Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zeytinyağı

AGRONEWS - Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Zeytin sektörü buluşması İzmir’de başladı Haber

Zeytin sektörü buluşması İzmir’de başladı

İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech-12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı, 100'ün üzerinde katılımcı ve 5 ülkeden sektör temsilcilerinin katılımı ile Fuar İzmir'de başladı. 2 Mayıs'a kadar çeşitli etkinliklerle devam edecek olan fuarın açılışına CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, Zafer Partisi İzmir İl Başkanı Sinan Bezircilioğlu, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Borsası (İTB) Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer, EBSO Yönetim Kurulu Üyesi İdil Yiğitbaşı, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, bürokratlar, akademisyenler, sektör profesyonelleri katıldı. "Değerini bulmasını sağlamamız gerekiyor" Dünyanın en güzel zeytinyağının bu topraklarda üretildiğini söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "İnsanların ilk yerleşik düzene geçtiği, tarım yapmaya başladığı toprakların mirasçılarıyız. Sahip olduğumuz bu değeri anlamak, bilmek, hakkını vererek bunu işlemek, emeğe, ürüne, markaya dönüştürmek ve değerini bulmasını sağlamak gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir anlamda İzmir'e görev olarak verdiği fuarlar şehri kimliğini düşününce böyle bir fuara ev sahipliği yapmak da en çok şehrimize yakışırdı. Görevimizi yapmış olmanın huzurunu yaşıyoruz" dedi. "Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" Fuarların zorlu şartlarda gerçekleştiğini söyleyen Tugay, başarılı bir katılım olduğunu ifade etti. Çok katmanlı ve paydaşlı bir fuar düzenlendiğini kaydeden Tugay, markalaşmaya, teknolojiye, pazarlamaya vurgu yaparak, "Türkiye'de 200 milyondan fazla zeytin ağacımız, 3 milyon 750 bin ton zeytin üretimimiz var. Yılda ortalama 300 bin ton zeytinyağı, 700 bin tonun üzerinde sofralık zeytin üretiyoruz. 400 bin ailemiz geçimini doğrudan zeytinden sağlıyor. Dünya sıralamasına baktığımızda sofralık zeytinde üretim ve ihracatta ilk üçteyiz. İspanya ve Mısır ile rekabet halindeyiz. Zeytinyağında aynı şekilde hem üretimde hem ihracatta ilk beş içindeyiz. 120 ülkeye zeytinyağı, 130 ülkeye sofralık zeytin ihraç ediyoruz. Zeytin sektörünün dünyadaki ana aktörlerinden birisidir Türkiye. Bu bilinçle hem gurur duymalı hem de bu sorumluluğun ağırlığını hissetmeliyiz diye düşünüyorum. İzmir, bu sorumluluğun altından kalkmak için çok çalışan, çaba gösteren şehirlerimizden biridir. Yağlık zeytin üretiminde Türkiye'nin birinci kenti. Türkiye genelindeki zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 14'ünü, yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18'ini tek başımıza karşılıyoruz. 20 milyonun üzerinde zeytin ağacı, yaklaşık 520 bin ton toplam zeytin üretimimiz var. Zeytinyağı üretimi açısından öncüyüz diyebiliriz" dedi. "Bunlar boş sözler değil" Zeytin Konseyi'ne sahip olduklarını, herkesin destek olabileceğini söyleyen Tugay, markalaşmanın da irdelenmesi gerektiğini söyledi. Tugay, "Ürettiğimiz ürünleri başka ülkelere markasız olarak toplu ihraç ediyoruz. Onlar marka haline getiriyor. Kendi ürünleri olarak satıyor. Bizim 1 liraya sattığımız şeyi onlar 5-10 liraya satıyor" dedi. Geçen yıl kooperatiflere 694 milyon lira destek verdiklerini söyleyen Tugay, "Geleceğin tarımını, ülkesini birlikte kuracağız. Bunlar asla boş sözler değil. Ben bu ülkenin bir evladı olarak bu görevin başındayım. İnsanlarımız istediği sürece bu görevi yapmaya devam edeceğim. Benim olmadığım zamanlar bu ülkenin başka evlatları burada olacaklar. Bu ülkenin evlatları bu ülkenin kurtuluşunu sağlayacaklar. Türkiye kendi çocuklarıyla şifa bulacak" şeklinde konuştu. "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz" CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ise, "Türkiye'de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Türkiye'de üretilen ancak markalaşamayan ürünlere vurgu yapan Solakoğlu, "Çok çalışıyoruz ama para kazanamıyoruz. Çok çalışıp para kazanmamamızın da en büyük sebebi, biz hiçbir zaman desteklenmiyoruz. Zeytinyağımızı, peynirimizi markalaştıramamışız, hep fasonculuğa kaçmışız. Standardın olmadığı yerde markalaşmanın olması mümkün değil. Bu konuda hiçbir destek yapılmıyor" diye konuştu. Solakoğlu, Türk mutfağının dünyada tanıtılması gerektiğini söyledi. 100'ün üzerinde katılımcı Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları oluşturmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 100'ün üzerinde katılımcının yer aldığı fuarda, Türkiye'nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya'dan katılımcılar da bulunuyor. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunuyor. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Fuar, zengin etkinlik programıyla da dikkat çekiyor. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak.

