TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zirai Ilaç

AGRONEWS - Zirai Ilaç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zirai Ilaç haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor Haber

Yeni Nesil Tarım Uygulamaları Üretimde Dönüşüm Sağlıyor

Tarım, geçmişte olduğu gibi bugün de ülkelerin ekonomisinde stratejik bir yere sahip. Ancak artan nüfus, iklim değişikliği ve doğal kaynakların sınırlılığı, üretim biçimlerinin yeniden düşünülmesini zorunlu kılıyor. İşte yeni nesil tarım uygulamaları tam da bu noktada devreye giriyor. Yeni nesil tarım uygulamalarıyla sensörler, yapay zekâ, nesnelerin interneti, uzaktan algılama sistemleri ve biyoteknoloji gibi teknolojilerden yararlanarak üretim sürecini veriye dayalı hâle getirmek amaçlanıyor. Böylece yalnızca daha fazla ürün almakla kalınmıyor, suyu, gübreyi ve pestisitleri doğru zamanda ve doğru miktarda kullanarak hem maliyeti hem de çevresel baskıyı azaltmak mümkün hâle geliyor. Bu sistemler, kullanılan teknolojiye, ürüne ve üretim koşullarına göre su tüketimini ve zirai ilaç kullanımını ciddi oranlarda azaltma potansiyeli sunuyor. Üretim sürecinin tahmine değil, ölçüm ve analize dayanarak planlanabilmesi, daha isabetli kararlar alınmasını ve kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Tarımda kullanılan yapay zekâ destekli sistemlerle toprağın işlenmesinden hasada kadar tüm aşamalar analiz edilebiliyor. Uydu görüntüleri ve geçmiş üretim verileri karşılaştırılarak bitkilerdeki gelişim farklılıkları erken dönemde tespit ediliyor. Böylece olası verim kayıpları önceden görülebiliyor ve girdi kullanımı daha bilinçli planlanabiliyor. Yeni nesil teknolojiler yalnızca mevcut süreci iyileştirmiyor, üretim sistemlerinin yeniden tasarlanmasına da imkân tanıyor. Örneğin “Dijital ikiz” adı verilen teknolojiyle üretim alanının sanal bir modeli oluşturularak bu model üzerinde farklı sulama, gübreleme ya da ekim senaryoları deneniyor. Olası riskler gerçek uygulamaya geçmeden önce simülasyon ortamında değerlendiriliyor. Böylece daha planlı ve güvenli kararlar alınabiliyor. Örneğin tarlamızda mısır yetiştireceğimizi düşünelim. Öncelikle tarlamızdan toprak örneği alarak analiz yaptırmakla işe başlarız. Bu bize mısır üretimi sırasında bitkinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerini doğru ve dozunda kullanma imkânı verir. Mısır tohumlarını tarlamıza ekerken doğru derinlikte ekmemiz hayati bir önem taşır. Klasik mibzerlerle bazı tohumlar doğru derinliğe yerleşirken bazıları yüzlek kalabilir ya da gereğinden daha derine gömülebilir. Bu durum çimlenmeyi zorlaştırır ve verim kaybına yol açar. Yani daha tohum ekim aşamasındayken farkında olmadan kayıp yaşarız. Oysa sensörlü mibzerlerle tarlamızdaki eğimi ve toprak yapısını dikkate alarak tohumların homojen bir derinliğe yerleşmesini sağlarız. Ekim aşamasından sonra toprak nemini, ortam sıcaklığını ve yaprak yüzeylerindeki nemi düzenli olarak izleriz. Bu veriler doğrultusunda sulama suyu miktarını belirler ve zamanında sulama yaparız. Uzaktan algılama, görüntü işleme ve sensör teknolojileri sayesinde mısır tarlamızdaki bitkilerin gelişimini yakından takip ederek gerekli önlemleri zamanında almış oluruz. Ayrıca ekinlerimize bulaşan hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlara karşı entegre (bütüncül) mücadele yaklaşımını uygulayabiliriz. Entegre mücadele, yalnızca kimyasal ilaçlara başvurmak yerine biyolojik ve kültürel yöntemleri de içeren bütüncül bir yaklaşımı ifade eder. Tarımsal zararlıların neden olduğu kayıp müdahale maliyetini aşacak olduğunda doğru teşhisle, doğru dozda, doğru zamanda ve uygun ekipmanla müdahale etme imkânı bulabiliriz. Dahası bu teknolojiler sayesinde mısır tarlamızın farklı alanlarında o bölüme özel sulama, gübreleme ve ilaçlama programları da uygulayabiliriz. Bu da yine girdi tasarrufu ve verim artışı olarak bize geri döner. Bu sayede, tüm girdi maliyetlerinde (tohum, gübre, ilaç ve su kullanımında) tasarruf sağlanıyor. Daha az kaynak kullanılarak üretim yapılıyor. Böylece karbon ayak izi azalıyor, biyolojik çeşitlilik korunuyor. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımı da bu sayede güçleniyor. “Bitti mi?” diye soracak olursanız hayır, dahası da var. Ürettiğimiz mısırların uygun hasat olgunluğuna ulaşıp ulaşmadığını da yeni nesil tarım uygulamalarından elde ettiğimiz gerçek zamanlı verilerle belirleyebilir ve doğru zamanda hasat yapabiliriz. Depomuza aldığımız ürünlerde ise ortamdaki oksijen miktarını ayarlayarak ürünlerimizi hem depo zararlılarından koruyabilir hem de daha uzun süre depolayarak değer yitimi olmadan satabiliriz. Ayrıca gerçek zamanlı verileri işleyerek sonraki hasat dönemlerini daha verimli planlayabiliriz. Türkiye’de durum nedir? Ülkemizde üreticilerin yeni nesil tarım uygulamalarına ilişkin bilgi kaynakları çeşitlilik gösteriyor. Yaş grubuna bağlı olarak üreticiler bu tür bilgilere öncelikle sosyal medya platformları (YouTube, Facebook, TikTok, Instagram, LinkedIn) üzerinden ulaşıyor. Sosyal medya platformlarını tarım temalı televizyon programları, tarım teknolojisi fuarları, tarımsal ekipman bayileri ve teknik temsilcileri takip ediyor. Sosyal medya ve internet gibi açık erişim kanallarının etkin kullanımı, üreticilerin yeni teknolojilere yönelik farkındalığını artırıyor. Şimdilik sulama teknolojilerinde farkındalık daha yüksekken otomasyon ve robotik uygulamalarda daha düşük düzeyde bulunuyor. Araştırmalar, üreticilerin yenilikçi tarım teknolojilerine karşı genel olarak olumlu bir tutum sergilediğini gösterse de uygulama oranları hâlâ sınırlı düzeyde bulunuyor. Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ ve otomasyon gibi alanlarda maliyet, teknik altyapı ve bilgiye erişim eksikliği önemli engeller olarak öne çıkıyor. Sonuç olarak yeni nesil tarım uygulamaları üretim süreçlerini daha ölçülebilir, daha planlı ve daha sürdürülebilir hâle getiriyor. Ancak bu dönüşümün gerçekleşmesi için yalnızca teknolojinin varlığı yeterli değil. Üreticilerin bu sistemlere erişebilmesi, doğru bilgiye ulaşabilmesi ve ekonomik olarak desteklenmesi de gerekiyor. Bu nedenle entegre politika ve destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi, üreticilerin teknolojiye uyumunu hızlandırarak gıda güvenliği ile tarımsal sürdürülebilirliğe güçlü bir katkı sağlayabilir. Tarımın geleceği, teknoloji ile doğa arasında denge kurabilen ve kararlarını ölçülebilir verilere dayandıran üretim modellerinde yatıyor.

