TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uludağ

AGRONEWS - Uludağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kestel’de ahududu ve böğürtlen için Sırbistan modeli Haber

Kestel’de ahududu ve böğürtlen için Sırbistan modeli

Kestel Belediye Başkanı Ferhan Erol, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş'i ziyaretinde yaptığı açıklamada, nüfusunun yaklaşık yüzde 25'i tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir ilçe olduklarını belirterek, tarımsal üretimin daha sağlıklı sürdürülebilmesi adına bazı projeleri ve çalışmaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Çiftçilere drone ile gübreleme ve ilaçlama desteği sunduklarını, ücretsiz toprak analizi desteği verdiklerini aktaran Erol, üreticilerin birim alandan alacakları verimlerini artırmaları ve ürünlerini iyi fiyata satabilmeleri noktasında ellerinden geleni yaptıklarını anlattı. Türkiye'de ahududu ve böğürtlenin yüzde 85'inin Kestel'de Uludağ eteklerinde yetiştirildiğini vurgulayan Erol, şunları söyledi: "Üretimin daha verimli olması için neler yapılabilir noktasında üreticilerimizi, kooperatiflerimizi yurt dışına götürdük. Bosna Hersek ve Sırbistan'daki üretimi, çalışmaları ve bazı önemli detayları öğrenme fırsatı buldular. Belediyeden ekiplerimiz de o bölgede çalışmalar yürüttü, bilgiler edindi." Çiftçilerin üretimi doğru tekniklerle yapmasını ve daha fazla kazanmasını istediklerini dile getiren Erol, "Ahududu ve böğürtlenin üretim tekniklerinde bazı eksiklerimiz var. Toprağımıza uygun fidanlar kullanılmamış. 4-5 yılda fidan kendi ömrünü bitiriyor. Fidanların toprağa dikiminde bile hatalar yapıldığını gördük" dedi. Sırbistan'da 2 şehir Türkiye'nin 20 katı ahududu üretiyor Sırbıstan'da 20 yıldır aynı fidanla yüksek verimle üretim yapıldığını ve oradaki modeli Kestel'e de uygulamak istediklerini belirten Erol, "Çok basit çözümlerle ve doğal anaç fidanlarla üretimi artırabiliriz. Sırbistan'da iki bölge gezdik toplam nüfusları 50-60 bin ahududu üretimleri 130 bin ton. Gördükleri heryere ekmişler. Biz Türkiye olarak 6 bin ton ancak üretiyoruz. Türkiye'nin 20 katını Kestel kadar iki şehir üretiyor. Talep de var bu ürünlere." dedi. Kestel'de de ahududu ve böğürtlen üretiminin doğru yapılması adına ne gerekiyorsa hayata geçireceklerini ifade eden Erol, "Anaç fidanların değişimiyle ilgili çalışma başlatacağız. Önümüzdeki sene ilçede doku kültürü laboratuvarını kuracağız. Kendi tohumumu ve fidanımızı kendimiz üreteceğiz. Hem kadın istihdamını artıracağız hem de kendi fidanlarımızla verimi üretimi yükselteceğiz. 7 dönümlük araziyi fidan üretimi için ayırdık. Ahududu ve böğürtlende anaç fidanı üretip çiftçimize maliyetine dağıtacağız." diye konuştu.

Uludağ'ın fındığı destek bekliyor Haber

Uludağ'ın fındığı destek bekliyor

Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa'da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon'dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl'de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl'deki ürün çeşitliliğinin 80'in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl'ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz'de fındığa verilen desteğin İnegöl'de de olmasını istiyoruz." İnegöl'de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik'in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.

