TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kuzu

AGRONEWS - Kuzu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuzu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi Haber

Annesinin kabul etmediği kuzuyu keçiler sahiplendi

Gaziantep'in İslahiye ilçesinde bir çiftlikte geçen hafta dünyaya gelen kuzular ve oğlaklar ilgi odağı oldu. İlçenin kırsal Kozdere Mahallesi'nde hayvancılık yapan çiftçi Kadir Doğan'a ait çiftlikte dünyaya gelen ve annesi tarafından reddedilen yavru kuzuya, aynı gün bir yavru dünyaya getiren keçiler "süt annelik" yapıyor. İlçede çiftçilik yapan Kadir Aslan, geçen hafta ağıldaki koyunlardan birinin doğum yaptığını görünce süt emmesi için kuzuyu annesinin altına koydu. Ancak anne koyun yeni dünyaya getirdiği kuzusunu kabul etmedi ve emzirmek istemedi. Bunun üzerine Kadir Aslan, yavru kuzuyu emzirmesi için aynı gün yavru doğuran keçilerin yanına götürdü. Yeni doğum yapan keçiler, kuzuyu kabul etti. Yavru kuzuya süt annelik yapan keçilerin kuzuyu emzirmeye başlamasıyla Kadir Aslan, bakımsız kalan yavru kuzuyu keçilerin sahiplenmesine sevindi. Kendisini sahiplenen keçinin yavrularıyla aynı sütü paylaşan yavru kuzu, 2 oğlakla da süt kardeş oldu. Keçilerin kuzuyu sahiplenmesiyle ortaya ilginç görüntüler çıktığı ağılda yeni dünyaya gelen yavru kuzu ve oğlaklarla birlikte yaşamını sürdüren kuzu, ağıldaki diğer oğlak ve kuzularla arkadaş oldu. Oğlak gibi keçilerin sütünü içen yavru kuzu annesi bildiği keçiler nereye giderse ardından gidiyor. Kendisini kabullenen keçilerle ve "süt kardeş" olduğu oğlaklarla aynı ağılda kalan kuzunun keçilerden süt içtiğini görenler ise hayretler içinde kalıyor. Keçi ve koyun gibi türlerin kendi kokusunun sinmediği hayvanları kabul etmekte zorlandıklarının altını çizen Kadir Aslan, zamanla keçinin kokusu yavru kuzuya sindikçe kabullenmesinin ve sahiplenmesinin daha kolay olacağını dile getirdi. Aslan, "Kuzuyu annesi dünyaya getirdi. Anne koyun kuzusunu sahiplenmedi ve süt vermedi. 3-4 tane keçimiz var. Biz de kuzuyu keçilerin yanına götürdük. Keçilerimizden iki tanesi kuzuyu sahiplendi ve sütünü de vermeye başladılar. Bu şekilde annesinin sahiplenmediği kuzuyu büyütüyoruz. Keçilerde kuzuya alıştı. Kuzu keçilere alıştı. Kuzu kendisini kabullenen keçileri yüzlerce keçinin içerisinde bulup sütünü içiyor. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyor. Kuzu da kendisini kabullenen ve sütünü veren keçileri seviyor" dedi. Keçilerin yavru kuzuya annelik yaptığını belirten Sultan Aslan ise yaklaşık iki yıl önce annesi tarafından süt verilmeyen ikiz kuzulara yine ağılındaki bir keçinin annelik yaptığını hatırlatarak, "Koyun hem sütü yoktu hem de kuzusuna annelik yapmadı. Biz de kuzumuz sütsüz ve sahipsiz kalmasın diye yeni doğum yapan keçilerimizin altına koyduk. İki keçimiz kuzuyu sahiplendi ve süt vermeye başladı. Keçiler yavru kuzuya annelik yapıyorlar. Kuzu sürünün içerisinde kendisini kabullenen keçileri bulup arkalarından bir an olsun ayrılmıyor" diye konuştu.

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı Haber

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı

Elazığ'da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ'da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.

Yozgat’ta 40 Yıllık Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Video Galeri

