Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sulama

AGRONEWS - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır’da kalkınma vizyonu çalıştayı başladı Haber

Diyarbakır’da kalkınma vizyonu çalıştayı başladı

Diyarbakır Valiliği, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Diyarbakır AB Bilgi Merkezi işbirliğinde 'Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Tarım Gıda ve Sanayi Odaklı Kalkınma Vizyonu Çalıştayı' başladı. Çalıştayda konuşan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya 'Barış sürecinin devam ettiği bir ortamda en önemli gücümüzden biri olan tarım ve tarımsal sanayinin bundan sonraki sürecini doğru oturtmak ve doğru bir şekilde kanalize etmek için 2 günlük bir çalıştay organize ediyoruz." dedi. Çalıştay fikrinin TARPOL Başkanı Mehmet Mehdi Eker'e ait olduğunu belirten Kaya, tarımın bölgenin en güçlü ve sürdürülebilir alanlarından biri olduğuna dikkat çekerek 'Tarım bu bölgenin en büyük güçlerinden bir tanesi. Ticarette de böyledir. Yeni bir iş arayışındansa kendi güçlü olduğunuz alanlarda büyüyerek ilerlemelisiniz. Tarım da bu anlamda bölgenin en güçlü olduğu sürdürülebilir bir alan. 12 bin 500 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Çayönü, hem hayvanların hem bitkilerin ilk ıslah edildiği bölge. Buradan dünyaya yayıldığını söylüyoruz." diye konuştu. Diyarbakır'a Hollanda örneği Tarımda geleneksel yöntemlerin dışına çıkılması gerektiğini vurgulayan Kaya, Diyarbakır'ın potansiyelini Hollanda örneği üzerinden anlattı. Kaya '120 milyar euroya yakın ihracatı olan Hollanda'nın sulanabilir arazisi 9 milyon dönüm. Diyarbakır'ın ise 4 milyon 200 bin dönüm sulanabilir arazisi var. Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının suladığı alan 3 milyon 750 bin dönüm. Bu rakamlar Diyarbakır'ın ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ama doğru yapmamız lazım. Hollanda bunu tahıldan yeni nesil üretime geçişle sağlamış. Biz de teknolojiyi ve yeni üretim sistemlerini getirerek bu başarıyı Diyarbakır merkezli ve bölgeyi de kapsayacak şekilde bir pozisyona koyabiliriz." diye konuştu. Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu ile birlikte üzerinde çalıştıkları 'Çılgın Proje'ye dikkat çeken Kaya 'Kralkızı, Dicle ve Silvan barajlarının sulama alanlarında TPAO'nun geçmişte petrol aradığı ve kapattığı yaklaşık 3 bin noktada sıcak su bulunuyor. Bu bizim için önemli bir fırsat' ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a hediye takdim ederken, toplantı çekilen hatıra fotoğrafları ile son buldu. Çalıştay, tematik oturumlar ve çalışma gruplarının çalışmalarıyla devam ediyor.

