TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zeytinyağı

AGRONEWS - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ATB: Antalya zeytinyağında 2035’e kadar 30 adım belirlendi Haber

ATB: Antalya zeytinyağında 2035’e kadar 30 adım belirlendi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında gerçekleştirilen çalıştayda, Antalya’nın zeytinyağı potansiyeli çok yönlü olarak ele alındı. Akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının katılımıyla yapılan değerlendirmelerde, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Raporda, kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörün geleceği açısından belirleyici olduğu ifade edildi. Zeytinyağında 2035 hedefleri Çalıştay raporunda, Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu ancak katma değerin artırılması için üretim artışının tek başına yeterli olmadığı belirtildi. Kalite standardizasyonunun ön plana çıkarılması gerektiği vurgulanırken, hasat zamanlaması, analize dayalı gübreleme ve standart budama eğitimlerinin kaliteyi doğrudan etkilediğine dikkat çekildi. Erken hasat uygulamalarının Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunduğu kaydedilen raporda, duyusal analiz paneli ve kalite merkezi kurulması önerildi. Parti bazlı izlenebilirlik sistemi ve QR kodlu etiketleme uygulamalarının tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. Yerel çeşit ve çatı marka vurgusu Raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere Antalya’nın yerel zeytin çeşitlerinin stratejik ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine katkı sağlayacağı ifade edilirken, dökme satış oranının azaltılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. Sağlık ve tağşişle mücadele Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayacağı belirtilen raporda, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Tağşişle mücadelenin sektörel güven açısından kritik olduğu ifade edilirken, küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağı belirtildi. Zeytinyağı rotası ve turizm Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı sektörü için önemli fırsatlar sunduğu kaydedilen raporda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılması önerildi. Koordinasyon kurulu önerisi Raporda, üniversite–kamu–sektör iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtilerek, Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerildi. 2026–2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm süreciyle Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği görüşü paylaşıldı. Kurum temsilcilerinden değerlendirme ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, raporun Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldığını belirterek, hedeflerinin Antalya zeytinyağını sürdürülebilir ve izlenebilir bir marka haline getirmek olduğunu söyledi. Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Zeytinlik alan Antalya’da 20 yılda 2 kat arttı Haber

