Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tütün

AGRONEWS - Tütün haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tütün haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarlada veda: Üreticinin en çok bıraktığı tarım ürünü hangisi? Haber

Tarlada veda: Üreticinin en çok bıraktığı tarım ürünü hangisi?

Türkiye genelinde ekiliş alanları en çok daralan ürünleri ve üreticinin yeni rotasını analiz ediyoruz.Pamuk ve şeker pancarında alan daralması Son yılların tarımsal verileri incelendiğinde, "beyaz altın" olarak bilinen pamuk ve sanayi bitkilerinin başında gelen şeker pancarı, ekim alanlarında en çok dalgalanma yaşayan ve yer yer terk edilen ürünlerin başında geliyor. Özellikle Ege ve Çukurova bölgelerinde bir dönemin vazgeçilmezi olan pamuk, yüksek gübre ve ilaç maliyetlerinin yanı sıra dünya borsalarındaki fiyat belirsizlikleri nedeniyle yerini mısır veya meyve bahçelerine bırakıyor. Üreticiler, birim alandan alınan verim yüksek olsa da toplam masrafın satış fiyatıyla dengelenemediği noktalarda, stratejik de olsa bu ürünlerden uzaklaşmayı tercih ediyor. İş gücü çıkmazı: Tütün ve el hasadı ürünleri Küçük aile işletmelerinin bel kemiği olan tütün ve el ile hasat edilen bazı sebze türleri, "iş gücü maliyeti" engeline takılıyor. Yüksek Maliyet: Hasat döneminde çalıştırılacak işçi bulunamaması veya işçi ücretlerinin toplam gelirin yarısından fazlasına ulaşması, üreticiyi bu zahmetli üretim kollarından çekilmeye zorluyor. Mekanizasyon Şartı: Makineli hasada uygun olmayan çeşitler, her geçen yıl yerini tam otomasyonla hasat edilebilen mısır, buğday veya ayçiçeği gibi ürünlere bırakıyor. Su kısıtı ve mısırdan kaçış Geleneksel olarak en çok tercih edilen ürünlerden biri olan mısır, son yıllarda yer altı sularının azalmasıyla birlikte bazı havzalarda "istenmeyen ürün" kategorisine girmeye başladı. Bakanlığın su kısıtı olan bölgelerde mısır desteklemelerini azaltması veya kısıtlaması, üreticileri mısırdan vazgeçerek sorgum-sudan otu melezi veya arpa gibi daha az su tüketen alternatiflere yönlendiriyor. Bu durum, sadece ekonomik değil, aynı zamanda çevresel zorunlulukların bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Üreticinin yeni rotası: Meyve bahçeleri ve yağlı tohumlar Terk edilen geleneksel ürünlerin boşluğunu ise daha çok yağlı tohumlar (ayçiçeği, kanola) ve çok yıllık meyve bahçeleri dolduruyor. Özellikle zeytin, fıstık ve ceviz gibi bir kez dikildikten sonra uzun yıllar ürün veren ve iş gücü ihtiyacı yıl geneline yayılan yatırımlar, üretici için daha güvenli bir liman olarak görülüyor. Sürdürülebilirlik için planlı üretim Ürünlerin terk edilmesi, ulusal gıda arz güvenliği açısından bazı riskleri beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, çiftçinin bir üründen vazgeçmemesi için "yaratmak" kelimesine sığınmadan, sadece maliyetlerin düşürülmesi ve sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır. 2026 üretim planlamasında, hangi ürünün terk edildiği kadar, yerine konulan ürünün toprak ve su kaynaklarıyla ne kadar uyumlu olduğu, tarımsal geleceğimizi belirleyen en temel unsur olacaktır.

