Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

AGRONEWS - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan biyokaçakçılara para cezası Haber

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan biyokaçakçılara para cezası

22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla konuşan Yumaklı, bu günün; bitkilerden hayvanlara, mikroorganizmalardan mantarlara kadar tüm canlı türlerinin önemini hatırlatmayı ve doğanın korunmasına yönelik küresel farkındalığı artırmayı hedeflediğini ifade etti. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin, doğadaki çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaların adil paylaşımı açısından en kapsamlı uluslararası düzenlemelerden biri olduğuna dikkat çeken Yumaklı, bu yılki temanın “Küresel Etki İçin Yerel Hareket” olduğunu aktardı. Yerelde atılan adımların küresel ölçekte biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmada güçlü bir etki oluşturduğunu vurgulayan Yumaklı, ülkelerin ortak belirlenen hedeflere uyum sağlamasının önemine işaret etti. Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’ni, 2050’ye kadar doğayla uyumlu bir dünya oluşturmayı amaçlayan küresel bir yol haritası olarak tanımlayan Yumaklı, Türkiye’de yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi ile tüm türlerin envanterinin çıkarıldığını ve düzenli olarak güncellendiğini belirtti. Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından “küçük bir kıta” niteliğinde olduğunu söyleyen Yumaklı, ülkenin Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç biyocoğrafik bölgenin kesişiminde yer aldığını, bu durumun tür çeşitliliğini önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Ulusal envanter çalışmaları kapsamında ülke genelinde 918 uzmanın görev aldığını, çalışmaların 7 yıl sürdüğünü ve yaklaşık 25 bin adam/gün arazi çalışması yapıldığını belirten Yumaklı; memeli, kuş, balık, sürüngen, amfibi ve damarlı bitkilere ilişkin elde edilen yaklaşık 2 milyon verinin “Nuh’un Gemisi” veri tabanında toplandığını, bugüne kadar da 16 binden fazla rapor üretildiğini aktardı. 2015’ten bu yana 81 ilde tür ve habitat düzeyinde izleme çalışmaları yürütüldüğünü söyleyen Yumaklı, nesli tehlike altındaki türlerin korunması için 2013–2024 arasında 103 tür eylem planı hazırlandığını, bu çalışmalarla türlerin durumunun düzenli olarak takip edildiğini ve koruma tedbirlerinin uygulandığını kaydetti. Nadir ve tehdit altındaki endemik bitkilerin korunması amacıyla Elazığ’da doku kültürü laboratuvarı ve sera kurulduğunu belirten Yumaklı, ayrıca geleneksel bilgilerin kayıt altına alınarak biyolojik çeşitliliğe dayalı bir veri sistemine aktarıldığını ve bu sistemde yaklaşık 123 bin kaydın bulunduğunu söyledi. Biyokaçakçılıkla mücadele kapsamında kolluk kuvvetleri ve vatandaşların bilinçlendirildiğini ifade eden Yumaklı, özel olarak geliştirilen izleme sistemi sayesinde vakaların takip edildiğini, söz konusu dönemde 181 yabancı uyruklu kişi hakkında işlem yapıldığını ve ciddi miktarda idari para cezası uygulandığını dile getirdi. İstilacı yabancı türlere karşı yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Yumaklı, farklı ekosistemlerde yapılan projelerle 177 türün değerlendirildiğini, verilerin ulusal bir sistemde toplandığını ve 2024–2035 dönemini kapsayan strateji ve eylem planının tamamlandığını aktardı. Son olarak Yumaklı, deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, potansiyel koruma alanlarının belirlenmesine ilişkin projenin ise 2027’nin ilk çeyreğinde başlatılmasının planlandığını söyledi.