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat Haber

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak. BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. ‘Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, 'yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın” dedi." bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor. EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak. YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek. Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak. Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan izin alınması gerekecek. KURUL İZNİ GEREKECEK Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu” adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi; -Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, -Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak. İMARA AÇILMA ENGELLENECEK Yönetmeliğe göre, dikili tarım arazisi vasfı kazanan araziler ile Bakanlık birimleri tarafından sınıfı dikili tarım arazisi olarak tespit edilen arazinin ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan toprak, topografik özellikler, verim, doğal afet, hastalık veya diğer mücbir sebepler dışında beş yıl süre ile sınıfı değiştirilemeyecek. Yönetmelikte, “Güneş enerjisi santrali kurulacak alanın arazi sınıfının kuru marjinal tarım arazisi olması zorunlu olup, bu sınıf dışındaki arazilerdeki talepler hiçbir şekilde Kurul gündemine alınmaz.” da denildi. KAÇAK YAPILARI BAKANLIK YIKACAK Tarım arazilerine inşaat edilen kaçak yapıların tümü yıkılacak. Ayrıca, bu yasaya aykırı durum tarlanın tapu kaydına da işlenecek. Yönetmelikte, “Aykırılık tespit edilmesi halinde, bakanlığın veya valiliğin talebi üzerine, tapu müdürlüğüne yapılacak yazılı bildirim üzerine taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun amacı dışında kullanılmıştır.” şeklinde belirtme yapılır. Aykırılığın giderildiğine dair Bakanlık veya valilik tarafından tapu müdürlüğüne bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki belirtme terkin edilmez.” ifadesine yer verildi. 1 AY İÇİNDE YIKILMASI GEREKİYOR, TARLA ESKİ HALİNE GETİRİLECEK Yönetmeliğe göre, izin başvurusu yapmayan veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilecek. Süre içinde yapı yıkılmazsa idari para cezaları uygulanacak. Yönetmelikte şöyle denildi: -İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi, bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır. -Bakanlık birimleri, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masraflarını, sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil eder. -Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Masraflara ait fatura/faturalar ödenmek üzere yıkımı yapmayan belediye veya il özel idaresine gönderilir. Yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilme masrafları yüzde 100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. ARAZİLERİ PARSELLEYİP SATANA SUÇ DUYURUSU Bağ evi ve bungalov amaçlı olarak tarım arazilerine küçük parsellere bölük satanlar da yönetmeliğe göre cezalandırılacak. Yönetmelikte, bu konuda şöyle denildi: “Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenler hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.” HANGİ BİNALAR TARIMSAL AMAÇLI YAPI SAYILDI? Yönetmeliğe göre şu binalar tarımsal amaçlı yapı: İpek böcekçiliği üretim alanı, at üretimi veya yetiştiriciliği yapılan hara, deve kuşu üretim tesisi, üreticinin bitkisel üretimden elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyduğu tarımsal amaçlı depo, solucan ve solucan gübresi üretim tesisi, yumru köklü bitkilerin yıkama tesisi, ilçe sınırları içinde üretilen hububat, çeltik, ceviz ve ayçiçeği ürünleri kurutma tesisi, islim ünitesi, muz sarartma ünitesi, hayvan içme suyu göleti, ürün işleme tesisleri hariç olmak üzere Ar-Ge konusunda yetkili olan kamu kurumuna sunulacak proje kapsamında tarımsal Ar-Ge olduğu belirtilen tesisler, fide ve fidan üretim tesisleri, tarımsal amaçlı teleferik, bağ evi, sahipsiz hayvan barınakları, tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak çatı güneş enerjisi santrali (GES) ile sulama amaçlı GES."

