Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Haberi

AGRONEWS - Tarım Haberi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Haberi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: Küçükbaşa yıllık 180 bin lira destek verilecek Haber

Bakan Yumaklı: Küçükbaşa yıllık 180 bin lira destek verilecek

Bakan Yumaklı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nü ziyaret etti. Burada incelemelerde bulunan Yumaklı, daha sonra koyun-kuzu buluşmasını izledi. Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, TİGEM'in, Türkiye'de hem bitkisel üretimdeki tohum hem de hayvansal üretimdeki damızlık ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan önemli bir işletme olduğunu söyledi. Hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna işaret eden Yumaklı, bu kapsamda 2024'te 5 yıllık yol haritası açıkladıklarını hatırlattı. Bakan Yumaklı, bu süreçte meraların geliştirilmesinden küçük aile işletmeleri ile genç ve kadın girişimcilerin sektöre girmesine kadar birçok hususu devreye aldıklarını bildirdi. Hem üretim planlaması hem de uygulamaya alınan yol haritasının olumlu sonuçlarını gördüklerine işaret eden Yumaklı, "Bugün itibarıyla küçükbaş sürülerimiz yüzde 11 artışla 58 milyon başa yükselmiş durumdayız. Anadolu'muzun hem coğrafi koşulları hem de küçükbaş hayvancılıkla ilgili tecrübesi, bu alanda yapılması gereken çok daha önemli işler olduğunu da ifade etmekte. Dolayısıyla Anadolu'yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Hedeflere ulaşmak için çalışmaya devam edeceklerini bildiren Yumaklı, "Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir bir üretimi hayvansal üretimde yerine getireceğiz." dedi. "EN İYİ IRKIN OLUŞTURULMASI İÇİN ÇALIŞILMIŞ SÜRÜLERDEN VERİLECEK" Küçükbaş hayvancılığa ayrı önem verdiklerini belirten Yumaklı, sözlerine şöyle devam etti: "Küçükbaşa destekle alakalı bir uygulamayı Sayın Cumhurbaşkanı'mız açıklamıştı. Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin detaylarını da oluşturmaya başladık. 1 Nisan itibarıyla başvuruları aldık, 30 Nisan itibarıyla bu başvurular sona ermiş olacak. 95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvanı vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderler için destekte bulunmuş olacağız. Verilecek olanların tamamı, TİGEM'de en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek. Burada da yüzde 100'e varan faiz desteğiyle Ziraat Bankamızın 2 ila 7 yıl arasındaki vadelendirmesi söz konusu olacak." Bakan Yumaklı, bütün gayretlerinin, üreticilerle Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli en üst düzeye çıkarmak olduğunu bildirerek, bitkisel ve hayvansal üretimde bu avantajlara sahip olmayan ülkelerin tedarik ihtiyacını karşılayabilecek güce sahip olduklarını kaydetti. "BAKANLIK OLARAK BİR MODEL OLUŞTURUYORUZ" Projenin ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Yumaklı, şunları kaydetti: "Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacak. Veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için ilave puan alacak. Aile işletmeleri, birinci derecede örgüt, yani tarımsal herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olanlar da yine ilave puan almış olacak. Üç yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Belki düşük bir rakam gibi gelebilir 58 milyonun yanında ama biz Bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Dolayısıyla konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız."

