TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretici

AGRONEWS - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Acıpayamlı üreticilere 1.290 tuzak dağıtıldı Haber

Acıpayamlı üreticilere 1.290 tuzak dağıtıldı

Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bitkisel üretimde verimliliği artırmak ve zararlılarla mücadeleyi modernize etmek amacıyla saha çalışmalarını sürdürüyor. Bakanlık bünyesindeki Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “İyi Tarım Uygulamalarının Yaygınlaştırılması ve Kontrolü Projesi” kapsamında, domates güvesine karşı önemli bir adım atıldı. Acıpayam ilçesine bağlı Darıveren Mahallesi’nde gerçekleştirilen dağıtım töreniyle, üreticilerin en büyük sorunlarından biri olan zararlıyla mücadelede yeni bir safhaya geçildi. 21 ÜRETİCİYE BİN 290 ADET TUZAK Proje kapsamında Acıpayam’da faaliyet gösteren 21 üreticinin toplam 40 dekarlık üretim alanında kullanılmak üzere 43 kutu, yani toplamda bin 290 adet "Tutatec" feromon tuzağı dağıtımı yapıldı. Dağıtım törenine Acıpayam Kaymakamı Ramazan Cankaloğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Nevzat Zayim, İl Müdür Yardımcısı, şube ve ilçe müdürlerinin yanı sıra teknik personel, muhtarlar ve çok sayıda üretici katılım sağladı. KİMYASAL MÜCADELE YERİNE ÇEVRE DOSTU YÖNTEM Uygulanan projenin temel amacının, domates üretiminde kullanılan kimyasal ilaç miktarını azaltmak olduğu vurgulandı. Biyoteknik bir yöntem olan feromon tuzakları sayesinde, çevre dostu bir yaklaşımla zararlının kontrol altına alınması hedefleniyor. Bu sayede hem doğal denge korunmuş olacak hem de üreticilerin ilaçlama maliyetleri düşürülerek ekonomik bir avantaj sağlanacak. Teknik personel, dağıtım sırasında tuzakların kurulumu ve kullanımı hakkında üreticilere detaylı bilgiler verdi. SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE VERİM ARTIŞI İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, domates güvesinin yol açtığı verim kaybını önlemek için sahadaki teknik desteğin süreceğini belirtti. Üreticinin emeğini korumak ve sürdürülebilir tarım modellerini yaygınlaştırmak adına bu tür projelerin stratejik öneme sahip olduğu ifade edildi. Kurumun, Denizli genelindeki tüm tarımsal üretim alanlarında iyi tarım uygulamalarını teşvik etmeye devam edeceği kaydedildi.

Elektrik ve doğalgaza %25 zam, tarifeler değişti Haber

Elektrik ve doğalgaza %25 zam, tarifeler değişti

Enerji piyasalarında beklenen fırtına koptu. 4 Nisan 2026 itibarıyla geçerli olacak yeni tarifeye göre; konutlarda elektrik ve doğal gaza %25 zam geldi. Ancak en ağır darbe tarımsal sulamaya vuruldu: Tarımsal faaliyetlerde elektrik fiyatı %24,8 artırıldı. Tarımda Üretim Maliyeti Arttı Üretim maliyetlerindeki artış gerekçe gösterilerek yapılan düzenlemede, tarımsal faaliyetler abone grubu için elektrik fiyatlarına yapılan %24,8’lik artış, sulama sezonuna hazırlanan çiftçinin maliyetlerini artıracak. Gübre ve mazot fiyatlarıyla boğuşan üretici, şimdi de tarlasını sularken %25 daha fazla fatura ödeyecek. Konutlarda %25, Sanayide Kademeli Artış Açıklanan yeni tarifeye göre enerji kalemlerindeki artış oranları şöyle: Mesken (Konut): Elektrikte %25, Doğal gazda ortalama %25 zam. Tarımsal Faaliyetler: Elektrikte %24,8 zam. Sanayi: Elektrikte %5,8, Doğal gazda %18,61 zam. Hizmet Sektörü (Esnaf): Elektrikte %17,5 zam. Elektrik Santralleri: Doğal gazda %19,42 zam. Doğal Gazda Yeni Dönem: Kademeli Fiyat Uygulaması BOTAŞ’ın ilan ettiği yeni fiyatlarla birlikte konut tüketicileri için sadece zam gelmedi, aynı zamanda "Kademeli Fiyat Uygulamasına" da geçildi. Bu, çok tüketenin çok daha fazla ödeyeceği bir dönemin kapısını aralıyor. 100 kWh Elektrik Artık 323,8 TL Yapılan artışla birlikte, aylık 100 kWh elektrik tüketen en düşük mesken abonesinin ödeyeceği tutar 323,8 TL'ye yükseldi. Yeni tarifeler 4 Nisan 2026 sabahı itibarıyla faturalara yansımaya başlayacak.

