TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zirai Don

AGRONEWS - Zirai Don haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Don haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de gıda arzında sorun yok Haber

Türkiye’de gıda arzında sorun yok

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, bölgedeki gelişmelere rağmen Türkiye’de gıda arz güvenliği sorunu bulunmadığını belirtti. Bakan Yumaklı, "Tarımda Türkiye Yüzyılı Zirvesi"ndeki konuşmasında, son yıllarda konjonktürün getirdiği olayların zirve yaptığına değinerek, Türkiye'nin bölgesindeki olaylara rağmen güvenli bir liman olduğunu söyledi. Yumaklı, bölgede gerçekleşen olaylar neticesinde tarımsal üretim konusunda ülkeler için bir gıda arz güvenliği konusu olduğunu bildirdi. Üretim kabiliyeti olmayan ya da üretim kabiliyeti sınırlı olan ülkeler için gıda arz güvenliği olduğunu anlatan Yumaklı, "Türkiye'nin hiçbir şekilde herhangi bir gıda arz güvenliği sorunu yoktur. Herhangi bir vatandaşımızın herhangi bir gıda ürününe ulaşmakla ilgili bir problemi yoktur. İkincisi tarımsal üretim girdileri. Yani ülkemizdeki tarımsal üretimin zamanlamalarını herkes biliyor. Bu dönemde hangi gübre türlerinin kullanılacağını da biliyor. Biz 12 Gün Savaşında aslında bunun nelere mal olabileceğini düşünüp bunun üzerinden tedbirlerimizi gözden geçirmiştik ve daha ilk andan itibaren bunun aksiyonunu da aldık hızlıca. Ne yaptık? Zaten stoklarımızı takip ediyorduk ancak bunu güçlendirme adına ilk etapta Ticaret Bakanlığımızla birlikte bir karar aldık. Bazı ülkelere biz gümrük vergisi uyguluyorduk. Gübreler konusunda hemen hızlıca onları sıfıra indirdik" diye konuştu. Yumaklı, ikinci konu olarak antrepolarda yer alan farklı ülkelere transit olarak gitmesi mümkün olan gübrelerin ve gübre ham maddelerin de yurt içine gelmesini sağladıklarını dile getirdi. Üçüncü olarak ise HSBC önünde o dönemde bir patlama olduğunu ve bir gübre türünün yasaklandığını anımsatan Yumaklı, "Bütün gübrelerin takip sistemleri çok net bir şekilde oturduğu için onun da üretiminin serbest bırakılmasını sağladık. Bunların hepsi mevcudun üzerine arzla ilgili genişlemeyi sağlamak adınaydı daha rahat hareket edebilme adına. Dolayısıyla bugün özellikle gittiği herhangi bir yerde istediği o gübre türünü bulma konusunda herhangi bir çiftçimizin, üreticimizin sıkıntı yaşaması söz konusu değil. Sadece burada ya biz bir ikinci piyasa oluşturalım işte bunları alıp sonra da farklı fiyatlarla satarız düşüncesinde olanlar hariç. Onlar zaten bizim konumuz değil" şeklinde konuştu. "Bölgesel olayların Türkiye için etkileri minimumda kalacak" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, ilgili bakanlılar olarak bölgede gerçekleşen olaylarla alakalı ilgili kamuoyu bilgilendirmelerini sıkça yaptıklarına işaret ederek, bazı kesimlerin bu açıklamalar yapılmıyormuş gibi farklı söylemler geliştirildiğini belirtti. Yumaklı, söylemlere ilişkin olarak şunları söyledi: "Bir sektör temsilcisi diyor ki meyve ve sebze fiyatları 4-5 kat artacak. Bir başka dernek açlık kapıda diyor. Bakın ben çok özür dileyerek hazirundan bu müptezellere şunu söylüyorum, cürmünüz kadar yerinizi yakarsınız. Bu ülkenin üreticisine bu ülkenin insanına bu haksızlığı yapmaya hiç kimsenin ne haddi var ne de hakkı var. Bizim üreticimiz en zor zamanlarında bu ülkede tarlasından, bağından, bahçesinden geri durmamış insanlardır. Onların moralini, motivasyonunu kıracak, bu tür şeyleri söylemenin ne anlamı var? Yani hiç kimseye faydası olmayan, gerçek olmayan bu tür söylemler içinde herhalde gerekli işlemlere