Muğla’da içme suyu ve sulama projeleri duyuruldu Haber

Muğla’da içme suyu ve sulama projeleri duyuruldu

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla Türkiye genelinde yatırımlarını sürdürürken, Muğla’da son 23 yılda hayata geçirilen projelerle dikkat çekti. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Muğla’da toplam 56 milyar 348 milyon TL değerinde 124 tesisin inşa edildiğini belirterek, suyun etkin yönetimiyle tarımdan enerjiye, içme suyundan taşkın kontrolüne kadar geniş bir alanda önemli kazanımlar elde edildiğini ifade etti. Balta, “Muğla’da suyumuzu başarıyla yöneterek; toprağımıza bereket, enerjimize güç, üretimimize değer kattık. Muğla için daha çok çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz” dedi. İklim değişikliği su yönetiminin önemini artırıyor Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çeken Balta, suyun zamansal ve mekânsal dağılımında yaşanan belirsizliklerin suya bağlı afetlerin sayısını ve şiddetini artırdığını vurguladı. Bu kapsamda özellikle depolama tesislerinin hayati rol üstlendiğini belirtti. Depolama tesislerinin kurak dönemlerde toplumun en büyük güvencesi olduğunu ifade eden Balta, bu yapıların aynı zamanda taşkın gibi ekstrem olaylara karşı ekonomik ve sosyal direnci artırdığını kaydetti. Modern sulama ile 182 bin dekar arazi suya kavuştu Muğla’da gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında 23 sulama tesisi hayata geçirilerek 182 bin 470 dekar tarım arazisi sulamaya açıldı. Baraj ve göletlerle 496 milyon metreküp su depolandı Muğla’nın coğrafi ve iklimsel avantajlarına dikkat çeken Balta, son 23 yılda 10 baraj ve 11 göletin hizmete alındığını ve toplam 496 milyon metreküp su depolama kapasitesine ulaşıldığını açıkladı. Devam eden projeler kapsamında ise 2 baraj ve 3 göletin inşaatı sürüyor. Bu yatırımlar tamamlandığında 11 bin 110 dekar tarım arazisinin daha sulama suyuna kavuşması hedefleniyor. Balta, tarımda suyun en yoğun kullanılan kaynak olduğunu belirterek, basınçlı borulu sulama sistemleri, yapay zekâ destekli sulama otomasyonu ve elektronik ölçüm sistemleri sayesinde suyun verimli kullanımında önemli ilerlemeler sağlandığını ifade etti. 780 bin kişiye içme suyu sağlandı Muğla’da tamamlanan içme suyu projeleriyle yaklaşık 780 bin 338 kişinin yıllık 14,66 milyon metreküp içme suyu ihtiyacı karşılanıyor. Bu yatırımlar sayesinde vatandaşlara sağlıklı ve kesintisiz içme suyu ulaştırılması hedefleniyor. Taşkın kontrolünde 63 tesis tamamlandı DSİ tarafından yürütülen taşkın kontrol projeleri kapsamında Muğla genelinde 63 tesis tamamlandı. Bu projelerle birlikte şehir merkezi, 96 yerleşim yeri ve 70 bin 10 dekar arazi taşkın riskine karşı koruma altına alındı. Ayrıca 10 taşkın kontrol tesisinin yapım çalışmaları da devam ediyor. Arazi toplulaştırma çiftçiye verim sağladı Muğla’da arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında 106 bin 150 dekar alanda tescil işlemleri tamamlandı. Balta, bu projelerin çiftçiler tarafından olumlu karşılandığını ve sahadan gelen geri bildirimlerin memnuniyet düzeyinin yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti. Enerji üretimine 945 GWh katkı Muğla’da DSİ tarafından işletmeye alınan 10 hidroelektrik santral (HES) ile yıllık 945 GWh enerji üretimi sağlandı. Planlama aşamasında bulunan 9 yeni HES projesi ile bu kapasitenin daha da artırılması hedefleniyor. 2025’te 624 milyon TL’lik yeni yatırım tamamlandı DSİ, 2025 yılı içerisinde Muğla’da toplam maliyeti 624 milyon TL olan 3 tesisi tamamladı. Bu kapsamda 1 baraj, 1 gölet ve 1 sulama tesisi hizmete sunuldu. “Suyu korumak vatanı korumaktır” DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, suyun stratejik önemine dikkat çekerek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz DSİ olarak suyla alakalı tüm alanlarda ‘su vatandır’ anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmalıyız.”

