Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ziraat Odası

AGRONEWS - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ezine’de tarım ve teknoloji festivali başladı Haber

Ezine’de tarım ve teknoloji festivali başladı

Çanakkale’nin üretim gücüyle öne çıkan ilçesi Ezine, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gıda, Hayvancılık ve Tarım Teknolojileri Festivali ile adeta hareketlendi. 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında sürecek festival, ilk günden binlerce katılımcıyı ağırlayarak büyük ilgi gördü. Ezine Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen organizasyon, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini teknoloji ile buluştururken, yerel üreticiler için de önemli bir vitrin oluşturdu. Festivalin açılışı yoğun katılım ve coşkulu anlarla gerçekleşti. AÇILIŞTA YOĞUN KATILIM: KİMLER ORADAYDI? Festivalin açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından halk oyunları gösterileriyle renkli görüntüler ortaya çıktı. Programa Vali Yardımcısı Dr. Polat Kara başta olmak üzere birçok protokol üyesi katıldı. Açılış konuşmalarını Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir, İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, İsmail Kaşdemir ve Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle festivalin resmi açılışı yapıldı. Açılış anı, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. SADECE FESTİVAL DEĞİL: BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN BÜYÜK ADIM Festival, yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde, bölge ekonomisine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Tarım, hayvancılık ve teknoloji alanında faaliyet gösteren çok sayıda firma ve üretici festivalde yer aldı. Kurulan stantlarda yöresel ürünler sergilenirken, yeni nesil tarım makineleri de tanıtıldı. Katılımcılar, hem ürünleri yakından inceleme hem de üreticilerle birebir iletişim kurma fırsatı buldu. VATANDAŞLAR NE DEDİ? “GÖZLERİMİZE İNANAMADIK” Festival alanına gelen vatandaşlar, yoğunluk karşısında şaşkınlık yaşadı. Özellikle ilk gün oluşan kalabalık, organizasyonun ne kadar ilgi gördüğünü gözler önüne serdi. Bazı ziyaretçiler, “Bu kadar büyük bir kalabalık beklemiyorduk, her stant dolu” derken, bazıları ise ürün çeşitliliğinin dikkat çekici olduğunu ifade etti. TRAKTÖRLERE REFLEKTÖR TAKILDI: NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? Festivalde dikkat çeken detaylardan biri de “Traktöre Reflektör Takma” mottosuyla gerçekleştirilen farkındalık çalışması oldu. Trafik güvenliğine dikkat çekmek amacıyla bazı traktörlere sembolik olarak reflektör montajı yapıldı. Bu uygulama, özellikle kırsal bölgelerde yaşanan trafik kazalarının önüne geçilmesi açısından önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. BAŞKAN YÜKSEL: “EZİNE TARIMIN MERKEZİ” Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, festivalin önemine dikkat çekerek Ezine’nin tarım alanındaki rolünü vurguladı. Yüksel, Ezine peynirinin bölge için bir lokomotif olduğunu belirterek, şehrin tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Ezine’nin coğrafi avantajlarına da değinen Yüksel, bölgenin hem üretim hem de tanıtım açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. 40 BİN KİŞİ BEKLENİYOR: FESTİVALDE NELER OLACAK? Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir ise festivalin amacının üreticileri teknoloji ile buluşturmak olduğunu söyledi. Zehir, festival boyunca 40 binin üzerinde ziyaretçi beklediklerini açıkladı. Festival kapsamında düzenlenecek etkinlikler de büyük merak uyandırdı. Buzağı emzirme yarışmaları, koyun ırk tanıtımları, koyun kırkma yarışmaları ve traktörle penaltı yarışmaları gibi etkinliklerin yapılacağı açıklandı. Dereceye giren katılımcılara çeşitli ödüller verileceği belirtilirken, festival boyunca vatandaşlara hayır yemeği de dağıtılacağı ifade edildi. EN MERAK EDİLEN DETAY: 4 GÜN BOYUNCA NELER YAŞANACAK? 25 Nisan’a kadar devam edecek festivalin, her gün farklı etkinliklerle ziyaretçileri ağırlaması bekleniyor. Özellikle yarışmalar ve gösteriler, hem üreticiler hem de vatandaşlar için dikkat çekici anlara sahne olacak. Ezine’de başlayan bu festival, sadece yerel bir etkinlik olmanın ötesine geçerek Çanakkale’nin tarım gücünü Türkiye’ye tanıtan önemli bir organizasyon haline geldi. Önümüzdeki günlerde festivalde yaşanacak gelişmeler ise şimdiden merak konusu olmaya başladı.

