TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Teknoloji

AGRONEWS - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım Yüzde 12,7 Küçüldü, Ekonomide Sağlıklı Büyüme Tartışması Haber

Tarım Yüzde 12,7 Küçüldü, Ekonomide Sağlıklı Büyüme Tartışması

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 büyüdü. TÜİK’in açıkladığı son verilere göre en büyük büyüme, düşük katma değer ve niteliksiz emek yoğun sektörlerin başında gelen inşaatta görüldü. Ancak enflasyonun ana etkenlerinden ve vazgeçilmez sektörlerden olan tarım ise yüzde 12.7 gibi rekor bir küçülme yaşadı. "EKONOMİNİN BÜYÜDÜĞÜNÜ SÖYLEMEK MÜMKÜN AMA SAĞLIKLI DEĞİL" Uzmanlar, “Büyümede öncü sektörün inşaat olması manidar. Tarım küçülürken ekonominin büyüdüğünü söylemek teknik olarak mümkün ama sağlıklı değil” dedi. Karar gazetesinin haberine göre art arda yaşanan konkordato ilanı ve iflaslara rağmen sanayi sektöründeki yüzde 6,5 büyümeyi de değerlendiren uzmanlar, “Sanayideki veriler sanayicinin şikayetleri ile örtüşmüyor” vurgusu yaptı. TEŞVİK EDİLMEYEN TARIM YÜZDE 12,7 KÜÇÜLDÜ TÜİK’in Türkiye ekonomisinin büyümesine yönelik açıkladığı son veriler 2023 vizyonunun tam tersine işaret etti. Yüksek teknoloji ve katma değerli büyümeyi öngören hükümet, günün sonunda niteliksiz sektörlerle büyümeyi seçti. Teknolojiye ağırlık verilmeyip teşvik edilmeyen tarım yüzde 12,7 küçülürken, kaynakların vasat sektörlere yönlendirilmesiyle inşaat ise yüzde 13.9 büyüdü. "BU TEMPODA DEVAM EDERSEK TÜRKİYE SATACAK ÜRÜN BULAMAYACAK" Vizyon 2023 strateji belgesinde 2023 itibariyle dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi olarak Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yüksek teknoloji, katma değerli ürün ve teknolojinin tüm imkanlarından yararlanılarak tarımda en yüksek verime ulaşmak hedefleniyordu. Ancak yılın üçüncü çeyreğine yönelik açıklanan büyüme rakamları yine vasat sektörlere bel bağlandığını gösterdi. Migros CEO’su Özgür Tort, çiftçinin kazanamadığı için üretimden çekildiğini belirterek, “Bu tempoda devam edersek Türkiye satacak ürün bulamayacak. Gıdasız kalma riski kapıda. Randımanlı üretim yoksa sıfır maliyetli bir ürünü İstanbul’da satmanın maliyeti 21 lira” uyarısında bulundu. "BOŞ EV SAYISI 2.2 MİLYONU GEÇMİŞ... TARIM KÜÇÜLÜYORSA GIDA FİYATLARINDA İSTİKRAR BEKLEMEK HAYAL" Verileri yorumlayan uzmanlar, kredi ve desteklerin tarıma değil, AVM ve inşaatlara aktığını söyledi. Türkiye’de boş ev sayısının 2.2 milyon adet olduğunu belirten uzmanlar, “2024’Te Türkiye’de, 138 milyon metrekare konut inşaatı bitmiş,180 milyon metrekare de yeni konut inşaatına ruhsat verilmiş. Boş ev sayısı 2.2 milyonu geçmişken bizim büyümede öncü sektörümüzün inşaat olması manidar. Tarımda dışa bağımlılığımız her geçen gün artıyorsa sağlıklı bir büyümeden bahsedemeyiz. Tarım küçülürken ekonominin büyüdüğünü söylemek teknik olarak mümkün ama sağlıklı değil. Çünkü tarım küçülüyorsa gıda fiyatlarında istikrar beklemek hayal. Bu gidişatın maliyeti ağırlaşıyor. İleride daha da ağır olacak” dedi. HİZMET SANAYİYİ SOLLADI Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üç aylık dönemde, bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,1 büyüdü. Yıllık büyüme ise yüzde 3,7 oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8 ile inşaattan sonra büyüyen ikinci sektör oldu. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi sektörü yüzde 6,5, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,1 arttı. Uzmanlar sanayideki büyümenin hizmet sektörünün gerisinde kaldığını belirterek, “Emek yoğun sektörlerden biri de tekstildi ve maalesef bu sektör inşaat kadar şanslı değildi. Destek almadığı için fabrikalar kapısına bir bir kilit vurdu. Sanayicinin de durumu iç açıcı değil. Buna karşın yine de büyüme gösterebilmiş. Açıkçası sanayideki veriler sanayicinin şikayetleri ile örtüşmüyor” vurgusu yaptı. Son veriler tüketim trendinin ise yavaşladığını ama azalmadığını parası olanın harcamasını tam tersi artırdığını gözler önüne serdi. Kamu harcamalarında ise, bütçede 2 çeyrekte bir miktar yavaşlama olmasına karşın son aylarda bu kalemde de artış dikkat çekti. ŞİMŞEK DURUMU DEĞERLENDİRDİ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3. çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi. Şimşek, “Tüketim ve yatırımlar yılın ilk yarısında olduğu gibi dengeli bir görünüm sergiledi. İnşaat yatırımlarındaki olumlu seyrin yanı sıra üretim kapasitemiz açısından kritik önemde olan makine ve teçhizat yatırımları yüzde 11,3 arttı. Bu dönemde küresel ticaretteki görece zayıf seyrin de etkisiyle net dış talep büyümeyi 1 puan sınırladı. Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 1,3 ile sürdürülebilir seviyede kalmaya devam etti. Büyümenin son çeyrekte ılımlı seyretmesini ve 2025 yılında Orta Vadeli Program’ın sınırlı üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Dezenflasyon sürecini de olumsuz etkileyen kuraklık ve don gibi arz yönlü şokların etkilerini azaltmak amacıyla; verimliliği artıracak, sulama altyapısını güçlendirecek ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimize devam ediyoruz” dedi.

