TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Korkuteli OSB’de tarım ve gıda sektörü öncelikli olacak Haber

Korkuteli OSB’de tarım ve gıda sektörü öncelikli olacak

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 2027'de açılması planlanan organize sanayi bölgesinde (OSB) tarım sektörü yoğunlukta olacak. Yerli ve yabancı yatırımcıları çeken Antalya'da mevcut OSB'nin ihtiyacı karşılayamaması ve kırsaldaki kalkınmayı desteklemek amacıyla Korkuteli ilçesinde OSB inşaatına başlandı. Yaklaşık 1 milyon 200 bin metrekarelik alana yapılan OSB için altyapı çalışmaları devam ediyor. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, kırsal alanlarda istihdamı artırmak, kırsaldan şehre göçü önlemek amacıyla çeşitli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Korkuteli OSB'nin de bu çalışmalardan biri olduğunu dile getiren Hacısüleyman, "Antalya'daki büyük OSB'nin küçük bir kardeşi gibi, 1 milyon metrekarenin üzerinde bir arsa üzerine kurulu. Şu anda 85 parselimiz var, bunların yüzde 60'ı sahiplenilmiş durumda." dedi. Hacısüleyman, diğer parseller için de talep olduğunu ve bunların değerlendirildiğini ifade etti. - OSB için 5 bin kişilik bir istihdam planlanıyor OSB'nin bölge kalkınmasına önemli katkı sunacağını aktaran Hacısüleyman, "Korkuteli Antalya'ya yakın olan bir ilçemiz. 5 bin kişilik bir istihdam planlanıyor. Hem ilçenin kalkınmasını hem ekonomik değerinin artmasını sağlayacaktır. Hem de gençlerimizi ilçede tutma yolunda bir adım atılmış olacak. Bence bu da çok önemli." diye konuştu. Antalya'da göç veren ilçelerin olduğunu belirten Hacısüleyman, gençlerin üniversite için gittikleri yerlerde hem iş hem de kariyer için kalmayı tercih ettiklerini kaydetti. Başkan Hacısüleyman, Korkuteli OSB'nin de istihdam için önemli olduğunu ve gençlerin kendi memleketlerine dönmelerine imkan sağlayacağını vurguladı. OSB'ye hemen hemen her sektörden yatırım talebi geldiğine işaret eden Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Antalya turizmin başkenti olması sebebiyle turizmin talep ettiği sektörlere ağırlık veren bir organize sanayi bölgesi olacak. Dolayısıyla tarımsal ürünler, gıda, ambalaj, bunlar ağırlıklı gözüküyor. Altyapı çalışmaları tamamlanmak üzere 2027'de açılışını planlıyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın önemli yatırımlarından bir tanesi olacak."

Rekabet Kurumu’ndan tohum sektörüne 189 milyon TL ceza Haber

Rekabet Kurumu’ndan tohum sektörüne 189 milyon TL ceza

Rekabet Kurumu'nun internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Hibrit Endüstriyel Kornişon Tohumu ve Hibrit Sebze ve Meyve Tohumları Pazarlarında Faaliyet Gösteren Teşebbüsler Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandı." Hibrit endüstriyel kornişon tohumu pazarı ve hibrit sebze ve meyve tohumları pazarında faaliyet gösteren Antalya Tarım Üretim Danışmanlık ve Pazarlama AŞ (ANTALYA TARIM), Gautier Tohum Üretim Dağıtım Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (GAUTIER), Metgen Tohumculuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (METGEN) ve Tasfiye Halinde AD Rossen Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ (TASFİYE HALİNDE AD ROSSEN) hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)'un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak 07.11.2024 tarihli ve 24-45/1055-M sayılı, 12.12.2024 tarihli ve 24-53/1169-M Rekabet Kurulu (Kurul) kararları uyarınca yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma süreci devam ederken Bayer Tohumculuk ve Tarım Ltd. Şti., Hazera Tohumculuk ve Ticaret AŞ, HMCLAUSE Tohumculuk Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ, Multi Tohum Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ, Nunhems Tohumculuk AŞ, Rijk Zwaan Tarım Ticaret Ltd. Şti., Sakata Tarım Ürünleri ve Tohumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti., Semillas Fito Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ, Syngenta Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ, Vilmorin Mikado Tohumculuk AŞ, Yüksel Tohum Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ ve Rito Tohum AŞ tarafından uzlaşma başvurusunda bulunulmuştur. Söz konusu teşebbüsler hakkında yürütülen uzlaşma süreçleri sonucunda; bahsi geçen 12 teşebbüsün rekabete duyarlı bilgi değişimi gerçekleştirmek ve ayrıca Nunhems Tohumculuk AŞ ile Rijk Zwaan Tarım Ticaret Ltd. Şti.'nin satış fiyatlarını birlikte belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiklerini kabul etmeleri ve soruşturmanın uzlaşma usulü ile sonlandırılması sebebiyle idari para cezalarında %25 oranında indirim uygulanmıştır. Soruşturma sürecinin sonunda ise Kurulun 16.03.2026 tarihli toplantısında soruşturma taraflarından ANTALYA TARIM, GAUTIER, METGEN ve TASFİYE HALİNDE AD ROSSEN tarafından rekabete duyarlı bilgi değişimi gerçekleştirmek suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ihlal edildiğine dolayısıyla dört teşebbüse idari para cezası uygulanması gerektiğine 26-10/325-125 sayı ile karar verilmiştir. Bu kapsamda; ANTALYA TARIM'a 44.608.467,01 TL, GAUTIER'e 736.566,84 TL, METGEN'e 3.360.943,75 TL ve TASFİYE HALİNDE AD ROSSEN'e 342.359,42 TL olmak üzere toplamda 49.048.337,02 TL idari para cezası uygulanmıştır. Hibrit endüstriyel kornişon tohumu pazarı ve hibrit sebze ve meyve tohumları pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma kapsamında toplamda 188.921.100,24 TL idari para cezası verilmiştir. Kurumun tarla bitkileri tohumlarına yönelik soruşturması ise hâlihazırda devam etmektedir."

