Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ziraat Odası

AGRONEWS - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünya gül yağı üretiminin kalbi Isparta’da hasat zamanı Haber

Dünya gül yağı üretiminin kalbi Isparta’da hasat zamanı

İklim koşullarına bağlı olarak ortalama 3 ila 4 ton gül çiçeğinden 1 kilogram gül yağı elde ediliyor. Bu ürünün kilogram fiyatının ise yaklaşık 12 bin avro (650 bin TL) seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu yıl Isparta’da 13 bin tonluk rekolte beklenirken, üreticiler artan maliyetler nedeniyle taban fiyatın yükseltilmesini talep ediyor. Dünyanın en kaliteli yağlık gül üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkan kentte hasat sezonu mayıs ayında başlayıp haziran sonuna kadar sürüyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan toplama işlemi öğle saatlerine kadar tamamlanıyor. Verimden memnuniyet Kuleönü Kasabası’nda üretim yapan çiftçi Mükerrem Çetin Kaya, bu yıl yağışların bol olması nedeniyle verimin yüksek olduğunu söyledi. Kaya, hasadın sabah 05.00’te başladığını ve kısa sürede tamamlandığını belirterek, yaklaşık 40 yıldır gül yetiştiriciliği yaptığını ifade etti. Gül yağının sadece kozmetik sektöründe değil, aynı zamanda gül reçeli ve lokum gibi ürünlerde de kullanıldığını aktardı. 13 bin tonluk rekolte beklentisi Isparta Ziraat Odası Başkanı Müstahattin Can Selçuk, geçen yıl yaşanan don olayının üretimi olumsuz etkilediğini hatırlatarak bu yıl yaklaşık 13 bin tonluk rekolte beklediklerini açıkladı. Selçuk, üretim maliyetlerinin arttığını belirterek, açıklanan 80 liralık taban fiyatın yetersiz kaldığını savundu. Üreticilerin kilogram başına 130 liralık taban fiyat talep ettiğini dile getirdi. Katma değer vurgusu Gül yağının üretim sürecinde 4 tona yakın çiçekten 1 kilogram ürün elde edildiğini vurgulayan Selçuk, gülün işlenerek parfüm ve kozmetik ürünlerine dönüştürülmesiyle çok daha yüksek ekonomik değer oluşturduğunu ifade etti. Selçuk, gelecekte kurulacak AR-GE merkezleri ve yerli markalarla birlikte Isparta’nın gül ekonomisinden daha fazla pay alabileceğini belirterek, üretimin sadece ham madde değil, katma değerli ürünler üzerinden geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Aşırı yağışın tarıma zararı sular çekilince ortaya çıktı Haber

Aşırı yağışın tarıma zararı sular çekilince ortaya çıktı

Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay'da 21 Mayıs tarihinde akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili olmuştu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesindeki Yeşilada, Tekebaşı ve Çöğürlü Mahalleleri sular altında kaldı. Aşırı yağışlarla debisi artan Asi Nehri, taşarak çevresindeki tarım arazilerini sular altında bıraktı. İl Tarım Müdürlüğü ekipleri, günler sonra sel sularının çekilmesiyle bölgedeki tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Sel felaketinde binlerce dönüm sular altında kalırken günler sonra sel suların çekilmesiyle tarım arazileri gün yüzüne araziler havadan görüntülendi. Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri'nin taşmasıyla, arazilerimize su bastığını söyledi. "Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı, birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı" Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Gerçekten de son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldık. Aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri'nin taşmasıyla, Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı. Birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı. Tarım Bakanlığı ve İl Tarım Müdürlüğümüzün hasar tespiti hala devam ediyor. Şu anda tam anlamıyla hasar tespitinin sonucu elimizde geçirebilmiş değiliz. Asi Nehri kenarında kalan bütün mahallelerimiz, köylerimiz bir şekilde zarar görmüş. Bundan mütevellit olarak da Asi Nehri'nin taşmasıyla birlikte önüne taktığı moloz gibi diğer kirliliklerle Akdeniz'e ve sahilimize bir şekilde yığıldı. Bazı seralarımızı da su bastı ve en fazla şu anda seracılarımız zarar gördü. Çünkü ekimlerini yapmış durumdalardı ama şu anda tekrar yine bir şekilde suları boşalttıktan sonra bir daha ekimlerine başlamaları gerekiyor. Dolayısıyla da sonuç itibarıyla biz burada bir serzenişte bulunmuyoruz" dedi. "Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir" Her yıl kış aylarında sele karşı dere ve nehir yataklarının ıslah edilmesini gerektiğini söyleyen Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Allah'ın, doğanın bize ettiği bir vakadır. Dolayısıyla da seller her zaman olacak ama burada insanların yanlış tavırları kaynaklı bazı zararlar oluşuyor yoksa normalde sellerin olması lazım. Biz kurak olduğu zaman su gelsin diye dua ediyoruz. Ondan sonra su geldiğinde de serzenişlerde bulunma hakkımız yok. İnsanoğlu düşünebilen bir varlıktır. Dolayısıyla da düşüncesiyle hareket etmesi gerekirken bencilliğiyle hareket ediyor. Sonuç itibarıyla ahırını sen Asi Nehri kenarına yaparsan tabii ki bu tür şeylere maruz kalırsın. Asi Nehri kenarına bazıları ahır yapmış, moloz ve toprak doldurmak suretiyle bahçeye çevirmeye çalışmış olan arkadaşlarımız var. Geçmişte bunları çok uyardık, yapmayın etmeyin ve doğanın hakkına girmeyin. Bundan sonrasında esasta bu tür şeyler olduğu zaman devletin önlem alması gerektiğini her zaman söylüyoruz. Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir. Son günlerde de aşırı yağışların oluşmasıyla birlikte Asi Nehri'nin bir şekilde debisinin yükselmesi ve taşması söz konusu oldu" ifadelerini kullandı.

