TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Paris

AGRONEWS - Paris haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paris haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Fransız çiftçilerden Paris’te traktörlü eylem Haber

Fransız çiftçilerden Paris’te traktörlü eylem

Avrupalı çiftçilerin AB-Mercosur ticaret anlaşmasını engellemeye yönelik protestoları sürüyor. Fransa'da çiftçiler, Avrupa Birliği'nin Güney Amerika ülkeleriyle imzalamayı planladığı kapsamlı ticaret anlaşmasına ve diğer şikayetleri nedeniyle sabaha karşı polis kontrol noktalarını aşarak traktörleriyle başkent Paris'e girdi. Çiftçiler traktörleriyle ünlü Şanzelize Caddesi (Champs Elysees) boyunca ilerleyerek Arc de Triomphe anıtı (Zafer Takı) çevresindeki yolu kapattı. Çiftçiler daha sonra Eyfel Kulesi önünde toplanarak gösteri düzenledi. Ulaştırma Bakanlığı, sabah işe gidiş saatlerinden önce başkente giden otoyollarda, özellikle batı banliyölerinden ve Normandiya'dan Paris'e giden A13 yolunda onlarca traktörün trafik akışını engellediğini ve 150 kilometrelik araç kuyruğuna neden olduğunu belirtti. Mercosur oylamasının Cuma günü yapılması bekleniyor AB-Mercosur (Güney Amerika Ortak Pazarı) anlaşması, dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesini oluşturacak ve 27 üyeli AB'nin Latin Amerika'ya daha fazla araç, makine ve alkollü içki ihraç etmesine imkan tanıyacak. Ancak Avrupalı çiftçiler, tarım devi Brezilya ve komşu ülkelerden gelen daha ucuz ürünlerle rekabet etmelerinin zor olacağını belirtiyor. Fransa uzun zamandır AB-Mercosur ticaret anlaşmasına şiddetle karşı çıkıyor. Almanya ve İspanya ise anlaşmayı destekliyor. Avrupa Komisyonu İtalya'nın da desteğini almış gibi görünürken, bu durum Fransa'nın desteği olsun ya da olmasın ticaret anlaşmasını onaylamak için gerekli oylara sahip olacağı anlamına geliyor. Anlaşmaya ilişkin oylamanın Cuma günü yapılması bekleniyor. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard dün yaptığı açıklamada, AB ülkeleri anlaşmayı desteklese bile anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Fransa'nın onayının da gerekeceği Avrupa Parlamentosu'nda buna karşı mücadeleye devam edeceğini söylemişti.

