TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gıda Güvenliği

AGRONEWS - Gıda Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

J.P. Morgan, Tarımda İklim Riskine Dikkat Çekti Haber

J.P. Morgan, Tarımda İklim Riskine Dikkat Çekti

ABD merkezli yatı­rım bankası J.P. Mor­gan’ın ‘İklim Sezgisi: Gıda Güvenliği: Isınan Bir Dünyada Tarım ve Gıdanın Geleceği’ başlıklı çalışması yayınlandı. Çalışmadan der­lenen bilgilere göre, mevcut nüfus artışı ve tüketim eği­limlerinin devam etmesi ha­linde dünyada, 2010’a kıyas­la yüzde 80 daha fazla besin enerjisi üretilmesi gerekiyor. Ekilebilir arazilerin yakla­şık yarısı tarımsal faaliyetler için kullanılırken, ihtiyaç du­yulan besin enerjisinin tarım dışı arazilere ekim yapılarak karşılanamayacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla talebin karşı­lanması için inovasyon ve et­kin yönetimin birlikte uygu­lanması gerekiyor. Tarımsal üretimdeki artış 1960’lardan bu yana sanayi­leşme ve verimliliği yüksel­ten tarımsal teknolojilerle sağlandı. Bu artışta Çin, Hindis­tan ve Brezilya öne çıkarken ABD ve AB sınırlı kaldı. Ara­zi, gübre, makine gibi tarım­sal girdilerle toplam çıktılar­da da artış yaşandı. ‘Toplam faktör verimliliği’ olarak ad­landırılan girdiler ile çıktılar arasındaki fark zamanla arttı ve birim başına daha az kay­nak kullanılarak daha fazla üretim yapılmaya başlandı. Toprakta bozulmalar yaşanıyor Çalışmaya göre, toplam faktör verimliliğini tehdit eden dört temel çevresel risk toprak bozulması ve erozyon, su kalitesi ve miktarında­ki azalma, pestisit direnci ve yeni zararlıların ortaya çık­ması ile iklim değişikliğinin bölgesel iklim koşullarını de­ğiştirmesi oldu. Toprak sağlığına ilişkin göstergeler, küresel tarım bölgelerinde bozulmalar ya­şandığını gösteriyor. Orga­nik karbon kaybı ve üst top­rak erozyonunun, son yıl­lardaki üretim düşüşleriyle bağlantılı olduğu bilinirken, ABD’de mısır üretim bölge­lerindeki kayıplar yüzde 6’ya ulaştı. AB’de ise tarım top­raklarının yüzde 60-70’inin bozulduğu ve bunun yıllık yaklaşık 50 milyar euroluk maliyete yol açtığı tahmin ediliyor. Öte yandan, su kaynakla­rındaki bozulmanın sürmesi üretkenliği azaltabilir, mali­yetleri artırabilir ve uzun va­dede arazi varlıklarının de­ğerini baskı altına alabilir. Yer altı suyu seviyelerinin düştüğü bölgelerde tarımsal kredi geri ödeme gecikmele­ri artıyor. Gıda fiyatlarında artış yaşanıyor Çalışmada sonuçlarına yer verilen raporlar, gıda fiyatla­rındaki artışın temel neden­lerinden biri olarak aşırı ha­va olaylarını