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı Haber

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı

Terme Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Erasmus+ Gençlik Değişim Programı (KA152YOU) kapsamında gerçekleştirilen proje, gençlere iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım, toprak koruma ve çevresel farkındalık konularında eğitim, atölye ve saha çalışmaları sunmayı hedefledi. Program boyunca iklim değişikliği seminerleri, drama etkinlikleri ve sürdürülebilir tarım atölyeleri düzenlendi. Katılımcılar, Terme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü serasında ata tohumu ekimi yaparak uygulamalı deneyim kazandı. İlçe genelinde yapılan saha çalışmaları ile toprak restorasyonu ve ekosistem dengesi üzerine gözlemler kayda alındı. Gençler, çiftlik ziyaretleri ve doğa gözlem etkinlikleriyle elde ettikleri bilgileri "Nature Notebook" aracılığıyla belgeledi. "Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz" Gençlerin sürdürülebilir bir gelecek için aktif rol almalarının önemine dikkat çeken Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Geleceğimizi korumak, doğayı ve toprağı sahiplenmek gençlerin elinde şekilleniyor. Bu proje ile gençlerimiz, dünyanın dört bir yanından Termemize gelerek hem bilgi sahibi oldu hem de uygulamalı çalışmalarla deneyim kazandı. Sürdürülebilir bir gelecek için attıkları bu adımlar, sosyal ve akademik gelişimlerine de büyük katkı sağladı. Bu tür projeler, ilçemizin uluslararası alanda tanınmasına ve gençlerimizin sosyal, kişisel ve akademik gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz. Terme Belediyesi olarak gençlerimizi her zaman desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Gazipaşa’da 15. tarım fuarı açıldı Haber

