TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tohum

AGRONEWS - Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tohum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle Haber

Kayseri, Tarımda 132 Milyon TL’lik Hamle

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, 2025 yılı itibariyle tarım ve hayvancılığı güçlendirmek için önemli projelere imza attı. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin TL’lik yatırım ile Kayseri'nin kırsal kalkınma süreci hız kazanırken, bereketli topraklarda sürdürülebilir üretim ve verimlilik arttırıcı projeler hayata geçirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılıkla kendi kendine yeten ve üreten bir şehir olma hedefi doğrultusunda 2025 yılına damgasını vuran büyük yatırımlar yaptı. Erciyes’in gölgesinde yer alan bereketli topraklarda sürdürülebilir tarımsal üretimi arttırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve üretim verimliliğini arttırmak amacıyla birçok önemli proje hayata geçirildi. Sadece 1 yılda 132 milyon 575 bin milyon TL’lik dev bir yatırım, Kayseri’nin tarım sektörünü daha modern, daha verimli ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Su Verimliliği İçin Modern Sulama Altyapıları Büyükşehir Belediyesi, Kayseri'nin verimli topraklarının su kaynaklarını daha etkin kullanıyor. 28 kapalı sulama tesisi ile suyun verimli kullanılması sağlanarak, hem su tasarrufu elde ediliyor hem de üretim verimliliği arttırılıyor. Toplamda 43 milyon 364 bin TL yatırım yapılmış projeler, çiftçilerin suya erişimini güvence altına alırken, kuraklık gibi iklim değişikliği risklerine karşı da önemli bir önlem teşkil ediyor. Kırsal Mahallelerde Sulama Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kayseri’nin kırsal mahallelerinde tarımsal üretimi desteklemek için 4 açık sulama tesisi projeleri hayata geçirildi. Bu projelere ayrılan kaynak miktarı ise 6 milyon 527 bin TL. Açık sulama tesisleri, yerleşimlerin tarımsal faaliyetlerine doğrudan katkı sağlarken, kırsal kalkınmayı da tetikliyor. Su Sorunlarına Kalıcı Çözümler: Drenaj ve Köy Çeşmeleri Büyükşehir ekipleri, köy yerleşimlerinde su temini ve altyapı iyileştirmeleri için 259 farklı lokasyonda drenaj çalışmaları gerçekleştirdi. 65.232 metre boru döşenerek köy çeşmeleri yeniden akmaya başladı. Bu projeye toplamda 21 milyon 71 bin TL’lik yatırım yapıldı. Hem içme suyu hem de tarımsal sulama için köylere sunulan bu çözümler, bölgenin su ihtiyacını güvence altına almakta. Çiftçilere Destek: Tohum ve Gübre Projeleri Çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek için nohut, mercimek, buğday, arpa ve gübre destekleri verildi. Altı ayrı projeyle toplamda 12 milyon 526 bin TL tutarında destek sağlanarak, üreticilerin maliyetlerini düşürüp verimliliklerini arttırmak hedeflendi. Büyükşehir’in bu destekleri, Kayseri’nin tarımda daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya bürünmesini sağladı. Canlı Hayvan Destekleri Kayseri'nin hayvancılık potansiyelini geliştirmek amacıyla arı, manda, koyun ve damızlık arı destekleri verildi. 13 milyon 62 bin TL’lik yatırımla, üreticilere verilen bu destekler, bölgedeki hayvancılığın kalitesini arttırırken, üretim kapasitesinin yükselmesine katkı sağladı. Bununla birlikte, hayvancılıkla uğraşan 9.629 vatandaşa yüzde 50 su desteği sunularak, hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği güvence altına alındı. Bu projeye de 19 milyon 42 bin TL tutarında katkı sağlandı. Yenilenebilir Enerji ile Hayvancılığa Destek Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenebilir enerji kullanımıyla hayvancılığın desteklendiği projeler de dikkat çekiyor. Güneş enerjili hayvan içme suyu tesisleri için 9 farklı proje başlatıldı ve bu projelere toplamda 9 milyon 728 bin TL yatırım yapıldı. Güneş enerjisinin kullanıldığı bu tesisler, hem çevre dostu hem de hayvanların su ihtiyacını kesintisiz bir şekilde karşılamak için büyük önem taşıyor. Seyyar ve Sabit Su Tekneleri ile Hayvancılığa Katkı Hayvanların su ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 565 adet seyyar su teknesi ve 889 adet sabit beton su teknesi üreticilere dağıtıldı. Bu projeler, hayvancılığın sürdürülebilirliğini ve verimliliğini arttırmayı amaçlıyor. Seyyar su tekneleri projesine 2 milyon 810 bin TL, sabit beton su tekneleri projesine ise 4 milyon 445 bin TL yatırım yapıldı. 2025 Yılında 132 milyon 575 bin TL’lik Yatırım 2025 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığa yönelik gerçekleştirdiği yatırımlar, toplamda 132 milyon 575 bin TL tutarında kaynak kullanılarak hayata geçirildi. Sürdürülebilir Tarım ve Hayvancılıkla Kayseri'nin Geleceği Aydınlatılacak Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, tarım ve hayvancılık sektörüne yaptığı bu büyük yatırımlarla Kayseri’yi sürdürülebilir ve verimli bir üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toprağın bereketi, suyun verimli kullanımı ve yenilikçi teknolojilerin hayata geçirilmesiyle Kayseri'nin geleceğinin daha parlak olacağını söyleyen Başkan Büyükkılıç, "Kayseri'nin kırsal yaşamını destekleyerek, bereketli topraklarımızı geleceğe taşımayı amaçlıyoruz" dedi ve şehrin tarım ve hayvancılık alanında kalkınmaya devam edeceğini belirtti.