Haber

"Çiftçilerin Yükü Hafifletilmeli, Girdi Maliyetleri Düşürülmeli"

Zirai İlaç ve Gübrede KDV İndirimi Çağrısı Mehmet Akın Doğan, 2024 yılında çiftçilerin karşılaştığı en büyük sorunların başında girdi maliyetlerinin geldiğini belirtti. Zirai ilaç, gübre, elektrik, motorin ve tohum gibi kalemlerin maliyetlerinin çiftçilerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini ifade eden Doğan, özellikle zirai ilaçta %10 olan KDV oranının %1’e indirilmesi gerektiğini vurguladı. Doğan, bahçe ilaçlamasında dönüm başına 7-10 bin TL arasında maliyet oluştuğunu belirterek, bu durumun çiftçilerin üretim yapmasını zorlaştırdığını söyledi. Ayrıca ilaçlardaki etken madde oranlarının azalmasının, sezon boyunca daha fazla ilaç kullanımını zorunlu hale getirdiğine dikkat çekti. İhracatta Rekabet Sorunları Narenciye ve diğer tarımsal ürünlerin ihracatında yaşanan sorunlara değinen Doğan, yurtdışından gelen ucuz ürünlerin Türk çiftçisinin rekabet gücünü azalttığını ve ürünlerin değerinin altında satılmasına yol açtığını ifade etti. Daha Fazla Destek Talebi Mehmet Akın Doğan, çiftçilerin tarımsal üretime devam edebilmesi için verilen desteklerin artırılması gerektiğini söyledi. Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede %50 destek uygulamasının zirai ilaç maliyetlerine de genişletilmesini talep etti. "Tarım Stratejik Öneme Sahip" Artan elektrik ve mazot fiyatlarının yanı sıra kuraklık gibi iklimsel sorunların çiftçileri tehdit ettiğini belirten Doğan, tarımın ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Çiftçilerin desteklenmesinin yalnızca üreticileri değil, ülkenin geleceğini de koruyacağına dikkat çekti.

