Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suudi Arabistan

AGRONEWS - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor Haber

Hürmüz Boğazı aksaklıkları dünya çiftçilerini zorluyor

ABD ve İsrail'in İran'a şubat sonunda saldırı başlatması ve İran'ın misilleme saldırılarıyla yaşanan gerilim, bölgenin özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji ve gübre piyasalarındaki merkezi rolü dolayısıyla tarım açısından da önem taşıyor. Enerjinin gübre üretimi ve taşımacılığında temel bir girdi olması nedeniyle, bölgedeki kesintiler ve artan risk algısı tarımsal girdi piyasalarında oynaklığa yol açıyor. Çatışma öncesinde 70-80 dolar seviyesinde seyreden petrolün 110 dolar bandına tırmandığı görülüyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ABD'de bir ay önce galon başına 3,6 dolar civarında bulunan motorinin ortalama fiyatının 5,5 doları geçmesi dikkati çekiyor. Bir yıl öncesine kıyasla da yüzde 50'den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor. Gübre fiyatları sert yükseliyor Saldırıların başlamasından bu yana, önemli bir bölümü Orta Doğu'da üretilen gübrenin fiyatı hızla yükseliyor. Sınırlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedariki nedeniyle yaşanan tesis kapanmaları ve bakım çalışmaları, Hindistan ve Bangladeş'teki gübre üretimini de olumsuz etkiliyor. Çin'in yurt içi arz güvenliğini sağlamak amacıyla gübrede ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırması, bahar ekim sezonu dolayısıyla yoğun talebin yaşandığı bir dönemde fiyatların daha da yukarı çıkmasına katkıda bulunuyor. Vadeli işlemlerde çatışmalar öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatının 750 doları bulduğu görülüyor. Öte yandan, amonyak ve üreye ilişkin 2026 yılı fiyat varsayımlarını yaklaşık yüzde 25 yükselten Fitch Ratings, çatışmanın ve geçişlerdeki aksamaların ne kadar süreceğine dair belirsizliklere işaret ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın daha uzun sürmesinin yıllık ortalama gübre fiyatı varsayımlarını daha da yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor. Çiftçilerin manevra alanı daralıyor Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre, ABD'li çiftçiler jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ilkbahar ekim sezonuna giriyor. Gübre alımları, tarla hazırlıkları ve sezonun ilk gübre uygulamalarının halihazırda başladığı dikkate alındığında, girdi fiyatlarının aniden yükselmesi, çiftçilerin manevra alanını daraltıyor. Ülke genelindeki çiftçiler, en temel üretim girdilerinden biri olan gübre konusunda giderek artan bir belirsizlikle karşı karşıya bulunuyor. Girdi maliyetlerinin tarihsel olarak yüksek seviyelerde seyretmesi ve birçok emtia fiyatının önemli ölçüde düşmesi nedeniyle halihazırda zor durumda olan çiftçiler, gübre fiyatlarındaki oynaklığa daha az maruz kalan ürünlerin ekimine yönelmeyi de değerlendiriyor. Sezon başındaki gübre tedarik zinciri aksaklıklarının, girdi bulunabilirliği ve fiyatlar üzerinde orantısız derecede büyük etki yaratabileceği belirtiliyor. Küresel gübre arzında Orta Doğu kritik rol oynuyor AFBF'ye göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor. Orta Doğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır'da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran'ın üretimiyle sınırlı kalmıyor. Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor. ABD gübrenin bir kısmında ithalata bağımlı ABD, gübre talebini karşılamak için hem yerli üretime hem de ithalata dayanıyor. İthalat bağımlılığı, potasyumda yaklaşık yüzde 97, azotta yüzde 18 ve fosfatta yüzde 13 seviyelerinde seyrediyor. ABD doğrudan Orta Doğu'dan büyük miktarda gübre ithal etmese bile, bölgedeki fiyat hareketleri iç piyasayı etkiliyor. Basra Körfezi kaynaklı gübrelere bağımlı Hindistan veya Brezilya gibi ülkelerin alternatif tedarikçilere yönelmesi durumunda, küresel arz üzerindeki rekabetin artacağı ve bunun da ABD'li çiftçiler için fiyatları yukarı çekeceği ifade ediliyor. Avrupa tarım sektörüne yönelik plan üzerinde çalışıyor Avrupa Birliği'nde (AB) de tarım sektörü, Orta Doğu'daki gelişmelerden kaynaklanan enerji fiyatlarındaki hızlı artıştan doğrudan etkilenirken, üye ülkeler çiftçilerine çeşitli alanlarda destek sağlamak üzere adımlar atıyor. AB Komisyonu, çiftçilerin artan girdi maliyetlerine karşı desteklenmesi için Ortak Tarım Politikası araçlarının daha esnek kullanılabileceğine işaret ediyor. Komisyon ayrıca ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif gübre kullanımını teşvik eden ve üretim maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen planlar üzerinde çalışıyor. AB ülkelerinin liderleri, elektrik vergilerinin düşürülmesi, şebeke ücretlerinin azaltılması ve devlet yardımlarının genişletilmesi gibi önlemleri gündeme alıyor. AB ülkeleri çeşitli önlemleri devreye alıyor İspanya, Orta Doğu'daki çatışmaların etkilerine karşı tarım ve hayvancılığı destekleyecek 877 milyon avroluk kapsamlı bir paket açıklarken, İtalya'da da çiftçilerin en önemli girdilerinden dizel yakıtta litre başına 25 sent indirim sağlanıyor. Yunanistan hükümeti tarafından duyurulan yaklaşık 300 milyon avroluk paket kapsamında çiftçilere motorin için litre başına 16 sent sübvansiyon sağlanırken, gübre alımlarında yüzde 15'e kadar destek verileceği ifade ediliyor. Fransa ise daha hedefli ve sınırlı süreli destek mekanizmalarıyla tarım sektörünü korumayı tercih ediyor. Hükümet, çiftçilere doğrudan yakıt sübvansiyonu yerine kredi imkanları, sosyal prim ertelemeleri ve vergi kolaylıkları sağlayarak maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.

