Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

AGRONEWS - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kuraklık etkisi zayıfladı, buğdayda rekor bekleniyor Haber

Kuraklık etkisi zayıfladı, buğdayda rekor bekleniyor

Ulusal Hububat Konseyi tarafından hazırlanan "2025-2026 Sezonu Hububat Rekolte Tahmin Raporu" yayımlandı. Raporda, mevcut üretim sezonunun hububat tarımı açısından son yılların en dikkat çekici iklim dönemlerinden biri olduğu ve bitki gelişiminin hava şartlarından olumlu etkilendiği belirtildi. Türkiye genelinde nisan ayında kaydedilen yağış miktarının, bitkinin sapa kalkma ile başaklanma evrelerindeki su ihtiyacını en üst seviyede karşıladığı vurgulanan raporda, rekolte tahminlerinde kuraklık değişkeninin tamamen devre dışı kaldığı bildirildi. Raporda, nisan ayı yağış ortalamasının 86,5 milimetre ile uzun yıllar ortalamasının yüzde 50 üzerinde gerçekleştiği aktarıldı. İl bazlı verilerde Siirt'in 229,3 milimetre ile en çok yağış alan kent olduğu, Antalya, Osmaniye ve Rize'de ise 66 yıllık meteorolojik kayıtların yenilendiği bilgisine yer verildi. Akdeniz'in son 24, İç Anadolu'nun ise son 23 yılın en yağışlı nisan dönemini geride bıraktığı; 1 Ekim 2025 - 30 Nisan 2026 dönemini kapsayan kümülatif yağışların ise 555,3 milimetreye ulaşarak son 66 yılın en yüksek su yılı seviyesine çıktığı kaydedildi. Türkiye'nin buğday ekim alanlarının yüzde 37'sini barındıran İç Anadolu Bölgesi'nde nisan ayı yağışlarının normalin yüzde 34 üzerinde seyretmesinin; Konya, Ankara, Eskişehir, Kırşehir ve Yozgat başta olmak üzere geniş alanlarda güçlü ve homojen bir bitki gelişimini beraberinde getirdiği ifade edildi. Konya'da son 21 yılın en yüksek nisan ayı yağışının kaydedildiği, yeterli toprak neminin kıraç alanlardaki verim beklentisini yükselttiği aktarıldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde nisan ayında normalin yüzde 99 üzerinde gerçekleşen yağışların Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep çevrelerinde hububat gelişimini güçlü şekilde desteklediği, yoğun nem nedeniyle oluşan fungal hastalık risklerine karşı önlemlerin sürdüğü belirtildi. Akdeniz Bölgesi'nde de yağış rejiminin olumlu seyrettiği, Hatay'daki bazı alanlarda dekar başına 700 ila 800 kilogram seviyelerine ulaşabilecek verim potansiyeli öngörüldüğü açıklandı. Marmara, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde de düzenli yağışlar sayesinde üretimin geçen yıla kıyasla güçlü ilerlediği, Trakya'da ise zamanında yapılan tarımsal mücadele ile bitki sağlığının korunduğu vurgulandı. Saha gözlemleri, bölgesel fenolojik değerlendirmeler ve iklim verileri doğrultusunda mayıs ayı içinde ekstrem bir olumsuzluk yaşanmaması halinde, Türkiye'nin 2026 üretim sezonunda yaklaşık 23 milyon ton buğday, 8,7 milyon ton arpa rekoltesine ulaşabileceğinin tahmin edildiği duyuruldu. Nihai üretim miktarlarında önümüzdeki süreçte dane dolum dönemindeki sıcaklık seyrinin ve mayıs yağışlarının dağılımının belirleyici olacağı, gıda arz güvenliği kapsamında gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi.