Gazipaşa’da 15. tarım fuarı açıldı

Açılış törenine; Gazipaşa Kaymakamı Hasan Uğuz, Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Gazipaşa Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Fazıl BALCI, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Nazmi ZAVLAK, siyasi partilerin ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Protokol üyeleri, sektör paydaşları, üreticiler ve vatandaşlar katıldı. Başkan Yılmaz: “Gazipaşa Denince Akla Üretim Gelir” Törende konuşma yapan Gazipaşa Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, Gazipaşa halkının çalışkanlığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Gazipaşa denince akla üretim, emek ve alın teri gelir. Bizler güneş doğmadan serasına giren, gün batana kadar emek veren büyük bir aileyiz. 2019 yılından bu yana ‘üreten belediyecilik’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Çekirdeksiz narımızdan Cimbiti yaylası nohudumuza kadar yerel değerlerimize sahip çıkıyoruz. Çünkü markalaşmak, Gazipaşa’nın emeğine sahip çıkmaktır.” Başkan Yılmaz, konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözüyle tamamlayarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Gazipaşa Bir Üretim Merkezi Görevine yeni başlayan ve ilçedeki ilk büyük organizasyonuna katılan Gazipaşa Kaymakamı Hasan Uğuz, Gazipaşa’nın tarımsal potansiyelini rakamlarla ortaya koydu: “Gazipaşa, 17 bin hektar alanda yapılan tarımsal üretimle çok önemli bir merkez. Yılda 210 bin ton sebze yetiştiriliyor; ayrıca muz, avokado ve mango gibi tropikal meyvelerde ülkemizin stratejik bir üretim üssüyüz. Devlet olarak üreticilerimize modern tarım altyapısı ve inovasyon noktasında her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” Kaymakam Uğuz, konuşmasında ayrıca Gazipaşa’da henüz birinci haftası olduğunu belirterek, ilçenin kendisini çok sıcak karşıladığını ifade etti ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Halk oyunları gösterileriyle renklenen programda, Gazipaşa Tarım Derneği Başkanı Faruk Tunç ve eski başkan Hüsnü Doğan da fuarın önemine dair konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından tüm protokol üyeleri, alkışlar eşliğinde açılış kurdelesini keserek fuar alanındaki stantları ziyaret etti. 11 Nisan Cumartesi gününe kadar devam edecek olan fuarda; modern tarım aletleri, yeni nesil gübreleme sistemleri ve tropikal meyve üretim teknikleri sergilenmeye devam edecek.

Tarım ve hayvancılık Karacabey’de buluştu Haber

Tarım ve hayvancılık Karacabey’de buluştu

Tarım ve hayvancılık sektörü, 14. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı'nda bir araya geldi. Karacabey Belediyesi öncülüğünde Ömer Matlı Kapalı Pazar Yeri’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından sektör temsilcilerini, üreticileri ve ziyaretçileri bir araya getiren fuar, 80 bine yaklaşan ziyaretçi sayısı, kapsamı ve içeriğiyle dikkat çekti. Toplam 12 bin metrekarelik alanda kurulan fuarda 200’ün üzerinde marka yer alırken, katılımcılar tarım ve hayvancılık alanındaki en yeni teknolojileri yakından inceleme fırsatı buldu. Modern tarım ekipmanlarından akıllı sulama sistemlerine, hayvancılık teknolojilerinden gıda üretim çözümlerine kadar geniş bir yelpazede ürünlerin sergilendiği fuar, sektörün gelişimine ışık tuttu. “Karacabey, Türkiye’nin en önemli üretim merkez” Tarım ve hayvancılıkla özdeşleşmiş yapısıyla bilinen Karacabey, bu büyük organizasyon sayesinde bir kez daha sektörün önemli merkezlerinden biri olduğunu ortaya koydu. Fuar kapsamında alanı ziyaret eden Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, stantları tek tek gezerek katılımcılarla ve vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Karabatı, Karacabey’in tarım ve hayvancılıkta Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Karacabey, verimli toprakları ve güçlü üretim altyapısıyla ülkemizin tarımda lokomotif bölgelerinden biridir. Düzenlediğimiz bu fuar ile hem üreticilerimizi en yeni teknolojilerle buluşturuyor hem de sektör temsilcileri arasında güçlü iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlıyoruz. Yoğun katılım bizleri son derece memnun etti. Önümüzdeki yıllarda fuarımızı daha da büyüterek uluslararası bir platforma taşımayı hedefliyoruz” dedi.

