TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya

AGRONEWS - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bitkisel Atıktan Biyoyakıtta Yeni Yöntem Haber

Bitkisel Atıktan Biyoyakıtta Yeni Yöntem

Rusya’da bilim insanları, bitkisel hammaddeden biyoyakıt üretimi için daha verimli bir yöntem geliştirdi. Baltık Federal Üniversitesi ile Kazan Devlet Teknoloji Üniversitesi araştırmacılarının ortak çalışmasında, biyetanol üretimi için en uygun koşullar belirlendi. Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, elde edilen biyoyakıt hem bağımsız enerji kaynağı olarak hem de klasik yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılabilecek. Araştırmada en dikkat çekici bulgu, “buhar patlatma” yöntemi oldu. Bilim insanları, çam ağacı ve buğday samanı gibi hammaddeleri 165 ve 210 derece sıcaklıktaki doymuş buharla işleyerek en yüksek verimi elde etti. Bu yöntem sayesinde hammaddenin yapısı değişerek biyetanol üretimi için daha uygun hale geliyor. Ayrıca süreç, şekerlerin parçalanma hızını artırarak fermantasyon aşamasını da hızlandırıyor. Elde edilen sonuçlara göre bu yöntemle işlenen çam odunu, işlenmemiş hammaddelere kıyasla 1,7 ila 2,5 kat daha hızlı çözünebilir karbonhidrat açığa çıkarıyor. Özellikle 210 derece sıcaklıkta yapılan işlem, etanol üretimini yavaşlatan yan şekerlerin minimum düzeye indirilmesini sağladı. Böylece daha verimli ve hızlı bir üretim süreci elde edildi. Hesaplamalara göre bir ton odundan yaklaşık 200 kilogram, bir ton kuru samandan ise 140 kilogram etanol üretilebiliyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yalnızca alternatif enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda tarımsal ve bitkisel atıkların daha etkin değerlendirilmesi açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Araştırma, Rusya’da sürdürülebilir enerji ve atık yönetimi alanlarında yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Rusya’da bilim insanları, bitkisel hammaddeden biyoyakıt üretimi için daha verimli bir yöntem geliştirdi. Baltık Federal Üniversitesi ile Kazan Devlet Teknoloji Üniversitesi araştırmacılarının ortak çalışmasında, biyetanol üretimi için en uygun koşullar belirlendi. Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, elde edilen biyoyakıt hem bağımsız enerji kaynağı olarak hem de klasik yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılabilecek. Araştırmada en dikkat çekici bulgu, “buhar patlatma” yöntemi oldu. Bilim insanları, çam ağacı ve buğday samanı gibi hammaddeleri 165 ve 210 derece sıcaklıktaki doymuş buharla işleyerek en yüksek verimi elde etti. Bu yöntem sayesinde hammaddenin yapısı değişerek biyetanol üretimi için daha uygun hale geliyor. Ayrıca süreç, şekerlerin parçalanma hızını artırarak fermantasyon aşamasını da hızlandırıyor. Elde edilen sonuçlara göre bu yöntemle işlenen çam odunu, işlenmemiş hammaddelere kıyasla 1,7 ila 2,5 kat daha hızlı çözünebilir karbonhidrat açığa çıkarıyor. Özellikle 210 derece sıcaklıkta yapılan işlem, etanol üretimini yavaşlatan yan şekerlerin minimum düzeye indirilmesini sağladı. Böylece daha verimli ve hızlı bir üretim süreci elde edildi. Hesaplamalara göre bir ton odundan yaklaşık 200 kilogram, bir ton kuru samandan ise 140 kilogram etanol üretilebiliyor. Uzmanlar, bu teknolojinin yalnızca alternatif enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda tarımsal ve bitkisel atıkların daha etkin değerlendirilmesi açısından da önemli olduğunu vurguluyor. Araştırma, Rusya’da sürdürülebilir enerji ve atık yönetimi alanlarında yeni bir adım olarak değerlendiriliyor.