Bakanlıktan “yapay et” iddialarına açıklama Haber

Bakanlıktan “yapay et” iddialarına açıklama

Bakanlık, konuya ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu yönetmelik ve buna ilişkin uygulama tebliğinin 20 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Yönetmelikteki 'yeni gıda' tanımı, 31 Aralık 2025'ten önce Türkiye'de yaygın tüketilmeyen ve yönetmelik ekinde listelenen ürünleri kapsamaktadır. Yeni gıdaların piyasaya çıkabilmesi için Bakanlığa başvuru yapılması, bilimsel risk değerlendirmesinden geçmesi ve yönetmelik ek listesine alınması şartı bulunmaktadır." Açıklamada, düzenlemede yer alan "bitkiler, mikroorganizmalar gibi organizmalardan elde edilen" ifadesinin başvuru aşamasında hayvansal dokulardan elde edilebilecek hücre ve doku kültürlerinin başvurusuna izin vermediğine işaret edilerek, bu sebeple, "yapay et" veya bunu çağrıştıracak ürünlere ilişkin başvuru yapılamayacağı bildirildi. Bakanlığın, hücre ve doku kültürü ile üretilen ve "yapay et" olarak adlandırılan ürünlere karşı duruşunu kararlılıkla sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Doğal üretimi, hayvancılığımızı, tüketici sağlığını ve kültürel hassasiyetlerimizi korumak temel önceliğimizdir. Yeni yönetmelik, iddia edilenin aksine, 'yapay et yasağını' çok daha güçlü yasal dayanağa ve bariyere kavuşturmuştur. Türkiye sınırları içinde yapay et üretimi ve tüketimi söz konusu değildir ve olmayacaktır."

Tarım Bakanlığı: Yeni gıda düzenlemesi yürürlüğe girdi Haber

Tarım Bakanlığı: Yeni gıda düzenlemesi yürürlüğe girdi

Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni geliştirilen gıdaların piyasaya arzına ilişkin usul ve esasları belirleyen yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. "Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği" ile "Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalara İlişkin Uygulama Tebliği", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni gıdalar için güvenlik kriterleri belirlendi Bakanlıktan edinilen bilgilere göre düzenleme, gelişen teknoloji ve alternatif gıda kaynaklarına yönelik çalışmaların artmasıyla birlikte yeni bileşenlerin gıda olarak kullanımına ilişkin artan talepler doğrultusunda hazırlandı. Yeni kurallarla, gıda işletmecilerinin geliştirdikleri ürünleri piyasaya sunabilmesine ilişkin şartların netleştirilmesi ve tüketiciler açısından yüksek düzeyde gıda güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor. 189 yeni gıda bileşeni listeye alındı Yönetmelik kapsamında, Avrupa Birliği listesinde yer alan ve Türkiye'de kullanımına uygun görülen 189 yeni gıda bileşeni mevzuata dahil edildi. Buna karşılık, 32 ürünün ise GDO'lu mikroorganizma kullanılarak üretilmesi, domuz kaynaklı olması veya böcek içermesi gibi gerekçelerle düzenleme kapsamına alınmadığı belirtildi. Risk değerlendirmesi şartı getirildi Yeni geliştirilen bir gıdanın piyasaya sunulabilmesi için insan sağlığı açısından risk taşımadığının belirlenen prosedürler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecek. Yönetmelik ekinde yer almayan yeni gıdalar için ise işletmelerin Bakanlığa başvuru yapması ve güvenilirlik değerlendirmesinden geçmesi zorunlu olacak. İnovasyonun desteklenmesi hedefleniyor Konuya ilişkin yayımlanan uygulama tebliğinde, yeni gıda statüsünün belirlenmesi ve başvuru dosyalarının içeriğine ilişkin teknik düzenlemelere de yer verildi. Düzenleme ile daha önce gıda olarak tüketilmemiş bileşenlerin bilimsel risk değerlendirmesi sonucunda kullanımına izin verilmesi ve tüketici sağlığının korunması hedefleniyor. Ayrıca yenilikçi gıda ürünleri, yeni teknolojiler ve üretim süreçlerinin desteklenmesiyle sektörde inovasyonun teşvik edilmesinin amaçlandığı ifade edildi.