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi Haber

Tarım ve gıda için 'kriz masası' kurulsun önerisi

Başta tarım olmak üzere bir çok disiplinde araştırmalar yapan bilim insanlarının bir araya geldiği Tarımsal Bilgi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla bozulan küresel dengelerin Türkiye’ye tarım ve gıda güvencesi alanında etkisinin azaltılması amacıyla 11 maddeden oluşan bir önlemler dizisi hazırladı. Kısa ve orta vadede(3 ay/9 ay) alınabilecek önlemlerin toplumsal kaygının azaltılması ve çiftçinin karar verme süreçlerinin rahatlatılması açısından önemine değinilen raporda, Türkiye’nin öncelikli olarak bir kriz masası oluşturması gerektiği belirtildi. Raporda öne çıkan bir başka önemli husus ise Rusya Ukrayna savaşındaki Tahıl Koridoruna benzer, Enerji Gıda Tarım Koridoru oluşturması gerektiği vurgulandı. Tarımsal Bilgi Platformu tarafından, karar alma mekanizmasına yol gösterici nitelikle hazırlanan 11 maddelik öneriyi içeren rapor şöyle: 1. “Enerji, Gıda ve Tarım Kriz Masası” kurulsun Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman, Enerji, Ticaret, Ulaştırma Bakanlıkları, BOTAŞ, TMO, EPDK TC Merkez Bankası, TC Ziraat Bankası ve TZOB günlük verilerle ve yüksek reflekslerle aynı masa etrafında toplanmalı-çalışmalı; mazot, gübre, yem, elektrik, sulama, navlun-lojistik ve temel gıda fiyatları için erken uyarı sistemi kurulmalıdır. Avrupa Birliği savaş kaynaklı enerji ve gıda fiyatları oynaklığı karşısında dağınık kurum tepkisi yerine merkezî koordinasyon oluşumu ile süreci izliyor. 2. “Kaygı Yönetim Birimi” oluşturulsun Üretici, tüketici, tarım-gıda sektör bileşenleri, lojistik tedarikçileri, vd. savaşın yarattığı fiyatlar, darboğazlar karşısında büyük kaygı içindedirler. Geleceğin belirsizliği bu kaygıyı daha da artırıyor. Toplumu rahatlatacak, sektöre güven verecek, kaygıları azaltacak bir birimin oluşturulması, sürekli kamuoyu bilgilendirmesi üretimin devamlılığı ve sektörel dinamizm asından gereklilik gösteriyor. 3. Çiftçiye “Üretim Hedefli Destek Paketleri” verilsin Savaş süreci ve devamındaki 2-3 yılda bitkisel üretimde bulunan, hayvancılık faaliyeti içinde yer alan çiftçilere sulama, enerji-elektrik, akaryakıt, gübre, pazara erişim desteklerinde bulunulması ve gıda fiyatlarını dizginleyici bir planlama yapılması hedeflenmelidir. Ayrıca, geniş tabanlı vergi indirimi ve çiftçi borçlarını erteleme-faizlerinden vazgeçme gibi sürükleyici desteklerle de bunlar güçlendirilebilir. ÇKS’ye ve/veya üretici örgütlerine kayıtlı üreticilere ekili alan, ürün deseni ve sulama yoğunluğuna göre dijital mazot iadesi yapılabilir ve desteklerin doğrudan üretime yansıması sağlanabilir. Gübre ve mazot fiyatlarındaki aşırı artışın etkisini hafifletmek için tarımsal destek bütçesi ivedi olarak yükseltilmeli, İlkbahar-Yaz dönemi ekimlerde gübre ihtiyacı düşük olan baklagiller, yem bitkileri gibi ürünlerin üretimini teşvik için destekler artırılmalıdır. Tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi üretim motivasyonunu koruyacaktır. Stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecek ve fiyat şoklarına dirençliliği artıracaktır. 4. “Gübre İçin Tedarik Çeşitlendirmesine” gidilmelidir FAO’ya göre savaş gübre ve enerji tedarik sistemlerini bozmuştur. Üre fiyatları hızla yükseliyor. Türkiye’de Hindistan, Rusya, Belarus, Fas ve Endonezya gibi alternatif kaynaklara yöneldiğini aktarıyor. Türkiye’de de özellikle üre ve DAP’ta kaynak tedarik kanallarının çeşitlendirmesine gitmelidir. Burada liman önceliği, geçici gümrük/vergisel esneklik ve kamu koordinasyonunda toplu alım mekanizması kurulmalı ve spekülatif kazançlar denetlenmelidir. Ayrıca geleceğin belirsizliği ve fiyat hareketliliği karşısında kritik yazlık ekim ve bakım dönemi için mevsimlik üre, DAP ve yem hammaddesi stokunu hedeflemeli ve oluşturmalıdır. Yerli gübre üretiminin artırılması, alternatif gübre uygulamalarının yaygınlaştırılması ve hayvansal atıkların değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Ürün deseni daha az girdi gerektiren yapıya dönüştürülmelidir. 