TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denetim

AGRONEWS - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Samsun’da tarım ve hayvancılığa 3 milyar TL’den fazla destek Haber

Samsun’da tarım ve hayvancılığa 3 milyar TL’den fazla destek

Samsun Valiliği, il genelinde tarımsal üretimin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü açıkladı. Verimli Bafra, Çarşamba, Vezirköprü ve Ladik ovalarıyla Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Samsun'da, alın teri ve emeğin toprağın bereketiyle buluştuğu vurgulandı. Valilikten yapılan açıklamada, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün, Tarım ve Orman Bakanlığı destekleri ve valilik koordinasyonunda, tarımsal üretimde verimlilik ve kaliteyi artırmaya yönelik faaliyetlerine aralıksız devam ettiği belirtildi. Edinilen bilgiye göre, Samsun'da toplam 380 bin hektar tarım arazisi bulunuyor. Bunun 285 bin hektarında ise Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 77 bin 242 çiftçi üretim gerçekleştiriyor. Destekler 20232025 yılları arasında bitkisel üretime yönelik desteklemeler kapsamında çiftçilere toplam 2,33 milyar TL ödeme yapıldı. Kahverengi kokarca ile mücadele kapsamında 19 milyon TL bütçe ayrılırken, 60 bin yapının ilaçlanması için 24 bin litre biyosidal ürün ve 900 litre bitki koruma ürünü temin edildi. Ayrıca 26 bin 400 feromon tuzağı alınırken, biyolojik mücadele kapsamında 300 bin samuray arıcığı doğaya salındı. Mera alanlarına yönelik çalışmalar kapsamında 157 bin dekar alanın tespit, tahdit ve tahsis işlemleri tamamlanırken, 71 proje ile 68 bin 557 dekar mera alanında ıslah çalışması yapıldı. 3 bin 715 dekar alanı kapsayan 6 projenin ise devam ettiği öğrenildi. Bitkisel üretimde modern yöntemlerin yaygınlaştırılması amacıyla örtü altı yetiştiriciliği ve bal çiçeği ayçiçeği projeleri başta olmak üzere toplam 116 milyon TL bütçeli projeler hayata geçirildi. Hayvancılığa 525 milyon TL destek Hayvancılık alanında çiftçilere 525 milyon TL destek sağlanırken, sektörün ihracata katkısı da dikkat çekti. Bu kapsamda hayvancılık sektöründe 14,8 milyon dolar, su ürünleri sektöründe ise 283 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. Hayvan sağlığı çalışmaları kapsamında 3,58 milyon hayvan aşılanırken, 661 bin büyükbaş ve küçükbaş hayvana küpeleme yapıldı. Ayrıca 177 bin suni tohumlama ve 5,4 milyon sağlık taraması gerçekleştirildi. Uygulanan biyogüvenlik tedbirleri sonucunda 12 işletme hastalıktan ari işletme belgesi aldı. 365 kişiye istihdam sağlandı Su ürünleri alanında Türkiye'de önde gelen iller arasında yer alan Samsun'da 169 bin ton avcılık, 41 bin ton ise yetiştiricilik üretimi gerçekleştirildi. Son üç yılda su ürünleri alanında 11 bin 518 denetim yapıldı. Gıda güvenliği kapsamında 188 denetçi tarafından 66 bin 853 denetim gerçekleştirilirken, 6 bin 379 numune alınarak analiz edildi. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında bireysel sulama sistemlerine yönelik 36 projeye 1,9 milyon TL hibe desteği sağlanarak 142 kişiye istihdam oluşturuldu. Ekonomik ve altyapı yatırımları kapsamında ise 200 projeye 71,7 milyon TL hibe desteği verilerek 365 kişiye istihdam sağlandı. Eğitim çalışmaları çerçevesinde düzenlenen 4 bin 920 faaliyete 139 bin 567 çiftçi katıldı.

