Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Toprak Koruma

AGRONEWS - Toprak Koruma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toprak Koruma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarım arazilerinde kooperatif yapılaşmasına düzenleme Meclis’te Haber

Tarım arazilerinde kooperatif yapılaşmasına düzenleme Meclis’te

Kooperatifler, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alanlardaki taşınmazların mülkiyet hakkını edinemeyecek. Tarım arazilerini bozanlara metrekare başına 2 bin 500 lira para cezası verilecek ve yapıların yıkılması için 2 ay süre tanınacak. İzinsiz yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği veren kamu kurumlarına 100 bin lira ceza kesilecek. Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle hobi bahçesi, bungalov ve bağ evi gibi yapılar denetim kapsamına girdi. Şimdi gündemde tarım arazilerinde kooperatifler üzerinden yapılaşma sorunu var. KOOPERATİF ÜZERİNDEN YAPILAŞMAYA YASAK Önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda değişiklik yapan yasa teklifine göre kooperatifler, imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alanlar üzerine yapılmış taşınmazların mülkiyet hakkını edinemeyecek. Tek istisnasını, tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatifler oluşturacak. Ancak bu kooperatiflerin taşınmazlar üzerindeki mülkiyet edinimi de Bakanlığın iznine tabi olacak. ARAZİ SAHİBİNE DE BOZANA DA CEZA Tarım arazileriyle ilgili tespitler, herhangi bir şikayete bağlı olmaksızın valilikler tarafından kendiliğinden yapılacak. Bozulan arazilere, metrekare başına 2 bin 500 lira para cezası verilecek ve yapıların yıkılıp arazinin eski haline getirilmesi için 2 ay süre verilecek. Bu ceza hem arazi sahibine hem araziyi bozana ayrı ayrı verilecek. ABONELİK VEREN BELEDİYEYE 100 BİN LİRA CEZA İzin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesise elektrik, su ve doğal gaz bağlantısı ve abonelikleri yaptırılmayacak. Buna aykırı davranan kamu kurumlarına 100 bin lira para cezası verilecek. Para cezası kesilen kurumlar, bir ay içinde abonelikleri iptal edecek. Edilmeyenler için aboneliğin devam ettiği her ay ayrıca 100 bin lira para cezası kesilecek.

