TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Proje

AGRONEWS - Proje haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da yeminli mali müşavirden köy hayatını yaşatan proje Haber

Antalya’da yeminli mali müşavirden köy hayatını yaşatan proje

Alanya'nın Uğurlu Mahallesi'nde atadan kalma bahçeleri tarıma kazandırmak için büyük uğraşlar veren 82 yaşındaki yeminli mali müşavir Mevlüt Güven azmi ile dikkat çekiyor. Uzun yıllar mesleğini icra eden ve emekliliğinin ardından da köyüne dönerek üretime yönelen yeminli mali müşavir, sabahın erken saatlerinde başladığı çalışmalar adeta gençlere taş çıkarıyor. Dikimden budamaya, sulamadan bakım çalışmalarına kadar her aşamada bizzat yer alan 82 yaşındaki üretici, hem gençlere hem de yaşıtlarına örnek oluyor. "Atadan kalma çiftçilik genlerimiz var" Çiftçiliğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Mevlüt Güven, mesleğini sürdürürken de köyüne katkı sağlamaya çalıştığını belirterek şunları söyledi: "Ben yeminli mali müşavirim ama şu anda aktif olarak çiftçilikle uğraşıyorum. Çünkü temelimizde, atadan kalma çiftçilik genlerimiz var. Mesleğimi yürütürken de köyüme ve çevreme yararlı olabilmek amacıyla 2002 yılında 5 bin ağaçlık bir kiraz çiftliği kurmuştum. Bugün o bölgede çiftçi kayıt sistemine kayıtlı yaklaşık 400 bin kiraz ağacı bulunuyor. Buna öncülük yapmış olmaktan büyük mutluluk duyuyorum." Kırsaldan kente göçün bu gerilemenin en önemli nedenlerinden biri köy okullarının kapatılması olduğunu vurgulayan Güven, "Son 40 yılda kırsal alandan şehirlere yaklaşık 40 milyonluk bir göç yaşandı. Bunun en önemli nedenlerinden biri 2000'li yıllarda köy okullarının kapatılması ve taşımalı eğitim sistemine geçilmesi oldu. Okullar kapatılınca genç nüfus mecburen şehirlere ya da okulun olduğu merkezlere taşındı. Bu süreç, köylerin boşalmasına ve tarımın geri plana itilmesine yol açtı" dedi. "Ekonomik krizlerin temelinde tarımdan kopuş var" Yaşanan ekonomik sıkıntıların temel nedenlerinden birinin tarımdan uzaklaşılması olduğunu savunan Güven, "Bugün yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz birçok ürün ithal ediliyor. Antalya, Adana, Aydın ovalarında pamuk ekimi neredeyse kalmadı. Konya Ovası'nda, Kayseri, Niğde, Ankara, Eskişehir, Afyon ovalarında buğday ekimi durma noktasına geldi. Pirinç, mercimek, nohut gibi temel ürünleri bile ekemez hale geldik. Bunun en büyük sebeplerinden biri kırsalda yaşayan insanların zorunlu olarak şehirlere göç ettirilmesidir. Tarım yapılmayınca her şey ithal ediliyor, bu da ülke ekonomisini doğrudan etkiliyor'' ifadelerini kullandı.