30 Metre Derinde 6 Ton Tarım Ürünü Üretildi Haber

30 Metre Derinde 6 Ton Tarım Ürünü Üretildi

İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, 30 metre derinlikte, toprak kullanılmadan ve gün ışığı olmadan üretim yaparak dikkat çekiyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, iki yıl içinde 6 tondan fazla ürün elde ettiklerini belirtti. Merkez, ürünlerin yetiştirilmesinde kullanılan sistemlerin yanı sıra su tasarrufu ve çevre dostu üretimle öne çıkıyor. Parıldar, bitkilerin ihtiyaç duyduğu ışığın özel aydınlatma sistemleriyle sağlandığını, besin elementlerinin ise sulama suyuyla bitkilere verildiğini aktardı. Bu yöntemle pestisit kullanılmadan üretim yapılabiliyor, yılın 365 günü ürün yetiştirilebiliyor. KENT İÇİNDE UCUZ VE TAZE ÜRÜN 2022 yılında açılan merkez, Kağıthane Belediyesi ve İGSAŞ'ın ortak desteğiyle lojistik maliyetlerini düşürerek kentte yaşayanların taze ve uygun fiyatlı sebzelere ulaşmasını hedefliyor. Merkezde, 275 metrekarelik üretim alanında 40-100 kat daha fazla ürün elde edilebiliyor. Merkezde yapılan 88 farklı denemeden elde edilen veri setleri, yeni yatırımcılarla ücretsiz paylaşılıyor. Parıldar, bu merkezdeki asıl hedefin bilgi ve veri üretmek olduğunu, bu verilerin tarımsal üretim süreçlerini geliştirmede büyük rol oynayacağını ifade etti. GELECEĞİN TARIMI ZİYARETÇİLERE AÇIK 10 binden fazla ziyaretçiye kapılarını açan merkez, öğrenci ve araştırmacılara eğitim fırsatları sunuyor. Parıldar, gelecekte ilaç sanayisi için bitki üretimi gibi farklı projeleri de hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı. Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi, yüksek verimlilik ve yenilikçi tarım yöntemleriyle Türkiye’nin tarımda geleceğine ışık tutuyor.

