Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Verimliliği

AGRONEWS - Su Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı Haber

Mersin’de tarımda “akıllı dönüşüm” vurgusu yapıldı

Türkiye’nin önemli üretim ve tarım merkezlerinden biri olan Mersin’de, ik­lim değişikliğinin etkileri her ge­çen yıl daha belirgin hale geliyor. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve hızla azalan su kay­nakları, ekim planlamasından ve­rimliliğe kadar tarımın tüm aşa­malarını doğrudan etkiliyor. Suya dayalı üretim modelinin sürdü­rülebilirliğini zorlayan bu tablo, kentte “ekim krizi” olarak adlan­dırılabilecek yeni bir süreci bera­berinde getiriyor. "Eski alışkanlıklarla yeni dönemi yönetemeyiz" Mersin Ticaret ve Sanayi Oda­sı (MTSO) Yönetim Kurulu Baş­kanı Hakan Sefa Çakır, iklim de­ğişikliği ve su kaynaklarının hızla tükenmesinin, artık sadece çev­resel bir sorun değil; Türkiye’nin en önemli üretim, lojistik ve tarım üslerinden biri olan Mersin için stratejik bir gıda arz güvenliği me­selesi olduğuna dikkat çekti. MT­SO olarak bu tabloyu endişeyle iz­lemekle yetinmediklerini, kent tarımını değişen iklim koşulları­na adapte etmek için uzun süredir somut adımlar attıklarını kaydet­ti. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar nedeniyle kenttin olağanüstü kuraklık riskiyle karşı karşıya olduğuna vurgu yapan Ça­kır, “Gerçekçi olmak zorundayız; eski alışkanlıklarımızla ve gele­neksel yöntemlerle bu yeni döne­mi yönetemeyiz. Gıda arz güven­liğini sağlamanın tek yolu; ‘akıllı tarım’, ‘su verimliliği’ ve ‘bilimsel üretim’ odaklı topyekûn bir dönü­şümdür” dedi. Oda olarak, ilgili tüm kurumlar ve üreticilerle omuz omuza ve­rerek bu dönüşümün altyapısı­nı hayata geçirdikleri örnek pro­jeler hakkında bilgi veren Çakır, “Bitkilerin Sesine Kulak Verin, İklim Değişikliğine Uyum Sağ­layın projesiyle alternatif tarım­sal bitki çeşitlerini belirledik ve çiftçilerimizi yeni iklim şartları­na uyumlu ürün desenleriyle bu­luşturduk. Aynı şekilde, düzenle­diğimiz Mersin İklim Değişikliği ve Uyum Konferansları ile bilimin ışığında bölgesel eylem planları­mızı ortaya koyduk. Doğru su yö­netimi için Havza Su Kurulu ile ortak akıl çerçevesinde çalışarak ilimizin ‘Kuraklık Yönetim Pla­nı’ süreçlerine kurumsal düzeyde aktif destek verdik. Bugün ise, ta­rım ve sanayide çevreci teknolo­ji yatırımlarını hızlandırmak, su verimliliğini merkeze alan sür­dürülebilir üretimi ödüllendir­mek amacıyla Türkiye’de ilk kez bu ölçekte MTSO Yeşil Ödülle­ri’ni hayata geçiriyoruz. Bu bere­ketli topraklardan aldığımız gücü akıl, bilim ve dayanışmayla birleş­tirerek; “Mersin’de Üretilmiştir” damgasını doğaya saygının ve ka­litenin ortak mühürü yapacağız. Mersin’i hep birlikte sürdürüle­bilir üretimin model dünya kenti yapmaya kararlıyız” açıklamasın­da bulundu. Mersin Üniversitesi Su Ürün­leri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas ise, su kaynaklarında yaşanan azalma ve iklim değişik­liğinin Türkiye açısından gide­rek derinleşen bir risk alanı oluş­turduğunu vurguladı. Suyun; ta­rımsal üretimden su ürünlerine kadar geniş bir yelpazede temel üretim girdisi olduğunu belirten Ayas, son yıllarda artan sıcak­lıklar, düzensiz yağış rejimleri ve sıklaşan kuraklık dönemleri­nin mevcut su varlıkları üzerin­de ciddi bir baskı yarattığını ifade etti. Bu baskının yalnızca üretim miktarını değil, üretimin sürdü­rülebilirliğini ve planlanabilirli­ğini de doğrudan etkilediğini di­le getirdi. Su ürünleri açısından da benzer bir tabloya işaret eden Ayas, denizlerde ve iç sularda meydana gelen sıcaklık artışları­nın, oksijen seviyelerindeki deği­şimlerin ve ekosistem dengesin­deki bozulmaların balık stokları­nı olumsuz etkilediğini ifade etti. Tür dağılımlarında değişim, ba­zı türlerin göç etmesi ya da azal­ması gibi sonuçların sektörde üretim istikrarsızlığına yol açtı­ğını belirten Ayas, bu durumun hem balıkçılık faaliyetlerini hem de yetiştiricilik sektörünü doğ­rudan etkilediğini söyledi. Özel­likle suyun daha verimli kullanıl­dığı modern sulama teknikleri­nin yaygınlaştırılması, kuraklığa dayanıklı bitki çeşitlerinin ter­cih edilmesi ve su kaynaklarının bütüncül bir yaklaşımla yönetil­mesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

