TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denetim

AGRONEWS - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya’da 25 Ton Tarihi Geçmiş Tavuk İmha Edildi Haber

Antalya’da 25 Ton Tarihi Geçmiş Tavuk İmha Edildi

Antalya'nın Aksu ilçesinde zabıta ekipleri, biri şahıs işletmesi, diğeri bir firmaya ait toplam 4 soğuk hava deposuna denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde, tarihi geçmiş yaklaşık 25 ton tavuk ve bu ürünlerden üretilmiş döner, sucuk vb. ürünlere el konularak imha edildi. İşletmelere idari yaptırım cezası uygulanarak, 2 iş yeri mühürlendi. Zabıta ekipleri, Çamköy Mahallesi'nde, sürekli kapalı tutulan ve şüphe uyandıran, aynı zamanda kötü kokuların geldiği bir işletmeyi takibe aldı. İş yerinin açık olduğu bir anda şahsa ait olduğu belirlenen iş yerine denetim gerçekleştirildi. İçeride yaklaşık 800 kilo tarihi geçmiş tavuk, but, taşlık ve çeşitli tavuk ürünleri tespit eden ekipler, durumu Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile polis ekiplerine bildirdi. Tarihi geçmiş ürünler ve yeniden paketlenerek satışa sunulmaya hazır hale getirilen ürünlere el konularak imha edildi. Firma deposunda 25 ton tarihi geçmiş ve belgesiz ürün bulundu Şahıs işletmesinin hemen arkasında yer alan bir firmaya ait olduğu tespit edilen 4 soğuk hava deposunda yapılan denetimlerde ise yaklaşık 25 ton tarihi geçmiş tavuk ile bu tavuklardan imal edilerek yeniden paketlenen ve satışa hazır hale getirilen dönerler, ciğerler, taşlık ve tavuk ürünlerinden hazırlanmış sucuklar tespit edildi. Tespit edilen son kullanma tarihi, belgesi ve üretim bilgisi olmayan tüm bu ürünlerinde imha edildiği açıklandı. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı belirlenen her iki işletmeye de idari yaptırım cezası uygulanarak, iş yerleri mühürlendi. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile polis ekiplerinin katıldığı denetimlerde, halk sağlığını tehdit eden tüm ürünlerin bertaraf edildiğini belirten Zabıta Müdürü Kaan Aydın, şunları söyledi: "Çamköy Mahallesi'nde iki işletmeye yönelik denetimlerde, tarihi geçmiş tavuklar ile bu tavuklardan imal edilip yeniden paketlenen ve halk sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atan ürünlere rastladık. Duruma anında müdahale ederek iş yerlerini mühürledik, cezai yaptırım uyguladık ve ürünlerin tamamını imha ettik. Belediye olarak halk sağlığını hiçe sayan işletmelere asla müsamaha göstermeyeceğiz, denetimlerimiz devam edecek."