Bakanlık, yanıltıcı gıda etiketlerine yeni düzenleme getirdi Haber

Bakanlık, yanıltıcı gıda etiketlerine yeni düzenleme getirdi

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türk Gıda Kodeksi’nde yapılan değişikliklerle gıda etiketleme sistemine yönelik yeni düzenlemeleri duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından paylaşılan detaylarda ise etiketlerde yer alacak bilgi standartlarına ilişkin yeni zorunluluklar açıklandı. Gıda etiketlerinde yanıltıcı ifadelere düzenleme Bakan Yumaklı, yapılan değişikliklerle gıdaların içeriğinde tüketiciyi yanıltabilecek ifade ve isimlendirmelerin kaldırıldığını belirtti. Kafa karıştıran etiket uygulamalarına son verildiği ifade edilirken, düzenlemenin “Güvenilir Gıda” vizyonu kapsamında hayata geçirildiği aktarıldı. Açıklamada, tüketicinin doğru bilgiye hızlı ve net şekilde ulaşmasının temel hedef olduğu vurgulandı. “Türk Gıda Kodeksi’nde yaptığımız köklü değişikliklerle son veriyoruz” Bakan Yumakı’nın paylaştığı bilgilerin tamamı şöyle: “Tükettiğimiz gıdaların içeriğindeki algı oyunlarına, yanıltıcı isimlere ve kafa karıştıran etiketlere Türk Gıda Kodeksi’nde yaptığımız köklü değişikliklerle son veriyoruz. Tarladan sofraya her adımda ‘Güvenilir Gıda’ vizyonumuzla, her lokmada içinizin rahat olması için durmaksızın çalışıyoruz. Tüketicilerimizin doğru bilgiye ulaşmasını engellemeye çalışan hiçbir uygulamaya geçit vermiyor, şeffaf ve güvenli bir gıda ekosistemini kararlılıkla inşa ediyoruz.” Ambalajlarda görünürlük zorunluluğu getirildi Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, gıdanın adı ve net miktar bilgisinin artık ambalajların en görünür alanında yer almasının zorunlu hale getirildiği bildirildi. Bu düzenlemeyle birlikte ürün etiketlerinde temel bilgilerin tüketicinin doğrudan görebileceği alanda bulunması sağlanacak. Uygulamanın Türk Gıda Kodeksi kapsamında yürürlüğe alındığı ifade edildi. “Doğru bilgiye hızlı erişim imkânını güçlendiriyoruz” Tarım ve Orman Bakanlığı resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamalarda şu ifadeler yer aldı: “Gıdanın adı ve net miktarı artık ambalajların en görünür yerinde, temel görüş alanında yer almak zorunda. Türk Gıda Kodeksi’nde yaptığımız düzenleme ile tüketicilerimizin en temel hakkı olan ‘doğru bilgiye hızlı erişim’ imkânını güçlendiriyoruz.”