Türkiye’nin tarım kenti Şanlıurfa, bu yıl bol yağış aldı Haber

Türkiye’nin tarım kenti Şanlıurfa, bu yıl bol yağış aldı

Hububat tarımının önemli kentlerinden biri olan Şanlıurfa'da, bu yıl hiç sulama yapılmaya gerek kalmadan ekimi yapılan buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerin hasadı yapılacak. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, tarlada yağan yağış miktarı ve faydaları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. "Oldukça bereketli bir yıldayız" Öztürkmen, "2026 yıllı bereketli ve bol yağmurlu bir yıl oldu. Geçen yıl yaşadığımız kurak bir yılın ardından 2026 yılı bize çok ümit verdi. Geçtiğimiz yıl normal şartlar altında Ocak ayından Mart ayına kadar yağın yağış miktarı 160 kilogram iken, yağış miktarı bu yıl 300 kilograma yaklaştı. Bizim Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tamamında da aynı ortalama elde edildi. 2025-2026 su yıllı diyoruz. Ekim ayından itibaren ilimize yağan yağmur miktarı 490 milimetre yani geçmiş yılları biz çoktan geçtik, yüzde 25 ile geçtik. Yine aynı şekilde bu yıl, geçen yıl Ocak'tan Mart ayına kadar yağan yağmur miktarını 2 katını elde ettik. Oldukça bereketli bir yıldayız. Çünkü geçen yıl çiftçimiz, yaşanan kurallık nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı. Bu kuraklık bütün toplumu da etkiledi. Bu yaşlılar ümit ediyorum, kuru tarım arazilerinde olduğu gibi sulu tarım arazilerinde de yüzümüzü güldürecek" dedi. Suruç Ovası çiftçilerinden Mehmet Dindar Yıldız, geçen yılla göre çok yağışlı, bereketli bir yıl yaşadıklarını belirterek, "Geçtiğimiz yıl kurak, sıkıntılı bir dönem yaşadık. Çok şükür bu yıl Allah’ın bereketi bayağı fazlaydı. Ekinler de baya iyi oldu. Çok şükür bu yıl baraj suyuna gerek kalmadan ekinler büyüdü. Allah’ın rahmet ve bereketi hepimizin gözünü doyurdu" diye konuştu. Meteorolojik verilere göre, 2026 yılının ilk dört ayında metrekareye 490 kilogram yağış düştü. Uzmanlar, bu yağış miktarı ile tarımsal üretimde yüksek rekolte beklendiğini bildirdi.

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak Haber

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak

Tarım ve Orman Bakanlığının Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması, veri temelli üretim ve akıllı tarım uygulamalarının desteklenmesi ile yeni teknoloji içeren kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler için hibe desteği verilecek. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı yatırımları, arı yetiştiriciliği, tarımda dijitalleşme, veri yönetimi, sensör ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı tarım uygulamaları, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve üretim izleme teknolojileri, tarımda robotik, otomasyon ve görüntü işleme sistemlerinin kullanımı, diğer tarımsal bilişim sistemleri ile ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hibeden faydalanabilecek. Bu yatırım konularında faaliyet gösteren tesislerin ve tarımsal amaçlı örgütlerin sulama hizmetlerinin gerektirdiği enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar da hibeden yararlanabilecek. Kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek Gerçekleştirilecek projeler, kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. 