TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mehmet Akın Doğan

AGRONEWS - Mehmet Akın Doğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Akın Doğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi Haber

52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi

Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.

Tarım işçisi yevmiyeleri konusunda yanıltıcı bilgilere dikkat Haber

Tarım işçisi yevmiyeleri konusunda yanıltıcı bilgilere dikkat

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2026 yılı brüt asgari ücretinin Cumhurbaşkanı tarafından açıklanmasının ardından tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyelerine ilişkin yaptığı değerlendirmede bulundu. Doğan, "Mevzuat gereği tarım sektöründe çalışan işçilerin yevmiyeleri de otomatik olarak belirlenmektedir. Bu yıl açıklanan brüt asgari ücretin yirmi altıda biri bin 270 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutara ayrıca yüzde 13 budama ücreti ilave edilerek ödeme yapılacaktır" diye konuştu. Üreticilerin son yıllarda ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Doğan, "Çiftçilerimiz 2025 yılı içerisinde soğan, patates, karpuz, kavun, domates, biber ve marul gibi ürünlerden yeterli gelir elde edemedi. Buğday, ayçiçeği ve soya gibi ürünlerde aşırı sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ciddi verim kayıpları yaşandı. Pamuk uzun süredir üreticiye ekonomik kazanç sağlamadı, şeftali, narenciye ve benzeri ürünler ise don zararından olumsuz etkilendi" şeklinde konuştu. Mevcut tabloya dikkat çeken Doğan, üreticilerin mevcut borçlarını dahi yeni borçlar altına girerek ödemeye çalıştığını vurgulayarak, "Üreticilerimiz bugün ciddi bir ekonomik çıkmazla karşı karşıyadır. Bu şartlar altında kimsenin çiftçilerimizi haksız ithamlarla hedef göstermemesi, onları daha da zorlayacak açıklamalardan kaçınması ve herkesin konuya gerekli duyarlılıkla yaklaşması son derece önemlidir. Tarım işçilerine ilişkin protokol, İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz tarafından hazırlanmış olup, yeni göreve başlayacak Adana Valimize sunulacak ve Valiliğimiz başkanlığında kamuoyuna resmî olarak ilan edilecektir" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yer alan paylaşımlara da dikkat çeken Doğan, "Kamuoyuna yanlış ve tek taraflı bilgi yayan sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemesi gerekmektedir" diyerek sözlerini tamamladı.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü Video Galeri

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü

Türkiye'nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana'da mandalina dalında 3 TL, pazarda ise 5 TL'ye kadar geriledi. Türkiye narenciyesinin yüzde 40'ını karşılayan Adana'da bu sene 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinanın hasadı sürüyor. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Şimdilerde ise dalında 3 lira, pazarda ise 5 ile 10 lira arasında satılmasıyla en ucuz meyve oldu. Tarım aracılarının 27 Eylül'de başlattığı 9 günlük grev sonrası erkenci 6 cins mandalina aynı anda olgunlaşınca işçiler toplamaya yetişemedi ve birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen mandalinalar, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "İlk hasatta fiyatlar 8 ile 15 lira arasındaydı. Tarım aracıları 9 gün grev yapınca mandalina dalında kaldı. Grev bitince, işçiler bahçelere girince ürünler dalında hep zarar görmüştü. Erkenci cins mandalinanın raf ömrü çok kısa. Şu anda mandalinanın kilosu dalında 3 liraya kadar geriledi. Adana, Mersin ve Hatay'daki birçok bahçede erkenci mandalina grubu dalında kaldı. O ürünler raf ömrünü kaybetti. Bu mandalinanın yurt dışına gitme şansı yok" ifadelerini kullandı. "Daldaki ürünler Akdeniz meyve sineği popülasyonunu arttırır" Mandalinaların toplanmasının 3-4 lira işçilik maliyeti olduğuna dikkat çeken Doğan, "Çiftçi mandalinayı hale gönderdiğinde eline kilogram başına 1 lira para belki geçecek. Bu ürünler dalda kaldı. Eğer dalındaki ürünler toplanmazsa gelecek sene Akdeniz meyve sineği popülasyonu artar. Bu ürünler, Akdeniz meyve sineği için besin kaynağı olur. Çiftçilere DFİF desteği verilmesini bekliyoruz" dedi. Pazarcı esnafı ve vatandaş memnun Pazarcı esnafı Halil Yılmaz ise bu sene mandalinanın bol olduğunu ve fiyatların bu sebeple düştüğünü belirterek işlerin iyi olduğunu anlattı. Mandalina almaya gelen vatandaşlardan Muzaffer Bay ise fiyatların geçen haftaya göre yüzde 50'den fazla düştüğünü belirterek, memnun olduklarını söyledi. 

