Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Haberi

AGRONEWS - Tarım Haberi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Haberi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya gül yağı üretiminin kalbi Isparta’da hasat zamanı Haber

Dünya gül yağı üretiminin kalbi Isparta’da hasat zamanı

İklim koşullarına bağlı olarak ortalama 3 ila 4 ton gül çiçeğinden 1 kilogram gül yağı elde ediliyor. Bu ürünün kilogram fiyatının ise yaklaşık 12 bin avro (650 bin TL) seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu yıl Isparta’da 13 bin tonluk rekolte beklenirken, üreticiler artan maliyetler nedeniyle taban fiyatın yükseltilmesini talep ediyor. Dünyanın en kaliteli yağlık gül üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkan kentte hasat sezonu mayıs ayında başlayıp haziran sonuna kadar sürüyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan toplama işlemi öğle saatlerine kadar tamamlanıyor. Verimden memnuniyet Kuleönü Kasabası’nda üretim yapan çiftçi Mükerrem Çetin Kaya, bu yıl yağışların bol olması nedeniyle verimin yüksek olduğunu söyledi. Kaya, hasadın sabah 05.00’te başladığını ve kısa sürede tamamlandığını belirterek, yaklaşık 40 yıldır gül yetiştiriciliği yaptığını ifade etti. Gül yağının sadece kozmetik sektöründe değil, aynı zamanda gül reçeli ve lokum gibi ürünlerde de kullanıldığını aktardı. 13 bin tonluk rekolte beklentisi Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, geçen yıl yaşanan don olayının üretimi olumsuz etkilediğini hatırlatarak bu yıl yaklaşık 13 bin tonluk rekolte beklediklerini açıkladı. Selçuk, üretim maliyetlerinin arttığını belirterek, açıklanan 80 liralık taban fiyatın yetersiz kaldığını savundu. Üreticilerin kilogram başına 130 liralık taban fiyat talep ettiğini dile getirdi. Katma değer vurgusu Gül yağının üretim sürecinde 4 tona yakın çiçekten 1 kilogram ürün elde edildiğini vurgulayan Selçuk, gülün işlenerek parfüm ve kozmetik ürünlerine dönüştürülmesiyle çok daha yüksek ekonomik değer oluşturduğunu ifade etti. Selçuk, gelecekte kurulacak AR-GE merkezleri ve yerli markalarla birlikte Isparta’nın gül ekonomisinden daha fazla pay alabileceğini belirterek, üretimin sadece ham madde değil, katma değerli ürünler üzerinden geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Adana’da üreticiye çevre ve toprak uyarısı Haber

Adana’da üreticiye çevre ve toprak uyarısı

Adana genelinde hasat sürecinin başlamasıyla birlikte sahaya yönelik denetim ve bilgilendirme çalışmalarının arttığını belirten Bayazıt, hasat sonrası tarlalarda kalan bitki artıklarının yakılmasının toprak yapısını olumsuz etkilediğini ifade etti. Anız yakmanın kısa vadede kolay bir yöntem gibi görünse de uzun vadede tarımsal üretime zarar verdiğini vurgulayan Bayazıt, bu uygulamanın toprağın verimliliğini sağlayan organik maddeleri yok ettiğini kaydetti. “Ürün verimini olumsuz etkiliyor” Toprakta bulunan faydalı mikroorganizmaların anız yangınlarından zarar gördüğüne dikkat çeken Bayazıt, “Organik madde kaybı yaşanıyor ve toprağın yapısı bozuluyor. Bu durum, gelecek yıllardaki ürün verimini de olumsuz etkiliyor” dedi. Anız yangınlarının yalnızca tarım arazilerini değil, aynı zamanda çevredeki yerleşim alanlarını ve ormanlık bölgeleri de tehdit ettiğini belirten Bayazıt, kontrol dışına çıkan alevlerin enerji nakil hatlarına kadar ulaşabildiğini ifade etti. “Ortak sorumluluğumuz” Çiftçilere anız yakmaktan kaçınmaları çağrısında bulunan Bayazıt, toprağın korunmasının ve verimliliğinin artırılmasının tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Bayazıt, sürdürülebilir tarım için anızın yakılması yerine toprağa karıştırılması ve alternatif yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de tarım arazilerinde alarm veren düşüş Haber

