TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Narenciye

AGRONEWS - Narenciye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Narenciye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Seferihisar, Satsuma Mandalina Hasadında Yüksek Verim Bekliyor Haber

Seferihisar, Satsuma Mandalina Hasadında Yüksek Verim Bekliyor

İzmir’in Seferihisar ilçesinde Satsuma mandalinasının hasadı başladı. Yüksek rekoltenin beklendiği sezonda Seferihisarlı çiftçiler, mandalinayı hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise kilogram fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. Sonbahar ve kış aylarının vazgeçilmez meyvesi olan Satsuma mandalinasının merkezi olarak bilinen Seferihisar'da hasat sezonu açıldı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bahçelere gelen kadın işçiler; gün boyunca, olgunlaşan mandalinaları ağaçlardan topluyor. Sepetlenen ürünler, erkek işçiler tarafından küfelerle taşınarak kamyonlara yükleniyor. Hasadı tamamlanan mandalinalar, sevkiyata hazırlanarak İzmir ve çevre illerdeki pazarlara gönderiliyor. Türkiye'nin narenciye üretimi ve ihracatında önemli bir yere sahip olan İzmir’de yılda ortalama 135 bin ton mandalina üretiliyor. Doğal C vitamini deposu olması, grip ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle bilinen Satsuma mandalinasının hasadı Ocak ayına kadar devam edecek. Rekoltenin bu yıl beklenenden fazla olduğunu kaydeden Seferihisarlı çiftçiler, mandalinanın kilogramını hale 15 liradan sattıklarını, pazarda ise fiyatının ortalama 50 liraya kadar çıktığını belirtiyor. 12 aylık serüven Mandalina yetiştirme sürecinin 12 aylık bir döngü olduğunu belirten üretici Sebahattin Çakal, "Mevsimsel işlere ilk olarak yılbaşı civarı budamayla başlarız. Budamanın ardından toprağa kimyasal ve hayvansal gübre atılır. Nisan ve Mayıs aylarında ağaçlar çiçek açar, ardından tomurcuk oluşur. Bu süreçte ilaçlama ve gübreleme işlemleri devamlı olarak yapılır. Bahar aylarında, mevsim şartlarına göre Nisan veya Mayıs gibi, sulama hortumları serilir ve sulamaya başlanır. Hasadımız Ekim ayında başlar ve bölgemizde 10-15 Ocak'a kadar sürer. Hasat, Ekim ayında olgunlaşan ve sararanların kesilmesiyle kademeli olarak yapılır. Bu iş kalabalık işçi gerektirdiği için toplama işini biz yapmayız, ürünü tüccara veririz ve onlar toplar." dedi. Çekirdeksiz ve ince kabuklu Satsuma cinsi mandalinanın özelliklerine de değinen üretici Çakal, "Çekirdeksiz ve ince kabuklu olan Satsuma cinsidir. Mandalina deyince akla bu gelmelidir. Gümüldür merkezli bölgemizin mandalinasının kalitesini hiçbir yer tutamaz; bunu yiyen bilir. Kaliteli mandalina ince kabuklu olur, yendiğinde ağızda dağılır ve iç kabuğu sert olmaz. Bu özellikler bizim bölgemizin orijinal ürünlerinde mevcuttur. Piyasada diğer cinslerin çoğalması bizi etkilese de, kalite olarak Satsuma mandalinasını tutmazlar. Ayrıca mandalina, özellikle kışın gribal hastalıklara karşı C vitamini deposu olmasıyla adeta bir ilaç ve tüketilmesi gerekir." ifadelerini kullandı. Bahçeden pazarlara Yaklaşık 28 yıldan beri mandalina toplaması ve alım-satım işleriyle uğraştığını kaydeden tarım işçisi Mustafa Kara, "Hasadımız Ekim ayında başlar; bu dönemde olmuş, iyi mandalinaları keseriz. Hasat süreci Kasım, Aralık ayları boyunca devam ederek Ocak sonuna kadar sürer. Çalışmaya sabah 7.30'da başlar, akşam 4'te bırakırız. Bu sene bahçeler iyi ürün verdi; verim ve kalitemiz güzel. Şu anda Gümüldür mandalinası diye de bilinen Satsuma cinsi mandalinayı kesiyoruz. Bu cins, tat oranı ve aromasıyla meşhurdur, çok lezzetlidir. Satsuma mandalinası ince kabuk olarak bilinir ve bu özelliğiyle çok farklıdır. Kalitesi dışarıdan bakıldığında renginden ve ince kabuğundan anlaşılır. Ayrıca iç çekirdeği olmaz; bu da yerken fark edilir. Lezzetli bir ürün olduğu için herkesin yemesini tavsiye ediyoruz. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak İzmir üzerinden yurt dışına ihraç ediliyor. Yurt içinde ise İstanbul, Ankara ve Bursa gibi büyük şehirlere ve Türkiye'nin büyük bir bölümüne gidiyor." sözlerini kullandı. C vitamini deposu Bahçelerden mandalina toplayarak geçimini sağlayan tarım işçisi Filiz Çelik ise "Bu çalışma sisteminde arkadaş ve grup uyumu çok önemli. Herkes elinden geleni yaparak birbirini tamamlıyor. Örneğin, erkekler çoğunlukla küfeyi taşır, kiloca hafif olan arkadaşlarımız ise ağaca çıkar. Kadınlar da genelde ağacın eteklerinden, orta kısımlarından toplar. Bir ağaca başladığımızda, altından üstüne kadar tamamen temizleyip bitiriyoruz. Ayrıca Kışın hastalıklarla boğuştuğumuz bu dönemde, gribe karşı C vitamini sağladığı için herkesin bu ürünleri yemesini tavsiye ederiz" diye ekledi.

