TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yıllık 21 milyon gıda denetimiyle rekor düzey Haber

Yıllık 21 milyon gıda denetimiyle rekor düzey

Tarımsal Öğretimin Başlamasının 180. Yılı ve Tarım Bayramı kapsamında Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde düzenlenen programda konuşan Dilber, Türkiye'de yaklaşık 730 bin gıda işletmesinin risk esaslı denetim sistemiyle kontrol edildiğini ifade etti. Her işletmenin bir risk puanı bulunduğunu belirten Dilber, "Her işletmenin bir risk puanı vardır ve bu risk puanına göre bazı işletmeler yılda beş kere denetlenirken bazı işletmelere hiç gitmesek dahi olabilir. Ancak Türkiye'de 730 bin işletme var ve biz bu işletmeleri risk bazlı denetimle denetliyoruz. Örneği somutlaştırmam gerekirse, bir kasap reyonu olan marketle sıradan bir bakkal benim için aynı değildir. Kasap reyonu olan markete 5 kere gidersem, bakkala bazen hiç uğramama dahi gerek olmayabiliyor. Çünkü işletmenin karakteri geri, sahibi titiz oluyor, senden benden daha dikkatli oluyor. Dolayısıyla bu bizim risk esaslı denetimimizin temelini oluşturuyor. Denetim rakamlarını geçiyorum ama somutlaştırmak adına söylüyorum. 81 il, 922 ilçede 8 binin üzerindeki denetçimizle biz sizlere güvenilir gıdalar sunmak için dünyadaki çoğu ülkeden daha iyi şartlarda bir gıda denetim sistemine sahibiz. Riskin oluştuğu dönemlerde sektörel denetimler yapıyoruz. Mesela bakanlık ile doğrudan ilişkisi olmasa bile bir böcek ailesinin ölmesi sonrasında sektördeki Ortaköy'de bir tane dükkan bırakmadık, her gece gittik. Ama bakın, sorumluluk böcek ilaçlamasını, biyosidal ilaçlamasını doğru yapmayan bir kişiden kaynaklıydı. Ama risk arttığı zaman, toplumsal duyarlılık hattında örnek veriyorum; Kurban Bayramı'nda, Ramazan Bayramı'nda, yılbaşı gecesinde arkadaşlarımız denetimde olabiliyorlar. Bunlara da sektörel denetim diyoruz. Biz hayvanların yediği gıdaları da denetliyoruz. Çünkü sağlıklı hayvan, sağlıklı bitki, sağlıklı toplum bakış açısına sahibiz. Denetlediğiniz şeyin içinde ne var diye sorduğunuz zaman laboratuvar hizmetleri önemli bir noktaya gelir. Bugün Türkiye'de 41 tane kamu laboratuvarının doğrudan işletmecisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı'dır. Aynı zamanda 97 tane özel gıda kontrol laboratuvarında denetim yetkisi, kuruluş izni ve bununla ilgili tüm işlemleri bakanlık olarak bizler yapıyoruz" dedi. "Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur" Yıllık 222 bin numune aldıklarını belirten Dilber, "Türkiye'de ben yılda 21 milyon 200 bin analiz yapıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar analiz yükü yoktur. Avrupa Birliği'ndeki 27 ülke ve diğer ülkelerin hiçbirinde bu kadar analiz yükü yoktur. Daha da somutlaştırıyorum. Açın cep telefonlarınızı bakın. '2022 Avrupa Birliği Pestisit Raporu' diye araştırma yapın. Avrupa Birliği'nin ekonomik alanındaki ülkelerin toplam yaptığı analiz sayısı, 29 ülkenin toplam analizi 200 bindir. Bakın rakama. Benim numune sayım. Dolayısıyla pestisit analiz raporundan bahsediyorum. Yani Türkiye'de bazen doğru olmayan şekilde, aflatoksin, okratoksin