Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

AGRONEWS - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Küçük ölçekli besicilere 108 bin baş hayvan desteği verilecek Haber

Küçük ölçekli besicilere 108 bin baş hayvan desteği verilecek

Et ve Süt Kurumu (ESK) ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) arasında imzalanan protokol kapsamında uygulamaya alınan proje, küçük aile işletmelerini desteklemeyi hedefliyor. Yumaklı, ESK'ye tahsis edilen tarife kontenjanı çerçevesinde bu yıl 108 bin baş besilik hayvanın, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan üreticilere dağıtılacağını bildirdi. 3 BİN 600 BESİCİ HAK KAZANDI Program kapsamında üreticiler, önceden belirlenen kriterlere göre yapılan puanlama sistemiyle seçildi. Başvurular il ve ilçe tarım ve orman müdürlükleri aracılığıyla elektronik ortamda alındı. Değerlendirme sonucunda hak sahibi olarak belirlenen 3 bin 600 besicinin listesi oluşturulurken, hayvan teslimatları da bu liste doğrultusunda gerçekleştirilmeye başlandı. ÜRETİCİLERE UYGUN FİYATLI BESİLİK HAYVAN Projeden yararlanan üreticilere 30 baş besilik hayvan teslim edilecek. Küçük ölçekli işletmeler, hayvanları büyük ölçekli işletmelere uygulanan fiyatın kilogram başına 110 lira altında, yani yaklaşık yüzde 26 daha uygun koşullarla temin edebilecek. ESK GERİ ALIM GARANTİSİ VERECEK Proje kapsamında besiciler, teslim aldıkları hayvanları en az 4 ay, en fazla 9 ay boyunca besledikten sonra Et ve Süt Kurumu'na satabilecek. ESK, hayvanları sözleşmede belirlenen ve üreticinin karını koruyacak geri alım fiyatı üzerinden satın alacak. Ayrıca geri alım fiyatı her ay enflasyona göre güncellenecek. FİYAT DALGALANMALARINA KARŞI KORUMA Sistem sayesinde üreticilerin besi sürecinde karşılaşabileceği fiyat değişimlerinin etkisinin azaltılması amaçlanıyor. Böylece besicilerin gelirlerinin önemli ölçüde güvence altına alınması hedefleniyor. ÜRETİME DEVAM EDENLERE ÖNCELİK TANINACAK Program kapsamında hayvanlarını belirlenen sürede ESK'ye teslim eden üreticiler, sonraki yıllarda yapılacak besilik hayvan dağıtımlarında öncelikli olarak değerlendirilecek. AMAÇ ET ARZINI GÜÇLENDİRMEK Uygulamayla küçük ölçekli işletmelerin üretime daha etkin şekilde katılması hedeflenirken, ESK'nin besi süreci sonunda elde edeceği ürünlerle piyasadaki et arzını desteklemesi planlanıyor.