ilgili birimler yapacaktır." Yumaklı şöyle devam etti: "Yine bunun dışında bir konu var, 'hemen derhal mazot ve gübre desteği verin'. Konudan ne kadar uzak olduklarının da en büyük göstergesi bu. Zaten veriliyor, 2024 Eylül'de devreye aldığımız üretim planlamasının en önemli başlıklarından bir tanesi de desteklerin yeniden yapılandırılması konusuydu ve mazot ve gübreyi çıpa alan bir destekleme sistemiydi. O günlerde bizim için öngörülen rakam işte diyelim ki 10 lira ama şimdi bu maliyetler 15 lira arttıysa biz onu elbette ki dikkate alacağız ama bu destek zaten var. Ya yokmuş gibi söylemenin ne anlamı var?" İkinci olarak piyasayı regüle eden kurumlar olduğunu ve bu kurumların da zaman zaman stratejik ürünler için alım fiyatları açıklaması olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu bölgesel olaylar neticesinde de bu maliyetlerin tamamının elbette dikkate alınacağını bildirdi. Bakan Yumaklı, bölgesel olayların Türkiye'yi etkileyeceğini ama bunun Türkiye için etkilerinin minimumda kalacağını belirterek, "Bunun için gece gündüz uğraşıyoruz. Türkiye bütün bunları yönetebilecek kabiliyete ve kapasiteye sahip bir ülke. Tabii bütün risklerin tamamını bugün için konuşuyoruz ancak biz bakanlık olarak bugün değil eylül ayından itibaren yeni başlayacak olan tarımsal üretim dönemi için hazırlanıyoruz şu anda. Bugün için problemimiz yok. Yine söylüyorum, biz önümüzdeki tarımsal üretim dönemine hazırlanıyoruz. Elbette ki bütün konjonktürel konular neyse neyi öngörüyorsak, neyi risk olarak görüyorsak bütün bunları tamamen masaya yatırarak bunlara karar veriyoruz." ifadelerini kullandı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda olduğu gibi küresel gıda arz güvenliğini etkileyecek durumda Türkiye'nin üzerine düşeni yapmakta hazır olduğunu aktaran Yumaklı, bu konuların da masada olduğunu ve gerektiği zaman aksiyon alabilecek hazırlıkta olduklarını bildirdi. "Geçtiğimiz yıl hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız" Bakan Yumaklı, bu yıl için yağışların çok iyi gitmesi, özellikle de kar yağışlarının beklediklerinin de üzerinde gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti. Yumaklı, geçen senenin iki problemi olduğuna değinerek, "Bir tanesi zirai don konusuydu. Şubat ve nisan ayında iki farklı ve çok ağır zirai don yaşadık. Yani meyvelere çok büyük hasar verdi. Sakın ağaçlarınızı kesmeyin dedik, onlara nasıl bakım yapılacağı konusunu birlikte çalışacağız dedik. Hamdolsun ağaçlarımızı da kurtardık. O zirai don konusunda yaklaşık 46,5 milyar lira üreticilerimize destek verdik 16 üründe. Daha sonrasında ikinci bir darbede kuraklıktan geldi. Geçtiğimiz yıl son 50 küsur yılın en kurak yılıydı. Bütün bunların hepsi çok ciddi bir şekilde tarımsal üretimi etkiledi ancak o kadar ağır tabloya rağmen bu ülkenin güçlü üretim altyapısı ve güçlü kurumları sayesinde herhangi bir büyük problem olmadan bu süreci geçirdik" yorumunu yaptı. "Geçtiğimiz yılın yağışlarından hareket edecek olursak bu yıl yağışlar geçtiğimiz yıla göre yüzde 85 arttı." diyen Yumaklı, şunlara dikkati çekti: "Yani tersinden bakarsak geçtiğimiz yılın ne kadar kötü olduğunu da buradan anlayabiliriz ama uzun yıllar ortalamasına göre de yüzde 22 arttı. Bu şu demek; hamdolsun barajlarımızla ilgili bir problem yok. Ekilmiş alanların sulama ihtiyacını pas geçtik. Dolayısıyla bu anlamda üreticilerimizin sulama maliyetlerinden bir tasarrufu oldu. Şimdi nisan ve mayıs yağışlarını da mutedil bir şekilde alırsak gerçekten geçtiğimiz yıl o hepimizi üzen tarımsal üretim gerilemesini misliyle geri alacağız."