Başvurular açıldı: Küçükbaş Hayvan Desteği rehberi Haber

Başvurular açıldı: Küçükbaş Hayvan Desteği rehberi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'ne başvurular başladı. Projeyle küçükbaş hayvan varlığının artırılması, kırsalda üretimin güçlendirilmesi, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin desteklenmesi, gençler ile kadınların üretime daha fazla katılımının sağlanması ve meraya dayalı üretimin daha karlı hale getirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanlar üreticilere verilecek. Projeye ilişkin merak edilen 10 soru ve cevapları şöyle: 1- Projeye kimler başvurabilecek? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler kapsamda bulunuyor. Projeye işletmesi olan veya olmayan herkes başvuruda bulunabilecek. Halen küçükbaş yetiştiriciliği yapanlarda 31 Aralık 2025 tarihli TÜRKVET verilerine göre en fazla 105 dişi anaç (450 gün ve üzeri yaştaki) küçükbaş hayvan olma şartı aranacak. 106 ve üzeri dişi anaç küçükbaş hayvanı olan işletmelerin başvuruları kabul edilmeyecek. İşletmesi olmadığı halde başvuruda bulunan ve hak sahibi olan kişiler, kendilerine TİGEM tarafından hayvan alımıyla ilgili bilgilendirme yapıldıktan sonra 5 iş günü içinde başvuruda bulundukları yerde istenilen kapasitede işletme açmak zorunda olacak. Aynı haneden sadece bir yetiştirici başvuru yapabilecek. 2- Başvurular nereye yapılacak? Proje başvuruları, hak sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il-ilçe tarım ve orman müdürlüklerine gerçekleştirilecek. 3- Kimlere öncelik tanınacak? Kadınlar ve gençler, engelliler, şehit yakınları ve gaziler, veteriner hekimler, ziraat ve gıda mühendisleri ile birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyelerine öncelik verilecek. 4- Başvuruda hangi belgeler isteniyor? Hak sahiplerinden başvuru dilekçesi ve formu, nüfus cüzdanı fotokopisi talep edilecek. Öncelik tanınanlar arasında bulunulması durumunda da buna ilişkin belge istenecek. 5- Proje hangi yıllarda uygulanacak? Proje, hayvancılık yol haritasının hedefleri ve eylemleri kapsamında 2026-2028 döneminde uygulanacak. 3 yıllık program dahilinde 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verilmesi planlanıyor. 6- Proje kapsamında ne kadar küçükbaş hayvan verilecek? Hak sahiplerine 95 baş dişi ve 5 baş erkek olmak üzere 100 küçükbaş hayvan TİGEM tarafından temin edilecek. Hayvanlar 1 yıllık TARSİM sigortası Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılarak teslim edilecek. 7- Küçükbaş hayvanlar için başka destek olacak mı? Hayvanların tesliminden sonraki aydan başlamak üzere 12 ay boyunca, üç ayda bir hayvan başına 150 lira olmak üzere 450 lira bakım ve besleme gideri bedeli ödenecek. 8- Proje kapsamında kredi kullanılabilecek mi? Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankasından yüzde 100 faiz indirimine kadar "temel hayvancılık kredisi" kullanabilecek. Geri ödemeler, 2 yıla kadar ödemesiz olmak üzere toplam 5 veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecek. 9- Hayvan teslimine ne zaman başlanacak? Başvurular 30 Nisan'a kadar yapılabilecek. TİGEM tarafından, puan sırasına göre hak sahipleri bilgilendirilerek bu yılın ikinci yarısından itibaren hayvanların teslimine başlanacak. 10- Küçükbaş hayvanların ırkları neye göre belirlenecek? Dağıtımlar, Türkiye'nin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak, yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacak.

Azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergisi sıfırlandı Haber

Azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergisi sıfırlandı

Üre gübresinin ardından bazı temel nitelikteki azotlu ve kompoze gübrelerin gümrük vergilerinin de sıfırlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. Ticaret Bakanlığından karara ilişkin yapılan açıklamada, gıda ve tarım sektörünün hammaddelerinde arz güvenliğinin sağlanması, spekülatif fiyat hareketlerinin önlenmesi ve üretici-tüketici refahının dengeli şekilde korunabilmesi amacıyla gerekli tedbirlerin dinamik olarak alındığı belirtildi. Bölgede yaşanan mevcut küresel gerilimden kaynaklı olarak tarımsal girdilerde fiyat artışı gözlemlendiğine işaret edilen açıklamada, gübre arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve sektörün olası maliyet artışlarına karşı korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak üre cinsi eşyanın gümrük vergisinin sıfırlandığı anımsatıldı. Açıklamada, bölgedeki gelişmelerin takip edilerek tedarik süreçlerine yönelik etkilerinin değerlendirildiği ve fiyat hareketlerinin anlık izlendiği bildirilerek, şunlar kaydedildi: "Yaşanabilecek olası spekülatif fiyat hareketliliklerinin önceden önlenmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli olarak gübre ürün grubunda yer alan bazı temel nitelikteki azotlu ve kompoze gübrelerin de gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Bakanlığımız, bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık takip etmekte, fiyat hareketliliklerini yakından izlemekte, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı ülkemizdeki üreticilerin ve tüketicilerin refahını dengeli şekilde koruyacak gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir."