Midyede Kaçak Üretim Uyarısı, Sağlık Riski Vurgulandı Haber

Midyede Kaçak Üretim Uyarısı, Sağlık Riski Vurgulandı

Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş, Türkiye'de binlerce ton kaçak midye dolması tüketildiğini belirterek, "Onaylı olmayan merdiven altı üretimler son derece sağlıksız. Midyenin tamamını karalamak doğru değil. Önemli olan nereden geldiği belirsiz kaçak midyenin artık hem önlenmesi hem de tüketiciler tarafından tercih edilmemesidir." dedi. Maltaş, Akdeniz midyesinin (Karamidye) dünyada ve Türkiye'de sevilerek tüketilen deniz kaynaklı, organik, hayvansal protein kaynağı olduğunu belirtti. Midye dolmasının Türkiye'de sevilerek tüketilen bir ürün olduğunu aktaran Maltaş, AB ve diğer ülkelere ihracatının sorunsuz bir şekilde yapıldığını ifade etti. Türkiye'de tüm midye çiftliklerinin Tarım Orman Bakanlığının onayı ile kurulduğunu ve faaliyetlerinin bakanlık denetiminde olduğunu vurgulayan Maltaş, şunları kaydetti: "Tarım Orman Bakanlığı midye çiftliklerinin bulunduğu tüm bölgelerden haftalık periyotlarla deniz suyu ve midye numuneleri alarak mikrobiyolojik, toksinler, ağırmetaller ve PAH (poli aromatik hidrokabon) analizleri yapmaktadır. Midye çiftlikleri uygun deniz alanlarına kurulduğundan yapılan analizlerde ürün satışına engel olacak bir durum henüz yaşanmamıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kaçak midye avcılığının engellenmesi için düzenli faaliyetler sürdürülmektedir. Kurumumuz bu faaliyetlerin artarak sürdürülmesine destek vermektedir." Midye yetiştiricileri olarak sağlıklı ve tüketime uygun ürün yetiştirme gayretinde olduklarını dile getiren Maltaş, "Dileyen her kurum ve ilgili kişilerle denetim raporları paylaşmaya da hazır olduğumuzu bildirmek isteriz. İşletmelerimiz her zaman ilgili kişilerin ziyaretine de açıktır." dedi. Midyelerin avcılık ve yetiştiricilik yoluyla elde edildiği tüm alanların, yıl boyunca uygulanan izleme programı kapsamında düzenli analizlerle denetlendiğini ve ürünlerin Bakanlık kontrol görevlilerinin onayıyla belgelendirilerek piyasaya sunulduğunu belirten Maltaş, şöyle devam etti: "İzleme programı uygulanmayan alanlarda midye avcılığı kesinlikle yasaktır. İstanbul'da yaşanan üzücü olayla ilgili resmi makamlarca nedenler açıklanmadan bazı ürünlere 'sağlıksız' etiketiyle peşin hüküm verilmesi doğru değildir. Sağlıklı değerlendirme için resmi açıklamaların beklenmesi önem taşımaktadır. Tüketici bilinci ve sorgulayıcılığı ile Bakanlık denetimini tamamlayıcı bir etki oluşturarak ancak kaçak midye üzerinde güçlü bir etki yaşatabilir." Çiftlik midyesinden zehirlenme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğuna dikkati çeken Maltaş, "Halen binlerce ton kaçak midye dolması tüketiliyor. Onaylı olmayan merdiven altı üretimler son derece sağlıksız. Midyenin tamamını karalamak doğru değil. Önemli olan nereden geldiği belirsiz kaçak midyenin artık hem önlenmesi hem de tüketiciler tarafından tercih edilmemesidir. Tükettikleri ürünlerin menşei sorgulanmalı. Çiftlik midyesi devlet tarafından yapılan son derece titiz analizlerden geçtikten sonra tüketiciye ulaşıyor." ifadesini kullandı. "İzinsiz ve denetimsiz toplama–satış süreçleri sağlık açısından büyük risk" Artvin Çoruh Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun da İstanbul'daki şüpheli gıda zehirlenmesi olayına ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyuna yansıyan otopsi bulgularının kabuklu deniz ürünlerinde görülen bazı zehirlenme türleriyle benzerlik gösterebileceğini ifade ederek, şunları söyledi: "Mide mukozasında hiperemi, kanama ve ülser gibi bulgular, literatürde bazı shellfish poisoning vakalarıyla uyumlu olarak tanımlanır. Bu değerlendirme genel toksikoloji bilgilerimize dayalıdır; olayın nedeni ancak tamamlanan laboratuvar analizleriyle netleşebilir." Ercoşkun, midyelerin doğal olarak bulundukları çevrede toksin ve mikroorganizmaları biriktirebildiğini hatırlatarak, özellikle izinsiz ve denetimsiz toplama–satış süreçlerinin halk sağlığı açısından risk taşıyabileceğini vurguladı. Geçmişte sanayi atıklarının deşarj edildiği bölgelerde midye toplanmasının yasak olduğuna dikkati çeken Ercoşkun, uygun olmayan bu sularda toplanan midyelerin onlarca yılın ağır metal ve toksinlerini içerebileceğini söyledi. Midye toplanmasına izin verilen bölgelerdeki stokların azalması nedeniyle, izin verilmeyen yerlerdeki midyelerin bolluğunun kolay para kazanmak isteyen fırsatçılar tarafından tercih edilebilecegini, bu midyelerin ya da yeterli soğuk zincir sağlanmadan satılan midyelerin çeşitli toksinler ve bakteriler geliştirebileceğini dile getiren Ercoşkun, "Bu durum, genel olarak tüm kabuklu deniz ürünleri için bir risk faktörüdür." dedi.