Adana, Kozan’da Cennet Hurması Almanya’ya İhraç Edildi Video Galeri

Adana, Kozan’da Cennet Hurması Almanya’ya İhraç Edildi

Cennet hurmasının en çok üretiminin yapıldığı yerlerin başında gelen Adana'nın Kozan ilçesinde, köyde kurulan kurutma tesisiyle bu sezon ilk olarak Almanya'ya ihraç gerçekleştirildi. Bahçede 40 ile 60 TL arasında alıcı bulan hurmanın kurusu ise 500 ile 650 TL arasında hem iç pazara hem de ihracata gönderildi. Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden Adana'nın Kozan ilçesinde birçok aile cennet hurması olarak da bilinen Trabzon hurmasının üretimin gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz bahar aylarında yaşanan zirai don nedeniyle rekolte düşse de Kozan'da bu sezon yaklaşık 16 bin 500 dekar alanda toplam üretim 33 bin ton üretim gerçekleştirildi. Türkiye'deki toplam hurmanın yaklaşık yüzde 20'si üretilen ilçede üreticiler 40 ile 60 TL arasında meyvelerini bahçede sattı. Lezzeti ve aromasıyla yurt içi ve yurt dışından talep gören hurmanın büyük bir bölümü kurutma ve cipse ayrıldı. Köyde kurulan tesisle ilk ihracat Kozan ilçesine bağlı kırsal mahallelerden Karabucak'taki köylerine hurma kurutma tesisi kuran Zeki İnce de, bu yıl yaklaşık 1 ton cennet hurması cipsi ile ilk ihracatını Almanya'ya gerçekleştirdi. İnce, bu sene 16,5 dönüm alanda kendi ve çevredeki bahçelerden alım yaparak üretim gerçekleştiğini söyleyerek aşamaları anlattı. İnce "Bahçelerden toplanan ürünler yıkama işleminin ardından kasalara dizilerek kurutuluyor. Ürünlerimiz 21 saat içinde kuruyor. Kozan Karabucak Mahallesi'nde üretime geçtik, köylerde bunu ilk başaran olduk. Bu yıl zirai don nedeniyle üretimde düşüş oldu ancak sezonda 15 ton kapasiteyle üretim yapıyoruz. Yaklaşık 6 ton ürün kuruttuk. İlk ihracatı gerçekleştirdik, Almanya'ya ilk ihracatı yaptık. Kuru ürün kilosu 500-650 TL arasında satılıyor. Yaklaşık 1 aylık bir mesai oldu ve 20 kişiye istihdam sağladık. Bunun ardından portakal kurusunu da düşünüyoruz" dedi. Üreticinin fiyattan memnun kaldığını aktaran İnce, cennet hurmasının bu yıl dalında 40 TL'den başlayıp 60 TL'ye kadar alıcı bulduğunu da sözlerine ekledi. Üreticiden "Kozan hurması" ismi talebi Kuyluk Mahallesi'nde 110 dönüm arazide hurma üretimi yapan Furkan Kütük ise, "Kozan bölgesi olarak hurmanın tanınmasını istiyoruz. Lezzeti farklı. Kurutmalık, yaş ve cipslik gibi her çeşidi var. Pekmezi de yapılıyor. Sarı ve siyah çeşitleri olan bu ürün Kozan hurması olarak bilinsin istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozan İlçe Tarım Müdürü Mutlu Karataş ile ekipler de sahada üretim alanlarının denetimlerini gerçekleştirirken, bölgede hurma ağaçlarının gelişim ve bakımları teknik konularda çiftçileri desteklemeyi sürdürdüğü kaydedildi. Öte yandan, Kuyluk bölgesinde hurma bahçelerinin sonbahar renklerine bürünmesi de görsel bir şölen sunuyor.

