TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

AGRONEWS - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor Haber

FAO, Küresel Tahıl Stok Oranı Zirveye Çıkıyor

FAO, küresel tahıl stoklarının tüketime oranının 2025/26 sezonunda yüzde 31,8’e yükselmesinin beklendiğini bildirdi. FAO’ya göre bu oran, 2001’den bu yana görülen en yüksek seviye olacak. FAO, 2025 küresel tahıl üretim tahminini bu ay yüzde 0,7 (19,9 milyon ton) artışla 3 milyar 23 milyon ton seviyesine yükseltti. FAO’ya göre bu revizyon, daha önce öngörülen rekor üretim beklentisini güçlendirdi. Buğdayda “tüm zamanların zirvesi” sinyali FAO, yukarı yönlü revizyonun ana nedeninin Arjantin, Kanada ve Avrupa Birliği’nde beklenenden yüksek buğday verimleri olduğunu bildirdi. Bu gelişme, dünya buğday üretimini yeni bir tüm zamanlar zirvesine taşıdı. Küresel iri taneli tahıl üretim tahmini de sınırlı ölçüde yukarı çekilerek yeni bir zirve seviyesine yerleşti. Revizyonda, Çin ve ABD’den gelen güncel veriler doğrultusunda mısır ekim alanının daha geniş olacağı ve verimin beklentilerin üzerinde seyredeceği öngörüsü etkili oldu. Ayrıca Avustralya ve Kanada’da arpa üretimine ilişkin yukarı yönlü düzeltmeler de rekor görünümü destekledi. Pirinçte rekor: 2025/26 tahmini 561,6 milyon ton FAO, 2025/26 pirinç üretim tahminini Aralık ayına göre 2,9 milyon ton artırdı. Revizyonun büyük kısmı Hindistan kaynaklı gerçekleşti. FAO, bunun hem ülkedeki 2024/25 hasadına ilişkin daha yüksek resmi değerlendirmelerle hem de devam eden sezonda Rabi ekimlerinin güçlü seyriyle uyumlu olduğunu belirtti. Küçük artışların Nepal, Nijerya ve bazı diğer ülkelerden geldiği; buna karşılık Filipinler’de fırtınaların verimi düşürmesi ve Venezuela’da tarihsel üretim revizyonları nedeniyle aşağı yönlü düzeltmeler yapıldığı aktarıldı. Sonuç olarak dünya pirinç üretiminin 2025/26’da 561,6 milyon ton (öğütülmüş bazda) olacağı, bunun yıllık bazda yüzde 2 artış ve tüm zamanların en yüksek seviyesi anlamına geldiği kaydedildi. Büyümeyi Bangladeş, Brezilya, Çin, Hindistan ve Endonezya sürüklerken; Madagaskar, Pakistan, Tayland ve ABD’deki daralmaların bu artışı sınırladığı belirtildi. 2026 mahsul görünümü: Kuzey yarımkürede buğday, güneyde mısır odağı FAO, 2026 mahsul beklentilerinde özellikle buğday ve mısıra dikkat çekti: AB: 2026 buğday ekim alanında sınırlı artış sinyali var. Şubat-Nisan döneminde yakın ortalama yağış ve elverişli hava koşullarıyla verimin 5 yıllık ortalamanın üzerinde, ancak geçen yılki “olağanüstü” seviyenin altında kalabileceği öngörülüyor. Birleşik Krallık: Ekim niyetleri buğday alanının hafif artabileceğine işaret ediyor. Gerekçe olarak elverişli ekim koşulları ve buğday fiyatlarının arpa-yulaf gibi alternatiflere göre daha cazip olması gösteriliyor. Rusya: Buğday ekim alanı yıllık bazda sınırlı düşüş gösteriyor. Toprak nemindeki kısıt ve olağandışı sıcaklık oynaklığı verim beklentilerini baskılıyor. Hindistan: Yüksek iç fiyatlarla rekor kışlık buğday ekimi bekleniyor. Kuzey üretim bölgelerinde süren elverişli hava nedeniyle 2026 görünümü pozitif. ABD: Düşük fiyatlar kışlık buğday ekimini hafif azaltırken, son iki aydaki normalden kurak koşullar bazı ana üretim bölgelerinde ürün durumunu zayıflattı. Güney yarımkürede ise iri taneli tahıllarda hasadın 2026’nın ikinci çeyreğinde başlaması bekleniyor: Arjantin: Şubat ayında bazı merkez bölgelerde kuraklık öngörüsüne rağmen, geçen yılın düşük ekim alanından sert toparlanma ve genel olarak iyi koşullar nedeniyle mısır üretimi artabilir. Brezilya: Güçlü iç/dış talep toplam ekim alanını yeni zirveye taşıyabilir. Ancak soya ekimindeki gecikme “safrinha” mısır ekimini öteleyebilir. Güney Afrika: Mısır alanı yüzde 3 arttı. Önümüzdeki aylarda beklenen ortalama-üstü yağış, verim beklentilerini destekliyor. 