Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır Üretimi

AGRONEWS - Mısır Üretimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır Üretimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

FAO, buğday ve mısır üretiminde 2026 tahminlerini güncelledi Haber

FAO, buğday ve mısır üretiminde 2026 tahminlerini güncelledi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel buğday üretiminin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 düşerek 817 milyon ton seviyesine ineceğini tahmin ediyor. Tahıl Arz ve Talep Özetini yayımlayan FAO’ya göre, üretimdeki düşüşte, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların enerji ve gübre maliyetlerini artırması etkili oluyor. Artan maliyet baskısı, çiftçilerin kâr marjlarını daraltırken üretim kararlarını da olumsuz etkiliyor. Bununla birlikte FAO, beklenen üretim seviyesinin hâlâ son beş yıl ortalamasının üzerinde bulunduğuna da dikkat çekiyor. Bir başka deyişle, piyasada kısa vadede ciddi bir arz açığı öngörülmese de üretimde aşağı yönlü eğilim dikkat çekiyor. Öte yandan FAO, 2025-2026 sezonuna ilişkin küresel tahıl üretim tahminini yüzde 0,6 gibi hafif yukarı yönlü revize etti. Buna göre dünya toplam tahıl üretiminin rekor seviyeye ulaşarak 3,04 milyar ton olması bekleniyor. Küresel tahıl stoklarında da artış öngörülüyor. Sezon sonunda dünya tahıl stoklarının 954,6 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu rakam, nisan ayında yapılan tahmine göre 3,1 milyon ton daha yüksek seviyeye işaret ediyor. Tahıl piyasalarında arz güvenliği açısından yakından takip edilen stok-kullanım oranının da yükselmesi bekleniyor. FAO, 2024/25 sezonunda yüzde 29,6 olan küresel stok-kullanım oranının 2025/2026 sezonunda yüzde 32,3 seviyesine çıkacağını öngörüyor. Genel tabloda FAO verileri, küresel buğday üretiminde sınırlı bir gerilemeye rağmen tahıl piyasalarında kısa vadede güçlü stok desteğinin sürdüğünü gösteriyor. Ancak enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde üretim tarafındaki baskının daha belirgin hale gelebileceği uyarısı da dikkat çekiyor. Mısır üretimi 2026'da ortalamanın üzerine çıkabilir FAO, 2026 mısır hasadının güney yarımküre ülkelerinde başladığına dikkat çekerken, kuzey yarımküre ülkelerinde ise ekimlerin devam ettiği kaydedildi. Brezilya'da elverişli hava koşulları ve güçlü ihracat talebinin teşvik ettiği ekim alanlarındaki hafif artış sayesinde, mısır üretiminin 2026'da ortalamanın üzerinde kalması bekleniyor. Arjantin'de, beklenenden yüksek ekimler ve iyileşen yağış koşulları, ortalamanın üzerinde verim beklentilerini destekliyor ve mısır üretiminin 2026'da rekor seviyelere ulaşma olasılığını artırıyor. Güney Afrika'da devam eden elverişli büyüme koşulları, ortalamanın üzerinde verim beklentilerini destekliyor; ekim alanındaki sınırlı bir artışla birlikte, toplam mısır üretimi, en son 2017'de gözlemlenen yaklaşık 17,5 milyon tonluk rekor seviyeye yaklaşabilir.

Keşap’ta Son Su Değirmeni Mısır Geleneğini Yaşatıyor Haber

Keşap’ta Son Su Değirmeni Mısır Geleneğini Yaşatıyor

Karadeniz'in köylerinde bir zamanlar mısır tarlalarının bereketiyle dönen su değirmenleri, bugün sessizliğe bürünmüş durumda. Fındık ve çay bahçelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte mısır üretiminin azalması, bölge kültürünün köklü bir parçası olan değirmenciliği de yok olma noktasına getirdi. Eskiden her köyün çarkları suyla dönüyor, taşların sesi üretimin ritmini tutuyordu. Bugün o sesler, yalnızca birkaç köyde yankılanıyor. Keşap'taki bu son değirmen, Karadeniz'in üretim kültürünün ve emeğe dayalı yaşam biçiminin sembolü olarak zamana direniyor. Değirmencilik kayınpederinden miras kaldı Giresun'un Keşap ilçesinde ayakta kalmayı başarabilen tek değirmencilik ise Ayşe Ceylan tarafından yaşatılıyor. Kayınpederinden miras kalan değirmeni yaklaşık 15 yıldır işleten Ceylan, suyun gücüyle dönen bu çarkları ayakta tutmak için mücadele ediyor. Ceylan "Keşap'ın Karabulduk köyünde 13 yıldır bu mesleği severek yapıyorum. Bu değirmeni daha önce baba mesleği olarak kayınpederim yapıyordu. Ancak rahatsızlanıp hasta olunca tek geçim kaynağımız olan değirmenciliği yapmak bana kaldı. Ben de ilk zamanlarda zorlansam da şimdi severek yaptığım bir meslek haline geldi. Uzun yıllardır köylerin göç vermesiyle mısır üretimi azaldı. Yine de ihtiyacı kadarını yapanlar oluyor. Birçok su değirmeni faaliyetini durdursa da biz devam ediyoruz. Biz de kapatsak ilçemiz genelinde başka değirmen yok. Eylül ayında başlayan yoğunluğumuz aralık ayına kadar devam ediyor" dedi. Mısır unu Karadeniz yemeklerinin vazgeçilmezi Köylerinde çalışan değirmen kalmadığını kaydeden Şeniz Yaylamış, Küçükgeriş köyünden mısırını öğütmek için Karabulduk'a geldiğini anlatarak "Başka değirmenler çalışmadığı için köyümüzden birkaç kişiyle buraya geldik. Artık her yerde değirmen bulunmuyor. Bazı değirmenler var ama çalıştıran yok. Mısırlarımızı topladık öğütmek için sıra bekliyoruz. Artık her yerde değirmen yok. Biz köyümüzden birkaç kişiyle buraya geldik. Mısır ununu hamsi, lahana çorbası, mıhlama yapmak için kullanıyoruz. Mısır unu bizim yemekler için vazgeçilmez. Bir kısmını un, bir kısmını yarma olarak çektiriyoruz" diye konuştu. Şimdiki nesil üretimden yoksun Gençlerin artık toprağa dönmediğini söyleyen Sefile Ayaz da "Biz mısırla büyüdük ama gençler mısır ekmeğini bile yemiyor. Bizim yaşımız geçti, genç nesiller ise ne ekiyor ne biçiyor. Biz mısır unuyla büyürken, şimdikiler mısır ekmeğini yemiyorlar. Tüketimi az olunca da üretimi de kalmadı. Günümüzde mısır tarlalarının yerini, fındık bahçeleri aldı. Mısırın ununu, yarmasını biz yerdik sapını, samanını ise hayvanlarımız yerdi. Şimdi ne üretim kaldı ne de hayvancılık" ifadelerini kullandı.

