Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

AGRONEWS - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2026 yılı için hububat fiyatları belirlendi Haber

2026 yılı için hububat fiyatları belirlendi

Hasadını yapan üreticilerimize depolama imkanı sağlamak amacıyla, TMO tarafından 21 Mayıs 2026'dan itibaren üreticilerimizin ÇKS'de kayıtlı buğday ve arpa ürünleri taahhütname karşılığı teslim alınmaya başlanmıştır. Hububat hasadı ve piyasalar yakından takip edilmekte olup gelinen noktada TMO hububat alım fiyatlarının açıklanması uygun görülmüştür. 2026 yılı TMO Hububat Alım Fiyatları (2. grup ürünler için) ton başına; Makarnalık buğdayda 16.500 TL, Ekmeklik buğdayda 16.500 TL, Arpada ise 12.750 TL, olarak belirlenmiştir. Bakanlığımızca, üreticilerimize temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olarak dekara toplam 980 TL ödenecek, (ülke ortalama verimi dikkate alınarak) ton başına ise toplam 3.014 TL destek ödemesine tekabül etmiş olacaktır. Böylece desteklerle birlikte üreticilerimizin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için 19.514 TL/ton, arpa için ise 15.764 TL/ton geçmiş olacaktır. TMO ürün bedeli ödemeleri, ürün teslimatına müteakip 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına yapılacaktır. TMO hububat satışlarına 1 Ekim itibariyle başlayacak olup, satış fiyatları; 2. grup makarnalık buğday için 18.500 TL/ton, 2. grup ekmeklik buğday için 18.500 TL/ton, 2. grup arpa için 14.000 TL/ton olarak belirlenmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu diliyoruz.

Yumaklı’dan müjde 39 yeni yerli tohum tescillendi Haber

Yumaklı’dan müjde 39 yeni yerli tohum tescillendi

Resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir açıklama yayımlayan Bakan Yumaklı, bu yıl yürütülen Ar-Ge çalışmaları neticesinde 17 farklı türde geliştirilen 39 yeni yerli tohum çeşidinin tescil işlemlerinin başarıyla tamamlandığını ilan etti. Milli Tohum Sayısı 1087'ye Yükseldi Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesindeki araştırma enstitülerinde Türk mühendisler tarafından hummalı çalışmalar yürütüldü. Bu çalışmalar neticesinde 39 yeni yerli tohumun daha eklenmesiyle birlikte, Türkiye'nin gururu olan "Milli Çeşit Listesi"ndeki tescilli yerli tohum sayısı tam 1087'ye ulaştı. Bakan Yumaklı, yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime büyük bir güç kattıklarını ifade ederek şu kritik vurguyu yaptı: "Tescillenen yeni çeşitlerimiz, toprağın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize dev bir değer katacak. Tahıl, endüstri bitkileri, tıbbi-aromatik bitkiler, yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri kategorilerindeki bu yeni tescillerle; ülkemizin stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. En büyük amacımız, yerli üretimle üreticilerimizin girdi maliyetlerini düşürürken kazançlarını artırmak ve uluslararası rekabet gücüne sahip milli bir tohum tedarik sistemi kurmaktır." En Çok Çeşit Ayçiçeği Ve Buğdayda: İşte Liste Bakanlığın yayımladığı resmi infografik verilerine göre, tescil edilerek Türk tarımının üretim zincirine dahil edilen 39 yeni tohumun türlerine göre dağılımı şu şekildedir: Ayçiçeği: 15 farklı yeni çeşitle listenin ilk sırasında yer aldı. Ekmeklik Buğday: 5 farklı yeni çeşit geliştirildi. 2'şer Çeşit Tescillenenler: Pamuk, Yer Fıstığı, Haşhaş ve Nohut. 1'er Çeşit Tescillenen Stratejik Ürünler: Makarnalık Buğday, Arpa, Çeltik, Soya, Aspir, Patates, Tütün, Aydın Salebi, Muğla Salebi, Anason ve Korunga.

