Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nohut

AGRONEWS - Nohut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nohut haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye, 3 ürünle dünya şampiyonu: En kaliteli tarım lezzetleri Haber

Türkiye, 3 ürünle dünya şampiyonu: En kaliteli tarım lezzetleri

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2025 verilerine göre; Türkiye, tam 7 stratejik üründe dünya üretiminin zirvesine yerleşerek rakipsizliğini ilan etti. Listenin başında, yabancıların tadına hayran kaldığı ve sofralarından eksik etmediği şu "şampiyon" ürünler yer alıyor: Fındık: Dünya üretiminin yarısından fazlası tek başına Türkiye tarafından karşılanıyor. Yıllık 650 bin tonluk üretimle en yakın rakibi İtalya'ya devasa bir fark atan Türkiye, küresel fındık pazarının hakimi konumunda. Kiraz: Dünyadaki her dört kirazdan biri Türkiye'de yetişiyor. 736 bin tonu aşan üretimiyle Türkiye, Şili ve ABD gibi ülkeleri geride bırakarak liderlik koltuğuna oturdu. İncir: Yıllık 356 bin tonluk üretimle "cennet meyvesi" olarak bilinen incirde Türkiye, dünya birinciliğini kimseye kaptırmadı. Listede Başka Hangi Gurur Tabloları Var? Şampiyonluk sadece bu üç ürünle sınırlı değil. Türkiye; kayısı (750 bin ton), ayva, haşhaş tohumu ve keçiboynuzu üretiminde de dünya genelinde birinci sırada yer alıyor. 22 Ürünle İlk Üçteyiz Türkiye'nin tarımdaki başarısı sadece birinciliklerle sınırlı kalmıyor; toplamda 22 farklı ürünle dünyada ilk üç sırada yer alarak küresel gıda arz güvenliğinin anahtarı haline geldi. İkincilikler: Salatalık ve vişne üretiminde dünya ikincisiyiz. Üçüncülükler: Antep fıstığı, mandalina, şeftali, ıspanak, nohut, elma, karpuz, kavun, zeytin ve domates gibi sofraların vazgeçilmezlerinde dünya üçüncüsü olarak dev pazarlara yön veriyoruz. 38,5 milyon hektarlık tarım alanı ve modern üretim teknikleriyle Türkiye, 2026 yılında da dünyanın "tarım ambarı" olma unvanını başarıyla taşıyor. Yabancı yatırımcıların ve tüketicilerin gözdesi olan bu lezzetler, Türkiye'nin ihracat gücünün en büyük motoru olmaya devam edecek. PEKİ DÜNYANIN EN İYİ BİBERLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? TÜRKİYE'NİN O BİBERİ LİSTEYE DAMGA VURDU! İşte gastronomi dünyasında taşları yerinden oynatan ve sofralarımızın baş tacı olan o listenin detayları... 20- Shishito / Japonya 3.8 puan 19- Cayenne / Fransa 3.8 puan 18- Jalapeños / Meksika 3.9 puan 17- Scotch Bonnet /Jamaika 3.9 puan 16- Prik kee noo / Tayland 3.9 puan 15- Poblano / Meksika 3.9 puan 14 - Piment d'Espelette / Fransa 4 puan 13- Malagueta / Brezilya 4 puan 12- Kashmiri mirch / Hindistan 4 puan 11- Ancho chile / Meksika 4 puan 10- Chile de arbol / Meksika 4 puan 9- Urfa biberi / Türkiye 4.1 puan 8- Guajillo chile / Meksika 4.1 puan 7- Chipotle / Meksika 4.1 puan 6- Pementos de Padrón / İspanya 4.2 puan 5- Piperiá Florínis / Yunanistan 4.3 puan 4 - Ají panca / Peru 4,3 puan 3- Ají limuzin / Peru 4.3 puan 2- Rocoto biberi / Peru 4.4 puan 1- Aji amarillo / Peru 4.6 puan

