Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretici

AGRONEWS - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küçük ölçekli besicilere 108 bin baş hayvan desteği verilecek Haber

Küçük ölçekli besicilere 108 bin baş hayvan desteği verilecek

Et ve Süt Kurumu (ESK) ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) arasında imzalanan protokol kapsamında uygulamaya alınan proje, küçük aile işletmelerini desteklemeyi hedefliyor. Yumaklı, ESK'ye tahsis edilen tarife kontenjanı çerçevesinde bu yıl 108 bin baş besilik hayvanın, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan üreticilere dağıtılacağını bildirdi. 3 BİN 600 BESİCİ HAK KAZANDI Program kapsamında üreticiler, önceden belirlenen kriterlere göre yapılan puanlama sistemiyle seçildi. Başvurular il ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri aracılığıyla elektronik ortamda alındı. Değerlendirme sonucunda hak sahibi olarak belirlenen 3 bin 600 besicinin listesi oluşturulurken, hayvan teslimatları da bu liste doğrultusunda gerçekleştirilmeye başlandı. ÜRETİCİLERE UYGUN FİYATLI BESİLİK HAYVAN Projeden yararlanan üreticilere 30 baş besilik hayvan teslim edilecek. Küçük ölçekli işletmeler, hayvanları büyük ölçekli işletmelere uygulanan fiyatın kilogram başına 110 lira altında, yani yaklaşık yüzde 26 daha uygun koşullarla temin edebilecek. ESK GERİ ALIM GARANTİSİ VERECEK Proje kapsamında besiciler, teslim aldıkları hayvanları en az 4 ay, en fazla 9 ay boyunca besledikten sonra Et ve Süt Kurumu'na satabilecek. ESK, hayvanları sözleşmede belirlenen ve üreticinin karını koruyacak geri alım fiyatı üzerinden satın alacak. Ayrıca geri alım fiyatı her ay enflasyona göre güncellenecek. FİYAT DALGALANMALARINA KARŞI KORUMA Sistem sayesinde üreticilerin besi sürecinde karşılaşabileceği fiyat değişimlerinin etkisinin azaltılması amaçlanıyor. Böylece besicilerin gelirlerinin önemli ölçüde güvence altına alınması hedefleniyor. ÜRETİME DEVAM EDENLERE ÖNCELİK TANINACAK Program kapsamında hayvanlarını belirlenen sürede ESK'ye teslim eden üreticiler, sonraki yıllarda yapılacak besilik hayvan dağıtımlarında öncelikli olarak değerlendirilecek. AMAÇ ET ARZINI GÜÇLENDİRMEK Uygulamayla küçük ölçekli işletmelerin üretime daha etkin şekilde katılması hedeflenirken, ESK'nin besi süreci sonunda elde edeceği ürünlerle piyasadaki et arzını desteklemesi planlanıyor.