Hindistan’ın pamuk kararı Türk tekstil ve tarımını tehdit ediyor Haber

Hindistan’ın pamuk kararı Türk tekstil ve tarımını tehdit ediyor

Hindistan hükümeti, pamuk ithalatındaki gümrük vergilerini sıfırladı. Dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden birinin attığı bu adım, küresel piyasaları sarsarken Türk pamuk üreticisi ve tekstil sanayicisi için alarm zillerinin çalmasına neden oldu. 1 Haziran - 31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak bu karar, yerli çiftçiyi fiyat baskısı altında bırakırken, tekstildeki ihracat pazarlarımızı da riske atıyor. İşte detaylar... Hindistan Pamuk İthalatında Vergiyi Neden Sıfırladı? Hindistan, tekstil ve konfeksiyon sektörüne hammadde tedarikini kolaylaştırmak amacıyla %11 oranında uygulanan gümrük vergisi ve tarım altyapı vergisini tamamen kaldırdı. Kararın arkasındaki temel nedenler şunlar: Yüksek pamuk fiyatları nedeniyle artan üretim maliyetlerini düşürmek, Özellikle tekstil sektöründeki KOBİ’lere hızlı bir rahatlama sağlamak, Hint tekstil sanayisinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak. Hint sanayicileri bu kararı sevinçle karşılarken, küresel pamuk piyasaları ve Türkiye gibi üretici ülkeler büyük bir tedirginlik yaşıyor. Türk Pamuk Çiftçisini ve Tekstil Sektörünü Neler Bekliyor? Hindistan’ın ucuz ithal pamuğa yönelmesi, dünya genelinde pamuk fiyatlarını aşağı yönlü baskılama riski taşıyor. Bu durum, Türkiye'deki paydaşları iki büyük tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor: Yerli Üretici Fiyat ve Talep Baskısı Altında Türkiye’de pamuk üretimi zaten uzun süredir geriliyor, ekim alanları daralıyor ve ithalat bağımlılığı artıyor. Yeni ekim sezonu öncesi gelen bu hamle, Türk çiftçisinin elindeki mevcut stoku ve yeni sezon ürününün değerini doğrudan tehdit ediyor. Üretici hem fiyat düşüşü hem de pazar daralması riskiyle karşı karşıya. Tekstilde Hindistan ile Rekabet Zorlaşıyor Maliyetleri düşen Hint tekstil ürünleri, uluslararası pazarlarda daha agresif fiyatlar sunabilecek. Bu durum, Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatabilir ve küresel siparişlerin Hindistan’a kaymasına yol açabilir. Sektör Temsilcilerinden Uyarı: "Karar Hint tekstilini kısa vadede uçururken, Türk pamuk üreticisi için pazarın daralması anlamına geliyor. Üretici birlikleri ve tekstil sanayicileri olarak bu süreci çok yakından takip etmeliyiz." Risk Büyük, Takip Şart Hindistan'ın 5 ay boyunca uygulayacağı bu vergi muafiyeti, küresel pamuk dengelerini değiştirecek güçte. Türkiye'nin hem tarımda yerli üreticiyi koruyacak hamleler yapması hem de tekstilde pazar kaybetmemek için hızlı aksiyon alması gerekiyor.

Avustralya’da fare istilası tarım arazilerini etkiledi Haber

Avustralya’da fare istilası tarım arazilerini etkiledi

Avustralya’nın geniş tarım toprakları, son dönemin en büyük çevre ve tarım krizlerinden birine sahne oluyor. Ülkenin batı ve güney bölgelerinde milyarlarca kemirgen, ekili arazileri yağmalarken çiftçilerin evlerine kadar sızarak hayatı durma noktasına getirdi. Ortadoğu’da yaşanan küresel gerilimler nedeniyle zaten yüksek yakıt ve gübre maliyetleriyle boğuşan üreticiler, şimdi de mahsullerini koruyabilmek için zehirli tohumlara ve yeniden ekim işlemlerine yüz binlerce dolar harcamak zorunda kalıyor. Tarım sektör temsilcileri, geceleri tavanlardan gelen sesler ve etrafa yayılan ağır koku nedeniyle durumun psikolojik bir savaşa dönüştüğünü belirtiyor. İstilanın nedeni ne? Uzmanlar, bu olağanüstü nüfus patlamasının arkasında geçtiğimiz yıl elde edilen rekor kırıcı hasadın yattığını ifade ediyor. Hasat sırasında tarlalara dökülen tonlarca tahıl, fareler için muazzam bir besin kaynağı oluşturdu. Ardından gelen yaz yağmurları ise taze yeşil filizlerin büyümesini tetikleyerek kemirgenlerin hızla üremesi için kusursuz bir ortam hazırladı. Normal şartlarda hektar başına 800 farenin bulunması istila olarak kabul edilirken, ülkenin batısındaki bazı ekim alanlarında bu sayının hektar başına 10 bin sınırına dayandığı tahmin ediliyor. Farelerin her üç haftada bir yeni bir nesil dünyaya getirebilme yeteneği ise krizin boyutunu her geçen gün katlıyor. Çiftçiler zamana karşı yarışıyor Tahıl üreticileri için en kritik dönem olan sonbahar ekimlerinde, fareler yüzünden büyük kayıplar yaşanıyor. Akşam saatlerinde toprağa gömülen tohumlar, sabah olmadan kemirgenler tarafından toprağın altından kazılarak tüketiliyor. Bu durum tarım arazilerinde devasa boş şeritlerin oluşmasına yol açıyor. Çiftçilerin zarar görmemesi için ekim makinelerinin hemen arkasından ilaçlama yapılması hayati önem taşıyor. Küresel gelişmeler nedeniyle mazot fiyatlarının ikiye katlandığı bu dönemde, ilaçlama için harcanan mesai ve bütçe üreticinin belini daha da büküyor. Kurtuluş umudu kış mevsiminde Avustralya Ulusal Bilim Ajansı yetkilileri, durumun hem ekonomik hem de psikolojik olarak sürdürülemez bir boyuta ulaştığını doğruluyor. Kuraklık gibi doğal afetlerde evlerine çekilerek moral bulabilen çiftçiler, bu kez yatak odalarına ve mutfak dolaplarına kadar giren kemirgenler yüzünden kendi evlerinde bile huzur bulamıyor. Tarım bakanlığının onayladığı daha güçlü kimyasal yemlerin piyasaya sürülmesiyle birlikte mücadelede yeni bir safhaya geçildi. Üreticiler, yaklaşan kış soğuklarının ve beklenecek yoğun yağışların fare nüfusunu doğal yollarla kıracağını umut ederek tarlalarında nöbet tutmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.