TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mersin’de hasat başladı, fiyatlar 200 TL’ye kadar geriledi Haber

Mersin’de hasat başladı, fiyatlar 200 TL’ye kadar geriledi

Türkiye'nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin'de örtü altının yanı sıra açıkta da hasatlar başlıyor. Mart ayında örtü altında hasadına başlanan erikler açıkta da olgunlaştı. İlk çıktığında tadımlık olan ve özellikle aşeren hamile kadınlar tarafından fiyatı pahalı olduğu için tane ile satın alınan erikte fiyatlar düştü. Örtü altında hasatta kilogramı yaklaşık 10 bin TL sınırına dayanan erik, açıkta hasatla 200 ile 800 TL arasında satılmaya başladı. "HASATTAN MEMNUNUZ" Örtü altındaki hasadın sora ermesiyle açık alanda erik hasadının başladığını ifade eden üretici Ali Bezgin, "Keben mahallesinde örtü altı ve açık alanda erik üretimi yapıyorum. Hem örtü altında nem de açık alanda hasadımız devam ediyor. 12 dönüm örtü altından 15 ton erik hasadı yaptım" dedi. Bu yıl hava şartlarının olumsuz geçmesinden dolayı açık alanda erik hasadına yaklaşık bir ay geç başladıklarının altını çizen Bezgin, "Şuan 12 dönümlük açık alanda erik hasadına başladım. Buradan da 15 ton civarı hasat bekliyoruz. Şuan hasat edilen eriklerimizi ebadına göre 200 ile 800 lira arasında değişen fiyatlardan satıyoruz. Havaların iyileşmesiyle birlikte erikler büyümeye başladı. Hasattan memnunuz" diye konuştu. "8 BİN 500 TON ÜRETİM BEKLENİYOR" Göksu Vadisi'nde üretici Murat Temur ise açık alanda hasadına başlanan eriklerin, Ankara, İstanbul başta olmak üzere bir çok ile gönderildiğini, ihracatta ise Arap ve Avrupa Ülkelerine yollandığını söyledi. Temur, bölgede açıkta başlayan hasadın ilk olarak birkaç bahçede başladığını, Nisan ayı sonu itibari ile tam hasada başlanacağını kaydetti. Bu yıl ilçe genelinde açıkta 6 bin 500 dönüm, örtü altında ise 800 dönümde yaklaşık 8 bin 500 ton üretim yapılacağını tamin ettiklerini aktaran Temur, erik üretiminin Göksu Vadisi'nde Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Karahacılı, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Ortaören, Kabasakallı, Atayurt, Atakent ve Taşucu mahallelerinde yapıldığını ifade etti. Silifke'de yetişen can eriğinin gerek erkenci olmasından, gerekse görünümü ve lezzeti ile tüketiciler tarafından yoğun bir şekilde talep gördüğünü vurgulayan Temur, eriğin getirisi dolayısıyla ilginin sürekli arttığını ve üretim alanının da buna bağlı olarak genişlediğini sözlerine ekledi. Sabahın erken saatlerinde bahçelere gelen tarım işçileri de, erik toplayarak hem aile bütçesine katkı sağladıklarını, hem de üreten akrabalarına yardımcı olmaya çalıştıklarını dile getirdi.

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor Haber

Tarım sektöründe yeni bir dönem başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın vizyon projelerinden biri olan DERİM, Türkiye genelinde belirlenen 16 pilot ilde eş zamanlı olarak uygulamaya alındı. Bilginin sadece teoride kalmamasını, bizzat sahadaki tecrübeyle harmanlanmasını amaçlayan modelin ilk adımları büyük bir heyecanla atıldı. DERİM modeli, klasik eğitim anlayışını kökten değiştirerek "yerinde öğrenme" felsefesini benimsiyor. Sahada edinilen üretim tecrübelerinin paylaşılmasını merkeze alan bu sistem; yanlış uygulamaların sonuçlarını yerinde görmeyi, doğru yöntemleri ise başarı hikayeleri üzerinden yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında Muğla'da; üretim tecrübesi yüksek, iletişim becerileri kuvvetli ve çevresindeki üreticilere örnek teşkil eden 26 önder çiftçi belirlendi. Bu gönüllü üreticiler, kendi işletmelerini birer "uygulamalı eğitim merkezi"ne dönüştürerek diğer çiftçilere rehberlik edecek. Uygulamanın startı, Köyceğiz ilçesi Döğüşbelen Mahallesi’nde verildi. Sabri Özden’e ait narenciye bahçesinde gerçekleştirilen ilk etkinliğe katılım yoğundu. Mahalle Muhtarı Selçuk Demir’in konuşmasıyla başlayan programda, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Levent Uyan çiftçilerle bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Şube Müdürü Levent Uyan, modelin farkını şu sözlerle özetledi: "Amacımız sadece bilgi vermek değil, deneyimi yerinde paylaşmak. İlimizin pilot bölge olması büyük bir fırsat. Çiftçi üretimin içinde öğrenir; görerek, dokunarak ve bizzat yaşayarak tecrübe eder. Bu süreç geçici bir etkinlik değil, sürekli bir rehberlik modeli olacaktır"