ATB: Antalya zeytinyağında 2035’e kadar 30 adım belirlendi Haber

ATB: Antalya zeytinyağında 2035’e kadar 30 adım belirlendi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen Antalya Zeytinyağı Çalıştayı’nın sonuç raporu kamuoyuyla paylaşıldı. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında gerçekleştirilen çalıştayda, Antalya’nın zeytinyağı potansiyeli çok yönlü olarak ele alındı. Akademisyenler, üreticiler, sektör temsilcileri, turizm paydaşları ve kamu kurumlarının katılımıyla yapılan değerlendirmelerde, Pamfilya döneminden bu yana zeytinyağı üreten Antalya’nın önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Raporda, kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve turizm alanlarında atılacak adımların sektörün geleceği açısından belirleyici olduğu ifade edildi. Zeytinyağında 2035 hedefleri Çalıştay raporunda, Antalya’da zeytin ve zeytinyağı üretim kapasitesinin güçlü olduğu ancak katma değerin artırılması için üretim artışının tek başına yeterli olmadığı belirtildi. Kalite standardizasyonunun ön plana çıkarılması gerektiği vurgulanırken, hasat zamanlaması, analize dayalı gübreleme ve standart budama eğitimlerinin kaliteyi doğrudan etkilediğine dikkat çekildi. Erken hasat uygulamalarının Antalya zeytinyağının premium segmentte konumlanması açısından önemli bir fırsat sunduğu kaydedilen raporda, duyusal analiz paneli ve kalite merkezi kurulması önerildi. Parti bazlı izlenebilirlik sistemi ve QR kodlu etiketleme uygulamalarının tüketici güvenini artıracağı ifade edildi. Yerel çeşit ve çatı marka vurgusu Raporda, Tavşan Yüreği başta olmak üzere Antalya’nın yerel zeytin çeşitlerinin stratejik ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Coğrafi kimliğin güçlendirilmesinin ihracat birim değerine katkı sağlayacağı ifade edilirken, dökme satış oranının azaltılması ve Antalya için bir çatı marka yaklaşımı geliştirilmesi önerildi. Sağlık ve tağşişle mücadele Yüksek polifenollü üretimin sağlık temelli pazarlamada avantaj sağlayacağı belirtilen raporda, fenolik analiz altyapısının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Tağşişle mücadelenin sektörel güven açısından kritik olduğu ifade edilirken, küçük üreticilerin markalı satışa yönlendirilmesinin kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağı belirtildi. Zeytinyağı rotası ve turizm Antalya’nın güçlü turizm altyapısının zeytinyağı sektörü için önemli fırsatlar sunduğu kaydedilen raporda, zeytin ve zeytinyağı rotalarının oluşturulması, hasat festivalleri, tadım etkinlikleri ve deneyim merkezlerinin kırsal turizmi canlandırabileceği ifade edildi. Otel ve restoranlarda yerel zeytinyağı kullanımının artırılması önerildi. Koordinasyon kurulu önerisi Raporda, üniversite–kamu–sektör iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması gerektiği belirtilerek, Antalya Zeytinyağı Koordinasyon Kurulu kurulması önerildi. 2026–2035 dönemini kapsayan kalite odaklı bir dönüşüm süreciyle Antalya’nın zeytinyağında daha güçlü bir konuma ulaşabileceği görüşü paylaşıldı. Kurum temsilcilerinden değerlendirme ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, raporun Antalya’nın zeytinyağı potansiyelini kalite, kimlik ve katma değer çerçevesinde ele aldığını belirterek, hedeflerinin Antalya zeytinyağını sürdürülebilir ve izlenebilir bir marka haline getirmek olduğunu söyledi. Antalya Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal ise kalite odaklı üretim, izlenebilirlik ve teknik uygulamaların yaygınlaştırılmasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Zeytinlik alan Antalya’da 20 yılda 2 kat arttı Haber

