TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Medya

AGRONEWS - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bilecik, Ana Arı Üretiminde 200 Koloniye Ulaştı Video Galeri

Bilecik, Ana Arı Üretiminde 200 Koloniye Ulaştı

Bilecik'te 15 yıl önce, bir arı kovanıyla hobi olarak ana arı üretimine başlayan arıcı, şimdi 200 kolonisiyle Türkiye'nin her yerine gönderim yapıyor. Bilecik'in Osmaneli ilçesi Kızılöz köyünde yaşayan Bayram Özçanak, 15 yıl önce hobi olarak bir kendine bir de arkadaşı adına birer kovan alarak arıcılığa başladı. Özçanak, aradan geçen sürede kolonisini 200'e kadar çıkarıp, Türkiye'nin dört bir yanına kendi ürettiği yaklaşık bin ana arı sattı. Bayram Özçanak, arıcılığa okul yıllarından merakı olduğunu anlatarak, "2010 yılında bir öğretmen arkadaşımla birer kovan aldık. İlk etapta birer arı ile başladık. İlk sene o arıları 10'a çıkardım, ardından böldüm ve biraz da bal da aldık. Sonra o 10 arıyı bir dahaki yıl 17'ye çıkardım. Bu şekilde arı sayımı arttırarak devam ettirdim ve şu an 200 kovanım var. Her arıcının kendi ana arısını üretmesi gerekiyor. Dışarıdan almak maliyetli oluyor sürekli. Ben de kendi ana arılarımı üretmeye başladım. Sürdürülebilir arıcılıkta sakin ve oğul eğilimi düşük arılarla çalışmak çok önemli. Kendime bu alanda çalışabileceğim bir ırk belirledim, bu ırk üzerine üretmeye başladım" dedi. "Biz bu yıl yaklaşık olarak bine yakın ana arı sattık" Bayram Özçanak, ürettiği ana arılara yakın çevresinden talepler olduğunu anlatarak, "Bizden bu ürettiğimiz arılardan, sakin arılardan istemeye başladılar. Sonra yakın çevremize satmaya başladık. Daha sonra sosyal medya kanalıyla Türkiye'nin birçok yerine ana arı satar konumuna geldik. Şu anda yaklaşık 100 ile 200 koloni arasında değişen bir arı popülasyonuna sahibim. Biz bu yıl yaklaşık olarak bin ana arı sattık, tüm Türkiye'ye ihtiyaca göre gönderdik. Diğer kafeste sadece ana arı isteyenlere Osmaneli'nden kargo yoluyla gönderdik. Bu şekilde müşterilerimize ulaştık. Tabii ki bu süreçte havanın çok sıcak olduğu dönemlerde ana arılarda zayiatlar oldu. Belli bir sıcaklığın üstüne çıktığında, sonuçta bu da bir canlı, sıcaktan dayanamayıp ölebiliyor. Kolonili gönderimlerde ise otobüs firmalarındaki muavinlerin yaptığı sert uygulamalardan dolayı yere atma sonucu arı peteklerinin kırılması ve o şekilde koloninin zarar görmesi, koloniden ziyade ana arının zarar görmesi gibi durumlar yaşadık. Bunlar işin üzücü tarafları, tabi bu da mali kayıp anlamına geliyor. Bunları da yaşadık" dedi. "Körük arıcının can yoldaşıdır" Bayram Özçanak son olarak, "Arıcının can yoldaşıdır körüğü. Körük arıların üzerine sıktığımızda, giriş ağzına sıktığımızda, koloni bir yangın olma ihtimaline karşı kovandan bal tüketiyor. Yol gideceğini hesap ederek, uçmak zorunda kalacağını hesap ederek bal dolduruyor kursağını. Kursağı bal dolu olan arı da kitinini kıvırıp da karşıdaki canlıyı sokamıyor. Bunu tedbir amaçlı sıkıyoruz. Ancak hırçın bir arıyla çalışıyorsan ne kadar körük sıkarsan sık, iğneyi yersin" ifadelerine yer verdi.

