Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

AGRONEWS - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Öğrencilerden sürdürülebilir tarım hamlesi Haber

Öğrencilerden sürdürülebilir tarım hamlesi

Trabzon'da okullarının bahçesindeki organik tarım alanında kendi geliştirdikleri nem sensörü ile fazla sulamanın önüne geçen ortaokul öğrencileri, ata tohumu kullanarak sürdürülebilir üretim bilinci kazanıyor. Sürmene ilçesindeki Ayşe Kırali Ortaokulu öğrencileri, yanlış tarım uygulamaları arasında yer alan aşırı sulamanın önüne geçebilmek amacıyla çalışma başlattı. Okul bahçesinde öğretmenlerinin de desteğiyle organik tarım alanı oluşturan öğrenciler, temin ettikleri ata tohumlarının dikimini gerçekleştirdi. Hangi tohumun ne kadar su ve neme ihtiyacı olduğunu yapay zeka desteğiyle belirleyen öğrenciler, aynı zamanda evlerindeki mutfak atıklarını okuldaki alanda bir araya getirerek gübre oluşturmaya başladılar. Aynı zamanda karbon salınımını da azaltmayı amaçlayan öğrenciler, "Sıfır Karbonlu Akıllı Yaşam Döngüsü" projeleriyle TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda 100 proje arasında yer aldı. Öğrenciler, çalışmalarına başladıkları ilk dönemlerde diktikleri kara lahana, marul, yeşil soğan, mısır, maydanoz ve ahudududan da ilk hasatlarını aldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cem Yakupoğlu, AA muhabirine, öğrencilerin sürdürülebilir tarım için yaptıkları çalışmanın gelecek adına güzel bir adım olduğunu söyledi. Çalışmada emeği geçen öğretmen ve öğrencileri tebrik eden Yakupoğlu, "İlerleyen dönemlerde bunu daha ileri seviyelere çıkarıp ilçeye, şehre ve daha büyük kitlelere yayacaklarına inancım tam." dedi. Proje Koordinatörü ve Bilişim Teknolojileri öğretmeni Kadir Helvalı, öğrencilere sürdürülebilir tarım uygulamalarını öğretmeyi amaçladıklarını belirtti. "Amacımız sürdürülebilirlik, amacımız gelecek" Bu süreçte öğrencilerin her aşamada yer aldığını dile getiren Helvalı, "Öğrencilerimiz hem eksin hem de ektiğini bilsin istiyoruz. Yıllardır babaannelerimizden, anneannelerimizden gelen tohumlar artık yavaş yavaş bitmeye başlıyor. Bayburt Kuşmer ve Çaykara yaylalarından ata tohumları istedik. Dikimini ve sulamasını öğrencilerimiz yaptı." diye konuştu. Çalışmalarda teknolojiden de yararlandıklarını vurgulayan Helvalı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi ürünün ne kadar suya ihtiyaç duyduğunu nem sensörüyle ve yapay zekayla okutarak ölçtük. Amacımız sürdürülebilirlik, amacımız gelecek. Öğrencinin sadece teorik bilgilerde değil, hayatı uygulamaya dökmesi. Biz bunu sadece bu okulda değil, ilçelerde bahçe kurarak, ata tohumlarını yaygınlaştırarak devam ettirebiliriz." Helvalı, aynı zamanda öğrencilerin evlerindeki mutfak atıklarını toplayıp okul bahçesinde doğal gübre oluşturmaya başladıklarını belirtti. Bu sürecin geri dönüşüme de katkı sağladığını dile getiren Helvalı, şunları kaydetti: "Çöplerin içinde yumurta kartonları, yapraklar, patates kabukları, evdeki atık yemekler vardı. Bunları sırasıyla önce talaş, sonra atıklar, sonra üstüne yumurta kolisini ekleyerek üç katlı bir katman oluşturduk. Üç ile altı ay arasında beklenmesi gerekiyor. Şu anda biz beşinci aydayız. Muhtemelen mayıs ayının sonlarına doğru orayı açtığımız zaman doğal bir gübre oluşacak. Bu hem doğal hem de verimli." Okul tatili döneminde üretim sürecinin devam edeceğine değinen Helvalı, "Yaklaşık 5 aydır bahçemizde herhangi bir şekilde kuruma ve aşırı sulama olmadı. Hatta biz buradan verim aldık. Gelen misafirlerimize burada ikramda bulunduk. Yazın da öğrencilerimize sorumluluk verip bizler de başında olarak bu işi devam ettireceğiz. Amacımız bunu seneye ve sonraki yıllarda da yapmak. Öğrenci üretmeyi bilmeli, ürettiği şeyin de ne olduğunu bilmeli. Bizim amacımız bu." diye konuştu. Projede yer alan öğrencilerden Yavuz Selim Çakır ise geliştirdiği sensörle toprağın nem miktarını ölçebildiklerini ve buna göre de sulama yaptıklarını söyledi. Öğrenci Nisa Çebim de ata tohumlarının sürdürülebilirliğini kanıtlamak istediklerini belirterek, yeterli miktarda su ile nasıl sürdürülebilir tarım yapılabileceğini öğrendiklerini kaydetti.

