TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüi̇k

AGRONEWS - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ali Çandır, Ekim Ayında Tarımsal Girdi Artışı Üretici Lehine Haber

Ali Çandır, Ekim Ayında Tarımsal Girdi Artışı Üretici Lehine

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında aylık yüzde 2,04 ilan edildiğini belirten Çandır, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Ekim ayları ortalamasının (2,31) yüzde 15 altında ilan edilmiştir. Böylece son 5 aydır sürekli artış gösteren aylık girdi fiyatları, Ekim ayında ortalama altı yükseliş göstermiştir" dedi. Tarım-GFE’nin Ekim ayında yıllık yüzde 33,66 arttığını kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Ekim ayları ortalamasının (34,22) altında kalmıştır. Son 7 ayda ise Ağustos ayı hariç yükseliş gösteren yıllık enflasyon Ekim ayında ortalama altı artmıştır. TÜİK tarafından Ekim ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları maliyetleri enflasyonu, 10 yıllık Ekim ayı ortalamalarına göre aylıkta ve yıllıkta ortalamanın altında artış göstermiştir" değerlendirmesinde bulundu. Ekim’de en yüksek artış veteriner hizmetlerinde Ekim ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 2,12, yıllık yüzde 34,79 artış olduğunu belirten Çandır, "Ekim ayları itibariyle bu rakamlar, aylıkta ve yıllıkta 2022 yılından sonraki en yüksek rakamlar olmuştur" dedi. Çandır, Ekim ayı Tarım-GFE’nin aylıkta tohumda yüzde 4,71, enerjide yüzde 0,09, gübrede yüzde -0,60, ilaçta yüzde 2,26, veteriner hizmetlerinde yüzde 5,61, yemde yüzde 3,19 ve diğer kalemlerde ise yüzde 0,51 değişim gösterdiğini kaydederken, yıllık ise tohumda yüzde 36,86, enerjide yüzde 22,30, gübrede yüzde 47,39, ilaçta yüzde 18,91, veteriner hizmetlerinde yüzde 64,33, yemde yüzde 35,53 ve diğer kalemlerde ise yüzde 38.69 artış olduğunu belirtti. Çandır, "Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,57 ve yıllık yüzde 27,19’luk artış ilan edilmiştir" dedi. Üretici lehine seyrediyor TÜİK tarafından Ekim ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin, aylık yüzde 4 arttığını, bu rakamın 10 yıllık Ekim ortalamasının (2,56) üzerinde olduğuna dikkat çeken Çandır, yıllıkta ise yüzde 45,40 ile 10 yıllık ortalamanın (25,29) üzerinde ilan edildiğini kaydetti. Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında olduğu gibi Ekim ayında da üretici lehine gerçekleşmeler ilan edilmiştir. Bu 4 ay dışında yıllık gerçekleşmeler üretici aleyhinde olmaya devam etmiştir" dedi. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Ekim’de aylık yüzde 0,90 ve yıllık yüzde 28,75 arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,63 ve yıllık yüzde 27 arttığını kaydeden Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 2,87 ve yıllık yüzde 35,73 artmıştı. Bu durum, Ekim ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir" dedi. Manşet enflasyon yüksek Ekim ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 2,55 ve yıllık yüzde 32,87 arttığına dikkat çeken Ali Çandır, "Son 20 yıllık Ekim ayı ortalamalarının aylıkta yüzde 2,24 ve yıllıkta yüzde 18,53 olduğu hatırlanırsa manşet enflasyonun hala ne kadar yüksek seyrettiği daha iyi anlaşılır" dedi. Makas daraldı Tüketici gıda enflasyonunun Ekim ayında aylık yüzde 3,41, yıllık yüzde 34,87 arttığını belirten Başkan Ali Çandır, "İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Ekim’de aylık yüzde 4,52 ve yıllık yüzde 34,66 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 5,49, yıllık yüzde 35,84 artmıştır. Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı yıllık enflasyon civarında bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla aradaki makas daralmaya başlamıştır. Yani yıllık olarak yüzde 33,66 düzeyindeki tarımsal girdi maliyet artışına karşılık yüzde 45,40’lık tarım üretici fiyat artışı ve yüzde 32,87’lik tüketici fiyat artışı söz konusu olmuştur. Ekim ayında tarımsal üreticiler, aylıkta ve yıllıkta lehte rakamlarla karşılamışlardır" dedi.

