TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

AGRONEWS - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muş’ta devlet desteği hayvancılığı büyüttü Haber

Muş’ta devlet desteği hayvancılığı büyüttü

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistiklerine göre, ülke genelinde olduğu gibi Muş'ta da hayvan varlığında artış kaydedildi. Devlet desteklerinin etkisiyle kentte büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı yükselişe geçti. Hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Muş'ta da 2024'te 242 bin 277 olan büyükbaş hayvan sayısı, 2025 yılında 253 bin 840'a yükseldi. 2024'te 1 milyon 158 bin 120 olan küçükbaş hayvan sayısı ise 2025 yılında 1 milyon 411 bin 269'a çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan yem desteği, düşük faizli kredi imkanları ve hibe programları sayesinde üreticiler hayvancılığa yöneldi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta yaşanan artış, Muş'un bu alandaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Devlet desteklerinin üretime olumlu yansıdığı Muş'ta hayvan varlığındaki artış, hem kırsal kalkınmaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Desteklerin devam etmesiyle önümüzdeki yıllarda da artış trendinin sürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Yaklaşık 25 yıldır hayvancılık mesleğini yürüten besici Yusuf Bakır, devletin sağladığı desteklerle gençlerin batı illerine gitmeden kendi köylerinde kalarak hayvancılık mesleğini yaptığını ifade etti. Bakır, "Damızlık, koyun, küçükbaş ve büyükbaş hayvan besliyoruz. Ayrıca besi ve ticaret amaçlı hayvanlarımız da var. Son yıllarda devletimizin sağladığı destekler bizler için çok önemli oldu. Oğlak desteği, kuzu desteği, büyükbaş hayvan destekleri ve ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi'nin kış aylarında sağladığı arpa desteği hayvancılığın canlanmasına büyük katkı sundu. Bu destekler sayesinde hayvancılıkta ciddi bir artış ve iyileşme yaşandı. Eskiden gençlerimiz iş bulmak için batı illerine göç ediyordu. Ancak şu anda, verilen desteklerin de etkisiyle gençlerimiz yeniden hayvancılığa ve besiciliğe yönelmeye başladı. Devletimizden daha iyi ve sürdürülebilir destekler bekliyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için de teşekkür ediyoruz" dedi.

