Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Patlıcan

AGRONEWS - Patlıcan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Patlıcan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da üretim geleneği üç nesildir sürüyor Haber

Antalya’da üretim geleneği üç nesildir sürüyor

Antalya'nın Aksu ilçesine bağlı Boztepe Mahallesi'nde yaşayan Teslime Uçkan, kızı Nebise Tekerek ve torunu Teslime Tekerek, üç kuşaktır seracılıkla uğraşarak hem üretime hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Yaklaşık 25 yıldır patlıcan üretimi yapan aile, sıcağa rağmen sabahın ilk ışıklarıyla seraya girdiklerini, gün boyu büyük emekle hasat yaptıklarını söyledi. On dönümlük serada üretim yapan aile, patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçiyor. Nesilden nesile aktarılan üretim kültürüyle çalışan kadınlar, tarımı sadece bir geçim kaynağı değil aynı zamanda yaşam biçimi olarak görüyor. "ÜÇ KUŞAKTIR BU MESLEĞİN İÇİNDEYİZ" Hemşirelik mezunu olduğunu ve atama beklediğini belirten Teslime Tekerek, küçük yaşlardan beri üretimin içinde yer aldığını söyledi. Tekerek, “Anneannem Teslime Uçkan, annem Nebise Tekerek, biz üç kuşaktır sera işi yapıyoruz. Sabah erken saatlerde seraya geliyoruz. Öğlen sıcak artınca kısa bir mola verip yeniden hasada devam ediyoruz” dedi. Patlıcan sezonunun ardından yaylada domates üretimine geçtiklerini anlatan Tekerek, sürekli üretimin içinde olduklarını ifade etti. “EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI BAZEN ALAMIYORUZ” İlk yıllarda sera işinin kendisine zor geldiğini ancak zamanla alıştığını söyleyen Teslime Tekerek, "İnsan kendi işi olunca severek yapıyor. Baba mesleği olduğu için ben de alıştım. Şu anda severek yapıyorum. Eğer atanamazsam çiftçiliğe devam ederim. Şu anda patlıcanın kilosu 15 lira civarında. Ama yaptığımız iş gerçekten çok zor. Sıcak, soğuk demeden çalışıyoruz. Hastalanıyoruz, tozun içinde kalıyoruz. O kadar emek veriyoruz ama emeğimizin karşılığını bazen alamıyoruz. Şu anki fiyat bir ekmek parası bile değil" diye konuştu. “SAĞLIĞIMIZ EL VERDİĞİ SÜRECE ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Ailenin en büyüğü olan 67 yaşındaki Teslime Uçkan ise yıllardır üretim yaptıklarını belirterek çalışmayı bırakmadığını söyledi. Kış aylarını Aksu'da, yaz aylarını ise yaylada geçirdiklerini anlatan Uçkan, "Patlıcan topluyoruz, dolama yapıyoruz. Yıllardır bu işi yapıyoruz. Genç çiftçi kadınlara Allah yardımcıları olsun diyorum. Yapacak bir şey yok, mesleğimiz bu" ifadelerini kullandı. Anne Nebise Tekerek de üretimin ailece sürdürüldüğünü belirterek, "Annem, kızım, eşim hep birlikte seracılık yapıyoruz. Üretmeyi seviyoruz. Sağlığımız el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğiz. Bu bizim hayatımız oldu" dedi. "TARIM BİR BİLGELİK İŞİDİR" Aileyi ziyaret eden İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise üç kuşaktır üretim yapan kadın çiftçilerin örnek olduğunu söyledi. Tarımın kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültür olduğuna dikkat çeken Boğatimur, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Boztepe Mahallemizin üç kuşak hanımıyla bir aradayız. Bu hanımlar bana göre bilgeliğe sahip. Çünkü tarım bir bilgelik işidir. Elden ele geçer. Teslime Hanım'dan Nebise Hanım'a, Nebise Hanım'dan genç Teslime'ye geçmiş. Bunu görmek bizi çok mutlu ediyor." Seradaki çalışma şartlarının zorluğuna dikkat çeken Boğatimur, "Şu anda yaklaşık 45 derece sıcaklık var. Bu sıcaklıkta ürünlerin hazırlanıp sofralara ulaşması gerçekten takdir edilesi bir emek. İnsanlar marketten ürünü alırken belki fark etmiyor ama bu işin arkasında çok büyük bir emek var" dedi. "ÜRETMEK HAZ VEREN BİR İŞ" Kadın üreticilerin çalışma azmine hayran kaldığını ifade eden Boğatimur, "Teslime teyzemiz bize ilham veriyor. Enerjik, mutlu ve üretmeye devam ediyor. Üretmek aslında haz veren bir iş. Belki günümüzde unutulan bir duygu ama burada bunu net şekilde görüyoruz" diye konuştu. Genç Teslime'nin eğitimli bir genç olmasına rağmen tarıma değer vermesinin önemli olduğunu belirten Boğatimur, "Bugünün gençlerinden onu farklı kılan şey tarıma olan saygısı ve sevgisi. Bizi güler yüzle karşıladılar. Üretime olan bağlılıklarını görmek çok kıymetli" ifadelerini kullandı.

