TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tagem

AGRONEWS - Tagem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tagem haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bandırma, Etçil Koyunda Irk Tesciline Yaklaştı Haber

Bandırma, Etçil Koyunda Irk Tesciline Yaklaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu'na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM'e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935'e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu'nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. Bu yıl ikizlik oranı yüksek olacak Kılınç, Merinos Koyunu'nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. Alman siyah baş ile yerli kıvırcıktan melezlendi Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu'nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 ay gibi kesime geliyor ve et verimi yüksek Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul'un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu'nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu'nu tanıyacak" diye konuştu.

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor Haber

Kangal ve akbaşın ardından çobanlara yeni bir yardımcı geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM'e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitü bünyesinde Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi bulunduğunu dile getiren Kılınç, bu şubenin 2022 yılında kurulduğunu aktardı. Burada çoban köpekleri kangal ve akbaşların büyüme parametrelerinin alındığını, davranış eğitimlerinin yapıldığını belirten Kılınç, "Kangal ve akbaş ırkı TAGEM bünyesine dahil edilerek, önce koruma ve sonrasında daha iyi yavrularının üretilmesi amaçlandı. Kangal ve akbaş köpeklerimiz Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile özellikle kangallar Sivas'taki baba hatlarının yıllardır korunduğu merkezlerden getirildi" dedi. Kılınç, köpeklerin her türlü kontrol ve genetik testlerden geçirilerek merkeze alındığına dikkati çekerek, burada tüm özellikleri en iyi şekilde korunarak ve geliştirilerek yavru alındığını anlattı. Çobanlara iyi bir yardımcı TAGEM bünyesine dünyanın yakından bildiği, çok heyecanlı ve hareketli köpekler olan "border collie" ırkının da katıldığını dile getiren Kılınç, şöyle devam etti: "Bir yıl önce Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi'ne aldık. Border collie köpekleri yabancı menşeili bir ırk. Kendi özelliklerini en iyi şekilde korumuş, titiz yürütülen çalışmalarla tespit edilmiş köpekleri getirdik. Burada özellikle davranış çalışmaları yapılıyor. Koyunculuk sektöründe çobanlara destek olabilmek, iyi bir yardımcıyı eğitime başladık. Sürü yönetiminde kullanılması amaçlanıyor. Border collie köpeklerin davranış çalışmaları hassasiyetle teknik personellerimizce yürütülüyor." En iyi yavruların alınması amaçlanıyor Kılınç, az sayıda bordor collie ile çalışmalara başladıklarını vurgulayarak, "Gerek kandan gerek fenotip özelliklerinden en iyi yavruların, bünyemizde üretilmeleri; davranış özelliklerinin belirlenmesi ve en iyisine ulaşılması amaçlanıyor." dedi. Kangal ve akbaşların sürü koruma köpeği olduğunu, bu ırkların dış zararlılara, yabani hayvanlara karşı korumayı sağladığını ifade eden Kılınç, "Border collie ise sürü yönetiminde çok aktif köpekler. Sürüyü yönetmek, dağılan sürüyü bir araya toplamakla çobana büyük destek olacaklar. Biz bu köpeklere bu davranışı kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaklar Yetiştirme ve büyüme veri özellikleri, davranış özellikleri gibi bütün parametreleri projelendirip bilim dünyasına kazandırmayı da hedeflediklerini dile getiren Kılınç, şunları söyledi: "Şu anda hem eğitim hem yavru alma aşamasındayız. Her yavrunun eğitimle büyüyerek sürülere uyumlarının sağlanması gerekiyor. Sağlandıktan sonra doğan yavruların küçükbaş hayvan üreticilerince sahiplendirilmesi sağlanacak. Uyumları sağlanırsa yavrudan itibaren kangal ve border collie aynı sürüde olabilir. Kangal ve border collie köpeklerinin hareketleri, davranışları birbirinden çok farklı. Burada sahiplerinin yavrudan itibaren yaklaşımı önemli. Border collie köpeklerimiz hareket kabiliyeti çok yüksek. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaktır. Köpeğin koyuna koyunun da köpeğe alışması önemli. Mera hayvancılığında, geniş arazilerde sürü yönetiminde bordor collie köpekleri, çobanların büyük yardımcısı olacaktır."