Çarşamba Ovası’nda Çeltik Hasadı Hızla Devam Ediyor Haber

Çarşamba Ovası’nda Çeltik Hasadı Hızla Devam Ediyor

Samsun'un verimli tarım bölgelerinden Çarşamba Ovası'nda çeltik hasadı hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 18 bin dönümlük alanda yürütülen üretimde tarlalar biçerdöver sesleriyle dolarken, üreticiler bu yılki rekolteden memnun olduklarını belirtti. Ustacalı Mahallesi'nde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına ortalama 1 ton ürün bekleniyor. Mahalle muhtarı ve çeltik üreticisi Abdullah Kuru (43), hem randıman hem de rekoltenin yüksek olduğunu ifade ederek, "Hasadımız başladı, verim güzel. 150 dönüm arazide üretim yapıyoruz. Geçen yıl iri taneli çeltik 28 TL, orta taneli ise 25 TL'den satıldı. Ancak bu yıl maliyetler arttı. Emeğimizin karşılığını almak için fiyatın 40 liranın üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. Çeltik üretiminin sabır ve özen gerektirdiğini vurgulayan Kuru, "Çeltik çocuk gibidir, her gün bakım ister. Sabah çisesi geçtikten sonra saat 10.00 gibi hasada başlıyoruz, hava kararınca bırakıyoruz. Biçerdöver sayesinde işlerimiz artık daha kolay. Hasat sonrası ürünlerimizi kurutma tesisine götürüyoruz" diye konuştu. Fındıkta zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısının çeltiğe etkisi olmadığını da belirten Kuru, "Kokarcanın çeltiğe zararı yok. Sanırım çeltiğin tozundan etkileniyor, geçen yıl da bu yıl da bir sorun yaşamadık" ifadelerini kullandı. Biçerdöverler denetim altında Hasat sürecinde sahada denetimlerini sürdüren Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, biçerdöverlerin evrak ve güvenlik kontrollerini gerçekleştiriyor. Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Çakır, ilçede 12-13 biçerdöverin aktif olarak çalıştığını belirterek, "Yaklaşık 18 bin dönüm alanda çeltik üretimi yapılıyor. Biçerdöverlerin evraklarını, yangın söndürme sistemlerini ve döküm kontrollerini sahada denetliyoruz. Şu ana kadar olumsuzluk tespit edilmedi" şeklinde konuştu. Çakır, çiftçilere uyarılarda bulunarak, "Biçerdöverler arazilere girdiğinde bizlere bilgi verilmesini istiyoruz. Denetimlerimiz hasat dönemi boyunca devam edecek" dedi. Çarşamba Ovası'nda çeltik hasadının ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.

Afyonkarahisar’da Kaçak Balık Avına Geçit Yok Haber

Afyonkarahisar’da Kaçak Balık Avına Geçit Yok

AFYONKARAHİSAR (İHA) - Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, sürdürülebilir su ürünleri için göl, gölet ve barajlarda denetimlerine ara vermeden devam ediyor. Bu kapsamda Afyonkarahisar Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Tim Komutanlığı (HAYDİ) ile birlikte Şuhut Selevir Barajı ve Çay Karamık Gölü’nde incelemeler gerçekleştirildi. Denetimlerde Selevir Barajı’nda 6 bin 400 metre uzunluğunda 32 takım uzatma ağı, Karamık Gölü’nde ise bin 900 metre ağ, 19 ağ ve 15 Pintera ele geçirildi. Ağlara takılan balıklar tekrar doğal yaşam alanlarına bırakıldı. DENETİMLER ARALIKSIZ SÜRÜYOR İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı’nın desteğiyle denetimlerin daha da sıkılaştırıldığını belirterek, "İl ve ilçe müdürlüğünde görevli tüm çalışanlarımızla canla başla çalışmalarımıza devam etmekteyiz. İşte bu örnek çalışanlarımızın başında Çay, Bolvadin ve Sultandağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü göl ve gölet denetim ekiplerimiz geliyor. Uzun yıllar boyunca aralıksız denetim görevlerine devam eden ekiplerimiz, gece gündüz demeden görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyorlar. Son olarak buz tutmuş Karamık Gölü ve Selevir Barajında buzları kıra kıra dondurucu soğuğa rağmen yasak avcılık denetimi yapmaya devam ettiler. Mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan tüm personellerimize ve güvenliğimizi sağlayan kolluk kuvvetlerimize teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Tekirdağ’da Gübre Denetimiyle Çiftçiye Güvence Haber