2025/26’da kullanım 2,938 milyar tona çıkıyor FAO, 2025/26 sezonunda dünya tahıl kullanımının 61,8 milyon ton (yüzde 2,2) artarak 2 milyar 938 milyon tona ulaşacağını öngördü. Artışın ana sürükleyicisi mısır kullanımında yüzde 3 yükseliş. Bunun yanısıra buğday, sorgum ve arpa kullanımında da artış bekleniyor. FAO, mısır kullanımındaki revizyonun özellikle Mısır’da kanatlı sektöründeki hızlı genişleme ile sığır ve su ürünleri faaliyetlerindeki büyüme ile ABD’de etanol üretiminde mısır talebinin güçlenmesi nedeniyle yapıldığını belirtti. Buna karşın arpa ve sorgum kullanımında aşağı yönlü düzeltmelerin artışı kısmen dengelediği aktarıldı. Buğday kullanımının Aralık’a göre 0,8 milyon ton yükseltildiği ancak yine de 2025/26’da yıllık yüzde 1,5 artış beklendiği ifade edildi. Pirinçte ise Hindistan, Pakistan ve Viet Nam’da gıda dışı kullanım beklentilerinin yükselmesiyle dünya pirinç kullanımının 2025/26’da 554,9 milyon tonla rekor seviyeye çıkacağı, bunun yüzde 2,7 artış anlamına geldiği kaydedildi. Stoklar güçleniyor FAO, 2026 sezon kapanışı itibarıyla dünya tahıl stok tahminini 10,9 milyon ton artırarak, stokların açılış seviyesine göre 67,6 milyon ton (yüzde 7,8) büyüyeceğini öngördü. Tüm ana tahıl türlerinde stokların artması beklenirken, özellikle büyük üretici ve ihracatçı ülkelerde rekor hasatların güçlü ihracata rağmen envanterleri büyüttüğü belirtildi. Mısır stokları: 28,7 milyon ton (+%10) artış; büyümenin büyük kısmı Brezilya ve ABD kaynaklı. Arpa stokları: 4,6 milyon ton (+%16,8) artış; ana sürükleyici AB’de birikim. Buğday stokları: 21,7 milyon ton (+%6,9) artış; başlıca ihracatçılar Arjantin, Kanada ve AB’de artış öngörülüyor; Çin ve Hindistan’da da birikim bekleniyor. Pirinç stokları: 2025/26 sonunda 217,7 milyon ton ile yeni zirve; Aralık tahminine göre 900 bin ton daha yüksek. Artışın ana nedeni Hindistan rezerv beklentisinin yukarı revize edilmesi. Bu çerçevede FAO, küresel tahıl stok/kullanım oranının 2025/26’da yüzde 31,8’e yükselmesini ve bunun 2001’den beri en yüksek seviye olmasını bekliyor. Tahıl ticareti sınırlı artışta: 501 milyon ton Dünya tahıl ticaretinin 2025/26 döneminde (Temmuz-Haziran) 501,0 milyon tona çıkması ve 2024/25’e göre 17,6 milyon ton (yüzde 3,6) artması bekleniyor. İri taneli tahıl ticareti: 235,6 milyon ton, yıllık +%2,6. Çin, Mısır ve İran’ın mısır alımlarını artırması bekleniyor. Buğday ticareti: 204,8 milyon ton, önceki sezona göre +12,0 milyon ton ancak 2023/24 rekorunun 6,5 milyon ton altında. Arjantin, Avustralya, AB ve Rusya’nın pazar payını geri kazanması; Kanada’nın satışlarının ise gerilemesi öngörülüyor. Çin talebi zayıf kalırken, İran, Özbekistan ve bazı ithalatçılarda iç ihtiyaçlar nedeniyle yukarı yönlü revizyon yapıldı. Pirinç ticareti: 2026 takvim yılında 60,6 milyon ton, 2025’e göre %0,6 düşüş. Asya’da ithalat kesintilerinin sürmesi beklenirken, Afrika başta olmak üzere diğer bölgelerde talebin daha güçlü olacağı tahmin ediliyor.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Sakarya’da Kahverengi Kokarca Böceği Tarımı ve Aileleri Tehdit Ediyor Haber