Karadeniz’de Hayalet Ağ Alarmı Haber

Karadeniz’de Hayalet Ağ Alarmı

Karadeniz’in doğal ekosistemini ve biyoçeşitliliğini korumak için hayalet ağlardan temizlemek gerektiği belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, Karadeniz’in gezegenin en sıra dışı ve en kırılgan ekosisteme sahip denizlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Erüz "6 ülkeyle çevrili olan bu denizin, yüzey tabakasının altında beklenmedik bir gerçeği saklıyor. Sularının yüzde 80'inden fazlası oksijensiz-anoksiktir. 150 metrenin altında oksijen kayboluyor ve yerini zehirli bir gaz olan hidrojen sülfid alır. Bu nedenle üst yapılı deniz yaşamı ince, ancak çok verimli bir yüzey tabakasına sıkışmıştır, bu da bu sınırlı yaşam alanını son derece değerli kılıyor" dedi. "Karadeniz’de neredeyse hiç görünmeyen, farkında olunmayan ancak her geçen yıl artan bir sorun var" Karadeniz’deki biyo-çeşitliliğe yönelik insan kaynaklı tehditlere vurgu yapan Prof. Dr. Coşkun Erüz "Karadeniz’de neredeyse hiç görünmeyen, farkında olunmayan ancak her geçen yıl artan bir sorun var: terk edilmiş, kayıp veya atılmış ağ ve diğer balıkçılık ekipmanları, diğer adıyla hayalet ağlar. Dayanıklı plastiklerden yapılmış bu ağlar, deniz içerisinde serbest-kontrolsüz dolaşarak on yıllarca varlığını sürdürebiliyor. İster deniz dibine takılmış, ister kayalara dolanmış veya akıntılarla sürüklenmiş olsunlar, bu ağa ve ekipmanlar avlanmaya devam ederek deniz ortamına, canlı yaşamına büyük zarar verirler ve ticari değeri yüksek hamsilerden nesli tehlikede olan mersin balıklarına, kabuklulardan, yunus ve kuşlara kadar her canlıyı avlamaya devam ederler" diye konuştu. "Kaybolan tek bir ağ yüzlerce kilo ağırlığında olabilir ve yıllarca biyolojik çeşitliliğe zarar vermeye devam edebilir" Avrupa Çevre Ajansı'na (EEA) göre Karadeniz'deki deniz kirliliğinin yüzde 85'inin plastikten oluştuğuna da dikkat çeken "BlackNets" projesi koordinatörü de olan Erüz "Küresel olarak, hayalet ağların bunun yaklaşık yüzde 10'unu oluşturduğu düşünülüyor ve bazı kritik bölgelerde ise balıkçılık ekipmanları, hayalet ağlar ve plastik atık deniz çöpü atığının yarısını oluşturuyor. Kaybolan tek bir ağ yüzlerce kilo ağırlığında olabilir ve yıllarca biyolojik çeşitliliğe zarar vermeye devam edebilir. Kontrol dışı kalan, denizde terkedilen, atılan bu ağlar ortada görünmüyor olsa dahi, su içinde ve zeminde habitat ve ekosistem bozulmasına biyoçeşitliliğin zarar görmesine neden oluyor. Kontrolsüz bir şekilde balıkları ve diğer canlıları yakalamaya devam ediyorlar. Denizlerde görünmez, sinsi katil gibiler açıklamasında bulundu. Ortak deniz Karadeniz’i korumak her bireyin, kurum ve kuruluşların, özellikle bu denizden geçim sağlayan balıkçıların görev ve sorumluluğudur" şeklinde konuştu. BlackNETS projesi bitti, Horizin Rower başlıyor Prof. Dr. Coşkun Erüz, BlackNETS projesinin 2025 Aralık sonu itibari ile tamamlandığını, KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi olarak 2026 yılı itibari ile Horizin ROWER projesini başlatacaklarını ifade ederek "Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliği ile hayalet ağ geri toplama çalışmaları planlanmakta, diğer kurum ve kuruluşların desteği ile 2026 itibari ile yeni proje ve uygulamalarla da hayalet ağ sorunu konusunda toplumsal bilgi ve farkındalığı arttırma, geri kazanarak deniz ekosistemini rehabilite etme, koruma çalışmaları devam ettirilecektir" ifadelerini kullandı.

Ordu, 600 Bin Kovanla Arıcılar 2026 Sezonuna Hazırlanıyor Haber

Ordu, 600 Bin Kovanla Arıcılar 2026 Sezonuna Hazırlanıyor

Türkiye'de en fazla bal üretiminin yapıldığı Ordu'da arıcılar 2026 yılı sezonu için hazırlıklarına başladı. 600 bin kovan varlığı ile Ordu, Türkiye'de en fazla bal üretimi yapan il konumunda. 3 bin 500 kayıtlı arıcının bulunduğu ilde yaklaşık 10 bin aile, geçimini bu sektörden sağlıyor. Türkiye'nin çeşitli bölgelerini dolaşarak bal üreten Ordulu gezgin arıcılar, 2025 yılında yaklaşık 18 bin ton üretim yaptı. 2025 yılını verimli geçiren arıcılar, kar yağışı ve soğuk havaların ardından bahar bakımları için hazırlıklara başladı. Arıcılar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kendilerine ödenen kovan başı destekleri can suyu olarak gördüklerini, sahte ballara karşı yapılan denetimlerin ise balın hak ettiği değere ulaşması adına önemli olduğunu söyledi. "Desteklerin bakım öncesi ödenmesi arıcıları memnun etti" Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, kovan başı destek ödemelerinin, bu sene arı bakımlarının başlayacağı zamanın öncesinde hesaplara yatırılmasından dolayı mutlu olduklarını söyledi. Bu desteklemeleri alan arıcıların bakım hazırlıklarına başladıklarını ifade eden Çiftçi, arıcıların 2026 sezonuna en iyi şekilde hazırlanacaklarını kaydetti. "Balımızın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" Çiftçi, 2025 yılında Ordu'da yaklaşık 18 bin ton bal üretimi yapıldığını belirterek, "Ordu'da 600 bin kovan varlığımız var. Sezon şartları ne getirir bilinmez, şu anda küresel ısınma var, bunlardan etkilenmezsek en iyi şekilde üretim yapacağız diye düşünüyoruz. 2026 yılının tüm arıcılarımıza hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Tüm maliyetleri hesaplayıp balın hak ettiği değere ulaşması için mücadele ediyoruz" dedi. Arıcılar, sahte bala karşı yürütülen mücadelelerden memnun Bakanlık tarafından geçen yıllarda belirli yerlere yapılan baskınlar olduğunu ifade eden Çiftçi, "Bu baskınlardan dolayı bal fiyatlar hak ettiği değere gidiyor. İnşallah bundan sonra da bakanlığımızın denetimleri devam eder. Hem üreticilerimiz, hem de tüketicilerimiz kazanır" diye konuştu. "Şu anda yapacağımız bakımlar önemli" Yaklaşık 33 yıldır arıcılık yapan Coşkun Baş ise yeni sezona hazırlandıklarını belirterek, "Hazırlıklarımızı tamamladık, kış sezonu sonrası bakımlarımıza başlıyoruz. Geçimimizi arıcılıktan sağlıyoruz, sene boyunca bal üretimlerimizi yapıyoruz. Şu anda yapacağımız bakımlar önemli. Arılarımız kar altından yeni çıktı. Yiyecek ve ilaçları var mı diye kontrol ediyoruz. Beslemelerini kontrol edip, yayla zamanına hazırlayacağız" ifadelerine yer verdi.

