TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diyarbakır’da tarım ve hayvancılık toplantısı Haber

Diyarbakır’da tarım ve hayvancılık toplantısı

Diyarbakır’da 2125 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılacak "17. Mezopotamya Tarım Hayvancılık Fuarı" öncesi geçekleşen toplantıya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, 17 ilçe tarım müdürü, 11 ziraat oda başkanı, fuar yetkilileri katıldı. Toplantıda kentin tarım ve hayvancılık sektöründeki mevcut tablo tüm yönleriyle değerlendirilirken, sektörün gelişimi için ortak adımların atılması konusunda görüş birliğine varıldı. Toplantıda konuşan DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Diyarbakır’ın güçlü tarım potansiyeline rağmen mevcut durumun yeterli olmadığını vurguladı. Avşar, amaçlarının tarım ve hayvancılık sektörünün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmak olduğunu belirterek, "Kamu kurumlarımız, sektör temsilcilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla verimli bir görüş alışverişi yaptık. Önümüzdeki süreçte düzenlenecek tarım fuarının daha güçlü geçmesi için katılımın artırılması ve iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde ortak bir irade ortaya çıktı" dedi. Aylık toplantı yapma kararı alındı Tarım alanındaki istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Avşar, toplantıda Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan’ın kurumda gerçekleştirdikleri aylık değerlendirme toplantılarına sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin de dahil edilmesi yönündeki önerinin kabul gördüğünü aktardı. Avşar, "Bu model hayata geçtiğinde tarım ve hayvancılık politikalarının sahadaki gerçek ihtiyaçlara daha uygun şekilde şekilleneceğine inanıyoruz. Diyarbakır yaklaşık 7 milyon dönüm ekilebilir araziye sahip çok önemli bir tarım kentidir. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki, mevcut potansiyelimize rağmen tarımın bulunduğu nokta yeterli değildir. Bu yalnızca çiftçilerimizin tercihlerinden değil, tarım politikalarının bütüncül şekilde ele alınmamasından kaynaklanmaktadır" diye konuştu. Avşar, bölgede yüksek su tüketimi gerektiren ürünlerin yaygınlaşmasının yeraltı su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğunu, mazot, gübre ve ilaç maliyetlerindeki artışın ise üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Avşar, şöyle devam etti: "Çiftçi son yıllarda beklediği geliri elde edemiyor. Bu durum kırsalda nüfusun azalmasına ve tarımsal üretimin zayıflamasına yol açıyor. Kırsalda yaşamı güçlendirecek sosyal politikalara ihtiyaç var. Taşımalı eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve köy okullarının yeniden aktif hale getirilmesi, nüfusun yerinde tutulması açısından kritik önemdedir." "Tarım ve hayvancılık birlikte planlanmalı" Tarıma dayalı sanayinin kırsalda gelişmesini sağlayacak düzenlemelerin önemine de değinen Avşar, üretimin katma değere dönüşmesi için yerinde yatırımların önünün açılması gerektiğini belirtti. Avşar, "Organize Sanayi Bölgeleri elbette gereklidir ancak tarımsal üretimin yapıldığı alanlarda tarıma dayalı tesislerin kurulmasının önü açılmalıdır. Tarım ve hayvancılık birbirinden ayrı düşünülemez. Bu iki alan birlikte planlanmalıdır" şeklinde konuştu. Gelişmiş ülkelerde üretimin veri temelli planlandığını hatırlatan Avşar, Türkiye’de ise çoğu zaman bireysel kararlarla üretim yapıldığını ifade ederek, "Üretici yıl başında ne ekeceğini ve yıl sonunda ne kazanacağını bilmelidir. Arztalep dengesi bilimsel verilerle planlanmalıdır. Bu nedenle ulusal ölçekte veri temelli üretim planlaması yapılması ve çiftçi temsilcilerinin sürece dahil edilmesi şarttır" şeklinde konuştu. Avşar, Diyarbakır’da alternatif ürün çeşitliliğinin artırılması, suyu koruyan üretim modellerinin geliştirilmesi ve kooperatifçilik anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarım politikalarının A’dan Z’ye gözden geçirilmesi, üreticinin desteklenmesi, kırsalda yaşamın güçlendirilmesi ve tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi hem Diyarbakır’ın hem de ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur. DTSO olarak tüm paydaşlarla birlikte çözüm üretmeye ve tarımın hak ettiği noktaya gelmesi için çalışmaya kararlıyız."