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak Haber

Kırsal kalkınma projelerine hibe sağlanacak

Tarım ve Orman Bakanlığının Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ'i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması, veri temelli üretim ve akıllı tarım uygulamalarının desteklenmesi ile yeni teknoloji içeren kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesine ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler için hibe desteği verilecek. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal üretim, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı yatırımları, arı yetiştiriciliği, tarımda dijitalleşme, veri yönetimi, sensör ve nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı tarım uygulamaları, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve üretim izleme teknolojileri, tarımda robotik, otomasyon ve görüntü işleme sistemlerinin kullanımı, diğer tarımsal bilişim sistemleri ile ipek böceği yetiştiriciliğine yönelik yatırımlar, hibeden faydalanabilecek. Bu yatırım konularında faaliyet gösteren tesislerin ve tarımsal amaçlı örgütlerin sulama hizmetlerinin gerektirdiği enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar da hibeden yararlanabilecek. Kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek Gerçekleştirilecek projeler, kırsal alanda uygulanması şartıyla hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. 81 ilde belirlenen yatırım konularından tümü veya bir kısmı, o ilin sektörel önceliklerine ve üretim planlamasına göre Bakanlıkça belirlenerek uygulama rehberi ile ilan edilecek. Hibe desteği kapsamında bu doğrultudaki başvurular kabul edilecek. Değerlendirme sonucunda uygun kabul edilen başvurularda, aldığı puana bakılmadan öncelikle yatırım yeri tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgesinde bulunan projelere, ilin bütçesi gözetilerek hibe verilecek. Faydalanıcılar, düzenleme kapsamında ülke genelinde sadece bir proje başvurusunda bulunabilecek. Tarımsal amaçlı örgütlerin tüzel kişi olarak proje başvurusunda bulunmaları, ortaklarının tüzel kişi veya bireysel olarak farklı yatırım konularında başvuru yapmalarına engel teşkil etmeyecek. Kiralanmış mülk üzerinde yapılacak yatırımlar da hibe desteği kapsamında değerlendirilecek. Belirlenen yatırım konularını gerçekleştirmek üzere hazırlanacak proje başvuruları, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak. Hibe desteklemelerinden, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kaynaklarından finansman sağlayan veya bağlantısı olan gerçek ve tüzel kişiler yararlanamayacak. Projelerin üst limiti 30 milyon lira Yatırım konularında hibeye esas proje tutarının üst limiti 30 milyon lira, alt limiti ise 100 bin lira olacak. Bu limitin altındaki başvurular kabul edilmeyecek. Aile işletmesi faaliyetleri kapsamında yapılacak başvurularda, hibeye esas proje tutarı en fazla 8 milyon lira olacak. Başvuruların kabul edilmesi halinde KDV dahil hibeye esas proje tutarının yüzde 50'si ile yüzde 70'ine kadar hibe desteği sağlanacak. Hibe oranı, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlarda yüzde 70, genç ve kadın girişimler, köy, belde, kırdaki yatırımlara yüzde 60 olarak uygulanacak. Ayrıca, projenin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını içermesi ve tarımsal bilişim sistemleri kullanımı ile otomasyona yönelik olması durumunda ek yüzde 5 hibe verilecek. Ek hibe oranı, üst limit olan yüzde 70'in üzerine çıkamayacak. Başvurular internetten yapılacak Başvuru zamanı, Bakanlıkça yayımlanacak uygulama rehberinde duyurulacak. Başvurular "www.tarimorman.gov.tr" internet adresinden yapılacak. Projelerin incelenmesi ve ilk değerlendirmeleri, belirtilen kriterlere göre il proje değerlendirme komisyonunca gerçekleştirilecek. İl proje değerlendirme komisyonunun oluşturulma ve çalışma şekli, valilik tarafından son başvuru tarihinden önce belirlenecek ve taraflara duyurulacak. Komisyon, son başvuru tarihini takiben yapılacak ilk toplantıda belirlenecek kriterlere göre veri giriş sistemi üzerinden değerlendirme yapacak. Değerlendirmeler, son başvuru tarihini takiben en geç 25 iş günü içerisinde tamamlanacak. Genel değerlendirme raporu, değerlendirme sonuç tablosu ve program teklif listelerinin veri giriş sistemi üzerinden alınan çıktısı, merkez proje değerlendirme komisyonunca imzalanarak Tarım Reformu Genel Müdürlüğü onayına sunulacak. Kesinleşen değerlendirme sonuçları, Genel Müdürlükçe il müdürlüklerine veri giriş sistemi üzerinden veya yazılı bildirilecek.

