TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım Akademisi’nde 16-55 yaş arası aday çiftçilere eğitim Haber

Tarım Akademisi’nde 16-55 yaş arası aday çiftçilere eğitim

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Kadın Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı çatısı altında yürütülen proje kapsamında "Aday Çiftçi Eğitimi" ve "Mantar Yetiştiriciliği" branşları öne çıkıyor. Eğitimlerde aday çiftçiler, sektörün başarılı temsilcileriyle bir araya gelerek gerçek hayattan örnekler alma fırsatı buluyor. Aday çiftçi grubundaki kursiyerler, kurs başlangıcında kendilerinin diktiği kıvırcık fideleriyle yakından ilgileniyor. Gübreleme, ilaçlama, yabancı otla mücadele gibi işlemler, alanında uzman personel eşliğinde bizzat öğrenciler tarafından gerçekleştiriliyor. Teorik bilginin yanında uygulamalı eğitim sunan model, katılımcıların teorik bilgileri sahada pekiştirmesini sağlıyor. Mezun olanlara büyükşehir desteği Tarım Akademisi’nde ayrıca arı yetiştiriciliği, sebze yetiştiriciliği ve üzümsü meyve yetiştiriciliği gibi farklı branşlarda eğitim başvuruları alınmaya devam ediyor. Eğitimler, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Arslanbey Yerleşkesi’nde modern sera ve bahçe alanlarında sürdürülüyor. Mezun olan kursiyerler, belediyenin tarım desteklerinden (fide, tohum, gübre gibi) öncelikli ve artırılmış oranlarda yararlanma hakkı elde ediyor. Başvuru şartları ve kayıt işlemleri Gelecek süreçte farklı branşlarda yeni eğitimlerin açılması planlanıyor. Tarım Akademisi’ne katılmak isteyenler, kayıt işlemlerini www.istihdamakademileri.com adresi üzerinden gerçekleştirebilir. Aday çiftçi eğitimi için 16-55 yaş aralığı şartı aranırken, diğer branşlara çiftçi kayıt sistemine kayıtlı olan herkes başvurabiliyor.

Kınık Toptancı Hal Kompleksi bölge tarımına güç katacak Haber

Kınık Toptancı Hal Kompleksi bölge tarımına güç katacak

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş’ın Kınık Mahallesi’nde hayata geçirilen ve bölgenin tarım ile ticaret kapasitesini güçlendirmesi hedeflenen projede çalışmalar aralıksız sürüyor. Kınık Toptancı Hal Kompleksi çevresinde inşa edilen istinat duvarlarının beton döküm işlemleri devam ederken, kaba inşaat aşamasında da sona yaklaşıldı. Kınık, Ova ve Yeşilköy mahallelerindeki hallerin tek bir merkezde toplanacağı proje kapsamında, hal içerisinde komisyonculara ayrılan meydanın zeminine beton dökülerek üzeri tentelerle kaplanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kaş Kınık Hal Kompleksi modern ve estetik bir görünüme kavuşacak. Çağdaş ticaret merkezi Üreticiler ile komisyonculara çağdaş bir ticaret ortamı sunacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi’nin, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Toplamda 120 komisyoncu, 136 tüccar ve 72 ticari dükkândan oluşacak tesis, tarımsal ticaretin daha etkin ve düzenli şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak. Proje kapsamında idari birimler ve toplantı salonlarının yanı sıra geniş bir komisyoncu meydanı da yer alacak. Ayrıca kompleksi içerisinde, bölge halkının sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek halı saha, soyunma odaları ve duş alanları gibi sosyal donatılar da bulunacak. Yaş sebze ve meyve üreticileri için önemli bir ticaret noktası olacak Kınık Toptancı Hal Projesi’nin, bölgedeki tarımsal ticareti güçlendirecek. Antalya’nın üretim kapasitesine katkı sağlayacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi, yalnızca yerel ölçekte değil, bölgesel düzeyde de önemli bir tarım ve ticaret merkezi olarak hizmet verecek. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte Kaş’ta tarımın merkezi Kınık Toptancı Hal Kompleksi olacak.