Türkiye tohumda ihracatçı ülke oldu Haber

Türkiye tohumda ihracatçı ülke oldu

Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem Programının konukları Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım ile Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Başkanı Burak Gönen oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık'ın hazırlayıp sunduğu programda tohum ve tohumculuk sektörü konuşuldu. "İsrail tohumuna bağımlılık algısı bilgi kirliliği" Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun tarımın başlangıç noktası olduğunu belirtirken, "Tohum bir ülke için milli güvenlik meselesidir. Tohumu üreten ülkeler tarımda özgürlüğünü ve gıda güvenliğini sağlamıştır" dedi. Ülkedeki tarım ürünlerinde "İsrail tohumuna bağımlı" olunduğuna ilişkin algının tamamen yersiz olduğunu kaydeden Yıldırım, "İsrail'den bizim ne ithalatımız ne de ihracatımız var. 1980-90'lı yıllarda hibrit tohumda İsrail firmalarının sebep olduğu dominant etkideki algı hala devam ediyor. Bu bilgi kirliliğidir. Türkiye bırakın İsrail'e tohumda bağımlılığı, tohum ihracatında önemli bir yere sahiptir" dedi. Sertifikalı tohum 1,3 milyon tona ulaştı Yerli tohumun stratejik önemine dikkat çeken Yıldırım, pandeminin ardından, gıdaya bağımlılığın ön palana çıktığı ve savaşların olduğu bir dünyada tohumun öneminin daha da anlaşıldığını söyledi. Türkiye'de 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum miktarının, 2024 yılında 1,3 milyon tona ulaştığını bildiren Kayhan Yıldırım, "2018'den beri ülkemiz gerçek bir tohum ihracatçısı pozisyonundadır. 2018'de tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 8 iken, 2024'te bu rakam yüzde 134'e çıkmıştır. Türkiye dünya pazarında önemli bir aktördür. Tohumda 70 milyar dolarlık dünya pazarının içerisinde, Türkiye 750 milyon dolar ile 11'inci sıradadır. Kamunun desteği, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarıyla tohumda 1 milyar doları aşma hedefindeyiz. Tohumda dünyada ilk 5'i girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. 14 bin 500 tescilli tohum Türkiye'nin 14 bin 500 tescilli tohum ürünü bulunduğuna dikkat çeken Kayhan Yıldırım, "Çeşitliliğimizin çok olması büyük avantaj. Sektörün talebi doğrultusunda raf ömrü uzun çeşitten, soğuğa dayanıklı çeşide kadar her türlü ıslah çalışmasını yapıp sektörün hizmetine sunabiliyoruz. Tarım milli meselesi, gıda güvenliğimizi garantiye almamız şart, tarım stratejik bir ürün. O nedenle tarıma öncelik verilmeli. Ekstra finans kaynakları, teşviklerle tarım desteklenmeli. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir' demiş, evet ‘çiftçi bu ülkenin ikinci ordusudur, milli güvenliğidir'. Kırsaldan başlayarak tarımı desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı. Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti Türkiye Tohum Endüstrisi Derneği Başkanı Burak Gönen, İsrail ile 2023-2024'ten sonra ithalat ve ihracatın tamamen kapandığını vurgularken, "İsrail'den ne ithalat, ne ihracat yapıyoruz" dedi. Tohumculuğun özel sektörün katkısıyla ivme kazandığını, Antalya'nın da bir üs haline geldiğini kaydeden Gönen, "Tarımın merkezi Antalya, tohumculuğun merkezi Antalya vasfını kazandı. Bir çok tohum firması 1984'ten itibaren Antalya'da kurulmaya başladı. Uluslararası tohum firmaları da Antalya'da şirketler, tesisler kurmaya, ortaklıklar oluşturmaya başladı. Sebze tohumculuğu alanında faaliyet gösteren firmaların yaklaşık yüzde 80'i Antalya merkezlidir. Antalya sebze tohumculuğunun başkenti haline geldi" diye konuştu. İklim krizine dayanıklı yeni nesil tohumlar TÜRKTED olarak tohumculuğun gelişmesi için vizyon ortaya koyduklarını söyleyen Burak Gönen, "Tohum firmaları olarak ıslaha çalışmalarımızı hastalık ve zararlılara karşı geliştiriyoruz. İklim krizinin olduğu şu dönemde birim alandan daha yüksek verimi alacağımız çeşitleri üretmemiz lazım. İklim değişikliğiyle birlikte hastalık ve zararlılar artıyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Hedef: Tohumda dünyada ilk 5 2000'li yıllardan sonra çiftçinin sertifikalı tohuma yöneldiğini belirten Gönen, "Sertifikalı tohum demek yüzde 30 oranında verim artışı, hastalıktan ari çeşit kullanılması demek" dedi. 2024'te 1,3 milyon ton olan sertifikalı tohum miktarını 2030 yılında 1,5 tona çıkarma hedefinde olduklarını anlatan Gönen, "Sertifikalı tohum demek kaliteli tohum demek" dedi. Tohumda ihracatın da sertifikalı tohumdan geçtiğini belirten Burak Gönen, bir domatesin renginden, raf ömrüne kadar, bir salkımda kaç domatesten olacağına hangi hastalıklara dayanıklı olacağına kadar ıslah çalışmalarıyla belirlendiğine dikkat çekti. Gönen, Türkiye'nin tohum ticaretinde 11'inci sırada olan yerini 5'inci sıraya yükseltme hedefinde olduklarını söylerken, "Tarımda mevcut politikalar güçlendirilmeli. Güçlü adımlar atılmalı" diye konuştu. 2026 asya pasifik tohumculuk kongresi Antalya'da Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi'nin 1-5 Aralık tarihlerinde Antalya'da yapılacağını belirten Gönen, Çin'de yapılan kongreye 1400 delege, Hindistan'da yapılan kongreye 600 civarında delege katıldığını, Antalya'daki kongreye 2 binin üzerinde katılımcı beklediklerini kaydetti. Gönen, "APSA 2026'ya rekor katılım bekliyoruz" dedi. Gönen, Tohumculuk Kongre'sinin ticarete ve teknolojik anlana olumlu yansıyacağını da sözlerine ekledi.