Kekik ve tütün alış fiyatlarında yaşanan artışlar çiftçiyi mutlu etti Haber

Kekik ve tütün alış fiyatlarında yaşanan artışlar çiftçiyi mutlu etti

Bu yıl bereketli geçtiğini ve birçok bölgeden alım için tüccarların geldiğini ifade eden Türlübey Mahalle Muhtarı İmdat Karataş, "Geçen yıl 45 liradan işlem gören kekik bu sene 155 liraya işlem görüyor. Aynı zamanda geçen yıl kilosu 180 lira olan tütün ise 300 liradan alıcı buluyor" dedi. Denizli'nin Buldan ilçesinde kekik ve tütün üretiminin yapıldığı Türlübey Mahallesi'nde üreticiler yoğun çalışma içine girdi. Mahallede 300 hanede yaşayan 700 kişi hayvancılığın yanı sıra kekik ve tütün üreticiliği ile geçimi sağlıyor. Bu yıl kekikte rekolte az olduğunu ve kalitesinin yüksek olduğunu ifade eden muhtar İmdat Karataş, birçok bölgeden tüccarın alım yapmaya geldiğini ifade etti. Aynı zamanda muhtar Karataş, tütün üretiminde ise hem rekoltenin hem de kalitenin üst düzeyde olduğunu ve bereketli bir sezon yaşadıklarını dile getirdi. "Geçen yıl 45 liradan alıcı bulan kekik bu yıl 155 liradan alıcı buluyor" Üreticilerin dinlenmeye vakit bulamadıklarını ve kekikte hasadın sona erip ürünleri çuvalları yerleştirdiklerini belirten Türlübey Mahalle Muhtarı İmdat Karataş, "Hemşerilerimiz dinlenmeye dahi vakit bulamıyorlar. Kendi işlerini bitirdikten sonra komşularına ve yaşlı vatandaşlara yardım ediyorlar. Kekik ve tütün üretimi çok zahmetlidir. Kekik hasadı sona erdi, ürünler çuvallara yerleştirildi. Bölgemize pek çok tüccar alım yapmaya geliyor. Geçen yıl 44-45 TL aralığında olan kekik bu yıl 150-155 TL aralığında işlem görüyor. Kekik bu yıl az ancak kalitesi çok güzel. Türlübey'in kekiğinin ayrı bir aroması ve tadı vardır. Özellikle Pandemi döneminde ününü tüm dünyaya duyurmuştur. Türlübey'in havası, iklimi kekik ve tütün üretiminde kalitenin artmasına etkili olmaktadır. Üreticilerimiz tamamen organik şartlarda ve standartlarda üretim yapmaktadır" dedi. "Geçen yıl kilosu 180 lira olan tütün bugünlerde 300 liradan satılıyor" Tütünde hem rekoltenin hem de kalitenin üst düzeyde olduğunu ve bereketli bir sezon geçirdiklerini ifade eden Türlübey Mahalle Muhtarı İmdat Karataş, "Tütün üretiminde ise bu yıl gerek verim gerekse kalite üst düzeyde gerçekleşti. Şu anda kırım yapılıyor. Gece serinlikte kırılan tütünler sabah erken saatlerde işleniyor. Tütün üreticilerimizde hummalı bir çalışmanın içerisinde. Geçen yıl kilosu 180 TL olan tütün bugünlerde tüccarlarla 300 TL den anlaşma yapılmaya başlamıştır. Bereketli geçen bir sezon yaşıyoruz. Allah çiftçimizin yüzünü güldürsün" dedi.

Malatya'da Tarım Arazilerine Yapılacak Deprem Konutlarına Tepki Haber

Malatya'da Tarım Arazilerine Yapılacak Deprem Konutlarına Tepki

Malatya'nın Doğanşehir ilçesinin Kurucuova Mahallesi'nde, yıllardır verimli tarım arazilerinin deprem konutlarına dönüştürülmesi planı, bölge halkı tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Mahalle sakinleri, konut yapılacak alanın zemin etüdü raporlarında riskli olarak belirtilmesine dikkat çekerek, tarım arazilerine ev yapılmasının çevreye ve bölge ekonomisine zarar vereceğini belirtti. Kurucuova Mahallesi sakinlerinden Hasan Aşkın, "Gördüğünüz gibi tarım arazisine ev yapılan alanın zemini oldukça çürüktür. Bu araziden 80-90 aile geçimini sağlıyor. Buradan yıllık 70 ton tütün kaldırılıyor. Kurucuova’nın en verimli yeri" dedi. Ayrıca, bölgedeki zemin etüdü raporlarının riskli bölge uyarısı verdiğini vurgulayan Aşkın, "Burası 2006 yılındaki raporda oldukça riskli bölge ilan edildi. Dağ eteğinde gelen sel ve çığ nedeniyle heyelan bölgesi karşıda da var. Bunların hepsi raporda da belirtilmiş. Oldukça riskli bölge" diyerek yetkililerden inşaat çalışmalarının acilen durdurulmasını talep etti. "TARIM BİZİM GELECEĞİMİZ"  Kurucuova Mahallesi sakinlerinden Ramazan Malik de, tarım arazilerine ev yapılmasına karşı çıkarak, "Tarım bizim geleceğimiz" diyerek, bu arazilere ev yapılması yerine, dağlık alanlarda uygun yerler tercih edilebileceğini söyledi. Tarım arazilerini kaybetmenin, geleceği kaybetmek gibi olduğunu belirten Malik, arazilerin verimli olduğunu belirterek, tarımın bölgedeki geçim kaynağı olduğunu ve bu tür projelerin tarımı ve köylüleri olumsuz etkileyeceğini ifade etti.