Mazot–gübre desteği 2026: Ödeme takvimi ve tarihleri Haber

Mazot–gübre desteği 2026: Ödeme takvimi ve tarihleri

Tarımsal destek ödemeleri kapsamında mazot ve gübre desteği ödemelerinin tarihi çiftçiler tarafından yoğun şekilde araştırılıyor. Ödemelerin ne zaman yapılacağı ve banka hesaplarına yansıyıp yansımadığı konusunda resmi açıklamalar, 2026 takvimi çerçevesinde takip ediliyor. Tarım sektöründeki üreticiler, ödemeleri planlamak ve üretim maliyetlerini yönetmek için bu bilgileri yakından takip ediyor. MAZOT GÜBRE DESTEĞİ NE KADAR? Bakanlıktan, konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, yapılan değişiklikle 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri, 2025 yılına göre yüzde 27 artırılarak dekara 310 lira olacak. Temel destekle tüm ürünler için mazot maliyetinin yüzde 50'si ve gübre maliyetinin yüzde 25'i karşılanacak. MAZOT GÜBRE DESTEĞİ YATTI MI, NASIL ÖĞRENİLİR? e-Devlet üzerinden mazot gübre desteği sorgulama Mazot ve gübre desteği sorgulaması en kolay şekilde e-Devlet sistemi üzerinden yapılabiliyor.​​​​​​​ e-Devlet sistemine giriş yapın Arama kısmına "Tarımsal destek ödemeleri sorgulama" yazın ÇKS kaydınıza ait destek ödemelerini görüntüleyin Bu ekranda mazot ve gübre desteği dahil tüm tarımsal destekler detaylı olarak listeleniyor. ​​​​​​​ TC kimlik numarası ile mazot gübre desteği sorgulama Destek ödemeleri genellikle TC kimlik numarasının son hanesine göre belirlenen takvimle yapılabiliyor. Bu nedenle çiftçiler, ödeme gününü takip ederek hesaplarını kontrol edebiliyor. Ödemeler şu kanallardan kontrol edilebilir: e-Devlet tarımsal destek sorgulama Ziraat Bankası mobil uygulaması Ziraat Bankası ATM'leri Banka şubeleri ​​​​​​​​​​​​​​MAZOT VE GÜBRE DESTEĞİ NEREYE YATIYOR? Mazot ve gübre desteği ödemeleri, ÇKS'ye kayıtlı çiftçilerin Ziraat Bankası hesaplarına aktarılıyor. Hesabı olmayan üreticilerin ise destek ödemelerini alabilmek için Ziraat Bankası'nda hesap açmaları gerekiyor.