KGF, Güneydoğu Avrupa Fonu ile iş birliğine gitti Haber

KGF, Güneydoğu Avrupa Fonu ile iş birliğine gitti

Protokol kapsamında, EFSE'nin, Türkiye'de bazı bankalar aracılığıyla yaklaşık 100 milyon euroluk kaynak sağlaması ve bu kaynağın "yeşil liste" kriterlerine uygun olarak tarım işletmelerine kullandırılması öngörülüyor. Kredi Garanti Fonu (KGF) çiftçi ve tarımsal işletmelerin finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla işbirliği yaptı. "Sürdürülebilir Tarım Finansmanı İçin Güç Birliği Protokolü", TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen programla imzalandı. KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt, imza töreninde yaptığı konuşmada, yeşil liste oluşması ve tarımın bu yöntemle desteklenmesi konusunda ciddi adımlar attıklarını söyledi. Tarımdaki yeşil listenin daha önce Türkiye'de uygulanmış yöntem olmadığına dikkati çeken Kurt, "Bu, bizim hem uluslararası fonlara erişmemiz hem Türkiye'deki tarımın kalkındırılması hem sürdürülebilir tarımda israfı engelleyen, daha verimli tarım için katkı sağlayacağını ve anahtar olacağını düşündüğümüz proje" dedi. Kurt, şu an itibarıyla Tarım Kefalet Programı'nı açtıklarını, burada yaklaşık 30 milyar liralık limitin 10 bankaya tahsis edildiğini belirterek, sürdürülebilirliğin bambaşka pencere olarak önlerinde durduğunu dile getirdi. "Çiftçilerimize daha uygun şartlarla kredi verilebilecek" Projenin önemine işaret eden Kurt, şöyle konuştu: "Bu sürdürülebilir yeşil liste sayesinde Türkiye'deki bankalar uluslararası finansa erişim sağlayacak, daha uygun kaynak maliyetiyle çiftçilerimize daha uygun şartlarla kredi verebilecek. Sürdürülebilirlik noktasında farklı programlar yapmak için çalışıyoruz. Güçlü bir şekilde de bunları yapacağız. Sadece tarım tarafında değil, inşallah önümüzdeki günlerde sanayinin yeşili, karbon emisyonlarının azaltılması gibi konularda da yeni tanıtımlarımız olacak." "Türkiye tarım sektörü için oluşturacağı fırsatları görüyoruz" EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert, sürdürülebilir tarımı teşvik ettikleri bu projenin kendileri açısından özel öneme sahip olduğunu belirterek, bu kapsamda KGF ile işbirliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Begert, sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklerken KGF ile ortak bir vizyonu paylaştıklarını dile getirerek, "Uygulamayı hedeflediğimiz aksiyonların aciliyetinin yanı sıra Türkiye tarım sektörü için oluşturacağı fırsatları da görüyoruz. Bu hedef doğrultusunda, sürdürülebilir tarımı doğru şekilde finanse edebilmek için hem KGF'nin hem de programa katılacak bankaların teknik kapasitesini geliştirmeyi, bu şekilde çiftçilerin daha iklim akıllı, sürdürülebilir ve verimli üretimini desteklemeyi amaçlıyoruz." dedi. Konuşmaların ardından KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ile EFSE Portföy Yöneticisi Begert işbirliği protokolünü imzaladı. 100 milyon euro kaynak öngörülüyor Protokol kapsamında, EFSE'nin, Türkiye'de bazı bankalar aracılığıyla yaklaşık 100 milyon euroluk kaynak sağlaması ve bu kaynağın "yeşil liste" kriterlerine uygun olarak tarım işletmelerine kullandırılması öngörülüyor. KGF'nin ise bu kredilere eşlik edecek kefalet ürünü tasarlayarak, özellikle teminat yetersizliği yaşayan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırması hedefleniyor. Geliştirilecek Pilot Sürdürülebilir Tarım Kefalet Programı ile işletme sermayesi ve yatırım kredilerine yönelik kısmi kredi garantileri sağlanacak. İklim dostu teknolojiler, kaynak verimliliği ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen tarımsal faaliyetler teşvik edilecek. Yeşil liste kriterleri hem kredi hem de kefalet süreçlerine entegre edilerek standartlaştırılmış sürdürülebilir tarım finansmanı yaklaşımı oluşturulacak. Ayrıca, işbirliği kapsamında KGF'ye özel teknik destek programı kurgulandı. Program çerçevesinde KGF'nin kefalet ürününün tasarımı ve operasyonel süreçleri geliştirilecek. Yeşil liste KGF'nin Portföy Garanti Sistemi'ne entegre edilecek. "Yeşil liste" sürdürülebilir tarımsal faaliyetler ve yatırımlar olarak da biliniyor. Listede, protein bitkilerinin üretimi, tarımsal girdilerin verimliliği, su verimliliği, sıfır toprak işleme, organik üretim, arıcılık, döngüsel tarım, sürdürülebilir hayvancılık ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi başlıklar yer alıyor.