Zeytinlik alan Antalya’da 20 yılda 2 kat arttı

1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenen çalıştaya Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, akademisyenler, uzmanlar, üreticiler ve sektör temsilcileri katıldı. Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Halil Bülbül, Zeytinyağının sadece bir gıda ürünü olmadığını vurgularken, "Zeytinyağı sağlıktır, kültürdür, çevredir hem gelenek ve hem de gelecektir. Yerel çeşitlerimize, toprağımıza ve üreticimize sahip çıktığımız sürece; Antalya, zeytinyağında kaliteyle anılan bir merkez olacaktır" dedi. Bülbül, zeytin ve zeytinyağının Antalya için sadece bir üretim konusu değil, aynı zamanda bir kimlik meselesi olduğunu söyledi. Bülbül, dünyada zeytinyağı üretiminin 3,5 milyon ton düzeyinde olduğunu, dünya nüfusu dikkate alındığında kişi başına yaklaşık 450 gram zeytinyağı düşmesi gerektiğini kaydetti. "Zeytinyağı üretimimiz 310 bin ton, tüketimimiz az" Türkiye'de zeytinyağı üretiminin 310 bin ton civarında olduğunu, buna göre kişi başı yaklaşık 3,5 kilogram zeytinyağı düşmesi gerektiğini belirten Halil Bülbül, "Buna karşın kişi başına fiilî tüketimimiz 2-2,5 kilogram seviyesindedir. Yani dünya ortalamasının üzerinde olmakla birlikte, Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi Akdeniz ülkelerinde 8 ila 12 kilograma ulaşan tüketimin gerisindeyiz. Bu tablo bizlere, üretim gücümüzle birlikte iç tüketimi ve kalite bilincini artırmamız gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Türkiye zeytinyağında dünyada ilk 5'te" Artık rekabetin miktar üzerinden değil, kalite ve katma değer üzerinden yürüdüğüne dikkat çeken Bülbül, "Türkiye, zeytin ve zeytinyağında dünyanın ilk 5 ülkesinden biridir. Ancak son yıllarda üretimde yaşanan dalgalanmalar, iklim değişikliği ve artan maliyetler; bize yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Bu yol haritasının merkezinde istikrarlı verim, doğru tarımsal uygulamalar ve yüksek kalite yer almak zorundadır" şeklinde konuştu. Antalya'nın zeytin ve zeytinyağı potansiyelinin yüksek olduğunu kaydeden Bülbül, "Erken hasat imkanımız, kaliteli üretime son derece uygun ekolojik şartlarımıza ve tecrübeli işletmelerimiz bulunmaktadır. Ancak aynı zamanda su stresi, periyodisite ve iklim kaynaklı risklerle de karşı karşıyayız. Ağaç varlığımız artarken üretimde istikrarı henüz sağlayamamış olmamız, bu dönüşümün artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Antalya Ticaret Borsası olarak daha kaliteli, daha nitelikli ve izlenebilir bir üretime katkı sağlama hedefinde olduklarını söyleyen Bülbül, "Bu dönüşümün en güçlü aktörü ise hiç şüphesiz toprağın başındaki üreticimiz ve zeytinyağı işletmelerimizdir. Üreticimiz doğru bakımı ve budamayı yaptığında, doğru zamanda hasat ettiğinde, işletmelerimiz doğru şartlarda sıktığında; ortaya çıkan ürün yalnızca daha kaliteli değil, aynı zamanda daha değerli olmaktadır" dedi. "Markalaşmalıyız" Budamadan hasada, sıkımdan ambalajlamaya kadar her aşamanın zincirin halkası olduğunu kaydeden Bülbül, "Bu zincirin herhangi bir halkası zayıf kaldığında, ortaya çıkan ürün ne pazarda ne de markada karşılık bulur. Antalya'nın ihtiyacı ise; raflarda kimliği olan, hikâyesi olan ve değeriyle anılan zeytinyağı markalarıdır" şeklinde konuştu. Antalya'nın yerel zeytin çeşitlerinin büyük avantajlar sunduğunu, Tavşan Yüreği ve Beylik zeytinlerinin Antalya zeytinciliğinin yerel kalite gücünü temsil ettiğini kaydeden Halil Bülbül, "Coğrafi işaretini aldığımız Tavşan Yüreği zeytininden elde edilen