Çanakkale'de Kokarca Böceğine Karşı 4 Bin Samuray Arısı Haber

Çanakkale'de Kokarca Böceğine Karşı 4 Bin Samuray Arısı

Çanakkale'de Kahverengi Kokarca Tehdidine Karşı Samuray Arıları Devrede Çanakkale'de tarım alanlarını tehdit eden kahverengi kokarca ile mücadelede yeni adımlar atılıyor Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, tarımsal verimi riske atan kahverengi kokarca (Halyomorpha halys) zararlısına karşı yoğun çalışmalarını sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü koordinatörlüğünde yürütülen "Kahverengi Kokarca’nın Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi" kapsamında, 2024-2025 yıllarında Lapseki ve Biga ilçelerinde toplam 4 bin samuray arısı (Trissolcus japonicus) salımı yapıldı. 2025 yılı "Kahverengi Kokarca Sürvey Yönergesi" uyarınca, Merkez ilçedeki Yapıldak, Musaköy ve Kalabaklı köyleri ile Biga, Ezine, Lapseki ve Bayramiç ilçelerinde haftalık tuzak izleme çalışmaları gerçekleştirildi. Üreticilere zararlıyı tanıma ve mekanik mücadele teknikleri konusunda eğitimler verildi. 31 Ekim itibarıyla bahçe alanlarındaki tuzak takipleri sona erdirildi. Zararlının kış aylarında evler, depolar, ofisler, ek binalar ve şehir içi yeşil alanlara çekildiği bilindiği için, popülasyonu kontrol altına almak amacıyla Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü personeline özel bir eğitim düzenlendi. Bu eğitimde, zararlı'nın biyolojisi, morfolojik yapısı, kışlama bölgelerinde uygulanacak mücadele yöntemleri ve canlı örnekler tanıtıldı; ayrıca bilgilendirici afiş ve broşürler dağıtıldı. Bu faaliyetlerle, üreticilerin ve kurum çalışanlarının bilinç düzeyini yükselterek, kahverengi kokarca ile mücadelede uzun vadeli başarı hedefleniyor.

Doğal Yoğurt Mayalarına Patentle Koruma Haber

Doğal Yoğurt Mayalarına Patentle Koruma

Anadolu'nun Geleneksel Yoğurt Mayaları Ticarileşiyor Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Orhangazi’de düzenlenen Global Farm Summit 2024 etkinliğinde yaptığı açıklamada, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından geliştirilen projelerin Türkiye’nin tarımsal üretimine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Özellikle doğal yoğurt mayaları üzerine yürütülen çalışmalara dikkat çeken Bakan Yumaklı, şunları söyledi: “Anadolu’nun dört bir yanından toplanan geleneksel yoğurt mayalarının patent süreci tamamlandığında, bu doğal mayalar ticari ürünlere dönüştürülecek ve Türkiye’de üretilen ürünlerde kullanılacak. Katkı maddesi içermeyen bu mayalar, yoğurdun dayanıklılığını 3-4 kat artıracak. Böylece, bu alandaki ithalat bağımlılığı sona erecek.” Yerli ve Doğal Ürünlere Odaklanma TAGEM’in yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının yalnızca tarımsal üretimi artırmayı değil, ithalata bağımlılığı azaltmayı da hedeflediğini belirten Yumaklı, doğal yoğurt mayası çalışmasının bunun somut bir örneği olduğunu ifade etti: “Türkiye’nin raflarındaki ithal ürünleri azaltmak ve yerli üretimi desteklemek için yeni bir strateji oluşturuyoruz. Bu yoğurt mayası projesi de küçük gibi görünen ama ülke ekonomisine ve gıda sektörüne büyük katkılar sunacak bir adım.” Türkiye Yüzyılı: Üretim ve Üreticinin Yüzyılı Konuşmasında “Türkiye Yüzyılı” vurgusu yapan Yumaklı, üretimin ve üreticilerin desteklenmeye devam edileceğini söyledi: “Üreticilerin yanında olmayı sürdüreceğiz. Kim bu alanda katkı sunmak istiyorsa, birlikte çalışmaya her zaman hazırız. Bu tür projeler, üreticilerimize ve ülkemize daha güçlü bir gelecek sağlama yolunda atılmış önemli adımlardır.” Doğal Mayalar ve Gıda Güvenliği Bu proje sayesinde, doğal yoğurt mayalarının Türkiye’nin dört bir yanındaki üreticilere sunulması hedefleniyor. Hem katkısız hem de dayanıklı yapısı ile bu mayalar, Türkiye’nin geleneksel tatlarını modern teknolojiyle birleştirerek daha geniş kitlelere ulaştıracak.

