TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çevre

AGRONEWS - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tekirdağ susuz kalabilir: Naip Barajı Doluluğu Yüzde 1’in Altında Haber

Tekirdağ susuz kalabilir: Naip Barajı Doluluğu Yüzde 1’in Altında

Tekirdağ’da içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan Naip Barajı, kuraklığın etkisiyle alarm veriyor. Doluluk oranı yüzde 1’in altına düşen barajda aktif su çekiminin büyük ölçüde sona erdiği bildirildi. Yaşanan düşüş, kent genelinde su güvenliğine yönelik endişeleri artırdı. Süleymanpaşa’nın merkez mahalleleri ile Kumbağ ve Barbaros mahallelerine içme ve kullanma suyu sağlayan Naip Barajı’nda, yaklaşık bir buçuk ay önce yüzde 22’nin üzerinde olan doluluk oranının kısa sürede kritik seviyelere gerilemesi, Trakya’da yaşanan kuraklığın boyutunu gözler önüne serdi. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, baraj sahasında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin birçok bölgesinde yağış görülmesine rağmen Trakya’nın uzun süredir yeterli yağış alamadığını belirtti. Yüceer, son 50-60 yılın en kurak kışlarından birinin yaşandığını ifade ederek, baraj havzasında ağaç köklerinin ortaya çıktığını, toprakta derin çatlaklar oluştuğunu ve daha önce su altında kalan yapıların görünür hale geldiğini söyledi. Kuraklığa rağmen kentte içme suyunun kesintisiz sağlanması için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü vurgulayan Yüceer, yaz aylarında yüzer terfi pompalarıyla barajın dip kısmında kalan sınırlı suyun sisteme alındığını hatırlattı. Göreve geldikleri günden bu yana kayıp-kaçak suyla mücadeleye öncelik verdiklerini belirten Yüceer, altyapı yenileme çalışmaları, şebeke güçlendirme projeleri ve yeni su kaynaklarının sisteme kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Yeni baraj projeleri ve alternatif su temin yöntemlerine yönelik teknik çalışmaların da devam ettiği bildirildi. Suyun arıtılıp kullanıma sunulmasının büyük bir maliyet ve emek gerektirdiğine dikkat çeken Yüceer, vatandaşlara tasarruf çağrısında bulunarak, “Bu süreci sadece belediyenin çabasıyla aşmamız mümkün değil. Su kullanımında herkes sorumluluk almalı. Bu mücadeleyi ancak dayanışmayla kazanabiliriz” dedi. Tarımsal sulamanın da kuraklıktan ciddi şekilde etkilendiğini vurgulayan Yüceer, suyun verimli ve kontrollü kullanımının hem bugün hem de gelecek yıllar için hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi.

Nesli tükenme tehlikesindeki Ankara keçileri koruma altında Haber

Nesli tükenme tehlikesindeki Ankara keçileri koruma altında

Eskişehir’in Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Anadolu Tarım İşletmesi, nesli tükenme tehlikesi altındaki Ankara keçileri için adeta bir yaşam kalkanı oluşturuyor. Tarihte Angora ırkı olarak bilinen ve Türk kültürüyle özdeşleşen Ankara keçileri, kış aylarında da büyük bir özenle bakılıyor. Esenbel mevkiindeki Keçicilik Şubesi’nde barındırılan bin 200 Ankara keçisinin bakımı, dondurucu soğuklara rağmen aksatılmadan sürdürülüyor. Osmanlı döneminde, 1815 yılında Sultan II. Mahmud tarafından “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla kurulan işletme, bugün gen kaynağı koruma görevini başarıyla yerine getiriyor. İşletmede bulunan keçilerin 550’si anaç olup, Mart ve Nisan aylarında 550 ile 600 arasında oğlak doğması bekleniyor. Ankara keçisi; et ve sütünden çok, dünyaca ünlü tiftik lifleriyle öne çıkıyor. Kaliteli kumaşların hammaddesi olan tiftik, bu özel ırkın korunmasını daha da önemli hale getiriyor. Bu nedenle işletmede genetik saflık büyük bir hassasiyetle korunuyor ve dışarıdan hayvan alımı yapılmıyor. Soğuk havalarda 5 kişilik deneyimli bir ekip, sabahın erken saatlerinden akşama kadar keçilerin bakımını sürdürüyor. Beslenmeden barınmaya, aşılama programlarından güvenliğe kadar tüm süreçler yakından takip ediliyor. Olası hastalıklar ve hayvan saldırılarına karşı işletme çevresi sürekli kontrol altında tutuluyor. Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, Ankara keçisinin Türk tarihindeki yerine dikkat çekerek, bu yıl 550 anaç keçiden 550-600 oğlak almayı hedeflediklerini belirtiyor. Veteriner hekim Ayhan Biçer ise temel amaçlarının tedavi değil, koruyucu hekimlik olduğunu vurguluyor. TİGEM bünyesinde yürütülen bu titiz çalışmalar sayesinde, Ankara keçisi hem genetik miras olarak korunuyor hem de gelecek nesillere güvenle aktarılıyor.