ZONGULDAK, KESTANE BALINDA İKİ YIL ÜST ÜSTE ALTIN ÖDÜL ALDI Video Galeri

ZONGULDAK, KESTANE BALINDA İKİ YIL ÜST ÜSTE ALTIN ÖDÜL ALDI

Zonguldak'ta yaşayan Akosman çifti, 9 yıl önce 40 kovanla başladıkları arıcılık yolculuğunda "Kestane balının diyarı Zonguldak" sözünü uluslararası arenada kanıtladı. Saflık ve kalite göstergesi olan prolin değeri dünya standartlarının üzerinde çıkan Zonguldak kestane balı, önce Londra'da ardından Paris'te düzenlenen uluslararası yarışmalarda iki yıl üst üste ‘altın bal' ödülüne layık görüldü. Kilimli ilçesinde yaşayan 33 yaşındaki Muhammet Akosman, dedesinden ve ailesinden devraldığı arıcılık mesleğini akademik eğitimle birleştirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arıcılık Bölümü'nden mezun olan Akosman, 2016 yılında kendi işletmesini kurdu. Devlet desteğiyle 40 kovanla başladığı üretimini, eşiyle birlikte her yıl büyüttü. Muhammet Akosman, üretim sürecini ve elde edilen başarıyı şu sözlerle anlattı: "Zonguldak bölgesinde kestane balı ve arı ürünleri üreticisiyim. Dededen gelen bir mesleğimizi devam ettiriyoruz. Zonguldak bölgesi endemik bitkiler var. Özellikle kestane balı dünya standartlarının üzerinde bir bal ve kalitesi de bu kadar yüksek. Biz bu balı iyi bir şekilde üretmeye çalışıyoruz. Arıcılığa çok önem veriyoruz. Önem verdiğimiz için en iyi sonuçları elde ettik. 2024 senesinde Londra'da Altın Bal Ödülü almıştık. 2025 üretimi üretimde ise bu sefer Paris'e Uluslararası Bal Yarışması'na katıldık." "İki sene peş peşe ödül almak gurur verici" Akosman, iki yıl üst üste kazanılan altın ödüllerin kendileri ve Zonguldak için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. 2024 yılında Londra, 2025 yılında da Paris'te ödül aldıklarını söyleyen Akosman, "Bu yarışmayla da birlikte yine iki sene iki üst üste altın balı ödülünü almış olduk. Yani bu konuda çok mutluyuz, gururluyuz hatta. 2025 senesinde ürettiğimiz kestane balıyla Paris'e bu sefer yarışmaya katıldık. Yine uluslararası arenada Paris'te altın ödülünü aldık. 2 sene peş peşe altın ödülünü almak, Zonguldak'a bu ödülü getirmek çok güzel. Bizim için çok gurur verici bir olay." "Bu bal antioksidan bakımından çok zengin" Zonguldak kestane balının farkını analiz sonuçlarının net şekilde ortaya koyduğunu vurgulayan Akosman, balın sağlık açısından da çok özel bir ürün olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Bu balı almamızın, bu ödülü almamızın sebeplerinden biri Zonguldak'ın dünya standartlarının üzerinde bir kestane balının olması. Bu bal antioksidan bakımından çok yüksek. Hatta dünya standartlarında en üstün en fazla antioksidan kestane balında var. Bunun yanında kestane balı bağışıklığı yükseltir. Akciğer rahatsızlıklarında ve üst solunum rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinmektedir." "Yer altı elması kömür, yer üstü elması kestane balı" Zonguldak'ın hem yeraltı hem de yerüstü zenginliklerine dikkat çeken Akosman, şu ifadeleri kullandı: "Hatta ben her zaman şu cümleyi kullanıyorum. Bizim Zonguldak'ın yeraltı elması kömürse yerüstü elması da kestane balıdır. Yani bu cümleyi her yerde vurguluyoruz. Çünkü Zonguldak bizim için çok değerli. Kestane balımız da değerli. Bu şekilde üretime güzel bir şekilde devam etmeye çalışıyoruz." Bal analizlerinde özellikle prolin ve diastaz değerlerine önem verdiklerini belirten Akosman, elde edilen sonuçları da ayrıntılarıyla paylaştı. Akosman, "Biz tahlile bal gönderdiğimizde analizi okumak çok önemli. Analizde dikkat ettiğimiz konular var. Prolin ve diastaz sayıları. Yani bunlar arının bal attığı değerdir. Yani insanın baldan aldığı faydadır. Bunlar dünya standartlarının çok üstünde çıkıyor bizim kestane balında. Ortalama 1.500 üstü. Hatta Londra'da ödül aldığımızda 1.980 rakamlarını yakaladık. 2025'te ise 1.500 üzeri prolin değerleri 45-50 arası diastaz. Yani baldan aldığımız kalite ve fayda çok üst seviyeler seviyelerde" dedi. "Hedefimiz Zonguldak kestane balını tanıtmak" Geleneksel arıcılıkla modern yöntemleri birleştirdiklerini belirten Akosman, hedeflerini şu sözlerle anlattı: "Biz dededen gelen arıcılığı devam ettiriyoruz. Şu an Muğla Üniversitesi Arıcılık bölümünden mezun oldum. Yani kültürel yöntemle bir yandan şu anki modern arıcılığı birleştirip en kaliteli arı ürünlerini üretmeye özen gösteriyorum. Bundan sonraki sürecimiz Zonguldak kestane balını bir yerlere taşımak, tanıtmak ve diğer arı ürünleriyle birlikte Zonguldak'ta güzel bir marka olmak." Piyasada balda tağşişin yaygın olduğuna da dikkat çeken Akosman, üretim anlayışlarını şu sözlerle ifade etti: "Çünkü biliyorsunuz şu an birçok yerde balda tağşiş yani kalitesizlik çok var. Biz en iyi ürünü üretip kendi çocuklarımıza getirebildiğimiz balları ve arı ürünlerini birçok ailenin sofrasına getirmek. Çünkü kestane balı normal sofralık bir bal değildir. Sabah aç karnına tatlı kaşığı yenen yani sağlık amacıyla tüketebileceğimiz bir üründür. En iyi bir şekilde yapıp arıcılığımızı en iyi bir şekilde balımızı üretip bunu bu şekilde müşterimize ve piyasaya sunmaya çalışıyoruz." Eşi Sevgi Akosman da arıcılığın yaşamlarının merkezinde olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Arının içerisindeyiz. Kestane balı üretimi yapıyoruz. Eşimle tanıştığımdan beri arıcılığın içerisindeyim. Gezginci arıcılık yapıyoruz aslında ama asıl mesleğimiz kestane balı. Kestane balının şifalarından biraz bahsetmek istiyorum. Antioksidan etkisi var, bağışıklık etkisi var. O yüzden kestane balını tüm dünyaya tavsiye ediyoruz." Zonguldak kestane balının farkını vurgulayan Sevgi Akosman, iki yıl üst üste alınan ödüllerin önemine dikkat çekerek konuşmasını şöyle tamamladı: "Bizim kestane balımızın diğer kestane bağlarından farkını söylemek istiyorum. 2024 yılında Londra'da 2025 yılında da Paris'te ödül aldık. Dünyanın en iyi kestane balını ürettik. Eşimle birlikte arıcılığı severek yapıyoruz. Tüm kadın üreticilere arıcılığı tavsiye ediyorum. Kadınların yapamayacağı hiçbir şey yoktur."