Yozgat’ta 40 Yıllık Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği

Yozgat'ta yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan İbrahim Tamer, 40 yıldır küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyor. Babası ile tartıştıktan sonra vadeli koyun ve kuzu alarak hayvancılığa başlayan ve yıllar içerisinde sürüsünü büyüten Tamer, zorlu kış şartlarına rağmen sürüsünü yaylıma çıkarıyor. Boğazlıyan ilçesinde yaşayan İbrahim Tamer, çocuk yaşlarında baba mesleği olan hayvancılıkla ilgilenmeye başladı. Sürüye çobanlık yapan Tamer, 1996 yılında babası ile tartışarak yollarını ayırdı. Sıfırdan başlamak isteyen Tamer, vade ile koyun ve kuzu satın aldı. Zaman içerisinde sürüsündeki hayvan sayısını artıran Tamer, yaklaşık 3 bin küçükbaş hayvan sahibi oldu. Kış şartlarına rağmen sürüsünün peşinden ayrılmayan İbrahim Tamer, hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekler için teşekkür etti. "Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız" Baba mesleği olan hayvancılığı yıllardır aynı heyecanla sürdüren İbrahim Tamer, 12 kardeş olduklarını ve hepsinin de tarımla uğraştığını söyledi. Tamer "1996 yılında dağda yaylaya gelmiştik. Çobanımızla koyun otlatıyorduk. Ben babamın koyunlarını aldım, ovaya indirdim. Babam da koyunları yayladan indirdiğim için kızdı, beni evden kovdu. Ondan sonra ben ayrıldım, sıfırdan başladım. Vadeli koyun, kuzu aldım. Bugünlere geldik. Bu işte eğlence merkezlerine, kumar sitelerine dalmazsanız para kazanırsınız. Hayvanı bırakıp eğlence merkezlerinde gezersen para kazanamazsın" dedi. "Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım" Hayvancılıkla uğraşan kişilere sağlanan destekleri geçmiş ile kıyaslayan İbrahim Tamer, "Şimdiki devletin verdiği kredileri bize verseler daha çok zengin olurduk. Yüzde 45 faizle kredi çekiyorduk hayvancılıkta. Şimdi devlet 20-24 yaşında traktör, koyun, ahır desteği veriyor. Masa başında memur olsaydım bu kadar para kazanamazdım. Rahatım, sıhhatliyim, hastalığım yok, derdim yok. Yürüyorum, geziyorum, stresim yok. Bu işten zevk alarak yapıyorum. Tarımı, hayvancılığı seviyorum. 2-3 bin dönüm yer ekip biçiyorum. Hayvancılık evdeki çocuğa benzer. Bakarsan olur bakmazsan olmaz. İlacını, iğnesini ben yaparım" ifadelerine yer verdi.

Yoğun Tipide Kuzularına Sarılarak Hayatta Kaldı Haber

Yoğun Tipide Kuzularına Sarılarak Hayatta Kaldı

ANTALYA (İHA) - Antalya’da yoğun kar yağışı nedeniyle yaylada kaybolan ve AFAD ekipleri tarafından 2 kuzu ve bir horoza sarılmış halde bulunan 70 yaşındaki Naciye Akın, tedavisinin ardından kurtarılan kuzusuna kavuştu. Naciye nine, hayatını kuzularına borçlu olduğunu söyleyerek duyduğu minneti dile getirdi. KAR VE TİPİDE KAYBOLDULAR Manavgat ilçesi Hocalı Mahallesi'nde yaşayan ve geçimini hayvancılıkla sağlayan Naciye ve Mustafa Akın çifti, 25 Kasım’da yayladan dönerken yoğun kar yağışı sebebiyle hayvanlarını kaybetti. Yolu bulamayan yaşlı çift saatlerce mahsur kaldı. Yakınlarının ihbarı üzerine AFAD ve Büyükşehir Belediyesi ekipleri, karla kaplı 20 kilometrelik yolu iş makineleriyle açarak, saat 19.30 sıralarında yaşlı çifti Yarpuz Yaylası’nda bir ağacın dibinde kuzularına ve horozlarına sarılmış halde buldu. "DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN" Naciye Akın, mahsur kaldıkları sırada kurtulamayacaklarını düşündüğünü belirterek, "Devletimiz bize önce ev verdi, şimdi de canımızı kurtardı. Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun. Hastaneler saray gibi, doktorlarımızdan ve çalışanlardan Allah binlerce kere razı olsun" dedi. Manavgat orman yangınında evini kaybeden ve devletin inşa ettiği yeni bir evde yaşamaya başlayan Naciye nine, "Manavgat yangınında evimiz yanmış, açıkta kalmıştık. Kısa sürede evlerimiz yapıldı ve saray gibi evlere kavuştuk. Yaylada mahsur kaldıktan sonra yine devlet bizi kurtardı Seydişehir, Manavgat ve Antalya'daki hastanelerde her şeyimizle ilgilenildi. Allah devletimize zeval vermesin" diyerek yaşadıklarını anlattı. Bir kuzusunu kaybettiği için üzgün olan Naciye nine, hayatta kalan kuzusuna sıkı sıkıya bağlı kalırken minnet duygusunu her fırsatta dile getiriyor.