Bakanlıktan atık su planı: Tarım ve sanayide yeni dönem Haber

Bakanlıktan atık su planı: Tarım ve sanayide yeni dönem

TARIM ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayımlanan “Ulusal Su Planı” ile özellikle atık suların yeniden kullanımı konusuna hız vermeye hazırlanıyor. Buna göre önümüzdeki günlerde “Ulusal Atıksuların Yeniden Kullanımı Master Planı” hazırlanacak. Atık su arıtmada altyapı envanteri için 200 arıtma tesisi seçilecek, araştırma başlayacak. Hedef, tarım ve sanayide atık su dönemini başlatmak. Tarım ve Orman Bakanlığı, süreçle ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtladı. SU KAYNAKLARI KORUNACAK Bakanlık yetkilileri öncelikle “Ulusal Su Planı”na giden yolda ihtiyaçları sıraladı: “Küresel iklim değişikliğinin etkileri ile su kaynakları üzerindeki baskıların giderek atrması, iklim değişikliğinin etkileri, hızlı nüfus artışı ve kentleşme gibi faktörler su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini her zamankinden daha önemli hale getirdi. Bu çerçevede, atık su yönetimi, su kaynaklarının korunması ve suyun verimli kullanılması açısından kritik bir rol oynuyor. Atık suların uygun şekilde toplanması, arıtılması ve çevreye zarar vermeden yönetilmesi hem su kalitesinin korunması hem de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminde önemli bir araç. Arıtılmış atık suların tarımsal sulama, sanayi kullanımı, peyzaj sulaması ve benzeri alanlarda yeniden kullanılması ile tatlı su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması da hedefleniyor.” 200 ARITMA TESİSİ SEÇİLECEK Bakanlık sürecin aşamaları hakkında da bilgi verdi. Plana göre takvim şöyle işleyecek: “Önümüzdeki günlerde Türkiye genelinde atık su arıtma altyapısına ilişkin veriler derlenerek seçilecek 200 atıksu arıtma tesisine yönelik teknik ve idari bilgiler toplanacak ve değerlendirmeler yapılacak. Bu değerlendirmelerde tesislerin kapasitesi, kullanılan arıtma teknolojileri, hizmet verilen nüfus ve işletme durumları incelenecek Arıtılmış atık suların yeniden kullanımına yönelik ulusal ölçekte talep ve ihtiyaç analizleri yapılacak. Farklı uygulama senaryoları değerlendirilerek sektörel bazda yeniden kullanım potansiyeli ortaya konulacak. Bölgesel su stresi, su talebi, iklim verileri ve mevcut su kaynakları dikkate alınarak öncelikli kullanım alanları belirlenecek. Daha sonra yeniden kullanımına yönelik uygulanabilir modeller geliştirilecek. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Son aşamada elde edilen analizler doğrultusunda ‘Ulusal Atık Suların Yeniden Kullanımı Master Planı’ hazırlanacak. Plan kapsamında kısa, orta ve uzun vadeli hedefler, öncelikli yatırım alanları ve uygulama stratejileri belirlenerek uygulamaya yönelik yol haritası ortaya konulacak. Özellikle endüstriyel süreçlerde su kaynaklarının verimli kullanılması, kullanıldıktan sonra uygun işlemlerden geçirilip yeniden kullanılarak suyun kullanım döngüsünde tutulması, geleneksel olmayan su kaynaklarından azami ölçüde yararlanılması şart. Hazırlanan Ulusal Su Planı ile sanayi bölgelerinde atık su geri kazanımı ve yeniden kullanım uygulamaları ile suyun döngüsel kullanımının artırılmasına yönelik önemli çalışmalar yapılacak.” GÜVENİLİR GIDA UYGULAMASI DEVREDE ATIK su alanında çalışmalarını hızlandıran bakanlık güvenilir gıda ile ilgili önemli bir uygulamaya devreye aldığını da duyurdu. Bakanlığın geliştirdiği “Güvenilir Gıda” mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar, denetlenen işletmelerin bilgilerine kolayca ulaşabilecek ve gıda güvenilirliğine ilişkin detayları şeffaf şekilde görebilecek. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, NSosyal hesabında yaptığı paylaşımda konuyla ilgili olarak, “Mobil uygulamamızla, toplu tüketim ve ürün satış yerlerinde gıda ile ilgili uygunsuz gördüğünüz durumları ‘çek-gönder’ ile bize bildirebilir, taklit-tağşiş listelerine anında ulaşabilirsiniz. Bu uygulama ile devletimizin denetim gücü, milletimizin bilinciyle birleşiyor, vatandaşlarımız denetim sürecinin aktif paydaşı oluyor” dedi.

