Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Foça Gediz Nehri’nde kirlilik tehlikeli seviyeye ulaştı Haber

Foça Gediz Nehri’nde kirlilik tehlikeli seviyeye ulaştı

Foça’da, Foça Belediyesi ile TEZ-KOOP-İŞ Sendikası iş birliğinde düzenlenen “Gelenekten Geleceğe Foça Tarımı Sempozyumu”, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Reha Midilli Kültür Merkezi’nde yapılan etkinlikte, tarımın geçmişten bugüne gelişimi ve geleceğe yönelik stratejiler iki gün boyunca çok yönlü ele alındı. "Gediz'deki kirlilik kritik boyutta" Sempozyumda konuşan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, bölgedeki en önemli sorunlardan birinin Gediz Nehri’ndeki kirlilik olduğunu vurguladı. Fıçı, şu ifadelere yer verdi: “Bir zamanlar bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Gediz, bugün ciddi bir kirlilik baskısı altında. Bu sadece çevresel bir sorun değil, aynı zamanda üretimin geleceğini tehdit eden bir durum” Tarım arazilerinde parçalanma riski Tarım arazilerinin plansız bölünmesinin verimliliği düşürdüğüne dikkat çeken Başkan Fıçı, üretim gücünün zayıfladığına işaret etti. Fıçı, şöyle konuştu: “Topraklarımızın parçalanması verimliliği düşürüyor. Bu gidişat, hem çiftçimizi hem de ülkemizin gıda güvencesini riske atıyor. Tarım arazilerimizi korumak, su kaynaklarımızı kirletmemek ve üretimi planlı hale getirmek zorundayız. Bu sadece bugünün değil, geleceğimizin meselesidir.” Akademisyenler ve sektör temsilcileri bir araya geldi Açılışta ICA Proje Koordinatörü Şükrü Durmuş ve TEZ-KOOP-İŞ Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu de konuşma yaptı. Ali Demirsoy ise küresel ısınmanın tarım üzerindeki etkilerini değerlendirerek su kaynakları ve üretim planlamasının önemine dikkat çekti. Kooperatif modeli önce çıktı “Foça’dan İyi Uygulama Örnekleri” oturumunda yerel kooperatiflerin deneyimleri paylaşıldı. Kooperatifleşmenin üreticinin gelirini artıran ve yerel ekonomiyi güçlendiren önemli bir model olduğu vurgulandı. Gıda güvenliği ve istihdam masada Nejla Kurul moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumlarda, tarımda istihdam, gıda güvenliği ve ekonomik politikalar ele alındı. Uzmanlar, mevcut politikaların üretim ve istihdam üzerindeki etkilerini değerlendirirken alternatif çözüm önerilerini paylaştı. Atölyeler ve saha ziyaretleriyle tamamlandı Sempozyumun ikinci gününde düzenlenen atölye çalışmaları ve saha ziyaretlerinde kooperatifleşme, kadın emeği ve hayvancılık gibi başlıklar uygulamalı olarak ele alındı. Kurulan tarım pazarı ise yerel üreticiler ile vatandaşları doğrudan buluşturdu. Etkinlik, “Tartışma ve Sonuç Bildirgesi” oturumuyla sona erdi.