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi Haber

Çiftçilere 300 ton tohum desteği verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen 'Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi' çerçevesinde düzenlenen törende, 660 ton tohum çiftçilere teslim edildi. Kur’anı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum Temin Töreni’ne Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Kayseri Vali Vekili Adnan Türkdamar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı, ziraat odası başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Kadir Has Kültür Merkezi otoparkında düzenlenen törende konuşan Başkan Büyükkılıç; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaydan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletine ve acılı ailelere baş sağlığı temenni edip, yaralılara acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkartmış olduğu yasa ve yetkilerle, sadece belediye hizmetlerinin dışında diğer alanlarda da ülkenin kalkınmasına yönelik hizmetler gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarım ve hayvancılık şehri olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Kayseri’nin turizm alanında da kendisinden söz ettirdiğini, bu sezon Erciyes Kayak Merkezi’ne 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Daha önce Avrupa’nın en iyi şehri ünvanı ile Altın bayrak ödülünü almıştık. Bu defa Dünya Spor Başkentliği olma yolunda başvurumuzu yapmıştık, Avrupa’dan heyet incelemek üzere geldi, Kayseri’mizde misafir ediliyor, spor yazarlarımız şehrimizi en güzel şekliyle tanımlıyor. Bu da yetmiyor, şehrimizi Türk Cumhuriyetleri arasında kültürün başkenti olma yönünde çabalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan, 16 ilçemizi de ayrıştırmayan bir anlayış ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle ötekileştirmeden hizmet ediyoruz." Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinden de bahsederek, 9 ay gibi süre içerisinde projenin tamamlanacağını belirterek, kent genelinde gerçekleşen ulaşım yatırımlarını da anlattı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın selamlarını ileten Başkan Büyükkılıç, "Arı, tavuk, manda, koyun veriyoruz, Mevla’m bereketleniyor. Binlerce koyunu verdik, koyunların 150 bini aştığı söyleniyor. Tarım İl Müdürlüğümüz ile uyum içerisinde Bakanlığımız ve Valiliğimiz önderliğinde her projede ‘biz de varız’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç; Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’ni canlandıracak hem de sazlık çevresindeki mahallelerde tarımsal üretime güç katacak önemli bir projeyi de hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz" dedi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav da Kayseri ekim alan büyüklüğünde Türkiye’de 5’inci sırada olduğunu, üretim miktarında Kayseri’nin yine 5’inci sırada olduğunu, ilk 10 içerisinde 24 tane ürün olduğunu ve 32 tane de coğrafi işaretli ürünleri olduğunu anlattı. Saklav, yaklaşık 500 bin dekar atıl olan nadas araziyi tarımsal üretime kazandırdıklarını söyleyerek, "Bakanlığımız olarak 2026’da bugün yaklaşık 300 ton, Büyükşehir Belediyemiz olarak da 365 ton nohut, aspir, yeşil mercimek, kuru fasülye ve dörtlü karışım tohumu dağıtacağız" dedi. Büyükşehir belediyesine ayrı bir sayfa açmak gerektiğine vurgu yapan Müdür Saklav, şöyle konuştu; "Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda Kayserili çiftçilere 1 milyar 200 milyon TL’lik destek gerçekleştirdi, canlı hayvan, tohum, makine ekipman, gübre, arı, kanatlı hayvan vermiş, mera ıslahında bulunmuş, tarımsal destekleri çiftçilere aktarmış, Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz." "Çiftçi sizinle gurur duyuyor" Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş ise Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak bilindiğini son yıllarda artık tarım ve hayvancılık alanında da ilk 5’te olduklarını kaydetti. Başkan Büyükkılıç’a ‘iyi ki varsınız’ diyen Güneş, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çiftçi sizinle gurur duyuyor. Her yerde emeğiniz var, sadece tohum değil, arazi yollarında, ekipmanlarda her yerde emeğiniz var. Türkiye’de en çok tarıma destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’dir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıtımı gerçekleştirilirken, üreticiler de bu projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. Proje kapsamında dağıtılan tohumlar; 200 ton nohut, 100 ton aspir, 60 ton yem bitkisi karışımı olmak üzere toplam 360 tona ulaştı. Bu destekle yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Toplam maliyeti 19 milyon 320 bin TL olan projenin yarısı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe olarak karşılanırken, kalan yüzde 50’lik kısım üreticiler tarafından üstlenildi. Destekler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Planlı Ekim Projesi" kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere verildi. Bu sayede hem planlı üretimin yaygınlaştırılması hem de tarımsal verimliliğin artırılması amaçlanıyor.