Ali Ekber Yıldırım’dan hobi bahçesi ve kaçak yapı uyarısı Haber

Ali Ekber Yıldırım’dan hobi bahçesi ve kaçak yapı uyarısı

Türkiye'de Nisan 2026 itibarıyla sayısı 11 bini aşan hobi bahçesi bulunduğu belirtilse de bu sayının çok daha fazla olduğu biliniyor. Tarım arazilerini betonlaştırdığı gerekçesiyle gündeme gelen bu bahçeler için torba yasa içerisindeki yeni yasal düzenlemeler ve yıkım süreçleriyle birlikte yeni olmayan tartışma süreci başladı. Büyük illerin kırsallarında, kooperatif hissesi veya izinsiz yapılarla kurulan alanlarda tarım arazileri önemli oranda yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalınıyor. TBMM'ye sunulan torba yasa teklifi ile tarım arazilerindeki hobi bahçelerine sınırlama getirilmesi hedeflenmekle birlikte siyasi iktidarın çelişkili tutumları sorunun daha karmaşık hale gelmesine neden oluyor. AKP Hükümetinin, hobi bahçelerindeki yapıların yıkılması için yasa, yönetmelik çıkarmasına rağmen, yıkılması bir yana, hobi bahçelerinin sayıları her yıl daha da artıyor. Gittikçe daha da büyüyen bu sorunu tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım ile konuştuk. Yasa ya dar geliyor ya da bol Hobi bahçeleri ile ilgili tartışmanın yeni olmadığını belirten Yıldırım, “Bundan 6 yıl önce 4 Kasım 2020 Tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7255 Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile hobi bahçelerindeki yapıların yıkılmasına karar verilmiş ve büyük tartışmaya neden olmuştu. Bu torba yasa, 2005 yılında kabul edilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nın ilgili maddelerinin yeniden düzenlenmesini kapsıyordu. Ancak yasa uygulanmadığı ve tarım toprakları amaç dışı kullanıldığı için 2020 yılında bu kez torba yasa ile yeni düzenlemeler yapıldı, cezalar artırıldı. Ancak bu yasa da tarım arazilerini korumaya yetmedi. Tarım ve Orman Bakanlığı yasa ile koruyamadığı arazileri yıllar sonra çıkardığı yönetmeliklerle korumaya çalışıyor. Bunun da başarı şansı yok. Çünkü, bakanlık sahaya hakim değil. Ankara’da masa başında dikilen elbise sahaya ya dar geliyor ya da bol” dedi. Çiftçi tarımdan uzaklaştığı için tarlasını hobi bahçesine satıyor Hobi bahçelerinin büyük bölümünün verimli tarım arazilerine kurulu olduğunu söyleyen Yıldırım, “Bu araziler kimden alındı? Çiftçi neden verimli arazisini hobi bahçesi kuran emlakçılara, kooperatif adı altındaki rantçılara sattı? Neden üretim yapmak yerine tarlasını satıp o alanların ranta dönüşmesine izin verdi? Bu soruların kısa ve net yanıtı; çiftçi üreterek para kazanamadığı için toprağı elinden çıkardı. Ayrıntısına gelince; artan üretim maliyetleri karşısında ürettiği ürün para etmeyen çiftçi tarlasını elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Asıl işin can alıcı yeri burası. Yani çiftçi ürettiğinden para kazanamadığı için bir emlakçı gelip biraz da yüksek bir fiyat verince çiftçi yıllarca üretim yapacağı toprağını elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Yani yıllarca ektiği üründen alacağı paradan daha fazlasına ve geleceği de umutsuz gördüğü için araziyi elinden çıkarıyor. Tarımda yaşanan bu yüksek maliyet düşük fiyat politikası sona ermedikçe daha çok çiftçi arazisini elden çıkarır ve hobi bahçesi veya başka amaçlarla kullanılır” diye konuştu. Verimli arazilere hobi bahçesi kuran belediyeler var Verimli arazilere hobi bahçeleri kuran belediyelerin olduğunu belirten Yıldırım, “Hobi bahçesi satın alan ve gerçekten orada kendi ihtiyacı olan sebzeyi, meyveyi üretenler olduğu gibi, havuzlu, otoparklı hobi bahçesi olanlar da var. Bunları da birbirinden ayırmak gerekir. Hobi bahçeciliği tümden red edilecek bir uygulama değil. Doğru yerde ve amacına uygun olarak yapılan hobi bahçeciliği desteklenmeli. Almanya’da bunun örneği var. Kuralları belirlenmiş, ağırlıklı olarak kilise ve belediye arazilerine yapılan 1,4 milyon hobi bahçesi var. Hobi bahçeleri ile ilgili derneklerin oluşturduğu 19 hobi bahçesi federasyonu var. Federal Küçük Bahçe Yasası var. Her şey yasaya bağlanmış ve herkes yasaya uyuyor. Orda kimse verimli tarım arazilerine hobi bahçesi kurmuyor, kuramıyor. Türkiye’de her işte olduğu gibi bu konuda da başıboşluk var. Verimli tarım arazilerine toplu konut yapar gibi hobi bahçeleri kuran belediyeler var.” bilgisini paylaştı. Yönetmelik yayınlamakla hobi bahçeleri sorunu çözülmez Yasa çıkarmakla, yönetmelik yayınlamakla hobi bahçeleri ile ilgili sorun çözülemeyeceğini dile getiren Yıldırım, “Bugünkü şartlarda yapılan hobi bahçelerindeki yapıları yıkmak, bahçeyi eskisi gibi tarım arazisine dönüştürmek mümkün değil. Eski haline getirilse bile orada kim tarım yapacak? Nitekim yaşanan tartışmalar üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile bir komisyon kurulduğu ve yeni bir yol arayışına gidildiği ifade ediliyor. Umarım bu yeni yol imar barışı değildir. İmar barışının dile getirilmesi bile hobi bahçesi sayısını daha çok artırır. Çözüm, sahada aranmalı. Öncelikle hobi bahçeleri ile ilgili durum tespiti yapılmalı. Ne kadarı verimli tarım arazilerinde, ne kadarı artık tarım arazisi olma vasfını yitirmiş alanlarda? Yıkılırsa ekonomik ve sosyal maliyeti ne olur? Yıkılmazsa ne olur? Gibi sorulara yanıt verilerek yola çıkılmalı.” ifadesini kullandı. Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırımın önerileri; Verimli tarım arazilerinde çiftçinin para kazanacağı ve üretime devam edeceği bir tarım politikası uygulanmalı. Almanya örneği incelenerek uygun alanlarda, kuralları belirlenmiş ve yasalardan taviz vermeden, verimli tarım arazileri yerine belediye ve hazineye ait arazilerde hobi bahçeciliğinin yapılması sağlanabilir. Sorun sadece hobi bahçeleri değil, asıl madencilik, enerji, kamu yatırımları, turistik tesisler ve benzeri yatırımlar için tarım toprakları feda edilmemeli. Tarımda yaşanan bu yüksek maliyet, düşük fiyat politikası sona ermeli çiftçinin arazisini elden çıkarmaması için desteklenmeli.