Afşar ve Buldan barajları yüzde 75 dolulukta Haber

Afşar ve Buldan barajları yüzde 75 dolulukta

MANİSA'nın Alaşehir ilçesi Bağ Sulama Birliği sorumluluk alanındaki Afşar ve Buldan barajlarında doluluk oranı, son yağışlarla birlikte 10 yıl aradan sonra ilk kez yüzde 75 seviyelerine ulaştı. Alaşehir Bağ Sulama Birliği Başkanı Hüseyin Alagöz, Afşar Barajı'ndaki bu suyla 120 bin dönüm alanda, Buldan Barajı'ndaki suyla ise 23 bin dönüm alanda iki sulama yapılabileceğini söyledi. Manisa'nın Alaşehir ilçesinde çiftçiler, 2026 üretim sezonu öncesinde barajların dolması ve kış yağışlarının etkisiyle büyük sevinç yaşıyor. Yağışlarla birlikte toprak suya doyarken, uzun süredir kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Barajlardaki doluluk oranları ise son 10 yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Alaşehir'de bulunan Afşar Barajı, yaklaşık 10 yıl aradan sonra ilk kez 56 milyon metreküp su kapasitesine ulaştı. Barajda doluluk oranı yüzde 75'i aşarken, geçen yıl su seviyesinin düşük olması nedeniyle sulama yapılamayan birçok bölgede bu yıl rahatlama yaşandı. Yetkililer, 120 bin dönüm tarım arazisinin bu sezon en az iki kez sulanabileceğini belirtirken, üreticiler bu gelişmenin verime olumlu yansıyacağını ifade etti. BULDAN BARAJI DA DOLDU Bölgedeki bir diğer önemli su kaynağı olan ve Sarıgöl Ovası'nın yaz aylarında büyük bölümünü sulayan Buldan Barajı da bu yıl yaklaşık 6 milyon metreküp su kapasitesine ulaştı. Baraj sayesinde yaklaşık 23 bin dönüm tarım arazisinin iki kez sulanabilecek olması çiftçilerin yüzünü güldürdü. 'SU DEMEK BEREKET DEMEK' Yağışların çok iyi olduğunu belirten Çiftçi Selim Aktürk, "Yağışlar bu sene çok güzel oldu. Baraj kapaklarının açılmasına az kaldı. İnşallah birkaç gün daha su akar, yer altı sularımız da güçlenir. Geçen yıl susuzluktan mahsullerimiz kurudu, büyük zarar ettik. Bu sene su var, su demek bereket demek" dedi. Çiftçi Yakup Ok ise su sorununun büyük ölçüde çözüldüğüne dikkat çekip, "Geçen yıl ciddi kuraklık yaşadık. Bu yıl barajların dolmasıyla su sıkıntısı yaşamayacağız. Ancak ürettiğimiz ürünün değerinde satılması önemli. En büyük sorunumuz pazar ve fiyat. Devletimizden bu konuda destek bekliyoruz" diye konuştu. 'TOPRAĞIMIZ SUYA DOYDU' Üzüm bağında çalışan Hülya Kocaman da yağışlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Barajlarımız doldu. Toprağımız suya doydu. İnşallah bundan sonra da yağmurlar böyle devam eder! dedi., SULAMA BİRLİĞİNDEN BEREKET VURGUSU Alaşehir Bağ Sulama Birliği Başkanı Hüseyin Alagöz, barajlardaki doluluk oranlarının yıllar sonra yüksek seviyelere ulaştığını belirtip, "Afşar Barajı'nda yüzde 75 doluluk oranına ulaştık. Yaklaşık 56 milyon metreküp kullanılabilir suyumuz var. Bu suyla 120 bin dönüm alanda iki kez sulama planlıyoruz. Son yıllarda yüzde 20-25 seviyelerinde kalan doluluk oranları bu yıl oldukça yükseldi" dedi. Buldan Barajı'nda da yaklaşık 6 milyon metreküp su bulunduğunu ifade eden Alagöz, 23 bin dönüm alanda iki sulama yapılabileceğini kaydetti. BORULU SİSTEMLE VERİMLİ SULAMA Devlet Su İşleri'nin bölgede borulu sisteme geçiş çalışmalarının sürdüğünü belirten Alagöz, sistemin 2028 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Alagöz, "Borulu sistemle birlikte su daha verimli kullanılacak. Vatandaşlar kartlı sistemle damla sulama yapabilecek. Sulanmadık alan bırakmamayı hedefliyoruz" diye konuştu. SEZON ÖNCESİ YOĞUN HAZIRLIK 2026 sulama sezonu öncesinde sahada yoğun bir hazırlık sürecine girildiğini belirten Alagöz, "Kanallarda biriken rusubatların temizliğine başladık. Kış suyu talep eden bölgelerde sulama devam ediyor. Sezon başladığında tüm şebekeyi hazır hale getireceğiz" dedi.