Antalya’da serada kuzugöbeği üretimi: İlk denemede 650 kg Haber

Antalya’da serada kuzugöbeği üretimi: İlk denemede 650 kg

Bahar yağışlarının ardından dağlık ve ormanlık alanlarda doğal yollarla yetişen Kuzugöbeği mantarı, gerek yemeklerde kullanmak için gerekse toplayıp satmak için vatandaşların dağlık kesimlere akın etmesine neden oluyor. Kuzugöbeği Mantarı Manavgat’ta girişimci Ziraat Mühendisi Ömer Şahin’e ilham oldu. Şahin, Seydiler Mahallesi’nde kurduğu laboratuvar ve seralarda Türkiye’de ilk kez ticari anlamda Kuzugöbeği mantarı yetiştirmeyi başardı. Türkiye’de ilki başardı Yıllardır Kuzugöbeği mantarı ile ilgili araştırmalar yaptığını belirten Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Uzun dönemdir kuzugöbeğiyle ilgili araştırmalar yapıyorum. Kendimiz yıllarca doğadan çıkan kuzugöbeklerini üreticilerimizden, çiftçilerimizden, toplayanlarımızdan alarak İzmir'e, ihracatçılarımıza göndermek suretiyle bu işin içerisindeydik. Türkiye'de ilk defa ticari anlamda kuzugöbeği üretimine başladık. Bunun geçmişi dört beş yıla dayanır. Araştırmalar, denemeler, sonuçlandırmalar bu yıl ilk defa dört ayrı seramızda dört ayrı çeşitle üretime başladık. Mutluyum çünkü zor bir süreçti" dedi. Kuzugöbeğini serada yetiştirdi Kurduğu laboratuvarda kuzugöbeği tohumlarını ve misallerini üreterek seralarda toprağa diktiklerini belirten Şahin, "Toprağımıza dikimden ekimden sonra onların besi torbalarını da vererek üretim aşamasına başladık. Türkiye'de bir ilk diyorum çünkü ticari anlamda kuzugöbeği üretiminin Türkiye'de olmadığını biliyoruz. İlk defa bu yıl bizler seralarımızda bunun denemesini, üretimini, aşamalarını gerçekleştirmiş olduk. Tabii ki amatör olarak çeşitli ortamlara, kuzugöbeği tohumlarının yayılması şeklinde çalışmalar var. Bunları da takdirle karşılıyoruz. Ancak ticari anlamda ilk defa bu süreci biz tamamladık" ifadelerini kullandı. "Yeni bir gelir kapısı açıldı" Muz ve çilekten sonra bölge üreticiler için yeni bir gelir kapısı açılmış olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisi Ömer Şahin, "Üreticilerimize yeni bir çeşit, yeni bir bitki, yeni bir gelir kapısı hatta yeni bir ihracat kapısı açmış olmanın gururunu yaşıyorum. Sürdürülebilirliğini tamamladıktan sonra, gördükten sonra üreticilerimize bu konuda danışmanlıklar, yardımlar, tohum üretimiyle, tohumla ilgili ürün vermeler söz konusu olacak. İnşallah üreticilerimize bu bölgede üretilmesi bakımından söylüyorum. Muzdan ve çilekten sonra yeni ama hem gelir kapısı iyi hem de mantarın değeri bakımından, ürünün değeri bakımından çok değerli çok ender bir ürünü yetiştirmiş ve sunmuş olacağız" şeklinde konuştu. "Yeni bir yemek kültürü oluşuyor" Kuzugöbeği Mantarının sofralarda yeni bir yemek kültürü oluşturacağının altını çizen Şahin, "Bu yıl ilk defa dört çeşidimizi seralarımıza diktiğimizi söyledim. Onlardan verimler elde ettik ve iç piyasada bunu tükettik. Bu da beni ayrıca sevindirdi. Çünkü iç piyasada bunun değerini bilen zevkini bilen tadını bilen insanlarımız ve işletmelerimiz olduğunu gördük. Daha çok ihracat ürünü derken oysa iç piyasa bunu harcıyor, tüketiyor. Bu geliştikçe yeni bir yemek kültürü alışkanlıklarımızın içerisine girecek. Üreticilerimize bu anlamda danışabilecekleri tohum alabilecekleri bir ortam oluşturmanın da gururunu yaşamış olacağız" dedi. Toplam 900 kilogram ürün toplandı Çeşitli parsel denemeleri yaptıklarını ve toplamda 900 kilogram ürün aldıklarını söyleyen Şahin, "Gelecek dönemlerde, gelecek yıllarda bu ürünün sahilden itibaren yukarılara bin 200 metre rakımlara kadar bir ürün yelpazesini dağıtmış olmanın çalışmasını da yapmış olacağız. Hedefimiz dekarda bir ton ürün almaktı. 600650 kilogram arası ürün aldık. Çeşitli parsel denemelerimiz vardı. Parsel denemelerimizden parsel bazında ürün aldığımız parselleri dekara çevirdiğimizde dokuz 900 kilogramı yakalamış olduk. Hedefimiz bundan sonra dekardan bir ton mantar olmak üzere olacak" ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’da tarım ve hayvancılık toplantısı Haber