Ekim Ayında Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Yüzde 33,66 Arttı Haber

Ekim Ayında Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Yüzde 33,66 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini açıkladı. Buna göre Tarım-GFE, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,04, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 29,06, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,66 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 32,3 artış gösterdi. Ana gruplar incelendiğinde, bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 2,12, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise yüzde 1,57 yükseldi. Geçen yılın aynı ayına göre ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 34,79, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 27,19 artış kaydedildi. Alt gruplar bazında yıllık Tarım-GFE verilerine göre 6 alt grupta artış oranı ortalamanın altında, 5 alt grupta ise üzerinde gerçekleşti. Yıllık artışın en düşük olduğu alt gruplar yüzde 18,91 ile tarımsal ilaçlar ve yüzde 20,98 ile bina bakım masrafları olurken, en yüksek artış yüzde 64,33 ile veteriner harcamaları ve yüzde 47,39 ile gübre ve toprak geliştiricilerde görüldü. Aylık Tarım-GFE’ye göre ise 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Ekim ayında aylık bazda artışın en düşük olduğu alt gruplar yüzde 0,09 ile enerji ve yağlayıcılar, yüzde 0,27 ile gübre ve toprak geliştiriciler olarak belirlendi. Buna karşılık, aylık artışın en yüksek olduğu alt gruplar yüzde 5,61 ile veteriner harcamaları ve yüzde 4,71 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Tarım Yüzde 12,7 Küçüldü, Ekonomide Sağlıklı Büyüme Tartışması Haber