Adıyamanlı depremzede çiftçiler, tütün ekimine başladı Haber

Adıyamanlı depremzede çiftçiler, tütün ekimine başladı

Türkiye'nin önemli tütün üretim merkezlerinin başında gelen Adıyaman'da çiftçiler, depremde yakınlarını kaybetmelerine rağmen acılarını yüreklerine gömerek barındıkları çadırlarından çıkıp tarlaların yolunu tutuyor. Depremlerden etkilenen bölgelere yapılan tarımsal desteklerle ayağa kaldırılmaya çalışılan depremzede üreticiler, yılda bir kez gelen ekim dönemini kaçırmamak için mücadele ediyor. Adıyamanlı çiftçiler, kentin temel geçim kaynağı olan tütün tohumunu seralarda çimlendirerek toprakla buluşturuyor. Tarımsal üretimin devamlılığını sağlamaya çalışan afetzede çiftçiler, devlet tarafından deprem nedeniyle sağlanan ÖTV desteğiyle de açılan yaralarını sarma ümidiyle tütün ekimine yoğunlaşıyor. "Adıyaman'ın can damarı" Adıyaman Tütün Kooperatifi Başkanı Şevket Alagöz, AA muhabirine, kentin ekonomisinin can damarlarının başında tütünün geldiğini söyledi. Tohumun toprakla buluşturulmasında deprem nedeniyle gecikmelerin yaşandığını anlatan Alagöz, şöyle konuştu: "Asrın felaketinde maalesef adeta biz mahşerin provasını yaşadık. Adıyaman'da binlerce vatandaşımızı kaybettik. Biz memleketi terk etmeyeceğiz, Adıyaman'ı terk eden hemşehrilerimizi de geri memleketlerine davet ediyoruz. Biz öldüğümüz yerden dirileceğiz. Özellikle Adıyaman'ın tek gelir kaynağı olan tütünü yine biz üreteceğiz, yine yeşereceğiz. Hep birlikte Adıyaman'ı inşa edeceğiz, etmek zorundayız. Adıyaman'ın bundan başka şansı yok. Cumhurbaşkanımızın deprem sonrası özel tüketim vergi oranını yarıya düşürmesi çiftçimize yansıyacak, iyi bir motive ve Adıyaman'a gelir sağlayacaktır. Bunun yanında da başka iyileştirmelerin de olmasını Adıyaman çiftçisi ve üreticileri adına istiyoruz. Biz bu tür desteklerin devamını da bekliyoruz." "Kazancımızın peşinde gideceğiz" Çiftçilerden Erkan Gezer de depremde 23 yakınını kaybettiği için acılarının büyük olduğunu ifade etti. Her şeye rağmen hayata tutunmaya devam ettiklerini belirten Gezer, kazançlarının peşinde koşturduklarını kaydetti. Bu zor günlerin geçeceğine inandığını dile getiren Gezer, şunları söyledi: "Bizler köydeyiz, tütün ekiyoruz. Şu anda çimlenme dönemi, tütün ekip biçiyoruz, bir şekilde hayatımıza devam etmeye mecburuz, kazancımızın peşinden gideceğiz. Çok kaybımız var, hepimizin acısı büyük, yapacak bir şey yok. Bir afet yaşadık, inşallah bu günler geçecek. Unutulması zor ama yapacağımız bir şey yok, hayatımıza bakıyoruz. İnşallah güzel günler bizi bekliyor, hepimize geçmiş olsun. Allah bir daha yaşatmasın, başımız sağ olsun." "Başka geçim kaynağımız yok" Üreticilerden Abuzer Yıldız da depremde 12 yakınını kaybettiğini belirtti. Yaklaşık 20 dönümlük arazide üretim yaptıklarını anlatan Yıldız, "Burada hayatta kalmaya çalışıyoruz. Çadırda yaşıyoruz, boş zamanlarımızda yakınlarımıza yardım ediyoruz. 20 dönümlük bir araziye ekim yapıyoruz. Şimdi bu tütünü bir hafta geciktirirsek bütün emeğimiz boşa gidecek." dedi. Çiftçilerden Mehmet Demir ise 20 yakınını kaybettiği depremden sonra artık ekim çalışmalarına yoğunlaştıklarını ifade etti. Hasat dönemine kadar yapacakları işleri tek tek sıralayan Demir, "Adıyaman'ın geçimi zaten tütün, herkes tütünü ekiyor, bundan başka geçim kaynağımız yok. Bir şeyler yapmamız lazım. Kayıplarımız var, yine de çalışmak zorundayız." diye konuştu. Kaynak: Anadolu Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.