Eskişehir, Arıcılık Haritası Dijital Sistemle Çıkarılıyor Haber

Eskişehir, Arıcılık Haritası Dijital Sistemle Çıkarılıyor

Eskişehir tarımını ileriye taşıma vizyonuyla hazırlanan ve BEBKA’nın değerlendirme sürecini başarıyla geçerek Eskişehir bölgesini temsil eden önemli bir çalışma olarak desteklenmeye hak kazanan proje için hazırlıklar tamamlandı. 300 bin TL bütçeli proje ile geleneksel arıcılık yöntemlerinin uzaydan algılama ve dijital haritalama teknolojileriyle birleştiği ifade edildi. Toplam 8 ay sürecek olan projenin en önemli ayağını oluşturan teknik eğitimlerin 09-13 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği açıklandı. Toplam 5 gün sürecek yoğunlaştırılmış programda; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personelinin uydu görüntülerini yorumlama, CBS üzerinden analiz ve modelleme yapma konularında uzmanlaşacağı vurgulandı. Balın verimi ve kalitesi uzaydan takip edilecek Eğitimler kapsamında yapılacak örnek saha çalışmalarıyla Eskişehir genelinde; arı kovanlarının yerleştirileceği en uygun ve yüksek verimli alanların dijital olarak belirleneceği, flora takibi ve uygunluk haritaları sayesinde bal kalitesi ve üretim miktarının artırılacağı, veriye dayalı bu yöntemle yerel arıcıların doğru yönlendirilmesi sağlanarak ülke ekonomisine katma değer sunulacağı belirtildi. Eskişehir’in arıcılık potansiyelini bilimsel verilerle buluşturan projenin bölgedeki tarımsal dijitalleşme hamlesinin en somut adımlarından biri olarak öne çıktığı ifade edildi.