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat Haber

Bungalovlar için yeni yönetmelik gündemde, Erdoğan'dan talimat

Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlandı. 4 Nisan 2026 tarihli yönetmelik sonrası yıkılmasına kesin gözüyle bakılan tarım arazilerindeki kaçak yapılar için yeni yönetmelik çalışması yapılacak. BAKANLAR KONUYU YENİDEN ELE ALACAK NTV Muhabiri Ahmet Örs, son AK Parti MKYK toplantısında konunun gündeme geldiğini anlatırken, “Mevcut yapıların yıkılması gibi amaç olmadığı açıklanmıştı. AK Parti MKYK üyeleri, sorunu ve eleştirileri gündeme getirdi. ‘Yeni yönetmelik nedeniyle binlerce kişi mağdur olabilir’ denildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi, 'yeni yönetmeliği çalışın gerekli düzenlemeleri yapın” dedi." bilgisini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı konuyu yeniden ele alacak. Mevcut yapılara para cezası kesilmesi, yapım halinde olanların yıkımı, bu yapıların tümünün sisteme kayıt edilmesi ve yeni yapılara artık izin verilmemesi gibi düzenlemeler gündeme gelebilir. Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlanması sonrasında, sayıları sürekli artan bağ evi, hobi bahçesi, konteyner evler ve bungalov gibi yapılar için yıkım başladı. Bu yapılar hemen yıkılacak, verilen sürede yıkılmazsa suç duyurusunda bulunulacak, devlet yıkımı yaparsa masrafını tahsil edecek. Zeytinliklere bina veya başka tesis yapımı da yeniden düzenlendi. Üzerinde dönüm başına 28 ile 55 adet zeytin olan arazi dikili tarım arazisi olarak kabul edildi. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılacak her türlü yapı için izin vermek üzere yeni bir kurul oluşturulması, mevcut yasalara aykırı yapıların valilikler tarafından yıkılması ve bu yıkım ücretinin belediyelerin bütçesinden kesilmesine yönelik maddeler dikkat çekiyor. EN AZ 5 DÖNÜM ARAZİ GEREKLİ Bağ evi için en az 5 dönüm arazi gerekecek ve 30 metrekareden büyük yapıya izin verilmeyecek. 30 metrekare tabanlı iki katlı bina inşa etmek mümkün olacak. Bir parselde sadece 1 ev yapılabilecek. Bir aile aynı bölgede sadece bir adet bağ evi yapabilecek. Dikili arazide 30 metrekare bina için ise 1 dönüm yeterli olacak. YIKIM 1 AY İÇİNDE BAŞLIYORDU Yönetmeliği göre, yıkım kararı olan yapıların yıkımına bir ay içinde başlanacak, belediyeler yıkmazsa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yıktıracak, yıkım masrafları belediyelerin bütçelerinden doğrudan kesilecek. Ayrıca, tarım arazilerinde izin verilecek yapılar için öncelikle alternatif yer bakılacak, yani bir tarla sahibi tarlasında bağ evine izin almak isterse bu binayı öncelikle başka bir yere yapıp yapamayacağına bakılacak. Yönetmelik, tarla gibi, tarım arazileriyle, üzerinde ağaç bulunan arazilerin kullanım koşullarını yeniden tanımladı. Tarım arazilerine yapılacak her türlü yapılar için, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan izin alınması gerekecek. KURUL İZNİ GEREKECEK Yönetmeliğe göre, “toprak koruma kurulu” adı altında yeni bir yapı oluşturulacak. Bağ evi, “Tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı” olarak tanımlandı. Yönetmelikte, tarım arazilerine yapılabilecek tarımsal amaçlı yapılar şöyle tarif edildi; -Toprak koruma ve sulamaya yönelik altyapı tesisleri, entegre nitelikte olmayan hayvancılık ve su ürünleri üretim ve muhafaza tesisleri ile zorunlu olarak tesis edilmesi gerekli olan müştemilatı, -Mandıra, üreticinin bitkisel üretime bağlı olarak elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyacağı yeterli boyut ve hacimde depolar, un değirmeni, tarım alet ve makinelerinin muhafazasında kullanılan sundurma ve çiftlik atölyeleri, seralar, tarımsal işletmede üretilen ürünün özelliği itibarıyla hasattan sonra iki saat içinde işlenmediği takdirde ürünün kalite ve