Zeytinlik alan Antalya’da 20 yılda 2 kat arttı

1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, akademisyenler, uzmanlar, üreticiler ve sektör temsilcileri katıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, Zeytinyağının sadece bir gıda ürünü olmadığını vurgularken, "Zeytinyağı sağlıktır, kültürdür, çevredir hem gelenek ve hem de gelecektir. Yerel çeşitlerimize, toprağımıza ve üreticimize sahip çıktığımız sürece; Antalya, zeytinyağında kaliteyle anılan bir merkez olacaktır" dedi. Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya için sadece bir üretim konusu değil, aynı zamanda bir kimlik meselesi olduğunu söyledi. Bülbül, dünyada zeytinyağı üretiminin 3,5 milyon ton düzeyinde olduğunu, dünya nüfusu dikkate alındığında kişi başına yaklaşık 450 gram zeytinyağı düşmesi gerektiğini kaydetti. "Zeytinyağı üretimimiz 310 bin ton, tüketimimiz az" Türkiye'de zeytinyağı üretiminin 310 bin ton civarında olduğunu, buna göre kişi başı yaklaşık 3,5 kilogram zeytinyağı düşmesi gerektiğini belirten Halil Bülbül, "Buna karşın kişi başına fiilî tüketimimiz 2-2,5 kilogram seviyesindedir. Yani dünya ortalamasının üzerinde olmakla birlikte, Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde 8 ila 12 kilograma ulaşan tüketimin gerisindeyiz. Bu tablo bizlere, üretim gücümüzle birlikte iç tüketimi ve kalite bilincini artırmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Türkiye zeytinyağında dünyada ilk 5'te" Artık rekabetin miktar üzerinden değil, kalite ve katma değer üzerinden yürüdüğüne dikkat çeken Bülbül, "Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Ancak son yıllarda üretimde yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliği ve artan maliyetler; bize yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Bu yol haritasının merkezinde istikrarlı verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite yer almak zorundadır" şeklinde konuştu. Antalya'nın zeytin ve zeytinyağı potansiyelinin yüksek olduğunu kaydeden Bülbül, "Erken hasat imkanımız, kaliteli üretime son derece uygun ekolojik şartlarımıza ve tecrübeli işletmelerimiz bulunmaktadır. Ancak aynı zamanda su stresi, periyodisite ve iklim kaynaklı risklerle de karşı karşıyayız. Ağaç varlığımız artarken üretimde istikrarı henüz sağlayamamış olmamız, bu dönüşümün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Antalya Ticaret Borsası olarak daha kaliteli, daha nitelikli ve izlenebilir bir üretime katkı sağlama hedefinde olduklarını söyleyen Bülbül, "Bu dönüşümün en güçlü aktörü ise hiç şüphesiz toprağın başındaki üreticimiz ve zeytinyağı işletmelerimizdir. Üreticimiz doğru bakımı ve budamayı yaptığında, doğru zamanda hasat ettiğinde, işletmelerimiz doğru şartlarda sıktığında; ortaya çıkan ürün yalnızca daha kaliteli değil, aynı zamanda daha değerli olmaktadır" dedi. "Markalaşmalıyız" Budamadan hasada, sıkımdan ambalajlamaya kadar her aşamanın zincirin halkası olduğunu kaydeden Bülbül, "Bu zincirin herhangi bir halkası zayıf kaldığında, ortaya çıkan ürün ne pazarda ne de markada karşılık bulur. Antalya'nın ihtiyacı ise; raflarda kimliği olan, hikâyesi olan ve değeriyle anılan zeytinyağı markalarıdır" şeklinde konuştu. Antalya'nın yerel zeytin çeşitlerinin büyük avantajlar sunduğunu, Tavşan Yüreği ve Beylik zeytinlerinin Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ettiğini kaydeden Halil Bülbül, "Coğrafi işaretini aldığımız Tavşan Yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağı, yüksek oleokantal