Türkiye’de tarım arazilerinde alarm veren düşüş

Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, 11 Haziran’ı takip eden ilk pazar gününün Toprak Bayramı olarak kutlandığını hatırlatarak, toprağın gıda güvenliği açısından her zamankinden daha kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gıda güvenliğinin temelinin toprak olduğuna dikkat çeken Bayraktar, sağlıklı ve verimli üretimin bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Verimli tarım arazilerinin her geçen yıl azaldığını belirten Bayraktar, plansız yerleşim, sanayileşme ve altyapı yatırımlarının bu kaybı hızlandırdığını söyledi. Türkiye’de tarım alanlarının son 30 yılda yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara düştüğünü aktardı. Toprakların önemli bir bölümünün erozyon tehdidi altında olduğuna da dikkat çeken Bayraktar, koruyucu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Toprağın doğrudan sürülmesinin azaltılması ve organik madde oranını artıran yöntemlerin benimsenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bayraktar, damla ve yağmurlama sulama gibi modern tekniklerin su tasarrufu sağladığını ve toprak yapısının korunmasına katkı sunduğunu vurguladı. Ayrıca hobi bahçeleri uygulamalarının tarımsal işletme yapısını bozarak arazi parçalanmasına yol açtığını söyleyen Bayraktar, bu alanda denetimlerin artırılması ve yasal düzenlemelerin sıkı şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti. Konut, sanayi, turizm, madencilik ve altyapı yatırımlarında tarımsal verimliliği düşük alanların tercih edilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, arazi toplulaştırma çalışmalarının hızlandırılmasının da üretim sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu söyledi. Birinci sınıf sulanabilir tarım arazileri, meyve bahçeleri ve zeytinliklerin korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Üreticiye destek planı güncelleniyor Haber

Üreticiye destek planı güncelleniyor

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde düzenlenen kiraz hasadı etkinliğine katılan Bakan Yumaklı, üreticilerle birlikte bahçede kiraz topladı ve ürünün verimi hakkında bilgi aldı. Burada konuşan Yumaklı, İzmir’in Ege Bölgesi’nin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Kuzey Yarımküre’de ilk kiraz hasadının bu bölgede başladığını ifade etti. Hava koşullarının bu yıl üretim açısından olumlu seyrettiğini söyleyen Yumaklı, sıcaklıkların artmasıyla birlikte hasat sürecinin hızlanacağını kaydetti. Kemalpaşa’nın kiraz üretiminde kritik bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yumaklı, İzmir’in Türkiye’deki kiraz üretiminin yaklaşık yüzde 23’ünü karşıladığını ve binlerce ailenin geçimini bu ürünle sağladığını dile getirdi. Geçen yıl yaşanan zirai don nedeniyle üretimde ciddi kayıplar yaşandığını hatırlatan Yumaklı, bu yıl benzer bir durumun görülmediğini belirtti. Don afetinden etkilenen üreticilere İzmir özelinde yaklaşık 2 milyar liralık destek sağlandığını ifade etti. “Tarımsal destekleri yeniden güncelleyeceğiz” Bakan Yumaklı, tarımsal desteklerin belirlenmesinde öngörülerin esas alındığını ancak küresel ve bölgesel gelişmelerin maliyetleri artırdığını söyledi. Yumaklı, “2026 yılı desteklerimizi gübre ve mazottaki artışa göre, hasat faaliyetlerinin bitiminin ardından yeniden hesaplayacağız ve güncelleyeceğiz. Bölgemizde yaşanan çatışmalar ve küresel gelişmeler maliyetleri öngörülemeyen şekilde artırdı. Ancak biz her zaman üreticimizin yanındayız ve imkânlarımız ölçüsünde desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Genç üreticilerin tarım sektörüne katılımından memnuniyet duyduklarını ifade eden Yumaklı, Tarım ve Orman Gençlik Konseyi aracılığıyla 42 genç üreticinin sektörde yer aldığını, bu yapıyı 81 ile yaymayı hedeflediklerini belirtti. Kadın girişimciler ve genç çiftçilerin tarımsal üretimde önemli bir rol üstlendiğini vurgulayan Yumaklı, bu grubun modern üretim teknikleri ve teknoloji odaklı yaklaşımlarıyla gıda arz güvenliğine katkı sunduğunu kaydetti.