Samsun’da kenevir üretimi için son başvuru 1 Nisan Haber

Samsun’da kenevir üretimi için son başvuru 1 Nisan

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, kenevir üretiminin Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütüldüğü hatırlatıldı. Yönetmelik gereği "tohum" veya "lif (elyaf)" amaçlı kenevir üretiminin mutlaka yasal izin alınarak yapılması gerektiği, izinsiz üretimlerin ruhsatsız üretim olarak değerlendirileceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun’un kenevir üretiminde ülke genelinde önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek, "İlimizde kenevir üretimi izinli olarak yapılmaktadır. 1 Nisan 2026 tarihinden sonra kenevir üretimi için yapılan ÇKS kaydı ve üretim izin başvuruları kesinlikle kabul edilmeyecektir" dedi. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) uygulamalarının ÇKS Yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğünü ifade eden Yılmaz, üreticilerin üretim bilgilerini 15 Mart–15 Nisan tarihleri arasında güncelleyebileceğini, ikinci ve üçüncü ürün beyanlarının ise 30 Haziran’a kadar yapılabileceğini hatırlattı. İzin yetkisi mülki amirliklerde Kenevir üretim izinlerinin, üretim yapılan parselin kayıtlı olduğu mülki amirlik tarafından verildiğini belirten Yılmaz, "İl genelinde Valilik, ilçelerde ise Kaymakamlıklar yetkilidir. Ar-Ge amaçlı kenevir tarımında ise üretim izni yalnızca Valilik Makamınca verilmektedir" diye konuştu. Sözleşmeli tarım kapsamında üretim yapan çiftçilerin, ekim ve dikim işlemlerinin ardından sözleşme bilgilerini İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine teslim etmeleri gerektiği de vurgulandı. Öte yandan, 13 Eylül 2024 tarihli ve 32661 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İlaç Etkin Maddesi Üretimi Amaçlı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik kapsamında, ilaç etken maddesi amacıyla kenevir tarımı yapmak isteyen üreticilerin tüm başvuru ve işlemlerinin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yürütüleceği belirtildi. Yetkililer, üreticilerin mağduriyet yaşamamaları için son günü beklemeden başvurularını tamamlamaları gerektiğini hatırlattı.

Tekirdağ’da Gübre Denetimiyle Çiftçiye Güvence Haber

Tekirdağ’da Gübre Denetimiyle Çiftçiye Güvence

TEKİRDAĞ (İHA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçilerin güvenilir gübreye ulaşmasını sağlamak ve taklit gübreleri engellemek amacıyla Tekirdağ'da denetimlere başladı. Süleymanpaşa ilçesinde yapılan kontrollerde, gübre bayilerinin usulüne uygun çalışıp çalışmadığı incelendi. Denetimlere katılan Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Türkiye genelinde 3 bin 500 denetçiyle sahada olduklarını belirterek, "Biz de bugün Tekirdağ’da arkadaşlarımızla beraber gübre bayilerinin denetimini yapmak için sahadayız. Bizim bölgemizde gübre bayilerimiz ve çiftçilerimiz zaten bilinçli ve doğru tarım yaptıkları için çok fazla kaçak gübre ve yanlış gübre yok. Bayilerimiz usulüne uygun ve yasaya uygun şekilde faaliyet gösteriyorlar" dedi. Fazla gübre kullanımının doğaya zarar verdiğini vurgulayan Aksoy, "Fazla gübre, fazla ürün anlamına gelmez. Fazla gübre çevreyi de kirletir. Bitkiye uygun, çeşide uygun gübre kullanmalıyız. Bu konuda bilgi almak için ilçe ve il müdürlüklerimize mutlaka başvurun. Gübre denetimi önemli çünkü gübrenin hammaddesi doğalgazdır ve doğalgaz ülkemize yurt dışından ithal ediliyor. Verimli bir şekilde gübre kullanarak, yurt dışına çıkacak dövizi azaltmış oluruz. Şükürler olsun, gübremizin yüzde 60’ını kendi ülkemizde üretebilecek kapasitemiz var ve organik gübreler ile diğer gübreleri de ihraç ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Konya Ovasında Fare Zararı Alarm Veriyor Haber