Tarım Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya başladı! Haber

Tarım Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya başladı!

14. Trakya Lüleburgaz Hayvancılık, Tarım, Süt Ürünleri, Tohum ve Gıda Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. 6 Mayıs Çarşamba günü saat 16.00’da gerçekleştirilen resmi açılış töreninde sektör temsilcileri, üreticiler ve protokol üyeleri bir araya geldi. Açılışta yapılan konuşmalarda fuarın bölge tarımı ve ekonomisi açısından taşıdığı önem vurgulandı. Yoğun hazırlık sürecine dikkat çeken Renkli Fuarcılık Genel Müdürü Önder Harbili, “Yaklaşık 38 saatlik mesai sonunda oluşan bir fuar var. Çok büyük bir emek. Bu fuarın nicelerine şahitlik edilmesini dilerim” dedi. “ÇİFTÇİNİN YÜZÜ BU YIL GÜLECEK” Açılışta bir konuşma yapan Lüleburgaz Ziraat Odası Başkanı Selçuk Çamlıca ise son yıllarda yaşanan kuraklığa değinerek, bu yıl yağışların yüz güldürdüğünü belirtti. Çamlıca, “2023-2025 yıllarında çok kötü bir dönem geçirdik. Ancak bu yıl bölgemizde beklenen yağışların üzerinde yağış aldık. Çiftçimizin yüzü bu sene gülecek diye düşünüyoruz. İnşallah bir daha böyle bir kuraklık yaşamayız. Fuarın herkese hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. “İLK 10 İL ARASINDAYIZ” Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İlhami Cebelli de fuarın üretici, sanayici ve girişimcileri buluşturan güçlü bir platform olduğuna dikkat çekti. İlçede düzenlenen fuar organizasyonlarıyla önemli bir başarı yakaladıklarını belirten Cebelli, Türkiye genelinde tarım ihtisas alanında en çok fuar düzenleyen ilk 10 il arasında yer almanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Cebelli, fuarın bölge ve ülke ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı. “ÜRETMEK ZORUNDAYIZ” Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat Gerenli ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın stratejik önemine değindi. Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yetebilen bir ülke olduğuna dikkat çeken Gerenli, “Bugün birçok alanda dışa bağımlı hale geldik. Bunun değişmesi gerekiyor. Doğru planlamalar yapılmalı. Bölgemizde özellikle Lüleburgaz’dan Edirne’ye kadar tarım ve hayvancılık ön plana çıkacak. Kırklareli’nde teşvik edilen sektörler arasında tarım, hayvancılık ve süt ürünleri yer alıyor. Tıbbi aromatik bitkiler ve turizm de gelişecek. Fuarlar bu anlamda çok önemli” dedi. KURDELE KESİLDİ Konuşmaların ardından kurdele kesilerek fuarın resmi açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuar alanını gezerek stant açan esnaf ve firmalarla sohbet etti. 6-9 Mayıs tarihleri arasında açık olacak fuar, her gün saat 10.00’dan 22.00’ye kadar ziyaret edilebilecek.