Antep Fıstığında Hasat Tamamlandı, Rekolte Düşüşte Haber

Antep Fıstığında Hasat Tamamlandı, Rekolte Düşüşte

Gaziantep'te 'yeşil altın' olarak bilinen Antep fıstığında hasat sezonu son toplanan fıstıklarla birlikte sona erdi. İlkbaharda yaşanan zirai don, büyüme döneminde kuraklık ve son olarak meyvenin gelişme sürecindeki yüksek sıcaklığın vurduğu Antep fıstığında yok yılının da etkisiyle rekolte büyük oranda düştü. Gaziantep'te fıstık yetiştiricilerinin bin bir zahmetle yetiştirdikleri Antep fıstığı hasadı son toplanan fıstıklarla birlikte sona erdi. Antep fıstığı üretiminde önemle bir yere sahip olan Gaziantep'te fıstık bu yıl rekoltesiyle çiftçileri üzdü. Türkiye genelinde yaşanan kuraklıktan dolayı yeterli yağış düşmediği için yaşanan verim ve rekolte kaybı zirai don etkisi ile birlikte üreticileri daha çok endişelendirdi. Yok yılını yaşayan Antep fıstığını zirai don ve aşırı sıcaklık da vurdu Bu sene ‘yok yılı'nın yanı sıra son yıllarda yaşanan kuraklığın etkilediği Antep fıstığını zirai don ve aşırı sıcaklık da vurdu. Fıstık yetiştiricilerinin bin bir emek ve zahmetle yetiştirdikleri, kentin önemli geçim kaynaklarından olan ve "yeşil altın" olarak da adlandırılan Antep fıstığında yapılan son hasatla sezon tamamlandı. Vazgeçilmez lezzetler arasında Geçtiğimiz yıllarda yüksek getirisi nedeniyle üreticinin büyük rağbet gösterdiği başta Gaziantep, Kilis ve Şanlıurfa olmak üzere Türkiye'deki birçok ilde yetiştirilen Antep fıstığı, baklava başta olmak üzere bölgeye ait birçok yemekten tatlıya kadar hemen her alanda mutfakların değişmez lezzetleri arasında yer alıyor. Kullanım amacına göre farklı dönemlerde hasat edilen, Temmuz ayının ortalarında başlayan ve eylül ayının sonuna kadar devam eden Antep fıstığı hasadını ekim ayına bırakan çiftçiler de oldu. Temmuz ayında başlayan hasat sezonu Ekim ayı ile sona erdi Bu yıl "yok yılı" olduğundan dolayı geçen yıla göre rekoltede yüzde 80 civarında bir düşüşün yaşandığı tahmin edilen Antep fıstığında hasat dönemi toplanan fıstıkların ardından sona erdi. Hasada temmuz ayında baklava yapımında kullanılan "boz" fıstığın hasadı ile başlayan üreticiler, Eylül ayının başından itibaren başladıkları "kırmızı ben" fıstığı hasadını tamamlayarak sezonu tamamladı. "Tekin Antep fıstığı" çeşidinde son hasat yapıldı Oğuzeli ilçesinin kırsal Uğurova Mahallesi'nde "tekin Antep fıstığı" çeşidi yetiştiriciliği yapan Ali Rıza Özdemir de son hasadını yaptı. Antep fıstığı çeşitlerinden en erken olgunlaşan çeşit olan, yazı uzun ve sıcak olan bölgelerde yetişen "tekin Antep fıstığı" çeşidinin hasadı için işçiler sabah saatlerinde gruplar halinde bahçelere giderek ağaçların altlarına branda açıp, dallardan elleriyle tek tek fıstıkları salkımıyla birlikte topladı. "Kuraklık verimi düşürdü" Son Antep fıstığı hasadını yapan çiftçileri ziyaret eden Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, geçen yıla oranla Antep fıstığında bu yıl rekoltenin düşük olduğunu söyledi. Bu yılın çok kurak geçtiğini belirten Sağlam, "Gaziantep ilimizde biliyorsunuz 3 milyon 468 bin dekar bir tarımsal alanımız var. Bunun 2 milyon 200 bin dekarı meyvecilikle kaplı. Bu 2 milyon 200 bin dekar alanın 1 milyon 430 bin dekarı da Antep fıstığıyla tarım yapılmaktadır. Dolayısıyla geçtiğimiz yıl 1 milyon 430 bin dekar da yaklaşık 175 bin ton civarı bir rekoltemiz gerçekleşmişti. Oğuzeli ilçesinde ve Gaziantep genelinde 2025 yılı biraz kurak geçti ama bu hasat yaptığımız bahçe şu anda sulanabilen bir bahçe ve bundan dolayı maşallah meyvelerde de verimliyiz. Ama geçtiğimiz yıla göre bu yıl yağış rakamlarına baktığımızda bugüne kadar yağan yağış miktarımız 199 kilo ve bu çok anormal bir kuraklık. Geçtiğimiz yıl 700 mililitre bir yağış varken bir önceki yılların ortalamasına baktığımızda 400-450 kilo olan bir yağış varken 2025 yılı içerisinde şu anda 199 mililitredir" dedi. "Kuraklıktan dolayı 50 bin ton gibi bir rekolte tahmin ediyoruz" Fıstık hasadının tamamlandığını söyleyen Sağlam, "Antep fıstığında bu yıl kuraklıktan dolayı rekolte düşüklüğü bekliyoruz. Fiyatlarda da bir yükselme olacak. 2025 rekoltesinde 50 bin ton gibi bir rekolte tahmin ediyoruz ama hasat tamamlandığında rekolte o zaman tam net çıkacak. Antep fıstığı ilimiz için önemli bir üründür. Buğdayın konumu nasıl önemliyse Antep fıstığı da Gaziantep için o kadar önemli ve sadece üretimde değil sanayide de fabrikalarda hem işleniyor, pazarlanıyor. Şanlıurfa'da, Siirt'te de Antep fıstığı var ama Gaziantep'ten pazarlanması önemli ve kentin genel geçim kaynağı Antep fıstığı üzerinden yapılmaktadır" diye konuştu. Kuraklık yetiştiriciyi sulu tarıma yönlendirdi Fıstık yetiştiricisi Ali Rıza Özdemir ise Antep fıstığında normalde iki yılda bir ürün alındığını, yaşanan kuraklık nedeniyle yeni çeşit arayışına girdiklerini ve kuraklık nedeniyle sulu tarıma geçtiklerini ifade etti.

