Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Bakanlığı

AGRONEWS - Tarım Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aşırı yağışın tarıma zararı sular çekilince ortaya çıktı Haber

Aşırı yağışın tarıma zararı sular çekilince ortaya çıktı

Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'da 21 Mayıs tarihinde akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili olmuştu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesindeki Yeşilada, Tekebaşı ve Çöğürlü Mahalleleri sular altında kaldı. Aşırı yağışlarla debisi artan Asi Nehri, taşarak çevresindeki tarım arazilerini sular altında bıraktı. İl Tarım Müdürlüğü ekipleri, günler sonra sel sularının çekilmesiyle bölgedeki tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Sel felaketinde binlerce dönüm sular altında kalırken günler sonra sel suların çekilmesiyle tarım arazileri gün yüzüne araziler havadan görüntülendi. Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri'nin taşmasıyla, arazilerimize su bastığını söyledi. "Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı, birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı" Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Gerçekten de son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldık. Aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri'nin taşmasıyla, Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı. Birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı. Tarım Bakanlığı ve İl Tarım Müdürlüğümüzün hasar tespiti hala devam ediyor. Şu anda tam anlamıyla hasar tespitinin sonucu elimizde geçirebilmiş değiliz. Asi Nehri kenarında kalan bütün mahallelerimiz, köylerimiz bir şekilde zarar görmüş. Bundan mütevellit olarak da Asi Nehri'nin taşmasıyla birlikte önüne taktığı moloz gibi diğer kirliliklerle Akdeniz'e ve sahilimize bir şekilde yığıldı. Bazı seralarımızı da su bastı ve en fazla şu anda seracılarımız zarar gördü. Çünkü ekimlerini yapmış durumdalardı ama şu anda tekrar yine bir şekilde suları boşalttıktan sonra bir daha ekimlerine başlamaları gerekiyor. Dolayısıyla da sonuç itibarıyla biz burada bir serzenişte bulunmuyoruz" dedi. "Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir" Her yıl kış aylarında sele karşı dere ve nehir yataklarının ıslah edilmesini gerektiğini söyleyen Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Allah'ın, doğanın bize ettiği bir vakadır. Dolayısıyla da seller her zaman olacak ama burada insanların yanlış tavırları kaynaklı bazı zararlar oluşuyor yoksa normalde sellerin olması lazım. Biz kurak olduğu zaman su gelsin diye dua ediyoruz. Ondan sonra su geldiğinde de serzenişlerde bulunma hakkımız yok. İnsanoğlu düşünebilen bir varlıktır. Dolayısıyla da düşüncesiyle hareket etmesi gerekirken bencilliğiyle hareket ediyor. Sonuç itibarıyla ahırını sen Asi Nehri kenarına yaparsan tabii ki bu tür şeylere maruz kalırsın. Asi Nehri kenarına bazıları ahır yapmış, moloz ve toprak doldurmak suretiyle bahçeye çevirmeye çalışmış olan arkadaşlarımız var. Geçmişte bunları çok uyardık, yapmayın etmeyin ve doğanın hakkına girmeyin. Bundan sonrasında esasta bu tür şeyler olduğu zaman devletin önlem alması gerektiğini her zaman söylüyoruz. Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir. Son günlerde de aşırı yağışların oluşmasıyla birlikte Asi Nehri'nin bir şekilde debisinin yükselmesi ve taşması söz konusu oldu" ifadelerini kullandı.