Tarım Teknolojileri Kümelenmesi: 40 otonom çiftlik kuracak Haber

Tarım Teknolojileri Kümelenmesi: 40 otonom çiftlik kuracak

Tarım ve hayvancılıkta yerli teknolojileri öne çıkaran Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME), yapay zekaya dayalı 40 otonom çiftlik projesini eylüle kadar hayata geçirecek. TÜME'nin hikayesi, "Gıdada Tam Bağımsız Türkiye" vizyonuyla teknoloji geliştiren markaları, akademisyenleri, üreticileri, gençleri ve çocukları aynı platformda birleştiren bir yapı olarak TEKNOFEST 2025'te başladı. Gıdada arz güvenliğini güçlendirmeyi, gençleri yeniden üretimin merkezine taşımayı amaçlayan TÜME, toprağın değerini teknolojiyle yükseltmeyi hedefliyor. TÜME Genel Sekreteri Sinan Yavuz, 2025 TEKNOFEST'te gençlerden çok talep gördüklerini söyledi. Gençleri yeniden üretimin merkezine taşıma amacıyla hayata geçirmeyi planladıkları yapay zeka destekli otonom çiftlik projesi hakkında bilgi veren Yavuz, "YÖK, üniversitelerimiz ve TÜME işbirliğiyle yapay zekaya dayalı 20 otonom çiftlik projemizi hibe olarak üniversitelerimize sağlayacağız. Ayrıca 20 gencimize kendi köylerinde, bölgelerinde yapay zekaya dayalı otonom çiftlik kuracağız. Gençlerimizi belirledik. İnşallah eylül ayının sonuna kadar üniversitelerimizde yapacağımız eğitim ve AR-GE çiftliklerimizi tamamlıyor olacağız." diye konuştu. Yavuz, 2026 TEKNOFEST'e kadar 40 genci bu alanda desteklemiş olacaklarını ifade etti. - "Bu sektöre gönlünü verecek heyecanlı gençlerimizi davet ediyoruz" Yavuz, bu projede ilk yıl hedefin 40 genç olduğunu, daha sonraki yıl bu sayıyı 400'e çıkarmayı amaçladıklarını vurguladı. Gençlere üretim çağrısında bulunan Yavuz, şöyle konuştu: "Gıdada Tam Bağımsız Türkiye' mottosuyla yapay zekaya dayalı, dijitalin ve teknolojinin ciddi manada yer aldığı bu yeni modelle gençlerimizi üretime davet ediyoruz. TÜME olarak bu gençlerimizi tespit etmek, eğitmek, donatmak, desteklemek ve yatırımcılarla buluşmak üzere gençlerimize bu konuda yardım sağlamaya, onların yanında olmaya çalışıyoruz. Bu alanda çalışmalar yapan, tecrübe sahibi ve tecrübe edinmek isteyen gençler olmasını istiyoruz. Bu sektöre gönlünü verecek, teknolojiye, yapay zekaya dayalı bu yeni modelle tarımsal üretim yapacak heyecanlı gençlerimizi davet ediyoruz." Yavuz, gençlerin "tume.org.tr" üzerinden kendilerine ulaşabileceğini ve başvuru yapabileceğini kaydetti.