besin değeri kaybolması söz konusu ise bu ürünlerin işlenmesi için kurulan tesisler ile Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı olduğu kabul edilen entegre nitelikte olmayan diğer tesisler Bu tür bina ve tesislerin yapımı için, belediye veya il özel idaresine başvuru yapılacak. İMARA AÇILMA ENGELLENECEK Yönetmeliğe göre, dikili tarım arazisi vasfı kazanan araziler ile Bakanlık birimleri tarafından sınıfı dikili tarım arazisi olarak tespit edilen arazinin ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin ekonomik ömrü tamamlanmadan toprak, topografik özellikler, verim, doğal afet, hastalık veya diğer mücbir sebepler dışında beş yıl süre ile sınıfı değiştirilemeyecek. Yönetmelikte, “Güneş enerjisi santrali kurulacak alanın arazi sınıfının kuru marjinal tarım arazisi olması zorunlu olup, bu sınıf dışındaki arazilerdeki talepler hiçbir şekilde Kurul gündemine alınmaz.” da denildi. KAÇAK YAPILARI BAKANLIK YIKACAK Tarım arazilerine inşaat edilen kaçak yapıların tümü yıkılacak. Ayrıca, bu yasaya aykırı durum tarlanın tapu kaydına da işlenecek. Yönetmelikte, “Aykırılık tespit edilmesi halinde, bakanlığın veya valiliğin talebi üzerine, tapu müdürlüğüne yapılacak yazılı bildirim üzerine taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine “5403 sayılı Kanunun amacı dışında kullanılmıştır.” şeklinde belirtme yapılır. Aykırılığın giderildiğine dair Bakanlık veya valilik tarafından tapu müdürlüğüne bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki belirtme terkin edilmez.” ifadesine yer verildi. 1 AY İÇİNDE YIKILMASI GEREKİYOR, TARLA ESKİ HALİNE GETİRİLECEK Yönetmeliğe göre, izin başvurusu yapmayan veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilecek. Süre içinde yapı yıkılmazsa idari para cezaları uygulanacak. Yönetmelikte şöyle denildi: -İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilir. İlgili belediye veya il özel idaresi, bir ay içinde yıkımı yapar veya yaptırır, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlar. Yapılan masraflar Bakanlıkça karşılanır. -Bakanlık birimleri, arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yapılan yıkım ve temizleme masraflarını, sorumlulardan genel hükümlere göre tahsil eder. -Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Arazi tarımsal üretime uygun hale getirilir. Masraflara ait fatura/faturalar ödenmek üzere yıkımı yapmayan belediye veya il özel idaresine gönderilir. Yıkım ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilme masrafları yüzde 100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilir. ARAZİLERİ PARSELLEYİP SATANA SUÇ DUYURUSU Bağ evi ve bungalov amaçlı olarak tarım arazilerine küçük parsellere bölük satanlar da yönetmeliğe göre cezalandırılacak. Yönetmelikte, bu konuda şöyle denildi: “Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenler hakkında Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.” HANGİ BİNALAR TARIMSAL AMAÇLI YAPI SAYILDI? Yönetmeliğe göre şu binalar tarımsal amaçlı yapı: İpek böcekçiliği üretim alanı, at üretimi veya yetiştiriciliği yapılan hara, deve kuşu üretim tesisi, üreticinin bitkisel üretimden elde ettiği ürünü için ihtiyaç duyduğu tarımsal amaçlı depo, solucan ve solucan gübresi üretim tesisi, yumru köklü bitkilerin yıkama tesisi, ilçe sınırları içinde üretilen hububat, çeltik, ceviz ve ayçiçeği ürünleri kurutma tesisi, islim ünitesi, muz sarartma ünitesi, hayvan içme suyu göleti, ürün işleme tesisleri hariç olmak üzere Ar-Ge konusunda yetkili olan kamu kurumuna sunulacak proje kapsamında tarımsal Ar-Ge olduğu belirtilen tesisler, fide ve fidan üretim tesisleri, tarımsal amaçlı teleferik, bağ evi, sahipsiz hayvan barınakları, tarımsal amaçlı yapının müştemilatı olarak çatı güneş enerjisi santrali (GES) ile sulama amaçlı GES."