81 ilde belirlenen yatırım konularından tümü veya bir kısmı, o ilin sektörel önceliklerine ve üretim planlamasına göre Bakanlıkça belirlenerek uygulama rehberi ile ilan edilecek. Hibe desteği kapsamında bu doğrultudaki başvurular kabul edilecek. Değerlendirme sonucunda uygun kabul edilen başvurularda, aldığı puana bakılmadan öncelikle yatırım yeri tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinde bulunan projelere, ilin bütçesi gözetilerek hibe verilecek. Faydalanıcılar, düzenleme kapsamında ülke genelinde sadece bir proje başvurusunda bulunabilecek. Tarımsal amaçlı örgütlerin tüzel kişi olarak proje başvurusunda bulunmaları, ortaklarının tüzel kişi veya bireysel olarak farklı yatırım konularında başvuru yapmalarına engel teşkil etmeyecek. Kiralanmış mülk üzerinde yapılacak yatırımlar da hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. Belirlenen yatırım konularını gerçekleştirmek üzere hazırlanacak proje başvuruları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak. Hibe desteklemelerinden, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kaynaklarından finansman sağlayan veya bağlantısı olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanamayacak. Projelerin üst limiti 30 milyon lira Yatırım konularında hibeye esas proje tutarının üst limiti 30 milyon lira, alt limiti ise 100 bin lira olacak. Bu limitin altındaki başvurular kabul edilmeyecek. Aile işletmesi faaliyetleri kapsamında yapılacak başvurularda, hibeye esas proje tutarı en fazla 8 milyon lira olacak. Başvuruların kabul edilmesi halinde KDV dahil hibeye esas proje tutarının yüzde 50'si ile yüzde 70'ine kadar hibe desteği sağlanacak. Hibe oranı, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlarda yüzde 70, genç ve kadın girişimler, köy, belde, kırdaki yatırımlara yüzde 60 olarak uygulanacak. Ayrıca, projenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını içermesi ve tarımsal bilişim sistemleri kullanımı ile otomasyona yönelik olması durumunda ek yüzde 5 hibe verilecek. Ek hibe oranı, üst limit olan yüzde 70'in üzerine çıkamayacak. Başvurular internetten yapılacak Başvuru zamanı, Bakanlıkça yayımlanacak uygulama rehberinde duyurulacak. Başvurular "www.tarimorman.gov.tr" internet adresinden yapılacak. Projelerin incelenmesi ve ilk değerlendirmeleri, belirtilen kriterlere göre il proje değerlendirme komisyonunca gerçekleştirilecek. İl proje değerlendirme komisyonunun oluşturulma ve çalışma şekli, valilik tarafından son başvuru tarihinden önce belirlenecek ve taraflara duyurulacak. Komisyon, son başvuru tarihini takiben yapılacak ilk toplantıda belirlenecek kriterlere göre veri giriş sistemi üzerinden değerlendirme yapacak. Değerlendirmeler, son başvuru tarihini takiben en geç 25 iş günü içerisinde tamamlanacak. Genel değerlendirme raporu, değerlendirme sonuç tablosu ve program teklif listelerinin veri giriş sistemi üzerinden alınan çıktısı, merkez proje değerlendirme komisyonunca imzalanarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü onayına sunulacak. Kesinleşen değerlendirme sonuçları, Genel Müdürlükçe il müdürlüklerine veri giriş sistemi üzerinden veya yazılı bildirilecek.