ve polifenol içeriğiyle sağlık değeri öne çıkan nitelikli bir üründür. Manavgat yöresinin Beylik zeytini ise doğru üretim uygulamalarıyla premium kalite ve yüksek katma değer potansiyeli taşımaktadır" diye konuştu. "ATB olarak zeytine özel önem veriyoruz" Kamu, üniversite, üretici ve sektör temsilcilerini bir araya getiren Zeytinyağı çalıştayının son derece kıymetli olduğunu dile getiren Bülbül, "Çünkü biliyoruz ki, ortak akıl olmadan ortak başarı olmaz" dedi. Antalya Ticaret Borsası olarak zeytin ve zeytinyağına özel önem verdiklerini vurgulayan ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, "Kaliteyi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren, yerel çeşitleri koruyan ve katma değeri artıran her adımda öncü rol üstlenmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu yıl ilk kez düzenleyeceğimiz Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması da bu vizyonun somut bir yansımasıdır. Ancak bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için; kaliteyi önceleyen üreticinin desteklendiği, katma değerli üretimi teşvik eden, iklim risklerini dikkate alan sektöre özgü politika setlerinin kararlılıkla hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bülbül, çalıştayın sektör için yol gösterici, sonuç alıcı ve kalıcı çıktılar üretmesi dileğinde bulunurken, katkı sunan tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Antalya'da zeytinlik alan 20 yılda 2 katına çıktı Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, üretiminden toplanmasına, sıkımından depolanmasına kadar zeytin ve zeytinyağının özenle işlenmesi gereken bir ürün olduğunu kaydetti. Sadece üretmek değil, üretilen üründen elde edilen gelirin de artırılması gerektiğini söyleyen Irmak, "Antalya'nın zeytinyağını üst noktaya taşımamız lazım" dedi. Son 20 yılda Antalya'da zeytinlik alanın 2 katına çıktığını kaydeden İbrahim Irmak, "Bu ivme devam ediyor. Ziraat odaları fidan dağıtmaya yetişemiyorlar. Bu topraklar zeytinin öz yurdu. Bu topraklarda zeytin çubuğunu yere bıraksak fidana dönüşüyor, birkaç yıl sonra zeytin vermeye başlıyor. Antalya'nın bu potansiyeli değerlendirilmeli" diye konuştu. Kentteki bütün aktörlerin içerisinde yer aldığı bir çalıştay düzenlediklerini kaydeden Irmak, yürütülen çalışmalarla Antalya'nın zeytinyağında marka olma yolunda ilerlediğini söyledi. Dünya zeytinyağı oskarlarının Antalya'da düzenlenmesini hayalini dile getiren İbrahim Irmak, "Dünya kenti Antalya'mız bunu başarabilir" dedi. "Zeytinyağı turizme kazandırılmalı" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, zeytin ve zeytinyağının kültürün emeğin ve hafızanın bir parçası olduğunu kaydetti. Çalıştayda zeytinyağının, sağlıktan markalaşmaya kadar geniş çerçevede konuşulmasının çok önemli olduğunu söyleyen Köker, "Çalıştayın kalıcı çıktılar vereceğine inanıyoruz" dedi. Gastronomi unsuru olan zeytinyağının markalaşmasının ve turizme kazandırılmasının önemini vurgulayan Köker, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen, katkı sağlayan herkese teşekkür etti. "Zeytinyağının önemi anlaşıldı" Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, bir dönem "kokuyor, sağlıksız" diye zeytinyağının suçlu ilan edildiğini söylerken, "Artık zeytinyağımızın önemini ve sağlık açısından değerini anladık. Antalya'da zeytin ve zeytinyağı gerçeği vardır, zeytinyağımızı markalaştırmalıyız. Çalıştayda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geldiği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı.

