TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yoğurt

AGRONEWS - Yoğurt haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yoğurt haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çorum, Kadın Girişimci Mandacılıkla 100 Hayvana Ulaştı Video Galeri

Çorum, Kadın Girişimci Mandacılıkla 100 Hayvana Ulaştı

Çorum'da yaşayan 54 yaşındaki Safiye Kartoğlu, gıda mühendisi olan eşi Sait Kurtoğlu'nun emekli olmasının ardından hayvancılık yapmaya karar verdi. Ailesiyle birlikte Merkez ilçesine bağlı Koparan köyüne yerleşen Safiye Kartoğlu, 8 yıl önce 11 anaç mandayla çiftçiliğe başladı. İlk başladığında traktörü bile olmayan Kurtoğlu, ailesinin desteğiyle, azimle çalışmaya devam etti. Safiye Koparan ve ailesi, yıllar içerisinde hayvan sayısını 100'e yükseltti. İlk üretime başladıklarında, "yapamazsın" eleştirilerine rağmen pes etmeyen Safiye Kartoğlu ve ailesi, şu an siparişlere yetişemez hale geldi. Manda sütünden çeşitli süt ürünleri yapan Kartoğlu, yaz mevsiminde manda sütünden dondurma üretimine de başladı. Deneme üretimlerinde müşterilerden tam not alan dondurmanın, gelecek süreçte seri üretimine geçilmesi planlanıyor. Mandalardan kış mevsiminde 80, yaz mevsiminde ise 200 kilograma kadar süt sağan Kartoğlu, yoğurt, tereyağı, kaymak ve sucuk gibi ürünleri haftanın iki günü Çorum'daki müşterilerine ulaştırıyor. Üretimdeki başarısını daha ileriye taşımayı amaçlayan kadın girişimci, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekleriyle tam otomasyonlu bir sisteme geçmeyi hedefliyor. Mevcut yer imkanlarının iyileştirilmesiyle birlikte hayvan sayısını 500'e kadar çıkarmayı planlayan Kartoğlu, bu sayede Çorum'u mandacılık konusunda Türkiye'nin marka şehirlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. "İşe ilk başladığımızda 11 anaç hayvanımız vardı. Hiçbir ekipmanımız yoktu" Hayvancılığa başlama serüvenini anlatan Safiye Karoğlu, "Eşim emekli olduktan sonra Çorum'un Koparan köyüne gelerek hayvancılığa başladık. Bu işe başlayalı sekiz yıl oldu. Kadın girişimci olarak manda yetiştiriciliğiyle yola çıktık. Eşim uzun yıllar bu sektörde çalıştığı için hayvancılığa her zaman ilgimiz vardı. Emeklilik sonrası başka bir işte çalışmasını istemedik, kendi üretimimizi yaparak memleketimize fayda sağlamak istedik ve özellikle Çorum'u tercih ettik. İşe ilk başladığımızda 11 anaç hayvanımız vardı. Hiçbir ekipmanımız yoktu, hatta traktörümüz bile yoktu. Eşimle birlikte büyük zorluklar yaşayarak bugünlere geldik. Bir işe başladığınızda hemen 'olmuyor' deyip vazgeçmemek gerekiyor. Sekiz yıl boyunca eşimle birlikte büyük bir mücadele verdik. İki, iki buçuk yıl boyunca hem çobanlığı, hem üretimi hem de hayvan bakımını tamamen kendimiz üstlendik. Bu süreç sonunda çok güzel bir noktaya geldik. Özellikle kadınlara tavsiye ediyorum. Evde oturmak yerine çalıştıkça insanın kendine olan güveni artıyor. Üretmek, faydalı olmak ve bir katkı sunmak gerçekten çok değerli. Her kadının kendi alanında, hayvancılık olmak zorunda değil, mutlaka bir şeyler yapması gerektiğine düşünüyorum. Şu ana kadar ciddi bir yol katettik" dedi. "İyi ki başlamışım, iyi ki vazgeçmemişim" Gerekli destekleri alarak işleri ve hayvancılık sektöründe büyümek istediklerini dile getiren Kartoğlu, "TKDK destekleriyle daha modern, otomasyon sistemli bir yapıya geçerek işi büyütmek istiyoruz. Şartlar uygun olursa hayvan sayısını 100, 200 hatta 500'e kadar çıkarmayı hedefliyorum. Amacım, mandacılıkta Çorum'un adını Türkiye genelinde duyurmak. Yaz aylarında manda sütünden dondurma üretimine de başladık. Ürünlerimizi müşterilerimize tattırdık ve oldukça olumlu geri dönüşler aldık. İnşallah önümüzdeki süreçte bunu seri üretime dönüştürerek manda sütü dondurmasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı planlıyoruz. Yaz döneminde günlük 150-200 kilo süt alımı yaparken, kış aylarında doğumlar yaklaştığı için bu miktar 70-80 kiloya kadar düşüyor. Tereyağı, kaymak, yoğurt ve özellikle sucuk ürünlerimize yoğun talep var. Özel müşterilerim bulunuyor ve siparişleri haftada iki gün Çorum'a götürüyorum. Bu işe başladığımda çok eleştirildim, 'yapamazsın' diyenler oldu. Ancak ben bu işi severek yapıyorum. İyi ki başlamışım, iyi ki vazgeçmemişim. Her şey doğalıyla güzel. Yaptığım işten son derece memnunum" diye konuştu.