Tarım Yüzde 12,7 Küçüldü, Ekonomide Sağlıklı Büyüme Tartışması

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 büyüdü. TÜİK’in açıkladığı son verilere göre en büyük büyüme, düşük katma değer ve niteliksiz emek yoğun sektörlerin başında gelen inşaatta görüldü. Ancak enflasyonun ana etkenlerinden ve vazgeçilmez sektörlerden olan tarım ise yüzde 12.7 gibi rekor bir küçülme yaşadı. "EKONOMİNİN BÜYÜDÜĞÜNÜ SÖYLEMEK MÜMKÜN AMA SAĞLIKLI DEĞİL" Uzmanlar, “Büyümede öncü sektörün inşaat olması manidar. Tarım küçülürken ekonominin büyüdüğünü söylemek teknik olarak mümkün ama sağlıklı değil” dedi. Karar gazetesinin haberine göre art arda yaşanan konkordato ilanı ve iflaslara rağmen sanayi sektöründeki yüzde 6,5 büyümeyi de değerlendiren uzmanlar, “Sanayideki veriler sanayicinin şikayetleri ile örtüşmüyor” vurgusu yaptı. TEŞVİK EDİLMEYEN TARIM YÜZDE 12,7 KÜÇÜLDÜ TÜİK’in Türkiye ekonomisinin büyümesine yönelik açıkladığı son veriler 2023 vizyonunun tam tersine işaret etti. Yüksek teknoloji ve katma değerli büyümeyi öngören hükümet, günün sonunda niteliksiz sektörlerle büyümeyi seçti. Teknolojiye ağırlık verilmeyip teşvik edilmeyen tarım yüzde 12,7 küçülürken, kaynakların vasat sektörlere yönlendirilmesiyle inşaat ise yüzde 13.9 büyüdü. "BU TEMPODA DEVAM EDERSEK TÜRKİYE SATACAK ÜRÜN BULAMAYACAK" Vizyon 2023 strateji belgesinde 2023 itibariyle dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi olarak Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında yüksek teknoloji, katma değerli ürün ve teknolojinin tüm imkanlarından yararlanılarak tarımda en yüksek verime ulaşmak hedefleniyordu. Ancak yılın üçüncü çeyreğine yönelik açıklanan büyüme rakamları yine vasat sektörlere bel bağlandığını gösterdi. Migros CEO’su Özgür Tort, çiftçinin kazanamadığı için üretimden çekildiğini belirterek, “Bu tempoda devam edersek Türkiye satacak ürün bulamayacak. Gıdasız kalma riski kapıda. Randımanlı üretim yoksa sıfır maliyetli bir ürünü İstanbul’da satmanın maliyeti 21 lira” uyarısında bulundu. "BOŞ EV SAYISI 2.2 MİLYONU GEÇMİŞ... TARIM KÜÇÜLÜYORSA GIDA FİYATLARINDA İSTİKRAR BEKLEMEK HAYAL" Verileri yorumlayan uzmanlar, kredi ve desteklerin tarıma değil, AVM ve inşaatlara aktığını söyledi. Türkiye’de boş ev sayısının 2.2 milyon adet olduğunu belirten uzmanlar, “2024’Te Türkiye’de, 138 milyon metrekare konut inşaatı bitmiş,180 milyon metrekare de yeni konut inşaatına ruhsat verilmiş. Boş ev sayısı 2.2 milyonu geçmişken bizim büyümede öncü sektörümüzün inşaat olması manidar. Tarımda dışa bağımlılığımız her geçen gün artıyorsa sağlıklı bir büyümeden bahsedemeyiz. Tarım küçülürken ekonominin büyüdüğünü söylemek teknik olarak mümkün ama sağlıklı değil. Çünkü tarım küçülüyorsa gıda fiyatlarında istikrar beklemek hayal. Bu gidişatın maliyeti ağırlaşıyor. İleride daha da ağır olacak” dedi. HİZMET SANAYİYİ SOLLADI Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan üç aylık dönemde, bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 1,1 büyüdü. Yıllık büyüme ise yüzde 3,7 oldu. GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2025 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 10,8 ile inşaattan sonra büyüyen ikinci sektör oldu. Bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10,1, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 9,6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,1, sanayi sektörü yüzde 6,5, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 6,3, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4,4, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 4,2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2,1 arttı. Uzmanlar sanayideki büyümenin hizmet sektörünün gerisinde kaldığını belirterek, “Emek yoğun sektörlerden biri de tekstildi ve maalesef bu sektör inşaat kadar şanslı değildi. Destek almadığı için fabrikalar kapısına bir bir kilit vurdu. Sanayicinin de durumu iç açıcı değil. Buna karşın yine de büyüme gösterebilmiş. Açıkçası sanayideki veriler sanayicinin şikayetleri ile örtüşmüyor” vurgusu yaptı. Son veriler tüketim trendinin ise yavaşladığını ama azalmadığını parası olanın harcamasını tam tersi artırdığını gözler önüne serdi. Kamu harcamalarında ise, bütçede 2 çeyrekte bir miktar yavaşlama olmasına karşın son aylarda bu kalemde de artış dikkat çekti. ŞİMŞEK DURUMU DEĞERLENDİRDİ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 3. çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi. Şimşek, “Tüketim ve yatırımlar yılın ilk yarısında olduğu gibi dengeli bir görünüm sergiledi. İnşaat yatırımlarındaki olumlu seyrin yanı sıra üretim kapasitemiz açısından kritik önemde olan makine ve teçhizat yatırımları yüzde 11,3 arttı. Bu dönemde küresel ticaretteki görece zayıf seyrin de etkisiyle net dış talep büyümeyi 1 puan sınırladı. Cari açığın milli gelire oranı ise yüzde 1,3 ile sürdürülebilir seviyede kalmaya devam etti. Büyümenin son çeyrekte ılımlı seyretmesini ve 2025 yılında Orta Vadeli Program’ın sınırlı üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Dezenflasyon sürecini de olumsuz etkileyen kuraklık ve don gibi arz yönlü şokların etkilerini azaltmak amacıyla; verimliliği artıracak, sulama altyapısını güçlendirecek ve kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlayacak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle emek yoğun sektörlerde zayıf seyreden üretimi canlandırmak ve istihdamı korumak amacıyla reel sektöre yönelik desteklerimize devam ediyoruz” dedi.