Sakarya’da Kahverengi Kokarca Böceği Tarımı ve Aileleri Tehdit Ediyor

Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Artvin ve İstanbul'da görülen kahverengi kokarca böceği, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki bir mahalleyi adeta istila etti. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, aile ziyaretlerini bile engeller hale geldi. Böceklere karşı ilaçla mücadele etmeye çalışan çiftçi Ahmet Gezer, "Torunlarım böcek korkusundan yanımıza gelemiyor, torun hasreti çekiyoruz" dedi. Ana vatanı Çin, Japonya, Tayvan olan istilacı kahverengi kokarca böceği Amerika, daha sonrasında Avrupa'nın tamamına yayıldıktan sonra 2017 yılında ilk olarak Artvin ve İstanbul'da tespit edildi. Halihazırda Türkiye'de görülmeye devam eden bu canlı, saldığı kokuyla etrafına türünü çağırarak çoğalabiliyor. Kahverengi kokarca böceği, fındık başta olmak üzere yüzlerce bitki türüne büyük zarar verirken, önemli ölçüde verim ve kalite kayıplarına sebep oluyor. Üreticilerin kabusu haline gelen kahverengi kokarcanın popülasyonunu azaltmak için ise samuray arıcığı bile duruma engel olamadı. Son zamanlarda Sakarya'da nadiren görülen bu böcek, Ferizli ilçesi Bakırlı Mahallesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, vatandaşların günlük faaliyetlerinin yanı sıra aile ziyaretlerini bile engeller hale geldi. Böceklere karşı ilaçla mücadele etmeye çalışan çiftçi Ahmet Gezer, 5 torunun böceklerden korktuğu için yanlarına gelmediklerini ve torun hasreti çektiklerini kaydetti. "Bunlardan birini öldürdüğümüzde 400 tane öldürmüş gibi sayabiliriz" Bakırlı Mahallesi'nde çiftçilik yapan Ahmet Gezer, "Bu böcek, her sene 500 misli artmaktadır. Bütün komşularımıza ve çiftçi kardeşlerimize seslenmek istiyorum. Herkes evini, çatısını ilaçlarla belki yok edebiliriz. Devletimiz yardımcı oluyor. Bu böcekler yazın bahçelerde yumurtlayıp, çoğalıyor. Bir böcek senede iki kez, hava ısınırsa 3 kez yumurtluyorlar. Birinci seferde 200, ikinci seferde 200 toplamda 400 yumurta yapıyor. Bunlardan birini öldürdüğümüzde 400 tane öldürmüş gibi sayabiliriz. Çatılarda, ahırlarda, bahçelerdeki evlerde her vatandaşımız ilaçlarsa el birliğiyle bunlardan kurtuluruz. Başta fındık, üzüm, mısır sebze ve diğer meyvelerimizde gezen bu böcek ürünlere zarar veriyor" dedi. "Bizim torun hasretimiz var" Evinin camını ve kapısını açamadığını ve torun hasreti yaşadığını belirten Gezer, "Torunlarım buraya gelmiyor. Kendimiz bile gidemiyoruz, evimizi terk edemeyiz. Camı, pencereyi açamıyoruz. Evde girilmedik yer bırakmıyorlar. Koku zaten dışardan hissediliyor, havalandırma yapamıyoruz. Torunlarım buraya geldiği zaman korkuyor. Benim 5 torunum var. Torunlarım bunlardan tiksiniyor ve koku yaptıkları için gelmek istemiyorlar. Geçenlerde kızımla konuştuğumda gelmelerini istedim torunlarım bana, 'Böcekler hala duruyor mu?' diye sordular. Böcekler olmasa gelecekler ama korkuyorlar. Bizim torun hasretimiz var. Biz gidiyoruz ama gittiğimiz zamanda bizim arabamızda, üstümüzde varmış gibi torunlar etrafımıza bakıyor" diye konuştu. "Bir an önce bu böceği yok etmemiz lazım yoksa o bizi yok edecek" Bakırlı Mahalle Muhtarı Ali Rıza Durmuş ise bu yıl böcek yoğunluğu yaşandığını ifade ederek, "Böcekler, son bir haftadan beri mahallemiz üzerinde geziyorlar. Domates, biber, mısır gibi bütün tarım ürünlerine dadandı. Bir an önce bu böceği yok etmemiz lazım yoksa o bizi yok edecek. Devletimiz ve belediyemiz bu böcekle mücadelede destek veriyorlar ama sonrasında geleni önleyemiyoruz. Vatandaşlarımız evlerini ilaçlasın, bu toplu mücadeleyle olacak bir şey. Şuanda vatandaşlarımızın çoğu ilaçlıyor, ilaçlamayanlara şahsımın yardımcı olacağına ve ilaçları kendim alacağımı söylüyorum" şeklinde konuştu.