Şeker sektöründe kritik eşik: maliyet 47 TL, satış 30 TL oldu Haber

Şeker sektöründe kritik eşik: maliyet 47 TL, satış 30 TL oldu

Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, katıldığı bir televizyon programında şeker pancarı tarımı ve sektörün geleceğine dair çarpıcı uyarılarda bulundu. Şeker sektörünün şu an kritik bir noktada olduğunu ifade eden Akay, doğru politikalar uygulanmazsa hem tarımın hem de çiftçinin telafisi güç zararlar göreceğini söyledi. "Sektör Artık Bir Mücadele Alanı" Şeker pancarının Türkiye için stratejik bir ürün olduğunun altını çizen Başkan Akay, sektörde ayakta kalmanın artık sürekli bir mücadele gerektirdiğini belirtti. Tüm çalışmaların üretici odaklı yürütüldüğünü hatırlatan Akay, çiftçinin geleceği için yoğun çaba sarf ettiklerini dile getirdi. Maliyet Uçurumu: Üretici Zararına Satıyor Başkan Akay’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta ise finansal tablo oldu. Gübre, mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi nefessiz bıraktığını belirten Akay, rakamlarla tehlikeyi özetledi: Ortalama Maliyet: 47 TL/kg Mevcut Satış Fiyatı: 30 - 35 TL/kg Akay, "Satış fiyatlarının maliyetin bu denli altında kalması, sektörün geleceği için en büyük tehdittir. Bu dengesizlikle üretimin devamlılığı sağlanamaz," uyarısında bulundu. NBŞ ve Kayıt Dışı Üretim Tehdidi Pancar şekerinin sadece maliyetle değil, haksız rekabetle de boğuştuğunu belirten Akay; kimyasal tatlandırıcılar, nişasta bazlı şeker (NBŞ) ve denetimsiz kayıt dışı üretimlerin pazarı bozduğunu vurguladı. Kota dışı üretimlerin neden olduğu dengesizliğin, dürüst üreticiyi cezalandırdığını ifade etti. Çözüm İçin 5 Acil Madde Başkan Hüseyin Akay, sektörün içine düştüğü bu darboğazdan çıkması için somut çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: Girdi Maliyetleri: Gübre ve mazot gibi temel kalemlerde üretici desteklenerek maliyetler aşağı çekilmeli. Fiyat İstikrarı: Şeker satış fiyatları, maliyet-kar dengesi gözetilerek acilen revize edilmeli. Sıkı Denetim: Kimyasal tatlandırıcı kullanımı sınırlandırılmalı ve kayıt dışı üretimle tavizsiz mücadele edilmeli. Modern Teknikler: Sulama sistemleri ve verimlilik artırıcı yöntemler yaygınlaştırılmalı. Ar-Ge ve Yerli Tohum: Şeker pancarında dışa bağımlılığı azaltacak yerli tohum çalışmaları hızlandırılmalı.

