Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bal

AGRONEWS - Bal haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bal haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye, çam balı üretiminde dünya lideri oldu Haber

Türkiye, çam balı üretiminde dünya lideri oldu

Edremit ilçesinde. Kazdağları Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İlhan Deveci, Türkiye'nin çam balı üretiminde birinci sırada olduğunu söyledi. Yaşanan kuraklıkların basralı çam ağaçlarının kesilmesine neden olduğunu kaydetti. Kazdağları Bal Ormanının ad mimarı olan İlhan Deveci yaptığı açıklamada, "Yaşanan küresel ısınma, kuraklıklar, basralı çam ağaçlarının kesilmesi ve yangınlarla yok olan çam ağaçları bu üretimimizi olumsuz etkiliyor. Bizler "Kazdağı Dereli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi" olarak çam balı üretiminin bölgemizde ve ülkemizde artışının sürmesi için 4 yıldır çaba sarf ediyoruz. Bundan yaklaşık 50 yıl önce bölgenin en önemli çam balı üretim merkezi olan "Kazdağı Bal Ormanında" bugün maalesef bu üretim yapılamıyor. Yukarıda ifade ettiğiniz nedenlerle bu üretim durmuş vaziyette. Son yıllarda bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar meyvelerini vermeye başladı. Çam Balı nektarını "Basra Böceği" üretiyor. O anlamda bu böcek Türkiye için stratejik öneme sahiptir. Kazdağı Bal Ormanına bu böceği farklı yöntemler kullanarak yerleştirmeye devam ediyoruz. Bu konuda çok önemli deneyim ve bilgiye de sahip olduk. Çam ağaçlarının olduğu tüm Bal Ormanlarında Basra Böceğinin yaygınlaşması, Basra böceğinin doğal olarak bulunduğu çam ormanlarının ise "Bal Ormanı" yapılarak korunması gerekmektedir. Bu ülkemiz için bir zorunluluk haline gelmiştir. Bereketli olsun inşallah" sözlerine yer verdi.

Anavarza Bal’dan “Yaşasın Arılar” departmanı Haber

Anavarza Bal’dan “Yaşasın Arılar” departmanı

Her yıl milyonlarca arı kolonisi; iklim değişikliği, yanlış tarım uygulamaları ve ekosistem kaybı nedeniyle yok oluyor. Arıyı ekosistemin kilit taşı olarak gören Anavarza Bal, bu kaybı yavaşlatmak ve doğanın döngüsünü korumaya yardımcı olmak adına stratejik ve kurumsal bir yapı kurdu. “Yaşasın Arılar Departmanı” arılarla ilgili küresel koruma protokollerini Türkiye’ye entegre etmek için çok yönlü çalışmalar yürütecek. Departman aynı zamanda, saha uygulamaları, tedarik zinciri eğitimleri, akademik iş birlikleri ve etki ölçümleme süreçleriyle arıcılık ekosistemi için; kalıcı, etkisi ölçülebilir ve raporlanan bir yapı kurmayı hedefliyor. Küresel ölçekte azalan arı popülasyonu, yalnızca bal üretimini değil; tarımsal üretimi, gıda güvenliğini ve ekonomik sürdürülebilirliği de doğrudan etkiliyor. Dünya genelinde gıda üretiminin yaklaşık yüzde 35’i arıların sağladığı polinasyon sayesinde gerçekleşiyor. Buna karşın iklim değişikliği, pestisit kullanımı ve ekosistem kaybı nedeniyle bazı bölgelerde arı kolonilerinde yüzde 30-50 arası kayıplar raporlanıyor. Ayrıca, küresel ölçekte arıların tarıma sağladığı tozlaşma hizmetinin yıllık ekonomik değerinin yaklaşık 500 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Can Sezen: Arıları yaşatmak geleceği korumaktır’ Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, departmanın kuruluşuna ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Arılar yalnızca üretimin bir parçası değil, yaşamın sürdürülebilirliğinin temel taşıdır. Türkiye, ballı bitki çeşitliliği açısından dünyada öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Bu mirasın korunması, arı popülasyonunun devamlılığıyla doğrudan bağlantılı. Arıları korumadan tarımı, tarımı korumadan gıdayı, gıdayı korumadan geleceği korumak mümkün değil. ‘Yaşasın Arılar Departmanı’nı işte bu sorumluluğu sistemli, kalıcı ve ölçülebilir şekilde üstlenmek için kurduk. Amacımız, arıların ihtiyaçlarını gören ve onların haklarını sahada savunan kurumsal bir model oluşturmak.” Yaşasın Arılar Departmanı’nın çalışma alanları arasında şunlar bulunuyor: ● Küresel Standartlarda Koruma: Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü ve BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) protokollerini temel alarak, Türkiye’deki arı refahı standartlarını yükseltecek faaliyetler hayata geçirmek. ● Arıcı Eğitimleri ve Teknoloji Desteği: Tedarik zincirindeki arıcılara, arı haklarını ve sağlığını merkeze alan modern üretim teknikleri eğitimi vermek. ● Akademik İş Birlikleri: Üniversiteler ve STK’larla ortaklık kurarak arı ölümlerinin önüne geçecek biyoçeşitlilik projeleri planlamak. ● Arı Hakları Diplomasisi: Toplumda arı farkındalığı yaratmak ve arıların ekosistemdeki haklarını savunmak adına kamuoyu bilgilendirme çalışmaları yürütmek.