Adana, Mandalina Fiyatı 15 TL’den 8 TL’ye Düştü Haber

Adana, Mandalina Fiyatı 15 TL’den 8 TL’ye Düştü

Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da bahçede 15 TL'den başlayan mandalinanın fiyatı 8 TL'ye kadar düştü. Üretimin merkezlerinden Çukurova'da bir çok üründe hasat sürüyor. Sonbahar ve kış aylarının vitamin deposu mandalina, rekoltesiyle üreticiyi sevindirdi. Dalında 15 TL'den alıcı bulan ancak şuanda 8 TL'ye kadar gerileyen mandalina, mevsimin en uygun fiyatlı meyvesi oldu. Kozan ilçesi Bucak bölgesinde hasat tüm hızıyla sürerken, işçiler sabahın ilk ışıklarından itibaren yoğun mesai yapıyor. Bu yıl kuraklık ve don nedeniyle portakal ile limonda rekolte düşerken, mandalina da hem üreticinin hem de narenciye işçilerinin yüzünü güldürdü. 10 dönümlük bahçede hasat yapan Mehmet Kopçak, "Mandalinanın ilk hasadına 15 TL'den başlamıştık, şu anda 8 TL'ye düştü. Rekolte güzel ama diğer narenciye ürünleri, özellikle limon ve portakal, bu yıl çok az. Bucak bölgesi Adana'da portakal denilince akla gelen, tescilli lezzetleriyle bilinen önemli bir üretim merkezi. Mandalina ise bölgeye özgü aromasıyla yoğun talep görüyor. 20 kişiyle bahçede 580 kasa hasat yaptık. Ancak mandalina dalında 8 TL'ye düşünce tüccarlar kesim yaptırmakta zorlanıyor, biz de iş bulmakta zorlanıyoruz" dedi. Hasatta çalışan tarım işçilerinden Meryem Durmuş ise "Sabah 6'da mesaimiz başlıyor, 8 saat boyunca hasat yapıyoruz. Bu yıl mandalina hasadı çok güzel geçti. Don vurduğu için işsiz kalırız diye korktuk ama Rabbim rızkımızı verdi" diye konuştu. Bir diğer işçi Ayşe Kocakaplan da, "580 kasa doldurduk, soğuktan dolayı ürün olmaz diye düşünüyorduk ama çok güzel mandalina oldu" ifadelerini kullandı.