2026-2035 Ulusal Su Planı yürürlükte: 10 yıllık hedefler Haber

2026-2035 Ulusal Su Planı yürürlükte: 10 yıllık hedefler

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, Türkiye'nin su kaynaklarının yönetimi için hazırlanan en üst ölçekli strateji belgesi olan Ulusal Su Planı (2026-2035) uygulamaya konuldu. Plan, iklim değişikliği ve artan su talebi baskısı altında, suyun tüm sektörlerdeki (tarım, içme suyu, sanayi) kullanımını "su-gıda-enerji-ekosistem" bağı çerçevesinde ele alıyor. Planda Öne Çıkan Temel Stratejiler ve Hedefler: Tarımsal Sulamada Dönüşüm: Planda, tarımsal sulama randımanının artırılması temel hedef olarak belirlendi. Mevcut açık sistemlerin kapalı sistemlere dönüştürülmesi, modern sulama yöntemlerinin (basınçlı sulama) yaygınlaştırılması ve sulama birliklerinin teknik kapasitelerinin artırılması öngörülüyor. Arıtılmış Atık Suların Kullanımı: Kısıtlı olan su kaynaklarına alternatif olarak, kentsel ve endüstriyel arıtılmış atık suların tarımsal sulamada ve sanayide kullanımının artırılmasına yönelik teknik ve yasal altyapı çalışmalarına hız verilecek. Kuraklık ve Risk Yönetimi: İklim değişikliği senaryoları baz alınarak havza bazlı "Kuraklık Yönetim Planları"nın etkinleştirilmesi hedefleniyor. Plan kapsamında, su kısıtı bulunan havzalarda suyun tahsisinin önceliklendirilmesi ve kriz anlarında uygulanacak protokoller netleştirildi. Yasal ve Kurumsal Yapı: Su yönetimi alanındaki çok başlılığın giderilmesi amacıyla mevzuatın sadeleştirilmesi, "Su Kanunu" çalışmalarının plan dönemi içerisinde tamamlanması ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi stratejik amaçlar arasında yer alıyor. Su Verimliliği Seferberliği: Endüstriyel tesislerde su geri kazanımı, içme suyu şebekelerindeki kayıp-kaçak oranlarının kademeli olarak düşürülmesi ve kamuoyunda su tasarrufu bilincinin oluşturulması için izlenecek takvim planda yer aldı. Uygulama ve İzleme Süreci Ulusal Su Planı (2026-2035) kapsamındaki tüm faaliyetler, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, ilgili tüm bakanlıklar ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle takip edilecek. Plan, her yıl sonunda yapılacak değerlendirmelerle güncel ihtiyaçlara göre revize edilebilecek.