Bilecik, Ana Arı Üretiminde 200 Koloniye Ulaştı Video Galeri

Bilecik, Ana Arı Üretiminde 200 Koloniye Ulaştı

Bilecik'te 15 yıl önce, bir arı kovanıyla hobi olarak ana arı üretimine başlayan arıcı, şimdi 200 kolonisiyle Türkiye'nin her yerine gönderim yapıyor. Bilecik'in Osmaneli ilçesi Kızılöz köyünde yaşayan Bayram Özçanak, 15 yıl önce hobi olarak bir kendine bir de arkadaşı adına birer kovan alarak arıcılığa başladı. Özçanak, aradan geçen sürede kolonisini 200'e kadar çıkarıp, Türkiye'nin dört bir yanına kendi ürettiği yaklaşık bin ana arı sattı. Bayram Özçanak, arıcılığa okul yıllarından merakı olduğunu anlatarak, "2010 yılında bir öğretmen arkadaşımla birer kovan aldık. İlk etapta birer arı ile başladık. İlk sene o arıları 10'a çıkardım, ardından böldüm ve biraz da bal da aldık. Sonra o 10 arıyı bir dahaki yıl 17'ye çıkardım. Bu şekilde arı sayımı arttırarak devam ettirdim ve şu an 200 kovanım var. Her arıcının kendi ana arısını üretmesi gerekiyor. Dışarıdan almak maliyetli oluyor sürekli. Ben de kendi ana arılarımı üretmeye başladım. Sürdürülebilir arıcılıkta sakin ve oğul eğilimi düşük arılarla çalışmak çok önemli. Kendime bu alanda çalışabileceğim bir ırk belirledim, bu ırk üzerine üretmeye başladım" dedi. "Biz bu yıl yaklaşık olarak bine yakın ana arı sattık" Bayram Özçanak, ürettiği ana arılara yakın çevresinden talepler olduğunu anlatarak, "Bizden bu ürettiğimiz arılardan, sakin arılardan istemeye başladılar. Sonra yakın çevremize satmaya başladık. Daha sonra sosyal medya kanalıyla Türkiye'nin birçok yerine ana arı satar konumuna geldik. Şu anda yaklaşık 100 ile 200 koloni arasında değişen bir arı popülasyonuna sahibim. Biz bu yıl yaklaşık olarak bin ana arı sattık, tüm Türkiye'ye ihtiyaca göre gönderdik. Diğer kafeste sadece ana arı isteyenlere Osmaneli'nden kargo yoluyla gönderdik. Bu şekilde müşterilerimize ulaştık. Tabii ki bu süreçte havanın çok sıcak olduğu dönemlerde ana arılarda zayiatlar oldu. Belli bir sıcaklığın üstüne çıktığında, sonuçta bu da bir canlı, sıcaktan dayanamayıp ölebiliyor. Kolonili gönderimlerde ise otobüs firmalarındaki muavinlerin yaptığı sert uygulamalardan dolayı yere atma sonucu arı peteklerinin kırılması ve o şekilde koloninin zarar görmesi, koloniden ziyade ana arının zarar görmesi gibi durumlar yaşadık. Bunlar işin üzücü tarafları, tabi bu da mali kayıp anlamına geliyor. Bunları da yaşadık" dedi. "Körük arıcının can yoldaşıdır" Bayram Özçanak son olarak, "Arıcının can yoldaşıdır körüğü. Körük arıların üzerine sıktığımızda, giriş ağzına sıktığımızda, koloni bir yangın olma ihtimaline karşı kovandan bal tüketiyor. Yol gideceğini hesap ederek, uçmak zorunda kalacağını hesap ederek bal dolduruyor kursağını. Kursağı bal dolu olan arı da kitinini kıvırıp da karşıdaki canlıyı sokamıyor. Bunu tedbir amaçlı sıkıyoruz. Ancak hırçın bir arıyla çalışıyorsan ne kadar körük sıkarsan sık, iğneyi yersin" ifadelerine yer verdi.