Zeytinyağı kalite yarışmasına başvurularda son gün 15 Ocak Haber

Zeytinyağı kalite yarışmasına başvurularda son gün 15 Ocak

Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor. Dereceye girenlere ekipman desteği Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri'ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti'nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek. "Antalya zeytinde parlayan merkez" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya'nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi. Hedef zeytinde kalite ve rekolte Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90'ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye'nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya'nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15'ini 475 bin ton ile Türkiye'nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya'nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya'nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya'daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Zeytinyağı Antalya'nın simgesi olsun" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya'yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya'yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor Haber

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytin hasadının başlamasıyla birlikte hem üretim süreci hem de sektörün genel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uçar, Türkiye'nin dünya zeytinyağı pazarında güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, "Hedefimiz markalaşarak dökme ihracattan ambalajlı ürün ihracatına geçmek" dedi. Ayvalık'ta bu yıl ilk hasat şenliği kapsamında bahçelerden toplanan zeytinlerin yağ çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada, "Bugün güzel bir etkinliğimiz var. Zeytinlerimizi bahçemizden topluyoruz, fabrikamızda sıkımını yapıyoruz. Elde ettiğimiz ilk hasat zeytinyağının tadımını gerçekleştirip kalitesini kontrol ediyoruz. Bu anı misafirlerimizle paylaşıyoruz" dedi. Zeytinyağının stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Başkan Uçar, "2022-2023 döneminde 1 milyar dolar ihracat hedefimiz vardı, 750 milyon dolar gerçekleştirdik. Sonraki yıl ise 500 milyon dolarlık ihracat yaptık. Türkiye'deki zeytin ağacı sayısı 90 milyondan 200 milyona çıktı. Hedefimiz dünya liderleriyle yarışmak. Zeytinde zaman zaman dünya birincisi, zeytinyağında ikinci sırada yer alıyoruz. Ancak markalaşarak, ambalajlı ürün oranını artırmak istiyoruz. Şu anda ihracatımızın yüzde 70'i dökme, yüzde 30'u ambalajlı. Bu oranı tersine çevirmeyi, yani yüzde 70 ambalajlı hale getirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu yıl rekoltede düşüş beklediklerini belirten Uçar, "Bu senenin rekoltesi yok yılı itibariyle düşük. Bazı bölgelerde çiçeklenme sırasında yaşanan don nedeniyle mahsulde azalma var. Yaklaşık yüzde 40 düşüş bekliyoruz. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi'nin çalışmasına göre 200-250 bin ton üretim, 200 bin ton da stokla birlikte toplam 450 bin ton civarında yağ elde edileceği tahmin ediliyor. Bu miktarın iç ve dış piyasa için yeterli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ayvalık zeytinyağının kalitesine vurgu yapan Uçar, "Ayvalık'ın iklim altyapısı çok özel. Bölgedeki 2 milyon zeytin ağacının 1 milyon 200 bini 250 yaş üzeri. Bu da hem toprak hem ağaç yapısı bakımından farklı ve nefis bir zeytinyağı elde edilmesini sağlıyor. Dünyada bu kalitede yağ üreten sadece üç bölge var, onlardan biri Ayvalık" dedi. Lisanslı depoculuk çalışmalarına da değinen Uçar, "Balıkesir Valiliği, Güney Marmara Kalkınma Ajansı ve 9 oda-borsa ile birlikte ‘Kuzey Ege Lisanslı Depoculuk AŞ' adında bir şirket kuruyoruz. 6 bin tonluk kapasiteyle Ayvalık bölgesinde zeytinyağında lisanslı depoculuk yapılacak. Bu sistem, yağın korunması, sigortalı tutulması ve üreticinin indirimli kredi kullanabilmesi açısından büyük avantaj sağlayacak" diye konuştu. Ayvalık zeytinyağının taklit edilmesine karşı da mücadele verdiklerini belirten Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı coğrafi işaretine sahibiz. Taklit ve tağşiş ürünlerle ciddi şekilde mücadele ediyoruz. Ticaret ve Tarım Bakanlıkları üzerinden tespit edilen firmalara karşı hukuki süreçler yürütülüyor" dedi. Tüketicilere de önemli uyarılarda bulunan Uçar, "Vatandaşlarımızdan ricam, coğrafi işaretli ürünleri tercih etsinler. Yol kenarlarından organik adı altında satılan yağları almasınlar. E-ticaret ve sosyal medya üzerinden alışveriş yaparken adresi belli, güvenilir yerleri seçsinler. En önemlisi, mutlaka tadarak alsınlar" ifadelerini kullandı.