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı Video Galeri

Samsun, Kızılırmak Deltası’nda Mandadan Markaya Projesi Başladı

Samsun'un doğal miraslarından biri olan Kızılırmak Deltası'nda manda yetiştiriciliğini modern, sürdürülebilir ve katma değerli bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Mandadan Markaya" projesi hayata geçiriliyor. Proje ile bölgedeki geleneksel üretim, bilimsel destekle markalaşma sürecine girecek. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Yetiştirme ve Islahı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan'ın yürütücülüğünü üstlendiği projenin eğitim danışmanlığını Doç. Dr. Bakiye Kılıç yapıyor. Projenin koordinasyonu ise Ondokuzmayıs Yerel Eylem Grubu Derneği (OMYEGDER) Başkanı Tolga Eren tarafından sağlanacak. Toplam 60 bin dolar bütçeye sahip olan ve 12 ay sürecek proje, manda varlığının korunmasının yanı sıra yerel halkın gelir kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor. Geleneksel üretim bilimsel destekle markalaşacak Türkiye'nin en yüksek manda varlığına sahip ili olan Samsun'da yaklaşık 26 bin 600 baş manda bulunmasına rağmen, ürünlerin markasız ve düşük katma değerle satılması üreticilerin en büyük sorunu olarak öne çıkıyor. "Mandadan Markaya" projesi kapsamında bu sorunun aşılması için akademik bilgi ile yerel deneyim bir araya getirilecek. Proje çerçevesinde Samsun'a özgü manda ürünleri için coğrafi işaret süreci başlatılacak, böylece ürünlerin kalite ve menşe güvencesi sağlanacak. Ayrıca pazar araştırmaları, ambalaj tasarımı çalışmaları ve online satış kanallarının kullanılmasıyla ürünlerin ticari değeri artırılacak. Üreticilere hijyenik sağım, doğru yemleme ve modern dölleme yönetimi gibi teknik konularda kapsamlı eğitimler de verilecek. Proje bilgilendirme toplantısı yapıldı Kızılırmak Deltası'nda manda üreticileri, proje ortaklarının ve akademisyenlerinin katılımıyla proje bilgilendirme toplantısı yapıldı. Proje hakkında konuşan Prof. Dr. Ali Kemal Ayan, "Mandadan Markaya projesi ilk olarak 2005 yılında Manda Sevdamız projesiyle başladı. Birleşmiş Milletlerin Küresel Çevre Fonu destekli bir projeydi. O projeden sonra geldiğimiz bu noktadan manda sürü sahiplerinin hem manda sayıları attı. Manda sütünden ve etinin yapılan ürünlerin çeşitlendirilmesi, pazar değerlerinin arttırılması ve marka yolcuklarının oluşturulmasıyla ilgili bir ihtiyaç ortaya çıktı. Bu ihtiyacı karşılamak için manda ile ilgili olan bütün kurumlar kuruluşların desteğiyle bu projeyi yürütmeye çalışıyoruz. Manda bu sulak alanların en önemli ekosistem mühendisleridir. Burada mandanın ekonomik öneminin yanında ekolojik bir önemi mevcuttur. Mandaya, manda üreticilerine, manda ürünlerini pazara taşıyan bir projedir" dedi. "Bu proje umuyorum mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Küçük Ölçekli Projeler Türkiye Ulusal Koordinatörü Gökmen Argun, "Türkiye'de 33 yılımız. 400 üzerinde proje destekledik. Samsun şu anda bizim odak alanımız. Burada 11 tane proje destekledik. Bunlardan 1 tanesi de ‘Mandadan Markaya' projesidir. Geçmişte desteklediğimiz ‘Manda Sevdası' projesinin ikinci kademesi gibi gözüküyor. Muazzam bir çalışmanın bu aşamaya gelmesi bizi çok heyecanlandırdı. Umut ediyorum manda gerçek anlamda hem Samsun için hem Kızılırmak Deltası'ndaki çeşitliliği tanıtmak için muazzam bir fırsat olur. Mandanın o güzel ürünlerini afiyetler içerisinde yeme fırsatı verir" şeklinde konuştu. "Süt verimini yükseltmemiz lazım" Samsun Damızlık Manda Yetiştiriciler Birliği Temsilcisi İsmail Metin, "Samsun'da 2008 yılında kurulduğumuz yıllarda manda sayısı 7 bin adetti. Türkiye genelinde ise 30 bin adetti. Bakanlığımız ve üniversitemiz ile yapmış olduğumuz projelerle 2024 yılında 22 bine çıktı. Maalesef bu durum aşağıya inmeye başladı. Şu anda 19 bin manda varlığımız var. Bunların yegane sebeplerinden bir tanesi de ekonomik sıkıntılardır. Beslenme alanlarındaki yırtıcı hayvanlardan dolayı yüzde 10 yavru kaybımız var. Bu durum da manda sayısının artışını engelliyor. Markalaşma konusunda ise süt verimini arttırmamız gerekiyor. Bizim manda birliğimiz ıslah birliğidir. Türkiye genelinde 30 bin manda da ıslah projesi yürütüyoruz. Bunun 4 bin tanesi Samsun'dadır. İtalya, Türkiye'den dünyanın diğer illerinde aldığı mandaları 30 yılda ıslah etmiş. Bugün İtalya'nın süt ortalaması 9 kilodur. Önce süt ortalamasını yükseltmiş. Biz de 6 kilo bile olamadık" ifadelerini kullandı. Kadınlar ve gençler kırsal kalkınmanın merkezinde Projenin önemli hedeflerinden biri de kırsalda istihdamı artırmak olacak. Bu kapsamda 50 kadın ve genç üreticiye yönelik özel eğitimler, mentorluk çalışmaları ve destek bilgilendirmeleri gerçekleştirilecek. Engiz Kadın Girişimi Kooperatifi'nin katkılarıyla üretici örgütlenmesinin ve kooperatifleşmenin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Hedef 150 bin dolarlık gelir artışı "Mandadan Markaya" projesinin sonunda manda ürünleri için güçlü ve tanınabilir bir marka kimliği oluşturulması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölge üreticilerinin toplam gelirinde yaklaşık 150 bin dolarlık bir artış sağlanması bekleniyor. Yerel festivaller, tadım etkinlikleri ve sosyal medya kampanyaları aracılığıyla manda ürünlerinin hem ekolojik değeri hem de sağlık açısından faydaları kamuoyuna tanıtılacak. Yetkililer, projenin Kızılırmak Deltası'nda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık adına örnek bir model oluşturacağını belirtti. Projenin tanıtım toplantısında ayrıca OMÜ Yerel Eylem Grubu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Erel, Bafra Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliğinde görevli Cengiz Akyüz, OMÜ Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Doç. Dr. Bakiye Kılıç Topuz da bir sunum yaptı. Toplantı manda ürünlerinin sunumu ile son erdi.