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu Haber

Genç Çiftçi Gül Dural, Yatağan’da Zeytincilikle Yeni Bir Hayat Kurdu

Muğla'nın Yatağan ilçesinde üniversiteden müzik öğretmeni olarak mezun olduktan sonra baba ocağına dönen 28 yaşındaki Gül Dural, pandemide başladığı baba mesleğinde huzuru buldu. Sosyal medyadan etkilenerek tarıma yönelen Dural, "Genç Çiftçi" olarak üretime katkı sağlarken, toprağı olan herkese "Üretin" çağrısında bulundu. Zeytin hasadının yoğunlaştığı şu günlerde, tarlada sadece ürün değil, hayat hikayeleri de toplanıyor. Müzik öğretmenliği bölümünden mezun olan 28 yaşındaki Gül Dural, rotasını memleketindeki zeytin bahçelerine çevirdi. Pandemi sürecinde ailesine yardım etmek için girdiği tarlada, toprağı yeniden keşfeden Dural, şimdilerde "Genç Çiftçi" olarak ailesinin en büyük destekçisi oldu. Baba Dural: "Kızım genç çiftçi olarak bize güç veriyor" Yıllardır zeytincilikle uğraşan baba İbrahim Dural, bu yılki hasat dönemi ve kızının desteği hakkında konuştu. Zeytinlerin bu yıl ne çok iyi ne de çok kötü olduğunu, kendi yağlarında kavrulduklarını belirten baba Dural, "İdare ediyoruz, 250-300 TL arasında yağ fiyatları oluyor. Kızım müzik öğretmeni, burada bize yardımcı oluyor. İşte 'Genç Çiftçi' olarak yanımızda, bize destek veriyor" ifadelerini kullandı. "Pandemide kendimi yeniden keşfettim" Müzik öğretmenliği mezunu olan Gül Dural, tarladaki serüveninin pandemiyle başladığını anlattı. Başlangıçta tarım işlerini pek sevmediğini itiraf eden Dural, sürecin nasıl değiştiğini şu sözlerle aktardı: "Atanamadığım için burada aileme yardım ediyorum. Genç bir kadın çiftçi olarak bu zorlu bir süreç. Normalde yaşım daha küçükken ben bu işleri çok sevmiyordum. Ama insan zamanla kendini tekrar keşfediyor ve yeni şeyler öğreniyor. Pandemi sürecinde üniversite okuduğum için hasat zamanlarında burada değildim. Ancak pandemi nedeniyle buraya gelip, hiçbir yere çıkamayınca aileme yardım etmeye başladım. Zeytinde, sebze yetiştiriciliğinde, babamın ektiği arpa ve buğdayda çalıştım. Açıkçası tarımla uğraşmak, işin mutfağında olmak hoşuma gitti" İlham kaynağı sosyal medya oldu Bu yola girmesinde sosyal medyanın da etkisi olduğunu belirten Dural, İstanbul'dan gelip organik tarım yapan bir kadının hikayesinden esinlendiğini söyledi. Dural, "Sosyal medyada İstanbul'dan gelmiş bir hanımefendi karşıma çıktı. Kendi organik tarım yapıyormuş ve başlarken bu işlerle alakalı hiçbir şey bilmiyormuş. Bayağı da başarı kazanmış. Ondan esinlendim ve 'Niye ben de yapamayayım?' dedim. Bu yola baş koydum. Umarım ilerleyen süreçlerde daha da başarılı olurum" dedi. "Toprağı olan herkes ekmeli" Zeytin veriminin geçen seneye göre çok daha iyi olduğunu, geçen yıl neredeyse hiç verim alamadıklarını belirten genç girişimci, toprağı olan herkese de önemli bir çağrıda bulundu: "Bu işte ilerlemek istedim, tercihim bu yönde oldu. Sadece iş arayanlara değil, herkese çağrım var. Bence toprağı olan herkes ekmeli. O toprak orada boşuna kalmamalı. Çünkü üretmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Toprağı olan herkes üretsin"