gösteriyor. Birleşik Krallık’ta yağışlı bir kışın ardından patates fi­yatları Ocak-Şubat 2024’te yüzde 22 arttı. AB’de zeytin­yağı fiyatları 2022-23 ku­raklığının etkisiyle Ocak 2024’te yüzde 50 yükselir­ken, ABD’nin batısındaki ku­raklık sonrası Kasım 2022’de sebze fiyatları yüzde 80 ar­tış gösterdi. Japonya’da ise ağustostaki sıcak hava dalga­sının ardından Eylül 2024’te pirinç fiyatları yüzde 48 yük­seldi. “İklim değişikliği toprak sağlığını doğrudan etkiliyor” Konuyla ilgili açıklamada bulunan Türkiye Toprak Bi­limi Derneği Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, toprağın tuttu­ğu su miktarıyla dünyanın en büyük tatlı su gölü olarak ni­telendirilebileceğini söyledi. Akça, “Dünya bir döngüler sistemi dolayısıyla toprağın nem içeriği kaybolunca yani bu döngülerdeki en ufak bo­zukluğa yol açtığınızda sis­tem bozuluyor” dedi. Gıda üretimi yenilikçi tarımla artırılabilir Yenilikçi tarım faaliyetlerinin olumlu etkileri olduğu­na dikkati çeken Türkiye Toprak Bilimi Derneği Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, “Sulamayı ölçülere göre yapmak, dron ve doğru gübre kullanmak çok güzel. Kimyasal, sente­tik ve aşırı su girdikçe bozulmalar yaşandı. İç Anadolu’da ba­zen mısıra 24 saat su veriyorlar ama bir sensör koyduğunuz­da 6 saatin yettiğini görüyorsunuz. Eğer uygun su ve gübre ile biyolojik kökenli malzemeler kullanırsanız yenilikçi tarım desteklediğimiz bir yaklaşım. Gıda üretimini 20-30 yılda yüzde 50-60 arttırmamız lazım ama topraklar bitiyor bunu yenilikçi tarımla yükseltebiliriz. Yani 1 litre suy­la 10 kilo ürün elde etmek de var, 2 kilo ürün elde etmek var. Yenilikçi tarım 1 kilo suyla 10 kilo ürün elde ettiği için biz bunları des­tekliyoruz” diye konuştu. Metrekare başına 100 litre azalacak Toprak sağlığındaki bozulmaların belli böl­gelerde gözlemlene­bileceğinin altını çizen Akça, “Hem kendi ça­pımızda hem ulusla­rarası projelerde iklim projeksiyonları yapı­yoruz. Türkiye ve dün­yada en çok Akdeniz ikliminde olan ülkeler yani Akdeniz havzası etkilenecek. Tropik ormanlar çok verimli gözüküyor ama top­raklar asidik olduğu için oradaki çoğu be­sin elementleri yeter­sizdir, kalsiyumsuz­dur. Projeksiyonlara göre, 1 derecelik artış­ta Akdeniz sahilimiz biraz etkileniyor. Ama 2 derecede Aydın’dan Osmaniye’ye, kıyı hat­tından Mardin, Şırnak tarafına olan bölgeler çok etkilenecek. Met­rekareye düşen yağış yaklaşık 100 milimet­re, yani metrekare ba­şına 100 litre azalacak. Bu da 100 metreka­relik evinize yılda 10 ton daha az yağmur gele­cek anlamı­nı taşıyor” dedi.

Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor Haber

Pahalılık gıda güvenliğini tehdit ediyor

Nilüfer Kent Konseyi ve Bursa Veteriner Hekimler Odası iş birliğiyle "Gıda Güvenliği ve Güvencesi" paneli düzenlendi. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği panelin açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Türkiye’deki hayat pahalılığının mutfaklardaki güvenliği nasıl tehdit ettiğini rakamlarla ortaya koydu. Dünyada gıda enflasyonu ortalamasının yüzde 3 civarında olduğunu ifade eden Aydın, "Ülkemizde ise bu oran resmi verilerde bile yüzde 25-30 bandında seyrediyor. Hissedilen enflasyon ise bunun çok daha üzerinde. Bu fahiş maliyet artışları, gıda güvenliğini doğrudan riske atıyor" dedi. Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ise her vatandaşın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşma hakkının anayasal bir sorumluluk olduğunu hatırlattı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, moderatörlüğünü üstlendiği panelde veteriner hekimlerin gıda zincirindeki hayati önemine değindi. Hayvansal gıdanın sağlıklı olabilmesi için sürecin hayvanın beslenmesi ve sağlığıyla başladığını belirten Baysal; et, süt, yumurta, bal ve su ürünleri gibi tüm süreçlerde veteriner hekimlerin imza ve denetim yetkisinin kritik olduğunu vurguladı. Veteriner hekim Nejlet Filiz de, ekonomik dar boğazın halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Artan maliyetler nedeniyle piyasada taklit ve tağşiş vakalarının arttığını belirten Filiz, trans yağlar ve pestisit tehlikesine karşı uyardı. Filiz, "Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli; denetimler daha etkin ve yetkin meslek grupları üzerinden yürütülmeli" dedi. Gıda krizinden kurtulmak ve güvenli gıdaya erişimin mümkün olduğunu söyleyen Dr. Nejlet Filiz, şu önerilerde bulundu: "Tarım girdi maliyetleri aşağı çekilmeli. Verimlilik odaklı bir tarım politikası izlenmeli. Zorunlu bir kamusal tarım sigorta sistemi kurulmalı. Döviz kuru ve para politikasında istikrar sağlanmalı. Gıda güvenliği yönetimi tek bir çatı altında toplanmalı. Rekabetçi piyasada küçük üretici korunmalı. Hal ve perakende satış noktalarında etkin denetim yapılmalı. Harcamalarda gerçekçi tasarruf tedbirleri uygulanmalı." Panel; gıda okuryazarlığı, doğru etiket okuma teknikleri ve mutfak güvenliği üzerine yapılan bilgilendirmelerle sona erdi.

Gaziantep’te 1 ton 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi Haber

Gaziantep’te 1 ton 300 kilo sağlıksız sakatat ele geçirildi

Şahinbey Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa gerçekleştirdiği denetimlerde, halk sağlığını hiçe sayan bir işletme daha ortaya çıkarıldı. Malazgirt Mahallesi'nde merdiven altı üretim yaptığı tespit edilen bir işletmede bin 300 kilogram bağırsak, işkembe, sakatat ve iç yağa el konuldu. Ruhsatsız çalışan iş yeri kapatılırken, 264 bin TL de ceza uygulandı. Hijyen kuralları ve insan sağlığı hiçe sayıldı Denetimler sırasında işletmenin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği, üretim ve çalışma ortamının son derece kirli olduğu, iş yeri genelinde yoğun şekilde fare bulunduğu, insan gıdası olarak tüketilmemesi gereken ürünlerin depolandığı tespit edildi. Ekipler tarafından yapılan kontroller sonucunda, halk sağlığı açısından büyük risk taşıyan bin 300 kilogram ürüne imha edilmek üzere el konuldu. İşletme mühürlendi, ağır ceza uygulandı Mevzuata aykırı şekilde faaliyet gösterdiği belirlenen işletme, Şahinbey Belediyesi ekipleri tarafından mühürlenerek kapatıldı. Ayrıca İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, onaysız ve izinsiz üretim yaptığı gerekçesiyle işletmeye 264 bin 309 TL idari para cezası uygulandı. Denetimler aralıksız sürecek Yetkililer, gıda güvenliğinin sağlanması ve vatandaşların sağlıklı ürünlere ulaşabilmesi için denetimlerin artarak devam edeceğini vurgularken, vatandaşlardan şüpheli gördükleri durumları ilgili birimlere bildirmeleri çağrısında bulundu. "Vatandaşımızın sağlığı kırmızı çizgimizdir" Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, vatandaşın sağlığı ile oynamaya kalkanlara asla müsaade etmeyeceklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Halk sağlığını tehdit eden, hijyen kurallarını hiçe sayan ve merdiven altı üretim yapan hiçbir işletmeye asla müsamaha göstermiyoruz. Zabıta ekiplerimiz ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile birlikte denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Kimsenin insan sağlığı üzerinden kazanç elde etmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

FAO Uyardı: Irak’ta İklim Krizi Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor Haber

