Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Modernizasyon

AGRONEWS - Modernizasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Modernizasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım Kredi Kooperatifleri’nden 3 şirkete halka arz Haber

Tarım Kredi Kooperatifleri’nden 3 şirkete halka arz

Tarım Kredi Holding iş­tiraklerinden Tarım Kredi Yem, Tarım Kredi Süt ve Tarım Kredi Koop Mar­ket halka arza hazırlanıyor. Ta­rım Kredi Kooperatifleri Bir­liği Genel Müdürü Hüseyin Aydın, holding bünyesindeki 3 şirketin halka arz edileceği­ne dikkat çekerek, “İlk aşama­da Tarım Kredi Süt’ü ve sonra­sında, yine 2026 yılı içerisin­de Tarım Kredi Yem’i halka arz etmeyi planlıyoruz. Yaklaşık 2 bin 350 mağazaya ulaşan ve 1 milyar dolarlık değeri aşan Ta­rım Kredi Koop Market’in yüz­de 25’lik bölümünün halka ar­zını ise 2027’de planlıyoruz” dedi. 4 yılda 800 milyon dolarlık yatırım Tarım Kredi Holding’e bağlı 19 şirkette yatırımların da hız­lanacağını ifade eden Aydın, “Son 4 yılda altın, gübre, süt, yem, yağ, lojistik, hayvancılık, et ürünleri sektörlerine yöne­lik toplam 800 milyon dolar­lık yeni veya yenileme yatırımı yaptık. Bu yatırımlar artarak ve hızlanarak devam edecek” dedi. Fabrikalar modernize edildi Aydın, “Gübretaş Maden’in Bilecik’te ki altın madeni için bugüne kadar 253 milyon do­larlık yatırım yapıldı. Koop Market’in depolar ve mağaza­ları için 162 milyon dolar, De­nizli’deki süt fabrikasının alı­mı ve modernizasyonu için 77 milyon dolar, Afyon, Kırklareli ve Balıkesir’deki yağ fabrikala­rı için 43 milyon dolar, 10 ildeki yem fabrikaları için 33 milyon dolarlık yatırım yaptık. Tabi ki yatırımlarımızın karşılığını da alıyoruz. Örneğin TK Süt bün­yesinde yaklaşık 1 milyar liraya satın alınan markanın piyasa değeri 12 milyar liraya ulaştı” şeklinde konuştu. Hayvancılık, yem ve altın­da yeni yatırımların yapılaca­ğını dile getiren Aydın, “Altın tesislerimizde faz 2 yatırımı­na başladık. Ayrıca faz 1’de de kapasite artırıcı bir yatırımı­mız olacak Bu iki yatırım 193 milyon dolara mal olacak. Aynı şekilde, bu yıl içinde, yem sek­töründe de 23 milyon dolarlık yeni ve yenileme yatırımları­mız olacak. Hayvancılıkta da 17 milyon dolarlık bölümünü bu yıl devreye alacağımız, Kırk­lareli’ndeki bin 200 dönüm­lük alanda, çiftlik kurulumu, modernizasyon ve yenileme yatırımı olacak. Hayvancılı­ğın gelişimine katkı sunacağı­nı düşündüğümüz, endüstriyel hayvancılık, ırk ıslahına da ola­nak sağlayacak bu projenin ta­mamı 100 milyon dolara mal olacak” dedi. “Gıda dışı ürünler de satılacak” Aydın, Türkiye’nin en büyük gıda tedarikçisi olduklarını, ge­çen yıl 20 milyar liranın üze­rinde maliyetle 40 farklı ürün aldıklarını, Tarım Kredi KOOP Marketlerde 2 bin kadar ürün sattıklarını, marketin gün­lük müşteri sayısının yaklaşık 900 bini aştığını dile getirerek, “Depo ve dükkan kiraları çok yüksek. Bu nedenle depo alım­larına ağırlık vereceğimiz bir dönem olacak” bilgilerini ak­tardı. Market sayısı için bir sı­nır koymadıklarını dile getiren Aydın, “Şu anda 2 bin 350 ma­ğazamız var. Yanısıra bin 598 kooperatifte de standlarımız bulunuyor. Yaklaşık bin bakkal da ürünlerimizin satışını ay­nı fiyatla yapıyor. Mağaza sa­yısında, kısa dönemde 5 binle­ri aşmayı planlıyoruz. Ayrıca, sadece gıda satışıyla marketle­rin ayakta kalması çok zor. Na­sıl ayakta kalıyoruz? Satış nok­tasına sahip olmak çok büyük bir avantaj. Gıda dışı ürünlerde büyük kar marjları var. Biz şim­diye kadar o bölüme girmemiş­tik, yavaş yavaş o alana da gire­ceğiz” dedi. Dükkan başına ci­roda rakiplerden iyi durumda olduklarını ve şube sayısında büyümeye devam edeceklerini de bildiren Aydın, “İnternetten satış yapmayı da düşünüyoruz. Tabi