ile pestisiti ayıramayan arkadaşlar internette çıkıp pestisit kalıntısını gözlüyorlar. Çoğu Avrupa Birliği ülkesinde üç tane laboratuvarla koca ülkenin adını duyarsınız, bazen bir tane laboratuvar vardır. Almanya gibi bir ülkedeki laboratuvar sayısını bilmiyorum ama 10'a, 15'e geçeceğini düşünmüyorum. Türkiye'de şu anda 41 tane kamu laboratuvarı var. Benim Bafra'da ürettiğim kapya biber Mersin'e analiz edilmeye gidiyordu. Bu sorunu çözdük. Kapya biber Mersin'e gidiyor mu? Şu an gitmiyor. Gitmiyor olmasının tek bir sebebi var. Cihazımız var, müdürümüz var, arkadaşlarımız var. Samsun'da bu analiz yapılabildiği için vatandaşın kapya biberi buradan Mersin'e gitmiyor. Bunlar büyük bir başarıdır arkadaşlar. Bu burada yapılıyor olmasa, Türkiye'de yapılıyor olmasa biberlerimiz, domateslerimiz gider, Almanya'daki Eurofins laboratuvarında analiz edilir, sonucu çıkınca ihracata izin veririz. Mikrobiyolojik analizler yapıyoruz. Bakın İstanbul'daki olay eninde sonunda döndü dolaştı, gıda kaynaklı olmadığı ortaya çıktığında işte bu gücümüz bizi ayakta tuttu. Çünkü biz laboratuvar sonuçlarında midyeciyi bir ay içeride yatırdık, adam iflas etmek noktasına geldi. Kumpirciyi yatırdık içeride ama baktık ki adam masum, tüm numuneleri tertemiz. Dolayısıyla bu güçler gerçekten kamunun gücü, sizin gücünüz, sizin gibi çalışan arkadaşların ürettiği hizmetler. Bu konuda da bakanlık olarak gayet iyi noktadayız. Türkiye'de son bir yılda 200 bin tane vatandaşımız bize ulaşmış. 'Şu gıdada şu sıkıntı var, bu gıdada bu sıkıntı var' demiş. Ama biz dikkate aldığımız 145 bin konuyu sonuçlandırmışız" diye konuştu. "Bir çocuk ziraat mühendisliği kazandıysa başsağlığı verir gibi konuşuluyor" Ziraat Fakültesi Dekanı Muharrem Özcan ise, "Her sene 3 milyonun üzerinde öğrenci ÖSYM sınavlarına giriyor. Üniversiteye yerleştirmeler oldu. Son yıllarda yerleşme oranları yüzde 100'e çıktı. Ziraat fakültelerinde de bu oranlara ulaşıldı. Ben bunun doğru bir ölçek olduğunu düşünmüyorum. Burada önemli olan öğrenci sayısı değil, gelen öğrencilerin hangi yüzdelik dilimde ve hangi profilden geldiğine bakmak lazım. Bir çocuk ziraat fakültesine yerleşmişse ailesine başsağlığı ya da teselli verir gibi konuşuluyor. En azından boşta kalmamış gibi yaklaşılıyor. Halbuki dünyanın en değerli mesleklerinden birini icra ediyoruz. Genellikle her fakültede tarımla ilgili bölümler yer alıyor. Bu durum maalesef ziraat mühendisi olarak nitelikli eleman çıktımızı olumsuz yönde etkiliyor. Fakülte açmak yerine mevcut fakültelerin altyapısını iyileştirmek, zayıf olanların ise bölüm sayılarını azaltarak daha verimli, daha ekonomik ve hem insan kaynağı hem de çıktılarının ülke ekonomisine yapacağı katkılar açısından bu yöne yönelmek gerektiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Programda ayrıca OMÜ Rektörü Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Samsun Şube Başkanı Prof. Dr. Ferhat Uzun Samsun Ziraat Mühendisleri Odası Havva Yurdunuseven Bayzat da konuşma yaptı. Akademik aşama kaydeden doktor öğretim üyelerine "Biniş Takdim Töreni"yle program son buldu.