Meyve sebze ihracatçıları ürün eksikliği ve dövizden şikayetçi Haber

Meyve sebze ihracatçıları ürün eksikliği ve dövizden şikayetçi

Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçılar Birliği Başkanı Senih Yazgan, iklim değişikliği nedeniyle nisanda yaşanan zirai don ve yaz aylarındaki aşırı sıcakların taze meyve ve sebze üretimini olumsuz etkilediğini belirtti. Özellikle sert çekirdekli meyvelerde yaşanan kayıp nedeniyle ihracatın tatmin edici olmadığına dikkati çeken Yazgan, her türlü olumsuzluğa rağmen üreticilerin üretmekten ihracatçıların da mücadeleden vazgeçmediğini anlattı. Bu yıl anlık bakıldığında geçen yılın aynı dönemine göre yaşanan ürün eksikliğinden kaynaklanan yüzde 9-10'luk bir kayıp olduğuna işaret eden Yazgan, "Yıl sonunda narenciye ürünlerinin devreye girmesiyle bu açığı kapatabiliriz diye düşünüyorum. Kiraz ihracatı bu yıl yok denecek kadar az oldu. 75-80 bin ton ürün satan bir ülke için 6 bin tonluk ihracat yok gibi bir şey" dedi. Olmayan ürünün yerine başka ürünü koymakla ihracatın dengelenmesinin pazarda sürekliliği sağlamayacağını belirten Yazgan, şöyle devam etti: " Türkiye kiraz üreticisi ve ihracatçısı olarak bilinmeli. Kirazdan kaybedelim narenciyeden kaybedelim mantığı olmamalı. Her ülke fırsat kolluyor. Dünyada rakipsiz değiliz. Siz olmazsanız hemen o ülke devreye giriyor. Söz konusu pazarda o üke devamlılığı sağlarsa oraya kaçış olur. Türkiye, üretim açısından ve pazarlara hakim olma açısından çok güçlü. Ben çok ciddi yer değiştirme olacağını düşünmüyorum." "Büyük fırtınalar estirebiliriz" Yazgan, bu dönemde en büyük sorunun artan girdi maliyetlerini döviz kurunun karşılamaması olduğunu vurgulayarak, "Fiyatlarımızı, baskılanmış döviz kuruyla, girdi maliyetleriyle karşılaştırdığımızda karlılık açısından üreticimiz ve ihracatçımız açısından beklenen rakamları yakaladığımızda bu pazarlarda büyük fırtınalar estirebilecek ülkeyiz. Girdi maliyetleri ile döviz kuru arasındaki makas ihracatçıları zorluyor. Döviz kurunun artması gerekiyor biraz." ifadesini kullandı. Şu anda iç piyasanın ihracata göre daha iyi olduğunu dile getiren Yazgan, "İçerde fiyatlar artıyor ama döviz kuru yükselmediğinden ihracat karlı olmaktan çıkıyor. İhraç ettiğiniz ürün bizler için fiyat açısından tercih edilmez oldu. Uluslararası pazarı kaybetmek istemiyoruz. Biz o pazarlarda olmak istiyoruz. Girdi maliyetlerini üst üste koyduğunuz da maliyetler çok yükseldi. Döviz kurundaki pozisyon, beklentileri karşılamadığı için Avrupa pazarında rekabetçiliğimizi kaybettik." dedi.