Başkan Maraş: Aydın ihracatta büyümeye devam ediyor Haber

Başkan Maraş: Aydın ihracatta büyümeye devam ediyor

Aydın'ın 2026 yılı Nisan ayında 173,7 milyon dolarlık ihracata ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,3 artış kaydettiğini açıklayan AYSO Başkanı Gökhan Maraş, pazar ve sektör çeşitliliğinin kentin ihracat gücünü dengeli ve sürdürülebilir hale getirdiğini vurguladı. Aydın Sanayi Odası (AYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan faaliyet illerine göre 2026 yılı Nisan ayı ihracat verilerini değerlendirdi. Aydın'ın Nisan ayında 173,7 milyon dolarlık ihracata ulaştığını belirten Maraş, geçen yılın aynı ayına göre kaydedilen yüzde 23,3'lük artışın kent ekonomisi açısından önemli bir ivme anlamına geldiğini söyledi. Başkan Maraş, Nisan ayı sonuçlarının yalnızca ihracat tutarı üzerinden okunmaması gerektiğini ifade ederek, "Aydın'ın üretim yapısı artık daha geniş bir pazara hitap ediyor. Gıda ürünleri ve içecekten makine ve teçhizata, madencilikten tarım ve ormancılığa kadar farklı sektörlerimizin dış pazarlarda karşılık bulması, ilimizin ihracat gücünü daha dengeli hale getiriyor. Ortaya çıkan tablo, sanayicimizin ve ihracatçımızın değişen küresel şartlara uyum sağlama becerisini de yansıtıyor" dedi. Nisan ayında Aydın'dan 135 ülkeye ihracat yapıldığını hatırlatan Maraş, pazar çeşitliliğinin kent için önemli bir avantaj olduğunu belirterek "İtalya, ABD, Hollanda ve Çin gibi birbirinden farklı pazarlara yapılan ihracat, Aydın'ın dış ticarette tek bir bölgeye sıkışmadığını gösteriyor. İlk 10 ülkenin toplam ihracattaki payının yüzde 50,6 seviyesinde kalması da pazar dağılımı açısından dikkat çekici. Bu çeşitlilik, küresel dalgalanmalara karşı ihracatçımızın elini güçlendiren bir unsur" ifadelerini kullandı. "Aydınlı sanayicilerimizin üretime ve ihracata devam etmesi büyük kıymet taşıyor" Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatın 70,6 milyon dolara ulaştığını ve AB'nin toplam ihracattaki payının yüzde 40,6 olduğunu belirten Maraş; "Aydın sanayisi için Avrupa pazarı önemini koruyor. Ancak bundan sonraki hedefimiz, sadece mevcut pazarlarda kalmak değil daha yüksek katma değerli, kalite standardı güçlü ve markalaşma potansiyeli olan ürünlerle yeni alanlar açmak olmalı. Özellikle orta-yüksek teknolojili üretimin ihracat içindeki payının artması, gelecek dönem için üzerinde daha fazla durmamız gereken başlıklardan biri" dedi. Maraş; "Finansmana erişimin zorlaştığı, maliyetlerin arttığı ve küresel rekabetin her geçen gün sertleştiği bir dönemde Aydınlı sanayicilerimizin üretime ve ihracata devam etmesi büyük kıymet taşıyor. Bu sonuçlarda emeği bulunan tüm firmalarımıza, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Aydın Sanayi Odası olarak ihracatı yalnızca rakamlarla takip eden bir kurum değiliz, üyelerimizin sahada yaşadığı güçlükleri, yeni pazar arayışlarını ve rekabet şartlarını yakından izliyoruz. Önümüzdeki süreçte de Aydın'ın üretim gücünü daha görünür kılan, firmalarımızın dış ticarette elini rahatlatan ve ilimizin sanayi birikimini yeni fırsatlarla buluşturan çalışmalara ağırlık vereceğiz" şeklinde konuştu.

Düzce’de yıllık 502 ton bal üretiliyor Haber

Düzce’de yıllık 502 ton bal üretiliyor

Genetik çeşitliliğin korunması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen "Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Entegre Projesi" kapsamında geliştirilen Yığılca Arısı Halk Elinde Koruma Alt Projesi çerçevesinde Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü proje uzmanlarınca Yığılca ilçesinde arılıklarda denetimler ve kontroller gerçekleştirildi. Arıcılığın katkısı büyük Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan bilgilendirmede "Düzce’de 836 işletmede toplam 58 bin adet arılı kovan bulunmakta olup, yıllık ortalama 502 ton bal ve 14,5 ton balmumu üretimi gerçekleştirilmektedir. Bu üretimle il ekonomisine önemli katkı sağlanırken, 11 işletmede yıllık 19.200 adet ana arı üretimi ile arıcıların damızlık ana arı ihtiyacı da karşılanmaktadır. Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Entegre Projesine dahil olan ve sözleşme imzalayan arıcılara kovan başına ilave koruma desteği verilecektir. Projeye kayıtlı olan 49 arı yetiştiricisine 2 bin 605 kovan için toplam 1 milyon 302 bin 500 TL gen kaynağını koruma desteği verilecektir" denildi. Morfolojik, biyolojik ve genetik özellikleri ile diğer arı ırklarından ayrılan Yığılca Bal Arısı, 27 Eylül 2017 tarihinde Yığılca ilçesinde oluşturulan 15 kilometre yarıçaplı izole bölgede koruma altına alınmış, 25 Ekim 2022 tarihinde ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından resmi olarak tescillenmiştir. Yığılca Bal Arısı, Düzce için önemli bir genetik miras niteliği taşımakta.

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül Haber

Bursa’da tarım ve gıda ihracatçılarına ödül

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

Bursa’da ihracatçılar ödüllerini aldı, rekor hedef koydu Haber

Bursa’da ihracatçılar ödüllerini aldı, rekor hedef koydu

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk OcakNisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, UrGe projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 2030 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Sunar Yatırım Ar-Ge merkezi mısırın geleceğini şekillendiriyor Haber

Sunar Yatırım Ar-Ge merkezi mısırın geleceğini şekillendiriyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı, sektöründe ilk ve tek olan Ar-Ge Merkezine yatırımlarını her geçen gün artırarak inovasyon çalışmalarını sürdüren şirket, üretim tesisine giren her mısır tanesini yüzde 100 değerlendirerek, ürettiği mısır nişastası ve türevleriyle gıda sektörü dışında da ürünün kullanımını destekliyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuya ilişkin açıklamasında; "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor. Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezi, 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürütüyor. Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç eden Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı. Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezi bir rol oynuyor. Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.