Yıllık 21 milyon gıda denetimiyle rekor düzey Haber

Yıllık 21 milyon gıda denetimiyle rekor düzey

Tarımsal Öğretimin Başlamasının 180. Yılı ve Tarım Bayramı kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde düzenlenen programda konuşan Dilber, Türkiye'de yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini ifade etti. Her işletmenin bir risk puanı bulunduğunu belirten Dilber, "Her işletmenin bir risk puanı vardır ve bu risk puanına göre bazı işletmeler yılda beş kere denetlenirken bazı işletmelere hiç gitmesek dahi olabilir. Ancak Türkiye'de 730 bin işletme var ve biz bu işletmeleri risk bazlı denetimle denetliyoruz. Örneği somutlaştırmam gerekirse, bir kasap reyonu olan marketle sıradan bir bakkal benim için aynı değildir. Kasap reyonu olan markete 5 kere gidersem, bakkala bazen hiç uğramama dahi gerek olmayabiliyor. Çünkü işletmenin karakteri geri, sahibi titiz oluyor, senden benden daha dikkatli oluyor. Dolayısıyla bu bizim risk esaslı denetimimizin temelini oluşturuyor. Denetim rakamlarını geçiyorum ama somutlaştırmak adına söylüyorum. 81 il, 922 ilçede 8 binin üzerindeki denetçimizle biz sizlere güvenilir gıdalar sunmak için dünyadaki çoğu ülkeden daha iyi şartlarda bir gıda denetim sistemine sahibiz. Riskin oluştuğu dönemlerde sektörel denetimler yapıyoruz. Mesela bakanlık ile doğrudan ilişkisi olmasa bile bir böcek ailesinin ölmesi sonrasında sektördeki Ortaköy'de bir tane dükkan bırakmadık, her gece gittik. Ama bakın, sorumluluk böcek ilaçlamasını, biyosidal ilaçlamasını doğru yapmayan bir kişiden kaynaklıydı. Ama risk arttığı zaman, toplumsal duyarlılık hattında örnek veriyorum; Kurban Bayramı'nda, Ramazan Bayramı'nda, yılbaşı gecesinde arkadaşlarımız denetimde olabiliyorlar. Bunlara da sektörel denetim diyoruz. Biz hayvanların yediği gıdaları da denetliyoruz. Çünkü sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum bakış açısına sahibiz. Denetlediğiniz şeyin içinde ne var diye sorduğunuz zaman laboratuvar hizmetleri önemli bir noktaya gelir. Bugün Türkiye'de 41 tane kamu laboratuvarının doğrudan işletmecisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı'dır. Aynı zamanda 97 tane özel gıda kontrol laboratuvarında denetim yetkisi, kuruluş izni ve bununla ilgili tüm işlemleri bakanlık olarak bizler yapıyoruz" dedi. "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur" Yıllık 222 bin numune aldıklarını belirten Dilber, "Türkiye'de ben yılda 21 milyon 200 bin analiz yapıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur. Avrupa Birliği'ndeki 27 ülke ve diğer ülkelerin hiçbirinde bu kadar analiz yükü yoktur. Daha da somutlaştırıyorum. Açın cep telefonlarınızı bakın. '2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu' diye araştırma yapın. Avrupa Birliği'nin ekonomik alanındaki ülkelerin toplam yaptığı analiz sayısı, 29 ülkenin toplam analizi 200 bindir. Bakın rakama. Benim numune sayım. Dolayısıyla pestisit analiz raporundan bahsediyorum. Yani Türkiye'de bazen doğru olmayan şekilde, aflatoksin, okratoksin ile pestisiti ayıramayan arkadaşlar internette çıkıp pestisit kalıntısını gözlüyorlar. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde üç tane laboratuvarla koca ülkenin adını duyarsınız, bazen bir tane laboratuvar vardır. Almanya gibi bir ülkedeki laboratuvar sayısını bilmiyorum ama 10'a, 15'e geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye'de şu anda 41 tane kamu laboratuvarı var. Benim Bafra'da ürettiğim kapya biber Mersin'e analiz edilmeye gidiyordu. Bu sorunu çözdük. Kapya biber Mersin'e gidiyor mu? Şu an gitmiyor. Gitmiyor olmasının tek bir sebebi var. Cihazımız var, müdürümüz var, arkadaşlarımız var. Samsun'da bu analiz yapılabildiği için vatandaşın kapya biberi buradan Mersin'e gitmiyor. Bunlar büyük bir başarıdır arkadaşlar. Bu burada yapılıyor olmasa, Türkiye'de yapılıyor olmasa biberlerimiz, domateslerimiz gider, Almanya'daki Eurofins laboratuvarında analiz edilir, sonucu çıkınca ihracata izin veririz. Mikrobiyolojik analizler yapıyoruz. Bakın İstanbul'daki olay eninde sonunda döndü dolaştı, gıda kaynaklı olmadığı ortaya çıktığında işte bu gücümüz bizi ayakta tuttu. Çünkü biz laboratuvar sonuçlarında midyeciyi bir ay içeride yatırdık, adam iflas etmek noktasına geldi. Kumpirciyi yatırdık içeride ama baktık ki adam masum, tüm numuneleri tertemiz. Dolayısıyla bu güçler gerçekten kamunun gücü, sizin gücünüz, sizin gibi çalışan arkadaşların ürettiği hizmetler. Bu konuda da bakanlık olarak gayet iyi noktadayız. Türkiye'de son bir yılda 200 bin tane vatandaşımız bize ulaşmış. 'Şu gıdada şu sıkıntı var, bu gıdada bu sıkıntı var' demiş. Ama biz dikkate aldığımız 145 bin konuyu sonuçlandırmışız" diye konuştu. "Bir çocuk ziraat mühendisliği kazandıysa başsağlığı verir gibi konuşuluyor" Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise, "Her sene 3 milyonun üzerinde öğrenci ÖSYM sınavlarına giriyor. Üniversiteye yerleştirmeler oldu. Son yıllarda yerleşme oranları yüzde 100'e çıktı. Ziraat fakültelerinde de bu oranlara ulaşıldı. Ben bunun doğru bir ölçek olduğunu düşünmüyorum. Burada önemli olan öğrenci sayısı değil, gelen öğrencilerin hangi yüzdelik dilimde ve hangi profilden geldiğine bakmak lazım. Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı ya da teselli verir gibi konuşuluyor. En azından boşta kalmamış gibi yaklaşılıyor. Halbuki dünyanın en değerli mesleklerinden birini icra ediyoruz. Genellikle her fakültede tarımla ilgili bölümler yer alıyor. Bu durum maalesef ziraat mühendisi olarak nitelikli eleman çıktımızı olumsuz yönde etkiliyor. Fakülte açmak yerine mevcut fakültelerin altyapısını iyileştirmek, zayıf olanların ise bölüm sayılarını azaltarak daha verimli, daha ekonomik ve hem insan kaynağı hem de çıktılarının ülke ekonomisine yapacağı katkılar açısından bu yöne yönelmek gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Havva Yurdunuseven Bayzat da konuşma yaptı. Akademik aşama kaydeden doktor öğretim üyelerine "Biniş Takdim Töreni"yle program son buldu.