Kooperatif ve birliklere yüzde 75 hibe desteği Haber

Kooperatif ve birliklere yüzde 75 hibe desteği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da üretimi teşvik eden, katma değer oluşturan ve kırsal kalkınmayı güçlendiren projelere destek vermeyi sürdürüyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın talimatlarıyla 2022 yılında başlatılan proje, tarımsal üretimi güçlendirmeyi ve kooperatifçilik kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da üreticiye doğrudan katkı sağlayacak. Birlik ve kooperatifler "fikir projesi" sunacak Kocaeli genelinde faaliyet gösteren kooperatif ve birlikler, destek almak istedikleri alanı net ve sade şekilde belirterek "fikir projesi" hazırlayacak. Sunulan projeler, hibe başvuru uygunluğu ve öncelik kriterleri doğrultusunda değerlendirme komisyonu tarafından incelenecek. Komisyon, desteklenecek proje sayısının iki katına kadar projeyi belirleyebilecek. Geçtiğimiz yıllarda ciddi destekler sunuldu Geçtiğimiz yıl projeleri değerlendirme komisyonu tarafından uygun bulunan birlik ve kooperatiflere anahtar teslim modern sera kurulumu, çapa makinesi, sulama sistemleri, yem bitkisi tohumu, karabuğday ve sebze tohumu, fide, arı kovanı ve ekipmanları, depo ile çeşitli tarımsal alet ve ekipman destekleri sağlandı. Destek alan kooperatifler sebze, meyve ve bal üretimine başlayarak ekonomik katkı sundu. Başvurular 23 Ocak’a kadar sürecek Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje için başvurular 12 Ocak Pazartesi günü başlayacak. Projeye katılmak isteyen kooperatifler, birlikler, üye çiftçiler ile yönetim kurulu üyeleri, 23 Ocak Cuma günü mesai bitimine kadar Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na başvuruda bulunabilecek. Projeler, tarımsal ve hayvansal üretim olmak üzere iki ayrı kategoride hazırlanacak. Birçok alanda hibe desteği Tarımsal üretim kategorisinde; fide ve fidan temini, yem bitkisi ve yerel tohumlar, gübre, sera yapımı, sulama sistemleri, tarım makineleri, alternatif ve tıbbi-aromatik bitki üretimi, yenilenebilir enerji kullanımı, organik ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi, depolanması ve modernizasyon çalışmalarına yönelik birçok alanda hibe desteği sağlanacak. Hayvansal üretimde verimlilik ön planda Hayvansal üretim destekleri kapsamında ise büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, kanatlı hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, su ürünleri, ipekböcekçiliği, yem ve katkı maddeleri, ekipman ve mekanizasyon, organik ürün işleme ve depolama, tesis onarımı ve sözleşmeli üretim gibi alanlar desteklenecek.

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı Haber

Soğuk hava kuzu doğumlarını artırdı

Elazığ'da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ'da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.

Çobanın çağrısı üzerine hayvanlara yem sevkiyatı Yapıldı Haber

Çobanın çağrısı üzerine hayvanlara yem sevkiyatı Yapıldı

Giresun’un Çanakçı ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle zor durumda kalan çobanın sosyal medya üzerinden yaptığı yardım çağrısına Giresun Valiliği anında karşılık verdi. Deregözü köyünde keçi çobanlığı yapan Hüseyin Kır’ın talebi üzerine köy yolu ulaşıma açılarak, hayvanların yem ihtiyacı da karşılandı. Çanakçı ilçesine bağlı Deregözü köyünde hayvancılıkla uğraşan Hüseyin Kır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kar yağışı nedeniyle hayvanlarını yaylıma çıkaramadığını ve yem stokunun tükendiğini belirterek, yetkililerden yardım talebinde bulundu. Kır paylaşımında, "Kar yağışı nedeniyle hayvanlarımı yaylıma çıkaramıyorum. Hayvanlarımı besleyecek yemim kalmadı. Sayın valimizden ve kaymakamımızdan yollarımızın açılması konusunda destek bekliyorum" ifadelerini kullandı. Kır’ın talebi üzerine köy yolu ulaşıma açılarak, hayvanların yem ihtiyacı karşılandı. Giresun Valiliği’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Giresun genelinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası Çanakçı ilçemize bağlı Deregözü köyünde hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızın sosyal medya üzerinden yaptığı yardım çağrısına Valiliğimiz anında karşılık vermiştir. Yürütülen çalışmalarla hem yol ulaşıma açılmış hem de hayvanların yem ihtiyacı karşılanmıştır" denildi. Yardımın ulaştırılmasının ardından memnuniyetini dile getiren Hüseyin Kır ise devletin desteğini her zaman yanında hissettiğini belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Mersin’de dronla tarımda zayiat azaldı Haber