Karadeniz Buğday Fiyatı Şubatta Yükselişe Geçti Haber

Karadeniz Buğday Fiyatı Şubatta Yükselişe Geçti

S&P Global Energy bünyesindeki Platts tarafından yayımlanan rapora göre, Karadeniz bölgesini temsil eden Milling Wheat Marker (MWM) fiyatı şubat ayında ortalama 231,32 dolar/ton seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam ocak ayında görülen 227,19 dolar/ton ortalamasına göre önemli bir artışa işaret ederken, ağustos ayında kaydedilen 237,75 dolar/tondan bu yana en yüksek ortalama olarak kayda geçti. Rus limanlarında hava koşulları ihracatı zorladı Fiyatlardaki yükselişte en önemli faktörlerden biri sert kış koşulları oldu. Olumsuz hava özellikle Rusya’nın önemli ihracat noktalarından Kavkaz limanında operasyonları ciddi şekilde aksattı. Şubat ayının büyük bölümünde limandaki faaliyetler neredeyse durma noktasına gelirken, bazı sevkiyatların Novorossiisk limanına yönlendirildiği belirtildi. Platts’a konuşan bir Rus buğday tüccarı, derin deniz terminallerinde ciddi gecikmeler yaşandığını belirterek terminal sıralarındaki yoğunluğa dikkat çekti. Piyasa kaynaklarına göre Kavkaz’daki koşulların Mart ortasından sonra normalleşmesi bekleniyor. Öte yandan Rusya’nın güney bölgelerinde çiftçilerden gelen buğday arzının da düşük seyrettiği ifade ediliyor. Rusya’nın Mart sevkiyatı 3,5 milyon ton bekleniyor Tüm bu aksamalara rağmen Rusya’nın buğday ihracatının güçlü seyrini koruması bekleniyor. Rusya’nın önde gelen demiryolu lojistik şirketlerinden Rusagrotrans, şubattan devreden yüklemeler de dahil olmak üzere mart ayında toplam 3,5 milyon ton buğday sevkiyatı yapılabileceğini öngörüyor. Platts değerlendirmesine göre ise 2 Mart itibarıyla Karadeniz buğday göstergesi 235 dolar/ton seviyesinde bulunuyor.

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı Video Galeri

Adana’dan Yeni Yıl Öncesi Narenciye İhracatı Yoğunlaştı

Türkiye'nin narenciye ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Adana'dan Rusya ve Ukrayna'nın yanı sıra birçok Avrupa ülkesine yeni yıl öncesi narenciye ihracatı gerçekleştirilirken, hasadın da yoğun olarak devam ettiği bildirildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'da narenciye hasadı yoğun olarak sürüyor. Kış mevsimi ve yeni yıl öncesi yurt genelinde olduğu gibi diğer ülkelerin de narenciye ürünlerine talebi arttı. Bu ihtiyacı karşılamak üzere hasat sezonunun ortalarına yaklaşılan Adana'da ise narenciye bahçelerinde yoğun bir çalışma sürdürülüyor. Bir taraftan bahçelerde narenciyeler işçiler tarafından bin bir emekle toplanırken, ihracatçılar da ürünlerini paketlemek için tesislerde fazla mesai yapıyor. Limon, mandalina ve portakal başta olmak üzere birçok narenciye ürününün yüzde 40'dan fazlası yurt dışına ihraç edildiği öğrenildi. "Buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" İhlas Haber Ajansı muhabirlerine bilgi veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Narenciyede hareketlilik var ancak geçmiş yıllara oranla hareketlilik azaldı. Narenciyede girdi maliyetleri yükseldiğinden dolayı bizim pazarlarımızın bir kısmını yanı başımızdaki Mısır ve Güney Afrika ülkeleri kaptı. O ülkelerde girdi maliyetleri çok düşük. Biz hareketliliği bu yıl geçen yıllardan daha fazla beklerken şu anda buruk bir sevinçle hasat yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düşük" Hasadı yapılan ürünlerin yurt dışına ihraç edildiğini de anlatan Doğan, "Erkenci mandalina ürünlerinden çiftçimiz para kazanamadı. Limon grubu biraz para etti ama onda da soğuk nedeniyle fazla verim yok. Aralık ayının sonunda W.Murcott mandalina ve geççi portakallar çıkacak. Bunlar da yine yurt dışına gidecek. Meyve şu anda satılıyor ama geçen seneki fiyatların altında gidiyor. En büyük pazarımız Rusya, Ukrayna, Balkan ülkeleri ve Avrupa ülkeleri. Şu anda hasadı yapılan ürünler yurt dışına gitmekte. Fiyatlar yüksek olsaydı çiftçimiz daha çok para kazanacaktı" dedi. En fazla siparişin Rusya ve Ukrayna'dan geldiğini belirten ihracatçı Hüseyin Daş, genel anlamda sipariş fazlalığı olduğunu söyledi. Daş ayrıca 9 günlük tarım aracılarının grevi ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri'nin ihraç tarihlerini geç belirlemesinin malların birikmesine ve fiyatın düşmesine yol açtığını kaydetti.