Gazeteci Mehmet Öztürk’ten Arıcılıkta Övgüye Değer Başarı Haber

Gazeteci Mehmet Öztürk’ten Arıcılıkta Övgüye Değer Başarı

Muğla'nın Marmaris ilçesinde düzenlenen 8. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi, 24 Kasım'da geniş bir katılımla başladı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB), Muğla İli Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından organize edilen etkinlik, Marmaris Grand Yazıcı Turban Otel’de gerçekleştiriliyor.    Kongreye, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen, TAB Başkanı ve Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Ziya Şahin, MAYBİR Başkanı Veli Türk, Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Kanatlı ve Arıcılık Daire Başkanı İslam Köse, Yem Daire Başkanı Kayıhan Kayhan, Tarımsal Pazarlama Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, Muğla Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Güney Ege Muğla Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, Apimondia Temsilcisi Riccardo Sebastianini, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev katıldı. Etkinliğe, İl Birlik Başkanları, akademisyenler, yerel yöneticiler ve Türkiye genelinden arıcılar da yoğun ilgi gösterdi.   ARICILARI DÜNYA İLE BULUŞTURMA HEDEFİ Açılışta konuşan TAB Başkanı Ziya Şahin, kongrenin arıcıları uluslararası arıcılık sektörüyle buluşturmayı ve Türk çam balını dünya pazarında hak ettiği konuma taşımayı hedeflediğini belirtti. Şahin, Türkiye'nin çam balı üretimindeki liderliğine dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin hem sektörün gelişimine hem de balın küresel tanınırlığına katkı sağlayacağını ifade etti.    MEHMET ÖZTÜRK'E "EN İYİ TANITIM ÖDÜLÜ" VERİLDİ Kongrede, arıcılık sektörü için yaptığı haberler ve tanıtımlar nedeniyle Gazeteci Mehmet Öztürk, "En İyi Tanıtım Ödülü"ne layık görüldü. Öztürk, arıcılıkla ilgili haberlerini Toprak TV, Bereket TV ve AGRO TV'deki televizyon programları ve kendi web sitesi üzerinden uzun yıllardır geniş kitlelere ulaştırıyor. Ayrıca Dünya Arıcılar Kongresi Apimondia dahil birçok uluslararası etkinliği takip eden Öztürk, sektördeki farkındalığı artırma çabalarıyla tanınıyor.     Öztürk'e ödülü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) adına Tokat Arıcılar Birliği Başkanı Ali Demir takdim etti. Törende, En İyi Tanıtım Ödülü’nün yanı sıra sektördeki başarıları ve katkıları nedeniyle 50’ye yakın ödül sahiplerini buldu. Kongre boyunca, arıcılık sektörünün gelişimi, çam balı üretiminin artırılması, sürdürülebilir yöntemler ve balın uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi konuları ele alınacak. Panel ve oturumların yanı sıra çeşitli ödül törenleriyle, arıcılık alanındaki başarılı çalışmalar teşvik edilecek.   Etkinlik, Türkiye'nin çam balı üretimindeki liderliğini daha ileri taşıma misyonuyla 27 Kasım'a kadar devam edecek.