Edirne’de buğday tarlaları için hastalık uyarısı yapıldı Haber

Edirne’de buğday tarlaları için hastalık uyarısı yapıldı

Edirne Ziraat Odası ekiplerince tarım arazilerinde yürütülen haftalık saha çalışmaları kapsamında üreticilere önemli bir uyarı yapıldı. Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde gerçekleştirilen incelemelerde, bazı ekili alanlarda pas ve septorya hastalıklarının ilk belirtilerine rastlandığı bildirildi. Yapılan değerlendirmelerde, özellikle bahar aylarında etkili olan yüksek nem oranı ve artan hava sıcaklıklarının bu tür fungal hastalıkların yayılması için oldukça elverişli bir ortam oluşturduğu vurgulandı. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da yükselmesinin beklendiği belirtilirken, bu durumun hastalık riskini ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çekildi. Üreticilerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizerken, tarlaların düzenli ve sık aralıklarla kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın bitkinin üst kısımlarına doğru ilerlemesi durumunda ise özellikle verim açısından kritik öneme sahip olan "bayrak yaprağının" korunması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, vakit kaybetmeden yeşil aksam ilaçlamasına başlanmasının ürün kaybını önlemede etkili olacağı kaydedildi. Öte yandan, hava şartlarının hastalık lehine seyretmeye devam etmesi halinde, kullanılan ilaçların etki süresine bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerektiği de üreticilere hatırlatıldı. Ekipler, sadece kimyasal mücadeleye değil, kültürel önlemlere de dikkat çekti. Sık ekimden kaçınılması, aşırı azotlu gübre kullanımının sınırlandırılması ve yabancı otlarla zamanında mücadele edilmesinin hastalıkların yayılımını önlemede önemli rol oynadığı ifade edildi. Üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulunurken, erken teşhis ve doğru müdahalenin verim kaybını en aza indireceğini vurguladı.

Ezine’de tarım ve teknoloji festivali başladı Haber

Ezine’de tarım ve teknoloji festivali başladı

Çanakkale’nin üretim gücüyle öne çıkan ilçesi Ezine, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Gıda, Hayvancılık ve Tarım Teknolojileri Festivali ile adeta hareketlendi. 22-25 Nisan 2026 tarihleri arasında sürecek festival, ilk günden binlerce katılımcıyı ağırlayarak büyük ilgi gördü. Ezine Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen organizasyon, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini teknoloji ile buluştururken, yerel üreticiler için de önemli bir vitrin oluşturdu. Festivalin açılışı yoğun katılım ve coşkulu anlarla gerçekleşti. AÇILIŞTA YOĞUN KATILIM: KİMLER ORADAYDI? Festivalin açılış programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından halk oyunları gösterileriyle renkli görüntüler ortaya çıktı. Programa Vali Yardımcısı Dr. Polat Kara başta olmak üzere birçok protokol üyesi katıldı. Açılış konuşmalarını Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir, İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, İsmail Kaşdemir ve Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu gerçekleştirdi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle festivalin resmi açılışı yapıldı. Açılış anı, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. SADECE FESTİVAL DEĞİL: BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN BÜYÜK ADIM Festival, yalnızca bir etkinlik olmanın ötesinde, bölge ekonomisine katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak öne çıkıyor. Tarım, hayvancılık ve teknoloji alanında faaliyet gösteren çok sayıda firma ve üretici festivalde yer aldı. Kurulan stantlarda yöresel ürünler sergilenirken, yeni nesil tarım makineleri de tanıtıldı. Katılımcılar, hem ürünleri yakından inceleme hem de üreticilerle birebir iletişim kurma fırsatı buldu. VATANDAŞLAR NE DEDİ? “GÖZLERİMİZE İNANAMADIK” Festival alanına gelen vatandaşlar, yoğunluk karşısında şaşkınlık yaşadı. Özellikle ilk gün oluşan kalabalık, organizasyonun ne kadar ilgi gördüğünü gözler önüne serdi. Bazı ziyaretçiler, “Bu kadar büyük bir kalabalık beklemiyorduk, her stant dolu” derken, bazıları ise ürün çeşitliliğinin dikkat çekici olduğunu ifade etti. TRAKTÖRLERE REFLEKTÖR TAKILDI: NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? Festivalde dikkat çeken detaylardan biri de “Traktöre Reflektör Takma” mottosuyla gerçekleştirilen farkındalık çalışması oldu. Trafik güvenliğine dikkat çekmek amacıyla bazı traktörlere sembolik olarak reflektör montajı yapıldı. Bu uygulama, özellikle kırsal bölgelerde yaşanan trafik kazalarının önüne geçilmesi açısından önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. BAŞKAN YÜKSEL: “EZİNE TARIMIN MERKEZİ” Ezine Belediye Başkanı Güray Yüksel, festivalin önemine dikkat çekerek Ezine’nin tarım alanındaki rolünü vurguladı. Yüksel, Ezine peynirinin bölge için bir lokomotif olduğunu belirterek, şehrin tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Ezine’nin coğrafi avantajlarına da değinen Yüksel, bölgenin hem üretim hem de tanıtım açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. 40 BİN KİŞİ BEKLENİYOR: FESTİVALDE NELER OLACAK? Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir ise festivalin amacının üreticileri teknoloji ile buluşturmak olduğunu söyledi. Zehir, festival boyunca 40 binin üzerinde ziyaretçi beklediklerini açıkladı. Festival kapsamında düzenlenecek etkinlikler de büyük merak uyandırdı. Buzağı emzirme yarışmaları, koyun ırk tanıtımları, koyun kırkma yarışmaları ve traktörle penaltı yarışmaları gibi etkinliklerin yapılacağı açıklandı. Dereceye giren katılımcılara çeşitli ödüller verileceği belirtilirken, festival boyunca vatandaşlara hayır yemeği de dağıtılacağı ifade edildi. EN MERAK EDİLEN DETAY: 4 GÜN BOYUNCA NELER YAŞANACAK? 25 Nisan’a kadar devam edecek festivalin, her gün farklı etkinliklerle ziyaretçileri ağırlaması bekleniyor. Özellikle yarışmalar ve gösteriler, hem üreticiler hem de vatandaşlar için dikkat çekici anlara sahne olacak. Ezine’de başlayan bu festival, sadece yerel bir etkinlik olmanın ötesine geçerek Çanakkale’nin tarım gücünü Türkiye’ye tanıtan önemli bir organizasyon haline geldi. Önümüzdeki günlerde festivalde yaşanacak gelişmeler ise şimdiden merak konusu olmaya başladı.