Öğrencilerden sürdürülebilir tarım hamlesi Haber

Öğrencilerden sürdürülebilir tarım hamlesi

Trabzon'da okullarının bahçesindeki organik tarım alanında kendi geliştirdikleri nem sensörü ile fazla sulamanın önüne geçen ortaokul öğrencileri, ata tohumu kullanarak sürdürülebilir üretim bilinci kazanıyor. Sürmene ilçesindeki Ayşe Kırali Ortaokulu öğrencileri, yanlış tarım uygulamaları arasında yer alan aşırı sulamanın önüne geçebilmek amacıyla çalışma başlattı. Okul bahçesinde öğretmenlerinin de desteğiyle organik tarım alanı oluşturan öğrenciler, temin ettikleri ata tohumlarının dikimini gerçekleştirdi. Hangi tohumun ne kadar su ve neme ihtiyacı olduğunu yapay zeka desteğiyle belirleyen öğrenciler, aynı zamanda evlerindeki mutfak atıklarını okuldaki alanda bir araya getirerek gübre oluşturmaya başladılar. Aynı zamanda karbon salınımını da azaltmayı amaçlayan öğrenciler, "Sıfır Karbonlu Akıllı Yaşam Döngüsü" projeleriyle TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda 100 proje arasında yer aldı. Öğrenciler, çalışmalarına başladıkları ilk dönemlerde diktikleri kara lahana, marul, yeşil soğan, mısır, maydanoz ve ahudududan da ilk hasatlarını aldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cem Yakupoğlu, AA muhabirine, öğrencilerin sürdürülebilir tarım için yaptıkları çalışmanın gelecek adına güzel bir adım olduğunu söyledi. Çalışmada emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik eden Yakupoğlu, "İlerleyen dönemlerde bunu daha ileri seviyelere çıkarıp ilçeye, şehre ve daha büyük kitlelere yayacaklarına inancım tam." dedi. Proje Koordinatörü ve Bilişim Teknolojileri öğretmeni Kadir Helvalı, öğrencilere sürdürülebilir tarım uygulamalarını öğretmeyi amaçladıklarını belirtti. "Amacımız sürdürülebilirlik, amacımız gelecek" Bu süreçte öğrencilerin her aşamada yer aldığını dile getiren Helvalı, "Öğrencilerimiz hem eksin hem de ektiğini bilsin istiyoruz. Yıllardır babaannelerimizden, anneannelerimizden gelen tohumlar artık yavaş yavaş bitmeye başlıyor. Bayburt Kuşmer ve Çaykara yaylalarından ata tohumları istedik. Dikimini ve sulamasını öğrencilerimiz yaptı." diye konuştu. Çalışmalarda teknolojiden de yararlandıklarını vurgulayan Helvalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi ürünün ne kadar suya ihtiyaç duyduğunu nem sensörüyle ve yapay zekayla okutarak ölçtük. Amacımız sürdürülebilirlik, amacımız gelecek. Öğrencinin sadece teorik bilgilerde değil, hayatı uygulamaya dökmesi. Biz bunu sadece bu okulda değil, ilçelerde bahçe kurarak, ata tohumlarını yaygınlaştırarak devam ettirebiliriz." Helvalı, aynı zamanda öğrencilerin evlerindeki mutfak atıklarını toplayıp okul bahçesinde doğal gübre oluşturmaya başladıklarını belirtti. Bu sürecin geri dönüşüme de katkı sağladığını dile getiren Helvalı, şunları kaydetti: "Çöplerin içinde yumurta kartonları, yapraklar, patates kabukları, evdeki atık yemekler vardı. Bunları sırasıyla önce talaş, sonra atıklar, sonra üstüne yumurta kolisini ekleyerek üç katlı bir katman oluşturduk. Üç ile altı ay arasında beklenmesi gerekiyor. Şu anda biz beşinci aydayız. Muhtemelen mayıs ayının sonlarına doğru orayı açtığımız zaman doğal bir gübre oluşacak. Bu hem doğal hem de verimli." Okul tatili döneminde üretim sürecinin devam edeceğine değinen Helvalı, "Yaklaşık 5 aydır bahçemizde herhangi bir şekilde kuruma ve aşırı sulama olmadı. Hatta biz buradan verim aldık. Gelen misafirlerimize burada ikramda bulunduk. Yazın da öğrencilerimize sorumluluk verip bizler de başında olarak bu işi devam ettireceğiz. Amacımız bunu seneye ve sonraki yıllarda da yapmak. Öğrenci üretmeyi bilmeli, ürettiği şeyin de ne olduğunu bilmeli. Bizim amacımız bu." diye konuştu. Projede yer alan öğrencilerden Yavuz Selim Çakır ise geliştirdiği sensörle toprağın nem miktarını ölçebildiklerini ve buna göre de sulama yaptıklarını söyledi. Öğrenci Nisa Çebim de ata tohumlarının sürdürülebilirliğini kanıtlamak istediklerini belirterek, yeterli miktarda su ile nasıl sürdürülebilir tarım yapılabileceğini öğrendiklerini kaydetti.