Türkiye’de gıda arzında sorun yok Haber

Türkiye’de gıda arzında sorun yok

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bölgedeki gelişmelere rağmen Türkiye’de gıda arz güvenliği sorunu bulunmadığını belirtti. Bakan Yumaklı, "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ndeki konuşmasında, son yıllarda konjonktürün getirdiği olayların zirve yaptığına değinerek, Türkiye'nin bölgesindeki olaylara rağmen güvenli bir liman olduğunu söyledi. Yumaklı, bölgede gerçekleşen olaylar neticesinde tarımsal üretim konusunda ülkeler için bir gıda arz güvenliği konusu olduğunu bildirdi. Üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için gıda arz güvenliği olduğunu anlatan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik" diye konuştu. Yumaklı, ikinci konu olarak antrepolarda yer alan farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin ve gübre ham maddelerin de yurt içine gelmesini sağladıklarını dile getirdi. Üçüncü olarak ise HSBC önünde o dönemde bir patlama olduğunu ve bir gübre türünün yasaklandığını anımsatan Yumaklı, "Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil" şeklinde konuştu. "Bölgesel olayların Türkiye için etkileri minimumda kalacak" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ilgili bakanlılar olarak bölgede gerçekleşen olaylarla alakalı ilgili kamuoyu bilgilendirmelerini sıkça yaptıklarına işaret ederek, bazı kesimlerin bu açıklamalar yapılmıyormuş gibi farklı söylemler geliştirildiğini belirtti. Yumaklı, söylemlere ilişkin olarak şunları söyledi: "Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır." Yumaklı şöyle devam etti: "Yine bunun dışında bir konu var, 'hemen derhal mazot ve gübre desteği verin'. Konudan ne kadar uzak olduklarının da en büyük göstergesi bu. Zaten veriliyor, 2024 Eylül'de devreye aldığımız üretim planlamasının en önemli başlıklarından bir tanesi de desteklerin yeniden yapılandırılması konusuydu ve mazot ve gübreyi çıpa alan bir destekleme sistemiydi. O günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Ya yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var?" İkinci olarak piyasayı regüle eden kurumlar olduğunu ve bu kurumların da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu bölgesel olaylar neticesinde de bu maliyetlerin tamamının elbette dikkate alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, bölgesel olayların Türkiye'yi etkileyeceğini ama bunun Türkiye için etkilerinin minimumda kalacağını belirterek, "Bunun için gece gündüz uğraşıyoruz. Türkiye bütün bunları yönetebilecek kabiliyete ve kapasiteye sahip bir ülke. Tabii bütün risklerin tamamını bugün için konuşuyoruz ancak biz bakanlık olarak bugün değil eylül ayından itibaren yeni başlayacak olan tarımsal üretim dönemi için hazırlanıyoruz şu anda. Bugün için problemimiz yok. Yine söylüyorum, biz önümüzdeki tarımsal üretim dönemine hazırlanıyoruz. Elbette ki bütün konjonktürel konular neyse neyi öngörüyorsak, neyi risk olarak görüyorsak bütün bunları tamamen masaya yatırarak bunlara karar veriyoruz." ifadelerini kullandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi küresel gıda arz güvenliğini etkileyecek durumda Türkiye'nin üzerine düşeni yapmakta hazır olduğunu aktaran Yumaklı, bu konuların da masada olduğunu ve gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıkta olduklarını bildirdi. "Geçtiğimiz yıl hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız" Bakan Yumaklı, bu yıl için yağışların çok iyi gitmesi, özellikle de kar yağışlarının beklediklerinin de üzerinde gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Yumaklı, geçen senenin iki problemi olduğuna değinerek, "Bir tanesi zirai don konusuydu. Şubat ve nisan ayında iki farklı ve çok ağır zirai don yaşadık. Yani meyvelere çok büyük hasar verdi. Sakın ağaçlarınızı kesmeyin dedik, onlara nasıl bakım yapılacağı konusunu birlikte çalışacağız dedik. Hamdolsun ağaçlarımızı da kurtardık. O zirai don konusunda yaklaşık 46,5 milyar lira üreticilerimize destek verdik 16 üründe. Daha sonrasında ikinci bir darbede kuraklıktan geldi. Geçtiğimiz yıl son 50 küsur yılın en kurak yılıydı. Bütün bunların hepsi çok ciddi bir şekilde tarımsal üretimi etkiledi ancak o kadar ağır tabloya rağmen bu ülkenin güçlü üretim altyapısı ve güçlü kurumları sayesinde herhangi bir büyük problem olmadan bu süreci geçirdik" yorumunu yaptı. "Geçtiğimiz yılın yağışlarından hareket edecek olursak bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85 arttı." diyen Yumaklı, şunlara dikkati çekti: "Yani tersinden bakarsak geçtiğimiz yılın ne kadar kötü olduğunu da buradan anlayabiliriz ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 22 arttı. Bu şu demek; hamdolsun barajlarımızla ilgili bir problem yok. Ekilmiş alanların sulama ihtiyacını pas geçtik. Dolayısıyla bu anlamda üreticilerimizin sulama maliyetlerinden bir tasarrufu oldu. Şimdi nisan ve mayıs yağışlarını da mutedil bir şekilde alırsak gerçekten geçtiğimiz yıl o hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız."

