Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Uzaktan Algılama

AGRONEWS - Uzaktan Algılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzaktan Algılama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk dünyasında tarım için dijital veri platformu kurulacak Haber

Türk dünyasında tarım için dijital veri platformu kurulacak

Türk Devletleri Teşkilatı’nın Türkistan’da düzenlediği Gayriresmi Zirve’de tarımda dijital dönüşümü güçlendirecek önemli bir karar alındı. Zirve sonrası yayımlanan Türkistan Bildirisi’nde, üye ülkeler arasında veri değişimini artıracak, akıllı tarım çözümlerini destekleyecek ve gıda güvenliğine katkı sağlayacak TDT Dijital Tarım Veri Platformu’nun geliştirilmesi hedeflendi. TÜRK DEVLETLERİ TARIMDA DİJİTAL İŞBİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK Türk Devletleri Teşkilatının Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirdiği toplantıda, tarım alanında üye devletler arasında dijital işbirliğini güçlendirecek yeni bir adım atıldı. Alınan karar kapsamında, veri değişimi ve akıllı çözümler için “TDT Dijital Tarım Veri Platformu” oluşturulacak. Platformun, tarımda verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği hedeflerine katkı sağlaması amaçlanıyor. TÜRKİSTAN ZİRVESİNDE DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNE ÇIKTI 15 Mayıs’ta Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen TDT Gayriresmi Zirvesi’nde birçok başlık ele alındı. Zirvede tarımdan ulaştırmaya, yapay zekadan dijital teknolojilere kadar farklı alanlarda kararlar alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı zirvede, yapay zeka ve dijital dönüşüm Türk devletlerinin öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. TÜRKİSTAN BİLDİRİSİ’NDE TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU Zirve sonrası yayımlanan Türkistan Bildirisi’nde tarım sektöründe dijital dönüşümü artırmanın önemine işaret edildi. Bu alanda verimliliğin, sürdürülebilirliğin ve gıda güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Alınan karar kapsamında, üye devletler arasında veri değişimi, akıllı tarım çözümleri ve kanıta dayalı politika oluşturmak amacıyla birleştirilmiş bir mekanizma olarak TDT Dijital Tarım Veri Platformu’nun geliştirilmesi ve faaliyete geçirilmesi planlanıyor. “ÇOK BOYUTLU BİR POLİTİKA ARACI” Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, kurulması planlanan platforma ilişkin değerlendirmede bulundu. Bayramoğlu, TDT zirvesinin bölgesel tarım politikasında bir kırılma noktasına dönüştüğünü belirtti. Bayramoğlu, “Dijital Tarım Veri Platformu girişimi, tarımsal veri egemenliği, yapay zeka destekli üretim optimizasyonu ve bölgesel gıda güvenliği ekseninde çok boyutlu bir politika aracı olarak şekillenmektedir.” dedi. PLATFORMUN KURUMSAL KÖKENİ 2024’E DAYANIYOR Platformun kurumsal kökeninin 2024’e dayandığını belirten Bayramoğlu, Türk dünyasının tarımsal potansiyeline dikkat çekti. Bayramoğlu, Kazakistan’ın küresel buğday ihracatında üst basamaklarda yer aldığını, Özbekistan’ın ise pamuk üretiminde kritik bir aktör olduğunu söyledi. Türkiye’nin FAO verilerine göre dünya tarımsal üretim endeksinde üst sıralarda bulunduğunu ifade eden Bayramoğlu, Azerbaycan ve Kırgızistan’ın da belirgin tarımsal biyoçeşitlilik potansiyeli taşıdığını kaydetti. TARIMSAL VERİ EGEMENLİĞİ ÖNE ÇIKIYOR Bayramoğlu, küresel gıda piyasalarının yalnızca birkaç büyük aktörün veri ve tahmin sistemleriyle yönlendirildiği günümüzde, bu coğrafyanın kendi verilerini bağımsız biçimde üretip işleyememiş olmasının bir epistemik bağımlılık sorununa karşılık geldiğini söyledi. Platformun bu asimetriyi kısmen giderebilecek bir mekanizma sunduğunu belirtti. Bu yönüyle TDT Dijital Tarım Veri Platformu, yalnızca teknik bir altyapı