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü Video Galeri

Adana, Mandalina Fiyatları Dalında 3 TL’ye Düştü

Türkiye'nin önemli narenciye üretim merkezlerinden Adana'da mandalina dalında 3 TL, pazarda ise 5 TL'ye kadar geriledi. Türkiye narenciyesinin yüzde 40'ını karşılayan Adana'da bu sene 383 bin dönüm alanda ekilen mandalinanın hasadı sürüyor. Dönümüne ortalama 4 ile 6 ton arasında verim alınan mandalina, ilk hasat edildiği haftalarda kilosu bahçede kalitesine göre 8 ile 15 lira arasında alıcı buldu. Şimdilerde ise dalında 3 lira, pazarda ise 5 ile 10 lira arasında satılmasıyla en ucuz meyve oldu. Tarım aracılarının 27 Eylül'de başlattığı 9 günlük grev sonrası erkenci 6 cins mandalina aynı anda olgunlaşınca işçiler toplamaya yetişemedi ve birçok mandalina zarar gördü. İşçilerin grevi bittikten sonra ise portakal hasadının da başlaması, mandalinada rekolte fazlalığı nedeniyle ürün dalında kaldı. Rusya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç edilen mandalinalar, dalında zarar görünce ihraç da edilemedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "İlk hasatta fiyatlar 8 ile 15 lira arasındaydı. Tarım aracıları 9 gün grev yapınca mandalina dalında kaldı. Grev bitince, işçiler bahçelere girince ürünler dalında hep zarar görmüştü. Erkenci cins mandalinanın raf ömrü çok kısa. Şu anda mandalinanın kilosu dalında 3 liraya kadar geriledi. Adana, Mersin ve Hatay'daki birçok bahçede erkenci mandalina grubu dalında kaldı. O ürünler raf ömrünü kaybetti. Bu mandalinanın yurt dışına gitme şansı yok" ifadelerini kullandı. "Daldaki ürünler Akdeniz meyve sineği popülasyonunu arttırır" Mandalinaların toplanmasının 3-4 lira işçilik maliyeti olduğuna dikkat çeken Doğan, "Çiftçi mandalinayı hale gönderdiğinde eline kilogram başına 1 lira para belki geçecek. Bu ürünler dalda kaldı. Eğer dalındaki ürünler toplanmazsa gelecek sene Akdeniz meyve sineği popülasyonu artar. Bu ürünler, Akdeniz meyve sineği için besin kaynağı olur. Çiftçilere DFİF desteği verilmesini bekliyoruz" dedi. Pazarcı esnafı ve vatandaş memnun Pazarcı esnafı Halil Yılmaz ise bu sene mandalinanın bol olduğunu ve fiyatların bu sebeple düştüğünü belirterek işlerin iyi olduğunu anlattı. Mandalina almaya gelen vatandaşlardan Muzaffer Bay ise fiyatların geçen haftaya göre yüzde 50'den fazla düştüğünü belirterek, memnun olduklarını söyledi. 