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi Haber

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen 'Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi' çerçevesinde düzenlenen törende, 660 ton tohum çiftçilere teslim edildi. Kur’anı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum Temin Töreni’ne Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Kayseri Vali Vekili Adnan Türkdamar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı, ziraat odası başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Kadir Has Kültür Merkezi otoparkında düzenlenen törende konuşan Başkan Büyükkılıç; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaydan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletine ve acılı ailelere baş sağlığı temenni edip, yaralılara acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkartmış olduğu yasa ve yetkilerle, sadece belediye hizmetlerinin dışında diğer alanlarda da ülkenin kalkınmasına yönelik hizmetler gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarım ve hayvancılık şehri olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Kayseri’nin turizm alanında da kendisinden söz ettirdiğini, bu sezon Erciyes Kayak Merkezi’ne 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Daha önce Avrupa’nın en iyi şehri ünvanı ile Altın bayrak ödülünü almıştık. Bu defa Dünya Spor Başkentliği olma yolunda başvurumuzu yapmıştık, Avrupa’dan heyet incelemek üzere geldi, Kayseri’mizde misafir ediliyor, spor yazarlarımız şehrimizi en güzel şekliyle tanımlıyor. Bu da yetmiyor, şehrimizi Türk Cumhuriyetleri arasında kültürün başkenti olma yönünde çabalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan, 16 ilçemizi de ayrıştırmayan bir anlayış ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle ötekileştirmeden hizmet ediyoruz." Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinden de bahsederek, 9 ay gibi süre içerisinde projenin tamamlanacağını belirterek, kent genelinde gerçekleşen ulaşım yatırımlarını da anlattı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın selamlarını ileten Başkan Büyükkılıç, "Arı, tavuk, manda, koyun veriyoruz, Mevla’m bereketleniyor. Binlerce koyunu verdik, koyunların 150 bini aştığı söyleniyor. Tarım İl Müdürlüğümüz ile uyum içerisinde Bakanlığımız ve Valiliğimiz önderliğinde her projede ‘biz de varız’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç; Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’ni canlandıracak hem de sazlık çevresindeki mahallelerde tarımsal üretime güç katacak önemli bir projeyi de hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz" dedi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav da Kayseri ekim alan büyüklüğünde Türkiye’de 5’inci sırada olduğunu, üretim miktarında Kayseri’nin yine 5’inci sırada olduğunu, ilk 10 içerisinde 24 tane ürün olduğunu ve 32 tane de coğrafi işaretli ürünleri olduğunu anlattı. Saklav, yaklaşık 500 bin dekar atıl olan nadas araziyi tarımsal üretime kazandırdıklarını söyleyerek, "Bakanlığımız olarak 2026’da bugün yaklaşık 300 ton, Büyükşehir Belediyemiz olarak da 365 ton nohut, aspir, yeşil mercimek, kuru fasülye ve dörtlü karışım tohumu dağıtacağız" dedi. Büyükşehir belediyesine ayrı bir sayfa açmak gerektiğine vurgu yapan Müdür Saklav, şöyle konuştu; "Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda Kayserili çiftçilere 1 milyar 200 milyon TL’lik destek gerçekleştirdi, canlı hayvan, tohum, makine ekipman, gübre, arı, kanatlı hayvan vermiş, mera ıslahında bulunmuş, tarımsal destekleri çiftçilere aktarmış, Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz." "Çiftçi sizinle gurur duyuyor" Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş ise Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak bilindiğini son yıllarda artık tarım ve hayvancılık alanında da ilk 5’te olduklarını kaydetti. Başkan Büyükkılıç’a ‘iyi ki varsınız’ diyen Güneş, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çiftçi sizinle gurur duyuyor. Her yerde emeğiniz var, sadece tohum değil, arazi yollarında, ekipmanlarda her yerde emeğiniz var. Türkiye’de en çok tarıma destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’dir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıtımı gerçekleştirilirken, üreticiler de bu projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. Proje kapsamında dağıtılan tohumlar; 200 ton nohut, 100 ton aspir, 60 ton yem bitkisi karışımı olmak üzere toplam 360 tona ulaştı. Bu destekle yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Toplam maliyeti 19 milyon 320 bin TL olan projenin yarısı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe olarak karşılanırken, kalan yüzde 50’lik kısım üreticiler tarafından üstlenildi. Destekler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Planlı Ekim Projesi" kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere verildi. Bu sayede hem planlı üretimin yaygınlaştırılması hem de tarımsal verimliliğin artırılması amaçlanıyor.