Bakan Yumaklı: Tarıma 938 milyar TL destek Haber

Bakan Yumaklı: Tarıma 938 milyar TL destek

Bakan Yumaklı, Kastamonu'da Ilgaz Dağı'ndaki bir otelde düzenlenen "Uluslararası Çiftçi Örgütleri Çalıştayı ve Forumu"nda yaptığı konuşmada, foruma Kırgızistan, Tacikistan, İtalya, Moldova, Azerbaycan, Gürcistan ve Hindistan'dan üretici birliklerinin katıldığını söyledi. Tarımsal üretimin sadece üretim faaliyeti olmanın ötesine geçtiğini belirten Yumaklı, "Tarımsal üretimin ulusal güvenliğin, ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın temel dayanaklarından biri haline geldiği hepimizin malumudur. Ancak içinde bulunduğumuz ve yeni normal olarak tariflediğimiz tepkiler tarım sektörünü derinden ve çok boyutlu risklerle yüzleştirecek etkiye sahip durumda." diye konuştu. Bu risklerin başında küresel iklim krizi geldiğine dikkati çeken Yumaklı, "Bunun en sert etkisini geçtiğimiz yıl ülkemizde zirai don hadisesinde yaşadık. Bu yıl da geçtiğimiz yılın vermiş olduğu tedirginlikle hava olaylarını takip ettik. Bu hafta, geçtiğimiz haftanın başından itibaren büyük bir risk içeriyordu. Zirai dona karşı ne yapılması gerekiyorsa onları yaptılar. Sıcaklık değişiklikleri de bizim beklediğimiz kadar büyük oranda gerçekleşmedi. Genel itibarıyla zirai don hadisesi yaşanmadı ancak lokal olarak bazı yerlerde oldu. Bu da üretimimizi büyük ölçüde etkileyecek bir unsur taşımıyor çok şükür." ifadelerini kullandı. Kuraklığın son dönemde önemli bir sorun olmaya devam ettiğini anlatan Yumaklı, "Bir de madalyonun diğer yüzü var. O da kuraklık. Bir taraftan zirai donu, diğer taraftan kuraklığı konuşuyoruz. Küresel iklim değişikliğinin iki önemli etkisi. Her bir derecelik artışın tarımsal üretimde yüzde 8'lik kayba sebep olduğuna dair veriler var. Bu tablo hem çiftçilerimizin hem gıda sistemlerimizin sellerle, kuraklıkla, hastalıklarla, zararlılarla daha fazla mücadele edeceği bir dönemi bize gösteriyor." dedi. Yumaklı, savaşın tarım ve ekonomiye önemli etkileri bulunduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Bugün yakın coğrafyamızda İran ve Amerika Birleşik Devletleri, İsrail çatışması, enerji ve gübre maliyetlerinde çok önemli maliyet baskısını tarımsal üretimin üzerine getirmiş durumda. Bununla birlikte Türkiye'nin son yıllarda izlemiş olduğu etkin dış politika ve ileriye dönük stratejik yaklaşımlar sayesinde bu tür dalgalanmalara karşı güçlü duruş sergilemiş durumdayız. Bu noktada açıkça ifade etmek isterim ki üreticimiz müsterih olsun, tüketicilerimiz endişe etmesin, sanayicilerimiz de gönül rahatlığıyla yoluna devam etsin. Türkiye bu süreçte hamdolsun, gıda arz güvenliğiyle ilgili hiçbir sıkıntı yaşamamıştır, yaşamayacaktır. Bunun en önemli nedeni de Türkiye'nin geliştirdiği çoklu tedarik stratejileridir. Proaktif yaklaşım ve küresel şoklara karşı güçlü koruma kalkanıdır." "TARIMIN GELECEĞİ GÜÇLÜ ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİNDEN GEÇMEKTEDİR" Türkiye'nin etrafındaki ateş çemberine rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde barış adası ve güvenli liman olma özelliğini sürdürdüğünü vurgulayan Yumaklı, şunları söyledi: "Türkiye, dünyadaki bütün gelişmeleri doğru okumaktadır ve sürdürülebilir stratejiler üretmeye devam edecektir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her hal ve koşulda devletimiz, bakanlığımız üreticimizin yanında olmuştur, olmaya devam edecektir. Bu doğrultuda 2025'te destekler, zirai don ile ilgili telafiler ve yatırım teşvikleriyle birlikte tarım sektörüne aktarılan kaynak 706 milyar lirayı bulmuştur. 2026 yılında bu çıtayı biraz daha yukarı çıkardık. Sulama yatırımlarından kredi süspansiyonlarına kadar bütün destek ve teşviklere kadar toplam 938 milyar liralık finansmanı sektöre sağlamış durumdayız. Tarım sektöründe elbette önümüzdeki dönemde en çok üzerinde duracağımız hususlar üretici örgütlerinin süreçte daha aktif rol almasıdır. Özellikle üretici organizasyonlarının değerlendirilmesiyle ilgili 2 yıl önce çalışma başlatmıştık. Şuna canıgönülden inanıyoruz, tarımın geleceği güçlü üretici örgütlerinden geçmektedir. Kooperatifler ve tarımsal örgütler sadece ekonomik bir birlikteliği ifade etmez, aynı zamanda üreticinin alın terini ve emeğini koruyan bir vazife, görev ve misyon edinmek zorundadır." Bakan Yumaklı, güçlü ölçekli üreticilerin pazarda söz sahibi olması, rekabet gücünün artması ve gelir istikrarının sağlanabilmesinin sadece ve sadece güçlü üretici örgütleriyle mümkün olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu: "Üretimin sürekliliğini sağlayan, tedarik zincirini güçlendiren ve kriz anlarında sistemi ayakta tutan da eğer güçlüyse bu yapılardır. Bu manada üretici örgütleri güçlü üretim demektir, güvenli gıda arzı demektir ve bütün bunlar güvenli geleceğin inşası anlamına gelir. Özellikle üretici örgütlerinin derecelendirmesinde daha kurumsal, daha şeffaf, daha rekabetçi ve sürdürülebilir olunmasını istiyoruz. Üretici örgütlerine birer temsil makamı olarak bakmıyoruz. Bu doğrultuda hem kendi üyelerinin hem de ülkemizin tarımsal geleceğini daha yukarıya taşıyacak olan üretici örgütlerinin kendilerini bir kez daha kontrol etmelerini istirham ediyorum. Bugün ulaştığımız noktada birinci dereceye ulaşan üretici örgütleri bizden sadece bir belge almıyor. Aynı zamanda başarı hikayesini oluşturmuş, güven göstergesini ifade etmiş oluyor ve gelecek inşa ediyorlar. Bu yapılar çiftçimizin özellikle pazardaki gücünü tahkim edebilmesi, üretim zincirini sağlamlaştırması ve ülkemizin gıda güvenliğini sağlaması açısından çok önemli. Örgütlü tarımsal üretim bir tercih değil, zorunluluktur. Bu nedenle hem desteklerimiz hem teşviklerimiz hem de reformlarımızla üretici örgütlerimizi hep birlikte çalışarak daha güçlü, daha dayanıklı, sürdürülebilir hale getireceğiz." Programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Bölge Direktörü Naoufel Telahigue ile üretici birliklerinin temsilcileri katıldı. Bakan Yumaklı ve katılımcılar, daha sonra kooperatiflerinin yöresel ürünlerinin sergilendiği tezgahları inceledi.