Van, Keşiş Gölü Kuraklık Nedeniyle Hızla Alan Kaybediyor Haber

Van, Keşiş Gölü Kuraklık Nedeniyle Hızla Alan Kaybediyor

Urartu Kralı II. Rusa tarafından yaklaşık 2 bin 800 yıl önce inşa ettirilen ve dünyanın en eski göletlerinden biri olarak kabul edilen Van'daki Turna (Keşiş) Gölü, küresel ısınma ve kuraklığın etkisiyle hızla kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. 2 bin 550 rakımlı bu mühendislik harikasının su seviyesindeki ciddi düşüş, hem tarımsal sulama ihtiyacını karşılayan bölge halkını hem de bilim insanlarını endişelendiriyor. Urartu medeniyetinden miras kalan ve Van'ın Gürpınar ilçesi sınırlarında bulunan, doğal güzelliği ve tarihi önemiyle bilinen 2 bin 550 rakımlı ve yaklaşık 7 kilometrelik alana sahip Keşiş (Turna) Gölü, son yıllarda artan kuraklık ve iklim değişikliğinin etkisiyle ciddi bir su kaybı yaşıyor. Urartu Kralı II. Rusa tarafından tarım arazilerini sulamak amacıyla yaptırılan ve dünyanın en eski göletlerinden biri olarak kabul edilen bu mühendislik şaheseri, kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. "Şu an Keşiş Gölü'ne baktığımızda hakikaten alanının büyük ölçüde kaybolduğunu görüyoruz" Son yıllarda etkili olan aşırı sıcaklar ve beklenen kar-yağmur yağışının gerçekleşmemesi, Keşiş Gölü'nün büyük bir bölümünün kurumasına yol açtı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, "Van Gölü havzasında irili ufaklı birçok göl var. Şüphesiz bunların bir kısmı doğal göller, bir kısmı da aslında insan yapısı göller ya da göletler. Önüne set çekilerek daha sonra doğal yapıya dönüşmüş göller. Bunlardan bir tanesi de Keşiş Gölü. Tabii Keşiş Gölü'nün başka isimleri de var. Turna Gölü gibi. Bu yaklaşık milattan önce 650'lerde Rusya tarafından önüne bent çekilerek suyun biriktirilmesi sonucu oluşmuş bir göl. Gölün yaklaşık su toplama havzası 100 kilometrekare civarında. Göl, yıl içerisinde alan kaybediyor. Yağışlı sezonlarda da yaklaşık 7 kilometreye, kurak sezonlarda 4 kilometrekareye kadar düşüyor. Ancak bu iklim değişikliğinden kaynaklı havzanın hem sıcaklıklardaki artış, kuraklık, o buharlaşmanın şiddetiyle beraber göl son yıllarda zaman zaman tamamen kuruma riskiyle de karşı karşıya kalıyor. Dolayısıyla şu an Keşiş Gölü'ne baktığımızda hakikaten alanının büyük ölçüde kaybolduğunu, o kalan alanların işte sazlıklar şeklinde küçük su birikintilerden oluştuğunu görebiliyoruz. Bu göl, yükseltisi itibariyle Erek Dağı'nın hemen doğu güney tarafına düşüyor. Yaklaşık 2 bin 550 metreler civarında bir yükseltiye sahip. Tabii yükseltinin fazla olması oradaki buharlaşmanın şiddetini nispeten azaltıyor. Tabii gölü besleyen çok akarsu yok. Küçük dereler var, onların önemli bir kısmı da geçici akarsular. Daha çok düşen yağış ve oradaki kaynak suları ile besleniyor. Dolayısıyla mevcut iklim şartları içerisinde yani sıcaklıktaki bu artış seyrettiği sürece buharlaşmanın şiddeti arttığı sürece maalesef Keşiş Gölü muhtemelen önümüzdeki yıllarda yağışlı sezonlarda su toplayacak. Ama bu suyu o havzada o gölün içinde bulunduğu o havzada tutmak pek mümkün olmayacak. Muhtemelen yılın sonuna o yağışlı sezonun sonrasındaki kurak sezonla birlikte göl ya büyük ölçüde alan kaybedecek ya da kuruma riskiyle karşı karşıya kalacak. Dolayısıyla özetleyecek olursak, Keşiş Gölü insan eseri bir göl. Aslında orada bir su birikimi var ama daha sonra önüne Kral Rusa'nın bir bent, bir set çekerek gerisinde su biriktirmesi ve o suyu da aslında hem Van ovasının hem Van şehrinin ihtiyaç duyduğu içme ve sulama suyunu sağlamak amacıyla inşa edilmiş bir göl. Bir Mühendislik harikası aslında. Bir antik göl olarak ifade edebiliriz" diye konuştu.