Şeker pancarı üretim kanun teklifi komisyonda kabul edildi Haber

Şeker pancarı üretim kanun teklifi komisyonda kabul edildi

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edilen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde şeker pancarına ilişkin önemli düzenlemeler yer alıyor. Teklifle, Şeker Kanunu'nda düzenleme yapılıyor. Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek. Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak. Teklife göre, sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek. Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli ham madde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecek. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alabilecek. Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Teklifle, sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı pazarlama yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen yüzde 16 polar şeker ihtiva eden firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak tutar kadar Bakanlıkça idari para cezası verilecek. Şirketlerin kendi ekim alanları dışından, Tarım ve Orman Bakanlığın izni olmaksızın şeker pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça şirketlere cari pazarlama yılı için tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının yüzde 2'si oranında idari para cezası verilecek. Bu hüküm 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek Haber

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek

Gaziantep'te düzenlenecek olan "16. Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı (GAPTARIM)" 1 Nisan'da ziyaretçilere kapılarını açacak. Gaziantep Sanayi Odası'ndan (GSO) yapılan açıklamaya göre, GSO ve Akort Fuarcılık iş birliğinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Ticaret Borsası, Gaziantep Ziraat Odası, Gaziantep Ziraat Mühendisleri Odası ve Tabit'in desteğiyle düzenlenecek olan fuar, Ortadoğu Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Fuarda, tarım makineleri, ekipmanları ve aksesuarları, traktör ve ekipmanları, biçerdöver, çapa makinesi ve diğer makine üreticileri, iş makineleri, ürün işleme makineleri, ürün ambalajlama, paketleme makineleri, ürün depolama makineleri ve sistemleri, solar enerji ve yazılım ürün grupları yer alacak. Yaklaşık 250 firma ve 500 markanın temsil edileceği fuarda, farklı illerinden gelen firmaların ürünleri sergilenecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, fuarın tarım ve sanayi entegrasyonunun güzel örneklerinden olduğunu belirterek üreticilerin rekabet gücünü artıracak teknolojilerin tanıtılmasına imkan sağladıklarını ifade etti. Akort Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Akkaya da GAPTARIM Fuarı'nın sektörün geleceğini şekillendiren bir platform olarak konumlandırdıklarını belirtti. Fuar, 1-4 Nisan tarihlerinde 10.00 ile 18.00 saatleri arasında düzenlenecek.

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor Haber

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. “TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ” Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. “TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ” Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu. “GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR” Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı. “ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM” Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.

Sivas'ta Yenilikçi Buğday Denemeleri Başladı Haber

Sivas'ta Yenilikçi Buğday Denemeleri Başladı

Sivas'ın Zara ilçesinde, kamu ve üniversite işbirliğiyle yürütülen bir proje kapsamında, beş farklı ekmeklik buğday çeşidi ilk kez toprağa ekildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin ortaklığında gerçekleştirilen buğday-arpa demonstrasyon çalışmaları, Tödürge köyündeki çiftçilere odaklanıyor. Proje, daha önce nadasa bırakılmış arazilere sahip olan çiftçiler Hüseyin Önder ve İbrahim Bahçıvan'ın tarlalarında hayata geçirildi. Gündüzalp, Hayrıbol, Kuantum, Man 2021 ve İlir adlı buğday çeşitleri, bölgede ilk defa denendi. Hedef, bu yeni çeşitlerin pilot ekimini yaparak çiftçilere modern tarım teknikleri ve verim artırıcı yöntemler sunmak. Çiftçiden Açıklama: "En Yüksek Verimi Hedefliyoruz" Çiftçi İbrahim Bahçıvan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odası desteğiyle, Tödürge köyündeki 20 dönümlük arazimizde beş farklı ekmeklik buğday çeşidini deniyoruz. Bunlar daha önce ekilmemiş türler. Toprağımız verimli ve ekime hazır durumda. Buğdayları 22-23 kilo civarında ekiyoruz, ardından 15 gün içinde gübreleme yapıyoruz. İlk kez denediğimiz için verimi merakla bekliyoruz. Nadas arazimizi pullukla sürdük, ikileme ve diskaro işlemlerini tamamladık, şimdi de mibzerle ekimi gerçekleştiriyoruz. Bahar döneminde üst gübre ve ilaçlamaları yaparak elimizden geleni yapacağız. Amacımız en üst düzeyde verim elde etmek."

Çiftçiler Ekspertiz Ücretlerinden Şikayetçi Haber

Çiftçiler Ekspertiz Ücretlerinden Şikayetçi

Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son dönemde ekspertiz ücretlerinde yapılan artışların çiftçiler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirterek, yetkililere çağrıda bulundu. 2025 yılı başında ekspertiz ücretlerine yapılan zam, yüzde 100'ü aşarak enflasyonun çok üzerinde gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl 10-13 bin TL arasında olan ücretler bu yıl 25 bin TL'ye çıktı. Ekspertiz değeri 10 milyon TL'yi aşan taşınmazlarda ise ikinci ekspertiz zorunlu tutuluyor ve maliyet 50 bin TL'ye kadar yükseliyor. Yıllardır değişmeyen uygulamaya göre, 10 milyon TL'ye kadar olan işlemlerde tek ekspertiz yeterli olurken bu limit enflasyon karşısında eridi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, söz konusu sınırın en az 30 milyon TL'ye yükseltilmesi ve uygulamanın yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. "Bu yanlıştan dönülmelidir" Doğan, çiftçilerin üretime devam edebilmek için krediye ihtiyaç duyduğunu, ancak yüksek ekspertiz ücretlerinin bu süreci zorlaştırdığını kaydederek, şunları söyledi: "Çiftçimiz zaten artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerle mücadele ediyor. Ürününden yeterli kazanç elde edemeyen çiftçimize ekstra maliyet değil, destek lazım. Bir ekspertiz için ödenen 13 bin TL'nin ikinci raporla katlanması çiftçilerimizin yükünü daha da ağırlaştırıyor. Bu yanlıştan dönülmelidir." Başkan Doğan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) ekspertiz limitlerini her yıl enflasyon oranına göre güncellemesi gerektiğini ikinci ekspertiz uygulamasının da çiftçilerin lehine düzenlenmesini istedi. "Üretime devam etmek zorlaşıyor" Doğan, "Limitler düşük kaldığı için çiftçilerimiz ikinci ekspertiz zorunluluğu ile karşı karşıya kalıyor. Ücretler makul seviyelere çekilmeli, mali yük hafifletilmelidir. Çiftçimiz üreterek ülkemize katkı sağlıyor; ancak bu şartlarda üretime devam etmek giderek zorlaşıyor" diyerek sözlerini tamamladı.