değil, aynı zamanda tarımsal veri egemenliğini güçlendirecek stratejik bir araç olarak değerlendiriliyor. VERİ FORMATLARINDAKİ FARKLILIK KARAR ALMAYI ZORLAŞTIRIYOR Bayramoğlu, veri formatlarının ülkeden ülkeye farklılaşmasının karşılaştırılabilirliği kısıtladığına dikkat çekti. Yılda en fazla bir ya da iki kez gerçekleştirilen veri paylaşımlarının kriz anında karar almak için geç kaldığını söyledi. Bu nedenle ortak, hızlı ve karşılaştırılabilir veri altyapısının tarım politikalarında daha etkin karar almayı mümkün kılabileceği vurgulandı. AKILLI TARIM İÇİN 5 KATMANLI MODEL ÖNERİSİ Bayramoğlu, platformun akıllı tarım bileşenlerinin 5 işlevsel katman üzerine kurgulanmasının önemine işaret etti. İlk katmanda uydu ve uzaktan algılama NDVI analizleri, toprak nem haritaları ve tarla bazlı verim tahmininin yer alması gerektiğini söyledi. İkinci katmanda ise yapay zeka ve öngörücü analitik kapsamında kuraklık erken uyarısı, zararlı yayılım modellemesi ve 5 yıllık verim projeksiyonlarının bulunması gerektiğini ifade etti. PİYASA, LOJİSTİK VE TOPRAK YÖNETİMİ VERİLERİ DE YER ALMALI Bayramoğlu’na göre platformun üçüncü katmanı, piyasaların karşılaştırmalı fiyat endekslerini, hasat sonrası kayıp analizini ve lojistik güzergah optimizasyonunu kapsamalı. Dördüncü katmanda toprak ve su yönetimi, sulama verimliliği, tuzlanma ve erozyon izleme verileri bulunmalı. Beşinci katmanda ise çok dilli bilgi yönetimi yer almalı. Bu kapsamda Türkçenin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Kırgızistan’ın yerel dil desteğiyle eğitim ve iyi uygulama arşivi oluşturulmalı. ORTAK TEKNİK ÇERÇEVE GEREKLİ Platformun doğru bir vizyonun ürünü olduğunu vurgulayan Bayramoğlu, bu vizyonun sahaya aktarılmasının kendine özgü güçlükler barındırdığını söyledi. Bayramoğlu’na göre platformun stratejik hedeflerine ulaşabilmesi için üç temel koşulun bir arada karşılanması gerekiyor. İlk olarak, FAO standartlarını esas alan ortak teknik çerçevede üye ülkeler arasında süratle mutabakata varılması, veri formatı çeşitliliğinin yol açtığı karşılaştırılamazlık sorununun giderilmesi ve son mil sorununa çözüm üretilmesi gerekiyor. PLATFORM SAHADAKİ ÇİFTÇİYE ULAŞMALI Bayramoğlu, ikinci koşul olarak platformun yalnızca bakanlık veri tabanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Platformun sahadaki çiftçiye gerçek anlamda ulaşabilmesinin önem taşıdığını vurguladı. Bu yaklaşım, dijital tarım platformunun yalnızca üst düzey politika üretimi için değil, doğrudan üreticinin karar süreçlerine katkı sağlayacak bir araç olarak tasarlanması gerektiğini gösteriyor. GÜÇLÜ YÖNETİŞİM ÇERÇEVESİNE İHTİYAÇ VAR Bayramoğlu’nun işaret ettiği üçüncü koşul ise veri egemenliği güvenceleri, erişim protokolleri ve şeffaflık standartlarını kapsayan güçlü bir yönetişim çerçevesinin teknik altyapıyla eş zamanlı inşa edilmesi. Bu çerçeve, platformun güvenilir, sürdürülebilir ve üye ülkeler arasında dengeli biçimde işlemesi açısından kritik görülüyor. Veri güvenliği ve erişim protokolleri, tarımsal veri paylaşımının kurumsal zemine oturtulmasında belirleyici olacak. TÜRK DÜNYASININ TARIMSAL POTANSİYELİ STRATEJİK GÜCE DÖNÜŞEBİLİR Bayramoğlu, gerekli koşulların sağlanması halinde platformun bölgesel gıda güvenliğinin kurumsal savunucusundan uluslararası tarım diplomasisinin etkin bir enformatik altyapısına dönüşebileceğini belirtti. Platformun, Türk dünyasının tarımsal potansiyelini koordineli bir stratejik güce tahvil edebileceğini ifade etti. Bu kapsamda TDT Dijital Tarım Veri Platformu, üye devletler arasında tarımsal işbirliğini yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı bırakmayıp, gıda güvenliği, üretim optimizasyonu ve tarım diplomasisi açısından yeni bir aşamaya taşıyacak bir girişim olarak öne çıkıyor.