Bakanlıktan atık su planı: Tarım ve sanayide yeni dönem Haber

Bakanlıktan atık su planı: Tarım ve sanayide yeni dönem

TARIM ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan “Ulusal Su Planı” ile özellikle atık suların yeniden kullanımı konusuna hız vermeye hazırlanıyor. Buna göre önümüzdeki günlerde “Ulusal Atıksuların Yeniden Kullanımı Master Planı” hazırlanacak. Atık su arıtmada altyapı envanteri için 200 arıtma tesisi seçilecek, araştırma başlayacak. Hedef, tarım ve sanayide atık su dönemini başlatmak. Tarım ve Orman Bakanlığı, süreçle ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtladı. SU KAYNAKLARI KORUNACAK Bakanlık yetkilileri öncelikle “Ulusal Su Planı”na giden yolda ihtiyaçları sıraladı: “Küresel iklim değişikliğinin etkileri ile su kaynakları üzerindeki baskıların giderek atrması, iklim değişikliğinin etkileri, hızlı nüfus artışı ve kentleşme gibi faktörler su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini her zamankinden daha önemli hale getirdi. Bu çerçevede, atık su yönetimi, su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması açısından kritik bir rol oynuyor. Atık suların uygun şekilde toplanması, arıtılması ve çevreye zarar vermeden yönetilmesi hem su kalitesinin korunması hem de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminde önemli bir araç. Arıtılmış atık suların tarımsal sulama, sanayi kullanımı, peyzaj sulaması ve benzeri alanlarda yeniden kullanılması ile tatlı su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması da hedefleniyor.” 200 ARITMA TESİSİ SEÇİLECEK Bakanlık sürecin aşamaları hakkında da bilgi verdi. Plana göre takvim şöyle işleyecek: “Önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde atık su arıtma altyapısına ilişkin veriler derlenerek seçilecek 200 atıksu arıtma tesisine yönelik teknik ve idari bilgiler toplanacak ve değerlendirmeler yapılacak. Bu değerlendirmelerde tesislerin kapasitesi, kullanılan arıtma teknolojileri, hizmet verilen nüfus ve işletme durumları incelenecek Arıtılmış atık suların yeniden kullanımına yönelik ulusal ölçekte talep ve ihtiyaç analizleri yapılacak. Farklı uygulama senaryoları değerlendirilerek sektörel bazda yeniden kullanım potansiyeli ortaya konulacak. Bölgesel su stresi, su talebi, iklim verileri ve mevcut su kaynakları dikkate alınarak öncelikli kullanım alanları belirlenecek. Daha sonra yeniden kullanımına yönelik uygulanabilir modeller geliştirilecek. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Son aşamada elde edilen analizler doğrultusunda ‘Ulusal Atık Suların Yeniden Kullanımı Master Planı’ hazırlanacak. Plan kapsamında kısa, orta ve uzun vadeli hedefler, öncelikli yatırım alanları ve uygulama stratejileri belirlenerek uygulamaya yönelik yol haritası ortaya konulacak. Özellikle endüstriyel süreçlerde su kaynaklarının verimli kullanılması, kullanıldıktan sonra uygun işlemlerden geçirilip yeniden kullanılarak suyun kullanım döngüsünde tutulması, geleneksel olmayan su kaynaklarından azami ölçüde yararlanılması şart. Hazırlanan Ulusal Su Planı ile sanayi bölgelerinde atık su geri kazanımı ve yeniden kullanım uygulamaları ile suyun döngüsel kullanımının artırılmasına yönelik önemli çalışmalar yapılacak.” GÜVENİLİR GIDA UYGULAMASI DEVREDE ATIK su alanında çalışmalarını hızlandıran bakanlık güvenilir gıda ile ilgili önemli bir uygulamaya devreye aldığını da duyurdu. Bakanlığın geliştirdiği “Güvenilir Gıda” mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar, denetlenen işletmelerin bilgilerine kolayca ulaşabilecek ve gıda güvenilirliğine ilişkin detayları şeffaf şekilde görebilecek. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabında yaptığı paylaşımda konuyla ilgili olarak, “Mobil uygulamamızla, toplu tüketim ve ürün satış yerlerinde gıda ile ilgili uygunsuz gördüğünüz durumları ‘çek-gönder’ ile bize bildirebilir, taklit-tağşiş listelerine anında ulaşabilirsiniz. Bu uygulama ile devletimizin denetim gücü, milletimizin bilinciyle birleşiyor, vatandaşlarımız denetim sürecinin aktif paydaşı oluyor” dedi.