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül Haber

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

XI. Uluslararası Tahıl Konferansı Ankara’da düzenlenecek Haber

XI. Uluslararası Tahıl Konferansı Ankara’da düzenlenecek

Hububat Tedarikçileri Derneği (HUBUDER) tarafından organize edilen ve sektörün referans etkinliği haline gelen konferans, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen tahıl ticareti temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. Küresel ölçekte tarımda yaşanan hızlı değişimler, iklimin olumsuz etkileri ve jeopolitik gelişmelerin damga vurduğu bir dönemde, hasat öncesinde düzenlenecek bu son konferansa yoğun katılım bekleniyor. Sektörün geleneksel buluşmaları arasında yer alan organizasyonun; Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden tahıl ticareti temsilcilerini, akademisyenleri, ekonomistleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirmesi bekleniyor. Küresel tarım piyasalarında yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliğinin üretim üzerindeki etkileri ve jeopolitik gelişmelerin gölgesinde gerçekleştirilecek konferansta, 2026 hasadı öncesi tahıl piyasalarına ilişkin önemli değerlendirmeler yapılacak. Dünya ve Türkiye Tahıl Ticareti ile 2026 Hasadı Masaya Yatırılacak Konferans kapsamında; uluslararası tahıl piyasalarındaki güncel gelişmeler, 2026 yılı küresel üretim beklentileri, Türkiye’nin bölgesel tahıl üretim tahminleri ve hasat öncesi piyasa öngörüleri detaylı olarak ele alınacak. Ayrıca Türkiye ve dünya ekonomisindeki son gelişmelerin yanı sıra üretim planlaması, sözleşmeli üretim ve destekleme politikaları gibi sektörün geleceğini doğrudan ilgilendiren kritik başlıklar da gündemde olacak. Etkinlikte konuşmacı olarak yer alacak yerli ve yabancı uzman isimlerin, güncel veriler ve saha analizleri eşliğinde sektörün yol haritasına ışık tutması hedefleniyor. Tarım ve ekonomi çevrelerinin yakından takip ettiği konferansın, 2026 hasadı öncesinde sektörel karar alma süreçleri açısından da önemli katkılar sunması bekleniyor. Konferansa ilişkin program ve kayıt detaylarına https://www.hubuder.org.tr/kongre/ adresinden ulaşılabiliyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan biyokaçakçılara para cezası Haber

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan biyokaçakçılara para cezası

22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla konuşan Yumaklı, bu günün; bitkilerden hayvanlara, mikroorganizmalardan mantarlara kadar tüm canlı türlerinin önemini hatırlatmayı ve doğanın korunmasına yönelik küresel farkındalığı artırmayı hedeflediğini ifade etti. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin, doğadaki çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaların adil paylaşımı açısından en kapsamlı uluslararası düzenlemelerden biri olduğuna dikkat çeken Yumaklı, bu yılki temanın “Küresel Etki İçin Yerel Hareket” olduğunu aktardı. Yerelde atılan adımların küresel ölçekte biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmada güçlü bir etki oluşturduğunu vurgulayan Yumaklı, ülkelerin ortak belirlenen hedeflere uyum sağlamasının önemine işaret etti. Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi’ni, 2050’ye kadar doğayla uyumlu bir dünya oluşturmayı amaçlayan küresel bir yol haritası olarak tanımlayan Yumaklı, Türkiye’de yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi ile tüm türlerin envanterinin çıkarıldığını ve düzenli olarak güncellendiğini belirtti. Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından “küçük bir kıta” niteliğinde olduğunu söyleyen Yumaklı, ülkenin Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olmak üzere üç biyocoğrafik bölgenin kesişiminde yer aldığını, bu durumun tür çeşitliliğini önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Ulusal envanter çalışmaları kapsamında ülke genelinde 918 uzmanın görev aldığını, çalışmaların 7 yıl sürdüğünü ve yaklaşık 25 bin adam/gün arazi çalışması yapıldığını belirten Yumaklı; memeli, kuş, balık, sürüngen, amfibi ve damarlı bitkilere ilişkin elde edilen yaklaşık 2 milyon verinin “Nuh’un Gemisi” veri tabanında toplandığını, bugüne kadar da 16 binden fazla rapor üretildiğini aktardı. 2015’ten bu yana 81 ilde tür ve habitat düzeyinde izleme çalışmaları yürütüldüğünü söyleyen Yumaklı, nesli tehlike altındaki türlerin korunması için 2013–2024 arasında 103 tür eylem planı hazırlandığını, bu çalışmalarla türlerin durumunun düzenli olarak takip edildiğini ve koruma tedbirlerinin uygulandığını kaydetti. Nadir ve tehdit altındaki endemik bitkilerin korunması amacıyla Elazığ’da doku kültürü laboratuvarı ve sera kurulduğunu belirten Yumaklı, ayrıca geleneksel bilgilerin kayıt altına alınarak biyolojik çeşitliliğe dayalı bir veri sistemine aktarıldığını ve bu sistemde yaklaşık 123 bin kaydın bulunduğunu söyledi. Biyokaçakçılıkla mücadele kapsamında kolluk kuvvetleri ve vatandaşların bilinçlendirildiğini ifade eden Yumaklı, özel olarak geliştirilen izleme sistemi sayesinde vakaların takip edildiğini, söz konusu dönemde 181 yabancı uyruklu kişi hakkında işlem yapıldığını ve ciddi miktarda idari para cezası uygulandığını dile getirdi. İstilacı yabancı türlere karşı yürütülen çalışmalar hakkında da bilgi veren Yumaklı, farklı ekosistemlerde yapılan projelerle 177 türün değerlendirildiğini, verilerin ulusal bir sistemde toplandığını ve 2024–2035 dönemini kapsayan strateji ve eylem planının tamamlandığını aktardı. Son olarak Yumaklı, deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü, potansiyel koruma alanlarının belirlenmesine ilişkin projenin ise 2027’nin ilk çeyreğinde başlatılmasının planlandığını söyledi.