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor Haber

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor

Tarım, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkelerin ekonomisinde stratejik bir yere sahip. Ancak artan nüfus, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı, üretim biçimlerinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılıyor. İşte yeni nesil tarım uygulamaları tam da bu noktada devreye giriyor. Yeni nesil tarım uygulamalarıyla sensörler, yapay zekâ, nesnelerin interneti, uzaktan algılama sistemleri ve biyoteknoloji gibi teknolojilerden yararlanarak üretim sürecini veriye dayalı hâle getirmek amaçlanıyor. Böylece yalnızca daha fazla ürün almakla kalınmıyor, suyu, gübreyi ve pestisitleri doğru zamanda ve doğru miktarda kullanarak hem maliyeti hem de çevresel baskıyı azaltmak mümkün hâle geliyor. Bu sistemler, kullanılan teknolojiye, ürüne ve üretim koşullarına göre su tüketimini ve zirai ilaç kullanımını ciddi oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Üretim sürecinin tahmine değil, ölçüm ve analize dayanarak planlanabilmesi, daha isabetli kararlar alınmasını ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Tarımda kullanılan yapay zekâ destekli sistemlerle toprağın işlenmesinden hasada kadar tüm aşamalar analiz edilebiliyor. Uydu görüntüleri ve geçmiş üretim verileri karşılaştırılarak bitkilerdeki gelişim farklılıkları erken dönemde tespit ediliyor. Böylece olası verim kayıpları önceden görülebiliyor ve girdi kullanımı daha bilinçli planlanabiliyor. Yeni nesil teknolojiler yalnızca mevcut süreci iyileştirmiyor, üretim sistemlerinin yeniden tasarlanmasına da imkân tanıyor. Örneğin “Dijital ikiz” adı verilen teknolojiyle üretim alanının sanal bir modeli oluşturularak bu model üzerinde farklı sulama, gübreleme ya da ekim senaryoları deneniyor. Olası riskler gerçek uygulamaya geçmeden önce simülasyon ortamında değerlendiriliyor. Böylece daha planlı ve güvenli kararlar alınabiliyor. Örneğin tarlamızda mısır yetiştireceğimizi düşünelim. Öncelikle tarlamızdan toprak örneği alarak analiz yaptırmakla işe başlarız. Bu bize mısır üretimi sırasında bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini doğru ve dozunda kullanma imkânı verir. Mısır tohumlarını tarlamıza ekerken doğru derinlikte ekmemiz hayati bir önem taşır. Klasik mibzerlerle bazı tohumlar doğru derinliğe yerleşirken bazıları yüzlek kalabilir ya da gereğinden daha derine gömülebilir. Bu durum çimlenmeyi zorlaştırır ve verim kaybına yol açar. Yani daha tohum ekim aşamasındayken farkında olmadan kayıp yaşarız. Oysa sensörlü mibzerlerle tarlamızdaki eğimi ve toprak yapısını dikkate alarak tohumların homojen bir derinliğe yerleşmesini sağlarız. Ekim aşamasından sonra toprak nemini, ortam sıcaklığını ve yaprak yüzeylerindeki nemi düzenli olarak izleriz. Bu veriler doğrultusunda sulama suyu miktarını belirler ve zamanında sulama yaparız. Uzaktan algılama, görüntü işleme ve sensör teknolojileri sayesinde mısır tarlamızdaki bitkilerin gelişimini yakından takip ederek gerekli önlemleri zamanında almış oluruz. Ayrıca ekinlerimize bulaşan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlara karşı entegre (bütüncül) mücadele yaklaşımını