 su motoru kurdum. 24 saatte suyu tahliye ettim. Tam 24 saatte. Suyun çok kaldığı noktalarda ağaçlarım öldü. Sonrasında daha çok zorlandık. 11 kişi, 12 kişi ilaç attık. Mecbur toplamak zorundaydım. Bir şey vereceğinden değil de mecbur emeğimi almak lazımdı. Bu ürünler çöp. İçinde sağlam kalan ağaçlar da var ama el arabası gitmiyor hiçbir şekilde. 80- 100 metre omuzda tek tek getiriyoruz" dedi.

Sel sonrası Antalya’da hasar tespiti yapılıyor Haber

Sel sonrası Antalya’da hasar tespiti yapılıyor

Antalya'nın Kumluca ilçesinde dün akşam ve gece etkili olan sağanak yağış, tarım alanlarında ve yerleşim bölgelerinde ciddi hasara neden oldu. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, selin vurduğu bölgelerde hasar tespit çalışmalarına başladı. İlçede çok sayıda sera ve bahçedeki ürünler zarar gördü. Özellikle patlıcan, domates, biber ve salatalık üreticileri yağıştan büyük ölçüde etkilendi. Evini su basan ve arazileri zarar gören Fatma Devecioğlu, "Çok zor durumdayız. Ekili alanlarımız zarar gördü. Başka gelirim yok. Yetkililerden yardım istiyoruz. Ben astım hastasıyım, evim çamur doldu. Nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum" dedi. Üreticilerden Hüseyin Uysal ise serasındaki büyük zarar nedeniyle gözyaşlarına hakim olamayarak, "600 bin lira borçla sezona girdim. Ben bittim artık. Ekili sebzelerim zarar gördü" diye konuştu. Selin ardından temizlik ve hasar tespit çalışmaları sürüyor Belediye ekipleri, derelerde sürüklenip biriken ağaç dalları ve atıkları temizleyerek suyun çekilmesine yardımcı oldu. Su birikintisi nedeniyle evlerine ulaşamayan vatandaşların bazıları iş makineleriyle alınırken, bazıları botla tahliye edildi. Sel basan evlerin çoğunda eşyaların kullanılamaz hale geldiği görüldü. Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, ilçede toplam bin 500 dönümlük alanın yağıştan olumsuz etkilendiğini belirterek, "45 vatandaş uygulama otelinde misafir ediliyor. 17 ev selden etkilendi. Gübre, yem ve inşaat malzemelerinin bulunduğu 6 depo zarar gördü. Evleri zarar gören vatandaşlara Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından barınma ve gıda temini için 20 bin TL destek verildi" dedi. Bölgede hasar tespit çalışmaları ve temizlik çalışmaları sürüyor.

Antalyalı Çiftçiden Büyük Başarı: Mart Ayında Kavun Hasadı! Haber

Antalyalı Çiftçiden Büyük Başarı: Mart Ayında Kavun Hasadı!

"Olmaz" Denilen Üretimi Başardı Antalya’nın Kumluca ilçesi Salur Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ahmet Ünal (55), birçok kişinin imkânsız gördüğü bir başarıya imza attı. 25 Kasım’da diktiği kavunlarını 15 Mart’ta hasat eden Ünal, ikinci hasadını da gerçekleştirerek büyük bir mutluluk yaşadı. 2 ton kavunu kilosu 200 TL’den satan üretici, yüksek fiyatlardan memnun olduğunu belirtti. Ünal’ın başarısı, tüccarları ve hal komisyoncularını bile hayrete düşürdü. Kış şartlarına rağmen yetiştirdiği kaliteli ve aromalı kavunları, piyasada büyük ilgi gördü. "Yapamazsın Dediler, Yaptım" Çevresindeki birçok kişinin soğuk havada kavun yetiştirmenin imkânsız olduğunu söylediğini belirten Ahmet Ünal, "Ben yapacağım dedim ve yaptım. İlk hasadımı bir hafta önce yaptım, bugün ikinci hasadımı yapıyorum. Kilosuna 400 TL istedim ama 200 TL’den sattım" ifadelerini kullandı. Özel Isı Yönetimi ile Başarı Geldi Serasında özel ısı yönetimi uygulayarak başarıya ulaştığını anlatan Ünal, "Seram güneye bakan bir yamaçta ve güneşi çok iyi alıyor. Plastik seranın içine bir kat daha ince plastik örtü kaplayarak sıcaklığı muhafaza ettim. En soğuk günlerde bile soba yakarak sera içi sıcaklığı korudum ve başardım" dedi. Ünal, diğer çiftçilere de önerilerde bulunarak, Kasım ayının dikim için uygun olduğunu vurguladı. "Biz 25 Kasım’da ektik, 15 Mart’ta hasat ettik. Tonajdan ve fiyatlardan memnunum" diye ekledi. Bir Kavun 300 TL'ye Alıcı Buluyor Kavunlarının yüksek kalitesinden dolayı bireysel satışlarının da iyi gittiğini belirten Ünal, "Bir kavunum 1.600 gram geliyor, bir tanesini 300 TL’ye satıyorum. Emek veriyorum ve Allah’ın izniyle başarıyorum" dedi.

