Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şeker

AGRONEWS - Şeker haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeker haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gübre ve lojistik krizi tarım piyasalarını etkiledi Haber

Gübre ve lojistik krizi tarım piyasalarını etkiledi

Küresel tarım piyasaları, Ortadoğu’daki savaşın enerji ve gübre maliyetlerini yukarı çekmesi ve olumsuz hava koşullarının üretim risklerini artırmasıyla yeni bir fiyat döngüsüne girdi. 2023’ten bu yana en yüksek seviyelere çıkan fiyatlar, özellikle tahıllar ve yağlı tohumlar tarafında yukarı yönlü beklentileri güçlendiriyor. Dünya Bankası projeksiyonlarına göre, gıda fiyat endeksi bu yıl ve ardından 2027’de yükselişini sürdürecek. Bu artışın ana yükünü tahıllar, yağlı tohumlar ve gübre maliyetleri oluşturacak. Tahıl piyasaları artan gübre maliyetleri nedeniyle en hassas ürün grupları arasında yer alıyor. Buğday vadeli işlemlerinde bu yıl ortalama fiyatın yüzde 4, 2027’de ek yüzde 3 yükselmesi bekleniyor. Kuraklık, ekim alanlarında daralma ve lojistik sorunlar fiyatları yukarı taşıyor. Mısır fiyatlarında 2026’da yüzde 4’e yakın artış, 2027’de yüzde 1 ek yükseliş öngörülüyor. Gübre maliyetleri ve ABD’de ekim alanlarının daralması ana risk unsuru olarak gösteriliyor. Soya fasulyesi vadeli işlemlerinde bu yıl için yüzde 6 artış beklentisi hakim. Biyoyakıt talebi ve soya yağına yönelim fiyatları destekliyor. Ekonomim'den Evrim Küçük'ün haberine göre, Soya yağı ve bitkisel yağlara bakıldığında, 2026’da yaklaşık yüzde 8 artış, 2027’de yatay seyir beklentisi var. Enerji piyasasındaki yükseliş, bitkisel yağlar ve yağlı tohumlar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Biyoyakıt talebinin artması, özellikle ABD ve Güneydoğu Asya’da bitkisel yağ kullanımını artırırken, arzın bir kısmının enerjiye kayması gıda tarafında fiyatları yukarı çekiyor. Bu eğilimin sürmesi halinde, yağlı tohum piyasasında fiyatların beklenenden daha güçlü kalabileceği değerlendiriliyor. Pirinç: Bu yıl ortalama fiyatta yüzde 2 düşüş olabilir fakat gelecek yıl yüzde 3 toparlanma öngörülüyor. Arz fazlası kısa vadede fiyatları baskılıyor. Şeker: Bu yıl ortalama fiyatın geçen yıla göre biraz gerilemesi bekleniyor. 2027’de ise yüzde 3 ek gerileme öngörülüyor. Ancak petrol fiyatlarına bağlı olarak etanol talebi bu düşüşü sınırlayabilir. Sığır eti: Bu yıl fiyatların yüzde 11 artması, 2027’de bunun üzerine yüzde 3 daha yükselmesi bekleniyor. Arz sıkışıklığı ve güçlü talep fiyatları yukarı çekiyor. Fiyatların itici gücü maliyet şokları Piyasalarda dikkat çeken en kritik unsur, arzdan ziyade maliyet kaynaklı baskı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, gübre ve enerji fiyatlarını sert şekilde yukarı çekerek tüm tarım zincirinde maliyet tabanını yükseltti. Piyasadaki en çarpıcı değişim, fiziksel arzın halen görece yeterli olmasına rağmen üretim maliyetlerindeki artış kaynaklı olarak fiyatların yükselmesi. Hava riski ikinci dalgayı getirebilir 2026’nın ikinci yarısı için en büyük risk ise El Nino ihtimali. Uzmanlar, %60’ın üzerinde olasılıkla gelişebilecek bu hava olayı nedeniyle özellikle mısır, palm yağı, kahve, şeker gibi ürünlerde arz şoklarının yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde mevcut fiyat artışlarının daha da hızlanabileceği vurgulanıyor. Kakao ve kahvede sert geri çekilme Küresel içecek piyasalarında 2025’teki sert yükselişin ardından 2026’da güçlü bir düzeltme süreci öne çıkıyor. Dünya Bankası verilerine göre içecek fiyat endeksi ilk çeyrekte yüzde 20 gerileyerek geçen yılın yaklaşık üçte bir altına indi. Kahve tarafında arzın toparlanması belirleyici oldu. Küresel üretimin 2025-26 sezonunda yaklaşık yüzde 2 artışla 179 milyon çuvala ulaşması beklenirken, fiyatlarda da sert düşüş öngörülüyor. Arabica fiyatlarının 2026 genelinde yüzde 14’ten fazla, Robusta’nın ise yüzde 18 gerilemesi bekleniyor. ABD’nin Brezilya kahvesine yönelik tarifeleri kaldırması da fiyatları aşağı çeken unsurlar arasında yer alıyor. Kakao piyasasında ise daha da keskin bir düzeltme dikkat çekiyor. Batı Afrika’da üretimin toparlanmasıyla birlikte fiyatların 2026’da yüzde 50’den fazla düşmesi bekleniyor. Arz-talep dengesinin normale dönmesiyle stok/kullanım oranı yeniden uzun vadeli ortalamalara yaklaşıyor. Buna karşın riskler tamamen ortadan kalkmış değil. Özellikle yılın ikinci yarısında oluşabilecek El Niño kaynaklı kuraklık, kahve ve kakao üretiminde yeni dalgalanmalara yol açabilir. Gübrede maliyet şoku derinleşiyor Tarım piyasalarında asıl baskı ürün fiyatlarından çok maliyet tarafında yoğunlaşıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, özellikle gübre piyasasında sert bir arz şokuna yol açtı. Azotlu gübrelerin temel ürünü olan üre fiyatı mart ayında ton başına 725 dolara çıkarak aylık bazda yaklaşık yüzde 55 arttı. 2026 genelinde ise gübre fiyatlarında yüzde 60’a varan artış bekleniyor. Amonyak ve fosfat tarafında da üretim kesintileri sürerken, Çin’in ihracat kısıtlamaları ihtimali arzı daha da sıkılaştırabilecek bir risk olarak öne çıkıyor. Pamuk ve kauçuk yükselişte Tarımsal hammaddeler tarafında ise daha dengeli bir görünüm var. Vadeli işlemlerde bu yıl yüzde 27 yükselen pamuk fiyatlarının 2027’ye yükselişle girmesi bekleniyor. Bu yılın başından bu yana neredeyse yüzde 20 yükselen doğal kauçuk fiyatlarının geçen yılki ortalama fiyata göre yüzde 7 yükselmesi ve yükselişini gelecek yıl sürdürmesi bekleniyor. Ancak enerji maliyetleri ve küresel büyüme görünümü bu dengeyi hızla değiştirebilecek temel faktörler olmaya devam ediyor.