40 bin gence teknolojik çiftlik desteği: 10 yılda tapu imkânı Haber

40 bin gence teknolojik çiftlik desteği: 10 yılda tapu imkânı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Vakfı’nın (TÜME) geliştirdiği proje ile 81 ilde tarıma ilgi duyan 40 bin genç için 100 büyükbaş kapasiteli 40 bin teknolojik çiftlik kurulması planlanıyor. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, bir grup gazeteciye yaptığı değerlendirmede, tarımdaki yaşlanma riskine dikkat çekerek, Türkiye’de çiftçi yaş ortalamasının 59 olduğunu, 18-32 yaş arası genç çiftçilerin oranının ise sadece yüzde 5 civarında kaldığını aktardı. Eğitimden geçecekler YÖK ile TÜME’nin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında ilk çiftliğin üniversitelerinde kurulacağını söyleyen Dalgar, “Ülke çapında otonom, yapay zekaya dayalı çiftlikler kurulacak. Çiftlikler ilk etapta 10 üniversitede kurulacak. Bunlar Ege, Ankara, Selçuk, Urla, Samsun 19 Mayıs, Harran, Erzurum Atatürk ve Tekirdağ Üniversitesi olarak belirlendi. Bir ayağı köyde olan, atasından kalma toprakları olan gençleri 3’er, 6’şar ay iyi bir eğitimden geçireceğiz. Tarıma ilgisi olan tüm gençler başvurabilecek. Onları donatacağız, akredite edeceğiz. Sonra da bu gençlere ‘hadi köyünden bana 4-5 dönüm arazi göster, oraya senin çiftliğini kuralım’ diyeceğiz” bilgisini verdi. Son teknoloji çiftlik Dalgar, Hollanda, Avusturya, Portekiz ve ABD’de teknolojiyle yönetilen çiftlikleri incelediklerini ve bu kapsamda kurulacak çiftliklerde son teknoloji robotların yer alacağını söyleyerek, “Teknolojiyi kullanan, bilimsel ve ideal standartlarda hayvancılık yapan gençler ile örneğin buzağı ölümlerini düşüreceğiz. Ortalama 25 litre süt alımını 45 litreye çıkaracağız. TÜME, üniversitelerde teknolojiye dayalı çiftlikler kuracak. Proje 10 üniversiteyle sınırlı kalmayacak. Hedef 40 bin çiftlik kurarak Türkiye genelinde 40 bin genci teknolojiyi kullanarak tarım, hayvancılık yapan bir noktaya taşımak. Eylül sonunda Şanlıurfa’daki Teknofest’e kadar 40 çiftliğin kurulması hedefleniyor” dedi. Yerli makineler Dalgar, TÜME Vakfı’nın gençlerin köyünde çiftliği kuracağını belirterek, “Gençler bekarsa 2, evliyse 3 asgari ücret maaş verilecek. Başarısına, performansına göre 5 ile 10 yıl sonunda da tamamen çiftlik o gence bırakılacak. Tarım teknolojisi üreten şirketler bu vakfın ekosisteminin paydaşı. Mesela süt sağım robotu üreten bir şirket düşünün. 40 bin çiftlik kurulduğunda 40 bin süt sağım robotu satacaksınız. Dolayısıyla bu işin sponsorluğunu da onlar üstleniyor. Yani fonu onlar finanse edecek. Çiftliğimizde yem itme robotu, gübre temizleme robotu, sağım robotu, yem karma robotları bulunacak. Bunların bazıları daha önce İsrail’den ithal ediliyordu. Şimdi Isparta’da bir firma yerli olarak üretiyor ve onları kullanıyoruz. Ayrıca yerli firmaların ürünlerine laboratuvar ortamında tam test deney raporu verebilmek için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yaptık. Ağustos ayı gibi yetki almış olacağız” dedi. Gençler toprağı sürmüyor Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması 59’a yükseldi. Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfus yaklaşık 5 milyonken, Bakanlık verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı 2,3 milyonu aştı. Bitkisel üretim açısından bakıldığında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerin yüzde 14’ü genç, yüzde 59’u orta yaşlı, yüzde 27’si ise 65 yaş üstü. Hayvansal üretimde ise yüzde 23’ü genç çiftçi, yüzde 61’i orta yaşlı ve yüzde 16’sı 65 yaş üstü yetiştiriciden oluşuyor. Tarımın meslek olarak görülmemesi, ailelerin çocuklarını tarım dışı sosyal güvenliği olan işlere yönlendirmesi, köylerde sosyal altyapının zayıf olması, iklim değişikliği, su kısıtı, maliyet yükselişleri gençlerin alana olan ilgisini azaltıyor. Yem ithalatı için çözüm Dalgar, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile Türkiye’nin yem ithalatına çözüm olacak bir proje başlattıklarını da belirterek, “Büyükbaş hayvan, tavuk, balık yemlerinde soya yoğun miktarlarda kullanıldığı için yıllık 4 milyar dolara yakın soya ithalatı var. Soyada su tüketimi fazla olduğu için üretim Türkiye’de istenilen seviyeye gelmiyor. Bunun az su isteyen, daha yüksek verimli türlerini üretebilmek için TAGEM’le bitkisel yem üzerinde bir çalışma başlatıyoruz” diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.