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede Haber

Türkiye, 39 Milyon Ton Tahıl Üretimiyle İhracatta Zirvede

ANTALYA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya Serik'te düzenlenen "Türkiye ve Dünyada Lisanslı Depoculuk ve Hububat Piyasaları Kongresi"nde Türkiye’nin tahıl üretimindeki başarısını ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yumaklı, "2024’te 39 milyon ton tahıl ürettik, un ihracatında dünya 1’incisi, makarna ihracatında ise 2’ncisiyiz. Üretim planlamasını 3'er yıllık yapıyoruz. 3 yılın sonunda 2028’de hububat üretimimizde yüzde 13'lük artış sağlamayı hedefliyoruz" dedi. TÜRKİYE’NİN HUBUBAT BAŞARISI Türkiye, 23,9 milyon hektar tarım alanının yüzde 48’inde hububat üretimi yapıyor. 2024 yılında 39 milyon tonluk üretime ulaşan Türkiye, arpada dünyada 5’inci, buğdayda 9’uncu, mısırda 16’ncı ve çeltikte 43’üncü sırada yer alıyor. Bakan Yumaklı, sulama yatırımları ve Ar-Ge çalışmaları sayesinde üretim kapasitesinde önemli artışlar sağlandığını vurguladı. UN VE MAKARNA İHRACATINDA ZİRVE Güçlü tarım sanayisi ile yalnızca kendi üretimini değil, çevre ülkelerden gelen tarımsal ürünleri de işleyen Türkiye, un ihracatında dünya lideri, makarna ihracatında ise ikinci sırada bulunuyor. 2023’te 31 milyar dolar olan gıda ihracatının, 2024’te 32 milyar doları aşması bekleniyor. LİSANSLI DEPOCULUKTA BÜYÜK ADIMLAR Lisanslı depoculuk sistemindeki gelişmelere dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye’nin 12,2 milyon ton depolama kapasitesine ulaştığını açıkladı. Bu sistem sayesinde yıllık yaklaşık 23 milyar liralık ürün israfının önlendiğini ve depolama kayıplarının yüzde 10-30 oranında azaldığını söyledi. Yumaklı, üreticilere sıfır faizli işletme kredileri ve analiz ücreti destekleriyle finansal kolaylık sağlandığını da aktardı. GELECEK HEDEFLERİ 2025 yılına kadar TARSİM kapsamının genişletilmesi, prim indirimleri ve yeni destekleme modelleri ile üreticilere daha fazla olanak sunulması planlanıyor. Bakan Yumaklı, 2028 yılına kadar hububat üretiminde yüzde 13’lük bir artış hedeflediklerini açıkladı. BÖLGESEL TARIM MERKEZİ TÜRKİYE 186 ülkeye 2 bin 200 farklı ürün ihraç eden Türkiye, jeopolitik konumunu kullanarak bölgesel bir tarım merkezi olma yolunda ilerliyor. Kongreye, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanı sıra LİDAŞDER Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Genç, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu Haber