Siirt’te Çiftçilere 25 Bin Fıstık Ve 4 Bin Trabzon Hurması Fidanı Dağıtıldı Haber

Siirt’te Çiftçilere 25 Bin Fıstık Ve 4 Bin Trabzon Hurması Fidanı Dağıtıldı

Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Tarım Müzesi ve Eğitim Merkezi'nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, kentin tarımsal üretim ve hayvancılık alanlarında sahip olduğu potansiyel ile ekonomik ve sosyal açıdan büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi. Tarımsal desteklemeler ve kırsal kalkınma projeleriyle çiftçilere önemli katkılar sağlamakta, hayata geçirdikleri yeni projelerle bu alanlarda daha da ileriye gitmeyi hedeflemekte olduklarını belirten Kızılkaya, Siirt ekonomisinin temel dinamikleri arasında yer alan tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla; Tarım ve Orman Bakanlığı himayelerinde, valiliğin güçlü destekleriyle çok yönlü projeler yürütmekte olduklarını dile getirdi. Bugün itibarıyla 410 bin dekar alanda yaklaşık 30 bin ton üretimle Siirt fıstığında Türkiye birinci olduklarını belirten Vali Kızılkaya, "2002 yılında 40 bin dekar olan Siirt fıstığı üretim alanımız, bugün 400 bin dekarın üzerine çıkmıştır. Sulama projeleri ve modern yetiştirme teknikleriyle, yaklaşık 30 bin ton seviyesindeki üretimi 50 bin tona yükseltmeyi hedefliyoruz. 2024 yılı TÜİK verilerine göre ilimizde; 6 bin 540’ı meyve veren, 16 bin 837’si verim çağında olmayan toplam 23 bin 377 Trabzon Hurması ağacı bulunmaktadır. Toplam 676 dekar alanda gerçekleştirilen üretimle 2024 yılında 153 ton Trabzon Hurması elde edilmiştir. Valiliğimizin destek ve himayelerinde, İl Özel İdaresi projeleri kapsamında yürütülen Siirt Fıstığı Geliştirme Projesi çerçevesinde; yüzde 60’ı Özel İdare bütçesinden, yüzde 40’ı çiftçi katkısından karşılanmak üzere toplam 1 milyon 542 bin TL kaynak ayrılmış olup, bu kapsamda 25 bin 700 adet fıstık fidanını bugün üreticilerimizle buluşturuyoruz" dedi. Vali Kızılkaya, aynı şekilde uygulanan Trabzon Hurması Geliştirme Projesi kapsamında ise; yüzde 60’ı Özel İdare bütçesinden, yüzde 40’ı çiftçi katkısından olmak üzere toplam 1 milyon TL tutarında destek sağlanmış ve 4 bin 300 adet Trabzon hurması fidanının dağıtımı gerçekleştirilmekte olduğunu söyleyerek, "Son 6 yıl içerisinde; Bitkisel üretim alanında 819 milyon 336 bin TL hayvansal üretim alanında ise 450 milyon 164 bin TL tutarında destekleme ödemesi gerçekleştirilmiştir. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında yalnızca 2025 yılında, 114 projeye 134 milyon 382 bin TL destek sağlanmıştır. Son 5 yılda; Tarım Arazilerinin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında 340 bin 725 adet, İl Özel İdaresi projeleri kapsamında 226.500 bin adet olmak üzere, toplamda 567 bin 225 adet Siirt fıstığı fidanı dağıtımı yapılmıştır. Bugün ise bu çalışmalara ilave olarak 25 bin 700 adet fidanı daha üreticilerimizle buluşturuyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından programa katılan çiftçilere fidanların dağıtımı gerçekleştirildi.