Fidan üretimi ve pazarlamasında yeni düzenleme Haber

Fidan üretimi ve pazarlamasında yeni düzenleme

Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Meyve Fidanı ve Üretim Materyali Sertifikasyonu ile Pazarlaması Yönetmeliği ile Asma Fidanı ve Üretim Materyali Sertifikasyonu ile Pazarlaması Yönetmeliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle birlikte üretim, sertifikasyon, denetim ve pazarlama süreçlerine ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi. Stratejik üretim için yeni adım atıldı Yeni yönetmeliklerde, meyve ve asma türlerinin tarımsal üretimde stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sertifikasyon ve pazarlama esaslarının güncel ihtiyaçlara uygun hale getirilmesi ile ülke menfaatlerinin korunmasının amaçlandığı belirtildi. Damızlık ünitelerinin kuruluş şartları belirlendi Düzenlemeye göre, meyve fidanı ve asma üretiminde kullanılacak çoğaltım materyallerinin üretildiği damızlık ünitelerinin nasıl kurulacağına ilişkin esaslar netleştirildi. Damızlık üniteleri; hastalık ve zararlılardan ari, genetik özellikleri bilinen ve belgelendirilmiş materyallerin üretildiği özel parseller veya seralar olarak tanımlanıyor. Yeni kurallarla birlikte bu alanların kuruluş ve işletme süreçleri yeniden şekillendirildi. Komisyon şartı kaldırıldı, yetki alanı genişletildi Damızlık ünitelerinin kurulumu sırasında, materyalin yurt dışından gelmemesi halinde çeşit tespiti için komisyon kurulması şartı kaldırıldı. Böylece belirli başvurularda süreçlerin daha hızlı yürütülmesinin önü açıldı. Ayrıca iki no’lu damızlık ünite kurulumu için daha önce Bakanlık tarafından verilen özel yetki uygulaması da sona erdi. Yeni düzenlemeyle birlikte üretici belgesine sahip kişilere iki no’lu damızlık ünitesi kurabilme yetkisi verildi. Böylece daha geniş bir üretici kitlesinin sistem içinde yer almasının önü açılmış oldu. Asma üretiminde sera şartı getirildi Asma fidanı üretimine ilişkin düzenlemelerde de değişikliğe gidildi. Buna göre iki no’lu damızlık ünitelerinde uygulanan izolasyon mesafesi şartı kaldırıldı. Bunun yerine söz konusu ünitelerin tamamının tül serada kurulması kararlaştırıldı. Bitki pasaportu yerine kayıt kontrolü uygulanacak Yönetmelikle birlikte beyannamelerde talep edilen Bitki Pasaportu Belgesi uygulamasında da değişikliğe gidildi. Yeni dönemde belge ibrazı yerine sistem üzerinden kayıt kontrolü esas alınacak. Denetimler yıllık yapılacak, karekod dönemi başlayacak Damızlık parselleri ile üretim alanlarına yönelik denetimlerin her yıl görevlendirilecek komisyon tarafından yapılacağı bildirildi. Böylece sertifikasyon sisteminin düzenli şekilde takip edilmesi sağlanacak. Fidan ve üretim materyali etiketlerinde sertifika bilgilerini içeren karekod bulunması şartı da getirildi. Söz konusu uygulamaya geçiş için iki yıllık uyum süresi tanındı.

Tarımda büyük adım: 422 bin hektar ova koruma altına alınıyor Haber

Tarımda büyük adım: 422 bin hektar ova koruma altına alınıyor

Bakanlık verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla 18 ilde bulunan 34 ovada toplam 421 bin 914 hektarlık alan için koruma çalışmaları tamamlandı. Söz konusu adımın, tarımsal üretim potansiyeli yüksek bölgelerde arazi kaybının önlenmesi açısından kritik önem taşıdığı belirtildi. BÜYÜK OVA KORUMA ALANLARI GENİŞLİYOR Türkiye genelinde bugüne kadar 73 ilde bulunan 468 ova, “büyük ova koruma alanı” ilan edildi. Bu alanların toplam büyüklüğü ise 9 milyon 448 bin 55 hektara ulaştı. Geçen yıl ayrıca 10 ilde bulunan büyük ova koruma alanlarıyla ilgili revize çalışmaları da tamamlandı. TOPRAK ETÜT ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi Projesi kapsamında yürütülen detaylı toprak etüt ve arazi kullanım planlaması çalışmaları birçok ilde devam ediyor. 1/5.000 ölçekli detaylı toprak etüt çalışmaları: 10 ilde tamamlandı 21 ilde sürüyor 13 ilde ihale süreci devam ediyor TRAKYA’DA 750 BİN HEKTARLIK HARİTALAMA TAMAMLANDI Edirne, Tekirdağ, Kırklareli ve Yalova’da toplam 931 bin hektarlık alan ihaleye çıkarıldı. Bu bölgelerde 750 bin hektarlık alanda detaylı toprak etüt ve haritalama çalışmaları tamamlandı. Çanakkale, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın ve Manisa illerinde yürütülen toplam 2,4 milyon hektarlık arazi çalışması sona erdi. Şanlıurfa, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay ve Adana dahil 11 ilde toplam 5,4 milyon hektarlık alan için detaylı toprak etüt ve haritalama ihalesi yapıldı. TARIMSAL ÜRETİM İÇİN STRATEJİK ADIM Uzmanlar, ova koruma ve toprak planlama çalışmalarının, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımını önleyeceğini, verimliliği artıracağını ve uzun vadede gıda arz güvenliğine katkı sağlayacağını değerlendiriyor.

Yem bitkileri üretimi planlı üretim sistemine dahil edildi Haber

Yem bitkileri üretimi planlı üretim sistemine dahil edildi

Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldık Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Bakan Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikayet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." İnsanımızın menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.