zeytinyağı, yüksek oleokantal ve polifenol içeriğiyle sağlık değeri öne çıkan nitelikli bir üründür. Manavgat yöresinin Beylik zeytini ise doğru üretim uygulamalarıyla premium kalite ve yüksek katma değer potansiyeli taşımaktadır" diye konuştu. "ATB olarak zeytine özel önem veriyoruz" Kamu, üniversite, üretici ve sektör temsilcilerini bir araya getiren Zeytinyağı çalıştayının son derece kıymetli olduğunu dile getiren Bülbül, "Çünkü biliyoruz ki, ortak akıl olmadan ortak başarı olmaz" dedi. Antalya Ticaret Borsası olarak zeytin ve zeytinyağına özel önem verdiklerini vurgulayan ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, "Kaliteyi merkeze alan, üreticiyi güçlendiren, yerel çeşitleri koruyan ve katma değeri artıran her adımda öncü rol üstlenmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu yıl ilk kez düzenleyeceğimiz Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması da bu vizyonun somut bir yansımasıdır. Ancak bu dönüşümün kalıcı olabilmesi için; kaliteyi önceleyen üreticinin desteklendiği, katma değerli üretimi teşvik eden, iklim risklerini dikkate alan sektöre özgü politika setlerinin kararlılıkla hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bülbül, çalıştayın sektör için yol gösterici, sonuç alıcı ve kalıcı çıktılar üretmesi dileğinde bulunurken, katkı sunan tüm kurumlara ve katılımcılara teşekkür etti. Antalya'da zeytinlik alan 20 yılda 2 katına çıktı Antalya Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı İbrahim Irmak, üretiminden toplanmasına, sıkımından depolanmasına kadar zeytin ve zeytinyağının özenle işlenmesi gereken bir ürün olduğunu kaydetti. Sadece üretmek değil, üretilen üründen elde edilen gelirin de artırılması gerektiğini söyleyen Irmak, "Antalya'nın zeytinyağını üst noktaya taşımamız lazım" dedi. Son 20 yılda Antalya'da zeytinlik alanın 2 katına çıktığını kaydeden İbrahim Irmak, "Bu ivme devam ediyor. Ziraat odaları fidan dağıtmaya yetişemiyorlar. Bu topraklar zeytinin öz yurdu. Bu topraklarda zeytin çubuğunu yere bıraksak fidana dönüşüyor, birkaç yıl sonra zeytin vermeye başlıyor. Antalya'nın bu potansiyeli değerlendirilmeli" diye konuştu. Kentteki bütün aktörlerin içerisinde yer aldığı bir çalıştay düzenlediklerini kaydeden Irmak, yürütülen çalışmalarla Antalya'nın zeytinyağında marka olma yolunda ilerlediğini söyledi. Dünya zeytinyağı oskarlarının Antalya'da düzenlenmesini hayalini dile getiren İbrahim Irmak, "Dünya kenti Antalya'mız bunu başarabilir" dedi. "Zeytinyağı turizme kazandırılmalı" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdür Yardımcısı İlknur Selçuk Köker, zeytin ve zeytinyağının kültürün emeğin ve hafızanın bir parçası olduğunu kaydetti. Çalıştayda zeytinyağının, sağlıktan markalaşmaya kadar geniş çerçevede konuşulmasının çok önemli olduğunu söyleyen Köker, "Çalıştayın kalıcı çıktılar vereceğine inanıyoruz" dedi. Gastronomi unsuru olan zeytinyağının markalaşmasının ve turizme kazandırılmasının önemini vurgulayan Köker, çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen, katkı sağlayan herkese teşekkür etti. "Zeytinyağının önemi anlaşıldı" Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, bir dönem "kokuyor, sağlıksız" diye zeytinyağının suçlu ilan edildiğini söylerken, "Artık zeytinyağımızın önemini ve sağlık açısından değerini anladık. Antalya'da zeytin ve zeytinyağı gerçeği vardır, zeytinyağımızı markalaştırmalıyız. Çalıştayda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geldiği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapıldı.