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı Haber

Sertifikalı tohum üretimi 1,3 milyon tonu aştı

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'de sertifikalı tohum çalışmaları, yüksek verim ve kalite hedefiyle Bakanlık denetiminde, özel sektör ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından yürütülüyor. Sertifikalı tohumlar, Bakanlıktan "Tohumculuk Kuruluşu Belgesi" almış özel firmalar ve TİGEM tarafından, tohum yetiştirici belgesi sahipleriyle sözleşmeli olarak üretiliyor. Tohumlar tarla incelemesi, hasat sonrası numune alma, laboratuvar analizleri ve etiketleme aşamalarından geçerek sertifikalandırılıyor. Tarımsal üretimin tüm aşamalarında verimlilik ve kaliteyi önceliklendiren Türkiye, sertifikalı tohum ihracatını artırmak ve yerli tohum kullanımını yaygınlaştırarak tarımsal verimliliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Türkiye, bu alandaki çalışmalara hızla devam ederken, üretimdeki artış oranlarıyla, tohum ve tohum geliştirme konusunda dünyada otorite ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Sertifikalı buğday tohumu üretimi rekor kırdı Bu doğrultuda, 2015 yılında 896 bin 298 ton olan sertifikalı tohum üretimi, yüzde 50,7 artışla 1 milyon 350 bin 627 tona ulaştı. Türkiye'de, 2015'te 484 bin 204 ton olan sertifikalı buğday tohumu üretimi, geçen yıl yüzde 32,3 artarak tüm zamanların rekorunu kırdı ve 640 bin 829 tonla en yüksek seviyesine çıktı. Sertifikalı arpa tohumu üretimi, 2015 yılında Türkiye'de 125 bin 18 ton seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 31,8 artarak 164 bin 835 tona yükseldi. Ülkede, sertifikalı mısır tohumu üretimi 2015 yılında 56 bin 671 ton iken geçen yıl yüzde 5,5 azalarak 53 bin 534 ton, çeltik tohumu üretimi 2015 yılında 8 bin 945 ton seviyesindeyken yüzde 32,1 artışla 11 bin 818 ton, patates tohumu üretimi 2015 yılında 175 bin 397 ton iken yüzde 106,6 artışla 362 bin 331 ton olarak hesaplandı. Sertifikalı nohut tohumu üretimi 2015 yılında 2 bin 305 ton seviyesindeyken yüzde 702,3 artışla 18 bin 494 tona, kuru fasulye tohumu üretimi 2015 yılında 109 ton iken yüzde 1773 artışla 2 bin 42 tona, mercimek tohumu üretimi 1140 ton iken yüzde 1046 artışla 13 bin 64 olarak kayıtlara geçti. "Üretimdeki yükseliş, sektörün eriştiği kapasiteyi gösteriyor" Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kayhan Yıldırım, Türkiye'de sertifikalı tohum üretimine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan rapora göre, 2050 yılına kadar bugünden daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını aktaran Yıldırım, bütün bu süreçlerin merkezinde, tohumculuk sektörünün yer aldığını anlattı. Yıldırım, sertifikalı tohum üretimindeki yükselişe işaret ederek, sektörün, teknik altyapı, üretim gücü ve kurumsal birikimindeki gelişime dikkat çekti. Bu yükselişin, Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü daha da sağlamlaştırdığını kaydeden Yıldırım, özellikle 2020 sonrasında yüksek üretim seviyesine ulaşıldığını ve 2022 yılında kaydedilen 1 milyon 361 bin 336 tonluk üretimin, sektörün eriştiği kapasiteyi ortaya koyduğunu vurguladı. "İsrail'den tohum almıyoruz" Çiftçilerin, sertifikalı tohum kullanma alışkanlığının artırılmasının, sektör açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Sertifikalı tohum üretimindeki tablo, sektörümüzün son 10 yılda istikrarlı biçimde büyüdüğünü açıkça ortaya koymaktadır. 2015 yılında 896 bin ton seviyesinde olan üretimin, 2025 itibarıyla 1 milyon 350 bin tonun üzerine çıkması, üretim altyapımızın, teknik kapasitemizin ve sektörümüzün kurumsal birikiminin önemli ölçüde güçlendiğini göstermektedir. Bu artış, yalnızca miktarsal bir büyüme değil, aynı zamanda Türkiye'nin tohumculukta kendi üretim gücünü tahkim ettiğinin de somut göstergesidir." Yıldırım, Türkiye'nin, İsrail'den tohum aldığı iddialarına da değinerek, "Türkiye, tohumculukta güçlü ülkelerden birisi haline geldi. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz. İsrail'den tohum almıyoruz, yerli üretim kapasitemizle, iç talebi büyük oranda karşılayabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