Başkan: “Çiftçiler, mısırda 10 TL fiyat bekliyor” Haber

Başkan: “Çiftçiler, mısırda 10 TL fiyat bekliyor”

Adana'da Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, mısırda düşük rekolte beklentisini de göz önünde bulundurarak, "Çiftçiler, hükümetin üretim maliyetlerini, piyasa şartlarını ve faiz oranlarını göz önüne alarak kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatını açıklamasını talep ediyor" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan, Çukurova bölgesinde ağustos ortasında başlayacak olan mısır hasadı öncesinde, çiftçilerin yetkililerden 10 TL müdahale alım fiyatı açıklanmasının beklediğini söyledi. Geçtiğimiz yıl mısırdaki fiyat artışının yüzde 5 olması nedeniyle çitçinin başka ürünlere yöneldiğine dikkat çeken Doğan, "Bu yıl Haziran ayından itibaren mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden aşırı sıcaklar, mısır rekoltesini olumsuz etkilediği gibi, çiftçiler fazladan sulama da yaptılar. Çiftçiler, düşük rekolte beklentisi ve artan maliyetler karşısında hükümetin, mazot, elektrik, tohum, zirai ilaç, gübre ve işçilik gibi üretim maliyetlerini, piyasa şartlarını ve faiz oranlarını göz önüne alarak kilogram başına 10 TL olarak müdahale alım fiyatını açıklamasını talep ediyor" şeklinde konuştu. "Rekolte düşüşü çiftçileri zor durumda bıraktı" Rekolte düşüşünün geçtiğimiz yıllarda çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Doğan, "Geçen yıl açıklanan fiyatın düşük olması, birçok üreticinin mısır ekiminden vazgeçip diğer ürünlere yönelmesine neden oldu. Bu durum, ülke genelinde mısır üretimini ve dolayısıyla pazar dengesini tehdit ediyor. Bu süreçte, mısır üretiminde yaşanacak muhtemel bir düşüşün önüne geçmek ve tarım sektörünü desteklemek adına atılacak her adım büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Başkan Doğan ek olarak, mısırın kilogram başına 10 TL müdahale alım fiyatının açıklaması çiftçilerin en azından maliyetlerini karşılayabilmeleri ve gelecek yıl için mısır ekimini sürdürebilmeleri açısından büyük önem taşıdığına da dikkat çekti.