Şeker pancarı üretim kanun teklifi komisyonda kabul edildi Haber

Şeker pancarı üretim kanun teklifi komisyonda kabul edildi

TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul edilen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nde şeker pancarına ilişkin önemli düzenlemeler yer alıyor. Teklifle, Şeker Kanunu'nda düzenleme yapılıyor. Buna göre, şeker pancarı fiyatları her yıl şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler ile üreticiler ve/veya temsilcileri arasında varılan mutabakata göre belirlenecek. Şeker fabrikaları, üreticilerce teslim edilen şeker pancarındaki fire tespiti ile bedele esas polarizasyon değerinin belirlenmesi amacıyla yapılacak numune alma ve analiz işlemleri sırasında üreticileri temsilen mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odasından bir gözlemcinin hazır bulunmasına olanak sağlamakla, mahalli pancar kooperatifi veya mahalli ziraat odası ise talep edilmesi halinde bir gözlemci görevlendirmekle yükümlü olacak. Teklife göre, sözleşme yapılmadan şeker pancarı ekilemeyecek. Buna aykırı hareket edenlerin takip ve kontrolü Tarım ve Orman Bakanlığınca yapılacak. Şirketler şeker pancarını Bakanlıkça belirlenen ekim alanlarından üreticilerle sözleşme yaparak temin edecekler. Bakanlık gerekli görmesi durumunda şirketlerin ekim alanlarını yeniden belirleyecek. Şeker üretiminde kullanılan diğer ham maddeler ise şirketler tarafından üreticiler ve/veya piyasadan temin edilecek. Şirketler, kendi ekim alanlarından yeterli ham madde bulamadığı takdirde münavebe esasları dahilinde kendi ekim alanları dışından da Bakanlığın izni ve denetiminde üreticilerle sözleşme yaparak pancar temin edebilecek ya da ihtiyacından fazla şeker pancarı üretimi yapabilen şirketlerden Bakanlık tarafından belirlenecek esaslara göre şeker pancarı satın alabilecek. Bakanlık, şeker pancarının ekiminden fabrikalara teslimine kadar olan tüm süreci denetleyecek, bu görevini yerine getirirken gerektiğinde kolluk kuvvetlerinden yardım alabilecek. Şeker satış fiyatları, şeker fabrikası işleten gerçek ve tüzel kişiler tarafından serbestçe belirlenecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek. Teklifle, sözleşme yapılmadan şeker pancarı eken gerçek ve tüzel kişilere, tespitin yapıldığı ekim alanından üretilecek şeker pancarı için, tespitin yapıldığı pazarlama yılında kamu fabrikaları tarafından belirlenen yüzde 16 polar şeker ihtiva eden firesi düşürülmüş A kotası şeker pancarı baz alım fiyatı üzerinden hesaplanacak tutar kadar Bakanlıkça idari para cezası verilecek. Şirketlerin kendi ekim alanları dışından, Tarım ve Orman Bakanlığın izni olmaksızın şeker pancarı temin etmeleri halinde, Bakanlıkça şirketlere cari pazarlama yılı için tahsis edilen A kotası miktarının cari pazarlama yılı başındaki A kotası şeker satış fiyatı ülke ortalaması üzerinden hesaplanacak tutarının yüzde 2'si oranında idari para cezası verilecek. Bu hüküm 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek.