Bodrum’da, Zeytin ve Sağlıklı Yaşam Etkinliği Gerçekleşti Haber

Bodrum’da, Zeytin ve Sağlıklı Yaşam Etkinliği Gerçekleşti

Sağlık ve wellnes alanında dünyaca ünlü isimler, zeytinin yaşam döngüsüne ilham veren yolculuğunu konuşmak için Bodrum’da bir araya geldi. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un ev sahipliğinde, Türk Hava Yolları sponsorluğunda gerçekleşen 7’nci Sea Garden Hasat Günleri, 'Zeytin ve Sağlıklı Yaşam' temasıyla doğa, sağlık ve sürdürülebilirlik ekseninde ilham verici bir deneyim sundu. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un gelenekselleşen Sea Garden Hasat Günleri, bu yıl da doğaya, sağlıklı yaşama ve yerel değerlere odaklanan dolu dolu bir programla gerçekleşti. Türk Hava Yolları sponsorluğunda 'Zeytin ve Sağlıklı Yaşam' temasıyla düzenlenen etkinlik, zeytinyağının yalnızca mutfakta değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da taşıdığı önemi vurguladı. Bodrum’un güzel doğasında iki gün süren etkinlikte katılımcılar, zeytinyağı tadımlarından doğal bakım atölyelerine, sağlıklı yaşam uygulamalarından atıksız mutfak çalıştaylarına kadar uzanan çok yönlü bir deneyim yaşadı. Akademisyenler, sağlık uzmanları, ekolojistler ve şefler, zeytinyağının yaşamın her alanındaki değerini ele aldı. Etkinliğin açılışına Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Korkmaz, İlçe Tarım Müdürü Muammer Bektaş ve Muğla Ticaret Borsası Meclis Başkanı Uğur Özen de katıldı. Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, "Zeytin ve zeytinyağı, sadece sofralarımızın değil, yaşam kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası. Hasat günleri ile bu değerli ürünü wellness bakış açısıyla ele alarak hem sağlığa hem de sürdürülebilirliğe olan katkılarını öne çıkarmayı amaçlıyoruz. Yerel üreticilerimizi desteklerken, zeytinyağının farklı alanlardaki kullanımını daha geniş kitlelerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Bu yılın onur konuğu, sağlık ve wellness alanında uluslararası otorite kabul edilen Dr. Simon Poole, açılış konuşmasında Akdeniz diyeti ve zeytinyağının sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini paylaştı. İtalya’dan katılan Emanuela Tamburini ise aile mirası zeytin üretimi konusundaki deneyimlerini aktardı. Oleolog Pelin Omuroğlu moderatörlüğündeki etkinliğin diğer konuşmacıları arasında Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Dr. Gökçe Açıkel, Prof. Dr. Özge Samancı, Elif Edes, Diler Söğüt, Katja Meyendorff, Ebru Çatak, Dr. Pınar Nacak, Dr. Şahnur Irmak ve otelin Executive Şefi Orhan Demirok yer aldı.