Çiftçiler Ekspertiz Ücretlerinden Şikayetçi Haber

Çiftçiler Ekspertiz Ücretlerinden Şikayetçi

Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son dönemde ekspertiz ücretlerinde yapılan artışların çiftçiler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, yetkililere çağrıda bulundu. 2025 yılı başında ekspertiz ücretlerine yapılan zam, yüzde 100'ü aşarak enflasyonun çok üzerinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl 10-13 bin TL arasında olan ücretler bu yıl 25 bin TL'ye çıktı. Ekspertiz değeri 10 milyon TL'yi aşan taşınmazlarda ise ikinci ekspertiz zorunlu tutuluyor ve maliyet 50 bin TL'ye kadar yükseliyor. Yıllardır değişmeyen uygulamaya göre, 10 milyon TL'ye kadar olan işlemlerde tek ekspertiz yeterli olurken bu limit enflasyon karşısında eridi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, söz konusu sınırın en az 30 milyon TL'ye yükseltilmesi ve uygulamanın yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. "Bu yanlıştan dönülmelidir" Doğan, çiftçilerin üretime devam edebilmek için krediye ihtiyaç duyduğunu, ancak yüksek ekspertiz ücretlerinin bu süreci zorlaştırdığını kaydederek, şunları söyledi: "Çiftçimiz zaten artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerle mücadele ediyor. Ürününden yeterli kazanç elde edemeyen çiftçimize ekstra maliyet değil, destek lazım. Bir ekspertiz için ödenen 13 bin TL'nin ikinci raporla katlanması çiftçilerimizin yükünü daha da ağırlaştırıyor. Bu yanlıştan dönülmelidir." Başkan Doğan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) ekspertiz limitlerini her yıl enflasyon oranına göre güncellemesi gerektiğini ikinci ekspertiz uygulamasının da çiftçilerin lehine düzenlenmesini istedi. "Üretime devam etmek zorlaşıyor" Doğan, "Limitler düşük kaldığı için çiftçilerimiz ikinci ekspertiz zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyor. Ücretler makul seviyelere çekilmeli, mali yük hafifletilmelidir. Çiftçimiz üreterek ülkemize katkı sağlıyor; ancak bu şartlarda üretime devam etmek giderek zorlaşıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

'Beyaz altın' pamukta ekim alanı azaldı, kuraklık rekolteyi vurdu Haber

'Beyaz altın' pamukta ekim alanı azaldı, kuraklık rekolteyi vurdu

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Adana'da 124 bin 500 dönüm alanda ekilen pamuğun hasadı başladı. Ülke üretiminde 5. sırada yer alırken bir zamanların ‘beyaz altın' olarak nitelendirilen pamukta yeni sezonun hasadı başladı. 2018 yılında kent genelinde 455 bin dönüm alanda ekilen pamuk, aradan geçen 7 yılda, Çukurova bölgesinde ürün çeşitliliğin artması, pamuk fiyatlarının düşmesi ve girdi maliyetlerinin artması sebebiyle bu sene 124 bin 500 dönüm alana geriledi. Kuraklık verimi vurdu Çukurova bölgesinde tarlasında pamuktan başka ürün yetişmeyecek çiftçiler pamuğu toprakla buluşturdu ancak bu sene yaşanan kuraklık verimi de etkiledi. Pamuktan bu sene dönüme ortalama 350-400 kilogram verim alınması bekleniyor. Hasat sırasında konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Artık pamuk eskisi gibi Adana'da çok fazla ekilmiyor. Sadece diğer ürünlere elverişli olmayan çorak arazilerde çiftçimiz pamuğu ekiyor. Bazı tarlalarda çiftçimiz dönüme 300 kilogram pamuktan verim alacak. Adana'da pamuk denildiğinde eskiden romanlara, türkülere, filmlere konu olan ağalar gelirdi. Ovamızda ürün çeşitliliği arttığından dolayı artık onlar bitti" ifadelerini kullandı. "Son yılların en düşük ekim alanı" 2017 yılında verilen dönüme 80 kuruşluk destek ile pamuk üretiminin arttığına dikkat çeken Doğan, "2017 yılında 80 kuruşluk verilen destek ile o yıl 270 bin dönüm alanda ekilen pamuk 2018 yılında 455 bin dönüme çıktı. Ancak bu sefer de pamuk para etmeyince ekim alanları azaldı. Bu sene 124 bin 500 dönüm alanda pamuk ekimi var. Bu ekilen alanlarda ise çiftçimiz başka ürün yetiştiremediği için pamuk ekiyor. Tarlası boş kalsın istemiyor. Son yılların en düşük ekim alanı yaşanmakta" diye konuştu. Pamuğa dekar başına bin 98 lira destek verildiğine değinen Doğan, pamukta kilogram başına maliyetin 31 lira olduğunu, fiyatlarının açıklanmadığını ve açıklanacak fiyatın kilogram başına en az 35 lira olması gerektiğini söyledi.