Konya Ovasında Fare Zararı Alarm Veriyor

KONYA (İHA) - Konya Ovası, Türkiye'nin tahıl ambarı olarak biliniyor ve bölgede yaklaşık 10 milyon dekar alanda hububat ekimi yapılıyor. Uzmanlar, kurak geçen kış aylarında çiftçilerin fare zararı konusunda arazilerini düzenli kontrol etmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Konya'nın yüzde 67'si tarım arazisi olarak kullanılırken, bu alanların yüzde 70'i kıraç, yüzde 30'u ise sulu alan şeklinde dağılıyor. Beklenen yağışların olmaması, çiftçilerin ürünlerini zararlı canlılardan koruma konusunda daha dikkatli olmasını gerektiriyor. "KAR YAĞIŞI EKSİKLİĞİ FARELERİN ARTIŞINA YOL AÇIYOR" Ziraat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, kuraklığın getirdiği olumsuzluklar hakkında, "Daha kar yağışı yeterli miktarda yağmadı. Bu da önümüzdeki yıl hububatların verimlerinde belli bir oranda düşüşe neden olabilir, lakin şu anda rekolteyle ilgili herhangi bir tahminde bulunmak için erken. Bu dönemde çiftçilerimizin arazilerinde fare zararı olabilir. Çünkü kar yağışının az olduğu dönemlerde bu tarz zararlıların popülasyonlarında da artmalar meydana geliyor. Bundan sonraki dönemde eğer yağışlar bu şekilde az bir oranla devam ederse hastalık ve böcek zararı da fazla olur diye tahmin ediyoruz" dedi. Çiftçilerin bu dönemde arazi kontrollerini yapmak dışında bir şey yapamayacaklarını ekledi. DON RİSKİ VE EKİM TEKRARI GÜNDEMDE Kırkgöz, kıraç alanlarda ekim yapan çiftçilerin, yağışların düzensizliğinden kaynaklanan tohum kayıplarıyla karşılaşabileceğini belirtti. "Arazilerde çok fazla açıklık olursa bu dönemlerde o açıklıkları kapatmak için o bölgeleri tekrardan ekmeleri gerekebilir. Toprağın yüzeyi açık olduğundan arpa için bu dönemler biraz riskli. Gece donları çok yüksek olursa üşümeler de meydana gelebilir. Bunun için mutlaka bir ziraat mühendisiyle beraber çiftçilerimizin arazilerini kontrol etmeleri gerekiyor" diye ekledi. Kırkgöz, yağışların artması durumunda bereketli bir sezon geçirme umutlarının olduğunu ifade etti. Kar ve nisan yağmurları iyi olursa rekolte açısından olumlu sonuçlar elde edileceğini belirtti. Ancak yağışların yetersiz kaldığı durumda, özellikle kıraç alanlarda verim düşüşü yaşanabileceği konusunda uyardı.

Haber

"Tarımın Kadın Yıldızları" Projesi Altın Ödülün Sahibi