İTO Başkanı Avdagiç: 2025 Enflasyonla Mücadelenin Kazanıldığı Yıl Olmalı Haber

İTO Başkanı Avdagiç: 2025 Enflasyonla Mücadelenin Kazanıldığı Yıl Olmalı

Gıda ve Hizmet Enflasyonu Öne Çıkıyor İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Aralık ayında manşet enflasyonun %1 ile son beş yılın en düşük seviyesine ulaştığını belirtti. Ancak taze meyve-sebze fiyatlarında yıllık %70, hizmet enflasyonunda ise %66 artış olduğunu vurguladı. "Gıda fiyatlarının dünya genelinde düşüş gösterdiği bir ortamda, Türkiye’de %70’lerde seyreden artışın kabul edilebilir bir açıklaması olamaz," diyen Avdagiç, tarımsal üretimi artırmanın ve fiyat istikrarını sağlamanın kritik olduğunu ifade etti. Kredi Politikalarının Yeniden Değerlendirilmesi Gerekli Avdagiç, enflasyonla mücadelede kredi piyasasına yönelik makro ihtiyati düzenlemelerin önemine de değindi. "KOBİ'lere yönelik kredi artış hızının limitlerinin yükseltilmesi olumlu bir adım. Üretim, yatırım ve ihracat kredilerinin maliyetlerini düşürecek düzenlemeler yapılmalıdır," dedi. Teknoloji, Rekabetin Anahtarı Haline Geldi Avdagiç, teknolojinin ekonomik rekabette belirleyici faktör olduğunu söyledi: "Teknolojide geri kalan alanlardaki katma değer açığı, üretim artışı yerine fiyat artışlarına neden oluyor ve bu durum kalıcı enflasyonist baskılar yaratıyor." İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi Güncelleniyor 1 Şubat 2025 itibarıyla yeni içerikle yayımlanacak olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi, değişen tüketim alışkanlıkları ve yeni ürünleri kapsayacak şekilde yenilendi. Araştırmada, hane halkı tüketim verileri genişletilerek 12 ana harcama grubu ve 493 madde içeren bir sepet oluşturuldu. Bu değişiklikler, enflasyon ölçümünde daha hassas bir yaklaşım sunmayı hedefliyor.