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı Haber

Terme’de sürdürülebilir tarım projesi tamamlandı

Terme Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Erasmus+ Gençlik Değişim Programı (KA152YOU) kapsamında gerçekleştirilen proje, gençlere iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım, toprak koruma ve çevresel farkındalık konularında eğitim, atölye ve saha çalışmaları sunmayı hedefledi. Program boyunca iklim değişikliği seminerleri, drama etkinlikleri ve sürdürülebilir tarım atölyeleri düzenlendi. Katılımcılar, Terme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü serasında ata tohumu ekimi yaparak uygulamalı deneyim kazandı. İlçe genelinde yapılan saha çalışmaları ile toprak restorasyonu ve ekosistem dengesi üzerine gözlemler kayda alındı. Gençler, çiftlik ziyaretleri ve doğa gözlem etkinlikleriyle elde ettikleri bilgileri "Nature Notebook" aracılığıyla belgeledi. "Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz" Gençlerin sürdürülebilir bir gelecek için aktif rol almalarının önemine dikkat çeken Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Geleceğimizi korumak, doğayı ve toprağı sahiplenmek gençlerin elinde şekilleniyor. Bu proje ile gençlerimiz, dünyanın dört bir yanından Termemize gelerek hem bilgi sahibi oldu hem de uygulamalı çalışmalarla deneyim kazandı. Sürdürülebilir bir gelecek için attıkları bu adımlar, sosyal ve akademik gelişimlerine de büyük katkı sağladı. Bu tür projeler, ilçemizin uluslararası alanda tanınmasına ve gençlerimizin sosyal, kişisel ve akademik gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz. Terme Belediyesi olarak gençlerimizi her zaman desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Tarlasında evi olanların yıkımı için yeni düzenleme yayımlandı Haber