Antalya'da 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Antalya'da 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı Kapılarını Açtı

Antalya 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen üreticiler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi'nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin desteğiyle, Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen fuar, sektör profesyonelleri ile tüketicileri buluşturdu. İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, açılış konuşmasında organizasyonun ilerleyen yıllarda gelişerek Türkiye’nin önde gelen fuarlarından biri olabileceğini belirtti. Antalya’nın tarım ve turizm alanındaki öncü rolüne değinen Erkal, bitkisel üretimde Türkiye’de lider olduklarını, arılar olmadan üretim de gıda da olmayacağını belirterek, "Arılar en değerli varlıklarımızdan biri" dedi. Sektörün gelişmesi için her alanda destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Erkal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sahte ve kaçak ürünlere yönelik denetimlerini sıkılaştırdığını söyledi. Sanayinin ürettiği, belgelenmiş ve raflarda yerini almış ürünlerin güvenle tüketilebileceğini vurguladı. Antalya ve Türkiye'nin bal markalarının küresel alanda tanınırlığını artırmak için çalışmalar yapacaklarını aktaran Erkal, sağlık turizmi açısından önemli bir adım olarak Antalya’da bir apiterapi merkezi kurulmasını istediklerini belirtti. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin ise, fuarların alıcı ve satıcıları buluşturması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Dünya genelinde Türkiye’nin arı varlığı ve bal üretiminde ikinci sırada olduğunu hatırlatan Şahin, bu alanda ürünlerin daha fazla ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi. Sektör temsilcilerinin gelişimi için fuarda çeşitli eğitimler verildiğini belirten Şahin, bal severleri ve apiterapi ürünlerine ilgi duyanları etkinliğe davet etti. Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yücel Turan, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sektör paydaşlarının buluştuğu fuarda 51 firmanın stant açtığını açıkladı. Antalya 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı, 9 Şubat’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

Sahte Ballar Artık İhracatı Engellemeyecek Haber

Sahte Ballar Artık İhracatı Engellemeyecek

TRABZON (İHA) - Tarım ve Orman Bakanlığı’nın aldığı NMR cihazı sayesinde, balın gerçek mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebilecek. Bu sayede, ihraç edilen balların geri dönmesinin önüne geçilerek ihracatın artması sağlanacak. Türkiye, 114 bin 886 ton bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer alırken, 9 milyon 224 bin 881 adet kovan varlığıyla üçüncü sırada bulunuyor. 2023 yılında bal ihracatından 32 milyon dolar gelir elde edilirken, ülkede 100 bin 399 kayıtlı arıcılık işletmesi mevcut. "SAHTE BAL ÜRETENLER PİYASAYI OLUMSUZ ETKİLİYOR" Trabzon Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yusuf Aksoy, sahte bal üretiminin sektörü olumsuz etkilediğini belirterek, "Her gıdada olduğu gibi ballarda da tağşişli, sahte ürünler var. 2024 yılı içerisinde Ankara'da yüksek miktarda bal yakalandı ve Genel Merkezimiz olaya hemen el koyup durumu bakanlığa bildirdi. Daha sonra basın açıklamasıyla durumu kamuoyuna duyurduk. Son yıllarda arı ölümleri fazlalaşınca bal üretiminde zaman zaman düşüşler oluyor. Aradaki açığı sahteciler ve merdiven altı satıcılar doldurmaya çalışıyor. Dolayısıyla sahte ürün yapan firma sayısı bayağı var, ama sağ olsun Bakanlığımız bunların üzerine gidiyor" dedi. "NMR CİHAZI SAHTE VE GERÇEK BALI AYIRACAK" Yeni kurulan NMR sistemi, hakiki ve sahte balı ayırt etme konusunda kritik bir rol oynayacak. Aksoy, sistemin işleyişi hakkında, "Bakanlığımıza bu cihazlardan iki tane alındı fakat henüz alt yapısı tam oluşturulmadığı için faaliyete geçmedi. Çünkü cihazın etkin kullanılabilmesi için özellikle ülkemizde üretilen balların cihaza tanıtılması gerekiyor. Mevcut durumda da Tarım ve Orman Bakanlığı veri tabanı oluşturulabilmesi için illerden numune toplamaktadır. Tağşiş listesindeki ürünlerin bir çoğu taklit, yani arı görmeden üretilen ürünlerdir. NMR cihazı devreye girdikten sonra yurt içi ya da yurt dışına giden ürünlerde kullanımı Bakanlığın karar vereceği bir durumdur" diyerek cihazdan geçemeyen balların satışa sunulmayacağı açıklamasında bulundu. "İHRACATTA 14. SIRADAYIZ" Türkiye’nin bal üretiminde dünyada ikinci sırada olmasına rağmen ihracatta 14. sırada yer aldığını vurgulayan Aksoy, bu durumun zaman zaman ihraç edilen balların geri dönmesinden kaynaklandığını belirtti. "Arının yaptığı ballar hakiki ballardır. Arı görmeden merdiven altı kaynatılarak şerbetlerden glikozlardan yapılanlar sahte baldır. Damak tadıyla ayırt edilmesi mümkün değildir. Mutlaka tahlillerden geçmesi lazım, tahlil sonucunda anlaşılır. Tüketicimizin alacağı ballar etiketli ballar olmalı, hatta birlik markalı ballar olursa çok daha güvenli olur" diye ekledi. "BAL İHRACATINDAN 32 MİLYON DOLAR GELİR SAĞLANDI" 2023 yılında bal ihracatından 32 milyon dolar döviz girdisi sağlandığını aktaran Aksoy, bu rakamın 2024’te daha yüksek olacağını tahmin ettiklerini söyledi. "Bal ihracatımız her yıl giderek artıyor. Arıcılık mesleğine yoğun talep var. Ülkemizde gezgin arıcılık gelişmekte. Nasıl ehil olmayan araç süremezse ehil olmayan arıcılık da yapamaz diye düşünüyorum. Mutlaka bir eğitimden geçmeleri lazım. Bu çok önemli bir meslektir, herkesin yapacağı bir iş değildir. Arıcılığı en milli gelir kaynağı olarak görüyorum" dedi.