Hobi bahçelerine yeni düzenleme: Üretene kal, ranta gidene çıkış Haber

Hobi bahçelerine yeni düzenleme: Üretene kal, ranta gidene çıkış

İlk tekliftin ruhunda ve amacında bir değişiklik olmasa da ara bir formülle ve doğru iletişim diliyle kanun tekliği yeniden kamuoyunun görüşüne sunulacak. Tarım arazilerinin parçalanmasının önüne geçmeyi amaçlayan teklife asla kaçak yapılara af getirecek bir madde eklenmeyecek. İlk tekliftin ruhunda ve amacında bir değişiklik olmasa da ara bir formülle ve doğru iletişim diliyle kanun tekliği yeniden kamuoyunun görüşüne sunulacak. Tarım arazilerinin parçalanmasının önüne geçmeyi amaçlayan teklife asla kaçak yapılara af getirecek bir madde eklenmeyecek. TEKLİFİN AMACI VE ÇERÇEVESİ TBMM’ye sunulan ilk kanun teklifinin amacı ve çerçevesi şöyleydi: - Mevcut yasalarda zaten hobi bahçelerine inşa edilmiş kaçak yapıların yıkılması ve ceza kesilmesi vardı. Bu yasa ile tarım arazisine bungalov, bağ evi, villa gibi imara aykırı kaçak yapılar inşa edenlere uygulanacak para cezaları artırılıyordu. - Aynı zamanda bu tür kaçak yapılara altyapı hizmeti veren belediyeler, elektrik dağıtım şirketi, su ve telekom şirketlerine de abone başına para cezası uygulanması öngörülüyordu. - Bu gibi durumdaki arazilerin eski haline döndürülmesi amaçlanıyordu. - Hobi bahçesi adı altında tarım arazilerinin parçalanması, yapı kooperatiflerinin tarım arazisi satın almaları yasaklanırken, kaçak uygulamalara metrekare bazlı yüksek para cezaları uygulanacaktı. - Özetle bu kanun teklifi, tarım arazisini konuta çeviren ve imar rantı kovalayanlara yönelik yaptırımlar içeriyordu. AK PARTİ MKYK’DA DONDURULDU AK Parti MKYK toplantısında bu konuda vatandaşlardan gelen tepkiler, meselenin siyasi ve sosyolojik alt yapısı görüşülüp tartışıldı. Toplantıda, - Teklifin emekliler ve orta sınıfla birlikte milyonlarca kişiyi ilgilendirdiği ve orta sınıfın, “ayağımı basacağım küçük bir toprağım olsun” hayalini sekteye uğrattığı dile getirildi. Teklifin oy kaybına ve siyasi reflekse yol açacağı dile getirildi. - Teklifin vatandaşa iyi anlatılması gerektiği ve doğru bir iletişim dilinin kurgulanması gerektiği vurgulandı. - Toplu yıkımların doğrudan seçmen tepsisine yol açabileceği riskine dikkat çekildi. - Aynı zamanda karşıt görüş olarak bazı turizm bölgelerinde, büyük kentlerde fiilen yarı-yerleşim düzeni oluştuğu, bunun ekonomik adaletsizliğe yol açtığı, aynı zamanda tarım yapılabilir arazilerin bu şekilde yok edildiği dile getirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, “Vatandaş mağdur edilmesin, orta bir yol bulunsun. Teklif üzerinde tekrar detaylı ve hassas bir çalışma yapılsın” görüşü benimsendi. GERÇEK HOBİ BAHÇESİ-RANT AMAÇLI YAPI Teklif üzerinde çalışmalara başlandı ve bir ayrıma gidilmesi yönünde güçlü kanaat oluştu. Buna göre, gerçek hobi bahçesi ile rant amaçlı yapı birbirinden ayrılacak. Bu, çok kolay bir uygulama değil ancak gerçekten tarım üretimi yapan, meyve-sebze yetiştiren ve toprağı ekip biçenlere izin verilmesi, villa/ticari yapılaşma yoluna gidenlere ise sıfır tolerans uygulanması benimsendi. En güçlü senaryo olarak şu öne çıktı: “Eski yapılar tamamen yıkılmayacak anacak buralarda tarımsal üretim şartı getirilecek. Bu tarlalar artık kayıtlı olacak ve Tarım Bakanlığı’ndan izin alınacak. Aynı zamanda buralara ek vergi ve harç benzeri bir vergilendirme modeli izlenecek. Formülün özü; “Üretim yapıyorsan kal, rant için ev yaptıysan git” şeklinde özetlenebilir. Yasa çıktıktan sonra, tarım arazilerine yeni hobi bahçeli kurulmasına izin verilmeyecek. Elektrik-su aboneliğine yeni düzenleme çerçevesinde izin verilmeyecek. Sıkı denetim mekanizmaları getirilecek. Tarım, Çevre ve İçişleri Bakanlığı özellikle büyükşehirlerin ve turizm kentlerinin çevresinde ortak denetim çalışmaları yürütecek. Tarım dışı kooperatiflere tarım arazisi edinme izni verilmeyecek, mevcut kooperatiflerin de tarım kooperatiflerine dönüştürülmesi istenecek. Yetkilendirilmiş, sadece tarımsal üretim izinli kooperatifler faaliyet gösterebilecek. Sözleşmeli/taahhütlü üretim modeline geçilmesi de seçenekler arasında… KONUŞULAN FORMÜLLER Kanun teklifi ile ilgili kamuoyunda konuşulan formüller şunlar: Lisanslı hobi bahçesi sistemi: - Ruhsatlı alanlar oluşturulabilir- Standart: küçük yapılarda üretim zorunlu tutulabilir. Tarımsal üretim puanı: - Üretim yapmayanın hakkı düşer - Yapanın hakkı korunur Bölgesel zonlama: - Verimli tarım arazisi tamamen yasaklanır - Marjinal alanlarda sınırlı izin verilir Mikro tarım modeli: - Hobi bahçesi yerine kooperatiflere profesyonel üretim izni verilir - Araziler kamu ile ortak işletilir. Vergisel caydırıcılık: - Tarım dışı kullanıma ağır vergiler getirilir - Tarım yapana teşvik verilir. Sonuç olarak; Türkiye’de hobi bahçesi olgusu artık sosyal bir gerçekliğe dönüşmüş durumda. Ama aynı zamanda tarım arazilerinin kaybedilmesinin de ana nedenlerinden biri. Bu yüzden yeni yasa imar veya tarım affı dışında ikisinin arasında hibrit bir model olacak gibi görünüyor.