Samsun'da Haber

Samsun'da "Halk Elinde Anadolu Mandası Islahı Projesi" Sürüyor

SAMSUN (İHA) - Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Halk Elinde Anadolu Mandası Islahı Ülkesel Projesi ile mandacılık sektöründe önemli gelişmeler yaşandığını, yetiştiricilerin daha bilinçli hale geldiğini ve manda ürünlerine olan talebin arttığını belirtti. Ayrıca, manda ürünlerinin ekonomik getirilerinin yükseldiğini söyledi. PROJE İLE MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ GELİŞTİRİLİYOR Proje ile ilgili olarak Tarım ve Orman İl Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen Halk Elinde Anadolu Mandası Islahı Ülkesel Projesi Yürütme Kurulu Toplantısı'na TAGEM Hayvancılık ve Su Ürünleri Araştırmaları Teknik Personeli, İl Proje Lideri, Damızlık Manda Yetiştiricileri Birlik Başkanı ve ilgili personel katılım sağladı. Toplantıda konuşan Sağlam, projenin 2011 yılında Bafra, Çarşamba ve 19 Mayıs ilçelerinde başlatıldığını, ardından 2013 yılında Vezirköprü ve 2016 yılında Lâdik ilçelerinin de projeye dahil edildiğini belirtti. Sağlam, projede, saf ıslah ve seleksiyon yöntemleri kullanılarak Anadolu manda varlığının yeniden canlandırılması ve hızla azalan üretimin arttırılması hedeflendiğini vurguladı. PROJEDEN ELDE EDİLEN BAŞARILAR VE DESTEKLER Sağlam, projede elde edilen başarıları aktararak, "2011 yılından bu yana ilimizde uygulanan bu proje ile ilimizde, 2012 yılında 620 kg civarında olan süt verimi bin 278 kg'a yaklaşmıştır. Malakların doğum, 6. ay ve 12. ay ağırlıklarında artış görülmüştür. Yetiştiricilerimiz manda yetiştiriciliği ve kayıt tutma konusunda daha fazla bilinçlenmiş, manda ürünleri konusunda farkındalık ve talep artmıştır. Manda ve ürünlerinin getirisi artmış olup, örgütlü yetiştiricilik ve kazanımları daha iyi kavranmıştır" dedi. Proje kapsamında, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile belirlenen destekleme ödemeleri de devam ediyor. 2021 yılında 96 işletmeye yapılan ödeme miktarı 2 milyon 911 bin TL'yi bulurken, 2022 ve 2023 yıllarında yapılan destekleme ödemeleri de arttı. 2024 yılı için boğa ve doğuran anaç manda için 6.200 TL, doğurmayan anaç manda için 3.900 TL destekleme ödemesi yapılacağı açıklandı.