Tekirdağ’da Gübre Denetimiyle Çiftçiye Güvence

TEKİRDAĞ (İHA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, çiftçilerin güvenilir gübreye ulaşmasını sağlamak ve taklit gübreleri engellemek amacıyla Tekirdağ'da denetimlere başladı. Süleymanpaşa ilçesinde yapılan kontrollerde, gübre bayilerinin usulüne uygun çalışıp çalışmadığı incelendi. Denetimlere katılan Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy, Türkiye genelinde 3 bin 500 denetçiyle sahada olduklarını belirterek, "Biz de bugün Tekirdağ’da arkadaşlarımızla beraber gübre bayilerinin denetimini yapmak için sahadayız. Bizim bölgemizde gübre bayilerimiz ve çiftçilerimiz zaten bilinçli ve doğru tarım yaptıkları için çok fazla kaçak gübre ve yanlış gübre yok. Bayilerimiz usulüne uygun ve yasaya uygun şekilde faaliyet gösteriyorlar" dedi. Fazla gübre kullanımının doğaya zarar verdiğini vurgulayan Aksoy, "Fazla gübre, fazla ürün anlamına gelmez. Fazla gübre çevreyi de kirletir. Bitkiye uygun, çeşide uygun gübre kullanmalıyız. Bu konuda bilgi almak için ilçe ve il müdürlüklerimize mutlaka başvurun. Gübre denetimi önemli çünkü gübrenin hammaddesi doğalgazdır ve doğalgaz ülkemize yurt dışından ithal ediliyor. Verimli bir şekilde gübre kullanarak, yurt dışına çıkacak dövizi azaltmış oluruz. Şükürler olsun, gübremizin yüzde 60’ını kendi ülkemizde üretebilecek kapasitemiz var ve organik gübreler ile diğer gübreleri de ihraç ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Antalya'da 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı Kapılarını Açtı Haber

Antalya'da 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı Kapılarını Açtı

Antalya 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen üreticiler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi'nde ziyaretçilere kapılarını açtı. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin desteğiyle, Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen fuar, sektör profesyonelleri ile tüketicileri buluşturdu. İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, açılış konuşmasında organizasyonun ilerleyen yıllarda gelişerek Türkiye’nin önde gelen fuarlarından biri olabileceğini belirtti. Antalya’nın tarım ve turizm alanındaki öncü rolüne değinen Erkal, bitkisel üretimde Türkiye’de lider olduklarını, arılar olmadan üretim de gıda da olmayacağını belirterek, "Arılar en değerli varlıklarımızdan biri" dedi. Sektörün gelişmesi için her alanda destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Erkal, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sahte ve kaçak ürünlere yönelik denetimlerini sıkılaştırdığını söyledi. Sanayinin ürettiği, belgelenmiş ve raflarda yerini almış ürünlerin güvenle tüketilebileceğini vurguladı. Antalya ve Türkiye'nin bal markalarının küresel alanda tanınırlığını artırmak için çalışmalar yapacaklarını aktaran Erkal, sağlık turizmi açısından önemli bir adım olarak Antalya’da bir apiterapi merkezi kurulmasını istediklerini belirtti. Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin ise, fuarların alıcı ve satıcıları buluşturması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Dünya genelinde Türkiye’nin arı varlığı ve bal üretiminde ikinci sırada olduğunu hatırlatan Şahin, bu alanda ürünlerin daha fazla ön plana çıkarılması gerektiğini söyledi. Sektör temsilcilerinin gelişimi için fuarda çeşitli eğitimler verildiğini belirten Şahin, bal severleri ve apiterapi ürünlerine ilgi duyanları etkinliğe davet etti. Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yücel Turan, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen sektör paydaşlarının buluştuğu fuarda 51 firmanın stant açtığını açıkladı. Antalya 2. Arıcılık ve Arı Ürünleri Fuarı, 9 Şubat’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.