Tarım yatırımlarına hibe desteği Haber

Tarım yatırımlarına hibe desteği

Tarım ve kırsal kalkınma alanında yatırımları teşvik etmek amacıyla hazırlanan yeni tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında hayata geçirilen düzenlemeyle, üreticiler, girişimciler ve işletmelere yüzde 70'e varan hibe desteği sağlanacak. KADIN GİRİŞİMCİLERE ÖNCELİK Tebliğe göre, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere tarıma dayalı üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler destekten yararlanabilecek. Kadın ve genç girişimciler ile tarımsal örgütler ise öncelikli gruplar arasında yer alacak. ALT LİMİT 100 BİN TL Program kapsamında verilecek hibelerde üst limit 30 milyon lira, alt limit ise 100 bin lira olarak belirlendi. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon lira ile sınırlandırıldı. Yatırımların niteliğine göre hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişecek, kalan tutar yatırımcı tarafından karşılanacak. Destek kapsamında; tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, sera yatırımları, hayvancılık projeleri, su ürünleri yetiştiriciliği, soğuk hava depoları, çelik silo, gübre işleme tesisleri, arıcılık ve ipek böceği yetiştiriciliği gibi birçok alan yer alıyor. Ayrıca tarımda dijitalleşme, yapay zekâ destekli sistemler ve yenilenebilir enerji yatırımları da desteklenecek. Düzenleme ile kırsal alanda ekonomik altyapının güçlendirilmesi, üretimde verimliliğin artırılması ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması hedefleniyor. Programın, kırsalda istihdamı artırması, gençlerin üretime katılımını desteklemesi ve göçün azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Başvuruların, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın resmi internet sitesi üzerinden yapılacağı, projelerin il düzeyinde oluşturulacak komisyonlar tarafından değerlendirileceği bildirildi. KOŞULLARI NELER? Öte yandan, destekten yararlanacak projelerin en az 5 yıl faaliyetini sürdürmesi, alınacak makine ve ekipmanların yeni olması ve başvuru sahiplerinin vergi ya da SGK borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Ayrıca hibe sözleşmesi imzalanmadan yapılan harcamalar destek kapsamına alınmayacak.