Zeytinyağı kalite yarışmasına başvurularda son gün 15 Ocak Haber

Zeytinyağı kalite yarışmasına başvurularda son gün 15 Ocak

Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve BATEM iş birliğiyle düzenlenen yarışma, üreticiyi teşvik etmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, hatalı uygulamaları azaltmayı ve yüksek kaliteli zeytinyağı üretimini desteklemeyi hedefliyor. Dereceye girenlere ekipman desteği Yarışmada yer alacak zeytinyağları, tat, koku, meyvemsi, acılık ve yakıcılık dengesini içeren duygusal analiz ile serbest yağ asidi, polifenol değerini içeren kimyasal analiz kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek. Değerlendirme sonucunda en yüksek puanı alan zeytinyağlarına, Altın, Gümüş ve Bronz Madalya Beratları verilecek. Yarışmada dereceye girenlere, zeytin silkme makinesi, zeytin sıkım tankları, budama makası, eldiven, testere, bordo bulamacı gibi ekipmanlar hediye edilecek. Yarışmaya katılmak isteyen üreticiler, 15 Ocak gününe kadar numunelerini Antalya Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri'ne ulaştırabilecek. Yarışmada dereceye girenlere ödülü Side Antik Kenti'nde takdim edilecek. Yarışma öncesinde zeytinin tarihi gelişiminden ekonomisine kadar pek çok konunun ele alınacağı geniş kapsamlı çalıştay düzenlenecek. "Antalya zeytinde parlayan merkez" Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinin binlerce yıldır Akdeniz kültürünün ayrılmaz parçası olduğunu belirtirken, Pamfilya döneminden bu yana Antalya'nın zeytin ve zeytinyağı üretiminde öne çıkan bir bölge olduğunu kaydetti. Bereketin, sağlığın ve ölümsüzlüğün simgesi olan zeytinin aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu söyleyen Çandır, "Antalya, iklimi, bereketli toprakları ve bilinçli üreticileriyle yeniden zeytinciliğin parlayan merkezlerinden biri haline geliyor. Hedefimiz üreticimizin daha kaliteli ürünü üretmesi, tüccarın da kaliteli ürünleri pazara sunmasını sağlamaktır" dedi. Hedef zeytinde kalite ve rekolte Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, dünyada zeytin ağaç varlığının yüzde 90'ının Akdeniz kıyısındaki ülkelerde yer aldığını belirtirken, Türkiye'nin zeytin üretiminin yaklaşık 4 milyon ton olduğunu bunun 77 bin tonunu Antalya'nın ürettiğini kaydetti. Erkal, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 15'ini 475 bin ton ile Türkiye'nin karşıladığına dikkat çekerken, Antalya'nın üretiminin ise 7 bin ton civarında olduğunu söyledi. Yarışma ile Antalya'nın verimli ve kaliteli zeytin üretimini artırmayı hedeflediklerini belirten Erkal, "Yarışmayla hasattan sofraya kadar üreticilerimizin yaptığı hatalı uygulamaları azaltmak, bilgi paylaşımını artırmak ve kaliteyi sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Antalya'daki tüm üreticilerimizin bu yarışmaya katılarak ürünlerini ulusal ve uluslararası standartlarda değerlendirme fırsatı bulacağına inanıyoruz" dedi. "Zeytinyağı Antalya'nın simgesi olsun" Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürü Candemir Zoroğlu, zeytin ve zeytinyağının kültürel bir miras olduğunu vurguladı. Zoroğlu, yarışma ile zeytinyağının markalaşmasında önemli adım atılacağını söylerken, "Antalya'yı ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerin, kentten ayrılırken yanlarında götürebilecekleri, Antalya'yı hatırlatan en özel değerlerden biri zeytinyağıdır. Amacımız, zeytinyağını gastronomi turizminin ve yerel kimliğin ayrılmaz bir parçası haline getirmek, bu doğal değeri kentin simgeleri arasına taşımaktır" dedi.