Bitlis balı Paris'te bir kez daha 'Altın Bal' ödülü aldı Video Galeri

Bitlis balı Paris'te bir kez daha 'Altın Bal' ödülü aldı

Fransa'nın başkenti Paris'te 200 katılımcının katıldığı uluslararası bal yarışmasında Bitlis balı, 'Altın Bal' ödülüne layık görüldü. Türkiye'nin en önemli bal merkezlerinden olan Bitlis'te, zengin floraya sahip yüksek rakımlı yaylalarda üretilen bal, sahip olduğu kaliteyi de başarıyla ortaya koydu. Geçtiğimiz günlerde uluslararası bal yarışmaları için Paris'teki laboratuvarlara gönderilen Bitlis balı; prolin değeri, nem oranı ve polen sayımı bakımından altın bal ödülüne layık görüldü. Yaklaşık 200 arıcının katıldığı bu değerlendirmede Bitlis balının en iyi dereceyi alması, kentteki arıcılara büyük mutluluk yaşattı. Bitlisli arıcı Serdar Naci Ersan, kentin yüksek rakımlı ve zengin bitki örtüsüne sahip yaylalarında ürettiği bal ile Paris'teki uluslararası bal yarışmasına başvurduğunu belirtti. Balları 2 bin 500 rakımın üzerinde olan yaylalarda ürettiklerini ifade eden Ersan, "Öncelikle şunu en başında belirtmek isterim ki ülkemiz, zengin bitki örtüsü ve uygun iklim şartları sayesinde dünyanın önde gelen bal ülkesidir. Ülkemizde üretilen ballar, özellikle Doğu Anadolu'da üretilen ballar bir parantez daha açarak Bitlis bölgesinde üretmiş olduğumuz ballar endemik ve tıbbi bitki çeşitliliği ve bolluğu ile dünyada eşi benzeri olmayan özelliklerdedir. Biraz daha detaylandırmak gerekirse yaklaşık bin 200 çeşit bitkinin bulunduğu yüksek rakımlı yaylalarda ürünlerimizi üretmekteyiz. Bu özelliklerin hepsi toplandığında Bitlis balının diğer dünya ballarından üstün olduğunu göstermektedir" dedi. Ersan, daha önce dünyanın en prestijli bal yarışmaları olan Fransa ve Londra bal yarışmalarında son 3 yıldır üst üste 'Altın Bal' ödülü aldıklarını belirterek, sözlerine şöyle devam etti: "Aldığımız bu kalite ödülleri de üretmiş olduğumuz bu ürünlerin bir nevi kalite garantisi etiketi ve bizler için de gayretlerimizin takdiri göstergesindedir. Üretmiş olduğumuz bu yüksek katma değerli ürünümüzü ilimiz Bitlis adına tarihinde bir ilki daha gerçekleştirerek Avrupa'ya ihracatını yapmış bulunmaktayız. İlimizde üretilen bu eşsiz ürünler artık Avrupa'nın tüm ülkelerine tedariki sağlanacaktır ve prestijli satış mağazaları tarafından raflarda yerini alacaktır. Yaptığımız ihracatın ülkemize ve ilimize ekonomik olarak katkı sunacağı için bu durumdan oldukça mutluyuz. Hedefimiz ilimiz Bitlis'te üretilen bu özel ve kadim balların tüm dünya ülkeleri tüketicilerinin damak tadıyla buluşmasıdır."