5. “Yem ve Hayvancılık Kırmızı Hat” desteği oluşturulmalıdır Enerji ve gübre şoku, yem ve nakliye maliyetleri hayvancılığı derinden etkiliyor. Bu nedenle hayvancılıktaki kırılganlığın önüne geçmek için özellikle gıda güvencesini önceleyen süt ve besi hayvancılığına yönelik yem kredisi, yem hammaddesi ithalatında hızlandırılmış gümrük, faiz sübvansiyonu ve soğuk zincir elektrik ve akaryakıt desteği sağlanmalıdır. 6. “Buğday, Arpa, Mısır ve Bakliyatta İç Stok” oluşturulmalıdır Bu, TMO üzerinden güven verici iç stoklama politikası ile uygulamaya koyulmalıdır. Panik alımları ve stokçuluk piyasada fiyatları bozar, yükseltir. Türkiye’de temel gıdalarda düzenli iç stok oluşturulmalı ve stok bilgisi de paylaşılmalıdır. TMO satış takvimini önden ilan etmeli ve gerekirse belirli ürünlerde piyasaya kontrollü ürün vererek beklenti enflasyonunun belini kırmalıdır. 7. “Enerji ve Gıda-Tarım Ticaret Koridoru” oluşturmalıdır Bu her şeyden önce lojistik ve sigorta maliyetlerine karşı bir önlemdir. Savaş riski ve nakliye sigortası ve Hürmüz Boğazı geçiş maliyetleri büyük sorun haline gelmiştir. Türkiye gübre, yem hammaddesi, akaryakıt ve tahıl için öncelikli navlun-finansman-depolama-sigorta destekli bir “enerji ve gıda-tarım ticaret koridoru” oluşturmalıdır. Bunun için gerekiyorsa da kamu bankaları üzerinden kısa ve orta vadeli ticaret finansmanı sağlanmalıdır. 8. “Dar Gelirliler İçin Gıda Sepeti Destek Paketi” oluşturulmalıdır Dar gelirli tüketici için temel gıda sepetinde hedefli destek, okul beslenmesi, belediye tedarik ağları ve kooperatif satış kanalları genişletilmelidir. Çünkü enerji ve girdi şoku yalnızca çiftçiyi değil, tüketiciyi de vuruyor ve bundan dolayı iki tarafı aynı anda koruyan paketler devreye konulmalıdır. Bu aynı zamanda gıda enflasyonuna karşı sosyal politikanın bir gereğidir. 9. “Belediyelerde Acil Destek Karşılama Merkezleri” oluşturulmalıdır Savaş koşullarının getirdiği üretim ve tüketim koşullarının zorlaşması ve belirsizleşmesi nedeniyle belediyelere daha fazla sorumluluk düşmektedir. Özellikle gıda tedarikinde, su temininde, ulaşım koşulların sürekliliğinde, yaşlılara bakımda, tarımsal girdi sağlanmasında belediyelerin sadece kendi bütçeleri ile değil merkezi hükümetin kaynak aktarımı yoluyla hizmetlerini artırması ve çeşitlendirmesi sağlanmalıdır. Artan akaryakıt zamları ve fiyatları karşısında toplu ulaşımda çok daha fazla devreye girmeli ve vatandaşı yönlendirici rol oynamalıdır. 10. “Tarımsal Üretim ve Ürünler Güvence” altına alınmalıdır Türkiye son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklı üretim şokları yaşamaktadır. Çiftçinin kayıpları artmaktadır, tüketici daha yüksek fiyatlarla tarımsal ürünlere erişim sağlayabilmektedir. Savaş ortamında çiftçinin kendisini ve ürünlerini güvende hissedebilmesi için önümüzdeki 2-3 yıl sürecince bitkisel üretim ve hayvancılığa yönelik TARSİM uygulamaları yayınlaştırılmalıdır. TARSİM, içinden geçtiğimiz bu zor süreçte sadece ÇKS’ye kayıtlılık temelinde tüm üretim alanları için sigorta uygulamalarına gitmeli ve devlet eliyle prim desteğinde bulunulmalıdır. 11. “Kısa-Orta-Uzun Vadeli Şoklara Dirençli Stratejiler” geliştirilmelidir Şimdiye kadar ortaya konulan acil önlem paketlerine dayanarak ortaya konulan kısa-orta-uzun vadeli politikalarda şunlar ön plan çıkmaktadır; Kısa vadede temel öncelik üretimin devamlılığı ve çiftçinin gelir güvencesidir. Savaşın etkisiyle artan enerji fiyatları gübre ve mazot maliyetlerini yükseltmiş, çiftçinin kararlarını doğrudan etkilemiştir. Bu nedenle girdi desteklerinin artırılması, çiftçi borçlarının ertelenmesi ve uygun finansman mekanizmalarının devreye alınması kritik önemdedir. Desteklerin zamanında ödenmesi üretim güvencesi için önemlidir. Temel stratejik ürünlerde ihracatın sınırlandırılması ve ihtiyaç duyulan alanlarda hızlı ithalat yapılması arz dengesini destekleyecektir. Ulusal stok yönetiminin güçlendirilmesi de fiyat dalgalanmalarını sınırlamak açısından gereklidir.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.