Kayısıda hasat yoğunlaştı, ihracat başladı Haber

Kayısıda hasat yoğunlaştı, ihracat başladı

Türkiye'de sofralık kayısının yüzde 95'inin üretildiği, coğrafi işaretli sofralık Mut kayısısında yoğun hasat dönemine girildi. Bölgenin mikroklima özelliğine sahip olmasıyla turfanda üretim olarak dikkat çeken rengi, kokusu ve tadıyla beğenilen tescilli kayısıdan bu sezon 200 bin ton verim bekleniyor. Bahçelerden tek ter hasat edilen kayısılar, öncelikle işçiler tarafından ihracata uygun olarak seçiliyor. Seçilen kayısılar daha sonra ambalajlanıp soğutup, tırlarla Romanya, Rusya, Ukrayna, Hindistan, Orta Doğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. İlçede 79 bin dekar alanda yaklaşık 200 bin ton üretim yapılan kayısıda hasat sezonunun yoğunlaşması nedeniyle fiyatların 35-40 liraya kadar düştüğü bildirildi. Mut Ziraat Oda Başkanı ve Üretici Muharrem Yılmaz, "Sofralık kayısının başkenti Mersin'in Mut ilçesi. Burada üretilen kayısılarımız dünyanın dört bir yanına Rusya, Arap Emirlikleri, Irak, Avrupa'ya ihracat yapılmaktadır. Bugünlerde günlük 20 bin ton civarı ihracat yapılmaktadır. Bu yıl kayısımız başladı, ihracatımız da başladı. 200 bin ton rekolte beklemekteyiz. Bunun takribi 100 bin tonu yurt dışına ihracat olacaktır. Bugünlerde işte kırmızı kayısılarımız başladı. Günlük 20 bin ton ihracata kayısı gitmektedir. Fiyat aralığımız kalitesine göre 30 ile 70 lira arasında değişmektedir" dedi. İhracatçı Fevzi Güler, "Mut ilçesinde ilk kayısı ihracatımız başlamış durumdadır. Fiyatlarımız 35 ile 60 lira arasında değişmektedir. İhracat ülkelerinin özellikle bu talebi Rusya ve Ukrayna'ya talepler artmıştır" dedi. İhracata verilen kayısılar konusunda uyarı Mersin Büyükşehir Belediyesi Mut Toptancı Hali Sebze Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Zeki Cüce ise, "Sezon başladı. Kayısı 80-100 liradan başladı ve sofralık fiyatı 35-40 liraya kadar indi. Fiyatların düşmesinin sebebi, tabii ki arz talep meselesi ama kayısı fiyatlarının düşme sebeplerinin biri işte bu kasada görüldüğü gibi 80 liraya satılan kayısının altında hurda kayısı çıkıyor. Bunları 35-40 liraya satıyorlar da aslında ihracatçıya 60 liraya mal oluyor. Ben aslında çiftçiyi uyarıyorum. İçeride görüldüğü gibi tezgaha dökülen kayısının yarıdan fazlası ıskartaya çıkıyor. Onun için buna dikkat edilmesi gerekiyor. Bunun bir de sorunu 35 milimin altında olan bir kayısı ihracata gitmiyor. Vatandaşta diyor ki bu güzel kayısı ama ebadı tutmuyor. Çiftçinin buna dikkat etmesi gerekiyor" dedi. İhracatçı Fatih Yılmaz, "İhracata kayısı yapıyoruz. Bu yıl ihracata erken başladık. Başlamamıza rağmen malda kalite var ama fiyatların düşmesi bizi üzdü. Halden alıyoruz burada işliyoruz soğutup tırlarla Samsun üzerinden Rusya'ya gönderiyoruz. Şimdi büyük olarak Rusya'ya ihracat ediyoruz. Onun dışında Polonya var, Ukrayna var bu bölgelere ihracat ediyoruz. Şu anda başındayız ileri tarihlerde daha da yoğunlaşır. Bugünlerde bu turfanda olduğu için biraz zayıf. Günlük belli olmuyor o duruma göre bazen 20 ton değişebiliyor" dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.