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor Haber

Ayvalık, Zeytinyağında Markalaşma ve Kaliteyle Öne Çıkıyor

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, zeytin hasadının başlamasıyla birlikte hem üretim süreci hem de sektörün genel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uçar, Türkiye'nin dünya zeytinyağı pazarında güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, "Hedefimiz markalaşarak dökme ihracattan ambalajlı ürün ihracatına geçmek" dedi. Ayvalık'ta bu yıl ilk hasat şenliği kapsamında bahçelerden toplanan zeytinlerin yağ çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada, "Bugün güzel bir etkinliğimiz var. Zeytinlerimizi bahçemizden topluyoruz, fabrikamızda sıkımını yapıyoruz. Elde ettiğimiz ilk hasat zeytinyağının tadımını gerçekleştirip kalitesini kontrol ediyoruz. Bu anı misafirlerimizle paylaşıyoruz" dedi. Zeytinyağının stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Başkan Uçar, "2022-2023 döneminde 1 milyar dolar ihracat hedefimiz vardı, 750 milyon dolar gerçekleştirdik. Sonraki yıl ise 500 milyon dolarlık ihracat yaptık. Türkiye'deki zeytin ağacı sayısı 90 milyondan 200 milyona çıktı. Hedefimiz dünya liderleriyle yarışmak. Zeytinde zaman zaman dünya birincisi, zeytinyağında ikinci sırada yer alıyoruz. Ancak markalaşarak, ambalajlı ürün oranını artırmak istiyoruz. Şu anda ihracatımızın yüzde 70'i dökme, yüzde 30'u ambalajlı. Bu oranı tersine çevirmeyi, yani yüzde 70 ambalajlı hale getirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu yıl rekoltede düşüş beklediklerini belirten Uçar, "Bu senenin rekoltesi yok yılı itibariyle düşük. Bazı bölgelerde çiçeklenme sırasında yaşanan don nedeniyle mahsulde azalma var. Yaklaşık yüzde 40 düşüş bekliyoruz. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi'nin çalışmasına göre 200-250 bin ton üretim, 200 bin ton da stokla birlikte toplam 450 bin ton civarında yağ elde edileceği tahmin ediliyor. Bu miktarın iç ve dış piyasa için yeterli olduğunu düşünüyoruz" dedi. Ayvalık zeytinyağının kalitesine vurgu yapan Uçar, "Ayvalık'ın iklim altyapısı çok özel. Bölgedeki 2 milyon zeytin ağacının 1 milyon 200 bini 250 yaş üzeri. Bu da hem toprak hem ağaç yapısı bakımından farklı ve nefis bir zeytinyağı elde edilmesini sağlıyor. Dünyada bu kalitede yağ üreten sadece üç bölge var, onlardan biri Ayvalık" dedi. Lisanslı depoculuk çalışmalarına da değinen Uçar, "Balıkesir Valiliği, Güney Marmara Kalkınma Ajansı ve 9 oda-borsa ile birlikte ‘Kuzey Ege Lisanslı Depoculuk AŞ' adında bir şirket kuruyoruz. 6 bin tonluk kapasiteyle Ayvalık bölgesinde zeytinyağında lisanslı depoculuk yapılacak. Bu sistem, yağın korunması, sigortalı tutulması ve üreticinin indirimli kredi kullanabilmesi açısından büyük avantaj sağlayacak" diye konuştu. Ayvalık zeytinyağının taklit edilmesine karşı da mücadele verdiklerini belirten Uçar, "Ayvalık Zeytinyağı coğrafi işaretine sahibiz. Taklit ve tağşiş ürünlerle ciddi şekilde mücadele ediyoruz. Ticaret ve Tarım Bakanlıkları üzerinden tespit edilen firmalara karşı hukuki süreçler yürütülüyor" dedi. Tüketicilere de önemli uyarılarda bulunan Uçar, "Vatandaşlarımızdan ricam, coğrafi işaretli ürünleri tercih etsinler. Yol kenarlarından organik adı altında satılan yağları almasınlar. E-ticaret ve sosyal medya üzerinden alışveriş yaparken adresi belli, güvenilir yerleri seçsinler. En önemlisi, mutlaka tadarak alsınlar" ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.