Ağrı’da ‘küpe’ skandalı: Hayvan pasaportu ticareti mi yapılıyor? Haber

Ağrı’da ‘küpe’ skandalı: Hayvan pasaportu ticareti mi yapılıyor?

Ağrı’dan ulaştırılan görüntülerde, onlarca hayvan kulak küpesinin yerde düzenli bir şekilde dizildiği görülüyor. Takipçimizden gelen bilgilere göre bu işlem; usulsüz şekilde düzenlenen "Veteriner Sağlık Raporu" için kanıt oluşturmak amacıyla yapılıyor. Yerdeki her bir küpe, aslında sistemde var olan ancak fiilen orada olmayan bir hayvanı temsil ediyor. "Küpeler Satılıyor, Usulsüz Rapor Düzenleniyor" Gelen ihbardaki iddialar yenilir yutulur cinsten değil: Küpe Ticareti: Yerdeki kayıtlı küpelerin belli bir fiyat karşılığında satıldığı ve küpesiz (kayıt dışı) hayvanlara takıldığı öne sürülüyor. Personele Baskı: Veteriner sağlık raporlarının, görevli personele yapılan ağır baskılar neticesinde usulsüz şekilde düzenlendiği iddia ediliyor. Yol Kontrolü İddiası: Bu küpelere istinaden düzenlenen sağlık raporlarıyla iki tır dolusu hayvanın yola çıktığı, ancak Erzurum yol kontrol noktasında bu duruma göz yumulduğu savunuluyor. GEÇMİŞTEN BUGÜNE SKANDAL: Kulak küpesinde büyük skandal! Karaborsaya düştü, çifti 600 liradan satılıyor! Hayvancılık Sistemi Çöküyor mu? Hayvanların kimliği sayılan kulak küpelerinin yerde "evrak tamamlama" aracı olarak kullanılması, Türkiye’nin hayvan hastalıklarıyla mücadelesini ve gıda güvenliğini kökten sarsıyor. Kayıtlı hayvanın küpesi yerde, kayıtsız hayvan ise sahte belgelerle yollarda... Bu durum, hem haksız kazanç kapısı aralıyor hem de salgın hastalıkların kontrolsüzce yayılmasına zemin hazırlıyor.