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı Haber

Gübre tedariği sürüyor, satışlar %25 arttı

Küresel ticaretin büyük bölümü deniz taşımacılığı üzerinden gerçekleşiyor. Hürmüz Boğazı dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Yaşanan sıcak savaş Hürmüz Boğazı’ndan geçişi etkilediği andan itibaren dünyanın gözü petrol başta olmak üzere enerji koridorunun güvenliğine odaklansa da bu boğaz aynı zamanda bir tarım koridoru da. Nitekim Avrupa Birliği ülkeleri de hem tarım hem enerji koridoru olan bu boğazdan geçişleri ana gündemlerine alırken GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun da “Bu bölgede yaşanan gelişmeler yalnızca petrol ve doğal gaz piyasalarını değil, gübre üretiminde kullanılan birçok hammaddenin tedarik zincirini de etkileyebiliyor” dedi. Onkun, küresel gelişmelerin yakından takip edildiğini belirterek şirket faaliyetlerinin tüm tesislerde planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti. Onkun, gübre tedariğinin kesintisiz sürdüğünü ve son dönemde yüzde 25’lik bir artışta yaşandığını kaydederek çiftçilerin de gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmesinin piyasa dengesi açısından önem taşıdığına işaret etti. Türkiye Tarım Kredi Kooperatiflerinin 1.598 kooperatif ve 1 milyondan fazla çiftçi ortağı ile Türkiye’nin en yaygın tarımsal organizasyonlarından biri olduğunu hatırlatan Onkun, GÜBRETAŞ’ın bu yapı içinde stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. Genel Müdür Aytaç Onkun, “Son dönemde yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gelişmeler sonucu küresel ticaret hatlarında artan riskler, enerji ve hammadde piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açarken gübre sektörü de bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından bölgede artan gerilim ve İran’ın misillemeleri sonrasında küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda riskler artmış durumda. Bölgedeki gelişmeler, gübre üretiminde kullanılan bazı ham maddelerin ve tarım ürünlerinin taşınmasında gecikmelere yol açabilecek potansiyel riskler oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Hürmüz’deki riskler tedarik zincirini etkiliyor “Bazı bölgelerde ortaya çıkan güvenlik sorunları ve jeopolitik gerilimler tedarik zincirlerinde yeni riskler oluşturabiliyor” diyen Onkun, “Bölgemizde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Tarım Kredi Kooperatifleri ortakları olan çiftçilerimizin üretim için ihtiyaç duyduğu gübre girdisinin güvenilir ve kesintisiz şekilde sağlanması en önemli önceliğimizdir” diye konuştu. Tarım Kredi Kooperatiflerinde uygulanan bazı tedbirlerin satışların durdurulduğu anlamına gelmediğini belirten Onkun, bu uygulamaların stokların etkin yönetilmesi ve kötüye kullanımın önlenmesi amacıyla gerçekleştirildiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Alınan tedbirlerin amacı, stokların etkin yönetilmesi ve üreticilerimizin ihtiyaç duydukları dönemde gübreye ulaşabilmelerini sağlamaktır. Çiftçilerimizin gübreyi kullanım dönemine uygun şekilde temin etmeleri piyasa dengesi açısından önem taşıyor.” İlkbahar için tüm planlamaları hazır Yaptığı değerlendirmede de gübre satışlarının kesintisiz sürdüğünü ifade eden Genel Müdür Aytaç Onkun, ilkbahar üretim dönemi için gerekli planlamaların tamamlandığını söyledi. Onkun, “Tarım Kredi ortaklarının ve diğer çiftçilerimizin, üreticilerimizin ihtiyacı olan gübreler için ilkbahar dönemini planladık. Çiftçilerimizden endişeye kapılmamalarını rica ediyorum. Tarım Kredi Kooperatifleri