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek Haber

Gaziantep’te tarım ve hayvancılık fuarı düzenlenecek

Gaziantep'te düzenlenecek olan "16. Tarım, Tarım Teknolojileri ve Hayvancılık Fuarı (GAPTARIM)" 1 Nisan'da ziyaretçilere kapılarını açacak. Gaziantep Sanayi Odası'ndan (GSO) yapılan açıklamaya göre, GSO ve Akort Fuarcılık iş birliğinde, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Ticaret Borsası, Gaziantep Ziraat Odası, Gaziantep Ziraat Mühendisleri Odası ve Tabit'in desteğiyle düzenlenecek olan fuar, Ortadoğu Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Fuarda, tarım makineleri, ekipmanları ve aksesuarları, traktör ve ekipmanları, biçerdöver, çapa makinesi ve diğer makine üreticileri, iş makineleri, ürün işleme makineleri, ürün ambalajlama, paketleme makineleri, ürün depolama makineleri ve sistemleri, solar enerji ve yazılım ürün grupları yer alacak. Yaklaşık 250 firma ve 500 markanın temsil edileceği fuarda, farklı illerinden gelen firmaların ürünleri sergilenecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, fuarın tarım ve sanayi entegrasyonunun güzel örneklerinden olduğunu belirterek üreticilerin rekabet gücünü artıracak teknolojilerin tanıtılmasına imkan sağladıklarını ifade etti. Akort Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Akkaya da GAPTARIM Fuarı'nın sektörün geleceğini şekillendiren bir platform olarak konumlandırdıklarını belirtti. Fuar, 1-4 Nisan tarihlerinde 10.00 ile 18.00 saatleri arasında düzenlenecek.