Adana’da Zirai Don Öncesi Mandalina Hasadı Hızlandı Haber

Adana’da Zirai Don Öncesi Mandalina Hasadı Hızlandı

Adana’da zirai don uyarısının ardından üreticiler mandalina hasadını hızlandırdı. Bahçede cinsine göre kilogramı 14-19 lira arasında değişen mandalina, iç ve dış pazara gönderiliyor. Hasat Don Uyarısıyla Hızlandı Ekim ayında başlayan mandalina hasadı, üç gün süreceği belirtilen zirai don riski nedeniyle hız kazandı. Kent genelinde Ortanik ve W. Murcott cinsi mandalinalar işçiler tarafından toplanarak tırlarla sevkiyata hazırlanıyor. Bahçede Ortanik cinsi mandalina kilogramı 14-15 liradan, W. Murcott cinsi ise 17-19 liradan alıcı buluyor. Geçen yıl toplam 1 milyon ton verim alınan mandalinada, bu yıl dönüm başına ortalama 2 ton rekolte elde ediliyor. Sıcak hava koşulları nedeniyle toplam üretimin 500 bin ton civarında olması bekleniyor. "Hasat İç ve Dış Pazara Yetiştirilmeye Çalışılıyor" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana’daki mandalinaların Irak, İran, Azerbaycan, Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edildiğini belirterek, "Narenciye ürünlerinde sona yaklaşıldı. Çiftçiler ve tüccarlar hızla hasat yapıyor. İşçi sıkıntısı olmadığı için süreç sorunsuz ilerliyor. W. Murcott cinsi için yaklaşık 15 günlük bir hasat süresi kaldı" dedi. "Narenciye Rekoltesi Düşük Kaldı" Doğan, yaz aylarındaki aşırı sıcaklar nedeniyle rekoltenin düştüğüne dikkat çekerek, "2023’te 3 milyon 200 bin ton olan narenciye rekoltesi, 2024’te sıcak hava nedeniyle azaldı. Ürünlerin büyük kısmı döküldü. Erkenci ürünler çiftçiye kazanç sağlayamazken, geççi ürünlerde bir miktar kazanç elde edildi" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar Geriledi, Tüketiciler İçin Fırsat" Üretici Hayrettin Çelik ise don riski nedeniyle hızlı kesim yapıldığını ve bu durumun fiyatları düşürdüğünü belirtti. "Ovadaki narenciyenin yüzde 80’i hasat edildi. Kalan yüzde 20’lik kısım da don gelmeden toplanıyor. Soğuk hava dalgası bizi bekliyor. Hasadın hızlanmasıyla fiyatlar geriledi, vatandaşlarımız bu fırsatı değerlendirsin" dedi.