Bakan Yumaklı: Gıda ve Su İsrafını Önleme Çalışmaları Gaziantep’te Ele Alındı Haber

Bakan Yumaklı: Gıda ve Su İsrafını Önleme Çalışmaları Gaziantep’te Ele Alındı

Hasan Kalyoncu Üniversitesinde düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı Sonuç Konferansı'nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep'te Sıfır Atık Vakfı, Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı'na katıldı. Konferansta konuşan Bakan Yumaklı, gıda güvenliği, israf, kuraklık, İklim değişikliği ve sıfır atık ile ilgili önemli konulara değindi. Sürdürülebilir gıda sistemleri, su verimliliği ve israfın azaltılması yönünde küresel politikaları güçlendirmek için çabaladıklarını belirtti. "Toplantıyı ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" Çalıştay hakkında bilgi veren Bakan Yumaklı, "Bugün; Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları'nın sonuçlarını değerlendirmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sakarya ve Muğla'nın ardından, çalıştayların üçüncü ayağı olarak bugün Gaziantep'teyiz. COP31 sürecinde 'Yerelden Ulusala: İsraf ve Atık' temasıyla düzenlenen bu toplantıyı; yerelde geliştirilen bilgi, deneyim ve çözüm önerilerinin, ulusal politikalara entegre edilmesi yönünde önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi. "Programın Gaziantep'te düzenlenmesi tesadüf değil" Çalıştayın Gaziantep'te gerçekleştirilmesinin tesadüf olmadığını belirten Bakan Yumaklı, "Gaziantep, yalnızca sanayi üretimi ve ticaret kapasitesiyle değil; tarımsal üretim gücü ve köklü gıda kültürüyle de Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biridir. Özellikle Antep fıstığı üretiminde, Türkiye dünyada üçüncü sırada bulunmakta, ülkemizde Antep fıstığının yaklaşık yarısı da Gaziantep'te yetiştirilmektedir. Ayrıca Gaziantep, tam 108 coğrafi işaretli ürüne sahiptir. AB coğrafi işaretli ürün sayısı ise 5'e yükselmiştir. Şehrin bu üretim kapasitesi; yüksek katma değer, kırsal istihdam, gıda sanayisi ve ihracat açısından stratejik bir alan oluşturmaktadır. Gaziantep'te tarım; işleme, depolama, ticaret ve sofraya ulaşma aşamalarını kapsayan bütüncül bir gıda ekosistemi içinde ele alınmaktadır. Bu bütüncül yapının en güçlü tamamlayıcısı ise Gaziantep'in mutfak kültürüdür. Gaziantep, UNESCO Fark Oluşturan Şehirler Ağı'na gastronomi alanında dahil edilen Türkiye'nin ilk şehridir. Bu unvan Gaziantep mutfağının, yerel üretime dayanan, mevsimine göre ürün kullanan ve israfı en aza indirmeye öncelik veren bir gelenek olduğunu da tescillemektedir. Bu yönüyle Gaziantep israfla mücadelede, sıfır atık hareketinde yalnızca bir uygulama alanı değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel beşiktir" ifadelerini kullandı. "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır" Dünyanın iklim değişikliği, artan kuraklık ve nüfus artışı nedeniyle su varlığı ve gıda güvenliği açısından kritik bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Bakan Yumaklı, "Küresel ölçekte her yıl yaklaşık 2,3 milyar ton gıdanın kaybedildiği veya israf edildiği hesaplanmaktadır. Bu gıdanın üretimi için kullanılan su miktarı ise yılda yaklaşık 250 kilometreküp seviyesindedir. Bu tablo bize çok net bir gerçeği göstermektedir. Gıda israfı, aynı zamanda kaynak ve en önemlisi su israfıdır. Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde, gıda ve su israfına yönelik başlatılan yaklaşımlar tam da bu sorunlara çözüm üretme iradesinin somut tezahürleridir. Bu anlayış doğrultusunda başlattığımız 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyasıyla topluma verdiğimiz mesaj şudur: kayıp ve israf ortak çabayla önlenebilir ve bu dayanışma o kaybı umuda dönüştürebilir. Kampanya kapsamında yaptığımız faaliyetler aracılığıyla, kamuoyunda büyük bir farkındalık oluşturduk. Bu süreç israfla mücadelenin yalnızca mevzuatla değil; davranış değişikliğiyle mümkün olabileceğini açıkça göstermiştir. Suda sıfır kayıp ilkesiyle yürüttüğümüz su verimliliği seferberliği ise yalnızca bir kampanya değil bir zihniyet dönüşümüdür" ifadelerine yer verdi. "Sensör tabanlı sulama teknolojisiyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlandı" Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlandığını söyleyen Yumaklı, "Tarımda dijital ve sensör tabanlı sulama teknolojileriyle yüzde 40'a varan su tasarrufu sağlanmıştır. Modern