Mersin’de dronla tarımda zayiat azaldı

Türkiye'nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Mersin'de dronla yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmaları çiftçinin hem maliyetini düşürmeye, hem de ürün zayiatını sıfıra indirerek önemli bir katkı sağlamaya başladı. Çukurova'nın bereketli topraklarında ekilen ürünler, son yıllarda dron teknolojisiyle ilaçlanıp gübrelenmeye başladı. Bu sayede tarlaya işçi girmeden yapılan uygulamalar, yeni ekilen veya boy atma aşamasında olan ürünlerin ezilmesini önleyerek verimliliğin de artmasını sağladı. Adana'dan Mersin'e kadar bir çok tarlada dronla ilaçlama ve gübreleme uygulamaları gerçekleştirilirken, hem zaman hem üründen kazançlı olan üreticiler durumdan memnun olduklarını ifade etti. Bu çerçevede Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan 200 dönümlük pırasa tarlasında dronla gübreleme çalışması gerçekleştirildi. 50 kilo taşıma kapasiteli dronlara yüklenen gübreler, kısa sürede ve dengeli şekilde araziye uygulandı. 2 işçinin 3-4 saatte yapabileceği işi yarım saatte yapan dronun dönüm başına üreticiye ise yaklaşık 120 TL civarında maliyeti olduğu öğrenildi. "Dron bizim için iyi" İnsan gücüyle gübrelemenin zor ve riskli olduğunu belirten üreticilerden Cahit Çiçek dron kullanımının büyük avantaj sağladığını söyledi. Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla gübre atmak daha iyi. Dron olmasa gübreyi bu şekilde dengeli atamayız. Kaç kilo dersek ona göre ayar yapılıp, atlıyor. Dron bizim için maddi olarak da iyi, malımız ezilmiyor, düzgün bir şekilde gübre atılıyor. İşçi içine giremez, girse malı bozar" dedi. İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Dron pilotu Serkan Balaban ise yaklaşık 4 yıldır çiftçilere dronla ilaçlama ve gübreleme hizmeti verdiğini anlattı. Balaban, "İlaçlamada zaman tasarruf yanı sıra maddi açıdan çok ciddi tasarruf oluyor. En önemlisi ürünlerin ezilmemesi. Şimdi biz maddi boyutuna girdiğimiz zaman ürün zayiatında hiçbir zaman bahsetmiyoruz. Ama en büyük maliyet oluşumu ürün zayiatında çıkar. Fiyat farkı bir, ikincisi süre. Kısaca 20 dekarlık bir ilaçlama dron ile 20 veya 30 dakikada bitirecekken, 2 işçi girmiş olsa yaklaşık olarak 3 veya 4 saatte bitirebilir" diye konuştu. Zaman ve ürün zayiatı sıfır olması nedeniyle dron ile gübreleme ve ilaçlama gibi işlerin avantajlı olduğunun altını çizen Balaban ayrıca, Türkiye genelinde tarım arazilerinin geçen yıl yalnızca yüzde 8'inin dronla ilaçlandığını, bu alanda daha fazla yaygınlaşmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

TKDK’dan Erzurum kırsalına 300 milyon TL destek Haber

TKDK’dan Erzurum kırsalına 300 milyon TL destek

Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak finansmanı kapsamında TKDK tarafından yürütülen IPARD Programı çerçevesinde, Erzurum’da 2025 yılı içerisinde toplam 22 proje ile sözleşme imzalandı. Söz konusu projelerin toplam yatırım tutarı 300 milyon TL olarak açıklandı. Hayata geçirilecek yatırımlarla; Aşkale, Aziziye, Horasan, Karaçoban, Narman ve Tortum ilçelerinde AB standartlarına sahip 9 modern hayvancılık işletmesi, İspir ve Olur ilçelerinde 2 su ürünleri üretim tesisi, Köprüköy ve Karayazı ilçelerinde 2 konaklama tesisi, Köprüköy ilçesinde 1 pelet üretim fabrikası kurulacak. Ayrıca Aşkale, Karayazı ve Narman ilçelerinde 4 arıcılık üretim ve işleme tesisi, 1 süt işleme tesisi, Pasinler ilçesinde güçlü mekanizasyon altyapısına sahip 1 tarımsal makine parkı, Oltu ilçesinde ise 1 tarım makineleri üretim tesisi ile 1 ayakkabı üretim tesisi Erzurum ekonomisine kazandırılacak. 2025 yılı içerisinde yatırımlarını tamamlayan girişimcilere 102 milyon TL ödeme yapılırken, 2026 yılı içerisinde yatırımlarını tamamlayacak yatırımcılara ise 200 milyon TL’nin üzerinde ödeme yapılması öngörülüyor. Öte yandan, Avrupa Birliği’nden sonra ilk kez Türkiye’de uygulanan LEADER Programı’nın 2. Etabı kapsamında Tortum-Uzundere, Çat, Şenkaya ve Narman ilçelerinde faaliyet gösteren 4 Yerel Eylem Grubu destek almaya hak kazandı. Bu kapsamda söz konusu derneklere, kırsal alanlarda beş yıl boyunca yürütecekleri faaliyetler için tamamı hibe olmak üzere toplam 1,47 milyon avro destek sağlanacak. 2025 yılında sözleşmeleri imzalanan projeler sayesinde 72 kişiye doğrudan, 1.252 kişiye ise dolaylı istihdam imkânı oluşturulması hedefleniyor. TKDK tarafından sağlanan bu desteklerin, Erzurum’un kırsal kalkınmasına, üretim kapasitesinin artmasına ve istihdamın güçlenmesine önemli katkı sunması bekleniyor.