Kuytucak Narında Hasat Don Zararıyla Başladı Haber

Kuytucak Narında Hasat Don Zararıyla Başladı

Adana'nın Kozan ilçesinde 900 rakımda yetişen ve lezzeti tescillenen Kuytucak narında hasat başladı. Bu yıl nisan ayında yaşanan don olayı nedeniyle rekolteni ciddi oranda düştüğü ifade edildi. Kozan'ın Kuytucak ve Karanebili Mahalleleri'nde yetişen, ince kabuğu, iri taneleri ve kendine has aromasıyla bilinen Kuytucak narı, 3 yıl önce coğrafi işaret alarak bölgenin tescilli ürünleri arasında yer aldı. Bu yıl yaklaşık 10 gün sürecek hasat, zorlu yamaçlardaki bahçelerde başladı. Geçen yıl dalında 20 TL'den alıcı bulan nar, bu yıl 70-80 TL arasında satıldı. Nisan ayında yaşanan zirai don nedeniyle rekolte kaybı yaşanmasından kaynaklı hasadın bahçelerde kısa sürdüğü ifade edildi. Ata topraklarından geleceğe taşınan Kuytucak narında geçen yıl 15 ton ürün alınan bahçelerde bu sezon ancak yarım ton civarında hasat edilmesi kaybı gözler önüne serdi. Karanebili Mahallesi'nden Ali Ağluç, köyde yalnızca nar değil, birçok üründe de rekolte kaybı yaşandığını söyledi. Ağluç, "Bu yıl tadımlık kadar az ürün var. Hasat başlar başlamaz bitecek gibi. Her yıl 15 ton verim aldığımız bahçede bu yıl 500 kilo zor toplarız. Geçen yıl 20-25 TL'den sattığımız nar bu yıl 5 katına çıksa da ürün yok. Kuytucak narı ince kabuklu, aromalı ve tatlı olduğu için tescillendi. Savruk suyunun ve doğal kar sularının beslediği bu narlar, bu yıl nisan ayındaki don nedeniyle yandı. Bu yıl incir, kiraz, ceviz ve pelit bölgemizde hiç yok. Zeytinde ise yüzde 50 rekolte kaybı var" dedi.