Hububat ekiminde 'su tasarruflu ürün' tercih etme uyarısı Haber

Hububat ekiminde 'su tasarruflu ürün' tercih etme uyarısı

Hububat sezonunda kurak bir dönemin geride bırakıldığına dikkat çeken (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz yeni sezon hububat ekiminde çiftçiler 'su tasarruflu ürün' tercih edin uyarısında bulundu. Yüzölçümünün yüzde 67'si tarım arazisi olarak kullanılan Konya'da, 595 bin hektar alanda sulu tarım yapılıyor. Uzmanlar, beklenen yağış periyodunda kayma olduğunu, çiftçilerin ekim aşamasında bu durumu dikkate alması gerektiği uyarısında bulundu. "Bu şekilde bir sezon daha yaşanırsa bu sefer ciddi anlamda verim kayıpları yaşanabilir" Hububat sezonunda kurak bir dönemin geride bırakıldığına dikkat çeken Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Konya bölgesinde geçtiğimiz son 3 yılda ciddi anlamda bir kuraklık yaşadık. Bu da tabii yer altı ve yer üstü sularımızda ciddi anlamda çekilmelere neden oldu. Önümüzdeki yıllarda nasıl olacağını bilemiyoruz ama böylesi bir yıl bir daha yaşanırsa sularımızda çok ciddi anlamda azalmalar söz konusu olacak. Çiftçilerimizin buna çok dikkat etmesi gerekiyor. Özellikle suyu ve sulama periyotlarını göz önünde bulundurarak ürün desenlerine karar vermeleri gerekir. Önümüzdeki yıl inşallah bol yağışlı bir sezon geçiririz. Lakin bu şekilde bir sezon daha yaşanırsa bu sefer ciddi anlamda verim kayıpları yaşanabilir" dedi. "Yeşil mahsul ürünlerinin alanlarını biraz daha daraltmalarını bu dönemlerde çiftçilerimize tavsiye ediyoruz" Su tüketimi noktasında tasarruf uyarısında bulunan Kırkgöz, "Özellikle hububat ürünlerine çiftçilerimizin biraz daha ağırlık vermelerini, yeşil mahsul ürünlerinin alanlarını biraz daha daraltmalarını bu dönemlerde tavsiye ediyoruz. Suyu çok tüketen ürünlerin maliyetlerinin de yüksek olduğunu bunun yanında karlılıklarının da yüksek olduğunu biliyoruz. Çiftçilerimizin birim alandan daha yüksek para kazanmak için yeşil mahsule yönlendiğini de biliyoruz. Özellikle bu yıl yağlık ayçiçeği ve çerezlik ayçiçeği fiyatlarının iyi olması çiftçilerimizi önümüzdeki yıl ayçiçeği ekilişine yönlendirecek gibi gözüküyor. Tabii ayçiçek ürünü suyu diğer yeşil mahsullere göre daha az tüketen bir ürün. Biz de o konuda çiftçilerimizi destekliyoruz. Özellikle mısır ekiliş alanlarını biraz daraltmalarını bunun yanında hububat alanlarını artırmalarını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hububatlarını yağışları bekleyerek ekilişlerini yapmalarını tavsiye ediyoruz" Yeni hububat sezonu için ekim işlemlerinin başlayacağına dikkat çeken Kırkgöz, "Önümüzdeki süreçte hububat ekilişleri başlayacak. Çiftçilerimizin çok fazla acele etmelerini tavsiye etmiyoruz. Özellikle ekim ayı sonu, kasım ayının ortalarına doğru yağışları bekleyerek hububat ekimlerini yapmalarını tavsiye ediyoruz. Çiftçilerimizin burada meteorolojinin verilerini sürekli takip etmeleri lazım, bizler de ziraat mühendisleri olarak dönemsel sahada çiftçilerimize bu gerekli uyarıları yapacağız. Sahada çalışan meslektaşlarımız bu konularda kendilerini geliştirdi ve gerekli tecrübeleri kazandılar. Önümüzdeki yıl inşallah bol bereketli bir sezon olur. Ekim yaparken de çiftçilerimizin çok fazla derin ekimden kaçınmalarını ve çok fazla ‘yüzlek ekim' dediğimiz sığ ekimlerden de kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Toprak hazırlığı çok önemli. Tohum yatağı dediğimiz tohumun ekildiği bölümdeki hazırlık çok önemli. Toprak hazırlığını iyi yaptıktan sonra ürün grubuna göre dengeli bir şekilde ekim yapmalarını çiftçilerimize tavsiye ediyoruz. Özellikle hububatlarda da yağışlara dikkat edilmesini öneriyoruz. Toprak hazırlığında pullukla sürüm Konya bölgesinde yaygın olarak kullanılan bir alet ekipman. Burada da çiftçilerimizin topraktaki havalanmayı arttırmak amacıyla pullukla sürümü gerçekleştiriyor. Çok fazla derin sürümden kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Sürdükten sonra da çıkan kesekleri yağışlardan sonra kültüvatörlerle düzenleyip daha az kesekli bir tarla hazırlamalarını da öneriyoruz" diye konuştu.