Türkiye’nin bitkisel gen çeşitliliği Tohum Gen Bankası’nda korunuyor Haber

Türkiye’nin bitkisel gen çeşitliliği Tohum Gen Bankası’nda korunuyor

Türkiye’nin bitkisel gen çeşitliliğinin geleceğe taşındığı Ankara ve İzmir’deki Tohum Gen Bankaları’nda 120 bin adet tohum artı 5 ile eksi 18 derece sıcaklığındaki özel odalarda muhafaza ediliyor. Değişen iklim şartları gıda üretimini zorlaştırıyor. Bu nedenle Tohum Gen Bankaları büyük bir önem taşıyor. Anadolu’nun biyolojik serveti Ankara ve İzmir’deki Tohum Gen Bankası’nda özenle saklanıyor. Türkiye’nin bitkisel gen çeşitliliğinin geleceğe taşındığı bu bankalarda mercimekten fasulyeye, biberden karpuza kadar binlerce ürünün tohumu özenle korunuyor. Ankara ve İzmir’deki Tohum Gen Bankasında toplamda 120 bin tohum eksi 18 ile artı 5 derecelik özel odalarda muhafaza ediliyor. Vatandaşlar, söz konusu bu bankalara, karşı ödemeli şeklinde ellerindeki tohumları gönderebiliyor. Bunun yanı sıra Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesindeki araştırmacılarda Türkiye’nin 81 il 7 bölgesine dağılarak özenle buldukları tohumları, bankalara getiriyor. Bankalarda kaydedilen tohumlar temizlenmesinin ardından çimlenme testinden geçiriliyor. Tohumlar, belirli nem ve sıcakta kurutuluyor. Çeşitli aşamalardan geçirilen tohumlar özel ambalajlarda vakumlanıyor ve eksi 18 derecelik girilmesi yasak odalarda muhafaza ediliyor. Eksi 18 derecelik odada muhafaza edilen örnekler dağıtıma kapalı. Orta dereceli muhafaza odalar ise 5 ile 8 derece arasındaki bir sıcaklığa sahip. Bu odadaki tohum örnekleri ise sadece araştırma projeleri için dağıtıma açık bırakıldı. Tohum Gen Bankası sayesinde Türkiye’nin bitki genetik kaynakları su stresi, kuraklık, hastalıklara karşı korunmuş oluyor. Ankara’daki Tohum Gen Bankası, kapılarını İHA ekibine açtı. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Hümeyra Yaman, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de genetik kaynakların toplanması, muhafaza edilmesi ve tohum karakterizasyon çalışmalarının yıllar öncesinde başladığını ifade etti. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) kurulduğu ilk tarihten itibaren Türkiye’nin tohum genetik kaynaklarının toplanmaya başladığını belirten Dr. Yaman, ürünlerin ıslah edildiğini ve geliştirildiğini vurguladı. Bağışçılar tohum gönderebiliyor Tohumların bankaya bağışçılardan da gelebildiğini aktaran Dr. Yaman, “Kendi bu tohumlukları çoğaltanlar var. Onlardan arkadaşlar toplama çalışmalarıyla alabiliyorlar. Bağışçılar doğrudan da gönderebiliyor. TAGEM üzerinden formları indirerek gerekli yerleri doldurarak bilgileri de girmek kaydıyla bize karşı ödemeli gönderebiliyorlar tohumlarını. Bunun yanı sıra arkadaşlarımız da toplama çalışmaları yapabiliyor” ifadelerini kullandı. Genetik materyaller koruma altında Enstitü bünyesinde tohum ıslahçısı araştırmacı personellerin olduğunu dile getiren Yaman, “TAGEM’e bağlı 50 araştırma enstitüsü var ve bunların büyük bir çoğunluğu bitki bazlı çalışan ıslahçılardan oluşuyor. Islah çalışmalarında da elde edilecek genetik materyaller yine gen bankamıza gönderiliyor ve korumaya alınıyor” diye konuştu. “Yüzde 85 çimlenme oranı isteriz” Tohumların bankaya gelmesinin ardındaki hikayeyi de anlatan Yaman, “Buraya gelen tohumlar evvela geçici kayıt numarası alır. Kayıt numarasından sonra elemeye geçer. Bir selektör hanemiz var. Selektörde hafif taneler ve o popülasyonu temsil etmeyen tohumlar ayrıştırılır. Geri kalan tohumlar çimlenme testine tabi tutulur. Bizde yüzde 85 çimlenme oranı isteriz ama her türe göre değişmekle beraber bunun çimlenme prosedürü vardır” şeklinde konuştu. Tohumların 50 ile 100 yıl saklanması için bütün prosedür uygulanıyor Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2014 standartlarına uygun bir şekilde çalıştıklarına dikkati çeken Yaman, şunları kaydetti: “Çimlenmeyi geçen her tohum daha sonra kurutma odasına alınır. Kurutma odasında 6 ile 8 hafta belli nem düzeyine inmesi sağlanır. Bu tohumların ömrünü uzatır. Yani tohumda bulunan hücreler arası sıvının bir nevi azaltılmasını sağlıyoruz. Aslında biz tohumları 50 ile 100 yıl saklanması için gerekli prosedürleri uyguluyoruz. Kurutmadan sonra biz de tohumlarımızı soğuk dolaba kaldırıyoruz. Özel presleme makinamız ve kaplarımız var. Bu kapların içine tohumları koyduktan sonra presliyoruz.” Preslenen tohumların artı 5 ile eksi 18 derece sıcaklıktaki odalara kaldırıldığını belirten Yaman, “Artı 5 derece orta dönem muhafaza odamız bizim. Orta dönem muhafaza odamız bizim dışarıya açık tohumlarımız ama burada bir yanlış algı olmasın. Dışarıya çıkarken direk çiftçiye ya da ekecek kişiye verdiğiniz bir tohumumuz yok” ifadesini kullandı. TAGEM’in tohum varlığı 120 bin Bilimsel Ar-Ge çalışmaları için sadece artı 5 derece sıcaklığındaki odalardan tohum çıkışı olabildiğinin altını çizen Dr. Yaman, “Eksi 18 derece yıllarca saklanabilen dolabımız ve kesinlikle buradan dışarıya materyal çıkışı olmuyor. Şu anda eksi 18 derecede 62 bin 686 tohumumuz bulunmakta. İzmir Gen Bankamı ile beraber TAGEM’in tohum varlığı 120 bin” dedi.