Tarlasında evi olanların yıkımı için yeni düzenleme yayımlandı

Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımının sağlanmasına yönelik usul ve esaslar düzenlendi. TAPU KAYDINA "AMACI DIŞINDA KULLANIM" ŞERHİ EKLENDİ Tarım arazilerinin amaç dışı kullanım taleplerinde birden çok kişiyi ilgilendiren ve birden çok fonksiyonu içeren planlara yönelik çalışmalara başlanmadan önce, planlamayı yapacak kamu kurum ve kuruluşları veya plan yapma yetkisine sahip kamu kurum ve kuruluşlarınca yetkilendirilen plan müellifleri tarafından Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal) kullanılarak il müdürlüklerine başvuru yapılacak. Gerçek veya tüzel kişiler tarafından tarım arazilerinin tarımsal veya tarım dışı amaçlı kullanım talepleri için arazinin belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde olması durumunda belediyelere, belediye ve mücavir alan sınırları dışında olması durumunda ise il özel idarelerine veya diğer plan yapma yetkisine sahip kuruluşlara başvurulacak. Arazi incelemesi sonucu hazırlanan arazi etüt raporlarında tarımsal arazi kullanım bütünlüğünün bozulduğunun tespit edilmesi durumunda, talep reddedilecek ve konu, Toprak Koruma Kurulu gündemine alınmayacak. BAĞ EVİ İÇİN 5 DÖNÜM ŞARTI GETİRİLDİ Yeni yönetmelikte "bağ evi" tanımı netleştirilerek inşaat koşulları ağırlaştırıldı. Bir parselde sadece tek bir evin yapılmasına izin verilirken, bir aile aynı bölgede yalnızca bir kez bağ evi yapma hakkına sahip olacak. Bağ evi inşaatı için en az 5 dönüm arazi büyüklüğü aranacak. Yapı alanı 30 metrekareyi geçemeyecek. Ancak 30 metrekare taban oturumlu ve iki katlı binalara müsaade edilebilecek. Dikili tarım arazilerinde ise 30 metrekarelik bir bina için 1 dönümlük alan yeterli kabul edilecek. İZİNSİZ YAPILAR BİR AYDA YIKILACAK Tarımsal amaçlı yapılarda ve tarım dışı arazi kullanımlarında izin alınması ve toprak koruma projelerine uyulması zorunlu olacak. İzinsiz bütün yapıların yıkılması ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi gerektiği belediyelere veya il özel idarelerine bildirilecek. İlgili belediye veya il özel idaresi bir ay içinde yıkımı yapacak ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesini sağlayacak. Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, Bakanlıkça yıkılabilecek veya yıktırılabilecek.

Toprağı korumak için arazi kullanım planları hazırlanacak Haber

Toprağı korumak için arazi kullanım planları hazırlanacak

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle, toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, toprak etüt, haritalama ve sınıflama yapılması, büyük ovaların ve erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, tarımsal amaçlı plan ve projelerin hazırlanması ve uygulanması ile toprağın niteliği, arazinin yeteneği ve diğer arazi özellikleri gözetilerek uygun arazi kullanım şekillerini içeren AKUP hazırlanmasına ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor. Buna göre, her ölçekte planlamaya temel oluşturmak üzere, toprağın ve diğer çevresel kaynakların bozulmasını önlemek için ekolojik, toplumsal ve ekonomik şartlar gözetilerek sürdürülebilirlik ilkesine uygun, farklı arazi kullanım şekillerini oluşturmaya yönelik toprak potansiyelinin belirlenip, su miktar ve kalitesi de göz önüne alınarak sistematik değerlendirilmesi için AKUP hazırlanacak. AKUP süreci, veri toplama ve analiz çalışmaları, açıklama raporu, hükümlerin hazırlanması, kontrolü ve onaylanması aşamalarından oluşacak. Söz konusu aşamaların onaylanması çalışmaları bakanlıkça, AKUP'un kontrolü ise valiliklerce veya bakanlıkça yapılacak. Bakanlık, arazi kullanım planlarının hazırlanması yetkisini kendi koordinasyonunda olmak üzere ihtiyaca göre valiliklere devredebilecek. AKUP'lar 1/25000 veya 1/5000 ölçekli hazırlanabilecek. Söz konusu planlar hazırlanırken toprağın niteliği, iklim, topoğrafya, fizyografya ve su potansiyeli gibi unsurlar dikkate alınacak. Arazi ve toprakların, sahip oldukları morfolojik, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve mineralojik özelliklerine bağlı olarak doğal veya kültür bitkilerini yetiştirmedeki yeteneklerine göre ayrılması için arazi kullanım kabiliyet sınıflaması da yapılacak. Planlama yapılırken tarım alanları, toprak ve arazi verileri ile yıllık ortalama yağış verilerinden yararlanılarak önem sınıflaması kriterlerine göre, "mutlak tarım arazileri", "özel ürün arazileri", "dikili tarım arazileri" ve "marjinal tarım arazileri" olarak ayrılacak. BÜYÜK OVA KORUMA ALANLARI İLAN EDİLECEK Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar, o ildeki toprak koruma kurulunun, birden fazla ili ilgilendiren ovalarda ise ilgili kurulların görüşü alınarak Cumhurbaşkanı Kararı ile "büyük ova koruma alanı" olarak belirlenebilecek. Büyük ova koruma alanı ilan edilen parsellerin tapu kütüğü sayfalarının beyanlar hanesine "büyük ova alanı"na girdiğine dair şerh konulması, valilikler tarafından ilgili tapu müdürlüklerinden talep edilecek. Ayrıca söz konusu ovaların korunması, geliştirilmesi ve çiftçilerin desteklenmesi için bakanlık gerekli tedbirleri alabilecek. EROZYANA DUYARLI ALANLAR BELİRLENECEK Öte yandan, doğal ve yapay olaylar sonucu toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulup bozulmadığına ilişkin çalışmalar bakanlık veya il müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin bozulduğu veya bozulma ihtimalinin bulunduğu belirlenen alanlar bakanlığa gönderilecek. Söz konusu alanlar, uygun bulunması halinde Cumhurbaşkanı Kararı ile "erozyona duyarlı alan" olarak ilan edilebilecek.