onu yapabilmek için dağı­tım kanalı, lojistik gibi alanlar­da da yatırım yapacağız” diye konuştu. “Zarar etmiyoruz, kârlıyız” Kurumun zarar ettiğine yö­nelik eleştirilere de yanıt veren Aydın, “Biz faaliyet zararı et­miyoruz. Biz bir grubuz ve bu grubun konsolide bilançosu­na bakmak gerek. Stoklarımızı doğru yönetiyoruz. Bir şirketin güçlü olup olmadığını nereden anlarsınız, öz kaynaklardan. Öz kaynağı yüzde 45 artırmı­şız. 2025 yılında yaklaşık 18 milyar liralık kâr ettik” değer­lendirmesinde bulundu. Razi’yi tek başımıza yönetmiyoruz Aydın, Gübretaş’ın İran’daki iştiraki Razi tesislerinin sahi­bi olmadıklarını, büyük ortak pozisyonunda bulunduklarını ifade ederek, “Ama büyük or­tak olmak Razi’yi tek başımı­za yönetiyoruz anlamına gel­miyor” dedi. Razi’nin yüzde 48,8’inin kendilerine ait oldu­ğunu vurgulayan Aydın, yüzde 48›in üzerinde payı olan ortak­ların yönetime iki üye, kendile­rinin ise üç üye sokabildiği bil­gisini vererek, «Ama üç üyeyle toplanamıyoruz ve karar ala­mıyoruz. Dolayısıyla aslın­da iki üye, üç üyeyi yönetiyor. Çok kırılgan bir yer. Bizim dı­şımızda 5 ayrı ortak var” dedi. Razi Fabrikası’nın yorgun ve yaşlı olduğunu vurgulayan Ay­dın, şunları söyledi: “Fabrika­nın yenilenmesi lazım. Bura­da üretilmeyen hemen hemen hiçbir şey yok. Üre, amonyum sülfat, sülfürik asit yani her şey var. 9 ayrı üretim ünitesi bulu­nuyor. Fakat asıl sorun, İran’da doğal gaz bedava, kışın doğal gaz yeteri kadar çıkartılmadı­ğı için yerin altından, kışın kı­sıtlama uygulanıyor. Bizim 90 gün ürün alamadığımız za­manlar oluyor. Fabrikayı aldı­ğımız zaman doğal gaz fiyatla­rı gübre üreten diğer ülkelerle mukayese ettiğiniz zaman çok dipteyken şimdi doğal gaz fi­yatları da yükselmiş. Razi, Tür­kiye’nin yurt dışındaki en bü­yük sanayi yatırımıdır. Burası İran gibi bu coğrafyada rekabet ettiğimiz bir ülkededir. İranlı­lar bize satarken iki ülke ara­sındaki ilişkiler iyi olsun diye de satılmış. Buradan çıkarken devletle görüşmeden, ‘Aldım çantamı gidiyorum’ diyemez­siniz. Savaş öncesi gittik, isti­şarelerimizi yaptık, devletimiz ‘Çıkabilirsiniz’ dedi bize. Ama şimdilik devam ediyoruz.” İran›daki tesiste 2 bin 500 kişi çalıştığını dile getiren Ay­dın, “Ara verdiğimiz üretime bir an önce başlamayı istiyo­ruz. Enerji konusunda doğal gaz ile çalışan gaz türbini ko­nusunda alternatif enerji yatı­rımı planlıyoruz. Bugünkü ha­li ile bile kıymetli olan tesisin yaptırımların kalkması halin­de çok daha kıymetli hale gele­ceğini düşünüyoruz” dedi. Savaşta tesisimiz çok az hasar gördü Aydın, söz konusu tesisten yüksek bir temettü aldığına ilişkin iddialara da yanıt vererek, temettünün şirket kar ettiğinde alınabileceğini söyledi. Genel kurulda huzur hakkı ve temettüye ilişkin alınmış kararlar bulunduğuna işaret eden Aydın, “Burada benim bir dahlim yok, düzenleme bu şekilde yapılmış. Temettüyü ortaklar alıyor. Çalışanlar ise prim alıyor. Son 3 senedir biz buradan çok az para kazanmış durumdayız. Savaşta tesisimiz çok az hasar gördü. Buradan para kazanılmadı ki bir prim dağıtılsın. Türkiye’de 18 şirkette görev yapsan dahi sadece bir tane huzur hakkı alabiliyorsun” ifadelerini kullandı. Kendilerinin özel yasaları olduğuna işaret eden Aydın, “Özel yasada diyor ki, ‘Yönetim Kurulu asgari ücret çarpı 4 alır’, bir şirketten alırsın. Biz geldiğimiz zaman genel müdür ne alıyorsa, sendika yüzde kaç bizden zam aldıysa, personel hangi zammı alıyorsa biz de onu alıyoruz” diye konuştu. Gübre sorunu yok… Aydın, “İlkbahar sezonu için gübre stoklarımızı yapmıştık. ABD ve İsrail’in İran ile savaşı öncesinde de hazırlıklarımızı tamamlamıştık, ihtiyacımız olan gemileri Hürmüz’den geçirmiştik. Şu anda gübre sorunu yok” dedi.