Diyarbakır’da tarım ve hayvancılık toplantısı

Diyarbakır’da 2125 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılacak "17. Mezopotamya Tarım Hayvancılık Fuarı" öncesi geçekleşen toplantıya, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan, 17 ilçe tarım müdürü, 11 ziraat oda başkanı, fuar yetkilileri katıldı. Toplantıda kentin tarım ve hayvancılık sektöründeki mevcut tablo tüm yönleriyle değerlendirilirken, sektörün gelişimi için ortak adımların atılması konusunda görüş birliğine varıldı. Toplantıda konuşan DTSO Başkan Yardımcısı Erdal Avşar, Diyarbakır’ın güçlü tarım potansiyeline rağmen mevcut durumun yeterli olmadığını vurguladı. Avşar, amaçlarının tarım ve hayvancılık sektörünün tüm paydaşlarını aynı masa etrafında buluşturmak olduğunu belirterek, "Kamu kurumlarımız, sektör temsilcilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla verimli bir görüş alışverişi yaptık. Önümüzdeki süreçte düzenlenecek tarım fuarının daha güçlü geçmesi için katılımın artırılması ve iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde ortak bir irade ortaya çıktı" dedi. Aylık toplantı yapma kararı alındı Tarım alanındaki istişare mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Avşar, toplantıda Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan’ın kurumda gerçekleştirdikleri aylık değerlendirme toplantılarına sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin de dahil edilmesi yönündeki önerinin kabul gördüğünü aktardı. Avşar, "Bu model hayata geçtiğinde tarım ve hayvancılık politikalarının sahadaki gerçek ihtiyaçlara daha uygun şekilde şekilleneceğine inanıyoruz. Diyarbakır yaklaşık 7 milyon dönüm ekilebilir araziye sahip çok önemli bir tarım kentidir. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki, mevcut potansiyelimize rağmen tarımın bulunduğu nokta yeterli değildir. Bu yalnızca çiftçilerimizin tercihlerinden değil, tarım politikalarının bütüncül şekilde ele alınmamasından kaynaklanmaktadır" diye konuştu. Avşar, bölgede yüksek su tüketimi gerektiren ürünlerin yaygınlaşmasının yeraltı su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğunu, mazot, gübre ve ilaç maliyetlerindeki artışın ise üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Avşar, şöyle devam etti: "Çiftçi son yıllarda beklediği geliri elde edemiyor. Bu durum kırsalda nüfusun azalmasına ve tarımsal üretimin zayıflamasına yol açıyor. Kırsalda yaşamı güçlendirecek sosyal politikalara ihtiyaç var. Taşımalı eğitim sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve köy okullarının yeniden aktif hale getirilmesi, nüfusun yerinde tutulması açısından kritik önemdedir." "Tarım ve hayvancılık birlikte planlanmalı" Tarıma dayalı sanayinin kırsalda gelişmesini sağlayacak düzenlemelerin önemine de değinen Avşar, üretimin katma değere dönüşmesi için yerinde yatırımların önünün açılması gerektiğini belirtti. Avşar, "Organize Sanayi Bölgeleri elbette gereklidir ancak tarımsal üretimin yapıldığı alanlarda tarıma dayalı tesislerin kurulmasının önü açılmalıdır. Tarım ve hayvancılık birbirinden ayrı düşünülemez. Bu iki alan birlikte planlanmalıdır" şeklinde konuştu. Gelişmiş ülkelerde üretimin veri temelli planlandığını hatırlatan Avşar, Türkiye’de ise çoğu zaman bireysel kararlarla üretim yapıldığını ifade ederek, "Üretici yıl başında ne ekeceğini ve yıl sonunda ne kazanacağını bilmelidir. Arztalep dengesi bilimsel verilerle planlanmalıdır. Bu nedenle ulusal ölçekte veri temelli üretim planlaması yapılması ve çiftçi temsilcilerinin sürece dahil edilmesi şarttır" şeklinde konuştu. Avşar, Diyarbakır’da alternatif ürün çeşitliliğinin artırılması, suyu koruyan üretim modellerinin geliştirilmesi ve kooperatifçilik anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarım politikalarının A’dan Z’ye gözden geçirilmesi, üreticinin desteklenmesi, kırsalda yaşamın güçlendirilmesi ve tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi hem Diyarbakır’ın hem de ülkemizin geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur. DTSO olarak tüm paydaşlarla birlikte çözüm üretmeye ve tarımın hak ettiği noktaya gelmesi için çalışmaya kararlıyız."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.