Edirne, Mera Islahıyla Hayvancılığa Destek Veriyor Haber

Edirne, Mera Islahıyla Hayvancılığa Destek Veriyor

Keşan ilçesine bağlı Karahisar köyünde projeyle ilgili toplam 25 dönüm mera alanında ıslah çalışmaları sürdürülüyor. Geçtiğimiz yıl mera verimliliğini artırmak amacıyla ön bitki olarak yulaf ekimi yapılan alanda, bu yıl 7'li karışım mera otu ekimi gerçekleştirildi. Ekim çalışmaları, modern tarım tekniklerinden biri olan drone destekli ekim yöntemi kullanılarak yapıldı. Karahisar Köyü Muhtarı Cavit Ateş, "Geçen yıl yapılan ekipleri çok iyi verim aldık. Bu yıl da biraz daha fazla alana ekim yaparak hayvancılığa katkı yapmak için ekimi gerçekleştirdik. Bize bu imkanı sağlayan il müdürlüğümüze ve bakanlığımıza saygı sunuyoruz" dedi. Taptık köyünde suni mera alanı 600 dekara ulaşıyor Havsa ilçesine bağlı Taptık köyünde ise Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü'nce desteklenen proje çerçevesinde altılı karışım mera otu tohumu ekimi yapıldı. Bu yıl 400 dekar alanda gerçekleştirilen ekim çalışmalarıyla birlikte, daha önce ekimi tamamlanan 200 dekar alanla, köyde toplam 600 dekar suni mera alanı oluşturulmuş olacak. Mera ekim çalışmalarına; Havsa Kaymakamı Oğuzhan Aksoy, İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, İl Müdür Yardımcısı Volkan Diriker, Havsa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Doğan, Havsa Ziraat Odası Başkanı Bülent Uzel, Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Şube Müdürü Metin Özkan, teknik personel ve üreticiler katıldı. Tohum ve gübre desteği Proje kapsamında Taptık köyünde yürütülen çalışmalar için 8 ton gübre, 4 ton yulaf tohumu, 2 ton altılı karışım mera otu tohumu kullanılarak toplam 600 dekarlık suni mera alanı tesis edilecek. Ekim çalışmalarının ardından yetkililer, köy kahvesinde üreticilerle bir araya gelerek vatandaşların talep ve önerilerini dinledi, karşılıklı istişarelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla mera alanlarının ıslah edilmesi, sürdürülebilir hayvancılığın desteklenmesi, üreticilerin kaba yem ihtiyacının karşılanması ve yem maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Yetkililer, mera ıslah projelerinin Edirne genelinde artarak devam edeceğini vurguladı.

Kars, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Birinci Derece Belge Aldı Haber

Kars, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Birinci Derece Belge Aldı