Turunçgilde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır Haber

Turunçgilde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır

Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu yıl yaşanan don olayları nedeniyle bazı ürünlerde tutumun azaldığını, elde kalan ürünlerin ise erken olgunlaştığını söyleyerek, "Turunçgil kesim ve ihraç tarihleriyle ilgili karar süreçlerinde sahadaki gerçek üretim şartları dikkate alınmalıdır’’ dedi. Adana’da 22 ve 25 Şubat tarihlerinde yaşanan şiddetli don olaylarının ardından turunçgil ürünlerinde meyve tutumu azaldı. Elde kalan ürünler ise beklenenden erken olgunlaştı. Bu durum özellikle erkenci mandalina grubu için hasat takviminin öne çekilmesini zorunlu hale getirdi. Konuyla ilgili açıklama yapan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Eylül ayı ortalarında erkenci mandalina kesim tarihi mutlaka açıklanmalı. Aksi halde ürünler üst üste binerek piyasada değer kaybı yaşanır. Üretici zarar eder, ülke ekonomisi olumsuz etkilenir" diye konuştu. "Geciken izinler paniğe yol açıyor" AKİB tarafından yürütülen kesim ve ihraç izni süreçlerinde yaşanan gecikmelerin üreticiyi zor durumda bıraktığına dikkat çeken Doğan, hasada gelen ürünlerin aynı anda kesilmek zorunda kalmasının panik havası oluşturduğuna vurgu yaptı. Doğan, "Bu kaotik ortamda ürünler değerinin çok altında satılıyor. Çiftçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Bu sürdürülebilir değil. Ürünlerimiz gerçek değerinde pazarlanmalı, çiftçimiz korunmalı. Bunun yolu da adil, zamanında ve çiftçi odaklı kesim ve ihracat takviminden geçiyor. Beklentimiz net sahaya kulak verilmelidir" şeklinde konuştu. "Ziraat Odaları karar süreçlerine dahil edilmeli" Doğan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın üreticilerin yaşadığı sorunları her platformda gündeme taşıyarak çözüm arayışlarına öncülük ettiğini de kaydetti. Sözlerini sürdüren Doğan, "Ziraat odalarının sahadaki gücünü ve temsil yetkisini her zaman desteklemektedir. Bizler de Yüreğir Ziraat Odası olarak çiftçilerin hakkını her platformda savunuyoruz. Hazırladığımız bilimsel raporlar, toplantılar ve kamuoyuna verdiğimiz mesajlarla üreticimizin sesi oluyoruz. Ziraat odalarının karar mekanizmalarına dahil edilmesi şart. Sahadan gelen bilgi olmadan masa başında alınan kararlar sahada çözüm değil sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Turunçgil sezonunun adil ve verimli geçmesi, çiftçinin emeğinin korunması gerektiğinin altını çizen Doğan, "Ürünlerin gerçek değerinde pazarlanabilmesi ve mağduriyetlerin önlenmesi için kesim ve ihraç tarihleri konusunda daha hassas, adil ve çiftçi odaklı bir yaklaşım sergilenmeli" diyerek sözlerini tamamladı.