Tarım Sigortalarında 2025 Prim Düzenlemeleri ve Yenilikler Haber

Tarım Sigortalarında 2025 Prim Düzenlemeleri ve Yenilikler

Türkiye İş Bankası’nın Adana Çiftçiler Birliği’nin katkılarıyla düzenlediği "Çiftçi Buluşması" etkinliğinde TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) Genel Müdürü Bekir Engürülü, tarım sigortalarındaki son durumu ve 2025 yeniliklerini paylaştı. Çiftçilerin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıda, sürdürülebilir tarım, iklim değişikliği ve tarımsal üretim planlaması konularına dikkat çekildi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE YENİ NORMAL Engürülü, iklim değişikliğinin tarıma olan etkilerini vurgulayarak, ekstrem hava olaylarının arttığını ve buna uygun üretim planlamasının şart olduğunu söyledi. "İklim değişikliği denilince insanların büyük bölümü sadece şunu anlıyorlar. ‘Ya havalar ısınıyor iklim değişiyor galiba’. Havanın ısınması önemli değil. Havadaki 1-2 derecelik ısınma ekstrem iklim olaylarına neden oluyor. Yani bizim normal olarak alıştığımız yağış rejimi bozuluyor. Bir ayda yağması gereken yağış bir anda düşüyor" dedi. Çözüm yollarının tartışılması gerektiğini aktaran Engürülü, "Sürdürülebilir üretim için bu yeni normale uygun üretim deseni üretim planlamasını yapmak zorundayız. Buna uygun tohum geliştirmek zorundayız" diye ekledi. 2024’TE REKOR SİGORTA PRİMLERİ VE ÖDEMELER Engürülü, geçen yıl TARSİM’in 17,3 milyar TL prim üreterek 8 milyar TL hasar tazminatı ödediğini, bu yıl ise primlerin 27 milyar TL’ye, hasar ödemelerinin ise 12 milyar TL’ye ulaşacağını belirtti. Türkiye’nin tarımsal üretiminin yüzde 39’unun TARSİM garantisi altında olduğunu vurguladı. Türkiye'nin tarımsal sigortalama alanında ABD, Kanada ve İspanya ile birlikte dünyada en iyi dört ülkeden biri olduğunu söyledi. 2025 YENİLİKLERİ: DAHA GENİŞ TEMİNATLAR Geyik zararları sigorta kapsamına alınırken, "Yaban Domuzu Zararı" teminatı "Yabani Hayvanlar" olarak genişletildi. Patateste fide yapraklanma döneminde don zararı teminat kapsamına alındı. Mantar üretiminin yaygınlaşmasıyla, bu ürün de teminat kapsamına alındı. Ayçiçeğinde dünyada ilk kez kuraklık teminatı verileceği açıklandı. Gelir Koruma Sigortası kapsamına, buğdaydan sonra arpa da dahil edildi. Ormana yakın bölgelerde ağaç sigortasının önemine dikkat çekildi. ÜRETİCİLERE ÖZEL İNDİRİMLER Planlı üretim yapanlara poliçe primi üzerinden yüzde 10 indirim, Sözleşmeli üretim yapanlara yüzde 15 indirim, Su kısıtlı bölgelerde yüzde 10 destek indirimi verileceği belirtildi. İNDİRİM UYGULANACAK ÜRÜNLER İndirim kapsamına alınacak ürünler; buğday, arpa, ayçiçeği, mısır, nohut, pamuk, mercimek, kolza (kanola), patates, fasulye (kuru), soğan, soya, aspir, mısır (silajlık), yonca, yulaf (yeşil ot), fiğ, korunga, tritikale (yeşil ot), çayır otu, İtalyan çimi (yeşil ot), çavdar (yeşil ot), arpa (yeşil ot), buğday (yeşil ot) ve sorgum (silajlık) olarak açıklandı. TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TARSİM’in dünyanın en iyi dört uygulamasından biri olduğunu belirten Engürülü, üreticilerin karşılaştığı riskleri poliçelerle yönetmenin önemine değindi. Yeni dönemde çiftçilerin bilinçli sigortacılık yaparak hem üretimlerini hem de gelirlerini güvence altına alması hedefleniyor. HAYVAN SİGORTALARINDA GELİŞMELER 2025’te büyükbaş hayvan sigortalarında kapsam genişletildi. 20 Ay ve üzeri dişi süt sığırları tarifesinde, yavru atma teminatı kapsama dahil edildi. 20 ay ve üzeri süt sığırları tarifesinde Devlet Desteği Oranı yüzde 50’den yüzde 60’a yükseltildi. Bakanlığın belirlediği süt ve besi havzası illerinde, poliçe primi üzerinden yüzde 10 oranında "Tarımsal Üretim Planlaması" indirimi uygulanması kararlaştırıldı. Süt havzası illeri; Amasya, Bitlis, Bingöl, Çorum, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Muş, Tokat, Tunceli iken; Besi havzası illeri ise; Ağrı, Ardahan, Artvin, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Şırnak, Tunceli, Van olarak biliniyor. Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası tarifesinde, 7 yaş ve 9 yaş için sigortalanan hayvanın geçmiş 3 yıllık poliçe döneminde kesintisiz sigortalanması koşulu kaldırılıp, yaş kategorisi risk çarpanı bu kapsamda revize edildi. Tüm hayvan hayat sigortası branşlarında, sözleşmeli üretim indirimi yüzde 10’a çıkarıldı. Ayrıca, ipek böcekçiliği de sigorta kapsamına alındı. Etkinlikte ayrıca sürdürülebilir tarım ve çiftçilerin sorunları ele alındı. Tarım sigortalarındaki detaylar, üreticilerin gelecekteki risklere daha hazırlıklı olmasını sağlayacak adımları içeriyor.