Yozgat’ta yağış %121 arttı, tarlalar sular altında Haber

Yozgat’ta yağış %121 arttı, tarlalar sular altında

Meteorolojik verilere göre uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkan yağışlar Yozgat’ta taşkınlara neden oldu. Sarıkaya ilçesinde barajdan bırakılan suyla birlikte Kanak Çayı taştı, çok sayıda köyde tarım arazileri sular altında kaldı. Meteorolojik verilere göre, uzun yıllar yağış ortalamasının 66,4 milimetre civarında olduğu Yozgat’ta bu yıl yağış oranı yüzde 121’in üzerinde arttı. Artan yağışlarla birlikte il genelindeki sulama amaçlı barajların doluluk oranı yükseldi, bazı baraj ve göletlerin doluluk oranı yüzde 100’e ulaşınca kapaklar açıldı. Yozgat’ın Çayıralan ilçesine bağlı Yahyasaray Köyü'nden geçen Kanak Çayı üzerine kurulu Yahyasaray Barajı’nın doluluk oranı yüzde 100’ün üzerine çıktı. Sarıkaya ilçesinde sağanak yağışın da etkisiyle barajdan bırakılan suyla birlikte Kanak Çayı taştı, tarım arazileri sular altında kaldı. Taşkınlardan Sarıkaya ilçesine bağlı Akbucak, Kerpiçik, Karayakup, Kadılı ve Terzili köylerindeki tarım alanları etkilendi. Akbucak Köyü'nden Emre Çamlıdağ, şunları söyledi: “Su taşmaları bu sene oldu. Daha önceden kurak geçiyordu. Kanak Çayı haziran ayında, temmuz ayında fazla kesilirdi. Bu sene çok yağış olduğundan dolayı, yağmur olduğundan dolayı çok şükür, çay taştı, arazi sular altında. Son yıllarda olan kuraklıktan sonra bu sene şükür, güzel yağış oldu. Yağış olduktan sonra da ağaçların dereye, Kanak Çayı'na devrilmesinden dolayı ileriye doğru su akmadığı için su geriye vurdu ve kenarlara vurdu. Devlet Su İşleri bunu temizlese daha iyi olur bizim için. Yahyasaray Barajı’nı bıraktılar. Bıraktıktan sonra da buralarda su taşıyor. Kuraklık nedeniyle Kanak'ın çok karını görmezdik, şimdi de zararını görüyoruz.” Akbucak Köyü'nde yaşayan Enes Özlem ise bereketli geçen nisan yağmurlarının taşkına yol açtığını ifade ederek, “Tarımsal faaliyetlerimizi olumsuz etkiledi, zararımız oldu. Lakin hayvan çeşitliliği arttı. Ördekler, kuşlar, leylekler, balıkçılar geldi. Doğa yeşerdi, doğa için olumlu oldu. Bereket getirsin inşallah, ne diyelim? Irmağın üzerinde Kerpiçik Köyü var. Karayakup, Kadılı, Terzili köyleri var. Yahyasaray’a kadar gider. Saraykent’e kadar gider. Buradan Gelingüllü Barajı’na dökülür bu su. Köylerde tarımsal faaliyeti olumsuz yönde etkileyecek neticeler getirdi. Hayırlısı büyümüş diyelim” diye konuştu.

Mısır ithalatında fiyat istikrarı için tarife kontenjanı açıldı Haber

Mısır ithalatında fiyat istikrarı için tarife kontenjanı açıldı

Sınırlı miktarda ürünün ithalatına yönelik bu uygulama, ürünün hasat dönemi başlamadan önce, 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecek Kanatlı hayvan eti başta olmak üzere, muhtelif gıda ürünlerinin üretiminde önemli bir girdi olan mısırda arz güvenliği ve fiyat istikrarının korunması amacıyla 20 Nisan-31 Temmuz döneminde geçerli tarife kontenjanı açıldı. Konuya dair Cumhurbaşkanı Kararı ile Mısır İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanmasına İlişkin Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığın, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyatların önlenmesi, temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin sağlanması ve ülke ihtiyacının yerli üretim yoluyla karşılanabilmesi amacıyla üretici ve tüketici refahını birlikte gözeterek ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli biçimde ticaret politikasının tüm araçlarını etkin kullandığı ve gerekli tedbirleri aldığı ifade edildi. - Ağustosta sona erecek Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığının talebi üzerine, vatandaşların temel tüketim maddelerinden kanatlı hayvan eti üretiminde önemli bir girdi olan mısırın, muhtelif gıda ürünlerinin imalinde de kullandığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Mısırda, yem sektöründe yaşanan büyüme nedeniyle artan tüketim ile uluslararası gelişmelerin de etkisiyle dünya fiyatlarında yaşanan yükseliş eğilimi dikkate alınarak, arz talep dengesi ve fiyat istikrarının korunmasını teminen, yerli üretimin tüketimi karşılamada yetersiz kaldığı miktarın 3 milyon tonluk kısmı için, 20 Nisan-31 Temmuz 2026 tarihlerinde kullanılmak üzere yüzde 5 gümrük vergili tarife kontenjanı açılmıştır. Yerli mısır üreticilerimizin korunmasını teminen, sınırlı miktarda ürünün ithalatına yönelik bu uygulama, ürünün hasat dönemi başlamadan önce, 1 Ağustos itibarıyla sona erecek ve mısır ithalatında gümrük vergisi yüzde 130 olarak uygulanmaya devam edecektir." Açıklamada, Ticaret Bakanlığının, başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere diğer kurum ve kuruluşlarla istişare halinde piyasada oluşan arz, talep ve fiyat düzeyini yakından takip ederek gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceği bildirildi.