Adana'da Sıcak Hava Krizi: Ağaçlar Uyandı, Barajlar Tehlikede Haber

Adana'da Sıcak Hava Krizi: Ağaçlar Uyandı, Barajlar Tehlikede

ADANA (İHA) - Ocak ayında 30 dereceye ulaşan sıcaklıklar Adana’da narenciye ağaçlarını erken çiçeklendirdi. Mart ayında açması gereken çiçekler Ocak ayında tomurcuklandı. Ancak bu durum, Kozan Barajı’ndaki doluluk oranlarının kritik seviyelere gerilemesiyle tarımsal kriz endişelerini artırdı. Adana’da beklenenden yüksek seyreden sıcaklıklar, narenciye ve diğer tarımsal üretim faaliyetlerini olumsuz etkiledi. İklim krizinin etkilerini gösterdiğini belirten uzmanlar, bu olağandışı sıcaklıkların hem ürün veriminde hem de sulama sistemlerinde ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. "BU, İKLİM KRİZİNİN BİR SONUCU" Yüksek Ziraat Mühendisi Barış Kurtaran, Adana’da yaşanan sıcaklıkların ve yağışsız dönemin, tarım açısından kritik bir problem oluşturduğunu belirterek, "Bu aslında iklim krizinin bir sonucu. Dünyanın farklı yerlerinde yağışlar görülebilirken Anadolu coğrafyasında yağış yok. Şu an mevsim normallerin çok üzerinde seyreden sıcaklıklar var. Dışarı çıkan vatandaşlarımız ne güzel hava var dese de, havaların sıcak ve yağmursuz gitmesi tarım açısından ciddi bir kriz" dedi. "NARENCİYE ÇİÇEK AÇTI, HASAR RİSKİ ÇOK YÜKSEK" Kurtaran, özellikle narenciye ağaçlarının erken çiçeklenmesinin, ilkbaharda yaşanabilecek don olaylarına karşı hassasiyet yarattığını ifade etti. "Baraj üzerinden sulanan tüm alanlarda üretim ve kalite sıkıntısı olma riski şu an çok yüksek. Bölgede ilk ürün ve ikinci üründe yağmursuzluk bu derece yüksek olursa ilk ürün ekimi ve sebze ekimine de izin verilip yapılamaz. Şu an belki seralarda müdahale edilebilir. Damlama yapan çiftçiler toprağı nemli tutarak ağaçların geç uyanmasına destek olabilir ama narenciyeler çiçek açmış durumda" diye ekledi. Barajlardaki düşük doluluk oranı ve sıcaklıkların mevsim normallerinin üstünde seyretmesi, Adana’da hem üreticileri hem de uzmanları endişelendiriyor.

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu Haber

Limonun Başkenti Erdemli’de Hasat Yoğunluğu

MERSİN (İHA) - 100 bin dekarı aşan üretimle Türkiye'nin limonun merkezi olan Mersin’in Erdemli ilçesinde, yılda 1 milyon tondan fazla limon üretiliyor. Şu sıralar yoğun hasat dönemi yaşanırken, bahçeden 6-7 TL’ye alıcı bulan limonlar, işçiler tarafından toplanıp ayrıştırma tesislerine gönderiliyor. Üretim sürecinde 10 bin kişiye istihdam sağlanıyor ve limonlar Balkanlar’dan Avrupa’ya 15 ülkeye ihraç ediliyor. BAHÇEDEN SOĞUK HAVA DEPOLARINA Sabah erken saatlerde hasada başlayan işçiler, limonları tek tek toplayıp küfelerle taşıyor. Limonların büyük bölümü yaz aylarında tüketilmek üzere soğuk hava depolarına kaldırılıyor. "Lamas" ve "küt dikenli" cinslerin yoğun hasat edildiği kaydediliyor. Üreticilerden Nurettin Doğan, limonun bahçede 6-7 TL arasında alıcı bulduğunu ancak maliyetlerin yüksek olduğunu belirtiyor. Su ve gübre gibi masrafları hesap etmeden, kesilen her 10 ton limonda 4 tonunun işçilik masrafı olduğunu belirten Doğan, en düşük işçi yevmiyesinin 850 TL olduğunu açıkladı. KADIN İŞÇİLERE İSTİHDAM SAĞLIYOR Narenciye işleme tesisinde çalışan Eşe Bulut, limon üretiminin kadınlara büyük istihdam sağladığını vurguladı. Bulut, "Burası bizim ekmek kapısı. Limonun bize artısı çok fazla. Limon olmasa benim burada yapacağım bir işim olmaz. Limon sayesinde ben yılda 10 ay çalışıyorum. Burada çalışanlar evin yükünü omuzlayan, çocuklarına bakan insanlar. Gençlerimiz var, onlar da çalışarak aile bütçesine katkı sağlıyor" dedi. REKABET ZORLAŞIYOR Narenciye işleme tesisi sahibi ve Erdemli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Karagöz, limonun 15 ülkeye ihraç edildiğini, ancak artan maliyetlerin rekabeti zorlaştırdığını söyledi. Karagöz, "Dünyada limonu tek üreten biz değiliz. Mısır, İran, Çin ve İspanya var. İspanya dışındaki bütün ülkeler bizden daha avantajlı durumda. Çünkü oralarda maliyetler çok düşük. Ülkemizde maalesef ürün ucuz, maliyet daha yüksek. Maliyeti düşüremediğimiz sürece hem içeride hem de dışarıda rekabet şansımız azalıyor. Bu iş desteksiz olmaz. Bunu ürün bazında desteklemek gerekiyor. Örneğin bu sene hangi ürün para etmiyorsa ona destek verilmesi gerekiyor. Bu sene de limona destek verilmesi gerekiyor. Limonun durumu çok da iyi değil" dedi. ERDEMLİ’NİN ANA GEÇİM KAYNAĞI Sanayi sektörünün bulunmadığı Erdemli’de limon üretimi, bölgenin en önemli istihdam kaynağı. Karagöz, kadın istihdamıyla öne çıkan limon sektörünün hem üreticiyi hem de ihracatçıyı desteklemek için daha fazla teşvik desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Doğan: Haber