İSTANBUL (İHA) - Türkiye’nin önde gelen dondurulmuş gıda markası SuperFresh, "Tarımın Kadın Yıldızları" projesiyle, tarımda fırsat eşitliği sağlama hedefini sürdürüyor. Bu proje, Smarties Awards 2024’te MEA bölgesinde "Çeşitlilik ve Kapsayıcılık" kategorisinde altın ödül kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Bu ödül, projeye kazandırılan 14. ödül oldu. SuperFresh’in 2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattığı "Tarımın Kadın Yıldızları" projesi, Smarties Awards 2024’te "Amaç Odaklı Pazarlama" kategorisinin Çeşitlilik ve Kapsayıcılık dalında altın ödül aldı. Bu ödül, proje bu dal özelinde kazandırılan yedinci ödül olarak kaydedildi. "Tarımın Kadın Yıldızları" projesi, aldığı diğer ödüllerle de dikkat çekti. Bu yıl, Toplumsal Fayda Ödülleri’nde "Tarımda Topluma Değer Katan Proje" ödülünü, The Stevie Awards for Women in Business’te bronz ödülü, Digital Communication Awards 2024’te "Sürdürülebilir İletişim" alanında bronz ödülünü ve İstanbul Marketing Awards’ta "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" kategorisinde en iyi proje ödülünü kazandı. Ayrıca, SuperFresh'in bünyesinde bulunduğu Kerevitaş, Fast Company Türkiye'nin "En Yenilikçi 50 Şirket" listesine girdi. Kerevitaş CMO’su Gülizar Öcal Doğan yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin en büyük tarımsal hammadde tedarikçilerinden biri olarak tarımın özellikle kadınlar açısından büyük bir potansiyel barındırdığının farkındayız. Raporlar, Türkiye'de tarım sektöründe 2 milyona yakın kadının bulunduğunu ve bu alanda çalışan kadınların yüzde 78'inin ailesine ait tarlalarda ücret almadan çalıştığını ortaya koyuyor. Bu tespitten hareketle biz de tarım sektöründeki kadın iş gücünün potansiyelini açığa çıkarmak ve fırsat eşitliği sağlamak üzere harekete geçtik. Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle 2022 yılında ‘Tarımın Kadın Yıldızları' projesini başlattık. Bu projeyle tohum seçiminden hasada kadar her aşamada uzman ziraat mühendislerimizle sözleşmeli kadın çiftçilerin yanlarında oluyoruz" dedi. Konuşmasını, "Sürdürülebilir tarım alanında verdiğimiz teşviklerin yanı sıra kadın çiftçilerimizi yapay zeka, finansal okuryazarlık, ekolojik okuryazarlık ve girişimcilik eğitimleriyle destekliyoruz. Projeye dahil olan kadınlarımızın verimliliği artırmak için yapay zekâyı kullanmaya başladığını, üretimle ilgili karmaşık maliyet hesaplamalarını rahatlıkla yaptığını, verilen destekle kızlarını ziraat mühendisi olarak okuttuğunu görüyoruz. Ne mutlu bize ki kısa zamanda dikkat çeken ve ilham veren bir yolculuğa dönüşen projemiz geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler'de düzenlenen özel oturumda tüm dünyaya örnek gösterildi. Başarılarımızla sadece Türkiye'de değil globalde de prestijli kurumlar tarafından 14 ödüle layık görüldük. Kerevitaş için çok kıymetli bir proje olan Tarımın Kadın Yıldızları'nı önümüzdeki dönemde daha da büyüterek, kadınlarımızı desteklemeye devam edeceğiz" sözleriyle sürdürdü.