Afşar ve Buldan barajları yüzde 75 dolulukta Haber

Afşar ve Buldan barajları yüzde 75 dolulukta

MANİSA'nın Alaşehir ilçesi Bağ Sulama Birliği sorumluluk alanındaki Afşar ve Buldan barajlarında doluluk oranı, son yağışlarla birlikte 10 yıl aradan sonra ilk kez yüzde 75 seviyelerine ulaştı. Alaşehir Bağ Sulama Birliği Başkanı Hüseyin Alagöz, Afşar Barajı'ndaki bu suyla 120 bin dönüm alanda, Buldan Barajı'ndaki suyla ise 23 bin dönüm alanda iki sulama yapılabileceğini söyledi. Manisa'nın Alaşehir ilçesinde çiftçiler, 2026 üretim sezonu öncesinde barajların dolması ve kış yağışlarının etkisiyle büyük sevinç yaşıyor. Yağışlarla birlikte toprak suya doyarken, uzun süredir kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Barajlardaki doluluk oranları ise son 10 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Alaşehir'de bulunan Afşar Barajı, yaklaşık 10 yıl aradan sonra ilk kez 56 milyon metreküp su kapasitesine ulaştı. Barajda doluluk oranı yüzde 75'i aşarken, geçen yıl su seviyesinin düşük olması nedeniyle sulama yapılamayan birçok bölgede bu yıl rahatlama yaşandı. Yetkililer, 120 bin dönüm tarım arazisinin bu sezon en az iki kez sulanabileceğini belirtirken, üreticiler bu gelişmenin verime olumlu yansıyacağını ifade etti. BULDAN BARAJI DA DOLDU Bölgedeki bir diğer önemli su kaynağı olan ve Sarıgöl Ovası'nın yaz aylarında büyük bölümünü sulayan Buldan Barajı da bu yıl yaklaşık 6 milyon metreküp su kapasitesine ulaştı. Baraj sayesinde yaklaşık 23 bin dönüm tarım arazisinin iki kez sulanabilecek olması çiftçilerin yüzünü güldürdü. 'SU DEMEK BEREKET DEMEK' Yağışların çok iyi olduğunu belirten Çiftçi Selim Aktürk, "Yağışlar bu sene çok güzel oldu. Baraj kapaklarının açılmasına az kaldı. İnşallah birkaç gün daha su akar, yer altı sularımız da güçlenir. Geçen yıl susuzluktan mahsullerimiz kurudu, büyük zarar ettik. Bu sene su var, su demek bereket demek" dedi. Çiftçi Yakup Ok ise su sorununun büyük ölçüde çözüldüğüne dikkat çekip, "Geçen yıl ciddi kuraklık yaşadık. Bu yıl barajların dolmasıyla su sıkıntısı yaşamayacağız. Ancak ürettiğimiz ürünün değerinde satılması önemli. En büyük sorunumuz pazar ve fiyat. Devletimizden bu konuda destek bekliyoruz" diye konuştu. 'TOPRAĞIMIZ SUYA DOYDU' Üzüm bağında çalışan Hülya Kocaman da yağışlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Barajlarımız doldu. Toprağımız suya doydu. İnşallah bundan sonra da yağmurlar böyle devam eder! dedi., SULAMA BİRLİĞİNDEN BEREKET VURGUSU Alaşehir Bağ Sulama Birliği Başkanı Hüseyin Alagöz, barajlardaki doluluk oranlarının yıllar sonra yüksek seviyelere ulaştığını belirtip, "Afşar Barajı'nda yüzde 75 doluluk oranına ulaştık. Yaklaşık 56 milyon metreküp kullanılabilir suyumuz var. Bu suyla 120 bin dönüm alanda iki kez sulama planlıyoruz. Son yıllarda yüzde 20-25 seviyelerinde kalan doluluk oranları bu yıl oldukça yükseldi" dedi. Buldan Barajı'nda da yaklaşık 6 milyon metreküp su bulunduğunu ifade eden Alagöz, 23 bin dönüm alanda iki sulama yapılabileceğini kaydetti. BORULU SİSTEMLE VERİMLİ SULAMA Devlet Su İşleri'nin bölgede borulu sisteme geçiş çalışmalarının sürdüğünü belirten Alagöz, sistemin 2028 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Alagöz, "Borulu sistemle birlikte su daha verimli kullanılacak. Vatandaşlar kartlı sistemle damla sulama yapabilecek. Sulanmadık alan bırakmamayı hedefliyoruz" diye konuştu. SEZON ÖNCESİ YOĞUN HAZIRLIK 2026 sulama sezonu öncesinde sahada yoğun bir hazırlık sürecine girildiğini belirten Alagöz, "Kanallarda biriken rusubatların temizliğine başladık. Kış suyu talep eden bölgelerde sulama devam ediyor. Sezon başladığında tüm şebekeyi hazır hale getireceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.