Türk ve Alman İş Dünyası İzmir’de Buluştu: Yeni Yatırımlar Kapıda Haber

Türk ve Alman İş Dünyası İzmir’de Buluştu: Yeni Yatırımlar Kapıda

İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Türk-Alman Yatırım ve İş Birliği Günü, Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ilişkileri daha da güçlendirmek amacıyla rekor bir katılımla gerçekleştirildi. Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, İzmir Ticaret Odası (İZTO) ve Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, 250 İzmirli firma ile 32 Alman firması katıldı. Toplamda 350'den fazla ikili iş görüşmesi yapılarak yeni iş birliklerinin temelleri atıldı. Toplantının açılışına Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar katıldı. SORG: "ALMAN YATIRIMCILARIN DİKKATİ İZMİR'DE" Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg, İzmir’in coğrafi konumu, doğrudan uçuş imkânı ve modern altyapısıyla Alman yatırımcıların ilgisini çektiğini belirtti. Türkiye'de 8.300’den fazla Alman sermayeli şirket bulunduğunu ifade eden Sorg, İzmir’in bu firmalar için önemli bir merkez olduğunu söyledi. Sorg, "İzmir ekonomisi inşaattan enerjiye, teknolojiden telekomünikasyon ve gıdaya kadar geniş bir yelpazede şekilleniyor. Bu geniş yelpaze de Alman firmaların dikkatini çekiyor. İzmir, Türkiye ve Almanya ilişkilerinde önemli bir role sahip. İzmir’de bağımsız bir Başkonsolosluğumuzun olması bu ilişkilerin ne denli önemli olduğunun da bir göstergesi. Türkiye’de 8300’den fazla Alman sermayeli şirket faaliyet göstermektedir. Bu şirketlerin önemli bir kısmı ise otomotiv ve yenilenebilir enerji sektörlerine ilgi duymaktadır" dedi. KEBAPCIOĞLU: "ALMANYA'DAKİ TÜRK TOPLUMU İLİŞKİLERİMİZİN TEMEL UNSURU" Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin yoğun ve çok boyutlu olduğuna dikkat çekti. İki ülkenin yakın ortak ve müttefik olduğunu vurgulayan Kebapcıoğlu, "Dış ilişkilerimiz açısından Almanya’nın, aramızdaki bağların çeşitlilik ve zenginliği bakımından ön sıralarda yer aldığını söylemek mümkün. Almanya’daki Türk toplumu ilişkilerimizi özel yapan başlıca unsurdur" dedi. Kebapcıoğlu, Almanya'da toplumun her kesiminde, bilimden spora, üretimden pazarlamaya kadar üstün başarılar gösteren Türklerin, iki ülke arasındaki bağların güçlenmesine önemli katkı sunduğunu belirtti. Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketlerinin ve ülkede yaşayan Alman vatandaşlarının da bu ilişkilerde olumlu bir rol üstlendiğini ifade etti. ÖZGENER: "ALMANYA, TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ EKONOMİK PARTNERİ" İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ekonomik ortaklarından biri olduğunu söyledi. Almanya’nın Türkiye ihracatındaki payının yüzde 12 seviyesinde olduğunu belirten Özgener, 2024 yılı Ocak-Eylül döneminde Almanya'ya 15.3 milyar dolarlık ihracat, 19.8 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildiğini vurguladı. "2024 yılı sonunda ihracatımızın; geçmiş üç yılda 17-19 milyar dolar bandında gerçekleşen rakamları geride bırakacağını öngörüyoruz" diyen Özgener, Almanya, Almanya'dan iş insanlarının Türkiye'ye gelişinde yaşanan vize sorunlarına değinerek bu konuda destek beklediklerini