Yanan narenciyeler, ‘Akdeniz Meyve Sineği' sorununa yol açabilir Haber

Yanan narenciyeler, ‘Akdeniz Meyve Sineği' sorununa yol açabilir

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, sineğin popülasyonunun şu anda olmadığını ancak artabileceğine karşı uyarılarda bulunup meyvelerin gömülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'da Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 9 Ağustos'ta hava sıcaklığı 47,5 derece olarak ölçüldü. Son 95 yılın en sıcak günü olarak kayda geçen 9 Ağustos'ta aşırı sıcaklar nedeniyle limon, portakal, mandalina gibi narenciye ürünlerinde güneş yanıkları oluştu. Akdeniz Meyve Sineği'ne besin kaynağı doğdu Meyvelerin yanıp dalında kalması ise narenciye zararlısı ‘Akdeniz Meyve Sineği' için yeni bir besin kaynağı oluşturdu. Ancak üreticiler, meyvelerin toplanıp gömülmesi gerektiğin, aksi taktirde zararlının popülasyonunun artabileceğine karşı uyarılarda bulundu. Konuyla ilgili Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan bilgi verdi. Başkan Doğan, "Meyve sineğiyle mücadelede en etkili yöntemlerden biri, dalda kalan ve zarar görmüş meyvelerin toplanarak gömülmesidir. Bu uygulama hem kendi bahçemizi hem de çevredeki üreticilerin ürünlerini koruyacaktır. Akdeniz Meyve Sineği popülasyonu şu anda yok. Ancak sıcakta yanan meyvelerin büyük boyları sineğe besin kaynağı olacaktır. Bu ürünlerin siyah poşetlerde bekletilip sonrada gömülmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. "Tatlanmış meyve, popülasyon kaynağı" Akdeniz Meyve Sineği popülasyonunun artmasının ihracatı ve iç piyasayı olumsuz etkileyeceğine vurgu yapan Doğan, daha sonra şunları söyledi: "Dalında yanan ve dökülen meyveler, Akdeniz Meyve Sineği için uygun üreme alanı oluşturuyor. Bu durum, zararlı popülasyonunun artmasına yol açabilir. Akdeniz Meyve Sineği popülasyonu artmasın diye yanan meyveler gömülmeli. O büyük meyveler tatlı, şekerli olduğu için Akdeniz Meyve Sineği için bir popülasyon kaynağı."

Rekor sıcaklıklar, tarımsal faaliyetleri tehdit ediyor Haber

Rekor sıcaklıklar, tarımsal faaliyetleri tehdit ediyor

Türkiye'nin en sıcak illerinden Adana'da Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 9 Ağustos'ta hava sıcaklığı 47,5 derece olarak ölçüldü. Son 95 yılın en sıcak günü olarak kayda geçen 9 Ağustos'ta aşırı sıcaklar nedeniyle limon, portakal, mandalina gibi narenciye ürünlerinde güneş yanıkları oluştu. Şubat ve Nisan ayında don vurduğu için narenciyeler büyük zarar görürken şimdi de sıcaktan yanması nedeniyle hasat sırasında rekoltenin bazı ürünlerde düşmesi bekleniyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Rekor sıcakları gördük ve narenciyelerimiz dalında yandı. Genelde ağaçların güneyinde hep meyve vardı ve güneyindeki, batısındaki ve tepesindeki meyvelerin çoğu yandı. Mayer cinsi limonlar, portakal ve erkenci mandalina grupları ile W. Murcott cinsi mandalinalar yandı" dedi. "İklim değişikliği etkileri, tarımsal faaliyetleri tehdit ediyor" İklim değişikliği etkilerinin bu sene daha fazla görüldüğünü, ülke genelinde çiftçilerin zor duruma düştüğünü anlatan Doğan, "Şubat ve Nisan ayında don nedeniyle zaten rekoltemiz düşük olacaktı. Ancak bu rekolte düşüklüğünde bir de ürünler yandı. İklim değişikliği etkileri, tarımsal faaliyetleri tehdit ediyor" diye konuştu. "Meyveler çürür hale geldi" Bahçedeki mandalinaları yanan çiftçilerden İbrahim Dardoğan, "Aşırı sıcaklar bizleri etkiledi. Meyveler çürür hale geldi. Allah bütün çiftçilerimize yardım etsin. Allah'tan geldi, bir afet oldu hakkımızda hayırlısı olsun. Bu sıcaklardan yanan ürünler rekolteyi düşürecek. Daha önce bu kadar büyük bir afet olmamıştı" şeklinde konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.