Bakanlıktan “yapay et” iddialarına açıklama Haber

Bakanlıktan “yapay et” iddialarına açıklama

Bakanlık, konuya ilişkin açıklama yaptı. Söz konusu yönetmelik ve buna ilişkin uygulama tebliğinin 20 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: "Yönetmelikteki 'yeni gıda' tanımı, 31 Aralık 2025'ten önce Türkiye'de yaygın tüketilmeyen ve yönetmelik ekinde listelenen ürünleri kapsamaktadır. Yeni gıdaların piyasaya çıkabilmesi için Bakanlığa başvuru yapılması, bilimsel risk değerlendirmesinden geçmesi ve yönetmelik ek listesine alınması şartı bulunmaktadır." Açıklamada, düzenlemede yer alan "bitkiler, mikroorganizmalar gibi organizmalardan elde edilen" ifadesinin başvuru aşamasında hayvansal dokulardan elde edilebilecek hücre ve doku kültürlerinin başvurusuna izin vermediğine işaret edilerek, bu sebeple, "yapay et" veya bunu çağrıştıracak ürünlere ilişkin başvuru yapılamayacağı bildirildi. Bakanlığın, hücre ve doku kültürü ile üretilen ve "yapay et" olarak adlandırılan ürünlere karşı duruşunu kararlılıkla sürdürdüğü vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Doğal üretimi, hayvancılığımızı, tüketici sağlığını ve kültürel hassasiyetlerimizi korumak temel önceliğimizdir. Yeni yönetmelik, iddia edilenin aksine, 'yapay et yasağını' çok daha güçlü yasal dayanağa ve bariyere kavuşturmuştur. Türkiye sınırları içinde yapay et üretimi ve tüketimi söz konusu değildir ve olmayacaktır."

Bereketli ovalarda hasat başladı, kilosu 25 TL’den satılıyor Haber

Bereketli ovalarda hasat başladı, kilosu 25 TL’den satılıyor

Türkiye'nin en bereketli tarım arazilerinin bulunduğu Çukurova'da, karpuz hasadı başladı. Ülkenin karpuz ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşılayan kentte, tarlalarda yoğun hasat mesaisi yaşanıyor. Kamyonlara yüklenen karpuzlar, Türkiye'nin dört bir yanına gönderilmeye başlandı. Kentin deniz kıyısındaki Karataş ilçesine bağlı Kapı Mahallesi’nde başlayan hasatta, rekolte beklentisinin yüksek olduğu belirtildi. Yaklaşık 125 bin dekar alanda gerçekleştirilen üretimde, bu sezon 800 bin ton rekolte elde edilmesinin beklendiği kaydedildi. Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, karpuzun kilosunun tarlada 25 TL olduğunu belirterek, fiyatların arza göre inişli-çıkışlı olabileceğini söyledi. 'GEÇ EKİM BAŞLADI AMA ERKEN HASAT YAPILDI' Karpuz hasadının henüz ovada geniş ölçekte başlamadığını belirten Cahit İncefikir, "Karpuz hasadı yer yer başladı. Düşünüldüğü gibi belirli alanda toplama başlamadı. Fakat dar bir alanda olgunlaşmış karpuz hasadı başladı. Karpuz ekimi, kış aylarında yaşanan sel ve dolu felaketlerinden dolayı geç başladı. Özellikle yağmurlarla beraber çiftçi, karpuz ekimini geç yaptı. Karpuzun hasadını da erken yapabilenler oldu. Periyodik olarak hasadın ilk kademesi başladı diyebiliriz. Tarlada 25 TL fiyatıyla başlayan karpuz, arz talep dengesine göre, ürünü pazarlara sunulmasına, tezgahlara indirilmesine ve piyasaya bağlı olarak fiyatlar borsa gibi inişli çıkışlı şekilde belirleniyor. Önümüzdeki günlerde hasadın artması ya da azalmasına bağlı olarak fiyatlarda değişkenlik olabilir" dedi. 'ÜRÜNLER BELİRLİ OLGUNLUĞA ERİŞİNCE HASAT EDİN' Üretici ve tüketicilere karpuz uyarılarda bulunan İncefikir, "Önemle söylememiz gereken, karpuzun belirli bir olgunluğa ulaşması gerektiğidir. Şeker oranının artması, rengini almış olması, kıvama gelmiş olması gerekmektedir. Ham toplanıp tüketiciye ulaştırılırsa, insanları almaktan vazgeçirir. Üreticinin zararına oluyor ve tüketim azalıyor. Eğer erken ekilmiş, hasat dönemine gelmiş ve yeterli olgunluğa ulaşmış karpuzlar varsa, sözünü ettiğimiz yağışlardan önce ekimi yapılmış ürünlerse bunların hasadı yapılabilir. Ancak bunun ne kadar alanda olduğunu da tam olarak bilmiyoruz. Çok geniş bir alan olduğunu da tahmin etmiyoruz. Eğer karpuz belirli bir olgunluğa, aroma ve tat oranına ulaşmışsa toplanabilir" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.