Antalya’da 25 Ton Tarihi Geçmiş Tavuk İmha Edildi Haber

Antalya’da 25 Ton Tarihi Geçmiş Tavuk İmha Edildi

Antalya'nın Aksu ilçesinde zabıta ekipleri, biri şahıs işletmesi, diğeri bir firmaya ait toplam 4 soğuk hava deposuna denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde, tarihi geçmiş yaklaşık 25 ton tavuk ve bu ürünlerden üretilmiş döner, sucuk vb. ürünlere el konularak imha edildi. İşletmelere idari yaptırım cezası uygulanarak, 2 iş yeri mühürlendi. Zabıta ekipleri, Çamköy Mahallesi'nde, sürekli kapalı tutulan ve şüphe uyandıran, aynı zamanda kötü kokuların geldiği bir işletmeyi takibe aldı. İş yerinin açık olduğu bir anda şahsa ait olduğu belirlenen iş yerine denetim gerçekleştirildi. İçeride yaklaşık 800 kilo tarihi geçmiş tavuk, but, taşlık ve çeşitli tavuk ürünleri tespit eden ekipler, durumu Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ile polis ekiplerine bildirdi. Tarihi geçmiş ürünler ve yeniden paketlenerek satışa sunulmaya hazır hale getirilen ürünlere el konularak imha edildi. Firma deposunda 25 ton tarihi geçmiş ve belgesiz ürün bulundu Şahıs işletmesinin hemen arkasında yer alan bir firmaya ait olduğu tespit edilen 4 soğuk hava deposunda yapılan denetimlerde ise yaklaşık 25 ton tarihi geçmiş tavuk ile bu tavuklardan imal edilerek yeniden paketlenen ve satışa hazır hale getirilen dönerler, ciğerler, taşlık ve tavuk ürünlerinden hazırlanmış sucuklar tespit edildi. Tespit edilen son kullanma tarihi, belgesi ve üretim bilgisi olmayan tüm bu ürünlerinde imha edildiği açıklandı. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadığı belirlenen her iki işletmeye de idari yaptırım cezası uygulanarak, iş yerleri mühürlendi. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile polis ekiplerinin katıldığı denetimlerde, halk sağlığını tehdit eden tüm ürünlerin bertaraf edildiğini belirten Zabıta Müdürü Kaan Aydın, şunları söyledi: "Çamköy Mahallesi'nde iki işletmeye yönelik denetimlerde, tarihi geçmiş tavuklar ile bu tavuklardan imal edilip yeniden paketlenen ve halk sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atan ürünlere rastladık. Duruma anında müdahale ederek iş yerlerini mühürledik, cezai yaptırım uyguladık ve ürünlerin tamamını imha ettik. Belediye olarak halk sağlığını hiçe sayan işletmelere asla müsamaha göstermeyeceğiz, denetimlerimiz devam edecek."