Uludağ Etekleri Lavanta Kokacak: Keles’te 30 Bin Fidan Üretildi Haber

Uludağ Etekleri Lavanta Kokacak: Keles’te 30 Bin Fidan Üretildi

Bursa'nın Keles ilçesindeki Pınarcık Süs Bitkileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Uludağ eteklerinde lavanta bahçeleri kurulması ve bölge çiftçisinin gelirinin artması için 30 bin fidan üretimine başladı. Kooperatif Başkanı Mehmet Sakarya, kooperatifi bölge çiftçilerinin bir araya gelmesiyle 2017 yılında kurduklarını hatırlatarak, bir süre Bursa Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle mevsimlik bitki üretimi yaptıklarını ancak son bir yıldır daha kalıcı ürünlere yöneldiklerini anlattı. Ihlamur, at kestanesi, sedir, kayın ve ladin ağaçların fidanlarını üretmeye başladıklarını dile getiren Sakarya, bunların yanında bu yıl ilk kez lavanta fidanı üretimine yöneldiklerini söyledi. Lavantada 30 binle deneme üretimi yaptıklarını belirten Sakarya, "6 üyemizin ortaklığıyla yaptık. Saksıda üretip kısmen yere dikmemiz gerekiyorsa yere dikip lavanta behçesi yapmayı planlıyoruz. Yarı mamül satmak üzere başladık" dedi. İklim ve rakım olarak çok güzel tepki aldıklarını ifade eden Sakarya, şöyle konuştu: "Uludağ eteklerinde bin 100 rakımdayız ancak İzmir, Yalova ve Bursa merkeze göre daha iyi konumdayız. Şu anda lavata garanti ürünümüz diyebiliriz. Makasla, çeliklemeyle çoğaltabiliriz. Hedefte sıkıntı yok. Arz talebe göre şekillendirebiliriz. Yaz dönemi iyi geçiyor. Bahçe denemesi de yapacağız. Kışı da iyi geçirirse, iyi tepkiler alırsak, üretimi yaygınlaştıracağız." Sakarya, bölgede tarımın çok zor olduğuna dikkati çekerek, "Genellikle kısıtlı olarak örtü altı üretim yapılıyor. Buralarda geçim kaynağı olabilir lavanta. Bu tarz dayanıklı bitkiler yapmalıyız. Kiraz ve çilek bölgede dar alanlarda yapılıyor ancak biz farklı alternatif ürünler geliştirmeye çalışıyoruz. Uludağ eteklerini lavanta kokutabilir, renklendirebiliriz" diye konuştu. Lavantanın ıhlamura nazaran daha kolay olduğunu vurgulayan Sakarya, "Yıllık üretimimizi 200 bine çıkarmamız zor değil. Bölgedeki üreticilerin kullanamadıkları arazileri lavanta bahçesine dönüştüreceğiz. Bölge halkına lavanta ile gelir sağlamayı hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