ifade etti. BERLİN YAPAY ZEKA MODELİ, İZMİR’E TAŞINACAK Özgener, Almanya ile teknoloji, dijital dönüşüm ve yapay zeka alanında ortak projeler gerçekleştirmek istediklerini söyledi. Berlin Yapay Zeka ve Dijitalleşme Merkezi’nde yapılan incelemelerin ardından, bu modeli İzmir’e taşımaya karar verdiklerini açıkladı. Bu girişimle, İzmir’in kentsel planlamasına ve afet yönetimine katkı sağlanması hedefleniyor. YORGANCILAR: "İZMİR TEDARİK ZİNCİRİNİN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLABİLİR" Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, Almanya ile ilişkilerde vize sorununa dikkat çekti. Vize randevularının uzun sürdüğünü ve bu durumun iş insanlarının fuar ve teknik gezilerine katılımını engellediğini söyledi. Yorgancılar, "Ticaret hacmimizi karşılıklı olarak büyütmek için de vize sorununu çözümlememiz öncelik arz ediyor. Vize için randevu alma süreci maalesef ki çok uzun, randevu alabildikten sonraki bekleme süreci de uzuyor, vize alabilenlerin çoğu kısa süreli vize alabiliyor veya red görüyor. Üyelerimiz fuarlara gidemiyor, teknik ekiplerimiz makine kurulumu için vize alamıyor. Almanya vize red oranı ile listemizde 7. sırada. Ve Almanya’dan en fazla red yiyen şehir; Almanya'nın 1. sıradaki ticaret partneri olan İzmir" sözlerinin ardından Büyükelçilikten destek talebinde bulundu. Yorgancılar, Türkiye’nin küresel tedarik zincirinde önemli bir konumda olduğunu belirtti. "Türkiye, Almanya firmaların değer zincirinde önemli bir tedarikçidir. Türkiye ve İzmir olarak, tüm avantajlarımızla küresel tedarik zincirlerinin güçlü bir parçası olmaya adayız. Türkiye’nin batıya açılan kapısı İzmir’de, toplam 2.300 ürün üretilmekte olup, bu veri tabanına kayıtlı ürünlerin yüzde 58,6’sına denk gelmektedir" dedi. TÜRK VE ALMAN İŞ DÜNYASINA KATKI SAĞLAYACAK DÖRT ÖNEMLİ SUNUM Etkinlikte, Türk ve Alman iş dünyasını bilgilendirecek önemli sunumlar yapıldı. AHK Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Ersoy, TD-IHK Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Okan Özoğlu, GTAI Germany Trade and Invest Türkiye Temsilcisi Katrin Pasvantis ve BASF Türkiye CEO’su ve TÜSİAD Almanya Çalışma Grubu Başkanı Tolga Demirözü etkinlikte konuşma yapan diğer isimler oldu. Bu sunumlarda, Türk ve Alman firmaları arasındaki ticari iş birliği potansiyelini artırmak için atılabilecek adımlar ele alındı. Almanya'nın yatırım fırsatları ve Türkiye'nin üretim gücü hakkında detaylı bilgiler verildi. İKİLİ GÖRÜŞMELERDE 350'DEN FAZLA YENİ İŞ BAĞLANTISI Türk-Alman Yatırım ve İş Birliği Günü, iki ülke arasında yeni iş fırsatları yaratmayı başardı. 250 İzmirli firma ile 32 Alman firma arasında gerçekleştirilen 350'nin üzerinde birebir iş görüşmesi, taraflar arasında güçlü iş birliklerinin temelini attı. Görüşmelerin, teknoloji, dijitalleşme, otomotiv, makine, enerji ve gıda sektörlerinde yoğunlaştığı bildirildi. Bu etkinlik, Almanya ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri daha da ileriye taşımayı amaçlayan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Vize sorunlarının çözülmesi ve dijital dönüşüm projelerinin hızlandırılmasıyla birlikte, bu iş birliklerinin daha da artması bekleniyor.