Fındık üretiminde iki kritik tehlike: Uzmanlar uyardı Haber

Fındık üretiminde iki kritik tehlike: Uzmanlar uyardı

Düzce’de fındık üreticileri, mevsim normallerinin üzerindeki yağışlar ve yükselen nem oranı nedeniyle artış gösteren külleme hastalığı ile kozalak akarı tehlikesine karşı uyarıldı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, il genelinde yaklaşık 632 bin dekar alanda sürdürülen fındık üretiminde, küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıkların hastalık ve zararlı baskısını artırdığı ifade edildi. Yağış ve nem hastalık riskini büyüttü 2026 yılının ilk üç ayında yağışların mevsim ortalamalarının üzerine çıkması ve yüksek nispi nemin özellikle külleme hastalığının yayılma riskini artırdığına dikkat çekildi. Aynı zamanda yürütülen arazi kontrollerinde, fındıkta ciddi verim kayıplarına yol açabilen kozalak akarının da yaygınlaştığının belirlendiği aktarıldı. Kozalak akarıyla mücadele yöntemleri Meyve, sürgün ve yaprak gözlerinde deformasyona neden olan kozalak akarına karşı kış döneminde kozalakların toplanmasının etkili bir yöntem olduğu hatırlatıldı. Dal başına ortalama 5 ve üzeri kozalak tespit edilmesi durumunda ise kimyasal mücadeleye başlanması gerektiği bildirildi. Bakanlık tarafından ruhsatlandırılmış kükürt içerikli bitki koruma ürünlerinin kullanımının, hem kozalak akarını kontrol altına aldığı hem de bitkide erken yaşlanma ve kurumaya yol açan külleme hastalığını baskıladığı ifade edildi. Arıcılar ve çevre sağlığı için kritik uyarılar Kimyasal mücadele sırasında arıların, çevrenin ve insan sağlığının korunmasının önemine işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Arıcıların zarar görmemesi adına uygulama yapılacak alanların çevresindeki arı yetiştiricilerine en az 7 gün önceden bilgi verilmelidir. İlaçlamaların arıların aktif olduğu gündüz saatlerinde değil, kovanda bulundukları akşam saatlerinde yapılması önem arz etmektedir. İnsan ve hayvan sağlığının korunması açısından, ilaçlama yapılan bahçelerde uygulamadan sonra 21 gün süreyle hayvan otlatılmamalı ve meyve tüketilmemelidir. İlaç ambalajları çevreye gelişigüzel atılmamalıdır." Üreticilerin, mücadele yöntemlerine ilişkin ayrıntılı bilgi almak için il ve ilçe tarım müdürlüklerine başvurabileceği bildirildi.

Dünyanın En Küçük 5 İnek Irkı Haber

Dünyanın En Küçük 5 İnek Irkı

Küçükbaş sığır ırkları, özellikle sınırlı araziye veya bütçeye sahip aile çiftlikleri için ideal olarak görülüyor. Büyük ineklerin aksine çok fazla yem, bakım ya da alan gerektirmiyorlar. Üstelik sıcak ve zorlu iklim koşullarına dayanıklı olduklarından iklim değişikliğine uyumlu tarım modellerinde de öne çıkıyorlar. Uzmanlar, bu ırkların sadece "sevimli" olmadığını, aynı zamanda pratik, ekonomik ve çevre dostu olduğunu vurguluyor. İŞTE DÜNYANIN EN KÜÇÜK 5 İNEK IRKI Vechur Hindistan'ın Kerala bölgesinden gelen Vechur ineği, dünyanın en küçük inek ırkı olarak biliniyor. Boyu 90 cm'yi geçmeyen bu minik inek, A2 beta-kazein içeren, normal süte göre daha kola sindirilen sütüyle ünlü... Az yemle beslenebiliyor, hastalıklara dayanıklı ve sıcak iklimda rahatlıkla yaşıyor. Bu yüzden Güney Hindistanlı çiftçilerin gözdesi. Somba Benin ve Togo gibi ülkelerde görülen Somba inekleri, küçük ama inanılmaz dayanıklı. Zor şartlarda, kurak topraklarda bile yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Yerel halk için hem süt kaynağı hem de geçim desteği. Batı Afrika'da, tarımın zor olduğu bölgelerde hayatta kalma gücüyle tanınıyorlar. Panda İneği Adını siyah-beyaz pandaya benzeyen tüylerinden alan Panda inekleri, sevimlilikleriyle ünlü. Genellikle hobi çiftliklerinde veya hayvanat bahçelerinde bakılıyorlar. Süt ya da et üretimi için değil, görsel cazibeleri ve sakin karakterleri nedeniyle tercih ediliyorlar. Punganur Hindistan'ın Andhra Pradesh eyaletine özgü Punganur ineği, dünyadaki en küçük süt ırklarından biri. Boyu 70-90 cm arasında değişiyor ama yağlı, besin değeri yüksek sütüyle ünlü. Ghee ve tereyağı üretiminde sıkça kullanılıyor. Az su ve otla idare edebilmesi sayesinde kurak bölgeler için ideal bir tür. Minyatür Zebu Kısa bacakları ve küçük hörgücüyle tanınan Mini Zebu, Güney Asya kökenli bir ırk. Artık ABD'de de küçük çiftliklerde popüler hale geldi. Az süt vermesine karşın sıcağa dayanıklı ve kolay bakımlı olduğu için hobi çiftçileri tarafından tercih ediliyor.