Tarımda “veto” dönemi: Çivi çakana uyarı Haber

Tarımda “veto” dönemi: Çivi çakana uyarı

Türkiye'nin gıda arz güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumayı hedefleyen "Arazi Kullanım Planlaması Uygulama Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulama esaslarını yeniden çizen bu düzenleme, tarım arazileri üzerindeki sanayi, konut ve kaçak yapılaşma baskısına karşı "bilimsel bir kalkan" oluşturuyor. Yeni dönemle birlikte, yerel inisiyatiflerin veya rastgele kararların yerini; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizlerine dayanan 1/5.000 ölçekli nokta atışı planlar alıyor. Tapu kayıtlarından imar süreçlerine kadar köklü değişiklikler getiren yönetmelik, Tarım ve Orman Bakanlığı'nı tapu ve imar süreçlerinde "en üst otorite" haline getiriyor. Tapu kayıtlarından imar süreçlerine, toprak etütlerinden büyük ovaların korunmasına kadar tarımda yeni bir anayasa niteliği taşıyan yönetmeliğin getirdiği tüm kritik değişimler ve uygulama esasları ise şöyle: En Kritik Değişim: "Bilimsel Planlama" Dönemi Yönetmeliğin ruhu, AKUP (Arazi Kullanım Planı) üzerine kuruldu. Artık bir arazinin ne olacağına yerel inisiyatifler veya rastgele kararlar değil; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik analizleri karar verecek. 1/25.000 ve 1/5.000 ölçek: Bu kadar detaylı bir haritalama, hangi tarlanın mutlak tarım arazisi, hangisinin marjinal olduğunu santim santim belirlemek anlamına geliyor. Tarım Arazilerinin "Kırmızı Çizgileri" Netleşti Tanımlar kısmında araziler sınıflara ayrılarak koruma kalkanı oluşturuldu. -Mutlak Tarım Arazisi: Üretim gücü en yüksek, dokunulmaz alanlar. -Özel Ürün Arazisi: Sadece belirli ürünlerin (örneğin fındık, çay veya tropikal meyveler) yetişebildiği, ikamesi olmayan yerler. -Dikili Tarım Arazisi: Meyve bahçeleri, bağlar ve zeytinlikleri kapsayan stratejik alanlar. -Marjinal Tarım Arazisi: Tarım dışı kullanım (sanayi, konut vb.) taleplerinde ilk bakılacak, verimi düşük alanlar. "Toprak Etüt Mühendisi" Yetkinliği Yönetmelik, toprak etüdü yapacak kişilere ciddi bir standart getiriyor (Madde 4/bb). Her ziraat mühendisi değil; bu konuda eğitim almış, toprak bölümü mezunu veya bu alanda ihtisas yapmış mühendisler rapor hazırlayabilecek. Bu düzenleme, hatalı veya "sipariş üzerine" hazırlanan toprak raporlarının önüne geçmek için atılmış bir adım olarak görülüyor. "Alternatif Alan" Kavramı ve Kaçak Yapılaşma Yönetmelikte geçen "Alternatif Alan" tanımı (Madde 4/a), bir sanayi tesisi veya kamu yatırımı yapılmak istendiğinde "Buradan başka yer yok mu?" sorusunun yasal dayanağı olacak. Eğer planlarda bir alan tarım dışı için ayrılmamışsa, oraya çivi çakmak artık çok daha zor olacak. "Toprağın 'Dijital Tapusu' Geliyor: İzinsiz Harita Yapılamayacak!" Yeni yönetmelikle birlikte toprak etütleri artık 4 aşamalı bilimsel teste tabi tutulacak. Bilgiler merkezi veri tabanında toplanırken, Genel Müdürlük onayı olmayan hiçbir toprak raporu geçerli sayılmayacak. İtirazlarda ise tek yetkili Ankara olacak. Veri Kirliliği ve Mükerrer Çalışmaya Son (Madde 5/2 ve 5/5) Eskiden Orman, Mera veya İmar kanunları arasında bir veri kopukluğu yaşanabiliyordu. Yeni düzenleme ile: -Bütünleşik Veri: Bakanlık; Mera, Orman ve İmar kanunlarına tabi tüm arazilerin verisini tek bir potada topluyor. -Tek Onay Makamı: "Mükerrer çalışmanın önlenmesi" vurgusu çok kritik. Farklı kurumların aynı yer için farklı raporlar çıkarmasının önüne geçiliyor. Tüm harita ve raporlar artık sadece Tarım Reformu Genel Müdürlüğü onayından geçince geçerlilik kazanacak. Bilimsel Süreç Sabitlendi (Madde 5/4) Toprak etüdünün artık tesadüflere yer bırakmayan 4 aşamalı bir standartı var: Ön Hazırlık: Mevcut verilerin incelenmesi. Arazi Çalışması: Burgu ve profil açarak yerinde inceleme. Laboratuvar Analizleri: Toprağın kimyasal ve fiziksel röntgeni. Büro Çalışması: Verilerin haritaya işlenmesi. "Toprak Seri Komisyonu": Toprağın Soykütüğü (Madde 5/6) Türkiye'deki toprakların "seri" bazında (en alt ve en detaylı kategori) tanımlanması artık merkezi bir komisyonun elinde. Bu komisyon, toprağın "soykütüğünü" çıkaracak. Bu sayede, örneğin "Çukurova Serisi" bir toprak ile başka bir bölgedeki toprak arasındaki fark netleşecek, tarımsal desteklemeler ve planlamalar bu serilere göre yapılacak. Dijital Dönüşüm: Bilgilendirme Sistemi (Madde 5/7) Tüm verilerin "Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi"ne yüklenmesi zorunluluğu, bürokrasiyi hızlandıracaktır. Bir yatırımcı veya çiftçi, tarlasının durumunu dijital sistem üzerinden (ileride e-devlet entegrasyonuyla) görebilecek. İtirazlarda Tek Karar Verici (Madde 6) Toprak etütlerine yapılacak itirazlarda yerel mahkemelerden veya il müdürlüklerinden önce Genel Müdürlük nihai karar verici konumuna getiriliyor. Bunun, ülke genelinde uygulama birliği (standartizasyon) sağlayacağı, yani Bursa'daki bir toprak kriteri ile Diyarbakır'daki kriterin aynı teraziyle tartılmasını garanti edeceği kaydediliyor. Tarlaya Çivi