Hücreleri yeniliyor, diyabete iyi geliyor; şimdi pazar arıyor Haber

Hücreleri yeniliyor, diyabete iyi geliyor; şimdi pazar arıyor

Uludağ’ın Aronya Üreticileri Entegre Tesis İstiyor: “Pazar Bulmakta Zorlanıyoruz” Uludağ’ın güneydoğu eteklerinde beş yıl önce başladıkları Aronya ekiminde bu yıl hasat yapan çiftçiler, pek çok hastalığa iyi gelen bu meyvenin suyunun sıkılması, kurutulması ve paketlenmesi için bölgeye bir entegre tesis kurulmasını talep ediyor. Aronya hasadını, Karadeniz yaylalarını aratmayan Uludağ’ın güneydoğu yamaçlarında, köylerin kadınları yapıyor. Aronya, diyabet, tansiyon hastalarına iyi gelmesi ve hücre yenileyici özelliği ile biliniyor. Bursa’nın İnegöl ilçesinden Fevzi Baydur, beş yıl önce 10-12 dönümlük alanda süper meyve olarak adlandırılan Aronya bitkisini yetiştirmeye başladı. Geçen yıl 5 ton meyve elde eden Baydur, bu yıl hedefinin 10 ton olduğunu belirtti. Ancak pazar bulma konusunda sıkıntı yaşadıklarını vurguladı. Baydur, kimyasal gübre ve ilaç kullanmadan organik olarak yetiştirdikleri Aronya bitkisinin değerli olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Meyve çok değerli olsa da hasadında sıkıntı yaşıyoruz. Kendi çabamızla satmaya çalışıyoruz. Bu fidanları 5 yıl önce Bursa Büyükşehir Belediyesi Tarım A.Ş. dağıtmıştı. İnşallah bir pazar bulunur ve köylü rahatlar." Baydur, Aronya’nın tansiyon ve şeker hastalarına iyi geldiğini ve üç yıl sonra meyve vermeye başladığını belirtti: "Geçen sene 10 dönümden 4 bin 900 kilo aronya topladık. Bu sene 10 ton aronya toplamayı umut ediyoruz." "Pazar Sıkıntısı Nedeniyle Ürün Dalında Bekliyor" Selamettin Demirtaş da 2022’de 10 dönümlük arazide 2 bin fidanla Aronya üretimine başladığını belirtti: "Şu an hasat zamanı. Topladığımız ürünlerin bir kısmı buzhanede, bir kısmı satılmayı bekliyor. Pazar bulamadığımız için bir kısmı hâlâ dalında." Aronya’nın Kuzey Amerika kökenli bir meyve olduğunu belirten Demirtaş, Türkiye’de 2012 yılında Yalova Atatürk Araştırma ve Kültür Merkezi tarafından getirildiğini ve burada geliştirilen iki cinsin tescillendiğini söyledi. Aronya’nın antioksidan değeri en yüksek meyve olduğunu belirten Demirtaş, meyvenin diyabet ve kalp hastalarına, kanser hastalığı olanlara olumlu etkiler sağladığını ve günlük iki avuç kadar tüketilmesi gerektiğini vurguladı. "Katma Değerli Ürünler İçin Tesis Gerekiyor" Demirtaş, Aronya meyvesinin daha çok konsantre veya kurutulmuş halde işlenip satılması gerektiğini belirterek, bu konuda bölgedeki tesis eksikliğine dikkat çekti: "Pazarlamada sıkıntılarımız var. Ancak vazgeçmeyeceğiz. Devlet büyüklerimizin desteğiyle bir tesis kurulursa, Avrupa’da olduğu gibi bu ürünü kimya ve ilaç sanayisine pazarlayabiliriz." Tahtaköprü Mahalle Muhtarı Mustafa Ok, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Odası ile pazar sorununu çözmeye çalıştıklarını belirtti: "Aronya çok değerli bir ürün. Devlet desteğiyle bu ürünü daha katma değerli hale getirip ekonomiye kazandırabiliriz." Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ise üreticiyi mağdur etmeyeceklerini, gerekirse Tarım A.Ş. aracılığıyla tüm Aronya’yı alacaklarını ve katma değerli üretim için bölgeye tesis yatırımı yapabileceklerini ifade etti.