Osmangazi Belediyesi, Ata Tohumlu Sebzeler Kent Lokantası’nda Haber

Osmangazi Belediyesi, Ata Tohumlu Sebzeler Kent Lokantası’nda

Osmangazi Belediyesi iştiraki Gazi Tarım A.Ş. tarafından ata tohumundan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebzelerden yapılan yemekler Kent Lokantası’nda uygun fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Osmangazi Belediyesinin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin arttırılması hedefiyle kurduğu Gazi Tarım A.Ş, mayısta yapılan protokol çerçevesinde Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 10 dönümlük bir alanda deneme üretimlerine başladı. Burada yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla çalışmalar yürüten Gazi Tarım, ürettiği doğal sebzelerin de Kent Lokantası mutfağına gönderiyor. Kent lokantasına yaz aylarında domates ve patlıcan gönderen Gazi Tarım, kış mevsiminde pırasa ve ıspanak tedarik ediyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, liseyle işbirliği içinde iyi tarım uygulamalarıyla sebze ürettiklerini belirterek, öğrencilerin de pratik eğitimine destek olduklarını anlattı. Yanmış hayvan gübresi kullandılar tarım ilacın damlasını sokmadılar Atay, 10 dönümlük bir arazide üretim yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "10 dönümde domates, biber, karpuz, kavun, mısır, patlıcan, kabak, bezelye, ıspanak gibi 110 çeşit bitkinin deneme üretimlerini yapıyoruz. Toprak çok güzel ve verimli. Buradaki üretimimizin en önemli kısmı, herhangi bir kimsayal kullanılmıyor olması. Kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanmadık. Yanmış hayvan gübresi kullanıyoruz. Böcekler için ilaç hiç kullanmadık, herhangi bir mücadele yapmadık. Çünkü bir ekosistem var ve bu ekosistem içinde bilindiği üzere böcekler varsa onları tüketen diğer böcekler de var. Tarım ilacı kullanırsanız hepsini öldürüyorsunuz. Bırakırsanız onlar birbiriyle mücadele ediyor, doğa dengesini buluyor." Üretimi yerel tohumlarla yaptıklarına dikkati çeken Atay, "Bunların standart üretimi vardır ama lezzetli ürün verir. Hibrit kadar verimli değildir ancak 30 yıl önceki domates gibi kokar, 30 yıl önceki salatalık ya da biber gibi lezzetli olur. Bizim Kent Lokantası'na gönderdiğimiz ürünlerle yapılan yemeğin lezzeti o yüzden farklı oluyor. Doğal üretiliyor evet ama yemeğinde o yıllar öncesinin tadını bulabiliyor insanlar" dedi. Kış sebzelerine ıspanak ile başladıklarını ve şimdi pırasa göndereceklerini anlatan Atay, "Salı günü pırasa yemeği çıkacak. Sonra yine ıspanak devam edecek. Eski lezzette ev yemeğini özleyenleri bekleriz. Bakla ve bezelyelerimiz yetişiyor, baharda ata tohumundan ürettiğimiz bu ürünlerimiz Kent Lokantası'nda olacak" ifadesini kullandı. Günlük bine yakın kişi yemek yiyor Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise menüsünde zeytinyağlılar, et yemekleri, çorbalar ve tatlılar gibi farklı seçenekler bulunan Kent Lokantası'nda günlük bine yakın kişinin yemek yediğini belirterek, yöresel malzemelerle hazırlanan yemeklerin lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu aktardı. Aydın, Bursa'nın kalbinde, tam ortasında kalan Osmanlı mirası verimli topraklarda yetiştirilen sebzelerin ata tohumundan üretildiğini kaydederek, "Sağlıklı üretim yapıyoruz. Kimsayal kullanılmayan doğal sebzeler. İnsanlar da lezzetini özlediği tatları uygun fiyata tüketsin istiyoruz. Ev yemeği tadında, ata tohumunun sunduğu eskiye özlemi gideriyoruz. " diye konuştu.