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe Video Galeri

Elazığ, TKDK Desteğiyle 35 Baş Hayvandan 300 Baş Çiftliğe

Elazığ'da 35 büyükbaş hayvanı bulunan ve köyünde süt satarak geçimini sağlayan Ömer Erdem, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'ndan (TKDK) aldığı destekle 300 büyükbaş çiftliği kurdu. Eski geleneksel yöntemden modern üretime geçen Erdem, ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Elazığ'da yaşayan 3 çocuk babası Ömer Erdem (48), merkeze bağlı Alaca köyünde 35 büyükbaş besicilik yapıyor ve süt satarak geçimini sağlıyordu. Eski geleneksel yöntemlerle üretim yapan Erdem, hayali olan çiftlik için devletin sağladığı desteklerden faydalandı. 2014 yılında TKDK'ya başvuru yapan Erdem, devletten aldığı yüzde 60 hibe desteği ile 2015 yılında çiftliği kurarak modern yöntemlerle besiciliğe geçti. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik kapalı alana 300 büyükbaş hayvan kapasiteli çiftlik kuran Erdem, ardından çiftliğin üzerine GES kurdu. Toplamda 100 KW ile enerji ihtiyacını güneşten karşılayan Erdem, çiftliğin başta olmak üzere ürettiği mısır, yonca, arpa gibi ürünlerin elektrik enerjisini ücretsiz bir şekilde sağlıyor. Erdem, Simental cinsi 300 baş ile şu anda üretimini sürdürürken, kırmızı et üretiminde ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Yatırımlarını devam ettirdiğini aktaran işletme sahibi Ömer Erdem, "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" ifadelerini kullandı. "Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik" Merkeze bağlı Alaca köyünde besicilik yapan Ömer Erdem, "Biz daha önce eski geleneklere göre besicilik ve sütçülük yapıyorduk. Orada 35 hayvanla yapıyorduk. TKDK'nın projeleri oldu. Bizde gerekli kriterleri tamamladıktan sonra başvurumuzu yaptık. Arsada kendimizindi. Bu köyde bayağı arazimiz var. Burada hem ekip biçiyoruz hem de besicilik yapıyoruz. Puanımız yeterli olduğu için başvurumuz onaylandı. 300 büyükbaşla besicilik yapmak bizlere nasip oldu. 2014 yılında başvurmuştum 2015 yılında onaylanmıştı. Devletin desteği olmasaydı biz böyle bir yeri hayal bile edemezdik. Yüzde 60 artı yüzde 18 KDV'si vardı. O zamanlar bu kadar fazla besi çiftliği yoktu. Allah bize de nasip etti. Rabbim devletimize zeval vermesin. Bizlere destek oldular bizde çok güzel bir proje yaptık. 10 yıldır kesintisiz bu işi yapıyoruz. 35 hayvanla ben buraya geldim, şuanda 300 hayvanımız var. Buradan kazandıklarımızı da tekrar işletmelere yatırdık" dedi. "Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım" Erdem, "Çiftliğin üstünde 100 Kw GES var. Güneşten enerjimizi elde ediyoruz. Buradaki mısır, yonca ve çiftliğin elektrik giderlerini GES ile karşılıyoruz. Özellikle yaz ayında GES'İN sayesinde hayvanların ihtiyacı olan mısır ve yoncanın sulamalarını GES ile yapıyoruz. Ben bu çiftliği açtığım zaman 580 bin EURO'nun yüzde 60'ını hibe olarak aldım. Kırmızı et bizim ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir. Kırmızı et ihtiyacının giderilmesini için ömrüm boyunca uğraştım. Bu işi yapan insanların ya güzel meraları olmalı ya da büyük arazileri olmalıdır. Hayvanların ihtiyacı olan samanı satın alırsa, arpayı ve yemi satın alırsa kırmızı et fiyatlarında yükseliş olacaktır. Bu tür destekleri yapacaklar olan öncelikle köylüler olmalıdır. Burada iki çeşit hayvan üretiyoruz. Birisi kurbanlık olarak diğeri de kesim olarak Elazığ merkezde firmalara kesim yaptırıyoruz" ifadelerini kullandı.