"Mısır fiyatı üreticiyi korumak için hayati önem taşımakta" Haber

"Mısır fiyatı üreticiyi korumak için hayati önem taşımakta"

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, 2025 yılı mısır alım fiyatlarının henüz açıklanmamış olmasına dikkat çekerek, hasadın başlamasına günler kala çiftçilerin belirsizlik yaşadığını ve bu durumun üreticileri zor durumda bıraktığını ifade etti. Doğan, Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli mısır üretim merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: "Geçtiğimiz yıl aşırı sıcaklar ve su stresi nedeniyle bölgemizde yüzde 25’e varan verim kaybı yaşandı. Bu yıl ise hava şartları daha elverişli olmasına rağmen su kaynaklarında yaşanan daralma nedeniyle bazı bölgelerde altı sulama yerine dört veya beş sulama yapılabildi. Bu durum özellikle kıraç arazilere ve sahile yakın alanlarda ürünün daha erken olgunlaşmasına yol açtı ve hasat yer yer başlamış durumda. Önümüzdeki hafta ise ovanın birçok noktasında yoğun biçimde hasat başlayacak." "Kilogram başına en az 13,50 TL olarak belirlenmeli" Başkan Doğan, çiftçilerin üretim maliyetlerinin çok yüksek olduğunun altını çizerek, "Çiftçimiz zaten borç yükü altında ve girdi maliyetleri artmış durumda. TMO’nun gecikmeden fiyat açıklaması, üreticimizin emeğini korumak için hayati önem taşımaktadır. Bu yıl mısır alım fiyatının, buğdayda olduğu gibi kilogram başına en az 13,50 TL olarak belirlenmesini talep ediyoruz. Fiyatların geç açıklanması, üreticiyi tüccara mahkum edecek ve çiftçimizin emeği karşılıksız kalacaktır. Tarımsal üretimde stratejik önemi büyük olan Çukurova’da bu yıl mısır ekim alanları geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 40 arttı, verimde ise geçen yıla kıyasla kayıp beklemiyoruz. Bölgemiz Türkiye’nin mısır arz güvenliğinde kritik bir role sahiptir. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, ülke tarımının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. Doğan, yetkililere çağrısında, hasadın başlayacağını ancak üreticinin belirsizlik içinde olduğunu söyleyerek, en kısa sürede mısır alım fiyatının açıklanmasını istedi. Doğan, "Çiftçimizin alın teri karşılıksız kalmamalıdır" ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığı’ndan mısıra tarife kontenjanı Haber

Ticaret Bakanlığı’ndan mısıra tarife kontenjanı

Ticaret Bakanlığı, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyatların önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretimin teşviki yoluyla karşılanabilmesi amacıyla üretici ve tüketici refahının birlikte değerlendirileceğini açıkladı. Bakanlık ilgili kurum ve kuruluşlar ile koordineli biçimde ticaret politikası araçlarını kullanarak gerekli tedbirleri aldıklarını duyurdu. Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talebi üzerine, vatandaşlarımızın temel tüketim maddelerinden başta kanatlı eti ve kırmızı et üretiminde kritik öneme sahip bir girdi olan, hayvan yeminin yanı sıra diğer muhtelif gıda ürünlerinin imalinde de kullanılan ve geçen yıl üretiminde önemli düşüş yaşanan mısırda sağlanan arz talep dengesinin ve fiyat istikrarının hasat dönemine kadar devam ettirilebilmesi amacıyla dünya fiyatlarında yaşanan yükseliş eğilimi de dikkate alınarak yerli mısır üretiminin tüketimi karşılamada yetersiz kaldığı miktarın 1 milyon tonluk kısmı için 31 Temmuz tarihine kadar kullanılmak üzere tarife kontenjanı açıldı. Sınırlı miktarda ürüne yönelik ithalata imkan tanıyan bu uygulama, yerli mısır üreticilerimizin korunmasını teminen ürünün hasat dönemi başlamadan önce 1 Ağustos tarihi itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecek. Söz konusu tarifenin kontenjanı kapsamı ithalattan adil bir şekilde faydalanılabilmesi amacıyla bir kullanıcı tarafından tek seferde en fazla 8 bin ton ithalat gerçekleştirilebilecek ve aynı ithalatçının tarife kontenjanı kapsamında tekrar ithalat yapılabilmesi için 7 gün beklemesi gerekecek. Ticaret Bakanlığı, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlar ile istişare halinde, piyasada oluşan arz, talep ve fiyat düzeyini yakından takip ederek gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmeye devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.