Türk Tavuğu Avrupa Sofralarına Giriyor Haber

Türk Tavuğu Avrupa Sofralarına Giriyor

BURSA (İHA) - Avrupa Birliği’nin ileri işlenmiş tavuk eti ürünlerine onay vermesiyle, Türkiye’den AB’ye şinitzel, nugget ve tavuk döneri ihracatının önü açıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü yoğun çalışmalar sonucunda, Türkiye’deki kanatlı eti işleme tesisleri, AB’ye ısıl işlem görmüş tavuk eti ihraç edebilecek yetkiyi aldı. Türkiye’nin beyaz et sektöründeki öncü firmalarından Hastavuk, kısa süre içinde Avrupa pazarına ileri işlenmiş tavuk ürünleri ihraç etmeye başlayacaklarını duyurdu. Firmanın Genel Müdürü Müfit Yavuz, 2024 yılında sektör ihracatının 3,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, en büyük ihracat pazarının 630 milyon dolarla Irak olduğunu vurguladı. Yavuz, bölgedeki siyasi ve ekonomik belirsizliklerin sektör için zorluk yarattığını ancak yeni pazar arayışlarının hız kesmeden devam ettiğini ifade etti. Sektörde üretimi artırmak için yeni kümeslere ihtiyaç duyulduğunu belirten Yavuz, kırsal bölgelerde üretimin teşvik edilmesi ve devlet desteğinin sağlanması gerektiğini söyledi. Yükselen maliyetlerin pazarlardaki rekabeti zorlaştırdığını dile getiren Yavuz, kur politikasının ihracatçıları destekleyici olması gerektiğini vurguladı. AB’ye ihracatın yıllardır bürokratik engeller nedeniyle gerçekleşemediğini ancak artık bu sorunun aşıldığını belirten Yavuz, "Çok yakında ileri işlenmiş ürünlerle sektörel bazda AB'ye giriş yapmış olacağız. Avrupa'ya şinitzel, nugget ve tavuk döneri gibi ileri işlenmiş katma değerli tavuk ürünlerimizi yedireceğiz" dedi. Hastavuk’un AB, Japonya, Rusya, Çin ve Suudi Arabistan gibi önemli pazarlara açılmayı hedeflediğini belirten Yavuz, şirketin Japonya ile 2017’de yaptığı anlaşmanın ardından Türk tavuğunun bu pazarda yer edindiğini hatırlattı. Rusya’nın Türkiye’den ithalat yapmadığını ancak Çin ile bürokratik süreçlerin devam ettiğini söyleyen Yavuz, Suudi Arabistan’ın ise 2024’te yalnızca Hastavuk’a ihracat izni verdiğini ifade etti. Yavuz, "Avrupa'dan Uzak Doğu'ya uzanan bir coğrafyada firmamızı tanıtmak, Türk tavuğunun dünya sofralarında yer almasını sağlamak, sektöre ve ülkemize hizmet etmek için çabalarımız var. İşletme verimliliğini arttıracak yatırımlarla üreten, üretirken büyüme yaklaşımını benimseyen, dünya için, ülkesi ve halkı için çalışmayı amaç edinen bir firma olarak var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Hayvansal ürünler sektörü Suudi Arabistan’a ihracat vizesi aldı Haber

Hayvansal ürünler sektörü Suudi Arabistan’a ihracat vizesi aldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretinin hemen ardından ilk somut adım hayvansal mamuller sektöründe geldi. Suudi Arabistan, Türkiye’den süt ürünleri, kırmızı et ve bal ithalatının yolunu açtı. 14-25 Kasım 2022 tarihleri arasında Suudi Arabistan Gıda ve İlaç İdaresini (SFDA) temsilen Türkiye’yi ziyaret eden heyet, süt ürünleri sektöründe 5, koyun etinde 4, işlenmiş koyun eti sektöründe 3, sığır eti sektöründe 6 ve bal sektöründe 2 toplamda 18 firmaya Suudi Arabistan’a ihracat vizesi verdi. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında siyasi ilişkilerin yolunda gittiği 2020 yılı öncesinde Suudi Arabistan’a 100 milyon dolara varan su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı yaptıklarını aktaran Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, iki ülke arasındaki siyasi yakınlaşmanın sonrasında Suudi Arabistan’a önce 100 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaşmayı, sonrasında geçmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Türk su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün 2022 yılında ihracatta 4 milyar doları aştığı bilgisini veren Kızıltan, “Türkiye hayvansal mamuller üretiminde güçlü bir ülke, Suudi Arabistan ise alım gücü yüksek gıda ithalatçısı bir ülke. Suudi Arabistan’ın protein ihtiyacını Türk ihracatçıları karşılayacak” diye konuştu. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki siyasi yakınlaşma 2023 yılının ilk yarısında ihracat rakamlarına da yansıdı. Türkiye, 2022 yılının ilk yarısında Suudi Arabistan’a 131 milyon dolarlık ihracat yapmışken, 2023 yılının ocak-haziran döneminde yüzde 747,5’lik artışla 1 milyar 113 milyon dolara ulaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.