TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yasin Ciğerci

AGRONEWS - Yasin Ciğerci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yasin Ciğerci haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Buğdayın atası ‘siyez'de hasat dönemi başladı Haber

Buğdayın atası ‘siyez'de hasat dönemi başladı

İhsangazi ilçesinde yaklaşık 12 bin dekar alanda ekilen siyez buğdayı, iç ve dış piyasada ham ve işlenmiş ürün olarak talep görmeye devam ediyor. Bölgede "kabulca" veya "kaplıca" olarak da adlandırılan siyez buğdayının yaklaşık yüzde 70'i bulgur olarak değerlendirilirken, geri kalanı un ve yem üretiminde kullanılıyor. İlaçsız ve gübresiz yetişebilen nadir tahıllardan biri olan ve buğdayın atası kabul edilen siyez, son yıllarda yurt dışında da yoğun talep görüyor. Hasadı biçerdöverlerle yapılan siyez, özellikle yerli ve organik tarıma ilgi duyan tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Üretici çiftçiler bu yılki rekolteden memnun olduklarını belirtti. Siyez üretimi yapan çiftçi Sabahattin Ciğerci, "Siyez hasadına başladık. İnşallah bu yıl bereketli ve verimli geçer. Hasadın ardından ürünümüzü işleyerek tüm Türkiye'ye satışını gerçekleştireceğiz" dedi. Bir diğer üretici Yasin Ciğerci ise, "Allah nasip etti, bugün siyez buğdayımızın hasadını yapıyoruz. Bu yıl verimli bir sezon oldu. Geçtiğimiz yıl ekim ayında buğdayımızı toprakla buluşturduk. Süreç içinde büyümesini düzenli olarak takip ettik. Olgunlaşmasının ardından şimdi hasadını yapıyoruz. Taş değirmende işleyip katma değerli ürünlere dönüştürecek ve Türkiye'nin dört bir yanına göndereceğiz" şeklinde konuştu. Ciğerci, "Siyez, çiftçiler için çok değerli çünkü 12 bin yıllık geçmişiyle bugüne kadar genetiği bozulmadan ulaşmış bir ata tohumu. Bizler de İhsangazi'de bu geleneği sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Çölyak hastalarının besin kaynağı karabuğday toprakla buluşturuldu Haber

Çölyak hastalarının besin kaynağı karabuğday toprakla buluşturuldu

Yoğun talebe yetişmeye çalışan çiftçiler, tarlalarını karabuğdayla buluşturdu. Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde çiftçilik yapan genç girişimci Yasin Ciğerci ve babası Sebahattin Ciğerci, atıl vaziyetteki tarım arazilerine 3 yıl önce karabuğday ekmeye karar verdi. Glüten içermemesi sebebiyle çölyak hastalarının ihtiyaç duyduğu karabuğdayı yetiştiren baba ve oğlu, katma değerli üründen elde ettikleri gelir sebebiyle arazilerini karabuğdayla buluşturmaya devam ediyor. Mayıs ayının gelmesi ile birlikte Çiftçi ailesi karabuğdayı yeniden toprakla buluşturdu. İlaç ve gübre kullanılmadan doğal olarak yetiştirilen karabuğday, temmuz ya da ağustos ayında hasat edilecek. Daha sonra değirmeden hiçbir ürün katılmadan un haline getirilen karabuğday, Türkiye’nin her şehrindeki çölyak hastaları ve fırınlara satılıyor. Karabuğdayın katma değerli bir ürün olarak işlediklerini belirten Yasin Ciğerci, ürettikleri glütensiz ürünlerin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Bizim için çok önemli bir ürün" Ürünü ilk ekecekleri zaman tedirgin olduklarını ve daha sonra aldıkları yüksek verim karşısında şaşırdıklarını belirten Yasin Ciğerci, “12 bin yıllık ata buğdayı siyez buğdayı üreticisiyim. Siyez buğdayımızı geçen aralık ayında ekmiştik. Greçka (karabuğdayımızı) da havaların soğuk olması sebebiyle mayıs ayının ilk haftasında ekememiştik. Bu hafta itibari ile toprakla buluşturuyoruz. Bu bizim için çok önemli bir ürün. Özellikle çölyak hastalarını ilgilendiren bir ürün olduğundan müşterilerimiz bize ‘karabuğday unu yapıyor musunuz’ diye soruyordu. Ben de iki yıllık araştırma yaptım. Bunu tohumunu ilk aldığımda çok pahalı bir şekilde tedarik etmiştim. Babama da danıştım, o da ‘yapabilir miyiz’ diye tereddüt etti. Daha sonra ektiğimiz de o da memnun kaldı. Halk arasında buğday olarak biliniyor ama aslında kuzugiller familyasından. Bunun ekimi de yetiştirmesi de çok farklı. Normal buğday 6-7 ayda büyürken bu daha hızlı büyüyor. Yaklaşık 1 metreye kadar da uzuyor. Bu verim olarak da bizim için daha iyi oluyor. Hiçbir gübre kullanmadan yetiştiriliyor. O anlamda da doğal. Sadece toprağı sevmesi gerekiyor. Burada toprağı sevdi, güzel de verim sağlıyor. Hasadını da temmuz-ağustos aylarında yapıyoruz. Bunu hiçbir ürünle karıştırmadan saf olarak un haline getiriyoruz. Analizini yapıp unumuzu Türkiye’nin her yerindeki müşterilerimize gönderiyoruz" dedi. “Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak bir ürün” Türkiye’nin her yerinden talep aldıklarını belirten Ciğerci, “Biz bunu katma değerli ürün haline getirip insanlara sunuyoruz. Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak bir ürün. Daha yeni bilinmeye başladı. İhsangazi ilçesinde de ilk eken benim. Onun için çok mutluyum. Halkımızın, hastalarımızın sorunlarına çözüm olabiliyorsak ne mutlu bize. O yüzden her zaman üreteceğim. Çok ilgi görüyor. Şu an ülkenin her şehrine gönderiyoruz. Günümüzde hastalıklar çoğaldığı için, glütensiz bir ürün olmasından dolayı ilgi görüyor. Buğdayda glüten hiç yok. Normal buğdayları tüketemiyorlar. Günümüzdeki üretilen unların içeriği bilinmiyor. Biz en doğal şekilde müşterilerle buluşturuyoruz” diye konuştu. “Bu ürünün ekonomik değeri daha yüksek olduğu için bizim için daha çok ekonomik gelir sağlıyor” Ürünün kendileri için kazançlı olduğunu ve bu durumdan büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden baba Sebahattin Çiftçi, “İhsangazi ilçesinde karabuğday yetiştirmekteyiz. Bazı kişiler neden erken ekmediğimizi sormuyor. Soğuk havalardan dolayı daha yeni ekebiliyoruz. İyi bir verim almaya çalışacağız. 3 senedir ekmekteyiz. Kendimiz işleyerek un olarak satıyoruz. Bu ürünün ekonomik değeri daha yüksek olduğu için bizim için daha çok ekonomik gelir sağlıyor” şeklinde konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.