sulama sistemleriyle sulanan alan oranı yüzde 33'e ulaşmıştır. Hedefimiz bu oranı yüzde 50'nin üzerine çıkarmaktır. Ayrıca suyu merkeze alan üretim planlaması ve kuraklığa karşı dayanıklı yeni türlerin geliştirilmesi, bu seferberliğin önemli yapıtaşları olmuştur. Su israfı yalnızca musluğu açık bırakmak değil üretimde, tarımda, sanayide ve şehirlerde suyu verimsiz ve plansız kullanmaktır. Evlerde gri su sistemleri, sanayide geri kazanım teknolojileri, tarımda basınçlı ve damla sulama sistemleriyle bu israfı önlemek mümkündür. Amacımız; her damlanın hesabını yapan bir toplum bilinci oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Gıda ve su israfının tehdit oluşturduğunu ve önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu vurguladık" Uluslararası Sıfır Atık Forumu'nu, 17-19 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Bakan Yumaklı, "Foruma, 100'ün üzerinde ülke temsilcisi ile 118 kurum ve kuruluş katıldı. Kamu kurumları, özel sektör, akademi, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcileri, sıfır atık politika ve stratejilerini İstanbul'da kapsamlı biçimde ele aldı. Bu sürecin devamında da 'Gıda ve Su İsrafını Önlemek-Geleceği Sahiplenmek' temalı yüksek düzeyli paneli İstanbul'da düzenledik. Bu toplantıda ise 15'i bakan olmak üzere, 31 ülkenin ve uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisiyle buluştuk. Gıda ve su israfının küresel geleceğimiz açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve bu sorunun önlenmesinin kritik bir öncelik olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık. Bu toplantılar Sıfır Atık Hareketi'nin küresel merkezinin İstanbul olması yönündeki iradeyi daha da güçlendirmiştir. Ancak küresel platformlarda konuşulan hedeflerin gerçek karşılığını göreceğimiz asıl yer şehirlerimizdir. İşte bu nedenle, bugün Gaziantep'teyiz. Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda yürütülen bu çalıştaylar, ortak bir metodolojiye dayanmaktadır. Tematik masa sistemi ve sorun, çözüm, hedef ve izleme yaklaşımı sayesinde bu toplantılar, yalnızca tespit yapmakla kalmamış; uygulanabilir ve izlenebilir politika girdileri üretmiştir. Bu kapsamda her il için hazırlanacak yerel sıfır atık hedef belgeleri, yerel ihtiyaçların ulusal politika tasarımına veri sağlaması açısından son derece önemlidir" dedi. "Evsel atıktan enerji üretmek somut örneklerden biri" Gaziantep'te yürütülen yerel uygulamaların sıfır atık yaklaşımının yerel ölçekte somut ve ölçülebilir sonuçlar üretebildiğini açıkça gösterdiğini ifade eden Bakan Yutmaklı, "Yıllık yaklaşık 650 bin ton evsel atıktan elde edilen enerjiyle, yaklaşık 50 bin hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması, atığın çevresel bir yük olmaktan çıkarılarak ekonomik bir değere dönüştürüldüğünün en somut örneklerinden biridir. ‘Geri Dönüşüm Evde Başlar' ve 'Yeşil Antep' gibi projeler, yerelde sahiplenilen bu dönüşüm iradesinin güçlü örnekleridir. Atığı kaynağında önleme, önlenemez ise katma değere dönüştürme, israfla mücadelenin temelidir. Bu yerel çabalar Türkiye'nin iklim hedefleriyle de doğrudan ilişkilidir. Atık yönetimi, döngüsel ekonomi, gıda israfını önleme ve su verimliliği bu hedefe ulaşmada öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Bu mücadele merkezi idareden yerel yönetimlere, özel sektörden hane halkına her bir vatandaşımızın ortak sorumluluğudur. Bu çalıştaylar ve sonuç konferansları, COP31 süreci öncesinde Türkiye'nin sıfır atık yaklaşımını, yerel uygulamalar üzerinden, sahaya dayalı ve somut örneklerle anlatabilmesine imkan tanımaktadır. Gaziantep Çalıştayı Sonuç Konferansı'nın elde edilen çıktıları daha da güçlendireceğine, ulusal ve yerel politika bağını pekiştireceğine ve Türkiye'nin COP 31'e ev sahipliği yaptığı bu dönemde, yeşil dönüşüm hedeflerine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bütün çalışmalarımızda bize güçlü desteğini veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve Emine Erdoğan Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, Sıfır Atık Vakfı'na, Gaziantep Valiliğine, Gaziantep Büyükşehir Belediyesine, üniversitelerimize ve sürece katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" diye konuştu. Düzenlenen çalıştaya, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Haluk Kalyoncu ve akademisyenler katıldı.