Alaçam’da İlk Çeltik Hasat Günü Düzenlendi Haber

Alaçam’da İlk Çeltik Hasat Günü Düzenlendi

Samsun’un Alaçam ilçesi Göçkün Mahallesi'nde bu yıl ilki düzenlenen "1. Çeltik Hasat Günü" etkinliğiyle, bölge çiftçisinin yıl boyu süren emeği ürünle buluştu. 17 mahallede 675 ailenin katılımıyla toplamda 27 bin dekar alanda 25 bin ton çeltik üretimi yapılıyor. Açılış konuşmasını yapan Alaçam Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Bedir, ilçede üretilen çeltiğin kalitesine dikkat çekerek, "Samsun bölgesinde en kaliteli çeltik Alaçam’da yetişiyor. Biz bu ürünü markalaştırmak, yurt çapında tanıtmak istiyoruz. Ancak artan maliyetler üreticimizi zorluyor. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alacağı fiyat politikaları uygulanmalı ki çeltik üretimi sürdürülebilir olsun" dedi. Belediye Başkanı Ramazan Özdemir de ilçenin üretim kapasitesine dikkat çekerek, "Samsun’da çeltik üretiminde ikinci sıradayız. Osmancık ve Terme gibi markalaşmış ilçelere göre çok daha fazla üretim alanına sahibiz. Üreticilerimiz teknolojik inovasyonu takip ediyor, modern üretim yapıyor. Biz de yerel yönetim olarak bu çeltiğin marka değerini artırmak ve katma değerli ürün olarak piyasaya sunulmasını sağlamak için çaba gösteriyoruz" diye konuştu. Kaymakam Fatih Kayabaşı, çeltik üretiminin ilçe ekonomisi açısından kritik önem taşıdığını vurgulayarak, "Alaçam ilçemiz, Samsun genelinde çeltik üretiminde ikinci sırada yer almakta. Ortalama verimimiz dekar başına 809 kilogram. Bu rakam, hem Türkiye hem de dünya ortalamalarının üzerinde. Üreticilerimiz teknolojiye yatırım yapıyor, yenilikleri yakından takip ediyor. Bu başarı, onların profesyonelliğinin bir göstergesi" şeklinde konuştu. Etkinliğin sonunda Göçkün Mahallesi’nde çeltik hasadı yapıldı. Biçerdöverlerin tarlaya girmesiyle birlikte katılımcılar da hasat heyecanına ortak oldu. Çiftçiler, verimli bir sezon geçirdiklerini belirterek destek çağrısında bulundu. Alaçam’da bu yıl ilki düzenlenen Çeltik Hasat Günü’nün geleneksel hale getirilmesi hedefleniyor. Etkinliğin, ilçenin tarımsal üretimdeki marka değerini artırması bekleniyor. Etkinliğe ilçe protokolü, üreticiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Osmaniye’de Yer Fıstığı Hasadı Başladı Haber