Adana’nın UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı heyecan yarattı Haber

Adana’nın UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı heyecan yarattı

Adana mutfağı UNESCO yolunda Tescilli kebabından şalgamına, içli köftesinden taş kadayıfa kadar zengin mutfağıyla bilinen Adana, UNESCO’nun “Gastronomi Şehri” unvanına aday gösterildi. Türkiye Milli Komisyonu tarafından kabul edilen adaylık, yaz aylarında Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak değerlendirme sonucuyla netlik kazanacak. Esnaf hazırlıklara başladı Adanalı esnaf, unvanın alınmasıyla birlikte gastronomi turizminin canlanacağını belirtiyor. İşletmeler menülerine daha fazla yöresel ürün eklemeye hazırlanırken, hizmet kalitesini artırmak için de çalışmalar yapılıyor. “Paris turunu başarıyla tamamlayacağız” Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger, “'Gastronomi şehri' unvanı Adana’yı turizmin önemli merkezlerinden biri haline getirecek” dedi. Göger, yerli ve yabancı turistlerin ilgisinin artacağını ve tüm gıda sektörünün hareketleneceğini belirtti. “Modern bakışla geleneksel sunum” Göger, esnafın bu sürece hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayarak, “Geleneksel lezzetlerimizi sunarken modern bakış açısı ve hijyenle fark yaratmalıyız” dedi. “Çok mutluyuz, buna hazırız” Yöresel yemek işletmecisi Güngör Güler, “Adana artık marka şehir olacak, buna hazırız” derken, esnaf Ömer Algan ise, “Bu unvan Adana’nın sadece kebaptan ibaret olmadığını gösterecek. Tüm lezzetlerimiz daha fazla tanınacak, sektör hareketlenecek” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.

Adana’nın UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı heyecan yarattı Haber

Adana’nın UNESCO Gastronomi Şehri adaylığı heyecan yarattı

Adana mutfağı UNESCO yolunda Tescilli kebabından şalgamına, içli köftesinden taş kadayıfa kadar zengin mutfağıyla bilinen Adana, UNESCO’nun “Gastronomi Şehri” unvanına aday gösterildi. Türkiye Milli Komisyonu tarafından kabul edilen adaylık, yaz aylarında Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak değerlendirme sonucuyla netlik kazanacak. Esnaf hazırlıklara başladı Adanalı esnaf, unvanın alınmasıyla birlikte gastronomi turizminin canlanacağını belirtiyor. İşletmeler menülerine daha fazla yöresel ürün eklemeye hazırlanırken, hizmet kalitesini artırmak için de çalışmalar yapılıyor. “Paris turunu başarıyla tamamlayacağız” Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger, “'Gastronomi şehri' unvanı Adana’yı turizmin önemli merkezlerinden biri haline getirecek” dedi. Göger, yerli ve yabancı turistlerin ilgisinin artacağını ve tüm gıda sektörünün hareketleneceğini belirtti. “Modern bakışla geleneksel sunum” Göger, esnafın bu sürece hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayarak, “Geleneksel lezzetlerimizi sunarken modern bakış açısı ve hijyenle fark yaratmalıyız” dedi. “Çok mutluyuz, buna hazırız” Yöresel yemek işletmecisi Güngör Güler, “Adana artık marka şehir olacak, buna hazırız” derken, esnaf Ömer Algan ise, “Bu unvan Adana’nın sadece kebaptan ibaret olmadığını gösterecek. Tüm lezzetlerimiz daha fazla tanınacak, sektör hareketlenecek” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.