uygulayabiliriz. Entegre mücadele, yalnızca kimyasal ilaçlara başvurmak yerine biyolojik ve kültürel yöntemleri de içeren bütüncül bir yaklaşımı ifade eder. Tarımsal zararlıların neden olduğu kayıp müdahale maliyetini aşacak olduğunda doğru teşhisle, doğru dozda, doğru zamanda ve uygun ekipmanla müdahale etme imkânı bulabiliriz. Dahası bu teknolojiler sayesinde mısır tarlamızın farklı alanlarında o bölüme özel sulama, gübreleme ve ilaçlama programları da uygulayabiliriz. Bu da yine girdi tasarrufu ve verim artışı olarak bize geri döner. Bu sayede, tüm girdi maliyetlerinde (tohum, gübre, ilaç ve su kullanımında) tasarruf sağlanıyor. Daha az kaynak kullanılarak üretim yapılıyor. Böylece karbon ayak izi azalıyor, biyolojik çeşitlilik korunuyor. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı da bu sayede güçleniyor. “Bitti mi?” diye soracak olursanız hayır, dahası da var. Ürettiğimiz mısırların uygun hasat olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığını da yeni nesil tarım uygulamalarından elde ettiğimiz gerçek zamanlı verilerle belirleyebilir ve doğru zamanda hasat yapabiliriz. Depomuza aldığımız ürünlerde ise ortamdaki oksijen miktarını ayarlayarak ürünlerimizi hem depo zararlılarından koruyabilir hem de daha uzun süre depolayarak değer yitimi olmadan satabiliriz. Ayrıca gerçek zamanlı verileri işleyerek sonraki hasat dönemlerini daha verimli planlayabiliriz. Türkiye’de durum nedir? Ülkemizde üreticilerin yeni nesil tarım uygulamalarına ilişkin bilgi kaynakları çeşitlilik gösteriyor. Yaş grubuna bağlı olarak üreticiler bu tür bilgilere öncelikle sosyal medya platformları (YouTube, Facebook, TikTok, Instagram, LinkedIn) üzerinden ulaşıyor. Sosyal medya platformlarını tarım temalı televizyon programları, tarım teknolojisi fuarları, tarımsal ekipman bayileri ve teknik temsilcileri takip ediyor. Sosyal medya ve internet gibi açık erişim kanallarının etkin kullanımı, üreticilerin yeni teknolojilere yönelik farkındalığını artırıyor. Şimdilik sulama teknolojilerinde farkındalık daha yüksekken otomasyon ve robotik uygulamalarda daha düşük düzeyde bulunuyor. Araştırmalar, üreticilerin yenilikçi tarım teknolojilerine karşı genel olarak olumlu bir tutum sergilediğini gösterse de uygulama oranları hâlâ sınırlı düzeyde bulunuyor. Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyon gibi alanlarda maliyet, teknik altyapı ve bilgiye erişim eksikliği önemli engeller olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak yeni nesil tarım uygulamaları üretim süreçlerini daha ölçülebilir, daha planlı ve daha sürdürülebilir hâle getiriyor. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi için yalnızca teknolojinin varlığı yeterli değil. Üreticilerin bu sistemlere erişebilmesi, doğru bilgiye ulaşabilmesi ve ekonomik olarak desteklenmesi de gerekiyor. Bu nedenle entegre politika ve destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi, üreticilerin teknolojiye uyumunu hızlandırarak gıda güvenliği ile tarımsal sürdürülebilirliğe güçlü bir katkı sağlayabilir. Tarımın geleceği, teknoloji ile doğa arasında denge kurabilen ve kararlarını ölçülebilir verilere dayandıran üretim modellerinde yatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.