Erzincan’da Yılın Son Kuzuları Üreticilere Mutluluk Getirdi Haber

Erzincan’da Yılın Son Kuzuları Üreticilere Mutluluk Getirdi

ERZİNCAN (İHA) – Erzincan’da küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticiler, yeni yıla sayılı günler kala doğan kuzularla büyük bir sevinç yaşadı. Yaz boyunca yaylalarda yoğun bir tempoda çalışan üreticiler, kış mevsimi için Erzincan merkezdeki köylerine döndüler. Bu dönemde başlayan kuzu doğumları, üreticilerin yüzünü güldürdü. 2024 yılının son günlerinde alınan ilk mahsuller, üreticilere büyük bir moral kaynağı oldu. Kışın en yoğun mesaisine giren üreticiler, doğan kuzuların bereketini kutladı. Başpınar Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan İbrahim Erel, yeni doğan kuzularını kucağına almanın mutluluğunu dile getirerek, "Yılımızın ilk emeğini, ilk bereketini şu an kucaklamış bulunmaktayız. Bu maraton süreci içerisinde üreticimiz, yayla şartlarında yaşadığı zorluklardan sonra tekrar kendi yerleşkelerine geri dönüp bu bereketin, bu mahsulün sevincini yaşıyor. Bu sevincimi belirtirken tabi ki şikayetçi olduğumuz konular da var. Üreticimize daha çok sahip çıkılsın. Çünkü bir ülkenin en büyük silahı üretmektir ve emektir. Üretici olarak bizim tek kazancımız bu kuzudan elde edeceğimiz gelirdir. Bunun dışında peynirimiz var. Peynirden elde ettiğimiz gelirin büyük bir kısmı hatta tamamı, çok pahalı olan arpa samana gidiyor ve üreticimize çok şey kalmıyor" dedi. Erel, ayrıca gençlerin hayvancılıktan uzaklaşmasına dikkat çekerek, "Bir diğer sıkıntımız da gençlerimizin giderek bu meslekten uzaklaşmaları. Yine söylüyorum bir ülkeyi ayakta tutan emektir, üretmektir, buna sahip çıkalım. Gençlerimizi de tekrardan kendi mesleklerine davet ediyorum. Her şey okuyup bir yerlere gitmek değil, istedikleri kadar gitsinler, üretilmedikten sonra onların paraları da kazançları da inanın ki hiçbir şeye yaramayacak. Gençlerimizi de bu mesleğe davet ediyorum" çağrısında bulundu. Erel, kuzu doğumlarının aralık ayında başlayıp nisan ayına kadar devam edeceğini ve bu süreçte doğan her kuzunun kendilerine mutluluk getireceğini sözlerine ekledi.

Üreticiden 100 TL’ye Çıkan Peynir, Markette 400 TL Oluyor Haber

Üreticiden 100 TL’ye Çıkan Peynir, Markette 400 TL Oluyor

ERZİNCAN (İHA) - Erzincan’da tulum peyniri üreticileri, ürünlerinin market raflarında 350-400 TL’ye satılırken kendilerinin yalnızca 100 TL kazandığını belirterek yaşadıkları adaletsizliği dile getirdi. Günebakan Köyü’nde hayvancılıkla uğraşan Murat Kamay, peynir üretim sürecinde büyük emek harcadıklarını ancak bu emeğin karşılığını alamadıklarını söyledi. Kamay, "Beşinci ayda biz yaylaya çıkıyoruz, on bir, on ikinci aya kadar. Çoluk çocuğumuzla birlikte hepimiz bu mesleği sürdürüyoruz. Aynı zamanda tulum peyniri üreticisiyiz. Ürettiğimiz peynirleri biz yüz liradan satıyoruz" dedi. Aynı köyden Mustafa Erdoğan, artan yem ve çoban maliyetlerinin üreticiyi zorladığını, kazancın büyük kısmının aracılara gittiğini ifade etti. Hem üretici hem de tüccar olarak çalışan Hacı Genç ise fiyat farkından aracıların faydalandığını belirtti. Genç, "Ben kilosunu 100 TL’ye alıyorum, bana 180 TL’ye mal oluyor. Ben toptan satmaya kalksam kimse 260 TL’ye almıyor. Şimdi bakkallara marketlere bakarsan 300-350’ye satıyorlar" diye konuştu. Akyazı Mahallesi’nden İlhan Koyun, 7 ay yaylada çalıştıklarını ancak maliyetleri bile karşılayamadıklarını söyledi. "Peynirlerimizi tüccarlar 100 TL’ye aldılar. Benim sattığım peynir 220 koyundan yaklaşık 3 ton. Yani çobanı, emeğimizi, arabasını, ilacını baz alırsak bize hiçbir şey kalmadı. En azından bir asgari ücret ben ve çocuklara kalmış olsaydı idare ederdik. Borcumuzu harcımızı, gittiğimizi geldiğimizi biz peynirle karşılayamadık. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Sadece kuzu da sağlıklı doğarsa bize o kalıyor" diye ekledi. Erzincan’da şarkütericilik yapan Nusret Sürcü ve Murat Baydil de tulum peynirinin fiyatını belirlerken maliyetlerin etkili olduğunu belirtti. Ancak üreticiler, emeğin adil bir şekilde değerlendirilmesi ve fiyat farkının çözülmesini talep ediyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.