Ayvalık’ta Zeytinyağı Hasadı Ve Turizmde Yeni Dönem Başladı Haber

Ayvalık’ta Zeytinyağı Hasadı Ve Turizmde Yeni Dönem Başladı

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı, Avrupa Birliği tescil süreci devam eden dünyanın en iyi 3 zeytinyağından biri olarak gösteriliyor. Bu yıl ülkemizde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçtiğimiz yıldan kalan 200 bin ton devir stokuyla arz sıkıntısı olmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel" dedi. Ayvalık, 2 milyon adede yaklaşan zeytin ağacı varlığı, 1 milyon 180 bin adedinin 300 yaş üzerinde olması ve 600 yaş üzeri 61’i tescilli olmak üzere 81 adet anıt ağacıyla kaliteli zeytinyağının başkenti olarak nitelendiriliyor. Ayvalık aynı zamanda dünyanın en ünlü 3 zeytinyağı noktasından da birisi. Ayvalık Ticaret Odası tarafından ilki 1970 yılında kutlanan "Ayvalık Uluslararası Zeytin, Hasat ve Turizm Festivali", 16-19 Ekim tarihleri arasında 20. kez "Turizmin Değeri Zeytinyağının Başkenti Ayvalık’ta Buluşalım" sloganıyla düzenlenecek. Ayvalık Ticaret Odası, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Ayvalık Belediyesi ve diğer oda ve kurumlar tarafından desteklenen festival hakkında konuşan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, "Türkiye 2022-2023 döneminde 150 bin ton ile 725 milyon dolar, 2023-2024 döneminde dünya genelinde 120 ülkeye toplam 75 bin ton zeytinyağı ihraç ederek yaklaşık 506 milyon dolar gelir elde etti. Ayvalık da zeytinyağının hem üretiminde hem de satışında önemli rol alıyor. Türkiye’nin en büyük zeytinyağı ihracatçıları kentimizde bulunuyor ve en önemlisi de yüksek katma değerli ihracatın merkez kenti konumundayız. Ayvalık zeytinyağının Avrupa Birliği tescil süreci devam ederken Ayvalık da Türkiye’de en çok zeytinyağı markasına sahip olan kenti konumundadır. Bu sene Türkiye genelinde 200-250 bin ton arasında rekolte bekliyoruz. Geçen yıla göre sektörümüzde ‘yok yılı’ olarak tabir edilse de geçmiş yıl rekor üretimden devreden 200 bin ton stokumuzla bu yıl herhangi bir arz sıkıntısı oluşmayacaktır. 2025-2026 sezonu sıkılan ilk hasat sızma zeytinyağlarımızın nefaseti ve kalitesi mükemmel. Tüm üreticimize, işletmelerimiz ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Zeytinyağındaki üretim ve fiyat beklentileri karşısında kaliteyi bozan saklama şartlarının iyileştirilmesi, üreticinin, sanayicinin, tüccarın ve ihracatçının yıl boyunca ihtiyacını karşılayacak ve borsasını oluşturacak "Kuzey Ege’de Zeytinyağında Lisanslı Depoculuk" için Balıkesir Valiliği Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinatörlüğünde 9 oda ve borsanın 2 yıldır ortak çalışması ile devam eden projenin yer tahsisinin tamamlandığının altını çizen Uçar, Türkiye’de ilk kez zeytinyağında lisanslı depoculuğun Ayvalık’ta hayata geçeceğini belirtti. Ayrıca Ayvalık, 2026 yılında yalnızca Kuzey Ege’nin değil, Türkiye’nin de fuarcılıkta yeni adresi olmayı hedefliyor. Yeni bir oluşum olan ExpoAyvalık markasıyla bölge; tarım, hayvancılık, gıda, turizm ve denizcilik sektörlerinde uluslararası boyutta yeni bir dönemin kapılarını aralayacak. Avrupalı ve Çinli turistleri hedefliyoruz Ayvalık’ın zeytinyağından sonra ikinci ticaret gelirlerinden biri olan turizm hakkında da bilgi veren Ali Uçar, "Ayvalık, iklimi, yeterli turistik alt yapısı, sayısız ve eşsiz güzellikteki koyları, berrak ve tertemiz suları ile su altı ve su üstü turizmin merkezi olabilecek ideal bir konumdadır. 14 bin 500 yatağa sahip konaklama kapasitesi, dalış turizmine elverişli dalış noktaları, 22 adası, dünyanın sadece iki yerinde yüzeye yakın orman şeklinde görünen kırmızı mercanları, turizmde gastronomisi ile markalaşmış Cunda Adası ve mübadele ile gelmiş olan özellikli bir mutfak kültürüyle gastronominin yıldızı, tarihi kent dokusu, tabiat parkları, eşsiz gün batımı ve birçok özelliğiyle Türkiye’nin nadide kentlerinden Ayvalık, her mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bu doğal zenginlik bize zeytinyağı dışında diğer bir gelir kaynağı turizmden faydalanmamamızı da sağlıyor. Her sene Ayvalık’ta 400 bine yakın misafir ağırlıyoruz. Bayramlarda bu sayı 1 milyonun üzerine çıkıyor. Biz sadece deniz-kum-güneş bölgesi değiliz. Deniz-kum-güneş ekseninin dışında gastronomi, spor, kültür gibi çeşitli imkanlara sahip olması nedeniyle yılın 12 ayı turizmin yapılmasına imkan tanıyan Ayvalık olarak şimdi de hem Avrupalı hem de Çinli turistler için hazırlık yapıyoruz. Avrupalı ve Çinli turistlerin Kuzey Ege’de daha fazla kalmalarını sağlamak istiyoruz. Zaman içinde Kuzey Ege bölgesinin Edremit Kocaseyit Havaalanı’nın da daha aktif çalışmasıyla tarihi, kültürel, gastronomi değerleri, deniz, kum ve güneş ile önde gelen bir turizm bölgesi olacağına inancımız büyüktür. Zeytinyağındaki ünümüzü, gastronomi çalışmalarımız ile turizm faaliyetlerimize de aktarmak için çabalıyoruz" dedi. Sıfır atığa odaklanan kent: Ayvalık Yılda 1,3 milyon ton gıda çöpe gittiğini ve gıda israfının en çok otellerde yapıldığına dikkat çeken Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, turizmde ilk kez sıfır atık projesi başlattıklarını da söyledi. "Gıda israfının en çok yapıldığı yerlerden biri de oteller, kafeler, restoranlar. Biz de gıda israfının önüne geçmek, Sıfır Atık bilincini yaygınlaştırmak için ‘Sürdürülebilir Turizm İçin Önemli Bir Adım: Sıfır Atık Mutfak Ayvalık’ projesini başlattık" diyen Uçar, sıfır atık ile hem işletme giderlerinin azaldığını hem de sürdürülebilir gastronominin sağlandığını ifade etti. Festivalin Ayvalık’ın iki ekonomik değeri zeytinyağı ve turizm üzerine şekillendiğini de sözlerine ekleyen Ali Uçar, festival boyunca zeytinyağı ve zeytin pazarında Ayvalık Ticaret Odası üyelerinin satış yapacağını, gastronomi etkinliklerinin, panellerin, turizm aktivitelerinin ve sektörel buluşma etkinliklerinin düzenleneceğini de belirtti" dedi.