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı Haber

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı

Küresel ticaretin büyük bölümü deniz taşımacılığı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz Boğazı dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Yaşanan sıcak savaş Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkilediği andan itibaren dünyanın gözü petrol başta olmak üzere enerji koridorunun güvenliğine odaklansa da bu boğaz aynı zamanda bir tarım koridoru da. Nitekim Avrupa Birliği ülkeleri de hem tarım hem enerji koridoru olan bu boğazdan geçişleri ana gündemlerine alırken GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun da “Bu bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, gübre üretiminde kullanılan birçok hammaddenin tedarik zincirini de etkileyebiliyor” dedi. Onkun, küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek şirket faaliyetlerinin tüm tesislerde planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti. Onkun, gübre tedariğinin kesintisiz sürdüğünü ve son dönemde yüzde 25’lik bir artışta yaşandığını kaydederek çiftçilerin de gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmesinin piyasa dengesi açısından önem taşıdığına işaret etti. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin 1.598 kooperatif ve 1 milyondan fazla çiftçi ortağı ile Türkiye’nin en yaygın tarımsal organizasyonlarından biri olduğunu hatırlatan Onkun, GÜBRETAŞ’ın bu yapı içinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Genel Müdür Aytaç Onkun, “Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu küresel ticaret hatlarında artan riskler, enerji ve hammadde piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken gübre sektörü de bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim ve İran’ın misillemeleri sonrasında küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda riskler artmış durumda. Bölgedeki gelişmeler, gübre üretiminde kullanılan bazı ham maddelerin ve tarım ürünlerinin taşınmasında gecikmelere yol açabilecek potansiyel riskler oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Hürmüz’deki riskler tedarik zincirini etkiliyor “Bazı bölgelerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler tedarik zincirlerinde yeni riskler oluşturabiliyor” diyen Onkun, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ortakları olan çiftçilerimizin üretim için ihtiyaç duyduğu gübre girdisinin güvenilir ve kesintisiz şekilde sağlanması en önemli önceliğimizdir” diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan bazı tedbirlerin satışların durdurulduğu anlamına gelmediğini belirten Onkun, bu uygulamaların stokların etkin yönetilmesi ve kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Alınan tedbirlerin amacı, stokların etkin yönetilmesi ve üreticilerimizin ihtiyaç duydukları dönemde gübreye ulaşabilmelerini sağlamaktır. Çiftçilerimizin gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmeleri piyasa dengesi açısından önem taşıyor.” İlkbahar için tüm planlamaları hazır Yaptığı değerlendirmede de gübre satışlarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Genel Müdür Aytaç Onkun, ilkbahar üretim dönemi için gerekli planlamaların tamamlandığını söyledi. Onkun, “Tarım Kredi ortaklarının ve diğer çiftçilerimizin, üreticilerimizin ihtiyacı olan gübreler için ilkbahar dönemini planladık. Çiftçilerimizden endişeye kapılmamalarını rica ediyorum. Tarım Kredi Kooperatifleri dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Gübre satışları durmadı, aksine arttı Son günlerde kamuoyunda gübre satışlarının durdurulduğu yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin ise Onkun, Tarım Kredi Kooperatiflerinde satışların kesintisiz sürdüğünü söyledi. Onkun, yılbaşından bu yana Tarım Kredi gübre satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını belirterek şunları söyledi: “Normal şartlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin günlük gübre satışı yaklaşık 10 bin ton civarındaydı. Savaşın başladığı ilk günlerde sektördeki diğer satıcıların satışlarını durdurması veya yavaşlatmasıyla oluşan gübre ihtiyaçlarının karşılanmasını görevini de Tarım Kredi üstlendi. Talep ciddi şekilde arttı ve günlük satışlarımız 20 bin tonun üzerine çıktı. Buna rağmen etkin stok yönetimi sayesinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” Çevreci ve modern tesis yatırımları devam ediyor Şirketin yatırımları hakkında da bilgi veren GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, “Yarımca Limanı’ndaki tesislerimizde yürüttüğümüz yatırım projesi kapsamında depo, idari bina ve operasyon ofislerinin inşasına devam edildiğini belirtmek isterim. Bu yatırımla birlikte tesiste çevre dostu ve modern depolama altyapısını devreye almayı, ara nakliye maliyetlerini azaltmayı ve gübre tedarik zincirinin kritik halkalarından biri olan depolama faaliyetlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İzmir tesislerimizde yürütülen modernizasyon çalışmalarını tamamladık; sıvı ve toz gübre üretim tesislerimiz artık daha modern ve verimli. GÜBRETAŞ’ın üretim ve Ar-Ge kapasitesi, Tarım Kredi ailesinin geniş saha gücüyle birleştiğinde çiftçimiz için güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Ar-Ge ile 33 yeni ürün geliştirdi Genel Müdür Aytaç Onkun, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte organomineral gübreler, biyostimülantlar ve bitki besleme ürünlerine olan talebin arttığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: “2023’ten bu yana organomineral gübreler, biyostimülantlar, sıvı bitki besleme ürünleri ve özel formülasyonlu verim artırıcı çözümlerden oluşan 33 yeni ürünü çiftçilerimizle buluşturduk. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte ürün geliştirmek güçlü bir Ar-Ge kapasitesinin ve ekip çalışmasının sonucudur. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil, teknoloji ve inovasyonla çiftçilerimizin ürünlerinden aldığı verimliliği artıracak çözümler geliştirmektir.” “Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli önlemleri alıyor” Küresel belirsizliklerin yaşandığı bu süreçte devlet kurumlarının da gerekli tedbirleri aldığını belirten GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının gübre tedariği konusunda süreci yakından takip ettiğini söyledi. Onkun şu bilgiyi verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız küresel gelişmelerin tarımsal üretimimizi olumsuz etkilememesi için gerekli tedbirleri almaya devam ediyor. Bakanlığımızla koordineli şekilde özellikle yurt dışından ilave gübre tedarikine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Türkiye güçlü bir tarımsal üretim kapasitesine sahip. Küresel dalgalanmalara rağmen gübre tedariğinin sürdürülebilir şekilde yönetildiğini görüyoruz. GÜBRETAŞ olarak biz de güçlü lojistik altyapımız ve kurumsal yapımızla bu süreci başarıyla yöneten şirketlerden biriyiz.”