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor Haber

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor

Tarım, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkelerin ekonomisinde stratejik bir yere sahip. Ancak artan nüfus, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı, üretim biçimlerinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılıyor. İşte yeni nesil tarım uygulamaları tam da bu noktada devreye giriyor. Yeni nesil tarım uygulamalarıyla sensörler, yapay zekâ, nesnelerin interneti, uzaktan algılama sistemleri ve biyoteknoloji gibi teknolojilerden yararlanarak üretim sürecini veriye dayalı hâle getirmek amaçlanıyor. Böylece yalnızca daha fazla ürün almakla kalınmıyor, suyu, gübreyi ve pestisitleri doğru zamanda ve doğru miktarda kullanarak hem maliyeti hem de çevresel baskıyı azaltmak mümkün hâle geliyor. Bu sistemler, kullanılan teknolojiye, ürüne ve üretim koşullarına göre su tüketimini ve zirai ilaç kullanımını ciddi oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Üretim sürecinin tahmine değil, ölçüm ve analize dayanarak planlanabilmesi, daha isabetli kararlar alınmasını ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Tarımda kullanılan yapay zekâ destekli sistemlerle toprağın işlenmesinden hasada kadar tüm aşamalar analiz edilebiliyor. Uydu görüntüleri ve geçmiş üretim verileri karşılaştırılarak bitkilerdeki gelişim farklılıkları erken dönemde tespit ediliyor. Böylece olası verim kayıpları önceden görülebiliyor ve girdi kullanımı daha bilinçli planlanabiliyor. Yeni nesil teknolojiler yalnızca mevcut süreci iyileştirmiyor, üretim sistemlerinin yeniden tasarlanmasına da imkân tanıyor. Örneğin “Dijital ikiz” adı verilen teknolojiyle üretim alanının sanal bir modeli oluşturularak bu model üzerinde farklı sulama, gübreleme ya da ekim senaryoları deneniyor. Olası riskler gerçek uygulamaya geçmeden önce simülasyon ortamında değerlendiriliyor. Böylece daha planlı ve güvenli kararlar alınabiliyor. Örneğin tarlamızda mısır yetiştireceğimizi düşünelim. Öncelikle tarlamızdan toprak örneği alarak analiz yaptırmakla işe başlarız. Bu bize mısır üretimi sırasında bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini doğru ve dozunda kullanma imkânı verir. Mısır tohumlarını tarlamıza ekerken doğru derinlikte ekmemiz hayati bir önem taşır. Klasik mibzerlerle bazı tohumlar doğru derinliğe yerleşirken bazıları yüzlek kalabilir ya da gereğinden daha derine gömülebilir. Bu durum çimlenmeyi zorlaştırır ve verim kaybına yol açar. Yani daha tohum ekim aşamasındayken farkında olmadan kayıp yaşarız. Oysa sensörlü mibzerlerle tarlamızdaki eğimi ve toprak yapısını dikkate alarak tohumların homojen bir derinliğe yerleşmesini sağlarız. Ekim aşamasından sonra toprak nemini, ortam sıcaklığını ve yaprak yüzeylerindeki nemi düzenli olarak izleriz. Bu veriler doğrultusunda sulama suyu miktarını belirler ve zamanında sulama yaparız. Uzaktan algılama, görüntü işleme ve sensör teknolojileri sayesinde mısır tarlamızdaki bitkilerin gelişimini yakından takip ederek gerekli önlemleri zamanında almış oluruz. Ayrıca ekinlerimize bulaşan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlara karşı entegre (bütüncül) mücadele yaklaşımını uygulayabiliriz. Entegre mücadele, yalnızca kimyasal ilaçlara başvurmak yerine biyolojik ve kültürel yöntemleri de içeren bütüncül bir yaklaşımı ifade eder. Tarımsal zararlıların neden olduğu kayıp müdahale maliyetini aşacak olduğunda doğru teşhisle, doğru dozda, doğru zamanda ve uygun ekipmanla müdahale etme imkânı bulabiliriz. Dahası bu teknolojiler sayesinde mısır tarlamızın farklı alanlarında o bölüme özel sulama, gübreleme ve ilaçlama programları da uygulayabiliriz. Bu da yine girdi tasarrufu ve verim artışı olarak bize geri döner. Bu sayede, tüm girdi maliyetlerinde (tohum, gübre, ilaç ve su kullanımında) tasarruf sağlanıyor. Daha az kaynak kullanılarak üretim yapılıyor. Böylece karbon ayak izi azalıyor, biyolojik çeşitlilik korunuyor. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı da bu sayede güçleniyor. “Bitti mi?” diye soracak olursanız hayır, dahası da var. Ürettiğimiz mısırların uygun hasat olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığını da yeni nesil tarım uygulamalarından elde ettiğimiz gerçek zamanlı verilerle belirleyebilir ve doğru zamanda hasat yapabiliriz. Depomuza aldığımız ürünlerde ise ortamdaki oksijen miktarını ayarlayarak ürünlerimizi hem depo zararlılarından koruyabilir hem de daha uzun süre depolayarak değer yitimi olmadan satabiliriz. Ayrıca gerçek zamanlı verileri işleyerek sonraki hasat dönemlerini daha verimli planlayabiliriz. Türkiye’de durum nedir? Ülkemizde üreticilerin yeni nesil tarım uygulamalarına ilişkin bilgi kaynakları çeşitlilik gösteriyor. Yaş grubuna bağlı olarak üreticiler bu tür bilgilere öncelikle sosyal medya platformları (YouTube, Facebook, TikTok, Instagram, LinkedIn) üzerinden ulaşıyor. Sosyal medya platformlarını tarım temalı televizyon programları, tarım teknolojisi fuarları, tarımsal ekipman bayileri ve teknik temsilcileri takip ediyor. Sosyal medya ve internet gibi açık erişim kanallarının etkin kullanımı, üreticilerin yeni teknolojilere yönelik farkındalığını artırıyor. Şimdilik sulama teknolojilerinde farkındalık daha yüksekken otomasyon ve robotik uygulamalarda daha düşük düzeyde bulunuyor. Araştırmalar, üreticilerin yenilikçi tarım teknolojilerine karşı genel olarak olumlu bir tutum sergilediğini gösterse de uygulama oranları hâlâ sınırlı düzeyde bulunuyor. Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyon gibi alanlarda maliyet, teknik altyapı ve bilgiye erişim eksikliği önemli engeller olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak yeni nesil tarım uygulamaları üretim süreçlerini daha ölçülebilir, daha planlı ve daha sürdürülebilir hâle getiriyor. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi için yalnızca teknolojinin varlığı yeterli değil. Üreticilerin bu sistemlere erişebilmesi, doğru bilgiye ulaşabilmesi ve ekonomik olarak desteklenmesi de gerekiyor. Bu nedenle entegre politika ve destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi, üreticilerin teknolojiye uyumunu hızlandırarak gıda güvenliği ile tarımsal sürdürülebilirliğe güçlü bir katkı sağlayabilir. Tarımın geleceği, teknoloji ile doğa arasında denge kurabilen ve kararlarını ölçülebilir verilere dayandıran üretim modellerinde yatıyor.