Osmaniye’de Yer Fıstığı Hasadı Başladı

Osmaniye'de yer fıstığı olarak coğrafi işaretli ve Avrupa Birliği (AB) tescilli bulunan yer fıstığının hasadı başladı. Türkiye'nin yer fıstığı ekimi, işleme ve pazarlanmasının yüzde 90'ının yapıldığı Osmaniye'de yer fıstığı hasadına başlandı. Kentte 350 işletme yer fıstığı üretimi yaparken, yaklaşık 3 bin 500 aile de geçimini bu üründen sağlıyor. Bu yıl ekim alanı ve rekoltenin arttığı bildirildi. Kırmıtlı köyünde Habil Öztürk'e ait tarlada başlayan hasatta çiftçiler, verimden memnun olduklarını dile getirerek sezonun bereketli geçmesini diledi. Bu sene 127 bin dönümlük bir alanda 52 bin ton rekolte beklediklerini söyleyen Tarım ve Orman İl Müdürü Erdem Kolabaş, "İlimizde yer fıstığı hasadına başlandı, geçen sene 98 bin dekar alanda 45 bin ton üretimimiz vardı. Türkiye genelinde, Osmaniye ikinci sıradadır fıstık üretiminde. Bu sene 127 bin dönümlük bir alanda 52 bin ton rekolte beklemekteyiz. Geçen seneye göre hem üretim alanımız arttı hem rekoltemiz arttı. Bereketli, hayırlı bir hasat bekliyoruz. Yer fıstığı coğrafi işaretli bir ürünümüz, 2024 yılında da Avrupa Birliği nezdinde tescillini almış bulunmaktayız. Osmaniye'de fıstık üretiminde 350 irili ufaklı işletmemiz bulunmaktadır. Yaklaşık 3 bin 500 aileye geçim kaynağı sağlamaktadır. Hem tarla tarımında hem sanayi kısmında istihdam sağlamaktadır. İlimiz için önemli bir ürünümüzdür" diye konuştu. Kolabaş: "Osmaniye'de tarımsal üretim kuraklığa rağmen sorunsuz geçti" Tarımsal açıdan su sorunu yaşamadıklarını söyleyen Kolabaş, "Yaşadığımız kuralıktan dolayı, barajlardaki suların azlığından dolayı bir sıkıntı, su kıtlığı vardı ilimizde ancak yer fıstığında bu sıkıntıyı yaşamadık. Şu an soya üretimimiz var. Onda da herhangi bir sıkıntı beklemiyoruz. Barajlardaki doluluk oranına göre zaman zaman sulama zamanlarında suyu serbest bırakıyorlar. Şu an için bu sezonu atlattık herhangi bir sıkıntı yok tarımsal açıdan" dedi. Dönüme 600-650 kilo üretim beklediğini söyleyen çiftçi Habil Öztürk ise, "Osmaniye yer fıstığı hasadına başladık. Bu görmüş olduğunuz tarla 50 dönüm beklentim 600-650 kilo, fiyatta işte 70-75 olarak bekliyoruz. Çünkü ancak kurtaracak. Maliyetler çok yüksek. Ektiğimiz çeşit yerli bir ürün Masal diye bir marka iyi, bu bölgeye çok iyi verim veren bir marka, hastalıklara dayanıklı. Şimdi bunu ortalama tahminim 500 ile 600 arası tahmin ediyoruz. Verim verecek, iyi. Bakım iyi olduğu için verim iyi olacak. 600'ü alırız tahminim, 600 kiloyu alırız. Hasadın tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum" diye konuştu.