TÜİK 2024-2025 bitkisel ürün tablolarını açıkladı Haber

TÜİK 2024-2025 bitkisel ürün tablolarını açıkladı

TÜİK 2024-2025 dönemi bitkisel ürün denge tablolarını açıkladı Türkiye'nin bu dönemde toplam tahıl ürünlerinde yurt içi üretiminin ülkedeki talebi karşılama derecesi yüzde 91,1 oldu Meyveler ve içecek bitkilerinde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 594,9 ile kayısı ve zerdalide ölçüldü Sebzelerde yurt içi üretimin yurt içi talebi karşılama derecesi yüzde 108,8 olarak kayıtlara geçti Türkiye'nin toplam tahıl ürünlerinde 2024-2025 piyasa döneminde yurt içi üretimin ülkedeki talebi karşılama derecesi (yeterliliği) yüzde 91,1 olarak belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu, 2024-2025 dönemine ilişkin bitkisel ürün denge tablolarını açıkladı. Buna göre toplam tahıl ürünlerinde yeterlilik derecesi, söz konusu dönemde yüzde 91,1 oldu. Bu ürün grubunda en büyük paya sahip buğdayın yeterlilik derecesi yüzde 104,3 (durum buğdayında yüzde 202, diğer buğdayda yüzde 92,3) olarak kayıtlara geçti. Yeterlilik derecesi, yem sanayisinin en önemli girdilerini oluşturan arpada yüzde 84,6, mısırda yüzde 73,1 ve soyada yüzde 4,2 olarak hesaplandı. Meyveler ve içecek bitkilerinde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 594,9 ile kayısı ve zerdalide ölçüldü. Turunçgiller grubunda yer alan meyvelerin tamamında kendine yeterliliğin olduğu görüldü. Yeterlilik derecesi çayda yüzde 96,1, muzda yüzde 80,7 ve cevizde yüzde 82,8 oldu. Toplam sebze ürünlerinde yurt içi üretimin Türkiye'deki talebi karşılama derecesi yüzde 108,8 oldu. Sebzelerde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 116,2 ile sakız kabakta tespit edilirken hıyarda 115,7, domateste 112,3 olarak ölçüldü. Fındıkta yeterlilik yüzde 592,5 olarak tespit edilirken sert kabuklular grubunda yer alan ve yeterlilik tespit edilen diğer ürünler yüzde 104,5 ile Antep fıstığı ve yüzde 102,5 ile kestane oldu. - Turunçgiller Turunçgiller grubundaki greyfurtun yeterlilik derecesi yüzde 271,8'i bulurken bu oran limonda yüzde 137,3, mandalinada yüzde 142,9 ve portakalda yüzde 122,7 olarak hesaplandı. - Kuru baklagiller Kuru baklagillerden yeterlilik derecesi en yüksek ürünün yüzde 117,5 ile nohut olduğu belirlendi. Kuru fasulyenin yeterlilik derecesi yüzde 99,9 olarak tespit edildi. Yağlı tohumlar ürün grubundan pamukta yeterlilik derecesi yüzde 96,6, ayçiçeğinde yüzde 63,2 ve kolzada yüzde 91,5 olarak ölçüldü. Şekerin yeterlilik derecesi ise yüzde 98,6 olarak kayıtlara geçti.