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle Haber

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ve hayvancılığı güçlendirmek için önemli projelere imza attı. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin TL’lik yatırım ile Kayseri'nin kırsal kalkınma süreci hız kazanırken, bereketli topraklarda sürdürülebilir üretim ve verimlilik arttırıcı projeler hayata geçirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılıkla kendi kendine yeten ve üreten bir şehir olma hedefi doğrultusunda 2025 yılına damgasını vuran büyük yatırımlar yaptı. Erciyes’in gölgesinde yer alan bereketli topraklarda sürdürülebilir tarımsal üretimi arttırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretim verimliliğini arttırmak amacıyla birçok önemli proje hayata geçirildi. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin milyon TL’lik dev bir yatırım, Kayseri’nin tarım sektörünü daha modern, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Su Verimliliği İçin Modern Sulama Altyapıları Büyükşehir Belediyesi, Kayseri'nin verimli topraklarının su kaynaklarını daha etkin kullanıyor. 28 kapalı sulama tesisi ile suyun verimli kullanılması sağlanarak, hem su tasarrufu elde ediliyor hem de üretim verimliliği arttırılıyor. Toplamda 43 milyon 364 bin TL yatırım yapılmış projeler, çiftçilerin suya erişimini güvence altına alırken, kuraklık gibi iklim değişikliği risklerine karşı da önemli bir önlem teşkil ediyor. Kırsal Mahallelerde Sulama Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kayseri’nin kırsal mahallelerinde tarımsal üretimi desteklemek için 4 açık sulama tesisi projeleri hayata geçirildi. Bu projelere ayrılan kaynak miktarı ise 6 milyon 527 bin TL. Açık sulama tesisleri, yerleşimlerin tarımsal faaliyetlerine doğrudan katkı sağlarken, kırsal kalkınmayı da tetikliyor. Su Sorunlarına Kalıcı Çözümler: Drenaj ve Köy Çeşmeleri Büyükşehir ekipleri, köy yerleşimlerinde su temini ve altyapı iyileştirmeleri için 259 farklı lokasyonda drenaj çalışmaları gerçekleştirdi. 65.232 metre boru döşenerek köy çeşmeleri yeniden akmaya başladı. Bu projeye toplamda 21 milyon 71 bin TL’lik yatırım yapıldı. Hem içme suyu hem de tarımsal sulama için köylere sunulan bu çözümler, bölgenin su ihtiyacını güvence altına almakta. Çiftçilere Destek: Tohum ve Gübre Projeleri Çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek için nohut, mercimek, buğday, arpa ve gübre destekleri verildi. Altı ayrı projeyle toplamda 12 milyon 526 bin TL tutarında destek sağlanarak, üreticilerin maliyetlerini düşürüp verimliliklerini arttırmak hedeflendi. Büyükşehir’in bu destekleri, Kayseri’nin tarımda daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağladı. Canlı Hayvan Destekleri Kayseri'nin hayvancılık potansiyelini geliştirmek amacıyla arı, manda, koyun ve damızlık arı destekleri verildi. 13 milyon 62 bin TL’lik yatırımla, üreticilere verilen bu destekler, bölgedeki hayvancılığın kalitesini arttırırken, üretim kapasitesinin yükselmesine katkı sağladı. Bununla birlikte, hayvancılıkla uğraşan 9.629 vatandaşa yüzde 50 su desteği sunularak, hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alındı. Bu projeye de 19 milyon 42 bin TL tutarında katkı sağlandı. Yenilenebilir Enerji ile Hayvancılığa Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenebilir enerji kullanımıyla hayvancılığın desteklendiği projeler de dikkat çekiyor. Güneş enerjili hayvan içme suyu tesisleri için 9 farklı proje başlatıldı ve bu projelere toplamda 9 milyon 728 bin TL yatırım yapıldı. Güneş enerjisinin kullanıldığı bu tesisler, hem çevre dostu hem de hayvanların su ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamak için büyük önem taşıyor. Seyyar ve Sabit Su Tekneleri ile Hayvancılığa Katkı Hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 565 adet seyyar su teknesi ve 889 adet sabit beton su teknesi üreticilere dağıtıldı. Bu projeler, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttırmayı amaçlıyor. Seyyar su tekneleri projesine 2 milyon 810 bin TL, sabit beton su tekneleri projesine ise 4 milyon 445 bin TL yatırım yapıldı. 2025 Yılında 132 milyon 575 bin TL’lik Yatırım 2025 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik gerçekleştirdiği yatırımlar, toplamda 132 milyon 575 bin TL tutarında kaynak kullanılarak hayata geçirildi. Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Kayseri'nin Geleceği Aydınlatılacak Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık sektörüne yaptığı bu büyük yatırımlarla Kayseri’yi sürdürülebilir ve verimli bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toprağın bereketi, suyun verimli kullanımı ve yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesiyle Kayseri'nin geleceğinin daha parlak olacağını söyleyen Başkan Büyükkılıç, "Kayseri'nin kırsal yaşamını destekleyerek, bereketli topraklarımızı geleceğe taşımayı amaçlıyoruz" dedi ve şehrin tarım ve hayvancılık alanında kalkınmaya devam edeceğini belirtti.