İhracatın Lideri MAY Tohum Ödülleri Topladı Haber

İhracatın Lideri MAY Tohum Ödülleri Topladı

BURSA (İHA) - MAY Tohum, 2023 yılında ayçiçeği ve mısır tohumu ihracatındaki başarılarıyla "İhracatın Öncüleri Ödülü"nü kazandı. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği "Lezzeti Dünya’ya Taşıyanlar: 2023 İhracat Öncüleri" ödül töreninde, firma bitkisel yağlar-yağlı tohumlar ve hububat-bakliyat-baharat kategorilerinde iki platin ödül alarak tohum ihracatındaki öncülüğünü bir kez daha kanıtladı. "TOHUM İHRACATININ YÜZDE 10’UNU GERÇEKLEŞTİRİYORUZ" MAY Tohum Yurtdışı Pazarlama ve Satış Direktörü Ersin Güneş, firmanın ihracata 2005 yılında başladığını ve bugün cirolarının yüzde 35’inin ihracat ve lisans gelirlerinden oluştuğunu belirtti. Gelecek 5 yılda bu oranı yüzde 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Güneş, 2023’te ihracat hacmini bir önceki yıla göre yüzde 70 artırarak hedeflerinin üstüne çıktıklarını söyledi. Güneş, "Geliştirdiğimiz çeşitleri Avrupa Birliği, Karadeniz Kuşağı, Orta Doğu, Orta Asya, Afrika ve ABD’ye kadar olan coğrafyada en etkili şekilde tanıtarak, pazarlama ve satış faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz pazarlama satış faaliyetleri sonucunda, bugün MAY markası altında yer alan 200’den fazla uluslararası tescilli ticari çeşitlerimizi, 45’i aşkın ülkeye ihraç ederek, Türkiye tohum ihracatının yüzde10’undan fazlasını MAY Tohum olarak biz gerçekleştiriyoruz" dedi. YENİLİKÇİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER MAY Tohum, yalnızca ihracat oranlarını artırmayı değil, aynı zamanda yenilikçi ürün portföyünü genişleterek sürdürülebilir tarımsal çözümler sunmayı amaçlıyor. Güneş, "2019 yılı itibariyle hibrit mısır ve pamuk türünde, Türkiye’deki Ar-Ge Merkezlerinde ıslahını gerçekleştirdiğimiz çeşitlerle ABD GDO’suz tohum pazarında yer almaya başladık. Hibrit mısır ve pamuk türünde dünyanın en rekabetçi pazarlarından biri olan ABD GDO’suz tohum pazarına, rekabet gücü yüksek çeşitlerimizle giriş yaptık. Çeşitlerimiz adaptasyon kabiliyetleri ve verim potansiyelleri ile müşterilerimizin beğenisini kazandı" açıklamasında bulundu. 2005’te tohum ve lisans ihracatına başlayan firma, hibrit ayçiçeği, hibrit mısır, pamuk, tatlı mısır ve fasulye türlerinde pazarlama ve satış faaliyetleriyle global pazarlardaki büyümesini sürdürüyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.