Gelir Dağılımında Zirve Yüzde 48,1 Payla En Üst Grubun Oldu Haber

Gelir Dağılımında Zirve Yüzde 48,1 Payla En Üst Grubun Oldu

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1’e gerilerken, en düşük gelir grubunun payı yüzde 6,3’e yükseldi. En yüksek gelir grubunun gelirden aldığı pay, 2023 yılına kıyasla 0,6 puan düşerken, en düşük gelir grubunun payı 0,2 puan artış gösterdi. Türkiye’de ortalama hanehalkı geliri yüzde 106,9 artarak 374 bin 899 TL’ye ulaştı. GİNİ KATSAYISI VE SOSYAL TRANSFERLERİN ETKİSİ Gelir eşitsizliğini ölçen Gini katsayısı, 0,007 puan azalarak 0,413 olarak hesaplandı. Sosyal transferler hariç tutulduğunda bu oran 0,476’ya yükseldi. Emekli maaşları ve sosyal yardımların etkisiyle gelir dağılımındaki bozulma azaldı. YILLIK GELİRLERDE EĞİTİM VE SEKTÖR ETKİSİ Yıllık ortalama gelir, yükseköğretim mezunlarında 309 bin 721 TL’ye çıkarken, inşaat sektörü gelir artışında yüzde 115,4 ile öne çıktı. İşverenlerin yıllık geliri 804 bin 882 TL ile zirvede yer aldı. GELİR EŞİTSİZLİĞİNDE BÖLGESEL FARKLILIKLAR En yüksek gelir, İstanbul’da 257 bin 891 TL, en düşük gelir ise Van, Muş, Bitlis ve Hakkari bölgelerinde 91 bin 818 TL oldu. Gelir eşitsizliği İstanbul’da en yüksek seviyedeyken, Kocaeli ve çevresi eşitlikte ön sırada yer aldı. İSTİHDAMDA DÖNÜŞÜM VE HAREKETLİLİK 2023’te işsiz olanların yüzde 40,8’i 2024’te çalışmaya başladı. Çalışanların yüzde 90,6’sı iş hayatını sürdürürken, işgücüne katılımda da artış görüldü.