Kumlucalı üreticiler kapalı devre sulama tesisinden memnun Haber

Kumlucalı üreticiler kapalı devre sulama tesisinden memnun

İklim değişikliği ile her alanda mücadele eden Antalya Büyükşehir Belediyesi kuraklık sorununa çözüm üretmek ve vahşi sulamanın önüne geçmek için kapalı sulama sistemleri projelerini hayata geçiriyor. Boşa akan suyun tarımsal sulamada doğru şekilde kullanılmasıyla, gereksiz su kullanımının yol açtığı zararların da önüne geçiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından Kumluca ilçesi Beykonak Mahallesi, Tepecik ve Beşikçi mevkiinde kurulan kapalı devre sulama tesisi ile 2 bin dekar alanın sulama sorununu ortadan kaldırdı. Üreticiler sulama tesisi kurulduktan sonra verimlerinin arttığını söyledi. “Söz muhittin Böcek sözü” Tarım sektöründe sulamanın çok önemli olduğunu söyleyen Beykonak Mahalle Muhtarı Ramazan Selçuk “Geçen yıl sulama sıkıntımız had safhaya gelmişti. Tarım alanlarımız kuruma noktasına geldiği anda Muhittin Başkanımız ile irtibata geçtik. Buradaki sorunumuzu anlattık ve çözümü noktasında söz aldık. Daha sonra sulama tesisinin çalışmalarına ivedi şekilde başlandı ve tesis hizmete açıldı. Su hayattır bizleri hayata kavuşturdu” dedi. Tüccarlar sıraya girdi Kapalı devre sulama sistemi ile üretim ve verimlerinin arttığını söyleyen üretici Ramazan Aydoğdu ise şunları söyledi: “Başkanımız Muhittin Böcek bizlere bir eser bıraktı. Sulama tesisi yapılmadan önce dikili arazimiz azdı. Kaynak suyumuz ancak arazilerimizi sulamak için yeterli oluyordu. Bahçelerimizdeki ürünlerimiz yetersiz sulandığı için verimli ve kaliteli ürün alamıyorduk. Ürünlerimizi alacak tüccar bulamıyorduk. Kapalı sulama sisteminin yapılması ile sularımız boşa akmıyor ve bahçemizdeki ağaçlarımızı da sulayabiliyoruz. Başkanımız Muhittin Böcek’in Beykonak’a kazandırdığı sulama tesisi sayesinde bu yıl daha verimli ürün elde ettik. Tüccarlar bizimle iletişime geçmek için sıraya girdiler.”