Çakmak Artık 'Üç Aşamalı' Testten Geçecek! Yeni Arazi Kullanım Yönetmeliği ile tarım arazileri üzerindeki sanayi ve konut baskısına son veriliyor. Yatırımcıya 'alternatif alan' şartı getirilirken, zeytinlikler koruma kalkanına alındı. Verimli arazilerin kaderini artık yerel kararlar değil, 1/5000 ölçekli bilimsel planlar belirleyecek. "Alternatif Alan" Mecburiyeti: Tarım Arazisi Son Çare (Madde 8/7) Bu, yönetmeliğin en devrimci kısmını oluşturuyor. Bir yatırımcı (kamu veya özel fark etmeksizin) tarım arazisine bir tesis kurmak istediğinde devlet artık şu sırayı takip edecek: -Mevcut Planlı Alanlar: "Önce git sanayi bölgesindeki boş yerlere bak." -Tarım Dışı Alanlar: "Kayalık, kumul veya tarıma uygun olmayan yer var mı, oraya yönel." -Kuru Marjinal Tarım Arazisi: "Hiç yer yoksa, verimi en düşük, sulanmayan arazileri değerlendir." Bu hiyerarşi, verimli ovaların üzerine fabrika kurulmasını yasal olarak imkansız hale getirmeyi hedefliyor. Çiftçinin Görüşü Alınacak (Madde 11/3) Tarımsal amaçlı projeler (sulama, sekileme vb.) hazırlanırken "çiftçilerin ve arazi sahiplerinin görüşlerinin alınması" zorunluluğu getiriliyor. Buna göre, "masa başında yapılan plan sahaya uymaz" eleştirisine karşı, projelerin yerel dinamiklerle uyumlu olması hedefleniyor. 1/5000 Ölçekli Plan: "Nokta Atışı" Koruma (Madde 8/3) 1/25.000'lik planlar genel bir yön çizerken, 1/5000'lik planlar "parsel bazlı" detay sunuyor. Bu ölçekteki planlarda araziler üzerindeki "diğer sektörlerin baskısı" (şehirleşme, sanayi genişlemesi gibi) raporlanacak. Bu, tarım arazilerini yutmaya çalışan şehirleşmeye karşı bir erken uyarı sistemi olarak görülüyor. "Zeytinlikler" İçin Özel Koruma (Madde 8/5-a) Yönetmelik, 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu'na atıfta bulunarak; zeytinliklerin tarım dışı amaçla kullanılmasını "kapsam dışı" (yani tartışılamaz derecede korunacak alan) olarak tanımlıyor. Zeytinlikler sadece "dikili tarım arazisi" olarak planlanabilecek. Islah Projeleri ve Geri Kazanım (Madde 11/6) Tarım dışı alanların veya marjinal arazilerin "ıslah edilerek" tarıma kazandırılması teşvik ediliyor. Bu projeleri sadece yetkilendirilmiş ziraat mühendisleri hazırlayacak ve onay makamı doğrudan Bakanlık olacak. Bu, "ıslah ediyorum" diyerek arazinin yapısını bozup başka amaçla kullanmaya çalışanlara karşı bir denetim mekanizması görevi görecek. Bu maddelerle birlikte "Arazi Kullanım Planı (AKUP)" bir üst belge haline geliyor. İmar planları yapılırken veya bir yere organize sanayi bölgesi kurulurken, bu AKUP verilerine uymak zorunlu (Madde 9/3). Yani belediyeler veya diğer kurumlar, Tarım Bakanlığı'nın onayladığı bu plana aykırı bir "imar değişikliği" yapamayacak. Özetle; Tarım Bakanlığı, Türkiye'nin tapu ve imar süreçlerinde "Veto Yetkisi"ne sahip, bilimsel tabanlı bir otorite haline geliyor. Tarlasına 'Büyük Ova' Şerhi Konulacak: Satarken de Alırken de Dikkat! Diğer yandan Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle büyük ovalar 'dokunulmaz' ilan edildi. Artık koruma altındaki arazilerin tapusuna 'Büyük Ova' şerhi düşülecek. Erozyon riski olan alanlarda ise Cumhurbaşkanı Kararı ile özel koruma dönemi başlıyor. Planlara aykırı çivi çakana ağır yaptırım yolda... Tapuda "Büyük Ova" Şerhi Dönemi (Madde 13/2) Bu, yönetmeliğin en somut ve piyasayı doğrudan etkileyecek maddesidir. Artık bir tarlanın büyük ova koruma alanında olup olmadığı "bilinmiyordu" denilemeyecek. Valilikler tapu müdürlüklerine yazı yazarak, o parselin beyanlar hanesine "Büyük Ova Koruma Alanı içerisindedir" şerhini işletecek. Bu şerh, o arazinin satışı sırasında alıcıyı uyaracak ve arazinin tarım dışı (villa, fabrika, depo) kullanım hayallerini hukuken imkansız hale getirecek. Gayrimenkul değerlemesinde "tarımsal nitelik" kalıcı hale gelecek. Cumhurbaşkanı Kararı ile En Üst Düzey Koruma (Madde 12) Büyük ovaların belirlenmesi ve "Erozyona Duyarlı Alan" ilanı artık doğrudan Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılacak. Bu durum, koruma statüsünü yerel bürokrasinin veya kişisel inisiyatiflerin ötesine taşıyarak devletin en üst kademesinde "milli güvenlik meselesi" seviyesine çıkarıyor. Erozyona Karşı "Havza Bazlı" Savunma (Madde 14) Erozyonla mücadele artık sadece tarlayı değil, tüm havzayı kapsıyor. Bakanlık, bir arazide bozulma riski gördüğünde sadece fiziksel değil, "kültürel tedbirler" (ekim nöbeti, teraslama gibi) alma yetkisine sahip oluyor. Üstelik bu konuda diğer tüm kamu kurumları (DSİ, Karayolları) Bakanlık ile koordineli çalışmak ve bütçelerini buna göre planlamak zorunda (Madde 14/3). Sert Yaptırımlar ve Zorunluluk (Madde 16) Yönetmelik "Arazi Kullanım Planlarına (AKUP) uymak zorunludur" diyerek son noktayı koyuyor. Planlara aykırı hareket edenlere karşı 5403 sayılı Kanun'un 20. maddesi işletilecek. Bu madde; yüksek idari para cezaları, arazinin eski haline getirilmesi zorunluluğu ve hapis yoluna kadar giden hukuki süreçleri kapsıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.