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor Haber

Antalya’da Tarım Alanı Kaybı Alarm Veriyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye'nin son 20 yılda kaybettiği tarım alanı, Antalya'nın yüzölçümünü aşarken, Antalya'da ise yüzölçümünün yüzde 3'ünü aşkın tarım toprağı kaybedildi. Kumluca'da tarım alanlarının yüzde 44'ünün, Kaş'ta yüzde 43'ünün, Demre'de yüzde 42'sinin, Gazipaşa'da yüzde 35'inin, Kemer'de yüzde 32'sinin ve Alanya'da yüzde 25'inin kaybedildiği açıklandı. Elmalı'da yüzde 20, Manavgat'ta ise yüzde 12 oranında tarım alanı kaybı yaşandı. “TOPRAĞI KAYBEDERSEK GELECEĞİ KAYBEDERİZ” Alanya’da tarım arazilerinin kaybedilmesi ile ilgili konuşan Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de, “Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 20 yıllık süreçte Antalya genelinde ve özellikle Alanya’mızda tarım alanlarında ciddi bir azalma yaşanıyor. Bu kaybın en önemli nedenleri arasında hızlı kentleşme, yapılaşma ve sanayileşme yer alıyor. Tarım toprakları sıradan araziler değildir. Onlar milletimizin gıda güvencesidir. Toprağımızı kaybettiğimizde sadece üretim alanlarımızı değil, geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Tarım alanlarının azalması üretimin düşmesine, maliyetlerin artmasına ve en önemlisi vatandaşlarımızın güvenli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşmasında ciddi sıkıntılara yol açar. Gıdada kendi kendine yetemeyen toplumlar dışa bağımlı hale gelir. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük riskler doğurur. Gıda arz güvenliği, en az savunma kadar önemli bir milli meseledir. Bugün tarım topraklarını korumak yarın çocuklarımızın sofrasını korumaktır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin imara açılmaması, plansız yapılaşmanın önüne geçilmesi ve üreticimizin desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Toprağımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. “TARIM TOPRAKLARI KAYBEDİLMEMELİ” Tarım topraklarının kaybedilmemesi gerektiğini belirten Alanya Hal Komisyoncuları Derneği Başkanı Adem Kaya, “Tarım bizim can damarımız. Maalesef inşaat uğruna, inşaat sektörü iyi gitsin diye her tarafı binalaştırdık. Tarım olmazsa olmaz. Özellikle verimli tarım arazilerinin oluğu yerler inşaat sahası oldu. O binalar da boş duruyor, satılmıyor. Bunların önüne geçilmesi lazım. Önlem alınması lazım. Şu ana kadar yanlışlar oldu ama bundan sonra biraz daha dikkatli ve kontrollü inşaat yapılması, tarım alanlarına müsaade edilmemesi lazım. Bu ülke ve milletimiz açısından tarımın önemine değer verilmesi lazım” diye konuştu. “GENÇLER TARIMA YÖNELMİYOR” Alanya’daki tarım arazilerinin kaybedebilmesinde önceliğin inşaat olduğunu söyleyen Kaya, “Kestel, Mahmutlar, Kargıcak arası hep tarım bölgesiydi. Ardından buralara inşaat yapıldı. İkinci etken de gençlerin tarıma yönelmemesi. Gençlerin tarıma yönelmemesinin sebebi de tarımın eski cazibesinin kalmaması, getirisinin düşük olması, girdi maliyetlerinin çok yüksek olması. Bunun için yeni nesil biraz karamsar olduğundan dolayı tarım yapmak istemiyor. Yeni nesli biraz tarıma yönlendirmemiz lazım. Yeni nesli tarıma yönlendirmek için de arımı cazibeli hale getirmek lazım. Devlet teşviki, fide teşviki, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, ihracat potansiyelinin artırılarak değer kazandırılması olabilir” ifadelerini kullandı. “ÇİVİ BİLE ÇAKTIRILMAMASI LAZIM” Alana Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen de, “Tarım politikası ile ilgili bazı politikaların gözden geçirilmesi lazım. Özel alanlar oluşturulması lazım. Tropikal bölgelerden örnek verecek olursak buralar sadece Alanya, Gazipaşa, Anamur’da var. Çayın yetiştiği Rize, antep fıstığını yetiştiği Gaziantep var. Devletin bu gibi özel bölgeleri koruma altına alması lazım. Bu bölgelere değil inşaat çivi bile çaktırılmaması lazım. Tavuk kümesi bile yaptırılmaması lazım. Çünkü kaybedilen tarım alanı bir daha geri gelmeyecek. Alanya’da Oba, Mahmutlar, Kestel kaybedildi. Bu alanlar Türkiye’nin nadir toprak yapısı olan, avokado, mango gibi tropikal ürünlerin yetiştiği alanlar. Buraya beton döküyorsun, yok ediyorsun. Sen burayı bir daha bulamayacaksın. Bina yapılacaksa Güzelbağ’a, Çamlıca’ya yapılabilir. Şu anda bina yapılacak alanlarda tarım yapacağız diye uğraşıyoruz. Oba’da sulama suyu var. Borusu döşeli halde her şeyi var. Ağaçlar yetişmiş durumda. Şimdi ağaçları sökülüyor, sulama suyu kanalını yok ediyorsun. İmamlı’ya, Hocalı’ya, Yeşilöz’e boru hattını geçirmek için uğraşıyorsun. Binaların bu mahallelere yapılması lazım. Niye hazır halde olan bahçe söktürülüyor? Su sistemi kurulu halde olan bir yer niye yok ediliyor? Biz dağları, taşları tarım arazisi yapacağız diye uğraşıyoruz. Tarım arazisi olan yerlere de bina yapacağız diye uğraşıyoruz. Buna acil bir çözüm bulunması lazım. Tarım arazileri özellikle ağaç olan yerlerin kesinlikle sökülmemesi lazım. Örneğin Zeytin Kanunu var. Tapuda zeytinlik yazıyorsa oradaki ağaçları sökemiyorsun. Devletin narenciye bahçesi, avokado, ve bahçe yazan hiçbir yeri söktürtmemesi lazım” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.