“Kullandığımız tohumların %97’si bu topraklarda üretilmektedir” Haber

“Kullandığımız tohumların %97’si bu topraklarda üretilmektedir”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tahıl ambarı olarak adlandırılan Şanlıurfa’da üreticilere sertifikalı tohum dağıttı. İl Tarım Müdürlüğündeki programda konuşan Bakan Yumaklı, Türkiye’nin tohumla alakalı dünyadaki ilk 10 ülkeden bir tanesi olduğunu belirtti. Şanlıurfa’nın da tohum üretiminde önemli bir pazara sahip olduğunu aktaran Bakan Yumaklı, Türkiye’de 3’üncü sırada olduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, "Tarımsal üretimin artırılması amacıyla bütün Türkiye’de aynı anda devam eden ve her ziyaret ettiğimiz ilde de sembolik de olsa bir törenle tarımsal arazilerin kullanılmasının etkinleştirilmesine ilişkin bu programı yapıyoruz. Elbette tohum her işin başı. Türkiye’nin de tohumculukta geldiği noktayı da bu vesileyle anlatıyoruz çünkü hep doğru bilinen yanlışlar ya da yanlış bilinen doğrularla aslında Türkiye’nin tohumda, tarımsal üretimin tüm alanları olduğu gibi tohumda da kendine yeterliliği ile ilgili konularda bir kavram kargaşası oluşturulmaya çalışılıyor. Tohumculuk sektörü stratejik bir sektördür. Gıda arz güvenline ilişkin en önemli hususlarda bir tanesidir. Türkiye de tohumla alakalı dünyadaki ilk 10 ülkeden bir tanesidir. Türkiye’de yılda yaklaşık 1.3 milyon ton tohum üretilmektedir. Kullandığımız tohumların yüzde 97’si bu topraklarda üretilmektedir. Yani her 100 kilogram tohumun 97 kilogramı bu ülkede üretilmektedir. Türkiye’de kullanılan tohumların yüzde 40’ı sertifikalı tohumluk ki bu oranı artırmak üzerine çok ciddi çalışmalarımız var. Tohum firmalarımız ARGE çalışmaları neticesinde ihracatla alakalı çok ciddi bir aşamaya kaydetmişlerdir ve Dünya’nın 117 ülkesine tohum ihraç etmektedir. Türkiye’de kullanılan tohumların yüzde 40’ının TAGEM tescilli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Şanlıurfa da önemli tohum üretim merkezlerimizden bir tanesi. Türkiye’de üretilen tohumların yüzde 9’u da Şanlıurfa’da üretilmekte” dedi. TAGEM üretiyor, TİGEM çoğaltıp Türkiye’ye dağıtıyor TAGEM’in tohumları geliştirdiğini, TİGEM’in sahadaki uygulamasını yapıp, üretip, çoğaltıp bütün Türkiye’ye dağılımını sağladığını söyleyen Bakan Yumaklı, "Şanlıurfa tohum üretiminde Türkiye’de 3’üncü sıradadır. Şanlıurfa verimli topraklarıyla, çok kadim kültürüyle önemli ve söz sahibi bir konumda. 59 firma sözleşmeli üretimde tohum üretiyor. Yaklaşık 1 milyon dekar alanda bu tohum üretimi. 12 farklı türde sertifikalı tohum üretimi Urfa’da yapılıyor. Yaklaşık 2023 yılı içerisinde 2 bin 150 tonu yurt dışına Urfa’dan ihraç edilmiş durumda. TİGEM Ceylanpınar İşletmesi Türkiye için ve Urfa için son derece önemli. TAGEM geliştiriyor tohumları, TİGEM de bu tohumların sahadaki uygulamasını yapıp, üretip, çoğaltıp bütün Türkiye’ye dağılımını sağlıyor. TİGEM biliyorsunuz Ceylanpınar’daki bu tesislerinde Türkiye’nin de en büyük tohum hazırlama tesisinde halihazırda devreye almış durumda. Bizler bu tarımsal arazilerin kullanımının etkinleştirilmesi projesinde, 2024 yılı içerisinde mercimek üretimine ilişkin tohum dağıtacağız. Soya üretimine ilişkin soya tohumları dağıtacağız ve yağlık ayçiçeği, kışlık sebze üretimi, çeltik üretimiyle alakalı da yüzde 65 ile yüzde 75 arasında değişen oranlarda hibe uygulayarak Şanlıurfa’mızda bunların yaygınlaştıracağız inşallah. Bizim öngörümüz 102 bin dekar alanda tarımsal arazilerin kullanımının etkinleştirilmesi projesinde ekilmiş olacak inşallah” diye konuştu. Konuşmanın ardından üreticilere sertifikalı tohum dağıtımı gerçekleştirildi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.