KURAKÇIL PEYZAJ VE SU VERİMLİLİĞİ SEMPOZYUMU ALANYA’DA DÜZENLENDİ Haber

KURAKÇIL PEYZAJ VE SU VERİMLİLİĞİ SEMPOZYUMU ALANYA’DA DÜZENLENDİ

Alanya Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen sempozyuma, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Daire Başkanı Melike Kiremitçibaşı, Tarım İl Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Başak Bezmiş, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, Alanya Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürü Sevda Çapa, Alanya Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar ile akademisyen ve personel kaldı. SU TASARRUFU VE EKOLOJİK DENGE VURGUSU Sempozyumda, iklim krizi ve su kaynaklarının azalması, kurakçıl peyzaj, sulama sistemleri ve su verimliliği gibi konular masaya yatırıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Daire Başkanı Melike Kiremitçibaşı, iklim krizi ve su kaynaklarının azalması konusunda katılımcılara önemli bilgiler verdi. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Gülsüm Kıldan, kurakçıl peyzajın ve su tasarrufu odaklı tasarım yaklaşımlarının kentlerin hem estetik hem de ekolojik dengesi açısından büyük fırsatlar sunduğunu belirterek, “Ülkemiz artık su fakiri bir ülke konumuna doğru gidiyor. Peyzaj düzenlemelerinde yerel ve doğal bitkilerin kullanılması bu nedenle çok önemli. Kurakçıl peyzaj, sürdürülebilir bir gelecek için vazgeçilmezdir.” dedi. YASAL DÜZENLEMELER VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ ANLATILDI Tarım İl Müdürlüğü Peyzaj Mimarı Başak Bezmiş, su kullanımı ile ilgili yasal süreçler hakkında bilgi vererek Tarım İl Müdürlüğü’nün uygulama örneklerini paylaştı. Sempozyumun sonunda, örnek uygulamalar gösterilerek katılımcıların soruları yanıtlandı ve karşılıklı bilgi alışverişi yapıldı. Öte yandan Alanya Belediyesi’nin çevre dostu uygulamaları teşvik eden bu tür etkinliklerle, iklim değişikliğiyle mücadele ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflediği kaydedildi.