Kars’ta hayvancılık alanında faaliyet gösteren Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen "Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi" almaya hak kazandı. Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen tarımsal amaçlı örgütlerin derecelendirilmesi programı kapsamında "Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi" almaya hak kazandı. Belge, Kars Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın tarafından Birlik Başkanı Eren Alp’e takdim edildi. Belgeyle birlikte Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin kurumsal yapısı, üretici temsil gücü ve tarımsal faaliyetlerdeki yeterliliği resmiyet kazanmış oldu. Birliğin, aldığı belge sayesinde destekleme programları ve projelerde daha etkin rol alması bekleniyor. Kars’ta ilk kez bir tarımsal örgütün birinci derece statüye ulaşması, hayvancılık sektörü açısından önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Belge takdim töreninde konuşan Kars Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın, Kars’ın tarım ve hayvancılıktaki stratejik önemine dikkat çekti. Aydın, "Kars, tarım ve hayvancılığın başkenti konumunda. 600 binin üzerinde büyükbaş hayvan varlığımızla ülkemizin hem besilik dana hem de süt ve süt ürünleri ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyoruz. Bu noktada Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, üye sayısı ve yaptığı çalışmalarla çok kıymetli bir sivil toplum kuruluşudur. Bakanlığımızın yeni yönetmeliğiyle tarımsal örgütlerin derecelendirilmesi yapılıyor. Bu kapsamda birinci derece belge alan örgütlerin üyeleri, desteklemelerden ve kredi imkanlarından daha avantajlı şekilde yararlanıyor. Kars’ta ilk kez bir birliğimiz bu başarıyı elde etti. Bu hem Kars hayvancılığı hem de üreticilerimiz adına son derece önemlidir. Ülke genelinde bu yıl 105 örgüt bu kapsama girdi, bunlardan biri Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği oldu. Gurur duyuyoruz" dedi. Kars Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Eren Alp ise elde edilen başarının ortak bir emeğin sonucu olduğunu belirtti. Alp, "Kars, hayvancılığıyla var olan bir il. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren birliğimizi daha güçlü hale getirmek için çalıştık. Bu başarı; sadece Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin değil, Kars üreticisinin ve Tarım İl Müdürlüğümüzün de başarısıdır. Birinci derece örgüt olmanın çok önemli avantajları var. Birliğimize üye üreticilerimiz kamu bankalarında kullandıkları kredilerde yüzde 10 faiz indiriminden yararlanacak. Ayrıca süt ve buzağı destekleriyle birlikte üreticilerimiz yaklaşık 1.000 TL’ye varan ek destek alacak. Bu, doğrudan Kars ekonomisine giren bir kazançtır. Merkez Birliği yönetiminde yer almamız, Kars’ın hayvancılıkla ilgili sorunlarını doğrudan bakanlığa iletmemiz anlamına geliyor. Masada artık Kars’ın bir koltuğu var. Ayrıca bu yıl 172 bin küpeleme yaparak Türkiye genelinde ikinci sıraya yükseldik. Bu başarı sahada çalışan personelimizin ve kurumlarımızın koordineli çalışmasının sonucudur" diye konuştu. Konuşmaların ardından program hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.

Ege, Deve Güreşlerinde Aşılama Oranları Yükselmeden Sezon Başlamıyor Haber

Ege, Deve Güreşlerinde Aşılama Oranları Yükselmeden Sezon Başlamıyor

Deve güreşi sezonunda yaşanan belirsizlik, aşılama oranlarının düşük seviyelerde kalması nedeniyle devam ediyor. Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu, Tarım ve Orman Bakanlığı ile gerçekleştirilen görüşmelerin ardından güreşlerin neden ertelendiği ve hangi şartlarda başlayabileceği konusunda son durumu açıkladı. Yapılan değerlendirmelere göre, ertelemenin sebebi doğrudan deve şapı değil; hayvanların nakliye sürecinde hastalığı taşıyabilme riski olarak kaydedildi. Ülke genelinde birinci aşılama tamamlanırken, ikinci aşılama oranının il bazında yaklaşık yüzde 50 seviyesinde olduğu, güreşlerin yapılabilmesi için bu oranın yüzde 85-90'a ulaşmasının zorunlu olduğu bildirildi. Federasyon, özellikle kıyı Ege'deki il ve ilçelerde yetiştiricilerin hem kendi develeri hem de bulundukları yerleşimlerdeki diğer hayvanlar için ilçe tarım müdürlüklerine acilen aşılama talebinde bulunması gerektiğini belirtti. Çalışmaların hızlı ilerlemesi halinde, 16 Aralık'tan itibaren bakanlık nezdinde yeni görüşmelerin başlayacağı ifade edildi. İl ve ilçe tarım müdürlükleriyle koordineli yürütülen sürecin bir an önce tamamlanması gerektiğine dikkat çeken federasyon, güreşlerin yapılmasını isteyen tüm yetiştiricilere "ivedi şekilde aşılama sürecine destek verin" çağrısında bulundu. Tarım Bakan Yardımcısı Ahmet Günen ve Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik ile yapılan son görüşmelerde de sürecin bu yönde ilerlemesinin öngörüldüğü aktarıldı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.