Antalya'da tropik meyve üretmek için Kumluca'da merkez kuruldu Haber

Antalya'da tropik meyve üretmek için Kumluca'da merkez kuruldu

Antalya'nın Kumluca ilçesinde kurulan Batı Antalya Tropik Meyve Üretim ve Yaygınlaştırma Merkezi'nde bölgeye uygun tropik meyve türlerinin yetiştirilmesi planlanıyor. Antalya'nın Manavgat, Alanya ve Gazipaşa gibi doğusunda bulunan bazı ilçelerde üreticiler, son yıllarda bölge ikliminin uygunluğu dolayısıyla yüksek verim ve gelir elde etmek için tropikal bitkilere yöneldi. Bölgede çok sayıda tropik meyvenin yetiştirilmesi ve ihraç edilmeye başlanmasının ardından kentin batısında bulunan ilçelerde de tropikal meyve yetiştirmek için çalışma başlatıldı. Bu kapsamda Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Akdeniz Üniversitesinin işbirliği ile Kumluca Meslek Yüksekokulu bahçesinde 5 ay önce Batı Antalya Tropik Meyve Üretim ve Yaygınlaştırma Merkezi kuruldu. Bölgenin tarımsal üretim gelirine katkı sağlayacak merkezin araştırma ve geliştirme yapılabilmesi için de 4'er dekar bahçe ve modern sera oluşturuldu. Merkez ile Kumluca, Finike, Demre ve Kaş'ta tarımsal ürün çeşitliliğinin artırılması ve tropik bitki ekiminin yaygınlaştırılması hedefleniyor. "Tropik 1200 tür var" Akdeniz Üniversitesi Kumluca Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Lokman Altınkaya, AA muhabirine, merkez bünyesinde doku çalışmalarının yapılacağı tropik meyve araştırma laboratuvarının da kurulduğunu söyledi. Merkezde tropik meyve yetiştiriciliğine yönelik bilimsel çalışmaların yürütüleceğini belirten Altınkaya, şunları kaydetti: "Bu projeyi çok önemsiyoruz çünkü tropik meyve yeni bir alan. Burada bilgi kirliliği çok fazla. Bilimsel çalışmalarla bilgi kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Hızlı hareket etmek istemiyoruz sağlam güvenilir adımlarla bilimsel konulara dayandırdığımız tecrübelerimizle sağlam temeller oluşturmaya çalışıyoruz. Tropik meyve dediğimizde sadece muz ve birkaç meyve aklımıza geliyor. Tropik 1200 tür var. Bunlar arasında bölgemize uygun en iyilerini seçmeye çalışacağız." Bölgede katma değeri yüksek tropik meyve türlerinin üretimini sağlamak istediklerini anlatan Altınkaya, her yıl yeni türleri adapte ederek geliştireceklerini bildirdi. Doğru üretimin önemine işaret eden Altınkaya, "Bu çalışmayla üreticilerimize alternatif ürün sunmak istiyoruz. Projemizdeki amaç iklimler yoğun şekilde değişmeye devam ediyor, bunu gözlemliyoruz. 15-20 yıl sonraki süreçte farklı iklimsel durum oluştuğunda 15 yıllık süreçte 'şu türler şu iklimsel değerlerde yetiştirilmeye hazır, kullanabilirsiniz' diyeceğiz. Aslında geleceğe yön verecek şekilde tarım politikası oluşturmaya çalışıyoruz." dedi. Bölgede domates, biber, salatalık, patlıcan, turunçgiller gibi geleneksel ürünlerin yoğunlukla yetiştirildiğine dikkati çeken Altınkaya, projeyle üniversite ve çiftçinin el ele vererek tropik meyve yetiştiriciliğinin bölgede artacağına inandığını kaydetti. 17 tropik meyvenin adaptasyon çalışmasına başlandı Uygulama serasında ilk etapta 17 farklı tropik meyvenin adaptasyon çalışmalarına başladıklarının bilgisini veren Altınkaya, şöyle konuştu: "Pitaya, mango, passiflora, guava, papaya, plantain, longan, litchi, karambola, çerimoya, black sapote, mamey sapote, sapodilla, barbados kirazi (acerola), ice cream bean, macadamia fındığı, tamarin gibi meyve fidanlarının üzerinde çalışıyoruz. Bölgede başarılı üretilmesini beklediğimiz bazı farklı türler var. Çiftçi gözetiminde türleri deneyeceğiz. Antalya'nın batı ilçeleri Kumluca, Finike, Demre ve Kaş'ta toplam 70 dekar alanda demonstrasyon (yeni türlerin bölgede yaygınlık kazanmasına yönelik ilk üretim, gösterim ve eğitim faaliyetleri) çalışmalarını yürüteceğiz. 20 dekar alanda başladık. Bölgede kontrollü, kaliteli, aroması ve tadı oldukça iyi tropik meyve türlerini üretmek istiyoruz." Altınkaya, çiftçiye tropik meyve yetiştiriciliğine ilişkin eğitimler vereceklerini kaydetti. Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fahri Özen de Antalya'nın batı ilçelerinde çiftçinin daha çok kazanması ve ihracat gelirlerinin artması için çaba gösterdiklerini ifade etti. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Yatırım Destek Uzmanı Çağatay Karaca ise bölgenin tarımsal ürün çeşitliliğinin artmasının hem gıda ve arz güvenliği açısından önemli olduğunu hem de piyasa koşulları açısından fayda sağlayacağını düşündüklerini vurguladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.