TMO bu yıl çiftçilere ürün bedellerini erken ödemeyi planlıyor Haber

TMO bu yıl çiftçilere ürün bedellerini erken ödemeyi planlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, çiftçilerin ürünlerini teslim etmesinin ardından bazı senelerde 30, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimleri olmasına karşın bu yıl paraları erken yatırmayı planladıklarını belirterek, "3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz" dedi. Bu yıl bereketli hasat dönemi öngördüklerini vurgulayan Güldal, son 38 yılın en fazla yağış alınan döneminin yaşandığını söyledi. Güldal, 22 milyon 750 bin ton buğday, 9 milyon ton arpa ile tarihi rekolte tahmini yapıldığını hatırlatarak, rekoltenin bu rakamların dahi üzerine çıkabileceğinin öngörüldüğünü bildirdi. Bu sene Türkiye'de dönüm başına 400 kilogramın altında bir verim öngörülmediğine işaret eden Güldal, hiç ekim yapılmayan arazilerde bile dönüm başı ciddi verim görüldüğünü anlattı. Güldal, hububat alım fiyatlarının Tarım ve Orman Bakanlığınca 2 Haziran'da açıklandığını anımsatarak, şöyle konuştu: "Hububat alım fiyatları belirlenirken sadece geçen seneki fiyatın üzerine yüzdelik oran yansıtmak anlamında çalışma olmuyor. Maliyetler elbette önemli faktör. Maliyetlerin içindeki tüm girdilerin parametreleri de değerlendiriliyor. Ayrıca, iç ve dış dünyanın fiyatları, TMO'nun regülasyon faaliyetleri kapsamında yapmış olduğu değerlendirmeler de var. Elbette, çiftçi beklentileri ve refah payı dikkate alınıyor. Verimlilik ve rekolte de bu anlamda çok değerli. Yani 300 kilogram verimle bir maliyet hesabı var, 500 kilo verimle bir maliyet hesabı var." Çiftçilerin beklediği fiyatlara oldukça yakın bir rakam açıklandığını belirten Güldal, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığının ton başına 3 bin 14 liralık destekleme de değerlendirildiğinde yaklaşık 19 bin 514 liraya tekabül eden hububat alım değerinin ortaya çıktığını ifade etti. "20 milyon ton civarında ürün alımı ve depolaması için hazırlandık" Güldal, bu yıl 2023'ten daha fazla rekolte olacağına işaret ederek, aldıkları önlemlere ilişkin şu bilgiyi verdi: "2023'te olduğu gibi 600'ün üzerinde alım noktasını planladık. Depolama kapasitesi 10 milyon ton lisanslı depolar, 4 milyon ton TMO'nun kendi depoları, 3 milyon ton kiralama ön sözleşmesi yapılan depolar var. Eğer ihtiyaç olursa açık yığın şeklinde depolama imkanı için açık saha kiralamalarının da hazırlıklarını yaptık. 20 milyon ton civarında ürünün alımı ve depolaması için hazırlandık." Alım öngörülerini de paylaşan Güldal, 10 milyon ton buğday, 3 milyon ton arpanın TMO'ya arz edilmesini beklediklerini ancak kendilerini bununla sınırlamadıklarını ve gerekli hazırlıkları yaptıklarını bildirdi. Bu yıl hasadın yağışlardan dolayı bir miktar geciktiğini, yaklaşık 20 gün, bir aylık kaymanın söz konusu olduğunu vurgulayan Güldal, havaların ısınmasıyla veya sıcaklıkların devam etmesiyle beraber tüm bölgelerde hasadın aynı anda yoğunlaşacağını söyledi. Güldal, 2026 yılı hasat döneminde TMO'ya arz edilecek tüm ürünleri alabilecek hazırlıkları yaptıklarına dikkati çekerek, randevu aldığı gün ürünlerini getiren üreticilerin gün içinde işlemlerinin tamamlanacağını bildirdi. "Arz güvenliğinde herhangi bir problem olmayacak" Güldal, ödeme planlamalarını yaptıklarına dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Artık üreticilerimiz haziran ayının ilk haftasında TMO'nun referans alım fiyatlarının kamuoyuyla paylaşılacağını biliyorlar. Bu sene hem alım hem de satış fiyatlarımızı açıkladık. Bunu niye yaptık? Hem ticaret erbabı, tüm sanayici, ihracatçı ve özellikle de üreticilerimiz hasat sonu hububat fiyatlarının göstergesini şimdiden öngörebilsinler ve ona göre de planlamalarını yapsınlar diye. Bizim bazı senelerde 30 gün, bazı senelerde 45 gün ödeme takvimimiz oluyor. Bu hiçbir zaman 45 gün sonra ödeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Bu yıl 3 hafta ile 6 hafta arasında ödeme takvimimizi hazırlıyoruz. Üçüncü haftadan sonra üreticilerimize ödemelerimizi başlatmayı planlıyoruz. TMO'ya çok yüksek miktarda ürün gelebileceğini ve önemli miktarda stok oluşturacağımızı tahmin ediyoruz. Üreticilerimize mahcup olmamak için en geç 45 gün içinde ödeme takvimi diyoruz." Güldal, stok durumuna da değinerek, yıla önemli bir stok devriyle girdiklerini, bu sene yüksek rekolteyle bunun üzerine ilave olacağını söyledi. Dolayısıyla Türkiye'de arz güvenliğinde herhangi bir problem yaşanmayacağını vurgulayan Güldal, "Özellikle dış piyasalarda hububat fiyatlarının çok düşük seyretmesi dolayısıyla Türkiye 4 yıldan beri yüzde 130 gümrük vergisi uygulamasıyla hem üretimimizi hem üreticilerimizi koruma altına almıştır ve bu yıl da yüzde 130 gümrük vergisi uygulaması devam ediyor" dedi. Üreticilere "alım fiyatlarının altında piyasaya ürün arz etmeyin" uyarısı Güldal, üreticilere de tavsiyelerde bulunarak, şunları kaydetti: "Üreticilerimizin TMO'nun açıklamış olduğu alım fiyatlarının altında fiyatla piyasaya ürün arz etmemelerini tavsiye ediyorum. Bu, referans fiyat, taban fiyat olarak kabul edilmelidir. Üreticilerimizin de hassas olmalarını, dikkatli olmalarını tavsiye ediyoruz. Bu fiyatın altında alıcı olursa onlara satmalarını hiçbir şekilde tavsiye etmiyoruz, önermiyoruz. Bu fiyatın korunması lazım. Üreticilerimize, ziraat odası başkanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza üreticiyi yönlendirmek, uyarmak için bizimle beraber görev düşüyor. Piyasanın bizim fiyatlar ve üzerinde şekillenmesi ülkemiz ve üreticilerimiz için daha sağlıklı olacaktır."