Sivas'ta Yenilikçi Buğday Denemeleri Başladı Haber

Sivas'ta Yenilikçi Buğday Denemeleri Başladı

Sivas'ın Zara ilçesinde, kamu ve üniversite işbirliğiyle yürütülen bir proje kapsamında, beş farklı ekmeklik buğday çeşidi ilk kez toprağa ekildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin ortaklığında gerçekleştirilen buğday-arpa demonstrasyon çalışmaları, Tödürge köyündeki çiftçilere odaklanıyor. Proje, daha önce nadasa bırakılmış arazilere sahip olan çiftçiler Hüseyin Önder ve İbrahim Bahçıvan'ın tarlalarında hayata geçirildi. Gündüzalp, Hayrıbol, Kuantum, Man 2021 ve İlir adlı buğday çeşitleri, bölgede ilk defa denendi. Hedef, bu yeni çeşitlerin pilot ekimini yaparak çiftçilere modern tarım teknikleri ve verim artırıcı yöntemler sunmak. Çiftçiden Açıklama: "En Yüksek Verimi Hedefliyoruz" Çiftçi İbrahim Bahçıvan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası desteğiyle, Tödürge köyündeki 20 dönümlük arazimizde beş farklı ekmeklik buğday çeşidini deniyoruz. Bunlar daha önce ekilmemiş türler. Toprağımız verimli ve ekime hazır durumda. Buğdayları 22-23 kilo civarında ekiyoruz, ardından 15 gün içinde gübreleme yapıyoruz. İlk kez denediğimiz için verimi merakla bekliyoruz. Nadas arazimizi pullukla sürdük, ikileme ve diskaro işlemlerini tamamladık, şimdi de mibzerle ekimi gerçekleştiriyoruz. Bahar döneminde üst gübre ve ilaçlamaları yaparak elimizden geleni yapacağız. Amacımız en üst düzeyde verim elde etmek."

Karabiga'ya 10 Bin Tonluk Gemilere Hizmet Verecek Yeni Liman Haber

Karabiga'ya 10 Bin Tonluk Gemilere Hizmet Verecek Yeni Liman

ÇANAKKALE (İHA) - Çanakkale'nin Biga ilçesine bağlı Karabiga Beldesi, yeni bir liman projesine kavuşuyor. 10 bin tonluk gemilere hizmet verecek olan bu liman, Karabiga'nın ekonomik ve ticari potansiyelini artıracak. Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, projenin bölgeye büyük fayda sağlayacağını belirterek, limanın yapımının hızla tamamlanacağını açıkladı. Karabiga'daki mevcut liman sadece 3 tonluk gemilere hizmet verirken, yeni limanla bu kapasite 10 bin tona çıkarılacak. Liman, 900 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğinde bir mendirek ile inşa edilecek. Ayrıca, 1,5 kilometrelik sahil hattına gümrüklü liman, yat limanı, deniz otobüsü rampası, balıkçı barınağı ve sosyal alanlar eklenerek bölgenin ekonomik gelişimi desteklenecek. Bu proje, özellikle denizcilik sektöründe faaliyet gösteren yerel balıkçılara büyük avantaj sağlayacak. Balıkçılar, yakaladıkları balıkları burada saklayabilecek, mezat yapıp satabilecekler. Ayrıca, balıkçı barınağının kapasitesi de artırılacak. Limanın tamamlanmasıyla birlikte, mevcut alanın 6 kat daha genişlemesi bekleniyor. Başkan Elbi, Karabiga'nın liman projesiyle sadece altyapının değil, aynı zamanda sanayi ve ticaretin de gelişeceğini ifade etti. Karabiga'nın limanı, Bandırma Limanı'nın yükünü hafifletecek ve bölgedeki fabrikaların deniz taşımacılığından daha fazla faydalanmasını sağlayacak. Proje için Ankara'da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile görüşme gerçekleştirildiğini söyleyen Elbi, bu görüşmelerin ardından limanın ihale sürecinin başlayacağı müjdesini verdi.  Elbi, 2025 yılında tamamlanması planlanan bu projeyle Karabiga'nın ekonomik potansiyelinin en üst seviyeye çıkarılacağını ifade etti. Ayrıca, projenin mavi bayraklı plajlarıyla çok sayıda turist çeken Karabiga bölge halkına önemli faydalar sağlayacağını belirtti.