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor Haber

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytin hasadının başlamasıyla birlikte hem üretim süreci hem de sektörün genel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uçar, Türkiye'nin dünya zeytinyağı pazarında güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, "Hedefimiz markalaşarak dökme ihracattan ambalajlı ürün ihracatına geçmek" dedi. Ayvalık'ta bu yıl ilk hasat şenliği kapsamında bahçelerden toplanan zeytinlerin yağ çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada, "Bugün güzel bir etkinliğimiz var. Zeytinlerimizi bahçemizden topluyoruz, fabrikamızda sıkımını yapıyoruz. Elde ettiğimiz ilk hasat zeytinyağının tadımını gerçekleştirip kalitesini kontrol ediyoruz. Bu anı misafirlerimizle paylaşıyoruz" dedi. Zeytinyağının stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Başkan Uçar, "2022-2023 döneminde 1 milyar dolar ihracat hedefimiz vardı, 750 milyon dolar gerçekleştirdik. Sonraki yıl ise 500 milyon dolarlık ihracat yaptık. Türkiye'deki zeytin ağacı sayısı 90 milyondan 200 milyona çıktı. Hedefimiz dünya liderleriyle yarışmak. Zeytinde zaman zaman dünya birincisi, zeytinyağında ikinci sırada yer alıyoruz. Ancak markalaşarak, ambalajlı ürün oranını artırmak istiyoruz. Şu anda ihracatımızın yüzde 70'i dökme, yüzde 30'u ambalajlı. Bu oranı tersine çevirmeyi, yani yüzde 70 ambalajlı hale getirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu yıl rekoltede düşüş beklediklerini belirten Uçar, "Bu senenin rekoltesi yok yılı itibariyle düşük. Bazı bölgelerde çiçeklenme sırasında yaşanan don nedeniyle mahsulde azalma var. Yaklaşık yüzde 40 düşüş bekliyoruz. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi'nin çalışmasına göre 200-250 bin ton üretim, 200 bin ton da stokla birlikte toplam 450 bin ton civarında yağ elde edileceği tahmin ediliyor. Bu miktarın iç ve dış piyasa için yeterli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ayvalık zeytinyağının kalitesine vurgu yapan Uçar, "Ayvalık'ın iklim altyapısı çok özel. Bölgedeki 2 milyon zeytin ağacının 1 milyon 200 bini 250 yaş üzeri. Bu da hem toprak hem ağaç yapısı bakımından farklı ve nefis bir zeytinyağı elde edilmesini sağlıyor. Dünyada bu kalitede yağ üreten sadece üç bölge var, onlardan biri Ayvalık" dedi. Lisanslı depoculuk çalışmalarına da değinen Uçar, "Balıkesir Valiliği, Güney Marmara Kalkınma Ajansı ve 9 oda-borsa ile birlikte ‘Kuzey Ege Lisanslı Depoculuk AŞ' adında bir şirket kuruyoruz. 6 bin tonluk kapasiteyle Ayvalık bölgesinde zeytinyağında lisanslı depoculuk yapılacak. Bu sistem, yağın korunması, sigortalı tutulması ve üreticinin indirimli kredi kullanabilmesi açısından büyük avantaj sağlayacak" diye konuştu. Ayvalık zeytinyağının taklit edilmesine karşı da mücadele verdiklerini belirten Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı coğrafi işaretine sahibiz. Taklit ve tağşiş ürünlerle ciddi şekilde mücadele ediyoruz. Ticaret ve Tarım Bakanlıkları üzerinden tespit edilen firmalara karşı hukuki süreçler yürütülüyor" dedi. Tüketicilere de önemli uyarılarda bulunan Uçar, "Vatandaşlarımızdan ricam, coğrafi işaretli ürünleri tercih etsinler. Yol kenarlarından organik adı altında satılan yağları almasınlar. E-ticaret ve sosyal medya üzerinden alışveriş yaparken adresi belli, güvenilir yerleri seçsinler. En önemlisi, mutlaka tadarak alsınlar" ifadelerini kullandı.