900 rakımda sera kurdu, yılda 3 milyon süs bitkisi üretiyor Haber

900 rakımda sera kurdu, yılda 3 milyon süs bitkisi üretiyor

Bursa’da 900 rakımda kurduğu serada süs bitkileri yetiştiren Mehmet Sakarya, Uludağ’dan eriyen kar suları ile sulama ile 5 kat daha fazla verim elde ediyor. Bursa’nın kırsal Keles ilçesinde 900 rakımda sera kuran çiftçi Mehmet Sakarya, bölgenin iklim nedenleriyle tarıma uygun olmamasına rağmen süs bitkileri yetiştiriyor. Deniz seviyelerine göre 5 kat daha fazla verim aldığını söyleyen Sakarya, Uludağ’dan eriyen kar sularını kullanarak 1 dönüm alana 1 kilogram gübre ile sulama yapılabildiğini, seraların merkezi Yalova’da bile en az 5 kilogram gübre kullanıldığını aktardı. Yakın bölgede başka süs bitkisi üretilmediğinden toprakta hastalık olmadığını kaydeden Sakarya ayrıca, bölgeden çıkan ürünlerin daha uzun ömürlü olduğunu ifade etti. “Kamu bizi desteklerse daha ileriye gideriz” Üretim konusunda sorun yaşamadıklarını fakat pazarlama konusunda daha çok desteğe ihtiyaç duyduklarını söyleyen Mehmet Sakarya, “Toplamda 15 dönümde çalışıyoruz. Şu an yazlık begonya gibi yazlık bitkilerde çalışıyoruz. Nasip olursa Eylül ayında kışlık bitkilerde başlayacağız. İklimsel olarak dezavantajlı bir bölgede yaşıyoruz. Rakımın yüksek olduğu bir bölge. Bu bölgede bir değişiklik yapmak gerekiyordu. Bizim şartlarımızda açık alanda üretim yapmak biraz zor. İnsanlar bu sene fasulye ve patatesi kırağıdan dolayı ikinciyi ektiler. 6-10 Mayıs arası bir don yaşandı. Dolayısıyla örtü altı üreticiliğine geçmemiz gerekiyordu. Ufak ufak denemelerle başladık. Bu yıl bizim üretimde 7 yılımız. Üretim yapıyoruz. Ürettiklerimizle kamunun ihtiyacını karşılamaya çalışıyoruz. Bu işte üretmekten daha önemlisi ürünü iyi pazarlayabilmek. Üretimde iyi bir ivme yakaladığımızı düşünüyorum. Mevsimlik üretimimizi 3 milyona çıkardık. Kamudan desteğimizi aldık. Şimdiye kadar bizi desteklediler. Biz dağın başında olduğumuz için yoldan geçen kişiye ürün satma şansımız yok. Bizim müşterimiz kamu. Kamu bizi desteklerse daha ileriye gideriz. Biz yaz döneminde kadın işçilere 450 lira yevmiye ödedik. Biz burada köyde boş olan bütün insanlara iş imkânı sağladık. 1 yıl içinde bin kişiye iş imkânı sağladık” dedi. “Bu yıl 3 milyon adet üretimimiz gerçekleşti” Sezonda 3 milyon adet üretim yaptıklarını ve desteklenmeleri durumunda daha da büyüyebileceklerini belirten Sakarya, “Üretici olarak 14 tane üyemiz var. Hedefimiz üreticiyi arttırmak. Üreticiyi çoğaltabilmemiz için kamunun da bize destek olması lazım. Biz burada çiçek üretiyoruz. Sebze üretimine ve topraksız tarıma da başladık. Biz bölge olarak örtü altı üreticiliğine geçmemiz gerekiyor. Kamu bize destek verirse gelişmememiz için hiçbir sebep yok. Süs bitkisi üretiminde su çok önemli bir etken. Bizim en büyük avantajımız su. Bir kilo gübreyle 1 dönüm yer suluyoruz. Yalova’da 5 kilo gübreyle 1 dönüm yer suluyorlar. Dezavantajlarımız olduğu kadar avantajlarımız da var. Bulunduğumuz konum mevsimlik bitki üretimi için çok güzel. Bu avantajı fark ettik. Yalova’dan İstanbul’dan tecrübeli insanlar da geldi. Buranın süs bitkisi üretimi için güzel bir bölge olduğunu söylediler. Bizim burada yaşadığımız en büyük zorluk pazarlama. Üretim kısmı çok kolay pazarlama için aynı şeyleri söyleyemem. Bu seneki üretimiz 3 milyon adet. Bu rakamı 1 milyona kadar düşürdük. Kamu kuruluşları ürün alımında bize destek oldular” ifadelerini kullandı. “Fiyat nedeniyle müşteriler Bursa’yı tercih ediyor” Diğer bölgelere göre maliyetlerin düşük olması sebebiyle daha verimli çalıştıklarını aktaran Sakarya, “Bu işe başlarken İzmir Büyükşehir Belediyesini örnek aldık. İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 5 tane kooperatifi idare ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de aynı şekilde 18 yıl boyunca kırsal bölgelerde kooperatifler kurmuşlar. Bizde bu modelleri örnek alarak bu işe giriştik. Ufak tefek aksamalar olsa da işlerimiz iyi gidiyor. Bu işin ana merkezi Yalova’dır. Biz burada aile işçiliği yaptığımız için bizim maliyetimiz oraya göre biraz daha düşük. Müşteriler bizim piyasamızın Yalova ve Bursa merkeze göre biraz daha düşük olduğu için bizi tercih ediyorlar” dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.