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı Haber

Irak, Süt Üretimini Artırmak İçin Dev Projeleri Başlattı

Irak Tarım Bakanlığı, ülkedeki süt üretimini artırmak ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla yeni stratejik projeleri hayata geçiriyor. Bu kapsamda Irak'ın iklimine uygun, günde 50 kilograma kadar süt verebilen özel inek ırkları ülkeye getirildi. Irak Tarım Bakanlığı Hayvansal Kaynaklar Dairesi Genel Müdürü Velid Muhammed Ruzuki, 25 Şubat 2026 Çarşamba günü (bugün) Rûdaw'a yaptığı özel açıklamalarda, ülkenin hayvancılık politikalarına dair önemli bilgiler paylaştı. Brezilya ve Kolombiya'dan canlı hayvan ithalatının kesintisiz sürdüğünü belirten Ruzuki, Gürcistan'dan da sınırlı sayıda koyun ithal edildiğini kaydetti. "Zirve döneminde günde 50 kilo süt veriyorlar" Ülke içi süt üretimini artırmayı hedefleyen büyük çaplı projelerin başlatıldığını vurgulayan Ruzuki, "Bunların en önemlisi Fedek Çiftliği'nde yürütülen Feyz-i Kasım projesidir. Bu proje kapsamında 165 gebe inek teslim alındı; doğum ve süt üretim süreci resmen başladı" dedi. Projeye özel olarak seçilen ineklerin Irak iklimine son derece uyumlu olduğunu belirten Ruzuki, "Bu hayvanların süt üretim kapasitesi mükemmel seviyede. Doğum sonrası günlük süt üretimi 30 kilogramı buluyor. Verimin zirve yaptığı dönemlerde ise bu rakam günde 40 ila 50 kilogram arasına çıkıyor" ifadelerini kullandı. 100 bin kapasiteli dev tesis yolda Ruzuki, önümüzdeki 1-2 yıl içinde faaliyete geçmesi planlanan yeni bir dev projenin daha müjdesini verdi. Kurulacak olan devasa tesisin hem süt üretimi hem de buzağı besiciliği odaklı olacağını belirten yetkili, tesisin 100 binden fazla hayvanı barındırma kapasitesine sahip olacağını açıkladı. Suni tohumlama ile yerel ırklar ıslah edilecek Tarım Bakanlığı'nın bir diğer önemli hedefi ise yerel hayvan ırklarının kalitesini artırmak. Bu amaçla yurt dışından yüksek kaliteli safkan boğalar ithal edilmesi planlanıyor. Nakliye masrafları dahil her bir boğanın maliyetinin 25 ila 30 milyon dinarı bulduğunu belirten Ruzuki, şu bilgileri verdi: "Amacımız bu boğalardan alınacak spermlerle yerel ineklerimize suni tohumlama yapmak. Kaliteli tek bir boğa, yaklaşık bin ineğin ırkını iyileştirebilir. Ancak bu planların tam anlamıyla hayata geçmesi, federal hükümetin gerekli bütçeyi tahsis etmesine bağlı." Irak'taki hayvan varlığı 17 milyonu aştı Hayvansal Kaynaklar Dairesi'nin güncel verilerine göre Irak genelinde toplam 17 milyon baş hayvan bulunuyor. Hayvan türlerine göre dağılım ise şu şekilde: Koyun: 13 milyon 900 bin İnek: 1 milyon 670 bin Keçi: 1 milyon 100 bin Manda: 612 bin Deve: 163 bin

Ardahan’da bal sağımı devam ediyor Haber

Ardahan’da bal sağımı devam ediyor

Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaretle tescillenen, Ardahan çiçek balında sağım heyecanı yaşanıyor. İlkbaharda zengin floraya sahip 2 bin rakımın üzerindeki yayla ve dağlara bırakılan kovanlarda organik üretim yapılan Ardahan çiçek balı, kent ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Meşakkatli bir uğraşın ardından üretilen ve kendine özgü aromasıyla bilinen balın ilk sağımı yapıldı. Dünyanın en önemli 4 ırkı arasında yer alan Kafkas arısının binden fazla bitki nektarından topladığı "Ardahan çiçek balı" kalitesiyle de adından söz ettiriyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca coğrafi işaretle tescillenen Ardahan balı, 700-1000 TL arasında alıcı buluyor. "Coğrafi işaretli organik bal projesi" Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu, Coğrafi İşaretli organik bal üretiminin başlayacağını söyledi. Evliyaoğlu, ’’ Tarım Bakanlığı tarafından yapılan organik bal üretimi projesi bu yıl itibariyle hayata geçecek. Bu projeye 24 arıcımız müracaatta bulundu. Bu arıcılarımıza, 10’ar kocan ve arıcılık ekipman ve malzemeleri verilecek. 2025 yılı itibariyle hem coğrafi işaretli organik bal üretimi yapılacak, hem de coğrafi işaretli bal üretimi yapılacak. Bu proje ile Ardahan arıcılığını bir adım daha ileriye taşımış olacağız" dedi. Organik bal üretiminin diğer bal üretiminden farklı olduğunu söyleyen Evliyaoğlu, ’’Organik bal üretecek olan arıcılar yerleşim biriminin dışında olacak. Üretilecek balın hijyen olması. Bu üreticiler organik şirketler tarafından sürekli olarak denetlenecek. Uygun olan şirketle bu balı üretebilecek" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.