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte Haber

Bitkisel Üretimde Meyve ve Sebze Artışta, Tahıllar Düşüşte

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait Bitkisel Üretim İstatistikleri'ni açıkladı. Verilere göre, yem bitkileri haricindeki tahılların üretimi bir önceki yıla göre yüzde 5 azalırken, sebze üretimi yüzde 5,6, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi ise yüzde 2,1 arttı. Yaklaşık üretim miktarları, tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,5 milyon ton, sebzelerde 33,6 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 28 milyon ton olarak gerçekleşti. TAHIL, YAĞLI TOHUM VE ŞEKER PANCARI ÜRETİMİNDE DÜŞÜŞ 2024 yılında tahıl üretimi, bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,5 azalarak 39 milyon tona geriledi. Buğday üretimi yüzde 5,5 düşüşle 20,8 milyon ton oldu. Arpa üretimi yüzde 12 azalarak 8,1 milyon tona indi. Çavdar ve yulaf üretimi sırasıyla yüzde 15,7 ve yüzde 4,9 oranında azaldı. Mısır üretimi yüzde 10 düşerek 8,1 milyon tona geriledi. Kuru baklagillerde nohut üretimi 575 bin ton, kuru fasulye 279 bin ton, kırmızı mercimek 405 bin ton olarak kaydedildi. Patates üretimi ise yüzde 21,1 artışla 6,9 milyon tona ulaştı. Yağlı tohumlarda soya üretimi yüzde 30,9 artışla 180 bin ton olurken, ayçiçeği üretimi yüzde 0,1 azalışla yaklaşık 2,2 milyon ton oldu. Şeker pancarı üretimi yüzde 8,9 azalarak 23 milyon tona geriledi. SEBZE ÜRETİMİNDE ARTIŞ 2024 yılı sebze üretimi, bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak 33,6 milyon tona ulaştı. Domates üretiminde yüzde 9,9, kuru soğanda yüzde 1,2, salçalık kapya biberde yüzde 21,1 oranında artış yaşandı. Buna karşın, hıyarda yüzde 6,9, sivri biberde yüzde 0,6 ve beyaz lahanada yüzde 5 üretim düşüşü kaydedildi. MEYVE VE BAHARAT BİTKİLERİNDE ARTIŞ Meyve, içecek ve baharat bitkilerinin toplam üretimi yüzde 2,1 artışla 28 milyon tona çıktı. Elma ve çilek üretimi sırasıyla yüzde 4 ve yüzde 10,4 oranında düşerken; nar üretimi yüzde 10,1, üzüm üretimi yüzde 2 arttı. Turunçgil grubunda mandalina, portakal ve limon üretimi sırasıyla yüzde 32,7, yüzde 30,3 ve yüzde 25,6 azaldı. Fındık yüzde 10,3, ceviz yüzde 18,3, Antep fıstığı yüzde 117,6 artış gösterdi. Muz üretimi yüzde 5,9 azalırken, zeytin üretimi yüzde 146,7 gibi dikkat çekici bir artış sergiledi. SÜS BİTKİLERİNDE AZALMA Süs bitkileri üretimi, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,1 düşüş gösterdi. Kesme çiçekler toplam üretimin yüzde 69,5'ini oluştururken, yüzde 0,1 düşüş yaşandı. Diğer süs bitkilerinde ise yüzde 17,4 oranında daha büyük bir azalma görüldü.

Tarımsal Girdi Fiyatları Yeniden Yükselişte Haber

Tarımsal Girdi Fiyatları Yeniden Yükselişte

ANTALYA (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), aylık yüzde 2,75, yıllık yüzde 32,59 artışla yeniden yükselişe geçti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu rakamların son 9 yılın Ekim ayları ortalamasına oldukça yakın olduğunu belirtti. Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarının aylık yüzde 3,04, yıllık yüzde 31,03 arttığını söyledi. En yüksek artış yem fiyatlarında görülürken (%5,32), yıllık artışlarda veteriner hizmetleri (%60,13), gübre (%55,02) ve diğer kalemlerdeki (%64,81) yükseliş dikkat çekti. ÜRETİCİ FİYATLARI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KRİTİK Tarımsal ÜFE’nin aylık yüzde 5,03, yıllık yüzde 35,46 artış gösterdiğini ifade eden Çandır, bu artışın 10 yıllık ortalamaların üzerinde olduğunu vurguladı. Üretici fiyatlarının tarımsal girdi maliyetlerine yakın seyretmesinin sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını belirten Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Ekim aylarında bu aleyhte eğilim yerini üretici lehine çevirmiştir. Yıllık girdi maliyetleri artışı ise nispi olarak üretici fiyatları artışına yakın seyretmiştir. Yani üretici, Ekim ayında aylıkta lehte bir durum yaşarken yıllıkta ise birbirine yakın seyretmiştir. Esasen hem aylıkta hem de yıllıkta üretici fiyatlarının nispi olarak tarımsal girdi fiyatlarından ciddi bir yükseklikte seyretmesi sürdürülebilirlik bakımından önem taşımaktadır. Çünkü üreticinin tek maliyet grubu girdi kalemleri değil en az onun kadar da diğer maliyetleri söz konusudur" dedi. TÜKETİCİ ENFLASYONU ÜRETİCİYİ GEÇİYOR Ekim ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 2,88, yıllık yüzde 48,58 olarak açıklanırken, gıda fiyatları aylık yüzde 4,33, yıllık yüzde 45,28 arttı. Çandır, yaş meyve ve sebze fiyatlarında aylık yüzde 19,20, yıllık yüzde 57,58 artış olduğunu belirtti. Bu rakamların, üreticinin karşılaştığı enflasyonu aşarak tüketici tarafında daha büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.