Su verimliliği seferberliği Çankırı’yı tarımsal üretimde Haber

Su verimliliği seferberliği Çankırı’yı tarımsal üretimde

Konu ile ilgili açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, "Önümüzdeki dönemlerde projeler tamamlandığında tarımsal üretimde Çankırı ilimizin çok iyi yerlere geleceğini biliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde doğal kaynakları korumak amacıyla başlatılan “Su Verimliliği Seferberliği”, Çankırı’da başarı ile yürütülüyor. Bir yandan şehrin dört bir yanında yapılan göletler, barajlar ile tarımsal sulamada yeni boyut kazandırılan Çankırı’da "Su Verimliliği Seferberliği" ile de çiftçiler bilinçlendiriliyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ile vahşi sulamanın önüne geçilmesi hedefleniyor. Devam eden sulama projelerinin tamamlanması ve çiftçilerin suyu daha etkin kullanmasının sağlanması ile Çankırı’nın tarımsal üretimde üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Konu ile ilgili İHA muhabirine konuşan Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, arazilerdeki suyu verimli kullanılması için etkin bir uygulama başlattıklarını belirtti. "Suyu tarımsal açıdan da etkin kullanmak için gayret ediyoruz" Suyu tasarruflu kullanmaya çalıştıklarını söyleyen İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, “Cumhurbaşkanımızın eşi hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde ülkemiz genelinde başlatılmış olan ‘Su Verimliliği Seferberliği’ ilimizde de Allah’a şükür etkin bir şekilde uygulanmaya başlandı. Arazideki suyu etkin kullanmak için vahşi sulamadan kurtulup yağmurlama, damlama ve kapalı sulama sistemi gibi projeler yapıp, suyu tarımsal açıdan da etkin kullanmak için gayret ediyoruz. İklim değişikliği dünyanın bir gerçeği. Bu hususta ilimiz Allah’a şükür sulama projeleri açısından çok kaliteli proje üreten, çoğu köylere baraj büyüklüğünde göletlerin yapıldığı, büyük barajların ve büyük projelerin yapıldığı bir iliz. Önümüzdeki dönemlerde bu projeler tamamlandığında tarımsal üretimde Çankırı ilimizin çok iyi yerlere geleceğini biliyoruz. Suyu, etkin ve tasarruflu kullanarak hem çiftçimizin kazanacağı hem de suyumuzu tasarruflu kullanacağımız bir altlık oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.