FAO Uyardı: Irak’ta İklim Krizi Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Irak Temsilcisi Dr. Salah Hac, Irak’ın iklim değişikliğinin yıkıcı etkileriyle mücadele ettiğini ve mevcut koşulların devam etmesi halinde gelecek yıl tarımsal üretimin yüzde 30 oranında düşebileceği uyarısında bulundu. Dr. Hac, süregelen kuraklık nedeniyle ülkenin toplam su rezervinin 60 milyar metreküpten endişe verici biçimde 5 milyar metreküpe gerilediğini belirtti. Irak’ın iklim değişikliğinden en çok etkilenen beşinci ülke olduğunu hatırlatan Hac, bu yılın son yılların en zorlu kuraklık dönemlerinden biri olduğunu vurguladı. Azalan yağışlar ve yükselen sıcaklıklar, 13 milyon dönümlük tarım arazisinin yaklaşık 12,5 milyon dönümünün sulamaya bağımlı olduğu Irak’ta üretimi ciddi biçimde etkiledi. Geniş alanlar verimsiz hale gelirken, birçok çiftçi geçim kaygısı yaşamaya başladı. “Gıda güvenliği şimdilik korunuyor, ancak çiftçiler zor durumda” FAO temsilcisi, şu anda ülkede acil bir gıda güvenliği krizinin öngörülmediğini ve Irak’ın önümüzdeki 15 ay için yeterli buğday rezervine sahip olduğunu bildirdi. Hac, ayrıca ülkenin “gıda sepeti sistemi” sayesinde olası kıtlık etkilerinin büyük ölçüde hafifletildiğini ifade etti. Ancak esas sorunun çiftçilerin gelir kaynaklarında olduğuna dikkat çeken Hac, pirinç ve bazı sebzeler gibi üretimi kısıtlanmış ürünlere bağımlı çiftçilerin, hükümetin aldığı önlemlere rağmen ciddi gelir kaybı yaşadığını söyledi. “Su yönetiminde stratejik yaklaşım ve bölgesel işbirliği şart” Dr. Salah Hac, Irak hükümetine su kıtlığı sorununa yönelik stratejik bir planlama geliştirmesi ve hazırlanan projelerin uygulanabilmesi için gerekli bütçeyi ayırması çağrısında bulundu. Bu sorunun yalnızca Irak’a özgü olmadığını vurgulayan Hac, yağış azlığı ve su kaynaklarındaki daralmanın tüm bölge ülkelerini etkilediğini kaydetti. Kürdistan Bölgesi’ne de değinen FAO temsilcisi, su kullanım yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Hac, FAO’nun Kürdistan Bölgesi Tarım ve Su Kaynakları Bakanlığı ile birlikte, su miktarını bilimsel olarak ölçmek amacıyla uzun menzilli sensör teknolojilerinin kullanımını içeren ortak bir proje yürüttüğünü açıkladı. Irak’ın tarımsal geleceği, azalan su kaynakları ve iklim değişikliğinin artan baskısı altında belirsizliğini koruyor.