Hürmüz Krizi, Küresel Tarım Ticaretini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Krizi, Küresel Tarım Ticaretini Tehdit Ediyor

İran’daki savaş artık yalnızca enerji piyasalarının değil tarım sektörünün de meselesi haline geldi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanma; gübreden tahıla, şekerden pirince kadar kritik ürünlerde sevkiyatları yavaşlatıyor, navlun ve sigorta maliyetlerini sıçratıyor. Tarım piyasaları, pandemi sonrası en ciddi arz testiyle karşı karşıya. Körfez, hem tahıl ithalatının hem de azot bazlı gübre ihracatının önemli bir geçiş noktası. Uzayan bir çatışma; üretim maliyetlerini artırarak verimi düşürebilir, fiyatlara kalıcı bir “savaş primi” ekleyebilir. Küresel tarım ticaretinin önemli geçiş noktalarından Hürmüz’de tanker ve kuru yük gemilerinin rota değiştirmesi, teslim sürelerini haftalarca uzatıyor. Buğday en çok etkilenen ürün olmaya devam ederken, mısır orta düzeyde risk altında. Soya fasulyesinin ise doğrudan ticaret aksamalarından ziyade gübre ve enerji piyasaları aracılığıyla dolaylı olarak etkilenmesi muhtemel. İran, Irak ve Suudi Arabistan'ı da içeren Körfez bölgesi, ithal buğdaya büyük ölçüde bağımlı. Sevkiyatlarda gecikme yalnızca fiyatları değil, ekim planlarını ve stok yönetimini de etkiliyor. Yükselen petrol fiyatları biyoyakıt talebiyle tetiklenerek bitkisel yağ ve şeker piyasalarına ek talep yaratıyor; bu da gıda enflasyonuna yeni bir cephe açıyor. Piyasalarda oluşan “savaş primi”, pandemi sonrası normalleşmeye çalışan tedarik zincirlerini yeniden kırılgan hale getiriyor. Ürün bazında risk haritası ■ GÜBRE: Körfez ülkeleri küresel azotlu gübre ticaretinin yüzde 40-50’sini karşılıyor. Hürmüz’deki aksamalar üre ve amonyak sevkiyatını zorluyor. Yükselen fiyatlar özellikle mısır ve buğday gibi azot yoğun ürünlerde maliyet baskısını artırabilir. Uzun süreli bir aksama, Brezilya, Hindistan, Güney Asya ve AB'nin bazı bölgeleri gibi ithalata bağımlı büyük bölgelerde gübre bulunabilirliğini önemli ölçüde azaltabilir. ■ ŞEKER: Rafine beyaz şeker primi 107 $/tonla zirveye çıktı. Dubai’deki büyük rafinerilerin ham maddeyi Boğaz üzerinden temin etmesi arz daralması riskini büyütüyor. Yüksek petrol fiyatları Brezilya’da etanol üretimini teşvik ederek küresel şeker arzını daha da sıkılaştırabilir. ■ SOYA ÜRÜNLERİ: Soya yağı, artan petrol fiyatları ve biyoyakıt talebiyle son iki buçuk yılın zirvesini test etti. Soya küspesinde ise İran’ın önemli ithalatçı olması nedeniyle ticaret akışları hassas. ABD-Çin hattındaki siyasi gerilim, küresel soya ticaretini yeniden şekillendirebilir. ■ PİRİNÇ (BASMATİ): Yaklaşık 400 bin ton Hint basmati pirinci limanlarda ve yolda bekliyor. Navlun iki katına çıkarken yeni sözleşmeler durdu. Ortadoğu talebindeki kesinti fiyatları aşağı çekerken, lojistik düğüm çözülemezse arz-talep dengesi hızla tersine dönebilir. ■ BUĞDAY: Körfez ve Kuzey Afrika ithalata yüksek bağımlı. Hürmüz ve Kızıldeniz rotalarındaki riskler transit sürelerini uzatıyor. Fonların pozisyon kapaması fiyatlarda oynaklığı artırdı; kalıcı aksama fiyatları yukarı itebilir. Şu sıralar kile başına fiyat Chicago vadeli işlemlerinde 5.7 doların hemen altında. ■ MISIR: İran, Brezilya mısırının büyük alıcılarından. Sevkiyatta aksama, Brezilya’nın hasat döneminde ticaret dengesini zorlayabilir. Artan gübre maliyetleri üretim planlarını da etkileyebilir. Vadeli işlemlerde fiyatlar 4,30 dolar civarında. Rusya, İran’a buğday ithalatını askıya aldı ABD ve İsrail’in saldırıları sonrası Rusya’nın İran’a tahıl sevkiyatları geçici olarak durdu. İran, sezon için planlanan Rus buğdayının büyük bölümünü alsa da Karadeniz ve Hazar üzerinden yeni yüklemeler askıya alındı. Navlun ve sigorta primlerindeki artış ödeme kanallarını da zorlaştırıyor. Analistler, sevkiyatların yeniden başlamasını beklese de belirsizlik sürüyor.