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu

MERSİN (İHA) - 100 bin dekarı aşan üretimle Türkiye'nin limonun merkezi olan Mersin’in Erdemli ilçesinde, yılda 1 milyon tondan fazla limon üretiliyor. Şu sıralar yoğun hasat dönemi yaşanırken, bahçeden 6-7 TL’ye alıcı bulan limonlar, işçiler tarafından toplanıp ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Üretim sürecinde 10 bin kişiye istihdam sağlanıyor ve limonlar Balkanlar’dan Avrupa’ya 15 ülkeye ihraç ediliyor. BAHÇEDEN SOĞUK HAVA DEPOLARINA Sabah erken saatlerde hasada başlayan işçiler, limonları tek tek toplayıp küfelerle taşıyor. Limonların büyük bölümü yaz aylarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarına kaldırılıyor. "Lamas" ve "küt dikenli" cinslerin yoğun hasat edildiği kaydediliyor. Üreticilerden Nurettin Doğan, limonun bahçede 6-7 TL arasında alıcı bulduğunu ancak maliyetlerin yüksek olduğunu belirtiyor. Su ve gübre gibi masrafları hesap etmeden, kesilen her 10 ton limonda 4 tonunun işçilik masrafı olduğunu belirten Doğan, en düşük işçi yevmiyesinin 850 TL olduğunu açıkladı. KADIN İŞÇİLERE İSTİHDAM SAĞLIYOR Narenciye işleme tesisinde çalışan Eşe Bulut, limon üretiminin kadınlara büyük istihdam sağladığını vurguladı. Bulut, "Burası bizim ekmek kapısı. Limonun bize artısı çok fazla. Limon olmasa benim burada yapacağım bir işim olmaz. Limon sayesinde ben yılda 10 ay çalışıyorum. Burada çalışanlar evin yükünü omuzlayan, çocuklarına bakan insanlar. Gençlerimiz var, onlar da çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. REKABET ZORLAŞIYOR Narenciye işleme tesisi sahibi ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Karagöz, limonun 15 ülkeye ihraç edildiğini, ancak artan maliyetlerin rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Karagöz, "Dünyada limonu tek üreten biz değiliz. Mısır, İran, Çin ve İspanya var. İspanya dışındaki bütün ülkeler bizden daha avantajlı durumda. Çünkü oralarda maliyetler çok düşük. Ülkemizde maalesef ürün ucuz, maliyet daha yüksek. Maliyeti düşüremediğimiz sürece hem içeride hem de dışarıda rekabet şansımız azalıyor. Bu iş desteksiz olmaz. Bunu ürün bazında desteklemek gerekiyor. Örneğin bu sene hangi ürün para etmiyorsa ona destek verilmesi gerekiyor. Bu sene de limona destek verilmesi gerekiyor. Limonun durumu çok da iyi değil" dedi. ERDEMLİ’NİN ANA GEÇİM KAYNAĞI Sanayi sektörünün bulunmadığı Erdemli’de limon üretimi, bölgenin en önemli istihdam kaynağı. Karagöz, kadın istihdamıyla öne çıkan limon sektörünün hem üreticiyi hem de ihracatçıyı desteklemek için daha fazla teşvik desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Kalecik'te Üreticilere ABB'den Silajlık Mısır Desteği Haber

Kalecik'te Üreticilere ABB'den Silajlık Mısır Desteği

ANKARA (İHA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Kalecik Belediyesi iş birliğiyle yerel üretimi desteklemek için önemli bir adım attı. Kalecikli mısır üreticilerinin elinde kalan ürünlerden 2 bin 889 balya silajlık mısır üretildi. Bu mısırlar, 288 büyükbaş hayvan üreticisine dağıtıldı. Proje, hem üreticilere ekonomik katkı sağladı hem de yerel tarımı destekledi. ÜRETİCİ VE YETİŞTİRİCİLER İÇİN ÇÖZÜM ODAKLI DESTEK Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından uygulamaya konulan "Ankara Hayvancılığını Geliştirme Projesi"  ile kentin hayvancılık altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Mansur Yavaş'ın çiftçinin yanında olduğunu belirterek, "Mısır üreticilerimiz, ürünlerinin bu sene ellerinde kalabileceğiyle ilgili bir sıkıntı yaşayabileceklerini söylediler. Ben de bu konuyu Mansur Başkan’ıma ilettim. Mansur Başkan’ımızda 'Ne gerekiyorsa yapılsın, biz her zaman üreten çiftçinin yanındayız' diyerek bu konuyla ilgili yetkiyi verdi. Çiftçimizin elinden ürünlerini peşin ve değerinden aldık, paketlemesini yaptık. Bugün de hayvan üreticilerimize bunları yüzde 50 hibeyle dağıtmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Mekin Tüzün ise, "Burada amacımız; Ankaralı üreticinin elinde ne varsa satın alıp yine üreticiye dağıtarak yerinde çözüm üretmiş olmak. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı olarak elimizden geldiğince gerek bitki gerek hayvancılıkla ilgilenen üreticinin her daim yanında olmaya, sorunlarını çözmeye devam edeceğiz. Birçok sorunları var, bunların hepsinin farkındayız. Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü çözümü sunacağız" dedi. SİLAJLIK MISIRLAR YEM İHTİYACINI KARŞILAYACAK Destekten yararlanan hayvan yetiştiricileri, programdan duydukları memnuniyeti dile getirerek bu tür destek projelerinin devam etmesini istedi. Dağıtılan silajlık mısırlar, hayvanların yem ihtiyacını büyük ölçüde karşılayarak üreticilere önemli bir katkı sağlayacak.