6 yıl önce deneme amaçlı diktiği hünnaptan yüksek verim elde etti Haber

6 yıl önce deneme amaçlı diktiği hünnaptan yüksek verim elde etti

Fidan üreticisi ve çiftçi Mustafa Turhan, Yeşilyurt’ta zorlu iklim şartlarına rağmen 6 yıl önce deneme amaçlı diktiği hünnap ağaçlarından yüksek verim elde etti. Yaklaşık 5-6 yıl önce başladığı hünnap denemelerinin başarıyla sonuçlandığını belirten fidan üreticisi ve çiftçi Mustafa Turhan, Yeşilyurt ilçesi Gündüzbey Mahallesi’nde kendi bahçesine diktiği hünnap ağacının 20-25 kilo arasında ürün verdiğini söyledi. Hünnap hasadının Eylül ayının ikinci haftasında yapılacağını ifade eden Turhan, "Meyve olgunlaştıkça kalitesi daha da artıyor. Malatya’da hünnap, kayısıya alternatif olarak ekonomik değer sağlayacak" dedi. Akdeniz bölgesine özgü bir meyve olan hünnapın, Malatya iklimine uyum sağladığını belirten Turhan, toptan kilogram fiyatının 150-200 TL arasında değiştiğini, marketlerde ise 300-400 TL’ye kadar satışa sunulduğunu kaydetti. Turhan, ayrıca, kayısıda dekara 10 adet fidan dikilirken, hünnapta bu sayının 85’e kadar çıkabildiğini ve böylece daha yoğun bir üretim yapılabileceğini söyledi. Soğuğa dayanıklı, hastalıklardan uzak ve ekonomik getirisi yüksek bir ürün olarak hünnapın Malatya’da alternatif bir ürüne dönüşebileceğini kaydeden Turhan, vatandaşlara boş arazilerine deneme amaçlı birkaç hünnap fidanı dikmelerini ve gelişimini gözlemlemelerini tavsiye etti. Yaklaşık 30 yıldır fidancılık yaparak bahçesinde bir çok farklı ürün yetiştiren Turhan, "Malatya’da hünnap çok güzel yetişiyor, meyvesi kaliteli ve sağlıklı. Vatandaşlarımızın mutlaka bu ürünü denemesini şiddetle tavsiye ediyorum" diye konuştu.

Ordu'da fındık hasat tarihleri açıklandı: 'erken hasattan kaçının' Haber

Ordu'da fındık hasat tarihleri açıklandı: 'erken hasattan kaçının'