İbrahim Yumaklı, Çin’e Yapacağı Ziyarette Tarımda İhracatı Genişletecek Haber

İbrahim Yumaklı, Çin’e Yapacağı Ziyarette Tarımda İhracatı Genişletecek

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda güvenliği konusunda düzenlenecek uluslararası toplantıya katılmak ve Türkiye’den Çin’e su ürünleri ve badem ihracatına ilişkin ikili anlaşmaları imzalamak üzere Çin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Bakan Yumaklı, yarın (15 Ekim Çarşamba) Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyaret kapsamında, Şangay kentinde düzenlenecek Kuşak ve Yol İthalat-İhracat Gümrükler Gıda Güvenliği Konferansı katılacak, temas ve görüşmelerde bulunacak. Şangay’da ilk olarak Çin Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Sun Meijun ile bir araya gelecek olan Bakan Yumaklı, Çinli mevkidaşı ile bir görüşme gerçekleştirecek. Bakan Yumaklı ve Sun Meijun görüşmede; "Türkiye Cumhuriyeti Tarım Ve Orman Bakanlığı ile Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nden Çin Halk Cumhuriyeti’ne İhraç Edilecek Yabani Su Ürünlerine İlişkin İnceleme ve Sağlık Şartları Hakkında Protokol", "Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nden Çin Halk Cumhuriyeti’ne İhraç Edilecek Yetiştiricilik Yoluyla Elde Edilmiş Su Ürünleri İçin İnceleme ve Sağlık Şartları Hakkında Protokol" ile "Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi Arasında Türkiye'den Çin'e İhraç Edilen Bademlerin İnceleme ve Karantina Gerekliliklerine İlişkin Protokol" metinlerini imzalayacak. Bakan Yumaklı ve mevkidaşı Sun Meijun tarafından imzalanacak protokol ile Türkiye’nin kaliteli somon, çipura ve levreği Çin ile buluşacak. Türkiye’nin uluslararası gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik katkısı Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Kuşak ve Yol İthalat-İhracat Gümrükler Gıda Güvenliği Konferansı’nda da bir konuşma yapacak. Uluslararası gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik Türkiye’nin katkısını ve uyguladığı politikaları aktaracak olan Yumaklı, toplantı kapsamında düzenlenecek çalışma yemeğine de katılacak. Toplantı kapsamında, katılımcı ülkeler tarafından "Şanghay Deklarasyonu"nun imza altına alınarak yayınlanması bekleniyor.

Cezalara rağmen kırmızı et ürünlerinde sahtecilik sürüyor Haber

Cezalara rağmen kırmızı et ürünlerinde sahtecilik sürüyor

Tarım ve Orman Bakanlığı, sağlığı tehdit eden ve içerisinde taklit ya da tağşiş yapılan gıdalara ilişkin denetim sonuçlarını paylaşmaya devam ediyor. Bakanlığın yayınladığı listenin "Aynı değeri taşımayan madde eklenmesi" kısmında, diğer tohum yağları karıştırılan zeytinyağları, tağşiş yapılan ballar kadar kırmızı etli ürünlerdeki uygunsuzluklar dikkati çekiyor. Uygulanan cezalar ve yaptırımlara rağmen birçok firma, halen haksız kazanç elde etmek amacıyla kırmızı etli ürünlerine kanatlı eti, taşlık ve kalp ekleyerek sahteciliği, tüketiciyi aldatmayı sürdürüyor. Adana kebabından ünlü börekçiye, Konya etki ekmeğinden mantıcısına kadar Adana kebabından ünlü börekçiye, Konya'nın etli ekmeğinden, mantı harcına ve hamburger köftesine kadar birçok üründe tağşişe rastlamak mümkün. Listede yer alan bilgilere göre, Gaziantep'in Şahinbey ve Şehitkamil ilçelerinde kırmızı et kıyma içinde, İstanbul Ümraniye'de ünlü bir börekçide dana kıyma pide harcında, Kütahya'da bir dana sucukta, Konya'nın Meram ve Selçuklu ilçelerindeki lokantalarda satılan etli ekmeklerin harcında kanatlı eti tespit edildi. Antalya'da hazır daha kıymada sakatat (taşlık) tespit eden gıda denetimcileri, Bursa'nın Kestel ilçesindeki bir lokantada satılan lahmacunun harcında neredeyse kırmızı ete rastlamadı. Lahmacun harcında kanatlı eti, kalp ve taşlığı belirlendi. Gıda denetimcileri, Antalya'da dana kuzu karışık köftede, İzmir'de mantı harcında ve dana kuzu Adana kebapta ve Antalya'da hamburger köftesinde kanatlı eti tespit etti. Yetkililer, uygunsuzluk tespit edilen işlemelere cezai işlem ve yaptırımlar uygulandığını, denetimlerinin süreceğini söyledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.