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

Patlıcan ve biberler kadınların elinde Gaziantep’in tescilli lezzeti ‘kurutmalık’ oluyor Haber

Patlıcan ve biberler kadınların elinde Gaziantep’in tescilli lezzeti ‘kurutmalık’ oluyor

Gaziantep'te, Şahinbey Belediyesi tarafından dağıtılan fidelerden ilk hasatlarını toplayan kadınlar, yetiştirdikleri biber ve patlıcanları toplayarak kurutmalık yapmak içlerini oyup güneşe bırakmaya başladı. Şahinbey Belediyesi, kadınların tarımsal üretime katılımına teşvik etmek ve ekonomilerine katkı sağlamak amacıyla fide dağıtımı yaptı. Hasat edilen biber ve patlıcanlar kurutulmak üzere oyulup güneş görecek şekilde ağaçlara asıldı. Yetiştirdikleri biber ve patlıcanları toplayarak kurutmalık yapmak içlerini oyup güneşe bırakan Gaziantepli kadınlardan 65 yaşındaki Fatma Günenç, fidelerin ilk ürünlerini büyük bir sevinçle topladıklarını söyledi. Günenç, bu yıl hasadın çok bereketli olduğunu ve bu durumun çiftçinin yüzünü güldüreceğini de ifade etti. “Önce biber ve patlıcanları topluyoruz sonra içini oyuyoruz” Topladıkları biber ve patlıcanları kurutmalık yapmak için oyduklarını söyleyen Fatma Günenç, “Hasat zamanı başladı. Biz önce burada biber ve patlıcanları topluyoruz. Daha sonra oyuyoruz. İplere diziyoruz ve asıyoruz. Astığımız patlıcanlar 3 günde kurur. Güneş önemli bir etken. Biber ise 1 haftada kurur. Mevsimine göre süre değişebiliyor. Bu aylarda kuruma süresi azalırken, Ekim aylarında süreç daha da uzar. Biz kızlarımla yapıyoruz bu işi. Şahinbey Belediyesi'nin verdiği fideleri alıyoruz. Fideleri ekiyoruz ve daha sonra hasadını yapıyoruz. Hasattan sonra ise oyup kurutuyoruz. Bize verdiği destekler için Mehmet Tahmazoğlu'na teşekkür ediyoruz” dedi. “Biz burada çok güzel zaman geçiriyoruz” Fidelerin çok bereketli olduğunu belirten Yüksel Gözler, “Fideler biber, patlıcan, salatalık, karpuz, kavun ve domates, hepsi çok verimli. Kurutmalık Gaziantep'in vazgeçilmezi. Biz biber ve patlıcanları önce topluyoruz daha sonra kurutmalık yapıyoruz. Çevremizde kurutmalık ihtiyacı olan herkese dağıtırız. Biz burada çok güzel zaman geçiriyoruz. Bu şekilde yaptığımız işten mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.