Çiftçinin en büyük girdi maliyeti zirai ilaç Haber

Çiftçinin en büyük girdi maliyeti zirai ilaç

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, gübre ve yemde uygulanan KDV istisnasının zirai ilaç için de uygulanması gerektiğini veya KDV oranının düşürülmesi gerektiğini söyledi. Tarımsal üretimde çeşitli faydaları olan zirai ilaçların çiftçilerin en büyük gider kalemi olduğuna dikkat çeken Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Gübre ve yemde uygulanan KDV istisnası zirai ilaç için de uygulanmalı veya KDV oranı düşürülmelidir. Son yıllarda artan girdi fiyatları çiftçileri zorluyor. Birçok açıdan stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörünün sürdürülebilir olması, toplumların gıda güvencesini sağlar. Tarımsal faaliyetler, köylerde ve kırsal kesimde birçok insana istihdam olanağı sunar. Doğal kaynakların korunması açısından büyük önem taşır. Tarımsal üretim ülkemizin ekonomik temellerinden biridir ve kendi gıda üretimlerine sahip olmak, dışa bağımlılığı azaltabilir, ülkenin güvenliğini artırabilir. Her açıdan önemli tarım sektörü üreticileri her zaman desteklenmeli, mali sıkıntılardan kurtulmalı, sadece üretime odaklanmalıdır" diye konuştu. Üreticilerin, yıllık gübre, tohum, mazot, elektrik ve işçi maliyetlerinin tamamından fazlasını zirai ilaçlara ödediğini ve çiftçilerin en büyük girdi maliyetinin zirai ilaç olduğunu vurgulayan Doğan, "Üreticilerimizin büyük bir bölümü iyi tarım uygulamaları yapıyor. Yetiştirilen üründe kalıntı olmaması için ruhsatlı, insan sağlığına zarar vermeyen, etkisi azaltılmış hafif ilaçlar kullanılıyor ve sürekli ilaçlama yapılıyor. Bu uygulama da üreticilerin maliyetini arttırıyor. Örneğin narenciyede toplam maliyetin yüzde kırkı zirai ilaçlardan oluşuyor. Toplumların refahı, gıda sağlığı, ekonomik istikrarı ve çevresel dengenin korunması açısından stratejik bir temel oluşturan tarımsal üretimde çiftçilerimiz, zirai ilaç gibi en önemli girdi maliyetinin düşürülmesi için Tarım Bakanlığımızdan KDV düzenlemesi ve Akdeniz meyve sineği tuzağına verilen devlet desteğinin zirai ilaçlara da verilmesini beklemekteler" şeklinde konuştu.

Depremzede kiraz üreticilerine zirai ilaç desteği Haber

Depremzede kiraz üreticilerine zirai ilaç desteği

Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma yol açtığı Malatya'da çiftçilere, kiraz sineğiyle mücadele için zirai ilaç desteği sağlandı. Şehrin kayısıdan sonra önemli geçim kaynaklarından olan kirazda kaliteyi korumak ve üreticilere destek olmak amacıyla iki ilaç firması bölgeye ücretsiz zirai ilaç gönderdi. Yurt içi ve dışından talep edilen, coğrafi işaret tescilli "Malatya dalbastı kirazı"nın depremzede üreticileri, bu firmaların desteğiyle kiraz sineğine karşı zirai mücadele verecek. Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, AA muhabirine, şubat ve mart aylarının kentte zirai mücadele için önemli aylar olduğunu söyledi. Solmaz, deprem nedeniyle evleri yıkılan çiftçilerin bir kısmının kenti terk ettiğini, ilde bulunanların ise ilaca ulaşamamaları nedeniyle kayısıda monilya hastalığının etkili olduğunu ifade etti. Aynı durumun kirazda da yaşanmaması için çalışma yapıldığını belirten Solmaz, "Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Mehmet Hasdemir, kirazda da böyle bir durum yaşamamak için firmalardan promosyon desteği sağlayarak Yeşilyurt'ta kiraz sineğiyle mücadele için büyük destek sağladı. Çiftçilerim adına Hasdemir ve destek veren ilaç firmalarına teşekkür ederim. Bu ilaçları sağlayanlar Malatya'nın ve Türkiye'nin geleceğini sağlayan insanlar. Yardımlaşmayı seven insanlar." diye konuştu. Foramen tuzakları kuruldu Kiraz sinekleriyle mücadele amacıyla foramen tuzakları kurduklarını, sinekler görüldüğünde ilaçlamaya başlanacağını anlatan Solmaz, şunları kaydetti: "Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile İlçe Müdürlüğünün katkılarıyla bu tuzakları kurduk. Kiraz sineğinin ilk çıktığı bölgelere astığımız tuzakları günlük takip ediyoruz. İlk gördüğümüz kiraz sineğiyle birlikte ilaçlama başlayacak. Kiraz sineği giren kirazların ekonomik değeri sıfıra düşüyor, bunu önlemek için yetkililer desteklerini bizden esirgemedi. İlçede 15 bölgeye foramen tuzaklar kuruldu. Şu an bize 600 litre zirai ilaç teslim edildi, bir litre zirai ilaç 3 ton suya katılıyor. İlçemizde 1800 ton ilaç atılacak. Geçmiş yıllarda 1500 ton civarında ilaç atıyorduk. Bahçelerin yüzde 95'ini ilaçlayacağımızı düşünüyoruz. Kiraz sineği görüldüğü an çiftçilerimize bildireceğiz. Atacağımız ilaç kontak tesirli, ilaç atıldıktan sonra yağmur yağarsa ilacı yeniden kiraza atmamız gerekiyor."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.