dün olduğu gibi bugün de çiftçilerimizin yanında olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Gübre satışları durmadı, aksine arttı Son günlerde kamuoyunda gübre satışlarının durdurulduğu yönünde ortaya atılan iddialara ilişkin ise Onkun, Tarım Kredi Kooperatiflerinde satışların kesintisiz sürdüğünü söyledi. Onkun, yılbaşından bu yana Tarım Kredi gübre satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 arttığını belirterek şunları söyledi: “Normal şartlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin günlük gübre satışı yaklaşık 10 bin ton civarındaydı. Savaşın başladığı ilk günlerde sektördeki diğer satıcıların satışlarını durdurması veya yavaşlatmasıyla oluşan gübre ihtiyaçlarının karşılanmasını görevini de Tarım Kredi üstlendi. Talep ciddi şekilde arttı ve günlük satışlarımız 20 bin tonun üzerine çıktı. Buna rağmen etkin stok yönetimi sayesinde çiftçilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.” Çevreci ve modern tesis yatırımları devam ediyor Şirketin yatırımları hakkında da bilgi veren GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, “Yarımca Limanı’ndaki tesislerimizde yürüttüğümüz yatırım projesi kapsamında depo, idari bina ve operasyon ofislerinin inşasına devam edildiğini belirtmek isterim. Bu yatırımla birlikte tesiste çevre dostu ve modern depolama altyapısını devreye almayı, ara nakliye maliyetlerini azaltmayı ve gübre tedarik zincirinin kritik halkalarından biri olan depolama faaliyetlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca İzmir tesislerimizde yürütülen modernizasyon çalışmalarını tamamladık; sıvı ve toz gübre üretim tesislerimiz artık daha modern ve verimli. GÜBRETAŞ’ın üretim ve Ar-Ge kapasitesi, Tarım Kredi ailesinin geniş saha gücüyle birleştiğinde çiftçimiz için güçlü bir sinerji ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu. Ar-Ge ile 33 yeni ürün geliştirdi Genel Müdür Aytaç Onkun, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte organomineral gübreler, biyostimülantlar ve bitki besleme ürünlerine olan talebin arttığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu: “2023’ten bu yana organomineral gübreler, biyostimülantlar, sıvı bitki besleme ürünleri ve özel formülasyonlu verim artırıcı çözümlerden oluşan 33 yeni ürünü çiftçilerimizle buluşturduk. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte ürün geliştirmek güçlü bir Ar-Ge kapasitesinin ve ekip çalışmasının sonucudur. Amacımız yalnızca ürün sayısını artırmak değil, teknoloji ve inovasyonla çiftçilerimizin ürünlerinden aldığı verimliliği artıracak çözümler geliştirmektir.” “Tarım ve Orman Bakanlığımız gerekli önlemleri alıyor” Küresel belirsizliklerin yaşandığı bu süreçte devlet kurumlarının da gerekli tedbirleri aldığını belirten GÜBRETAŞ Genel Müdürü Aytaç Onkun, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığının gübre tedariği konusunda süreci yakından takip ettiğini söyledi. Onkun şu bilgiyi verdi: “Tarım ve Orman Bakanlığımız küresel gelişmelerin tarımsal üretimimizi olumsuz etkilememesi için gerekli tedbirleri almaya devam ediyor. Bakanlığımızla koordineli şekilde özellikle yurt dışından ilave gübre tedarikine yönelik çalışmalarımız da sürüyor. Türkiye güçlü bir tarımsal üretim kapasitesine sahip. Küresel dalgalanmalara rağmen gübre tedariğinin sürdürülebilir şekilde yönetildiğini görüyoruz. GÜBRETAŞ olarak biz de güçlü lojistik altyapımız ve kurumsal yapımızla bu süreci başarıyla yöneten şirketlerden biriyiz.”

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.