“Gençlerimiz, yeni projemizle tarımsal üretime yönelecek Haber

“Gençlerimiz, yeni projemizle tarımsal üretime yönelecek"

Başkan Çolakbayrakdar, hafta sonu Gömeç, Barsama, Doruklu, Saraycık ve Güneşli Mahallesi’ni ziyaret ederek, bölge sakinleriyle bir araya geldi. Ziyaret ettiği her kırsal mahallede vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların huzurunu ve refah seviyesini yükseltmek için çalıştıklarını ve kırsal mahalleleri de cazibe merkezi haline getirmek için yoğun gayret ettiklerini vurguladı. Onların taleplerini dinleyen Başkan Çolakbayrakdar, yapılan hizmetler neticesinde vatandaşlarla gönül birliği kurduklarının altını çizerek, “Kırsal mahallelerimiz tarım, hayvancılık ve ziraatla geçinen mahallelerimizdir. Bu mahallerimizin ihtiyaçlarını karşılamak için belediyemizin bünyesinde Kırsal Hizmetler Müdürlüğümüz adında birimimiz var. Kırsal Hizmetler Müdürlüğümüz sadece bu 48 mahalleye ihtiyaçlarına cevap veren bir birimdir. Her geçen gün müdürlüğümüzün hem bütçesini artırıyor, hem de teknik donanımını fazlalaştırıyoruz. Bu mahallelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın, kendine özgü özellikleriyle daha huzurlu yaşamalarını istiyoruz. Bu kapsamda mahallemizin bu zamana kadar birçok talebini yerine getirdik. Bundan sonra da yeni yeni talepleri karşılamaya devam edeceğiz. Özellikle tarımsal üretimin altyapısı güçlendirmek için projeler hazırladık. Tarımsal üretim, gitgide gençlerden uzaklaşıyor. O yüzden gerek üretim alanı desteği gerek sözleşmeli tarım üretimiyle gerekse farklı alternatiflerle belli yaş grubunun altındaki gençlerin tarımsal üretim yapabilmesi için Kocasinan Belediyesi olarak bir destek projesini açıklayacağız. Bundan sonrasında bizim köylerde daha fazla tarımsal üretimin yapılmasını planlıyoruz. Ayrıca tarımsal altyapılı planlar yapacağız. Planlı bir şekilde yapılanmanın önünü açacağız. Herkes, gelişi güzel tarlanın içinde ev yapmasın diye yerleşim yerini planlı bir şekilde yapmasına imkân tanıyacağız. Amacımız; vatandaşlarımızın refah seviyesini daha da artırmak ve onların hayat standardını yükseltmek içindir” ifadelerini kullandı. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ın her bir köşesinin kendine has özellik ve değerleriyle ön plana çıktığına dikkat çekerek, “Yerel değerlerimize sahip çıkıp, onların tanıtılması, gelecek nesillere aktarılması, markalaşması ve ekonomiye kazandırılması hususunda elimizden gelen gayreti ortaya koyuyoruz. İlçemizin yöresel değerleri olan; Gömeç Fasulyesi, Erkilet Kedi Bacağı, Cırgalan Biberi, Yamula Patlıcanı gibi ürünlerimizi tanıtmak ve ekonomik değerini arttırmak adına Kocasinan Belediyesi olarak yoğun gayret ediyoruz. Özellikle yapacağımız çalışmayla Gömeç Fasulyesi, şanına yakışır hale gelecek” diye konuştu. Öte yandan Başkan Çolakbayrakdar’ın mahalle ziyaretlerinde Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdülkadir Güneş, AK Parti Kocasinan İlçe Başkanı Selçuk Melekoğlu ile MHP ve AK Parti yönetimi eşlik etti.