Fındık Fiyatı 320 Liraya Yükseldi Haber

Fındık Fiyatı 320 Liraya Yükseldi

Karadeniz Bölgesi'nin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta fiyatlar yükselişini sürdürüyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, fındık fiyatlarının 300 liranın üzerine çıktığını belirterek, üreticilerin büyük bölümünün bu durumdan memnun olduğunu söyledi. Fındığın 310-320 lira bandına ulaştığını aktaran Soydan, "Üreticiler bu yıl acele etmedi, pazara sadece ihtiyacı kadar ürün indirdi. Şu anda fiyatlar 310-320 lira seviyelerinde ama bu rakam bile pazara yoğun şekilde fındık çekemedi. Yani tüm imkân üreticinin elinde" dedi. Fiyatların geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Soydan, "Fındığın önü açık. Şu seviyelerde durur ya da buralara kadar çıkar demek doğru olmaz. Ancak fiyatların birkaç günde bir artmaya devam edeceğini öngörüyoruz. Üreticinin beklentisi belki 400 liraları bulabilecek bir fiyat yönündedir" ifadelerini kullandı. Üreticilerin büyük çoğunluğunun memnun olduğunu vurgulayan Soydan, "Sezon başında 200 lira seviyelerinde olan fiyatlara rağmen üreticiler ‘Bu sene fındık çıkar' diyordu. Biz de hep kontrollü şekilde pazara indirin, elinizde tutun dedik. Üretici de elinde tuttu ve şu anda fiyat yükseldi. Bugünkü fiyatlardan üreticilerimiz memnun diyebilirim. Ama yüksek kesimlerde zirai don nedeniyle mağduriyet yaşayan üreticilerimiz de var, bundan dolayı üzgünüz" şeklinde konuştu.

Sivas Kalkım Kaplıcasında Kirlilik Tepki Çekiyor Haber

Sivas Kalkım Kaplıcasında Kirlilik Tepki Çekiyor

Sivas'taki Kalkım köyü balıklı kaplıcasında ziyaretçilerin yol açtığı kirlilik tepkilere neden oluyor. Köy muhtarı, "Biz insanların buraya gelip şifa bulmasını istiyoruz. Ama insanlar çöplerini buraya bırakıyorlar" dedi. Kangal ilçesinde, sedef ve egzama hastalıklarının dünyadaki tek doğal tedavi merkezi olan Kangal Balıkçı Kaplıcası mühürlenince, şifa arayan hastalar yönünü yine ilçe sınırları içerisindeki Kalkım Kaplıcası'na çevirdi. Kapatılan Kangal Balıkçı Kaplıcası'nda olduğu gibi yer altından, doğal kaynaktan selenyumlu suyla birlikte gelen balıklar cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılıyor. Bölgede tesis bulunmadığı için hastalar balıklarla dolu doğal gölde şifa arıyor. Ancak şifa aramak için göle gelip çöplerini bırakanlar, dünyada eşi benzeri bulunmayan balıkların varlığını da tehdit ediyor. "Çöp bırakmasınlar, şifa bulsunlar" Kalkım Köyü Muhtarı Bedrettin Akgül, şifa için köye gelenlerin kaplıcayı kirlettiklerini belirterek, "Burası Kalkım köyü Balıklı Kaplıcası. Burası bizim kendi arazimiz. Buraya gelen vatandaşlar çöplerini atıyorlar, ağaçları kesiyorlar, tahrip ederek yakıyorlar. Biz burayı bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Biz insanların buraya gelip şifa bulmasını istiyoruz. Ama insanlar çöplerini buraya bırakıyorlar. Burada gelip alkol alıyorlar. Burası alkol alma yeri değil, bir tedavi merkezi. Alkolünü alacaksan başka bir yerde al. Bu konulardan dolayı çok zorlanıyoruz. Yetkililerden yardım bekliyoruz" dedi. "Çöplerini buralara bırakıp gidiyorlar" Kaplıcaya her yaz gittiğini ifade eden Mustafa Dağgez, "Burası başka bir yerde olsa ücretli olur ama burası ücretsiz. Buna rağmen çevreyi çok kirletiyorlar. Çöplerini buralara bırakıp gidiyorlar. Buraya gelenlerden duyarlı olmalarını bekliyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.