Antalya'da keçi alarmı Haber

Antalya'da keçi alarmı

Antalya Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre; Türkiye’nin en verimli dağlarına sahip olan kentlerin başında gelen Antalya, keçi üretimi için oldukça uygun şartlar sağlıyor. Ancak son yıllarda özellikle Antalya’da keçi varlığında çok ciddi azalışlar yaşandı. Konu ile alakalı konuşan Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, keçi etinin büyükbaş etine çok önemli bir alternatif olduğunu ifade ederek keçi kültürünün eskiden olduğu gibi yeniden yaygınlaşması gerektiğine vurgu yaptı. Başkan Çandır, bu konuda yapılması gerekenleri anlatırken, Antalya’da 19 Eylül’de Uluslararası Keçi Çalıştayı düzenleneceğini açıkladı. YARI YARIYA AZALDI Başkan Ali Çandır, “Antalya, Türkiye’de en fazla keçi yetiştirilen ikinci kenttir. Ancak son 30 yılda keçi varlığımız yarı yarıya azalmıştır. Oysa keçi eti, kırmızı et açığının kapatılmasında önemli bir alternatiftir. Ancak değişen yemek alışkanlığımız ve alınan yanlış kararlar sebebiyle, hem köylünün geçim kaynakları arasında önemli yer tutan hem de büyükbaş et pazarına çok ciddi bir alternatif olan keçi üretimi çok ciddi zayıfladı” diye konuştu. AMERİKAN KÜLTÜRÜ GALİP GELDİ Keçi sayısının azalmasındaki etkenleri de değerlendiren Başkan Çandır, “Amerikan kültürü bizim kültürümüze hep baskın geliyor. Onlardaki büyükbaş eti yeme alışkanlığı bize de sirayet etti. Bunun sonucunda çok sayıda steakhouse, hamburger gibi et restoranları açıldı. Oralara gidip adını bile söyleyemediğimiz yemeklerin, burgerlerin siparişini verince mutlu hisseder olduk. Bunun yanında keçi eti kokuyor diye bir hikâye çıkarıldı. Halbuki böyle bir şey söz konusu değildi” dedi. ORMAN YASAĞI YANLIŞ KARAR Keçilerin ormanlara girişinin yasaklanması kararının oldukça yanlış bir hamle olduğunun altını çizen Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Bunun yanında geçtiğimiz yıllarda ormanlara keçilerin girişi yasaklandı. Bu zihniyet keçi popülasyonuna ciddi bir zarar verdi. O zaman zaten biz keçi varlığımızın yarısından fazlasını kaybettik. Halbuki çoğu ülkede ormanların korunması için keçilerin ormanların içine girmesine izin verilir, hatta bu teşvik edilir. Bizde durum tersine anlaşıldı ve uygulandı” ifadelerini kullandı. KEÇİ ARTIŞI EKONOMİYE OLUMLU YANSIR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, “Keçi nüfusunun artış göstermesi ekonomiye de olumlu yansıyacaktır. Hem köylerde ve kırsalda yaşayan kişilerin geçim kaynakları bollaşacak hem de özellikle kırmızı etteki fiyat dalgalanmalarının ve yüksek seyreden fiyatların kontrol altına alınabilmesi daha da kolaylaşacaktır” diye konuştu. ÇALIŞTAY DÜZENLENECEK Başkan Çandır sözlerini, “Bu kapsamda keçi üreticileri ve ürünleri açısından sorunlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla 19 Eylül’de Borsamız, İl Tarım Müdürlüğü ve Tarım Konseyi iş birliğiyle Uluslararası Keçi Çalıştayı düzenleyeceğiz. Türkiye ve ilgili ülkelerden sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşecek çalıştayımıza hepinizi davet ediyorum” ifadeleri ile sonlandırdı.

Ayçiçeğinde verim kaybı: Çiftçi ayçiçeğinden uzaklaşacak Haber

Ayçiçeğinde verim kaybı: Çiftçi ayçiçeğinden uzaklaşacak

Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde ayçiçeği üreticileri kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle zor günler yaşıyor. Süleymanpaşa Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı, bu yıl yağışların yetersizliği sebebiyle ayçiçeğinde yüzde 50’ye varan verim kaybı yaşandığını belirtti. Saygı, erken hasat edilen tarlalarda dönüm başına 60 ila 100 kilogram ürün alınabildiğini ifade etti. Önümüzdeki sezonda ayçiçeği ekiminin azalacağını, çiftçilerin arpa ve buğday gibi alternatif ürünlere yönelmek zorunda kalacağını vurgulayan Saygı, Türkiye’nin yağ ihtiyacında Trakya’nın kritik öneme sahip olduğunu hatırlatarak çiftçilere destek çağrısında bulundu. Süleymanpaşa Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı yaptığı açıklamada, "Bildiğiniz gibi maalesef 2025 yılı özellikle ayçiçeğini ekimden bu yana yağışlar özellikle geçici olarak bazı bölgelerde Orman Bölgesi dediğimiz özellikle Tekirdağ'ın sol tarafı biraz yağış aldı ama ama genel anlamda yağış konusunda kurak bir sezon geçirdik. Ayçiçeğinin görüntüsü hiç iç açıcı değil. Erken biçilen ayçiçeklerinde 60 kilo ile 100 kilo arasında verim olayı var. Yüzde 50 verim kaybı var. fiyat konusunda da Trakya Birliği'nin açıkladığı rakam var. Gerçekten çiftçimiz para kazanmıyor. Bu sene ayçiçeği ekimi çok azalacak. Çünkü çiftçi ekmeyecek kuraklığın bilimsel olarak devam edeceği öngörülüyor. Çiftçiler arpa buğday gibi diğer ürünlere yönelecek. Türkiye'nin yağ konusunda dışarıya bağımlılığı var Trakya'da bu konuda olmazsa olmazı. Onun için buradan Sayın büyüklerimize çiftçim adına seslenmek istiyorum bizlere sahip çıkılması lazım" dedi. Saygı, ayçiçeğinde yaşanan verim kayıpları ve maliyet artışları nedeniyle önümüzdeki sezonda ekimlerin ciddi oranda azalacağını, çiftçilerin zorunlu olarak alternatif ürünlere yöneleceğini vurguladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.