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Ulusal Su Kurulu’nda Alınan 10 Yeni Karar Açıklandı Haber

Ulusal Su Kurulu’nda Alınan 10 Yeni Karar Açıklandı

ANKARA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Kurulu’nun 3. toplantısında alınan 10 kritik kararı kamuoyuyla paylaştı. Suyun sürdürülebilir kalkınma ve insan refahı için önemini vurgulayan Yumaklı, küresel iklim değişikliğinin su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekti. Yumaklı, iklim değişikliği nedeniyle temiz suya erişimin artık bir beka meselesi olduğunu belirterek, "Biz de ülke olarak bu anlayışla geniş bir yelpazede kritik adımlar atıyoruz. Yani ekonomimizde, artan üretimimizde, tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde öncelikli olarak su kaynaklarımızı göz önünde bulunduruyoruz" dedi. MODERN SULAMA VE BİLGİ PAYLAŞIMI Modern sulama sistemleri, yapay zekâ destekli uygulamalar ve erken uyarı sistemleriyle ilgili bilgi veren Yumaklı, belediyeler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ve bu yıl 15 belediyenin daha projeye dahil olduğunu açıkladı. Yumaklı, "Sorumluluk hareketine dönüştürmekle ilgili çabalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Kayıt oranlarının indirilmesi, tarımda sulama randımanının artırılması ve sanayide su kullanımının azaltılması için önümüzdeki günlerde de çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. HAVZA VE PEYZAJ DÜZENLEMELERİ Yumaklı, "Bugün de Afyonkarahisar, Diyarbakır ve Trabzon Valilerimiz havza kurullarında öne çıkan hususlarla ilgili sunumlarını bizlerle paylaştılar. Özellikle çok su tüketen peyzajlar yerine suyu az tüketen kurakçıl peyzaj düzenlemelerinin yaygınlaştırılması konusu da yine bugün tartıştığımız konular içerisinde yer aldı. Ayrıca sürdürülebilirlik tedbir risk yönetimi, halk sağlığı ve refah sosyoekonomik yaklaşımı, ortak sorumluluklar ile teknolojik bilimsel gibi temel ilkelere dayanan ulusal su planımızla ilgili istişarelerde bulunduk" dedi. Ayrıca, Kuzey Ege ile Batı Akdeniz havzalarındaki sektörel su tahsis planlarının onaylandığını bildirdi. KURAKLIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEDBİRLERİ Ulusal Su Kurulu'nda alınan kararlar Bakan Yumaklı tarafından açıklandı: Teknik çalışmaların tamamlanarak sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisine arzuyla ilgili başlatılması, Havza su kurullarında öne çıkan hususların fiili durumların ve planlamalarının takip edilmesi ve bir sonraki toplantıda ulusal su kurumuna bilgi verilmesi, Fırat-Dicle havzasının iklim değişikliğinin su kaynaklarının etkisi tespit edilmesi ve kuraklıkla mücadele acil önlem planının hazırlanması, Afyonkarahisar ilinde yapılan yağmur suyu hasadı kurakçıl peyzaj uygulamaları ve farkındalık oluşturulması gibi su verimli çalışmalarına dair iyi uygulamaların valilikler koordinasyonunda illerde örnek uygulama olarak başlatılması, Diyarbakır Ligi'nde başlatılan su gönüllüsü gençler sahada girişimi çalışmalarının Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda ülkemizdeki tüm okullarda yaygınlaştırılması, Kuraklık riski altında olan göllerimize yetişkin eylem planlarının hazırlanması, uygulamaya geçmiş ya da geçecek olan eylem planlarımız da bir sonraki kurula sunulması, Bakanlıklar, üniversiteler, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yeşil sahalarda ve refüjlerde, peyzaj alanlarında park ve bahçelerde kurakçıl peyzaj uygulamaları gece sulaması ve ara bulmuş atık suların yeniden kullanılmasını içeren kurakçıl ve peyzaj uygulamaları, rehber takımının uygulanması ve bu konuda Cumhurbaşkanımızın onayına sunulması, Aynı zamanda hem Tarım Orman Bakanlığı hem de Çevre Şehircilik Bakanlığının çalışmalarının birleştirilerek bu onaya tabi olması konusunda karara bağlanması, Ulusal Su Planı nihai hale getirilmesi bir sonraki toplantıda kurulun onayına sunulması, Büyük Menderes Kuzey Ege ve Batı Akdeniz planlarının onaylanması. ULUSAL SU PLANI NİHAİ HALE GETİRİLECEK Taslak Su Kanunu ve Taşkın Kanunu’na yönelik çalışmaların tamamlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını açıklayan Yumaklı, Ulusal Su Planı’nın da bir sonraki toplantıda nihai hale getirilip kurulun onayına sunulacağını ifade etti. "SU YÖNETİMİNİ SÜREKLİ İYİLEŞTİRECEĞİZ" Su yönetiminin aciliyetini vurgulayan Yumaklı, "Ülkemizde Ulusal Su Kurulu ile su yönetimine yön verecek bir yapının tesisi sağlanmıştır ancak bununla ilgili müştereklerin ortak kuralına veya ortaklaşa kabul edilen kararlar doğrultusunda adil, akıllı ve etkin bir şekilde uygulanması zaruridir. Bu sebeple kurul marifetiyle su yönetimi statülerimizi sürekli olarak iyileştireceğiz ve bunu da kamuoyumuzun bilgilerine arz edeceğiz" dedi. Kurulda alınan kararlar, su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