Nohudun kum ve ateşle dansı Haber

Nohudun kum ve ateşle dansı

Yörede nohudun kum ve ateşle dansı olarak adlandırılan işlem, güneşin altında el emeği ile yapılıyor. Ülkede sadece Elazığ’ın Ağın ilçesinde yapılan coğrafi işaretli Ağın leblebisi lezzetinden ödün vermiyor. Her aşaması özenli ve zahmetli olan leblebinin yapımında kullanılan yöreye has nohut, kum ve meşe ateşi üzerinde lezzet üçgeni oluşuyor. Yapımı için önce elekten geçirilen nohutlar, yabancı maddelerden ve kırık olanlardan arındırılarak leblebi yapımı için meşe külü içeren tuzlu su içerisinde haşlanıyor. Belli bir derecede haşlanan nohutlar bu arada sacda kızdırılan, sıcaklığı 200 dereceye varan yöreye has beyaz kum içerisine dökülüyor. Nohutlar adeta sıcak kumun içerisinde dans ederek nar gibi kavruluyor. Kavurma işlemi bittikten sonra tekrar bir eleğe dökülen nohutlar, kabukları soyularak tüketime hazır hale getiriliyor. Yörede nohudun ateş ve kumla dansı olarak adlandırılan işlem, büyük bir el emeği ve işlem gerektiriyor. Eşiyle birlikte leblebi yapan 3 çocuk babası Mehmet İkinci, “Ağın leblebisi bizim Ağın ilçesine has bir leblebidir. Nohudu da Ağın’da yetişir. Aynı zaman bir geçim kaynağı olarak yapıyoruz. Ağın leblebisi coğrafi işaretli bir üründür. Kumu da ilçeye özeldir. Kumu Bademli köyünden çıkıyor. Her kumdan olmuyor. Her nohuttan Ağın Leblebisi olmuyor. Çok denendi ama bunun tadını ve lezzetini alamadık. O yüzden mecburen Ağın’a has tüylü bu nohudu üretiyoruz. 15 senedir bu işi yapıyorum. İşlerimiz de güzel. Biraz yorucu ve yıpratıcı ama bir geçim kaynağı olarak yapmak zorundayız. Çocuklarımız ve geleceğimiz için uğraşıyoruz. Bu meslek de bitmek üzere, çünkü makineye döndü. Artık kimse lezzetine veya organikliğine bakmıyor. Herkes sanayi türü ne kadar çok para kazanırım hesabı yapıyor” dedi. Bu kültürü ve lezzeti devam ettirmek istediklerini dile getiren İkinci, “Gücümüz yettiği kadar yapmayı düşünüyoruz. İnşallah alttan gelen gençlerimiz de heveslenir. Biz sabah 6 gibi başlıyoruz. El yapımı olduğu için temmuzda başlıyor ekim sonuna kadar devam ediyor. Havalar bozunca olmuyor. Sıcakta olması gerekiyor. Çok sıcak havalarda yapılması gerekiyor. Lezzeti de ondan geliyor. 40 dereceninim altında bu leblebiyi yapmak zorunda kalıyoruz. Leblebinin kum ve ateşle dansı derler. Gerçekten de öyledir. Karıştırma esnasında dans eder gibi olur. Çok güzel bir görüntüsü de oluyor” diye konuştu. Ağın leblebisini karı koca zevkle yaptıklarını aktaran İkinci, “Yorucu dahi olsa akşam dinlenince her şey geçiyor. Müşterilerimiz memnun olduğu zaman o yoruculukta gidiyor. Amaç illa para kazanmak değil, insanların yediği üründen zevk almalarıdır. Bizi de o memnun ediyor. İşimizden memnunuz. Şuanda kilosu 200 liraya gidiyor. İnsanlar pahalı diyor ama nasıl yapıldığını bir gelip görsünler; gerçekten 200 kiraya değiyor mu, değmiyor mu. Yedikleinde makineyle el yapımı arasındaki farkı da görürler. Pahalı dedikleri zaman bizi bazen üzüyor ama kimseye de bir şey diyemiyoruz. Herkes geçim derdinden dolayı haklıdır” şeklinde konuştu.