İş Bankası’ndan Karbon Yoğun Sektörler İçin 2030 Hedefleri Haber

İş Bankası’ndan Karbon Yoğun Sektörler İçin 2030 Hedefleri

İSTANBUL (İHA) - Türkiye’nin karbonsuzlaşma ve döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde öncü kurumlardan biri olan İş Bankası, önemli bir adım daha atarak Net Sıfır Bankacılık Birliği kapsamındaki karbon yoğun tüm sektörler için 2030 emisyon azaltım hedeflerini açıkladı. Banka, uluslararası standartlara uyumlu emisyon ölçüm ve hesaplama çalışmalarıyla tüm kredi portföyünü analiz ederek sektörel hedeflerini netleştirdi. HER SEKTÖRE ÖZEL AZALTIM HEDEFLERİ 2023 yılında çimento, demir-çelik ve enerji üretimi sektörlerinde hedeflerini açıklayan İş Bankası, 2024 itibarıyla alüminyum, gayrimenkul, kara yolu yük taşımacılığı, petrol ve gaz ile tarım sektörlerini de planlarına dahil etti. Bu doğrultuda, 2023 baz yılına kıyasla 2030 yılına kadar emisyon yoğunluğunun alüminyumda yüzde 7, gayrimenkulde yüzde 36, kara yolu taşımacılığında yüzde 20, petrol ve gazda yüzde 15 azaltılması amaçlanıyor. Tarım sektöründe ise buğday üretiminde yüzde 14, mısırda yüzde 15 ve pirinçte yüzde 16’lık emisyon azaltımı öngörülüyor. Banka, Türkiye’nin ekilebilir alanları ve ürün çeşitliliğini dikkate alarak tarım bankacılığında üç farklı yol haritası oluşturdu. Bu yaklaşım, hem sürdürülebilir kalkınmaya hem de gıda güvenliğine katkı sunmayı amaçlıyor. "SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE LİDERLİĞİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ" İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "100. kuruluş yıl dönümümüzü kutladığımız bu özel yılda, Türkiye'nin sürdürülebilir dönüşümüne öncülük edecek şekilde tüm karbon yoğun sektörlerde bilim temelli hedefler belirledik. Böylece, kredi portföyümüzden kaynaklanan emisyonların yaklaşık yüzde 65’ini kapsar hale geldik. Karbonsuzlaşma rotalarımızın oluşturulmasında, küresel iklim senaryolarının yanı sıra ülkemizin sektörel dinamiklerine ve müşterilerimizin yeşil dönüşüm sürecindeki ihtiyaçlarına odaklandık. Böylelikle, ülkemizin koşullarıyla uyumlu, potansiyeliyle örtüşen, uygulanabilir ve veriye dayalı aksiyon planları geliştirdik. Bu çerçevede, Net Sıfır Bankacılık Birliği tarafından karbon yoğun olarak tanımlanan tüm sektörlerde emisyon hedefleri belirleyen ilk Türk bankası olmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. Geleceğe yönelik sorumluluklarının farkında olduklarını vurgulayan Aran, "İş birliği, inovasyon ve ortak bir amaçla, sürdürülebilir bir gelecek inşa edeceğimize inanıyorum" açıklamasını yaptı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.