Ayvalık’ta Yılın İlk Zeytin Hasadı Haber

Ayvalık’ta Yılın İlk Zeytin Hasadı

Türkiye’nin en önemli zeytin ve zeytinyağı merkezlerinden biri olarak kabul edilen Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, yılın ilk zeytin hasadı yapıldı. Balıkesir Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kürlek'in ev sahipliğinde gerçekleşen hasat programında toplanan zeytinler sıkılarak zeytinyağına dönüştürüldü. "Balıkesir genelinde 13 milyon zeytin ağacı mevcut" Hasat etkinliğinde zeytin ağacından zeytin toplayan ve el makineleriyle hasat yapan Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, hasat etkinliğinde yaptığı açıklamada, üreticilerin mutluluğuna ortak olduklarını belirterek, Ayvalık başta olmak üzere Edremit Körfezi'nin zeytin ve zeytinyağı üretiminde önemli yere sahip olduğunu ifade etti. Balıkesir genelinde 13 milyon zeytin ağacının bulunduğunu hatırlatan Vali Ustaoğlu, "Türkiye’de de zeytin üretiminde dördüncü sıradayız. Ülke genelinde zeytin üretiminin yüzde 17’sini karşılıyoruz. Ama bizi ayrıcalıklı kılan, bizim zeytinimiz; bir tarafta Kazdağları, diğer tarafta Madra Dağı’nın oksijeniyle beslenmektedir. Bundan dolayı da aromasıyla da marka değeri yüksek zeytinyağı elde edilmektedir."dedi. Balıkesir'in verimli topraklarında adeta bereket fışkırdığını savunan Vali İsmail Ustalı, "Balıkesir’imiz her türlü sebze ve meyvenin yetiştiği bir il. Bu anlamda zeytin de bizim ön planda olan bir meyvemizdir. Ben tüm üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir sezon diliyorum" diye konuştu. "Üreticilerin yanındayız" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur da, bir tarım kenti olan Balıkesir’in Türkiye’yi doyuran bir şehir olduğunu vurgulayarak, "Balıkesir; tarımıyla, hayvancılığıyla, peyniriyle, zeytini ve zeytinyağıyla gerçekten Türkiye’nin lokomotif ve önde gelen kentlerinden biridir. Bu anamda Ayvalık’ımızın da yeri ayrı. Müstesna bir ilçe. Yeni bir hasat sezonunun başlangıcındayız. İnşallah bu sezon hem üretici, hem de tüketiciye bereketli. Bir hasat sezonu diliyorum." dedi. Uygur sözlerine şöyle devam etti; "AK Parti olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın öncülüğünde, bütün milletimizin olduğu gibi üreticimizin de yanındayız. Hem güzel anında, hem zor zamanlarında üreticimizi, çiftçimizi destekleme noktasında devletin tüm imkanları her dönem bu yönde seferber ediliyor. Biz milletin partisiyiz. Milletin yanındayız." Bu sezon 200 bin ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor Balıkesir Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kürlek de, son 6 yıldır Ayvalık’ta ilk hasat etkinliğini düzenlemekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "Değerli misafirlerimizle yılın ilk zeytinlerini toplayıp, zeytinyağına dönüştürdük. Bu yıl zeytinyağımızın kalitesi çok güzel. 0.3 asit oranında yeni mahsul zeytinyağı elde ettik. Bu da misafirlerimizden damak tadı olarak tam not aldı." dedi. Ayvalık’ın dünyanın en iyi zeytinyağlarının üretildiği üç bölgeden biri olduğunun altını çizen Kürlek, "Bu yıl Türkiye genelinde 200 bin ton zeytinyağı rekoltesi bekleniyor. Ülke genelinde zeytinyağı tüketiminin 150 bin ton olduğunu düşünürsek, bu miktar gayet yeterli bir seviyededir. Bu sezon sadece yeterli yağış olmamasından dolayı bir rekolte kaybı oldu. Umuyoruz ki; Ekim ayında yağacak yağmurlarla, zeytin hasadı, tüm üreticilerimiz için bereketli olur. Ayvalık’tan tüm üreticilerimize bereketli bir sezon diliyoruz" diye konuştu. İlk hasada katılım yoğun oldu Son yıllarda özellikle ihracat alanında attığı dev adımlarla kendinden söz ettirmeyi başaran Ayvalıklı zeytin üreticisi Balıkesir Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kürlek’in ev sahipliğinde gerçekleşen 6. Geleneksel Yılın İlk Zeytin Hasat etkinliğinde; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Avukat Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir Milletvekilleri; Dr. Mustafa Canbey ile İsmail Ok, Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Çetin, ATO Başkanı Ali Uçar, AK Parti Ayvalık İlçe Başkanı Betül Akın, Ayvalık ve Balıkesir’in daire amirleri ve sektör temsilcileri hazır bulundu.