Midyede Kaçak Üretim Uyarısı, Sağlık Riski Vurgulandı Haber

Midyede Kaçak Üretim Uyarısı, Sağlık Riski Vurgulandı

Yalova, Balıkesir ve Çanakkale İlleri Midye Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı Özerdem Maltaş, Türkiye'de binlerce ton kaçak midye dolması tüketildiğini belirterek, "Onaylı olmayan merdiven altı üretimler son derece sağlıksız. Midyenin tamamını karalamak doğru değil. Önemli olan nereden geldiği belirsiz kaçak midyenin artık hem önlenmesi hem de tüketiciler tarafından tercih edilmemesidir." dedi. Maltaş, Akdeniz midyesinin (Karamidye) dünyada ve Türkiye'de sevilerek tüketilen deniz kaynaklı, organik, hayvansal protein kaynağı olduğunu belirtti. Midye dolmasının Türkiye'de sevilerek tüketilen bir ürün olduğunu aktaran Maltaş, AB ve diğer ülkelere ihracatının sorunsuz bir şekilde yapıldığını ifade etti. Türkiye'de tüm midye çiftliklerinin Tarım Orman Bakanlığının onayı ile kurulduğunu ve faaliyetlerinin bakanlık denetiminde olduğunu vurgulayan Maltaş, şunları kaydetti: "Tarım Orman Bakanlığı midye çiftliklerinin bulunduğu tüm bölgelerden haftalık periyotlarla deniz suyu ve midye numuneleri alarak mikrobiyolojik, toksinler, ağırmetaller ve PAH (poli aromatik hidrokabon) analizleri yapmaktadır. Midye çiftlikleri uygun deniz alanlarına kurulduğundan yapılan analizlerde ürün satışına engel olacak bir durum henüz yaşanmamıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kaçak midye avcılığının engellenmesi için düzenli faaliyetler sürdürülmektedir. Kurumumuz bu faaliyetlerin artarak sürdürülmesine destek vermektedir." Midye yetiştiricileri olarak sağlıklı ve tüketime uygun ürün yetiştirme gayretinde olduklarını dile getiren Maltaş, "Dileyen her kurum ve ilgili kişilerle denetim raporları paylaşmaya da hazır olduğumuzu bildirmek isteriz. İşletmelerimiz her zaman ilgili kişilerin ziyaretine de açıktır." dedi. Midyelerin avcılık ve yetiştiricilik yoluyla elde edildiği tüm alanların, yıl boyunca uygulanan izleme programı kapsamında düzenli analizlerle denetlendiğini ve ürünlerin Bakanlık kontrol görevlilerinin onayıyla belgelendirilerek piyasaya sunulduğunu belirten Maltaş, şöyle devam etti: "İzleme programı uygulanmayan alanlarda midye avcılığı kesinlikle yasaktır. İstanbul'da yaşanan üzücü olayla ilgili resmi makamlarca nedenler açıklanmadan bazı ürünlere 'sağlıksız' etiketiyle peşin hüküm verilmesi doğru değildir. Sağlıklı değerlendirme için resmi açıklamaların beklenmesi önem taşımaktadır. Tüketici bilinci ve sorgulayıcılığı ile Bakanlık denetimini tamamlayıcı bir etki oluşturarak ancak kaçak midye üzerinde güçlü bir etki yaşatabilir." Çiftlik midyesinden zehirlenme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğuna dikkati çeken Maltaş, "Halen binlerce ton kaçak midye dolması tüketiliyor. Onaylı olmayan merdiven altı üretimler son derece sağlıksız. Midyenin tamamını karalamak doğru değil. Önemli olan nereden geldiği belirsiz kaçak midyenin artık hem önlenmesi hem de tüketiciler tarafından tercih edilmemesidir. Tükettikleri ürünlerin menşei sorgulanmalı. Çiftlik midyesi devlet tarafından yapılan son derece titiz analizlerden geçtikten sonra tüketiciye ulaşıyor." ifadesini kullandı. "İzinsiz ve denetimsiz toplama–satış süreçleri sağlık açısından büyük risk" Artvin Çoruh Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüdayi Ercoşkun da İstanbul'daki şüpheli gıda zehirlenmesi olayına ilişkin yaptığı açıklamada, kamuoyuna yansıyan otopsi bulgularının kabuklu deniz ürünlerinde görülen bazı zehirlenme türleriyle benzerlik gösterebileceğini ifade ederek, şunları söyledi: "Mide mukozasında hiperemi, kanama ve ülser gibi bulgular, literatürde bazı shellfish poisoning vakalarıyla uyumlu olarak tanımlanır. Bu değerlendirme genel toksikoloji bilgilerimize dayalıdır; olayın nedeni ancak tamamlanan laboratuvar analizleriyle netleşebilir." Ercoşkun, midyelerin doğal olarak bulundukları çevrede toksin ve mikroorganizmaları biriktirebildiğini hatırlatarak, özellikle izinsiz ve denetimsiz toplama–satış süreçlerinin halk sağlığı açısından risk taşıyabileceğini vurguladı. Geçmişte sanayi atıklarının deşarj edildiği bölgelerde midye toplanmasının yasak olduğuna dikkati çeken Ercoşkun, uygun olmayan bu sularda toplanan midyelerin onlarca yılın ağır metal ve toksinlerini içerebileceğini söyledi. Midye toplanmasına izin verilen bölgelerdeki stokların azalması nedeniyle, izin verilmeyen yerlerdeki midyelerin bolluğunun kolay para kazanmak isteyen fırsatçılar tarafından tercih edilebilecegini, bu midyelerin ya da yeterli soğuk zincir sağlanmadan satılan midyelerin çeşitli toksinler ve bakteriler geliştirebileceğini dile getiren Ercoşkun, "Bu durum, genel olarak tüm kabuklu deniz ürünleri için bir risk faktörüdür." dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.