Mersin’de atalık nohut desteği alan üreticiler ilk hasadını yaptı Haber

Mersin’de atalık nohut desteği alan üreticiler ilk hasadını yaptı

Mersin’de, Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ortaklığında atalık nohut üretiminin artırılması amacıyla uygulanan proje sonrası üretici ilk hasadını gerçekleştirdi. 2021 yılında atalık tohumları gelecek nesillere aktarmak amacıyla bir proje oluşturduklarını ve Gülnar’ın 8 mahallesinde bu projeyi uygulamaya koyduklarını belirten Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Ziraat Teknikeri ve Bitkisel Üretim Şefi Hakan Haykut, “2021 yılında Gülnar ilçesinde ilk kez hayata geçirdiğimiz proje ile Bereket, Dayıcık, Şeyhömer, Konur, Kayrak, Göktürk, Yassıbağ ve Üçoluk mahalleleri olmak üzere 8 mahallede 355 dekar alan için 9’u kadın 48 üreticiye toplam 4 bin 260 kilogram nohut tohumu desteği sağladık” dedi. Gülnar’da üretilen nohudun tescilli, pişkinlik ve besin değeri bakımından da zengin ve faydalı bir nohut çeşidi olduğunu ifade eden Haykut, “Dışarıdan bu nohuda talep çok fazla. Tohum desteği ile birlikte, bölge halkı tarafından önceden çok düşük miktarda satılan, unutulmaya yüz tutmuş bu nohut cinsi, yeniden üretime kazandırılarak, aile gelirine çok büyük bir katkı sağlayacak” ifadelerini kullandı. Gülnar ilçesi Konur Mahallesi’nde atalık nohut tohumu desteğinden faydalanan yerli üretici Mehmet Beyaz, “Bahar aylarında muhtarımız aracılığıyla Vahap Başkanımızın sunduğu bu destekten haberim oldu. Tohumlarımızı alıp, ekimlerimizi yaptık. 4 ay gibi kısa bir süre içerisinde de hasadımızı yaptık” diye konuştu. Hasattan aldığı verimden çok memnun olduğunu dile getiren Beyaz, “Verim çok iyi. Bire 6 olarak verim alıyoruz. Bu nohut çok eskiden beri vardı ama gitgide tohumunu bulmak zorlaşmıştı. Bizler ata tohumumuzu kaybetmemek için üreticiler olarak bunu ekmeye ve üretmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Belediyenin üreticilere sağlamış olduğu destekleri çok faydalı bulduğunu ifade eden Konur Mahallesi vatandaşlarından Tenzile Yadigar ise “Yıllar önce yapılması gereken bir proje olduğunu düşünüyorum. Alım garantili olduğunu duyunca, gerçekten çok sevindim. Çünkü, köylü ürettiğini çoğu zaman satamıyor ve tüccarlar tarafından ucuza alınıyor. Üreticiler, bu anlamda hep desteklenmeli” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.