Tarım arazilerinde mirasçılara yeni ÇKS düzenlemesi Haber

Tarım arazilerinde mirasçılara yeni ÇKS düzenlemesi

Tarım ve Orman Bakanlığı, Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) miras yoluyla edinilen tarım arazilerine ilişkin önemli düzenlemelere imza attı. Yeni uygulamayla birlikte kayıt ve başvuru süreçlerinde hak sahipliğinin daha net belirlenmesi hedeflenirken, bazı durumlarda mirasçılık belgesi ibrazı zorunlu hale getirildi. ÇKS'de yeni uygulama dönemi Bakanlık tarafından yapılan düzenlemeyle tarımsal faaliyetlerin daha etkin şekilde takip edilmesi, mülkiyet bilgilerinin güncellenmesi ve hak sahipliklerinin netleştirilmesi amaçlanıyor. Yeni sistem kapsamında taahhütname ile ÇKS'ye kaydedilen araziler, uydu görüntüleri ve tespit komisyonlarının incelemeleriyle denetlenecek. Yapılacak itirazlar doğrultusunda, şartların oluşması halinde ilgili kayıtlar iptal edilebilecek. İtiraz edilen hisselerin kayıtları iptal edilebilecek Mirasçılar veya hissedarların, taahhütnameyle kayıt altına alınan arazilere itiraz etmesi durumunda, itiraz edilen hisse oranına karşılık gelen alanların ÇKS kayıtları geçersiz sayılabilecek. Veraset yoluyla edinilen ve taahhütname kapsamında sisteme dahil edilen tarım arazileri için de aynı uygulama geçerli olacak. Bu kapsamda itiraz edilen alanlar, taahhütname süresi boyunca sistem dışında bırakılabilecek. Mirasçılık belgesi istenecek Tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişinin vefat etmiş olması ve miras intikal işlemlerinin tamamlanmamış bulunması halinde, söz konusu taşınmazlar "intikali yapılmamış arazi" olarak değerlendirilecek. Bu arazilere ilişkin başvurulara mirasçılar tarafından itiraz edilmesi durumunda ise başvuru sahibinden mirasçılık belgesi talep edilecek. Belgenin sunulması için 15 gün süre tanınacak Bakanlığın düzenlemesine göre, istenen mirasçılık belgesinin ilgili mercilere 15 gün içinde ibraz edilmesi gerekecek. Belgenin süresi içinde sunulmaması halinde başvuru sürecinin olumsuz etkilenebileceği belirtildi. Kira sözleşmesi şartı getirilebilecek Başvurunun hissedar olmayan kişiler tarafından yapılması halinde, hissedarlarla imzalanmış kira sözleşmesi veya taahhütnamenin ibraz edilmesi zorunlu olacak. Öte yandan, veraset yoluyla iştirak edilen ve hisse oranlarının netleşmediği tarım arazilerinde ise tüm hissedarlarla düzenlenmiş kira sözleşmesi ya da taahhütname talep edilebilecek. Yeni düzenlemeyle birlikte, ÇKS kayıtlarının daha sağlıklı tutulması ve tarımsal desteklerden yararlanacak hak sahiplerinin doğru şekilde tespit edilmesi amaçlanıyor.

Türkiye’den ormanların direnci için uluslararası deklarasyona destek Haber

Türkiye’den ormanların direnci için uluslararası deklarasyona destek

Türkiye, iklim değişikliği ve çeşitli tehditlere karşı Pan-Avrupa ormanlarının korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini hedefleyen “Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar Deklarasyonu”nu imzaladı. İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen 10. Forest Europe Bakanlar Konferansı’nda kabul edilen 27 maddelik deklarasyonda, Türkiye’yi Bakan Yardımcısı Abdülkadir Polat temsil etti. Deklarasyonda, ormanların iklim değişikliği, aşırı hava olayları, zararlı böcekler, hastalıklar ve yangınlar gibi artan tehditlerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Bu nedenle, sürdürülebilir ve uyarlanabilir orman yönetiminin hem ekosistemlerin korunması hem de karbon tutumu ve yenilenebilir kaynak üretimi açısından kritik olduğu belirtildi. Metinde, ormanların yalnızca çevresel değil; ekonomik ve sosyal açıdan da önemli işlevler üstlendiği, biyoçeşitlilik, kırsal kalkınma, yerel ekonomi ve insan refahına katkı sağladığı ifade edildi. Ayrıca sürdürülebilir orman yönetiminin iklim politikalarının temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Orman tabanlı döngüsel biyoekonominin fosil yakıtlara alternatif olarak geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, inovasyon, yeni teknolojiler ve nitelikli iş gücünün sektördeki önemi öne çıkarıldı. Deklarasyonda ayrıca, Avrupa ve Pan-Avrupa bölgesinde orman politikalarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ormanların, jeopolitik riskler ve krizler karşısında toplumsal dayanıklılık açısından stratejik bir rol oynadığı da kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.