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

Samsun’da Tarımsal Sigorta ile Üretim Güvence Altında Haber

Samsun’da Tarımsal Sigorta ile Üretim Güvence Altında

SAMSUN (İHA) - Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) yetkilileri, ziraat odası başkanları ve teknik personel bir araya geldi. Toplantıda 2024 yılı tarım sigortası verileri ve 2025 yılı uygulamaları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. SİGORTANIN ÖNEMİ VURGULANDI Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak ve değişen iklim şartlarına uyum göstermek için sigortanın hayati bir rol oynadığını belirtti. Sağlam, "Bitkisel Ürün Sigortaları branşında 2025 yılı üretim sezonunu 4 Kasım'da açıldı. Poliçe düzenletmek isteyen üreticilerimiz, 31 Aralık tarihine kadar, Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerinden ya da e-Devlet kapısı üzerinden Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıt yaptırmaları ya da kayıtlarını güncellemeleri gerekmektedir" dedi. "Üreticilerimizin faaliyetlerini gerçekleştirirken değişen iklim şartlarına uyum sağlamaları gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çeşitli riskler sebebiyle meydana gelebilecek zararların telafi edilebilmesinin en etkili yolu tarım sigortasıdır. Bitkisel Ürün Sigortası'nda üreticilerimizin priminin yüzde 50'si, meyvelerde ise don teminatı priminin yüzde 67'ye varan kadar kısmı devlet tarafından karşılanarak, çeşitli indirim ve ödeme kolaylıkları sunulmaktadır" diye ekledi. 406 BİN DEKAR ALAN VE 231 BİN HAYVAN SİGORTALANDI 2024 üretim sezonunda Samsun’da, 81 bin 163 poliçe karşılığında 406 bin 238 dekar alan ve 231 bin 356 hayvan sigortalandı. Sağlam, "2025 yılında; sözleşmeli üretimde yüzde 10-15 prim indirimi uygulanacak. Su kısıtı olan ürünlerde ilave yüzde 10 prim indirimi yapılacak. Bu yıl buğday için gelir koruma sigortası tüm illerde uygulanmaya başladı. Gelecek yıl da devlet destekli tarım sigortaları kapsamında yenilikler olacağını düşünüyoruz. Köy bazlı verim sigortası devlet destek oranı yüzde 60'tan yüzde 70'e çıkarıldı. Köy bazlı verimler ortalama yüzde 16 artırıldı" açıklamasını yaptı. Bunlara ek olarak ürün bazlı verilen teminat tutarları hakkında bilgi vererek, "Yağlık ayçiçeği köy bazlı verim sigortası kapsamına alındı. Gelir koruma sigortasında arpa teminat kapsamına alındı. 5. risk kategorisinde olan seralara fırtına teminatı da eklendi. Büyükbaş hayvan hayat sigortalarında, 20 ay ve üzeri dişi süt sığırlarının sigortasında, gebelikte yavru kaybı teminatı dahil edildi. Devlet prim desteği oranı yüzde 50'den yüzde 60'a çıkarıldı. Birinci derece tarımsal örgüt belgesi almaya hak kazanmış tarımsal amaçlı birlik ve kooperatiflere üye üreticilerimiz için yüzde 5 üyelik indirimi yapıldı" dedi. ÜRETİCİLERE DOĞAL AFET UYARISI Tarım sigortalarının doğal afetlerden kaynaklanan zararların telafisi için kritik olduğunun altını çizen Sağlam, "Tarım Sigortaları Kanunu'nun yayınlanmasından itibaren TARSİM kapsamına giren doğal afetlerden dolayı meydana gelen zarar ve ziyanlarla ilgili olarak 2090 sayılı ‘Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Kanunu' kapsamında herhangi bir yardımdan faydalanamaz. Bu nedenle üreticilerimizin mağdur duruma düşmemeleri için mutlaka her yıl ürünlerini ve hayvanlarını sigorta yaptırmaları menfaatlerinedir" diyerek üreticileri zaman kaybetmeden TARSİM üyesi sigorta şirketlerinde sigorta yaptırmaya yönlendirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.