Uluslararası piyasada şeker fiyatları 6 yılın zirvesine çıktı Haber

Uluslararası piyasada şeker fiyatları 6 yılın zirvesine çıktı

Emtia piyasasında geçen hafta görülen pozitif seyir bu hafta yerini oynaklığa bıraktı. Bugün buğday başta olmak üzere çoğunlukla emtia fiyatlarında düşüşler görülürken, şekerin fiyatı yükselişini sürdürüyor. Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yarın açıklayacağı para politikası kararları öncesinde risk iştahı azalırken, emtia piyasasında, dolardaki değerlenmenin de etkisiyle negatif bir seyir izleniyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalara göre Fed'in yarın 25 baz puan faiz artırmasına kesin gözüyle bakılırken, politika metninde ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamalarındaki yönlendirmeler büyük önem arz ediyor. Analistler, piyasalarda Fed'in faiz artışını nerede durduracağına ilişkin belirsizliklerin varlık fiyatları üzerinde etkili olmayı sürdürdüğüne değinerek, yarınki toplantıyla beraber bu konunun açıklığa kavuşmasının beklendiğini söyledi. Emtia piyasasındaki negatif seyre karşın Intercontinental Exchange'de (ICE) 0,2166 dolarla Kasım 2016'dan bu yana en yüksek seviyeyi gören şeker fiyatı, saat 14.35 itibarıyla 0,2154 dolardan işlem görüyor. Hindistan'da şeker üretiminin azalacağına yönelik öngörülerin fiyatlarda yükselişe neden olduğunu bildiren analistler, ülkede şeker rekoltesinin azalmasıyla küresel arz sorunlarının tetiklenebileceğinden endişe edildiğini kaydetti. Analistler, Hindistan'ın dünyanın en büyük şeker üreticisi, Brezilya'nın ise dünyanın en büyük şeker ihracatçısı olduğunu belirterek, bu nedenle bu iki ülkedeki gelişmelerin fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade etti. Öte yandan diğer tarım emtialarında bugün dalgalı bir seyir izleniyor. Şu dakikalarda pamuk ve kahvede yüzde 0,3 yükseliş, kakaoda ise yüzde 1 civarında düşüş görülüyor. Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğday yüzde 0,6, mısır yüzde 0,2, soya fasulyesi yüzde 0,4 azalış kaydetti. Değerli metallerdeki düşüş eğilimi devam ediyor Değerli metallerdeki düşüş eğilimi de devam ediyor. Bugün altında yüzde 0,9, gümüşte yüzde 1,9, paladyumda yüzde 1,4 değer kayıpları söz konusu. Çin'de ekonomik aktiviteye ilişkin öncü verilerdeki güçlü toparlanmaya karşın baz metal fiyatlarında düşüşler dikkati çekiyor. Çin'de ocak ayı imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 50,1 seviyesinde gerçekleşerek hem beklentileri aştı hem de imalat sanayinin daralma eğilimini sonlandırdığını gösterdi. Ülkede hizmet sektörü PMI da 54,4'e çıktı. Verilerin ekonomik aktivitedeki toparlanmaya işaret etmesine karşın, bakır yüzde 1, alüminyum yüzde 1,7, çinko yüzde 1,2, nikel yüzde 1,6 azalış kaydetti. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 1 geriledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.