Çukurova'da sulama modernizasyonu için çiftçi destek bekliyor Haber

Çukurova'da sulama modernizasyonu için çiftçi destek bekliyor

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarımda verimliliği artırmak ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak için modernizasyon şart olduğunu kaydederek, “Çukurova’da çiftçilerin vahşi sulama yöntemlerini bırakarak, damlama sulama ve yağmurlama gibi modern sulama yöntemlerine geçiş yapmaları gerekiyor” dedi. Geleneksel sulama yöntemlerinin yoğun olarak kullanılmasının ve vahşi sulama alışkanlıklarının devam etmesinin, verimlilik ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği konusunda tehdit oluşturduğunu söyleyen Mehmet Akın Doğan, ‘’Teknoloji ile verimsiz topraklarında üretim yapan ülkeler mevcut. İklimi ve verimli toprakları sayesinde 365 gün ekim ve hasat yapılan Çukurova’da ise halen vahşi sulama yöntemleri kullanılıyor. Tarım sektörü, Türkiye'nin ekonomik ve sosyal kalkınmasında kilit bir role sahip. Bu rol içerisinde Çukurova önemli bir yerdedir. Verimliliği artırmak ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak için tarım uygulamalarında modernizasyon şart. Çukurova’da çiftçilerin vahşi sulama yöntemlerini bırakarak, damlama sulama ve yağmurlama gibi modern sulama yöntemlerine geçiş yapmaları gerekmektedir. Çiftçilere faizsiz kredi ve hibe desteği sağlanması, tarım sektörünün modernizasyonunu hızlandırarak hem ekonomik hem de çevresel fayda sağlayacaktır’’ diye konuştu. Doğan, Çukurova'nın tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak ve su kaynaklarını etkin bir şekilde yönetmek için atılacak adımların bölgenin ve ülkenin tarımsal kalkınmasına büyük katkı sağlayacağının altınız çizerek, “Çiftçilerin modern sulama sistemlerine geçişini engelleyen en önemli konu maliyetlerdir. Bu nedenle, ÇKS kayıtlarındaki araziler için şartsız, faizsiz kredi ve hibe desteği sağlanarak çiftçilere ekonomik destek sunulmalıdır. Bu destekler aracılığıyla çiftçiler, modern sulama sistemlerini kurmak ve işletmek için gerekli finansmana erişebileceklerdir. Çiftçilerimizin modern sulama sistemlerine geçişini teşvik etmek ve bu sistemleri kullanmalarını desteklemek, sürdürülebilir tarım için de çok önemlidir. Çukurova'nın tarımsal potansiyelini korumak ve bölgenin ekolojik dengesine katkı sağlamak adına yetkililerden, destekler için adım atılmasını bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.