Binde Bir Yağlı Süte Tepki: Haber

Binde Bir Yağlı Süte Tepki: "Acilen Raflardan Kaldırılmalı"

BALIKESİR (İHA) - Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkan Yardımcısı Cihat Şimşek, marketlerde satılan binde bir yağlı sütlerin aslında süt olmadığını öne sürerek, bu ürünlerin insan sağlığına zarar verebileceğini söyledi. İçerisinde yağ bulunmayan bu ürünlerin sulama amaçlı kullanılabileceğini belirten Şimşek, Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, söz konusu sütlerin raflardan kaldırılmasını istedi. Aynı zamanda Balıkesir Altıeylül ve Karesi Süt Üreticileri Birliği Başkanı da olan Şimşek, Kasım ayından itibaren market raflarında yer almaya başlayan 0,1 (binde bir) yağlı süte, "Bu sütten peynir yapamazsın, yoğurt yapamazsın. İçinde yağ yok. Sulama amaçlı kullanılır" sözleriyle tepki gösterdi. Şimşek, tüketicinin alım gücüne bağlı olarak bu sütleri tercih etmesi halinde zamanla gerçek sütü hazmetmekte zorlanacağını ve sağlık sorunları yaşayabileceğini savundu. "SANAYİCİ SÜTÜN YAĞINI ÇEKİP SUYU SÜT DİYE SATIYOR" Üreticilerin sütlerini satmakta zorlandığını ancak sanayicinin sütten yağı çekerek piyasaya sürdüğünü belirten Şimşek, "Marketlerde 3.1, 3.2 yağ oranlı sütler var. Üreticinin elindeki 3.2 yağlı sütü almazken, marketlerde bu ürünleri satıyorlar. Asıl sorun burada başlıyor. Süt yağ üzerinden değer kazanır. Ancak binde bir yağlı süt demek, tamamen yağı alınmış süt demektir. Vatandaş fiyatı uygun olduğu için bu ürüne yöneliyor ve zamanla gerçek süt tükettiğinde bünyesi bunu hazmedemez hale gelecek" dedi. Devletin süt üretimini fazla gördüğünü ve bu nedenle regülasyon alımı yaptığını dile getiren Şimşek, "Sorduğumuz zaman, Türkiye'de süt üretimi çok fazla gözüküyor. Devlet bu nedenle regülasyon alımı yapıyor. Günde 2 bin ton sütün süt tozuna çevrilmesi ile alakalı stok maliyetlerini de üzerine çekerken; sanayicinin diğer tarafta sütün yağını çekerek süt diye suyu satmaya devam etmesi alınmayan sütlerin de ekonomik yükünün taşınmasına sebep oluyor. Birçok yerel sanayicimiz bu dönemlerde Avrupa'da tereyağı sıkıntısı yaşandığını, Türkiye'de böyle bir durum olmadığını beyan ettiler. Olmaz tabi ki, sütün içindeki bütün yağı çekmişler, piyasaya binde bir yağlı diye süt sunarlarsa sanayici tereyağı sıkıntısı çekmez. Gerçek süt de tüketiciye ulaşmadığı için ülkemizde süt fazla olarak gözüküyor. Yine buna benzer şekilde piyasada yarım yağlı tereyağları türemeye başladı. Bu ne demektir arkadaşlar? Tereyağı, tereyağıdır. Bunun yarım yağlısı ya da farklı bir şekli olmaz" ifadelerini kullandı. Şimşek, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tağşiş yapan firmaları ifşa etmesini olumlu karşıladıklarını ancak bunun yeterli olmadığını belirterek, "Bakanlığımızdan ricamız, bu listelerde ürünleri 2 kez yayınlananlar üçüncü kez listeye girdiklerinde kapatılsın. İnsan sağlığı ile oynamaya devam etmesinler. Çünkü bunlar, tüketicinin sağlığı ile oynadıkları gibi üreticinin de geleceği ile oynuyorlar" dedi. Şimşek, muhabirin sorduğu "Binde bir yağlı süte süt demiyorsunuz, peki nedir bu?" sorusuna, "Sütten insanlar yoğurt yapar, peynir yapar. Örneğin sütün yağ oranı iyi ise 6 kilogram sütten peynir yaparsın, bu sütten yapamazsın çünkü içinde yağ yok. İnsanlar son dönemde neden manda sütüne ilgi gösteriyor, neden jersey sütüne ilgi gösteriyor? Tamamen içindeki yağ oranı ile ilgili bir durum" yanıtını verdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.