"Tarımın Kadın Yıldızları" Projesi Altın Ödülün Sahibi Haber

"Tarımın Kadın Yıldızları" Projesi Altın Ödülün Sahibi

İSTANBUL (İHA) - Türkiye’nin önde gelen dondurulmuş gıda markası SuperFresh, "Tarımın Kadın Yıldızları" projesiyle, tarımda fırsat eşitliği sağlama hedefini sürdürüyor. Bu proje, Smarties Awards 2024’te MEA bölgesinde "Çeşitlilik ve Kapsayıcılık" kategorisinde altın ödül kazanarak büyük bir başarıya imza attı. Bu ödül, projeye kazandırılan 14. ödül oldu. SuperFresh’in 2022’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle başlattığı "Tarımın Kadın Yıldızları" projesi, Smarties Awards 2024’te "Amaç Odaklı Pazarlama" kategorisinin Çeşitlilik ve Kapsayıcılık dalında altın ödül aldı. Bu ödül, proje bu dal özelinde kazandırılan yedinci ödül olarak kaydedildi. "Tarımın Kadın Yıldızları" projesi, aldığı diğer ödüllerle de dikkat çekti. Bu yıl, Toplumsal Fayda Ödülleri’nde "Tarımda Topluma Değer Katan Proje" ödülünü, The Stevie Awards for Women in Business’te bronz ödülü, Digital Communication Awards 2024’te "Sürdürülebilir İletişim" alanında bronz ödülünü ve İstanbul Marketing Awards’ta "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" kategorisinde en iyi proje ödülünü kazandı. Ayrıca, SuperFresh'in bünyesinde bulunduğu Kerevitaş, Fast Company Türkiye'nin "En Yenilikçi 50 Şirket" listesine girdi. Kerevitaş CMO’su Gülizar Öcal Doğan yaptığı konuşmada, "Türkiye'nin en büyük tarımsal hammadde tedarikçilerinden biri olarak tarımın özellikle kadınlar açısından büyük bir potansiyel barındırdığının farkındayız. Raporlar, Türkiye'de tarım sektöründe 2 milyona yakın kadının bulunduğunu ve bu alanda çalışan kadınların yüzde 78'inin ailesine ait tarlalarda ücret almadan çalıştığını ortaya koyuyor. Bu tespitten hareketle biz de tarım sektöründeki kadın iş gücünün potansiyelini açığa çıkarmak ve fırsat eşitliği sağlamak üzere harekete geçtik. Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle 2022 yılında ‘Tarımın Kadın Yıldızları' projesini başlattık. Bu projeyle tohum seçiminden hasada kadar her aşamada uzman ziraat mühendislerimizle sözleşmeli kadın çiftçilerin yanlarında oluyoruz" dedi. Konuşmasını, "Sürdürülebilir tarım alanında verdiğimiz teşviklerin yanı sıra kadın çiftçilerimizi yapay zeka, finansal okuryazarlık, ekolojik okuryazarlık ve girişimcilik eğitimleriyle destekliyoruz. Projeye dahil olan kadınlarımızın verimliliği artırmak için yapay zekâyı kullanmaya başladığını, üretimle ilgili karmaşık maliyet hesaplamalarını rahatlıkla yaptığını, verilen destekle kızlarını ziraat mühendisi olarak okuttuğunu görüyoruz. Ne mutlu bize ki kısa zamanda dikkat çeken ve ilham veren bir yolculuğa dönüşen projemiz geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler'de düzenlenen özel oturumda tüm dünyaya örnek gösterildi. Başarılarımızla sadece Türkiye'de değil globalde de prestijli kurumlar tarafından 14 ödüle layık görüldük. Kerevitaş için çok kıymetli bir proje olan Tarımın Kadın Yıldızları'nı önümüzdeki dönemde daha da büyüterek, kadınlarımızı desteklemeye devam edeceğiz" sözleriyle sürdürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.