Tarım Bakanlığı, “Gelir Garantili Besicilik Projesi”ni duyurdu Haber

Tarım Bakanlığı, “Gelir Garantili Besicilik Projesi”ni duyurdu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırmızı ette arz güvenliğini güçlendirmek ve canlı hayvan varlığını artırmak için küçük ölçekli besicileri merkeze alan yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Et ve Süt Kurumuna (ESK) tahsis edilen tarife kontenjanı kapsamında bu yıl 108 bin baş besilik hayvanı, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan küçük ölçekli üreticilerimize dağıtmak üzere ayırdık." ifadesini kullandı. Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, ESK ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) arasında imzalanan protokolle küçük ölçekli besicileri merkeze alan Gelir Garantili Besicilik Projesi'ni hayata geçirdiklerini bildirdi. Projeyle besicinin gelirinin ve emeğinin karşılığının güvence altına alındığını vurgulayan Yumaklı, projenin detaylarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Sayın Cumhurbaşkanı'mız tarafından yayımlanan kararla ESK'ye tahsis edilen tarife kontenjanı kapsamında bu yıl 108 bin baş besilik hayvanı, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan küçük ölçekli üreticilerimize dağıtmak üzere ayırdık. Bu kapsamda, küçük aile işletmelerimizi doğrudan desteklemek üzere pozitif ayrımcılık uyguluyoruz. Programla belli bir puanlama sistemi üzerinden belirlenen üreticilerimize 30 baş besilik hayvan teslim ediyoruz. Projeden faydalanan üreticilerimiz, hayvanlarını, 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip büyük işletmelere uygulanan fiyata kıyasla kilogram başına 110 lira yani yüzde 26 daha uygun koşullarda alacak. Başvuruları il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerimiz üzerinden elektronik olarak aldık. Hak sahibi besicilerimiz, önceden ilan edilen objektif kurallara göre işleyen bir puanlama usulüyle belirlendi. Böylece dağıtımda şeffaflık, izlenebilirlik ve fırsat eşitliği sağlandı. Hak kazanan 3 bin 600 besicimizin yer aldığı liste hazırlandı. Teslimat süreci de bu liste esas alınarak yürütülüyor." ESK HAYVANLARI SATIN ALACAK Yumaklı, model sayesinde küçük ölçekli üreticilerin makul bir kar güvencesiyle ve sürdürülebilir bir sistem içinde besicilik yapma imkanına kavuşacağının altını çizerek, besicilerin, teslim aldıkları hayvanları en az 4 ay, en fazla 9 ay besledikten sonra ESK'ye satacağını ifade etti. ESK'nin bu hayvanları besicinin sözleşmesinde belirlenen ve karını güvence altına alan geri alım fiyatı üzerinden satın alacağını belirten Yumaklı, geri alım fiyatının her ay enflasyona endeksli güncellenmesiyle besicinin, besi süresi boyunca oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı korunacağını ve besi süresinin sonunda gelirinin büyük ölçüde garanti altına alınmış olacağını bildirdi. "VATANDAŞLARIMIZIN DAHA UYGUN ŞEKİLDE ETE ULAŞMASINI SAĞLAYACAK" Yumaklı, üreticinin makul kar güvencesiyle ve sürdürülebilir bir sistem içinde besicilik yapma imkanına kavuşacağını vurgulayarak şunları kaydetti: "Model, küçük üreticinin gelecek kaygısı taşımadan üretime devam etmesinin önünü açıyor. Bu yapı, üreticiye kazancını önceden öngörebilme imkanı sunarken, küçük işletmelerin mevcut ahır kapasitelerini tam olarak değerlendirerek üretime kazandırmasına olanak sağlıyor. Model ayrıca sürdürülebilir bir ortaklık ilişkisi de kuruyor. Hayvanlarını süresinde ESK'ye teslim eden besicilerimiz, bir sonraki yılın besilik dağıtımında da önceliklendirilecek. Programla küçük üretici, uygun maliyetli hayvan ve gelir garantisiyle üretime kazandırılırken, diğer yandan ESK, besi sonunda elde edeceği etle piyasayı regüle ederek vatandaşlarımızın daha uygun şekilde ete ulaşmasını sağlayacak."