19. Isparta Tarım ve Hayvancılık Fuarı Başladı Haber

19. Isparta Tarım ve Hayvancılık Fuarı Başladı

Isparta’da tarım ve hayvancılık sektörlerinin buluşma noktası olan 19. Göller Bölgesi Yayla Şartlarında Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Gökkubbe Fuar ve Kongre Merkezi'nde kapılarını misafirlere açtı. Fuar, Türkiye'nin farklı illerinden gelen sektör temsilcilerinin yanı sıra, tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren firmalar ve yenilikçi ürünler için önemli bir platform haline geldi. Fuarın açılışına Isparta Valisi Abdullah Erin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Mehmet Rifat Hisarcıklıoğlu, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ahmet Aşık, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik, Isparta Ticaret Borsası Başkanı Hüdai Şahin ve çeşitli illerin oda ve borsa başkanları katıldı. Açılış konuşmasında fuarın, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini sergileyen önemli bir vitrin olduğunu belirten Vali Abdullah Erin, "Bu fuar, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini gözler önüne seren bir vitrin niteliğinde. Burada kurulan iş bağlantıları ve sergilenen yenilikler sayesinde ilimizin ticari hareketliliği ve ekonomisi güçleniyor. Katkıda bulunan tüm kuruluşlara teşekkür ediyorum" dedi.  Erin, tarım ve hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, "Isparta'daki çiftçilerimiz kendi aralarında rekabet etmiyor, sadece Türkiye'deki üreticilerle de rekabet etmiyor ama Amerika'nın Nevada'sındaki çiftçiyle, Hollanda'daki çiftçiyle rekabet eder durumdayız. Çünkü aynı ürünleri nihai tüketiciye sunuyorsunuz ve her ürünü dünyanın her köşesinden tedarik etme imkânımız var" dedi. Erin, "Ayakta kalabilmeniz, üretimi sürekli kılabilmeniz, verimliliğinizi arttırmanızın koşulu birim başına ürettiğiniz ürünün değerinin katma değerinin yüksekliğine bağlıdır. Öbür türlü ayakta kalma şansımız maalesef yok" ifadelerini kullandı. Sözlerinin devamında fuarcılığın pazarlama açısından önemini vurgulayan Erin, hem Türkiye'deki hem de dünyadaki gelişmeleri üretici ve tüketicilerin yakından görme fırsatı bulacağını ekledi. Vali Abdullah Erin ve protokol üyeleri, fuarın açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından stantları gezdi. 

Agrotech, Deprem Bölgesinde Sözleşmeli Tarıma Başlıyor Haber

Agrotech, Deprem Bölgesinde Sözleşmeli Tarıma Başlıyor

Hümeyra Gökçen Keskin, Agrotech'in Yönetim Kurulu Başkanı olarak sürdürülebilir tarım anlayışıyla deprem bölgesindeki çiftçilere ulaşmayı ve tarım arazilerinin gelecekte de korunmasını amaçladıklarını aktardı. Keskin, 3 bini kendine ait toplam 23 bin dönüm arazide sözleşmeli tarımla 3 bin çiftçiyle çalışarak ülke tarımına katkı sağlıyor. Bu modeli şimdi deprem bölgesinde biber üretimi için kullanmayı hedefliyor. TARIM VE TEKNOLOJİYE SÜRDÜRÜLEBİLİR YATIRIM 2013'te kurulan Agrotech Yüksek Teknoloji ve Yatırım A.Ş., tarımdan gıdaya uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyor. Geçen yıl halka arz olan şirket, çiftçilere pazar garantisi sağlayarak gelirlerini güvence altına alıyor ve tarımsal alanları ekonomiye kazandırmayı amaçlıyor. Domatesten muz ve bademe kadar birçok ürünü 3 bin çiftçiyle üreten Agrotech, yurt dışına salkım domates ihraç ediyor. Şirketin CEO’su Tevfik Çerçinli, Burhaniye’deki serada yapılan tarım çalışmaları sonucu Avrupa'ya ihraç edilen ürünlere dikkat çekiyor. HÜMEYRA GÖKÇEN KESKİN’İN HİKAYESİ Bursa’da tekstilci bir babanın kızı olarak büyüyen Keskin, zeytinliklerde tanıştığı tarım tutkusunu, "Babaannem tam bir toprak kadınıydı. Bana da toprak tutkusu ondan geçti diye düşünüyorum. Bana hep yanında çiftçi olmamı söylerdi" sözleriyle anlattı.  Keskin, halka arz sürecinin tarım arazilerinin korunması ve yeni yatırımlara yönlendirilmesi için önemli olduğunu belirtti. Agrotech, halka arzdan elde edilen gelirin tamamen yatırımlara ayrıldığını ekledi. DEPREM BÖLGESİNE YATIRIM VE TARIM OKULU PROJESİ Keskin, deprem bölgesine yatırım yapmak istediklerini, bu yılki sözleşmeli tarımın büyük kısmının orada yapılacağını açıkladı. Bölgeye özel bir biber türü üreteceklerini belirten Keskin, bölgedeki gençlerin tarıma ilgisini artırmak amacıyla bir tarım okulu açmayı planladığını da belirtti. Deprem bölgesinde kız çocuklarının eğitimine destek vermek üzere “Hep Gül Kızım” vakfını kurmayı da hedefleri arasına ekledi. 24 ÜLKEYE TEKNOLOJİ İHRACATI Agrotech, tarımın yanı sıra teknoloji sektöründe de güçlü bir varlık gösteriyor. Bychat gibi dijital çözümleriyle, 24 ülkeye yazılım ihraç eden şirket, e-devlet ve e-sağlık gibi alanlarda özelleşmiş çözümler sunuyor. Keskin, ABD ve Türkmenistan'daki yatırımlarının ardından Birleşik Arap Emirlikleri'nde de çiftçilerin hayatını kolaylaştıracak yapay zeka destekli bir uygulama projesini tamamladıklarını açıkladı. TARIMDA YAPAY ZEKAYLA BÜYÜME HEDEFİ Hümeyra Gökçen Keskin, tamamlamak üzere oldukları yeni bir projeyle ilgili, "Bu uygulama sayesinde yapay zekâ desteği ile çiftçilerin hayatını kolaylaştıracak ve onların birlikte hareket etmelerine ve fikir alışverişi yapmalarına imkân tanıyan yeni bir uygulamayı kullanıma sunacağız” diye konuştu. Agrotech CEO’su Tevfik Çerçinli, geçen yılki 582 milyon TL’lik ciroyu bu yıl sonunda 2 milyar TL’nin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini ve cironun yüzde 60’ının tarımdan, yüzde 40’ının teknolojiden geldiğini belirtti.