Türkiye'de en fazla fındık üretiminin yapıldığı Ordu'da nisan ayında etkili olan zirai don nedeniyle rekolte kaybı yaşandı. 2024 yılında 202 bin ton olarak açıklanan rekolte, 2025 yılı için ise 64 bin ton olarak hesaplandı. Ordu'da fındık toplama tarihleri ise sahil kesimleri için 4, orta kesimler için 11 ve yüksek kesimler için 18 Ağustos olarak açıklandı. Uzmanlar, bu yıl rekolte kaybı nedeniyle fındığın az olduğunu, üreticilerin verim ve kaliteyi korumak adına erken hasattan kaçınmaları gerektiğini belirtiyor. "Üreticilerimiz bu tarihlere uymalı" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "İlimizde 2025 yılı hasat ve ihraç tarihleri, Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığında, ilgili komisyon üyelerinin toplanması ile hem ihraç hem de hasat tarihleri açıklandı. Sahil kesimler 4, orta kesim 11 ve yüksek kesimler de 18 Ağustos olarak açıklanmış oldu. İhraç tarihleri sahil kesimleri için 9, orta kesim 16 ve yüksek kesimler ise 23 Ağustos olarak açıklandı. Üreticilerimiz bu tarihleri bekliyordu ama özellikle fındık toplama tarihleri önemli çünkü toplama tarihlerinden önce bahçeye girmemek lazım" dedi. Erken hasatta, hava sıcaklıkları da mevsim normallerinin üzerinde olduğundan fındıkta hızlı bir su kaybıyla beraber kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini kaydeden Soydan, "Acele etmeye gerek yok. 1 yıl boyunca büyük emekler harcadık, olgunlaşmadan bahçeye girmemek lazım. Olgunlaşan fındıkta işçilik ve randıman avantajları var. Her randıman fiyat demek, o nedenle bu süreci en iyi şekilde götürelim, kaliteli ve randımanlı bir şekilde daldan toplamaya gayret edelim" ifadelerine yer verdi. "Fındığı olan üreticilerimizin bu süreci avantaja çevirmesi lazım" Zirai don nedeniyle 500 rakıma kadar lokal hasarların olduğunu, sonrasında ise fındığın 'yok' denilecek kadar az olduğunu kaydeden Soydan, "Fındığı olan vatandaşlarımızın bu süreci avantaja çevirmeleri lazım. O nedenle sahil kesimlerindeki üreticilerimiz hem toplama, hem de pazara indirme yönüyle acele etmemeli. Çünkü bu sene belki de bir ilk olacak, fındık ürünümüzü en iyi şekilde değerlendirme imkanımız var" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin fındık rekoltesinde ciddi düşüş Haber

Türkiye'nin fındık rekoltesinde ciddi düşüş

Türkiye fındığının yaklaşık 3'te birinin üretildiği Ordu'da 2024 yılında 202 bin ton rekolte açıklandı. 2025 yılı fındık rekoltesi belirlenmesi için 1 Temmuz tarihinde çalışmalarına başlayan ekip, 400 noktada sürdürdüğü çalışmaları sonlandırdı. Yapılan çalışmalara göre Ordu ilinde fındık rekoltesi geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 70 azalarak, 64 bin 149 tona düştü. Açıklanan bu rakamın ilerleyen günlerde daha da aşağı düşebileceği belirtiliyor. Rekolte ciddi oradan düştü Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, "Bölgemizin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta 2025 yılı rekolte çalışmaları Ordu ilimizde 1 Temmuz itibariyle başlamıştı ve artık çalışmalar tamamlandı. Belirlenen 400 noktada özverili ve ciddi bir çalışma yürütüldü. Harmana gelecek ve çuvala sağlam girebilecek olan fındığın rekoltesi yaklaşık olarak ortaya çıktı. 11 kurumun oluşturduğu komisyon fındık bahçelerinde çalıştı. Bu çalışmalar sonucu Ordu ilimizde rekolte 64 bin 149 ton 2025 yılı yaklaşık rekoltesi olarak açıklandı dedi. "Rekolte tahmini daha da düşebilir, Ordu'da 140 bin ton fındık yok oldu" Soydan, ülke genelindeki fındık üretiminde rekoltenin yaklaşık yüzde 50 oranında düştüğünü tahmin ettiklerine değinerek, "Bu rekolte yukarıya doğru çıkmaz, değişiklik olursa aşağıya iner. Zirai don olayını yaşadık 400 rakım ve üzerinde fındık yok denecek kadar az. Bunun etkisi var, 2024 yılında Ordu'da 202 bin ton rekolte açıklanmıştı, bu yıl ise yaklaşık 140 bin ton fındık gerçekten yok oldu. Bu ciddi bir rakam, bunun en büyük sebebi nisan ayında yaşanan zirai don olayı. Bu da Ordu ekonomisi için çok büyük bir kayıp, gelecek yılları da olumsuz etkileyecek. Ülkemiz geneline bakıldığında ise neredeyse yüzde 50 rekolte kaybı ile karşı karşıyayız. Bu yıl gerçekten fındığın aslında önemli bir kısmı yok" ifadelerine yer verdi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.