Çankırı'da Olumsuz Hava Şartları Bal Üretimini Vurdu Haber

Çankırı'da Olumsuz Hava Şartları Bal Üretimini Vurdu

ÇANKIRI (İHA) - Çankırı'da bu yaz etkili olan olumsuz hava şartları, arıların nektarlı bitkilerden faydalanmasını engelledi. 55 bin kovan ve 600 yetiştiriciye sahip bölgede bal üretimi önemli ölçüde azaldı. Arıcılar, yeni sezonda eski verimi yakalamayı hedefliyor. "EN BİLİNÇLİ YETİŞTİRİCİLER" Çankırı İl Tarım ve Orman Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, arıcılığın hayvansal üretimde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "İnşallah, en az zarar ve kayıp ile bu kışı atlatıp önümüzdeki sezonda üreticilerimizin kazanacağı bir ortamda sahaya çıkmalarını ümit ediyoruz" dedi. Düzgün, "İlimizde hayvansal üretim içerisinde arıcılık, ciddi bir öneme sahiptir. Ortalama 55 bin kovanımız ve yaklaşık 600 de yetiştiricimiz vardır. Arı yetiştiricilerimiz, yetiştiriciler arasında en bilinçli olan kesimi temsil etmekteler. Arı yetiştiriciliğini ne kadar da bilinçli yaparsanız yapın, iklim ve mevsimle alakalı bir yetiştiriciliktir. Bu sene maalesef arı yetiştiricileri için çok arzu edilen bir iklim olmadı. Kış dönemi, arıların kovanda en az hareket edeceği dönem olmalı. Bu yüzden şu an için bahar dönemine kadar çok fazla yapabileceğimiz bir şey yok. İklim ve hava şartları arı yetiştiriciliği için uygun olmadığı için kayıplarımızın olacağını tahmin ediyoruz. Önümüzdeki yıl, üretim için hazır bir halde sahaya çıkacağı ortamı sağlama adına gayret edeceğiz" açıklamasında bulundu. "TEK UMUT BAHAR AYI" Arı yetiştiricisi Mehmet Özdemir ise, "İlkbahar'da çiçeklerin açmasıyla birlikte balda verim çok güzel oluyordu. Ama son zamanlardaki iklim şartlarından dolayı verim alamıyoruz. Arıyı doğal ortamında akışına bırakıyoruz. Sadece beslenme aşamasında şerbet veriyoruz. Diğer zamanlar vermiyoruz. İyi verim almak üreticinin elinde değil. Sürekli şerbet ve glikoz versek verim alırız ama organik olmuyor. Arılar çıtaları bile tam dolduramıyorlar. Masrafımızı kurtarıyor ama fazla da kar etmiyoruz. İnşallah seneye mevsimler istediğimiz gibi giderse güzel bal elde ederiz. Tek temennimiz bu" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.