Başkan Akın Bigadiçli üreticiyi sevindirdi Haber

Başkan Akın Bigadiçli üreticiyi sevindirdi

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Tarımın ve hayvancılığın başkenti" dediği Balıkesir'de hayvancılık sektörüne desteklerini sürdürüyor. Üreticiyi desteklemek ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliğini arttırmak için her geçen gün destek projelerine bir yenisi ekleyen Akın, Bigadiç'te "Damızlık Koç Dağıtım Töreni"ne katıldı. Bigadiç Pazar Yeri'nde düzenlenen törene Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'ın yanı sıra Bigadiç Belediye Başkanı Mustafa Göksel, CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar, üreticiler ve basın mensupları katıldı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Bigadiç Belediye Başkanı Mustafa Göksel ile tam bir uyum içerisinde çalıştıklarını söyledi. Balıkesir'de 20 ilçe belediye başkanlarıyla koordineli bir şekilde çalışmalar yürüttüklerini belirten Akın, "Yönetim anlayışımızla herkese örnek oluyoruz. El ele vererek Balıkesir'imizi daha iyi bir noktaya taşıyacağız" dedi. Balıkesir'in küçükbaş hayvan varlığında Türkiye'de ilk onda yer aldığını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Küçükbaş hayvanlarımızın etlerinin marka değeri ülkemiz genelinde yüksektir. Balıkesir kuzumuzun eti coğrafi işaret alarak kalitesini tescillemiştir. İşte bu markayı daha da güçlendirmek için küçükbaş hayvancılıkta verimi artırmak istiyoruz. Bu kapsamda Bigadiç, Dursunbey ve İvrindi'deki Damızlık Koç/Koyun Üretim Tesislerimizde yaklaşık 1000 baş koyun yetiştirdik, bu koyunlarımızı hayvancılıktaki verimi artırmak için sizlere ulaştırıyoruz" diye konuştu. Bigadiç Çömlekçi Mahallesi'nde Damızlık Koç/Koyun Üretim Tesislerinde yetiştirilen damızlık koçları üreticilere teslim ettiklerini söyleyen Akın, "20-100 baş arası koyunu bulunan vatandaşlarımıza damızlık koçlarını dağıttık. Bu projeyle amacımız; küçük aile tipi üreticimizi desteklemek, üretimi daha kaliteli ve verimli hale getirmek, üreticimizin katma değerini artırıp, ekonomiye katkı sağlamaktır. Aynı zamanda bu projemize paralel olarak yeni bir uygulama daha başlatıyoruz. Belediyemize sosyal yardım başvurusunda bulunan ve sosyal inceleme sonucunda ihtiyacı olduğu belirlenip, hayvanlara bakabilme imkânı olan ailelerimize damızlık tesislerimizde yetiştirilen 10 dişi, 1 erkek olmak üzere toplam 11 damızlık hayvanı yüzde 100 hibe ile vereceğiz. Bu proje vatandaşlarımıza bir maya olacak ve hemşehrilerimiz zamanla sürüsünü büyüterek geçimini sağlayacaktır. Hayırlı uğurlu olsun" şeklinde konuştu. Hedeflerinin her sene farklı ilçelerde en az 100 damızlık koç ve 10 ihtiyacı olan aileye de 10 dişi, 1 erkek damızlık hayvan dağıtmak olduğunu ifade eden Akın, "Böylece hem koyunculuk yapan üreticilerimizin verimlerini artıracağız hem de her sene sektöre yeni üreticiler kazandıracağız."dedi. Bigadiç'teki kırsal hizmetler hakkında da bilgi veren Akın, "169 adet ana arı gözü dağıttık. 