Hindistan’ın pamuk kararı Türk tekstil ve tarımını tehdit ediyor Haber

Hindistan’ın pamuk kararı Türk tekstil ve tarımını tehdit ediyor

Hindistan hükümeti, pamuk ithalatındaki gümrük vergilerini sıfırladı. Dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden birinin attığı bu adım, küresel piyasaları sarsarken Türk pamuk üreticisi ve tekstil sanayicisi için alarm zillerinin çalmasına neden oldu. 1 Haziran - 31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak bu karar, yerli çiftçiyi fiyat baskısı altında bırakırken, tekstildeki ihracat pazarlarımızı da riske atıyor. İşte detaylar... Hindistan Pamuk İthalatında Vergiyi Neden Sıfırladı? Hindistan, tekstil ve konfeksiyon sektörüne hammadde tedarikini kolaylaştırmak amacıyla %11 oranında uygulanan gümrük vergisi ve tarım altyapı vergisini tamamen kaldırdı. Kararın arkasındaki temel nedenler şunlar: Yüksek pamuk fiyatları nedeniyle artan üretim maliyetlerini düşürmek, Özellikle tekstil sektöründeki KOBİ’lere hızlı bir rahatlama sağlamak, Hint tekstil sanayisinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak. Hint sanayicileri bu kararı sevinçle karşılarken, küresel pamuk piyasaları ve Türkiye gibi üretici ülkeler büyük bir tedirginlik yaşıyor. Türk Pamuk Çiftçisini ve Tekstil Sektörünü Neler Bekliyor? Hindistan’ın ucuz ithal pamuğa yönelmesi, dünya genelinde pamuk fiyatlarını aşağı yönlü baskılama riski taşıyor. Bu durum, Türkiye'deki paydaşları iki büyük tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor: Yerli Üretici Fiyat ve Talep Baskısı Altında Türkiye’de pamuk üretimi zaten uzun süredir geriliyor, ekim alanları daralıyor ve ithalat bağımlılığı artıyor. Yeni ekim sezonu öncesi gelen bu hamle, Türk çiftçisinin elindeki mevcut stoku ve yeni sezon ürününün değerini doğrudan tehdit ediyor. Üretici hem fiyat düşüşü hem de pazar daralması riskiyle karşı karşıya. Tekstilde Hindistan ile Rekabet Zorlaşıyor Maliyetleri düşen Hint tekstil ürünleri, uluslararası pazarlarda daha agresif fiyatlar sunabilecek. Bu durum, Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatabilir ve küresel siparişlerin Hindistan’a kaymasına yol açabilir. Sektör Temsilcilerinden Uyarı: "Karar Hint tekstilini kısa vadede uçururken, Türk pamuk üreticisi için pazarın daralması anlamına geliyor. Üretici birlikleri ve tekstil sanayicileri olarak bu süreci çok yakından takip etmeliyiz." Risk Büyük, Takip Şart Hindistan'ın 5 ay boyunca uygulayacağı bu vergi muafiyeti, küresel pamuk dengelerini değiştirecek güçte. Türkiye'nin hem tarımda yerli üreticiyi koruyacak hamleler yapması hem de tekstilde pazar kaybetmemek için hızlı aksiyon alması gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.