Zeytinyağında bu fiyatları Haber

Zeytinyağında bu fiyatları "yok yılı" gelmeden kaçırmayın

Türkiye'de 2024-2025 sezonunda rekor verime ulaşılarak 3 milyon 750 bin tonluk zeytin üretimi ile tüm zamanların en yüksek zeytinyağı rekoltesi görüldü 475 bin ton zeytinyağı ve 750 bin ton sofralık zeytin üretimi oldu. Türkiye'deki bu yüksek verim yurt dışında diğer önemli zeytinci ülkelerde de gerçekleşince toplam dünya arzına bağlı olarak zeytinyağında fiyatlar geriledi. Geçen yıl raflarda 500-600 lira ortalama fiyatla satılan naturel sızma zeytinyağının litre fiyatı bu yıl yaşanan bolluğun etkisiyle içte ve dışta neredeyse yarı yarıya düştü. Birçok markette ünlü markaların zeytinyağlarının yapılan kampanyalarla 200-250 lira arasında satıldığı görüldü. Fiyat düşüşü tüketicilere yaradı ancak maliyetleri ikiye katlanırken sattığı ürünü yarıdan fazla fiyata düşen zeytin üreticileri mağdur oldu. Neredeyse maliyetine ürün satmak zorunda kalan üreticiler, yaşanan rekor verimin sevincini yaşayamadı. 2025-2026 sezonu ise tam tersi üretim yani "yok yılı" olacak ve üretim azalacak. TÜİK'in bu yıla ilişkin bitkisel üretim 1. tahminine göre zeytin üretiminin yüzde 40 azalarak 3 milyon 750 bin tondan 2 milyon 250 bin tona gerileyeceği öngörülüyor. Bu durumda zeytinyağı üretiminin düşecek olması fiyatların yeniden hareketlenmesine neden olabilir. Yeni sezon öncesi bu dönemde zeytinyağı satın almak tüketiciler açısından bir avantaj olabilir. Rekolte tahminleri geldikçe ve özellikle kuraklığın etkisiyle verimin daha da düşmesi durumunda geçmiş yıllarda olduğu gibi zeytinyağı fiyatlarını hızla yukarı yönlü tetikleyebilir. İspanya ve Tunus'ta da verim düşecek Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Zeytin Konseyi (COI) Danışmanlar Kurulu Üyesi Dr. Mustafa Tan, Türkiye'nin önümüzdeki sezonunun az ürün yılı olacağını söyledi. İspanya'da bu sezon çiçeklenmenin başında verim çok iyi gibi görünürken aşırı sıcaklardan ürünün bölge bölge zarar gördüğünü vurgulayan Tan, zeytinyağı piyasasının önemli oyuncularından olan bu ülkede de verimin düşebileceğine dikkati çekti. Geçen yıla göre Tunus'ta da benzer verim düşüklüklerinin yaşanacağını dile getiren Tan, "Geçen yıl arz miktarı rekor seviyede olan Türkiye için inanılmaz bir fırsattı ancak ihracat hızının kısıtlamaya dayalı azalması nedeniyle sezon başı devir stoklar arttı. Geçen yıl ve önceki yıl İspanya, İtalya ve Tunus'tan aşırı kuraklığın etkisiyle üretim yaklaşık yüzde 50-60 düşüktü. Türkiye'de ise verim nispeten her iki yılda da bu ülkelere göre iyiydi. Fiyatlar da bu konjektüre uyarak ihracatın da artması ile üreticinin ve ihracatçının yüzü çok uzun yıllar sonra gülmüştü" dedi. "Çiftçi üretimden uzaklaşabilir" En güçlü üretici İspanya'da önümüzdeki sezonun ürününde çiçek ve ilk meyve tutumu dönemindeki aşırı sıcaklar nedeniyle zeytin tutumunda problemler yaşandığını anlatan Tan, şöyle konuştu: "Şu anda Türkiye'de fiyatlar tüketici için çok iyi ama üretici için iyi değil. Sadece bir taraf mutlu olursa sürdürülebilir bir zeytincilik olmaz. 200-250 lira üretici maliyeti var, üretici borçlu, geçimini düşünüyor. Çoluk çocuğunu evlendirecek paraya acil ihtiyacı olanlar var ve maliyetinin altında fiyata satmak zorunda kalıyorlar. Üretim maliyetleri yüzde 100 artarken fiyatlar yarıya düşerse üreticinin üretme şevki kırılır ve üretimden uzaklaşabilir. Zeytinciliği geliştirmek için 20 yıldır süren fidan dikim teşvikleri diğer yardımlar heba olur. Oysa Dünya ikinciliğine yükselen Türkiye zeytin ve zeytinyağında yakaladığı bu ivmeyle daha da ileri gidebilir. Desteklerin artarak devam etmesi, zeytin ve zeytinyağının iç ve dış tanıtımı özel ve kamu destekleri ile desteklenmesi ve 85 milyon nüfuslu ülkemiz halkının yılda tükettiği 2 litre zeytinyağının en az 4-5 kilograma çıkartılması, sofralık zeytin tüketiminin ikiye katlanması sağlanmalıdır. Bu durum fiyatların stabilitesi için gereklidir." "Herkesin mutlu olduğu bir fiyat yakalamak lazım" Tan, 41 ilde zeytincilik yapıldığını belirterek, şunları söyledi: "Yeni ve bir işletme gibi para kazanmaya yönelik yeni fidan dikimleri var. Bu üreticiler yatırımlarının karşılığını alamaz ve kazanamazlarsa diktikleri fidanları tıpkı tütünde olduğu gibi söker alternatif ürünlere döner. Üretici-sanayici-tüccar-ihracatçı kısacası tüm taraflar birbirinin penceresinden yani ülke penceresinden bakmalı ve herkes kazanmalı mutlu olmalıdır. Taraflarda biri ikisi mağdur olursa denge bozulur. Herkesin memnun olduğu fiyat skalasını yakalamak lazım. Yeniden altını çiziyorum zeytin ve zeytinyağına verilen prim, doğrudan gelir desteği gibi desteklerin yeniden güncellenmesi ve arttırılarak devam ettirilmesi sağlanmalıdır. Zeytin ve zeytinyağının tanıtımına ağırlık verilerek iç piyasada daha çok zeytin ve zeytinyağı tüketilmesi sağlanmalıdır. Böylece rekoltelerden bağımsız istikrarlı bir fiyatlamaya kavuşulur! Böylesine sağlıklı bir ürün daha fazla tüketilmeli." ifadesini kullandı. Fiyatların üretimle ilişkili olduğunu dile getiren Tan, var yılında düşen fiyatların yok yılında yükselebileceğini söyledi. Bu yıl verimin düşeceğini ancak ağustos-eylül gibi yapacakları rekolte çalışmasında boyutunun daha net ortaya çıkacağını vurgulayan Tan, "İspanya umutluyken birden sıcaklar ibreyi tersine döndürdü. Bizde de bugünden ne olacağını kestirmek zor. Verim düşecek orası kesin ama ne kadar olacağını ilerleyen zaman ve iklim şartları gösterecek. Şu anda stoklarımızda yeteri zeytinyağımız var endişe edecek bir durum yok." diye konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.