14 bin adet marul fidesi ve sıvı gübre desteği verdik. 8 bin 350 kilogram ryegrass tohumu ve 5'li karışım yem bitkisi desteği verdik. Salça makinesi desteğimizi verdik. 17 bin metrekare sera naylonu desteği verdik. Bir adet süt soğutma tankı desteği verdik. Bir adet tohum temizleme makinesi desteği verdik. 4 adet toprak analizi yaptık. Bunların yanında Balıkesir'imizin dört bir yanındaki üreticimize domates, biber, patlıcan gibi toplamda 368 bin adet sebze fidesi verdik. 10 bin kilogram Gömeç bamyası aldık, cips yaptık. Sındırgılı üreticimizden aldığımız susamları tahin yapıyoruz, bu yıl kavrulmuş susam ve susam yağını da katma değerli ürünlerimizin arasına ekliyoruz. Çiftçimiz ile ele verirsek belediye başkanlarımızla kol kola girip çiftçilerimize hizmet ederek onların yüzünün gülmesini sağlayabiliriz. Tarımda en çok kadınlar çalışıyor. Sağlık güvencesi olmayan kadınların da ücretsiz olarak sağlık taramalarını yapıyoruz." ifadelerini kullandı. Bigadiç'e 200 milyon TL'lik yatırım Gözün gördüğü ve görmediği her yere yatırım yaptıklarının altını çizen Akın, "Yıllarca Balıkesir'imizin altyapısı ihmal edilmiş. BASKİ 1 Nisan'dan bu yana Bigadiç'te 75 bin metrelik bir hatta çalışmalar gerçekleştirdi. Elyapan Mahallemizin 4 yıldır devam eden su kesintilerini son buldu. Bigadiç Fethibey Mahallemizdeki vatandaşımızın içme suyu mağduriyetini bitirdik. Aynı şekilde Değirmenli, Kayırlar, Kozpınar, Yolbaşı, Yürücekler ve Çeribaşı mahallelerimize yeni içme suyu hatları yaptık. Kanalizasyonları değiştirdik. Taşkınlara, kesintilere, kötü kokuya son verdik.Sadece BASKİ ile Bigadiç'imize 165 milyon TL'lik yatırım yaptık. 600 adet Yakın Kart desteği verdik. 11 bin adet su faturası desteği sağladık. Evde sağlık hizmetlerinden beslenme desteklerine toplamda 13 bin noktaya sosyal hizmet ulaştırdık. 9 kadın 5 erkek personelimizle ONON'u Bigadiç'le buluşturduk. 29 şubemizle adıyla tadıyla bir Balıkesir markası olan kafelerimizin sayısını artırıyoruz.Özellikle kırsal mahallelerimizin talepleri doğrultusunda 215 yeni kamera kurduk. 253 can dostumuza aşılama ve tedavi hizmeti verdik. 22 bin 600 noktada haşereyle mücadele çalışmaları yürüttük. Atıklardan toplam 2 bin megavat enerji ürettik. 4 bin adet ve 1 milyon 350 bin metrekarelik alanda kent estetiği çalışması gerçekleştirdik. BASKİ yatırımlarıyla birlikte Bigadiç'imize toplamda 200 milyon TL'ye yakın yatırımımızı yaptık, daha da yapacağız" şeklinde konuştu. Umre ibadetini yerine getirmek için bu gece kutsal topraklara gidecek Akın, hemşehrilerinden helallik istedi. Daha önce iki kez umreye gittiğini belirten Akın, bu gece üçüncü kez umreye gideceğini ifade ederek şunları söyledi: "Değerli hemşehrilerim. Hakkınızı helal edin. Allah'ın bana daha önce iki kez nasip ettiği umre ziyaretimin bu gece üçüncüsünü gerçekleştireceğim. Sizlerden helallik istiyorum. Dualarınızı eksik etmeyin. Allah'a emanet olun."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.