Kooperatif ve birliklere yüzde 75 hibe desteği Haber

Kooperatif ve birliklere yüzde 75 hibe desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da üretimi teşvik eden, katma değer oluşturan ve kırsal kalkınmayı güçlendiren projelere destek vermeyi sürdürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın talimatlarıyla 2022 yılında başlatılan proje, tarımsal üretimi güçlendirmeyi ve kooperatifçilik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da üreticiye doğrudan katkı sağlayacak. Birlik ve kooperatifler "fikir projesi" sunacak Kocaeli genelinde faaliyet gösteren kooperatif ve birlikler, destek almak istedikleri alanı net ve sade şekilde belirterek "fikir projesi" hazırlayacak. Sunulan projeler, hibe başvuru uygunluğu ve öncelik kriterleri doğrultusunda değerlendirme komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon, desteklenecek proje sayısının iki katına kadar projeyi belirleyebilecek. Geçtiğimiz yıllarda ciddi destekler sunuldu Geçtiğimiz yıl projeleri değerlendirme komisyonu tarafından uygun bulunan birlik ve kooperatiflere anahtar teslim modern sera kurulumu, çapa makinesi, sulama sistemleri, yem bitkisi tohumu, karabuğday ve sebze tohumu, fide, arı kovanı ve ekipmanları, depo ile çeşitli tarımsal alet ve ekipman destekleri sağlandı. Destek alan kooperatifler sebze, meyve ve bal üretimine başlayarak ekonomik katkı sundu. Başvurular 23 Ocak’a kadar sürecek Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje için başvurular 12 Ocak Pazartesi günü başlayacak. Projeye katılmak isteyen kooperatifler, birlikler, üye çiftçiler ile yönetim kurulu üyeleri, 23 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na başvuruda bulunabilecek. Projeler, tarımsal ve hayvansal üretim olmak üzere iki ayrı kategoride hazırlanacak. Birçok alanda hibe desteği Tarımsal üretim kategorisinde; fide ve fidan temini, yem bitkisi ve yerel tohumlar, gübre, sera yapımı, sulama sistemleri, tarım makineleri, alternatif ve tıbbi-aromatik bitki üretimi, yenilenebilir enerji kullanımı, organik ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, depolanması ve modernizasyon çalışmalarına yönelik birçok alanda hibe desteği sağlanacak. Hayvansal üretimde verimlilik ön planda Hayvansal üretim destekleri kapsamında ise büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, kanatlı hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, su ürünleri, ipekböcekçiliği, yem ve katkı maddeleri, ekipman ve mekanizasyon, organik ürün işleme ve depolama, tesis onarımı ve sözleşmeli üretim gibi alanlar desteklenecek.

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı Haber

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı

Elazığ'da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ'da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.