Türkiye'nin İlk Yapay Zeka Temelli Dijital Bankası Faaliyete Geçiyor Haber

Türkiye'nin İlk Yapay Zeka Temelli Dijital Bankası Faaliyete Geçiyor

Finansal teknoloji dünyasının öncü şirketlerinden Colendi'nin iştiraki ColendiBank, önemli bir dönüm noktasını geride bıraktı. BDDK'nın 31 Ekim 2024 tarihli kararıyla faaliyet izni alan banka, Türkiye'nin ilk yapay zeka temelli doğuştan dijital mevduat bankası olarak tarihe geçti. 2023 Ağustos ayında kuruluş iznini alan ColendiBank, kapsamlı denetim sürecinin ardından faaliyetlerine başlama hakkı kazandı. Colendi Kurucu Ortağı ve CEO'su, aynı zamanda ColendiBank Yönetim Kurulu Başkanı olan Bülent Tekmen, bankanın yeni nesil kullanıcıların değişen ihtiyaçlarına göre tasarlandığını vurguladı. Şirketin halihazırda 18 milyondan fazla kullanıcıya ulaştığını belirten Tekmen, hedeflerinin dünya genelinde 1 milyar kullanıcıya hizmet vermek olduğunu açıkladı. ColendiBank'ın en dikkat çekici özelliği, geleneksel bankacılık hizmetlerinin ötesinde, tamamen dijital ve yapay zeka destekli bir altyapıya sahip olması. Kullanıcılar tüm bankacılık işlemlerini şubeye gitme ihtiyacı duymadan, mobil cihazları veya bilgisayarları üzerinden gerçekleştirebilecek. ColendiBank Kurucu Ortağı ve CEO'su Deniz Devrim Cengiz, bankanın arkasındaki güç olan Colendi ve SETL'ın global deneyimleriyle, kısa sürede sektörün güvenilir aktörlerinden biri olmayı hedeflediklerini belirtti. Şirketin 2024'te aldığı 65 milyon dolarlık yatırımla değerlemesi 700 milyon dolara ulaşmış durumda ve Turcorn100 listesinde yer alıyor. 2025'in ilk yarısında faaliyetlerine başlayacak olan ColendiBank, KOBİ'lere yönelik kredi finansmanı ve mevduat hizmetleriyle birlikte, "Şimdi Al, Sonra Öde" gibi yenilikçi finansal çözümler sunmayı planlıyor. Banka, Türkiye pazarındaki başarının ardından global pazarlara açılmayı hedefliyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.