Manisa’da tarım sektörü gerileme eğiliminde Haber

Manisa’da tarım sektörü gerileme eğiliminde

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Manisa’da tarım sektöründe düşüş yaşandı. Mart ayında Manisa’dan tarım sektörlerinden 81,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde ise 85 milyon dolar ihracat elde edilmişti. 2026 yılının ilk çeyreğinde de ihracat azaldı. 2025 yılının Ocak-Mart döneminde 251,8 milyon dolar olan ihracat, 2026’nın aynı döneminde 11 milyon dolar azalarak 240 milyon dolara geriledi. Ancak tarım sektöründe düşüş yaşanmasına rağmen 3 aylık ihracatta 58 ilden daha fazla ihracata imza attı. Tarım sektörlerinde aylık bazda en fazla artış yüzde 40,8 ile tütün sektöründe, toplamda ise yüzde 18,9’luk artışla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe gerçekleşti. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü Mart ayında 17,9 milyon dolar toplamda ise ihracatını yüzde 18,9 artırarak 61 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Kuru meyve ve mamulleri sektörü aylık 18,9 milyon dolar, toplamda ise 53 milyon dolarla ikinci sırada yer aldı. Üçüncü sırada yer alan meyve sebze mamulleri aylık ihracatı 16,9 milyon dolar, toplamda ise 49 milyon dolar oldu. Dördüncü sıradaki tütün sektörü aylık ihracatını yüzde 40,8 artırarak 14 milyon dolara, toplamda ise yüzde 8,5 artırarak 35 milyon dolara yükseldi. Su ürünleri ve hayvansal ürünler sektöründe aylık ihracat yüzde 10,5 artışla 5 milyon dolara toplamda ise yüzde 3,8’lik artışla 14 milyon dolara yükseldi. Zeytin ve zeytinyağı ihracatında aylık ihracat yüzde 29,4 azalarak 3,8 milyon dolara toplamda da yüzde 26,4 milyon dolar azalarak 13 milyon dolara geriledi. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı yüzde 32,8’lik azalarak 2,8 milyon dolara, toplamda ise yüzde 37,3 azalarak 8 milyon dolara düştü. Yaş meyve sebze ihracatı aylık yüzde 7,4 azalarak 1,5 milyon dolara toplamda ise yüzde 0,2 azalarak 5 milyon dolara geriledi. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatı aylık yüzde 42,1 düşerken toplamda ise yüzde 28,1’lik azalışla 497 bin dolara geriledi.

Buğday fiyatları yükselişe geçti Haber

Buğday fiyatları yükselişe geçti

ABD, Avustralya, Karadeniz tarım bölgesinin bazı kısımları ve Avrupa dahil olmak üzere önemli bölgelerdeki kuraklık buğday arzı görünümünü olumsuz etkiledi. Süregelen hava koşulları endişeleri ve İran savaşıyla bağlantılı olarak gübre tedarikindeki sıkılaşma, buğday arzı görünümüne ilişkin kaygıları artırırken, buğday fiyatları yaklaşık iki ayın en büyük haftalık artışını kaydetmeye hazırlanıyor. Chicago Ticaret Borsası'ndaki buğday vadeli işlemleri, Şubat ayından bu yana en büyük sıçramayı kaydederek haftalık bazda yaklaşık yüzde 5'lik bir artış kaydetti. Vaisala XWeather'ın son tahminlerine göre, ABD'nin Büyük Ovalar bölgesinde kuraklık koşullarının devam etmesi beklenirken, Avustralya'da ise tarım girdilerinde yaşanan kıtlık ve süregelen kuraklık, başlıca üretici ve ihracatçı olan ülkede buğday ekim alanlarını olumsuz etkiledi. Ayrıca, Karadeniz bölgesinin bazı kısımlarında ve Avrupa'nın bazı bölgelerinde de olumsuz hava koşulları dünyanın en büyük üretim bölgelerinden bazılarında buğday arzı görünümünü etkiledi. ABD Başkanı Donald Trump, Amerika ve İran'ın kalıcı bir ateşkes sağlayabileceğini söyleyerek, yedinci haftasının sonuna yaklaşan çatışmanın biteceğine dair olumlu bir hava yarattı. Ancak Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ederek enerji ve gübre krizini uzatıyor ve dünya çapında önemli ürünlerin üretimini tehdit ediyor. Chicago buğdayı yüzde 0,1 artışla 6,07 dolardan işlem görürken Kansas buğdayı yüzde 0,3 artışla 6,56 dolara yükseldi. Mısır yüzde 0,1 artarken, soya fasulyesi yüzde 0,1 düştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.