Haber

"Ekolojik Köy" projesi hayata geçiyor

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde belediye tarafından 150 bin metrekare alana projelendirilen "Ekolojik Köy", tarım ve hayvancılık yapmak isteyen vatandaşlar için hayata geçiriliyor. Kırıkkale'nin Yahşihan Belediyesi tarafından "Ekolojik Köy" projesi hayata geçiriliyor. Şehir hayatından uzak kalmak isteyen vatandaşların tarım, hayvancılık ve çeşitli aktiviteler yapmasını sağlamak için projeyle ilgili çalışmalar başlatıldı. Belediye Başkanı Osman Türkyılmaz, "Ekolojik Köy" projesinin 150 bin metrekare alana kurulacağını söyledi. Projeden yaklaşık 400 vatandaşın faydalanacağını ifade eden Türkyılmaz, 65 yaş üstü vatandaşlar ve özel bireyler içinde ayrıca kontenjanların olacağını belirtti. Türkyılmaz, proje çerçevesinde bir idari amirin, bir Ziraat Mühendisinin ve 5 tane de tarım işçisi görevlendireceklerini aktardı. İlçenin konumu itibariyle de Ankara ve Kırıkkale merkeze yakın olduğuna değinen Türkyılmaz, Ekolojik Köy alanına "bir artı bir" evlerin yapılacağını kaydetti. "150 bin metrekare de ekolojik köyü açıyoruz" Projenin ilçede ikamet eden vatandaşlara yönelik olduğunu ifade eden Türkyılmaz, "Ne demiştik seçimlere başlarken, ‘Biz yaptık, yine biz yaparız' sloganıyla çıktığımız projede, ilçemizde ikamet eden ve Hobi Bahçesi isteyen 400 vatandaşımıza 375 metrekare yer verilecek. 150 bin metrekare de ekolojik köyü açıyoruz. 65 yaş üstü için kontenjanımız var. Özel bireylerimiz için kontenjanlarımız var. Orada büyükbaş hayvanlarımız olacak. Sütlerinden faydalanacaklar ücreti mukabilinde. Küçükbaş hayvanlarımız olacak yine etlerinden ve sütlerinden faydalanacak ve kümes hayvanlarımız olacak. Aynı zamanda at safari turlarımız olacak. Vatandaşlarımız özellikle hafta sonunu doya doya geçirecek. ATV turlarımız da olacak" dedi. "Köy yaşantısını vatandaşlarımıza yansıtacağız" Yahşihan ilçesinde yaşamanın ayrıcalık olduğunu anlatan Türkyılmaz, "Ziraat Mühendisi, 5 tanede tarım işçisi ve bir tane de amir görevlendireceğiz. Orada, 'Ekolojik Köyü' ve köy yaşantısını vatandaşlarımıza yansıtacağız. Yahşihan, Ankara'nın hemen yanı başında Kırıkkale'nin de yanında. Bu noktada 'bir artı bir' evler yapacağız. Vatandaşlarımıza da bir yıllığına ücreti mukabilinde 'Ekolojik Köy'den faydalanacaklar. Yahşihan'da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu ifade ediyorum" diye konuştu. Türkyılmaz, Yahşihan'ın gelişmiş ilçeler sıralamasında 196'dan 58'inci sıraya yükseldiğini ve ilçeyi geliştirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini sözlerine ekledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.