Bodrum’da, Zeytin ve Sağlıklı Yaşam Etkinliği Gerçekleşti Haber

Bodrum’da, Zeytin ve Sağlıklı Yaşam Etkinliği Gerçekleşti

Sağlık ve wellnes alanında dünyaca ünlü isimler, zeytinin yaşam döngüsüne ilham veren yolculuğunu konuşmak için Bodrum’da bir araya geldi. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un ev sahipliğinde, Türk Hava Yolları sponsorluğunda gerçekleşen 7’nci Sea Garden Hasat Günleri, 'Zeytin ve Sağlıklı Yaşam' temasıyla doğa, sağlık ve sürdürülebilirlik ekseninde ilham verici bir deneyim sundu. Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un gelenekselleşen Sea Garden Hasat Günleri, bu yıl da doğaya, sağlıklı yaşama ve yerel değerlere odaklanan dolu dolu bir programla gerçekleşti. Türk Hava Yolları sponsorluğunda 'Zeytin ve Sağlıklı Yaşam' temasıyla düzenlenen etkinlik, zeytinyağının yalnızca mutfakta değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da taşıdığı önemi vurguladı. Bodrum’un güzel doğasında iki gün süren etkinlikte katılımcılar, zeytinyağı tadımlarından doğal bakım atölyelerine, sağlıklı yaşam uygulamalarından atıksız mutfak çalıştaylarına kadar uzanan çok yönlü bir deneyim yaşadı. Akademisyenler, sağlık uzmanları, ekolojistler ve şefler, zeytinyağının yaşamın her alanındaki değerini ele aldı. Etkinliğin açılışına Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Ercan Pehlivan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Aslan Korkmaz, İlçe Tarım Müdürü Muammer Bektaş ve Muğla Ticaret Borsası Meclis Başkanı Uğur Özen de katıldı. Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, "Zeytin ve zeytinyağı, sadece sofralarımızın değil, yaşam kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası. Hasat günleri ile bu değerli ürünü wellness bakış açısıyla ele alarak hem sağlığa hem de sürdürülebilirliğe olan katkılarını öne çıkarmayı amaçlıyoruz. Yerel üreticilerimizi desteklerken, zeytinyağının farklı alanlardaki kullanımını daha geniş kitlelerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Bu yılın onur konuğu, sağlık ve wellness alanında uluslararası otorite kabul edilen Dr. Simon Poole, açılış konuşmasında Akdeniz diyeti ve zeytinyağının sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini paylaştı. İtalya’dan katılan Emanuela Tamburini ise aile mirası zeytin üretimi konusundaki deneyimlerini aktardı. Oleolog Pelin Omuroğlu moderatörlüğündeki etkinliğin diğer konuşmacıları arasında Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Dr. Gökçe Açıkel, Prof. Dr. Özge Samancı, Elif Edes, Diler Söğüt, Katja Meyendorff, Ebru Çatak, Dr. Pınar Nacak, Dr. Şahnur Irmak ve otelin Executive Şefi Orhan Demirok yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.