Doğan: "Suriyelilerin Dönüşü Tarımı Tehdit Ediyor"

ADANA (İHA) - Suriye’deki 61 yıllık Baas rejiminin devrilmesi ve iç savaşın sona ermesiyle birlikte Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşü hızlanıyor. Adana’da tarım sektörünün önemli bir kısmını oluşturan Suriyeli işçilerin yokluğu, çiftçileri ve sektörü tedirgin ediyor. "SURİYELİ İŞÇİLER OLMAZSA TARIM DURUR" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tarım sektöründe çalışan işçilerin yüzde 77’sinin Suriyeli olduğunu belirterek, "Tarım işçisi Suriyeliler ülkelerine dönerse ciddi sıkıntı yaşarız. Ucuz işçi ithal etmemiz gerekiyor" dedi. Doğan, "Türkiye'de yılın 365 günü hasat, ekim ve dikim yapılabiliyor. Suriyeliler 11 yıldır ülkemizde. Türkiye'de yaşayan Suriyeliler de ülkelerine dönmek istiyor. Şu anda önümüz kış ve kış şartlarında gidişler ağır ilerliyor. Havalar ısındığında gidişler daha da artacaktır. O zaman da tarım sektörü ciddi sekteye uğrayacak" diyerek, tarımda çalışan Suriyelilerin gitmesini istemediklerini ekledi. "YERLİ İŞÇİLER BAŞKA SEKTÖRLERE KAYDI" Başkan Doğan, Türk işçilerin turizm gibi hizmet sektörlerine yöneldiğini, bu nedenle tarımın ara eleman ihtiyacının karşılanamadığını ifade etti. Ucuz tarım işçilerinin gitmesi sonucunda tarım sektörünün biteceğini dile getiren Doğan, "Ülkemize Türki cumhuriyetlerden ve Afrika'dan ucuz işçi ithal etmeliyiz. O işçilere yerleşim yerlerinden uzak, sosyal donatı alanları yapılarak tarıma kazandırılmaları gerekiyor. Türkiye bir tarım ülkesi. Bizim yerli tarım işçilerimiz hep başka sektörlere geçti. 1980 öncesi Adana'da narenciye yok denecek kadar azdı. Ancak şu anda Adana'da narenciye çok fazla ve teknoloji gelişmediği için işçilere ihtiyacımız var" diye konuştu. "ADANA ŞİMDİDEN ZORLANIYOR" Şu an bile Adana’da tarım işçisi bulma konusunda zorluk yaşandığını belirten Doğan, bu durumun özellikle hasat ve ekim dönemlerinde tarımı daha da zorlayacağını söyledi. Suriyelilerin dönüşlerinin artmasıyla sorunun büyüyeceğini kaydeden Doğan, önlem alınması gerektiğini dile getirdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.